?>
?>
Toplamda 900 m²’lik alana sahip Çocuk Dünyası Anaokulu; 120 öğrenci kapasiteli 6 derslik, 600 m² iç alan ve 300 m² geniş bahçesiyle çocuklara ferah ve güvenli bir öğrenme ortamı sağlıyor. Tuz odası, bilim atölyesi, ekolojik bahçe, kültür-sanat atölyesi ve uyku odası gibi özel alanlar, öğrencilerin hem akademik hem de sosyal gelişimlerini destekliyor.
Çocuk Dünyası Anaokulu, çocukların yaratıcılığını ve öğrenme isteğini geliştirecek kapsamlı bir eğitim programına sahip. Eğitim içerikleri arasında:
İngilizce ve Almanca dil eğitimi
Bilim atölyesi ve robotik kodlama
Çocuk felsefesi (P4C)
Yüzme, bale, modern dans, halk oyunları
Akıl ve zeka oyunları, çocuk yogası, müzik-Orff eğitimi
yer alıyor. Tüm bu etkinlikler, çocukların farklı alanlarda yeteneklerini keşfetmelerine ve geliştirmelerine imkan tanıyor.
Okul, alanında uzman öğretmenler ve güler yüzlü personeliyle öğrencilerin bireysel gelişimlerini titizlikle takip ediyor. Bireysel farklılıkları gözeten eğitim anlayışı, hem akademik hem de sosyal anlamda güçlü bireyler yetiştirmeyi hedefliyor.
Çocuk Dünyası Anaokulu’nun vizyonu; Atatürk ilke ve değerlerini benimseyen, çevreye duyarlı, özgüveni yüksek ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmek. “Yaparak ve yaşayarak öğrenme” yaklaşımıyla öğrencilerin hayata daha donanımlı hazırlanması sağlanıyor.
Adres: Yeniköy Merkez Mah. Medeniyet Cad. No:16 Başiskele / Kocaeli
Telefon: 0 532 130 05 45 / 0 542 410 37 72
E-posta: info@cocukdunyasianaokulu.com.tr
Çalışma Saatleri: 07:30 – 18:30
Detaylı bilgi için: cocukdunyasianaokulu.com.tr
Çocuk Dünyası Anaokulu: Başiskele’de Modern ve Güvenilir Eğitim yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
KADINLAR TEKNİKLERİ ÖĞRENİYOR
Büyükşehir Belediyesi kadınlara yönelik etkinliklerine devam ediyor. Bu kapsamda Anne Şehir Merkezi Beylikbağı Defne’de eğitmen Tolga Yıldırım öncülüğünde düzenlenen ahşap atölyesi kadınlardan büyük ilgi görüyor. Kadınlar ahşap atölyesinde hem temel ahşap işleme tekniklerini öğreniyor hem de kendi el emeğiyle çeşitli dekoratif ve kullanışlı objeler üretiyor.
EL BECERİLERİ GELİŞİYOR
Eğitmen Tolga Yıldırım, atölye çalışmalarının kadınların özgüvenini artırdığını ve el becerilerini geliştirdiğini belirterek, “İlk önce herhangi bir ön hazırlığı olmayan ahşabı alıyoruz. Yapacağımız ürün neyse bütün ürünü burada hazırlıyoruz. Burada yaptıkları ürünü evlerinde kullandıkları için her zaman ‘gözümüzün önünde evimizin en güzel köşesinde’ diye tabir ediyorlar. Bu da bizi ayrı motive ediyor. Yaptıkları bütün ürünleri kullanabilmeleri de bizi ayrıca mutlu ediyor” dedi.
“EVİMİZE RENK KATIYORUZ”
Atölyeye katılan ve üç senedir Anne Şehir üyesi olduğunu belirten Pınar Duran, arkadaşı vasıtasıyla etkinliklere gelmeye başladığını ve çocuklarıyla birlikte çoğu etkinliğe katıldığını ifade etti. Etkinliklerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Duran, “Ahşap atölyesinde baştan aşağıya çok güzel değişimler oluyor. Burada tamamen bizim hayal gücümüzle ürünleri şekillendiriyoruz. Ölçerek, keserek, montajlayarak burada yaptığımız güzel ürünlerle evimize renk katıyoruz. Buraya gelirken her şeyden önce kendimize vermiş olduğumuz değeri göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bir saatlik süreyi buraya ayırıyoruz. Çok güzel arkadaşlıklar ediniyoruz, sosyalleşiyoruz. Kendinize ayırdığınız bir saati burada çok güzel şekilde değerlendirebiliriz” dedi.
“HAYAL GÜCÜMÜZÜ GELİŞTİRİYORUZ”
Bir diğer katılımcı Şenay Erzi ise, Anne Şehir’de kendileri için düzenlenen etkinliklerden duyduğu memnuniyeti belirterek, “Burada el becerilerimizi ve hayal gücümüzü geliştiriyoruz. Bize verilen ürünlerle ne yapabiliriz, onları değerlendiriyoruz. Gerçekten ortaya güzel şeyler çıkıyor. Yaptığımız el emeklerini evimizin başköşesine koyuyoruz. Bizim için güzel bir aktivite oluyor. Burada kaliteli vakit geçiriyoruz, sosyalleşiyoruz. Evimizin dışına çıkmış oluyoruz. Burası bizim için bir nevi evimiz gibi oldu, ‘Haftaya ne yapacağız?’ diye merakla beklediğimiz günlerimiz oluyor. Ben buraya geldiğim için çok mutluyum. Yaptığımız şeyler bize çok şey katıyor. Özellikle ev hanımları için böyle bir imkân tanındığı için Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
ÖĞRENİRKEN SOSYALLEŞİYORLAR
Anne Şehir Merkezi’nin kadınlara yönelik düzenlediği bu tür etkinlikler, sosyal yaşama katılımı artırmayı ve kadınların kendilerini farklı alanlarda geliştirmesini hedefliyor. Ahşap atölyesi, kadınların hem öğrenip hem de sosyalleşebildiği bir ortam sunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kadınlar ahşap atölyesinde yeteneklerini keşfediyor; Ahşabın büyülü dünyası Büyükşehir’de yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Allianz Commercial tarafından gerçekleştirilen yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması Allianz Risk Barometresi’nin 14’üncüsü yayımlandı. 106 ülke ve bölgede, 24 farklı sektörden 3 bin 778 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle hazırlanan Allianz Risk Barometresi’ne göre, 2025 yılında küresel çapta şirketler için en büyük risk, geçen yıl olduğu gibi yine fidye yazılım saldırıları, veri ihlalleri ve BT kesintileri gibi siber olaylar oldu. Oyların yüzde 38’ini alan siber olayların ardından ikinci sırada, yüzde 31 ile iş kesintisi geldi.
İklim değişikliği, piyasa dalgalanmaları, rekabet gibi pazar gelişmeleri, yeni teknolojiler, kritik altyapı kesintileri ve iflas, barometrede önceki yıla göre en fazla artış gösteren riskler oldu. İki basamak birden yükselen iklim değişikliği yüzde 19 ile yedinci sıradan beşinci sıraya çıkarken, piyasa dalgalanmaları, rekabet gibi pazar gelişmeleri yüzde 14 ile dokuzuncu sıradan sekizinci sıraya, yeni teknolojiler ise yüzde 10 ile 12’nci sıradan 10’uncu sıraya çıktı.
Türkiye’de en büyük risk doğal afetler
Türkiye’de ise geçtiğimiz yıl üçüncü sırada yer alan doğal afetler, bu yıl yüzde 54 oranıyla en önemli risk olarak gösterildi. Geçtiğimiz yıl en önemli risk olarak değerlendirilen makroekonomik gelişmeler bu yıl yüzde 50 ile ikinci sıraya düştü. Bu yıl yangın ve patlama riski ilk kez listeye girerek yüzde 31 ile üçüncü sırada yer aldı. Geçen yıl üçüncü sırada yer alan siyasi risk ve şiddet ise bu yıl dördüncü sıradan listeye girdi. Kritik altyapı kesintileri bu yıl listeye yeni giren risk faktörlerinden biri oldu. Güç kesintisi ya da köprü ve demiryollarındaki arıza gibi riskleri içeren kritik altyapı kesintileri, yüzde 8 oranıyla dokuzuncu sırada yer aldı.
“Hedefimiz doğal afetlerin tehlikelerine karşı toplumsal risk farkındalığını artırmak”
Allianz Risk Barometresi 2025’i değerlendiren Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, çok hızlı bir şekilde hayatımızın merkezine oturan dijitalleşme ile birlikte artan siber olayların, küresel çapta en büyük risk faktörü olarak karşımıza çıktığını dile getirirken, kötü niyetli yazılımlar, veri ihlalleri ve kimlik avı saldırıları gibi tehditleri kapsayan siber olayların, son dört yıldır üst üste en önemli risk olarak görüldüğüne dikkat çekti. Gürkan sözlerine şöyle devam etti: “Bu sonuçtan yola çıkarak pandeminin, dijitalleşmeyi hızlandıran bir dönüm noktası olarak hayatımıza etkisinin ne denli büyük olduğunu söyleyebiliriz. Pandemiyle birlikte dünya olarak risk algımız arttı. Bunun yansımasını Türkiye’de doğal afetlerin en büyük risk olarak birinci sıraya yerleşmesinden de görüyoruz. Ülkemizde risk barometresinde doğal afetlerin birinci sıraya yükselmesi, iş dünyasında afetlerin fiziksel, operasyonel ve finansal risklerine karşı farkındalığın arttığına işaret ediyor. Ülkemizi derinden sarsan Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden henüz iki yıl geçmişken, her an karşı karşıya olduğumuz bu riskin ilk sırada yer alması toplumsal olarak farkındalığımızın arttığına işaret ediyor. Ayrıca ülkemizde iş kesintisi riskinin yedinci sıradan beşinci sıraya yükselmesi de dikkat çekici. Çünkü yaşadığımız deprem felaketlerinde yapısal ve yapısal olmayan hasarların, maddi kayıpların yanında oldukça uzun bir dönemi kapsayacak iş kesintileri yaşanmasına da neden olduğunu hep birlikte deneyimledik” dedi.
“Allianz Teknik ile toplumumuzun güvenli bir geleceğe adım atmasına yardımcı oluyoruz”
Ülke olarak karşı karşıya olduğumuz kritik riskler için atılabilecek en önemli adımın risk meydana gelmeden önlem almak olduğunu söyleyen Gürkan, “Allianz Türkiye olarak bu farkındalığı artırmak için sürdürülebilir değer yaratma modeliyle hayata geçirdiğimiz en önemli yatırımlardan biri de Allianz Teknik… Türkiye’nin modern ekipmanlarla donatılmış, yangın ve deprem testlerini tek bir merkezde toplayan ilk ve tek akredite laboratuvarı olan Allianz Teknik çatısı altında yaptığımız testler, verdiğimiz eğitimler ve sunduğumuz danışmanlık hizmetleriyle, sadece paydaşlarımızın değil, toplumun her kesiminin güvenli bir geleceğe adım atmasına yardımcı oluyoruz. Allianz Teknik’te verdiğimiz çevre ve iklim değişikliği hizmetleriyle de başta KOBİ’ler olmak üzere yeşil dönüşüm yolculuğundaki işletmelere ihtiyaç duydukları desteği vermeye devam ediyoruz” dedi.
DÜNYADA İLK 10 RİSK SIRALAMASI:
1) Siber olaylar %38
2) İş kesintisi %31
3) Doğal afetler %29
4) Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %25
5) İklim değişikliği %19
6) Yangın ve patlama %17
7) Makroekonomik gelişmeler %15
8) Pazar gelişmeleri %14
9) Siyasi riskler ve şiddet %14
10) Yeni teknolojiler %10
TÜRKİYE’DE İLK 10 RİSK SIRALAMASI:
1) Doğal afetler %54
2) Makroekonomik gelişmeler %50
3) Yangın, patlama %31
4) Siyasi riskler ve şiddet %23
5) İş kesintisi %19
6) Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %19
7) Siber olaylar %15
8) İklim değişikliği %12
9) Kritik altyapı kesintisi %8
10) Enerji krizi %8
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Allianz Risk Barometresi 2025: Küresel iş dünyası için en büyük risk siber olaylar, Türkiye’de ise doğal afetler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından organize edilen etkinlikte, sektör profesyonelleri tarafından tarımın geleceği, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve teknoloji kullanımı konularında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte, tarım sektöründe karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerileri ele alınırken, katılımcılara yenilikçi yöntemlerle daha verimli üretim teknikleri anlatıldı. Bu tür eğitimlerin, genç nesillerin tarım sektörüne olan ilgisini artırmayı ve sektördeki nitelikli iş gücünü güçlendirmeyi amaçladığı vurgulandı.
Etkinliğin açılışında konuşan Dekan Prof. Dr. İsmail Can Paylan, “Öncelikle, Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Necdet Budak hocamız bugün aramızda olacaktı; ancak Ankara’da bulunduğundan dolayı katılamadı. Rektör Hocamız, tüm katılımcılara en içten selamlarını iletti. Geleceğin sürdürülebilir dünyası için ‘tarım eğitimi’ çok önemlidir. Tarımın önemi geçen küresel pandemi sürecinde daha fazla idrak edilmiş, sürdürülebilir, nitelikli ve sağlıklı tarımsal üretimin önemi ortaya konmuştur. Ülkemizde, sürdürülebilir tarım, su yönetimi, tarımda verimlilik, iklim değişikliği, sertifikalı öğretim, dayanıklı bitkiler ve bütün dünyada şuan da gündemde olan akıllı tarım teknolojileri gibi konularda çalışmalar gerçekleştiriliyor. 1846 yılında başlayan tarım eğitimi, çiftçilere ve tarım sektörüyle ilgilenen bireylere önemli faydalar sunuyor. Bu eğitim programı, katılımcılara modern tarım tekniklerini öğretmek, verimliliği artırmak ve sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda bilgi sağlıyor. Tarımda yenilikçi yöntemler, toprak yönetimi, su kaynaklarının verimli kullanımı, yapay zeka uygulamaları ve organik tarım gibi konuları kapsıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ülkemizi bağımsızlığa kavuşturduktan sonra, ‘Milli ekonominin temeli tarımdır’ diyerek ülke tarımının kalkınmada ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmıştır” diye konuştu.
“Tarım, her geçen gün daha yenilikçi bir hale geliyor”
Su kaynaklarının kullanımı hakkında konuşan Dr. Fatih Kılıç, “Tarım Eğitiminin 179. Yılında Tarım Bayramı Etkinliğinde mezun olduğum üniversitede bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Tarım, her geçen gün daha yenilikçi bir hale geliyor. Yeni teknolojiler, tarım sektörüne sürdürülebilir çözümler sunarken, verimliliği artırıyor ve çevreye duyarlı üretim yöntemlerini mümkün kılıyor. Tarım eğitimi, bu dönüşümde önemli bir rol oynuyor. Drone teknolojileri, sensörler, yapay zeka ve robotik sistemler gibi araçlar, tarımı daha akıllı ve daha verimli hale getiriyor. Tarım eğitimi alarak, bu yeni teknolojilerle donanmış bireyler olarak geleceğin tarımını şekillendirebiliriz. Ayrıca; su, tarım için hayati öneme sahip bir kaynak olmasına rağmen, yanlış sulama yöntemleri ve suyun israfı, büyük bir sorun haline gelmiştir. Tarım eğitiminde bu konuya daha fazla önem verilmesi, su kaynaklarının tükenmemesine ve çevresel dengenin bozulmamasını sağlayacak. Özellikle suyun artırılması, verimli tarım için kritik bir unsurdur. Su kaynaklarının etkin kullanımı, kuraklık ve iklim değişikliği gibi zorluklarla mücadele etmek için önemlidir. Modern sulama tekniklerinin kullanımı, suyun tasarruflu bir şekilde kullanılmasını sağlayarak, hem üretimi artırır hem de çevresel sürdürülebilirliği destekleyecek” diye konuştu.
Bitkisel üretimde yeni destekleme modeli ve hayvancılıkta yapılan destekler ile ilgili konuşan Dr. Fatih Kılıç, “Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı, bitkisel üretim ve hayvancılık sektörlerinde üreticilerin desteklenmesi amacıyla önemli adımlar atıyor. Son yıllarda uygulamaya konulan yeni destekleme modeli, üreticilerin sürdürülebilirlik, verimlilik ve kaliteye dayalı üretim yapmalarını teşvik ediyor. Bakanlık, bitkisel üretim alanında, ürün çeşitliliğini artırmaya yönelik destekleri çeşitlendirerek üreticilerin daha fazla gelir elde etmelerini amaçlıyor. Bu kapsamda, stratejik ürünlerde; buğday, mısır, ayçiçeği gibi doğrudan destek ödemeleri yapılmakta, aynı zamanda organik tarım ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına özel teşvikler sunuluyor.
Bakanlığımız ayrıca; hayvancılık sektörü için de önemli destekler sağlıyor. Damızlık hayvan alımına, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığa yönelik doğrudan destek ödemeleri yapıyor. Ayrıca, yem desteği, veteriner hizmetleri ve hayvan sağlığı konularında çeşitli yardımlar sunuyor. Üreticilerin daha sağlıklı ve verimli bir üretim yapabilmeleri için hayvan yetiştiriciliği konusunda eğitim programları düzenlenmekte, modern çiftliklerin kurulması teşvik ediliyor” dedi
Etkinlik sonunda Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Can Paylan ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gülsüm Öztürk tarafından katılımlarından dolayı Dr. Fatih Kılıç’a günün anısına plaket ve çiçek verildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Prof. Dr. İsmail Can Paylan, “Geleceğin sürdürülebilir dünyası için ‘tarım eğitimi’ çok önemlidir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
QNB Türkiye, hayata geçirdiği yeni sadakat programı “QNB Plus” ile müşterilerine sunmuş olduğu ayrıcalıklı hizmetlere bir yenisini daha ekledi. Banka, müşterilerine hızlı, kolay ve yenilikçi hizmet vermeyi hedefleyen “QNB Plus” sadakat programıyla, müşterilerinin özel ayrıcalıklardan faydalanabilecekleri yeni bir uygulamayı QNB Mobil’de sunuyor.
Bankanın yeni sadakat programı “QNB Plus”, belirli tutarda birikime sahip müşterilere özel olarak sunuluyor. Müşteriler, bu program kapsamında finansal ihtiyaçlarını karşılayacak birçok ayrıcalıktan yararlanırken, dijitalleşen bankacılık hizmetleri sayesinde deneyimlerini bir üst seviyeye taşıyor.
QNB Plus müşterileri programa dahil oldukları andan itibaren kendilerine sunulan ayrıcalıklardan yararlanmaya başlıyor. QNB Plus programına dahil olan müşterilere “İhtiyaç Kredisi’nde Faiz İndirimi”, “Dijital Kanallardan Ücretsiz EFT/FAST”, “Diğer Banka Ortak Nokta ATM’lerinden Ücretsiz Para çekme”, “Kazandıran Günlük Hesap’a Ek Faiz”, “Kiralık Kasa İndirimi”, “Netflix Üyelik İndirimi” ve “Şubelerde Sıra Önceliği” gibi birçok ayrıcalık sunuluyor. Müşteriler, QNB Mobil uygulaması üzerinden QNB Plus programının ayrıcalıklarını takip ederken, tüm birikim ve ayrıcalıklardan kazandıkları artıları da mobil uygulama üzerinden izleyebiliyorlar. Böylece, bankacılık işlemleri daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde gerçekleşiyor.
QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, QNB Plus ile ilgili yaptığı açıklamada, “QNB Plus ile müşterilerimize daha kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu program, sadece finansal ihtiyaçları karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda yaşam tarzına yönelik yenilikçi çözümler de sunuyor. QNB Plus, müşterilerimizin hayatına değer katma misyonumuzun bir yansımasıdır.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
QNB Türkiye ayrıcalıklarla dolu QNB Plus sadakat programını tanıttı: QNB Plus: Ayrıcalıklar Dünyası QNB Türkiye’de Başlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>7 bölge 22 şehirde 761 erkekle görüşülerek gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması”, evli erkeklerin yüzde 79’u kendini ‘mutlu ve güvenli’ hissettiğini söylüyor. Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun olduğunu ifade ediyor. Evlilik ve aile konusunda da katılımcıların yüzde 79’u ‘Evlilik kutsaldır’, yüzde 93’ü de ‘Aile kutsaldır’ görüşünü paylaştı.
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak:
“Türkiye’de aile, evlilik çocuk gibi değerler kutsal. Erkekler düşünüldüğü gibi ‘Bekarlık sultanlıktır’ demiyor. Erkekler hala aile babası olmayı, iyi evlilikler kurmayı istiyorlar.”
Prof. Dr. Barış Erdoğan:
“Kadın erkek ilişkilerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Kral erkekten, azarlanan erkeğe geldik… Herkes eski sistemin avantajlı konumunu korumak istiyor. Ama yeni duruma göre de pozisyon almak istiyor.”
Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah:
“Stres konusunda bütün erkeklerin fikir birliğine vardığı görülüyor. Erkekler ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.”
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) ile Method Research Company tarafından gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” sonuçları Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Senato Salonu’nda 18 Aralık 2024 Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.
Türkiye’de erkeklerin profilini ortaya koyma amacıyla, Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah öncülüğünde Türkiye genelinde kapsamlı ilk erkek araştırması gerçekleştirildi.
Basın toplantısında Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ile Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah birer konuşma yaptı.
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Erkeklerin temel rolü hasar aldı”
Bir araştırmalar dizisi yapıldığını ve erkeklerin temel toplumsal rolünün irdelendiğini dile getiren Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Depremin ardından toplumsal roller açısından bakıldığında erkeklerin çok ihmal edildiğini, temel rollerini kaybedenlerin erkekler olduğunu düşündük. Erkeklerin temel toplumsal rolü olan evine ekmek götürmek ve ailesini güvende tutmak gibi temel rolünün hasar aldığını gördük.” dedi.
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Türkiye’de aile, evlilik çocuk gibi değerler kutsal. Erkekler düşünüldüğü gibi ‘Bekarlık sultanlıktır’ demiyor. Erkekler hala aile babası olmayı, iyi evlilikler kurmayı istiyorlar. Onları strese sokan temel neden de kendileriyle ilgili mesele değil aileleriyle ilgili sorumlulukları yerine getirememe konusu. Mutlu olmaya meyilliler, hallerinden memnuniyetsiz değiller ama şikâyet etmeyi seviyorlar. Erkekler muhafazakârlar.” diye konuştu.
Prof. Dr. Kaynak: “Erkekleri tanımadan rehabilite edici tedavi uygulanamaz”
Erkekleri tanımadan, erkeklerin dünyasını bilmeden toplum için rehabilite edici bir tedavi uygulanamayacağını kaydeden Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “İçinden geçtiğimiz dönemin birkaç problemi var. Bir uygarlık dönüşümü yaşanıyor. Bunun yarattığı kitleler üzerinde sosyolojik baskı ve psikolojik baskı var. Türkiye’nin içinden geçtiği uzun yıllar teröre maruziyet, darbeler, ekonomik koşullar gibi çok ciddi problemler var. Deprem, sel gibi doğal afetlere maruz kalmış bir toplumuz. Bunların büyük bit çoğunluğu travma sonrası stres bozukluğu yaratıyor. Travma sonrası büyüme diye bir konu da var. Travma sonrası büyümek için belli bir takım stratejik kararlar almak ve onlara uygun taktikler geliştirmek lazım.” şeklinde konuştu.
Erkeklerin ihmali, kadın sorunlarını mı büyütüyor?
Toplumda erkeklerin ihmal edilmişliklerinin, yeterli araştırmaların olmamasının kadın sorunlarını büyüten bir faktör olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Esas problemimizin buradan kaynaklandığını düşünüyoruz.” dedi.
Prof. Dr. Barış Erdoğan: “Kral erkekten, azarlanan erkeğe geldik”
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, değişen dünyada erkeklerin de değiştiğini ve onların da birçok sorunla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, eskiden erkeğin evinde kendini şatosunun kralı gibi hissettiğini, “Şimdi evine gelen erkek yemek yapmak, bulaşığı yıkamak zorunda kalıyor hatta bu işi iyi yapmadığı için eşi tarafından azarlanıyor. Yani kral erkekten azarlanan erkeğe geldik” diye konuştu.
Prof. Dr. Barış Erdoğan, erkeklerin “bize ne oluyor” diye düşündüğünü de dile getirerek, “Yıllardır ataerkil düzen içinde erkek sürekli pohpohlanmış, sürekli sen güçlüsün, istediğini yaparsından bir anda erkeklik krizine gelindi. Erkeklik krizi sadece ev içinde değil sokakta ve toplumsal hayatta da var. Erkeği anlamak lazım. İçindeki öfkeyi anlamak lazım. Sempati değil ama empati yapmak lazım. Son yıllarda Türkiye’de de dünyada da gitgide artan şiddet eğiliminin arkasında da bunlar var.” dedi.
“Kadın-Erkek ilişkisinde kartlar yeniden dağıtılıyor…”
Erkeklerin eskiye özleminin olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Kadın erkek ilişkilerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Herkes eski sistemin avantajlı konumunu hem korumak istiyor. Ama yeni duruma göre de pozisyon almak istiyor. Kadınlar eski sistemdeki erkek tarafından maddi manevi güvenceye alınmak istiyor. Ama diğer taraftan özgürlüğünü talep ediyor. Herkes eski sistemin avantajını istiyor ama özgürlükleri de vermek istemiyor. Bu da belli bir çatışma alanı oluşmasına neden oluyor.” şeklinde konuştu.
Esengül Berişah: “Erkeklerin ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.”
Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah, araştırma sonuçlarını açıkladı.
Esengül Berişah, “Araştırmada Marmara Bölgesi daha realist olarak gözüküyor. Eğitim düzeyi, farkındalık ve analiz etmenin yorumlamanın daha gerçekçi olduğu görülüyor. Stres konusunda bütün erkeklerin fikir birliğine vardığı görülüyor. Erkeklerin ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.” dedi.
Araştırmanın ikinci aşamasında kadınlara da aynı soruların sorulacağını dile getiren Berişah, güzel bir çalışmanın ortaya çıkacağını söyledi.
Araştırmaya 7 bölge 22 şehirden 761 erkek katıldı
7 bölge 22 şehirde 761 erkekle görüşülerek gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” temizlik ve hijyen, bedensel sağlık, psikoloji, cinsel hayat, evlilik ve aile değerlerine bakış konularında ilgi çekici sonuçlar ortaya koydu.
Katılımcıların yüzde 60’ı evli, yüzde 40’ı bekar olan araştırmada, katılımcıların yüzde 32’si yüksek eğitim, yüzde 45’i orta eğitim, yüzde 23’ü de düşük eğitim seviyesinde.
Erkeklerin yüzde 70’i kendi kişisel bakım ve hijyenini yeterli buldu!
Temizlik ve hijyen başlıklı bölümünde ‘Türk erkeğine göre toplumların kişisel bakım / hijyen algısı nasıldır?’ sorusuna erkeklerin yüzde 49’u ‘batı toplumlarındaki erkeklerin kişisel bakım ve hijyenini yeterli’ bulurken, erkeklerin yüzde 42’si ‘Türkiye’deki erkeklerin kişisel bakım ve hijyenini yeterli buldu. Erkeklerin yüzde 27’sinin ‘doğu toplumlarındaki erkeklerin’ kişisel bakım ve hijyenini yeterli bulmadığı görüldü.
Araştırmada erkeklerin yüzde 70’i kendi kişisel bakım ve hijyenini yeterli bulurken, günde ortalama 7 kez ellerini yıkadıklarını, haftada ortalama 2 kez tıraş olduklarını ve günde ortalama 1 kez dişlerini fırçaladıklarını, haftada ortalama 4 kez deodorant kullandıklarını, haftada ortalama 5 kez duş aldıklarını ve haftada ortalama 5 kez parfüm kullandıklarını belirtti.
Yüzde 78’i kendini sağlıklı hissediyor…
Araştırmaya katılan erkeklerin; yüzde 78’i sağlıklı, yüzde 11’i bazen sağlıklı, yüzde 11’i ise sağlıklı hissetmediklerini dile getirdi.
Sağlıklı hissetme nedenlerine bakıldığında yüzde 25 hastalığım yok, yüzde 21 sağlıklı besleniyorum, yüzde 21 spor yapıyorum, yüzde 15 hasta olmuyorum gibi yanıtlar verilirken, sağlıksız hissetme nedenlerinin başında da yüzde 51 oranında hastalığım var yanıtı verildi. Erkeklerin yüzde 24’ü kronik bir hastalığı olduğunu belirtti.
Haftalık olarak alışkanlıkların da incelendiği araştırmada, atıştırmalık tüketme 4,8 kez, sigara kullanımı 5,7 paket ve alkol kullanımı 2,1 kez olarak ifade edildi. Alkol hiç içmeyen yüzde 69, sigara hiç içmeyen de yüzde 51 olarak belirlendi.
Evli erkeklerin yüzde 79’u mutlu ve güvenli hissediyor
Erkeklerin; evde ve işte hissettiklerinin de irdelendiği araştırmada katılımcıların yüzde 81’i evde, yüzde 59’u işte sevgi hissettiğini, yüzde 79’u evde yüzde 59’u da işte mutlu olduğunu söylerken, yüzde 85’i evde yüzde 67’si de işte güvenli hissettiğini kaydetti.
Erkeklerin yüzde 35’i ‘evin reisi benim’, yüzde 28’i ‘Evdeki saygınlığım yüksektir’, yüzde 27’si ‘eşimle eşitiz’, yüzde 11’i de ‘Evde beni sayan yok’ diyor.
Erkeklerin aşkta hissettiklerine bakıldığında; evli erkeklerin yüzde 79’u mutlu ve güvenli, bekar erkeklerin de yüzde 55’i sakin, yüzde 48’i de güçlü hissettiği dile getirildi.
Erkeklerin yüzde 41’i, işte saygınlığım var
Araştırmada, erkeklerin çalışma durumu da ele alındı. Buna göre, araştırmaya katılanların yüzde 70’i sadece çalışıyor. Ortalama iş değiştirme adedi de 4 olarak belirlendi. Erkeklerin işteki rolüne bakıldığında da yüzde 41’i ‘saygınlığım var’, yüzde 24’ü ‘yöneticiyim’, yüzde 15 ‘Fikir alırlar’ ve yüzde 5’i de ‘varlığım belirsin’ yanıtını verdi.
2 erkekten 1’i aşk ortamındaki rolünü “Karşılıklı sevgi ve bağlılık” olarak tanımlıyor…
‘Aşk ortamındaki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade?’ sorusuna da katılımcıların yüzde 51’i ‘Karşılıklı sevgi ve bağlılık’, yüzde 16’ı ‘Ben daha çok seviyorum’, yüzde 8’i ‘alışkanlık’, yüzde 6’sı ‘Karşı taraf daha çok seviyor’ ve yüzde 3’ü de ‘Birbirimizi sevmiyoruz’ şeklinde yanıt verdi.
Erkekler hayatları boyunca ortalama 5 ciddi ilişki deneyimi yaşadıklarını belirtti
Araştırmanın ‘Cinsel hayat’ başlıklı bölümü de ilginç sonuçlar ortaya koydu. Erkeklerin bugüne kadar olan partner sayısına ilişkin bölümde; Erkekler hayatları boyunca ortalama 7 farklı partnerle birlikte olduklarını ve 5 ciddi ilişki deneyimi yaşadıklarını belirttiler.
Erkeklerin yüzde 78’i evlilik insan doğasına uygun diyor…
Evlilik insan doğasına uygun mu? sorusuna katılımcıların yüzde 78’i olumlu yanıt verirken, çok eşliliğe katılıyor musunuz? sorusuna da erkeklerin 7’si olumlu cevap verdi.
Yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun. Yüzde 7’si aldatıldığını düşünüyor!
Katılımcılar arasında “Evdeki kadın, çocuklarımın annesidir; Dışarıdaki kadın ise cinsel hayatımı devam ettirmemi sağlayan kişidir.” cümlesine katılanların oranı yüzde 16 olarak belirlendi.
Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 7’si aldatıldığını düşünüyor. Yine erkeklerin yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun olduğunu ifade ediyor.
Katılımcıların evlilik biçimlerine bakıldığında ise yüzde 36’sı ‘evli değilim’, yüzde 32’si ‘Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler onayladı’, yüzde 23’ü ‘Görücü usulü’, yüzde 5’i ‘Kendi isteğimle, kaçarak evlendim’ ile yüzde 4’ü ‘Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler istememesine rağmen evlendik’ yanıtını verdi.
Araştırmaya katılanların evlilik hakkındaki düşüncelerinin de bazıları ilgi çekiyor. Onlar da şöyle; Yüzde 23’ü ‘Gerekli olduğunu düşünüyorum’, yüzde 20’si ‘Güzel’, yüzde 11’i ‘Mutluluk verdiğini düşünüyorum’.
Katılımcıların yüzde 93’ü ‘Aile kutsaldır’ diyor
Evlilik ve aile konusunda da katılımcıların yüzde 79’u ‘Evlilik kutsaldır’, yüzde 93’ü de ‘Aile kutsaldır’ görüşünü paylaştı.
Yüzde 30 oranında ‘Evlilik olmasa da çiftler birlikte yaşayabilir’, yüzde 17 oranında ‘Evlilik dışı çocuk sahibi olunabilir’, yüzde 6 oranında da ‘Aynı cinsiyetten bireyler evlenebilir’.
Katılımcıların yüzde 29’u ‘Sadece imam nikahı ile evlilik olabilir’, yüzde 26’sı da ‘Sadece imam nikahı ile çocuk sahibi olunabilir’ görüşünü dile getirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Üniversitesi Erkekler ‘Bekarlık Sultanlık Demiyor’! “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” Sonuçları açıklandı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Son dönemde başarılı şehircilik çalışmalarının yanında yaptığı yatırımlarla da gündem olan ve yatırımcıların dikkatini çeken Menemen’de, çok önemli bir organizasyon gerçekleştirildi. “İş Dünyası Menemen’de Buluşuyor” ismiyle bu yıl ikinci kez yapılan iş buluşmasına katılım yoğun oldu. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın ev sahipliğindeki etkinliğe AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı, Türkiye İhracatçılar Meclisi Üyesi Birol Celep, Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Salih Esen, Aliağa Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Haluk Tezcan, Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, Ege Serbest Bölge Müdürü Mevlüde Şenay Satoğlu, Menemen Ticaret Odası Başkanı İzzet Süsoy, Ulukent Sanayiciler Derneği Başkanı Mehmet Ömer Telcioğlu, İŞKUR Manisa İl Müdürü Günseli Tufan, Menemen Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Hilmi Kurtoğlu, Menemen Pamuk Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Mehmet Sarı, Menemen Esnaflar Odası Başkanı Ziya Demir, Menemen Sanatkarlar Odası Başkanı Lütfi Tosyalı, geçmiş dönem Asarlık Belde Belediye Başkanı Alaattin Aksak, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda iş insanı katıldı.
Menemen İŞKUR Hizmet Noktası tarafından yapılan çalışmaların anlatıldığı sinevizyon ile başlayan etkinlikte, 2021 yılından bugüne yapılan faaliyetler ve elde edilen sonuçlar paylaşıldı. Toplamda 85 bin 150 işlemle birlikte 17 bin 85 vatandaşın Menemen İŞKUR Hizmet Noktası tarafından iş sahibi yapılmış olması da ilgiyle karşılandı. Etkinlikte konuşan Ulukent Sanayiciler Derneği Başkanı Mehmet Ömer Telcioğlu ve Menemen Ticaret Odası Başkanı İzzet Süsoy, Menemen’in ticarette ve üretimdeki potansiyeline değindi.
“Menemen’de hep birlikte başarı hikayesi yazdık”
Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, iş dünyasının üretimdeki yerine ve Türk ekonomisine olan katkısına vurgu yaptı. Pehlivan, “Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında ülkemizin her geçen yıl hem niteliği hem de niceliği artan ihracatına ve ticaretine katkı sunan siz değerli firma temsilcilerine şükranlarımı sunuyorum. Sadece iş kapıları açmakla kalmadınız, aynı zamanda ailelerin umutlarını da yeşerttiniz, geleceğe olan inançlarını güçlendirdiniz. Menemen’de hep birlikte bir başarı hikayesi yazdık. Bu noktada bizler de Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Her fabrika bir kaledir.’ sözünden yola çıkarak, Menemen’deki kalelerimizi güçlendirmeye kararlıyız. Cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanan serbest bölge projemiz ve Asarlık’ta eski askeri atış alanı bölgesinde kurmak için çalışmalarına durmaksızın devam ettiğimiz karma organize sanayi bölgemizin de hizmete girmesiyle birlikte, Menemen’imiz istihdamda parmakla gösterilecek bir kent haline dönüşecek. Sizlerin de bildiği gibi çok yakın zamanda 1 milyar dolarlık bir yabancı yatırım, Menemen’de faaliyete geçmek için çalışmalarına başlayacak. Bu da gösteriyor ki, Menemen’in potansiyeli sadece bölgemizde ve ülkemizde değil, yurt dışında da artık net bir şekilde görülebiliyor. Bu potansiyeli hep birlikte daha ileri taşıyacağımızdan hiç şüphem yok. Menemen Belediyesi İŞKUR Hizmet Noktamız göreve geldiğimizden beri 17 bin 85 vatandaşımızın iş bulmasında köprü görevi görerek büyük başarı kaydetti. Bu sayıları gelecekte çok daha ileriye taşıyacağız.” dedi.
Başkan Pehlivan’ın konuşmasından sonra etkinlik, yıl içinde istihdama katkıda bulunan firmalara plaket sunumu ile son buldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İş dünyası Menemen’de buluştu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Her yıl İstanbul’da düzenlenen Superyacht Summit Türkiye, bu yıl da sektörün önde gelen uluslararası yaklaşık 250 uzmanını bir araya getirerek Türkiye’nin denizcilik sektöründeki gücünü dünyaya tanıtma hedefiyle ilk gününü büyük bir ilgi ile tamamladı. Yalıkavak Marina’nın da ana sponsorlarından biri olduğu Superyacht Summit Türkiye 2024, 26 Kasım 2024’te Çırağan Palace Kempinski’nin görkemli atmosferinde gerçekleştirilen oturumlarla başladı.
Türkiye’nin ilk yüksek kapasiteli süper yat marinası ve dünyanın ilk 10 marinası arasında yer alan Yalıkavak Marina, Superyacht Summit Türkiye 2024’ün ana sponsorlarından biri olarak (Diamond Sponsor) etkinlikteki katılımıyla sektöre olan desteğini ve ve katkılarını paylaştı. Geleceğe yatırım yaparken dünya çapındaki marinalar için bir rol model olma misyonunu sürdüren Yalıkavak Marina, Türkiye’nin denizcilik sektöründeki küresel başarısını daha da ileri taşımayı hedefliyor.
Etkinlik kapsamında düzenlenen panellerde denizcilik sektörünün en güncel konuları ele alındı. Bu yılki oturumlarda, Yacht Tourism Association’dan Begüm Doğulu, Yalıkavak Marina, Marina Direktörü Deniz Akaltan, Antalya Free Zone Business Association’dan Efe Ülken ve Jetcraft’tan Yıldırım Demir gibi sektöre yön veren isimler konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, 2024 yılı süperyat sektöründeki performans değerlendirmeleri, öne çıkan trendler, çevresel sürdürülebilirlik ve sektörel iş modelleri gibi önemli başlıklar tartışıldı.
Etkinliğin ilk günü, Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleşen panellerde sürdürülebilirlik, inovasyon ve uluslararası iş birlikleri gibi konular ele alındı. Yalıkavak Marina, Marina Direktörü Deniz Akaltan, panelde moderatörlerin yönelttiği “Sizin segmentiniz bu yıl nasıl bir performans gösterdi? Segmentinizi şekillendiren dikkat çekici trendler neler oldu?”, “Segmentinizin karşı karşıya olduğu en önemli zorluklar nelerdir ve keşfedilmeye değer yeni fırsatlar neler olabilir?” ve “Rusya pazarı veya etkisi 2024 yılında nasıl bir değişim gösterdi? Önümüzdeki 3-5 yıl içinde bu etkinin nasıl gelişmesini bekliyorsunuz?” gibi sorulara yanıt verdi.
Yalıkavak Marina, Marina Direktörü Deniz Akaltan, panelde yaptığı konuşmada Türkiye’nin dünya çapında süperyat turizmi için en cazip destinasyonlardan biri olduğunu vurguladı ve Yalıkavak Marina’nın bu başarının merkezinde yer aldığını ifade etti.
Sektörün performansını değerlendirirken, özellikle elektrikli ve hibrit yatların yükselen önemine dikkat çeken Akaltan, bu trendin marinaların altyapı yatırımlarını dönüştürdüğünü ve çevreci teknolojilere geçişi hızlandırdığını belirtti. Aynı zamanda, lüks ve kişiselleştirilmiş hizmetlere yönelik artan talebin sektörde yeni iş modellerini teşvik ettiğini de ekledi. Çevresel sürdürülebilirliğin sektörde karşılaşılan zorluklardan biri olduğunu dile getiren Akaltan, “Deniz ekosisteminin korunması adına atık yönetimi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik sertifikasyonlarına daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Marinaların altyapılarını güncelleyerek çevreci uygulamalara öncelik vermesi gerekmektedir.” dedi.
Deniz Akaltan, Türkiye’nin stratejik konumunun yalnızca yaz aylarında değil, yılın her döneminde eşsiz fırsatlar sunduğuna dikkat çekerek, “Yalıkavak Marina, Akdeniz’in doğusunda bir mücevher gibi parlıyor.” ifadesini kullandı. Ege’nin doğu kıyısındaki Yalıkavak Marina’nın, yaz aylarında süperyat sahipleri, denizcilik ve yelken tutkunları için vazgeçilmez bir rota sunduğunu, düşük sezonda ise yalnızca birkaç saatlik bir mesafeyle farklı ülkeleri keşfetme imkânı sağladığını belirtti. Bu özelliklerin Türkiye’yi önümüzdeki 3-5 yıl içinde süperyat turizminin önde gelen merkezlerinden biri haline getireceğini öngördüğünü vurguladı.
Yalıkavak Marina’nın lüks restoranları, seçkin otelleri ve kişiselleştirilmiş hizmet anlayışıyla misafirlerine benzersiz bir deneyim sunduğunu ifade eden Akaltan, “Bu lüks deneyimler, yalnızca bir noktada değil, önümüzdeki üç ile beş yıl arasında Ege ve Akdeniz’in dört bir yanına yayılacak. Türkiye, turizmde bir üst seviyeye çıkmaya hazır.” diyerek ülkemizin turizmdeki potansiyelini ortaya koydu.
Son olarak, Yalıkavak Marina’nın sunduğu ayrıcalıkların Türkiye’yi süperyat turizminde benzersiz bir destinasyon haline getirmeye devam ettiğini belirtti. Akaltan, bu başarıların hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde önemli bir etki yarattığını söyledi.
Konuşmasının sonunda genç profesyonellere de tavsiyelerde bulunan Akaltan, sektöre tutkulu olanların sürekli öğrenmeye açık olmaları, denizcilik kültürünü anlamaları ve kendilerini sürekli geliştirmeleri gerektiğini ifade etti. “Bu alanda çalışmak bir meslekten öte, bir yaşam tarzıdır.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Etkinliğin ikinci günü, 27 Kasım’da 2Plan Terminal’de düzenlenecek masterclass oturumlarıyla devam edecek. Kripto varlıklar, otomobiller ve sürdürülebilirlik gibi farklı konuların ele alınacağı bu oturumların ardından Superyacht Summit Türkiye 2024, 71 yaşındaki klasik yat Halas 71’de gerçekleştirilecek VIP Boğaz turu ile sona erecek.
Superyacht Summit Türkiye 2024’ün ikinci gün networking etkinlikleri ise Halas 71’de düzenlenecek ve katılımcılar, denizcilik sektöründeki diğer profesyonellerle birebir bağlantılar kurarak iş birliklerini güçlendirme fırsatı bulacaklar.
Superyacht Summit Türkiye 2024, Türkiye’nin yatçılık sektöründeki potansiyelini uluslararası arenada güçlendirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Yalıkavak Marina’nın yanı sıra Begüm Yachting’in de ana sponsorlar arasında bulunduğu etkinlik, sektördeki inovasyon ve iş birliklerini keşfetmek için eşsiz bir platform olma özelliği taşıyor. Alanında prestijli markaların desteğiyle gerçekleşen zirve, Türkiye’nin denizcilik alanındaki gücünü dünyaya tanıtma yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Superyacht Summit Türkiye 2024: Global Denizcilik Dünyası İstanbul’da Buluştu ! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Küresel iklim krizine çözüm bulmak amacıyla 1995 yılından beri gerçekleştirilen COP toplantılarının 29.’uncusu iklim finansmanı, enerji, kayıp ve zararların tazmini, insan kaynağı, gençlik, sağlık, eğitim, gıda, tarım ve su, kentleşme, ulaşım ve turizm, teknoloji, inovasyon ve dijitalleşme, toplumsal cinsiyet eşitliği, doğa ve biyoçeşitlilik ile okyanuslar başlıklarına odaklandı.
UN Global Compact Türkiye, COP29 kapsamında düzenlediği oturumlarda sürdürülebilir finans, hedef belirleme ve raporlama, yeşil enerjiye geçiş, karbonsuzlaştırma ve yenilenebilir enerji konularında iş dünyası liderlerini ve uzmanları biraraya getirdi. Söz konusu oturumlarda Türkiye iş dünyasının iklim değişikliği ile mücadele perspektifi ve iyi uygulama örnekleri paylaşıldı.
14 Kasım Perşembe günü UN Global Compact Gürcistan, Türkiye, Ukrayna ve Azerbaycan ülke ağları ortak iş birliği ile iki panel gerçekleşti.“Doğu Avrupa’da Sürdürülebilir Finans ve Yatırımlar” panelinde TSKB Enerji ve Kaynaklar Araştırmaları Ekip Lideri Can Hakyemez; “Sürdürülebilir Finans: Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik” panelinde ise Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Öztop konuşmacı olarak yer aldılar.
UN Global Compact Türkiye’nin 14 Kasım’da düzenlediği “Kurumsal İklim Liderliğinin İtici Güçleri: Hedef Belirleme ve Raporlama” başlıklı panelin açılış konuşmasını UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü yaptı. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Fezal Okur Eskil’in moderasyonunda gerçekleşen panelde Borusan Cat CEO’su Özgür Günaydın ile birlikte Arup Group Küresel Sürdürülebilirlik Lideri Jo Da Silva ve 3M Kamu İşleri ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Direktörü Maxime Bureau konuşmacı olarak yer aldı.
COP29 gündemine dair değerlendirmelerinde bulunan Ahmet Dördüncü, “COP29’un küresel ölçekte iklim finansmanına ve uzun vadeli iklim stratejilerine verdiği önem doğrultusunda Türkiye de 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi kapsamında uzun dönemli iklim stratejisini açıkladı. Bu strateji, yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal dönüşüm açısından da kritik bir yol haritası sunuyor. Ancak, bu hedeflere ulaşmak için tüm paydaşların üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor.
Ekosistemlerimizde, ekonomilerimizde ve toplumlarımızda benzeri görülmemiş değişikliklere tanık olduğumuz bu dönemde, kurumsal liderler olarak harekete geçmek bizim sorumluluğumuzda. UN Global Compact Türkiye olarak, şirketleri bu dönüşümde desteklemeye devam ediyor; yenilikçi çözümleri teşvik ediyor ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu adımlar atmalarını sağlıyoruz. İklim değişikliğinden giderek daha fazla etkilenen bir dünyada, şirketler yalnızca karbon ayak izlerini azaltmakla kalmamalı; aynı zamanda toplumsal ve çevresel sürdürülebilirlik için liderlik göstermelidir. Türkiye’nin 2053 hedeflerini gerçekleştirmek için hep birlikte daha hızlı ve kararlı adımlar atmalıyız.” dedi.
15 Kasım Cuma günü, Türkiye Pavilyonu’nda TÜSİAD’ın düzenlediği panele UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü konuşmacı olarak katıldı. “Temiz Enerji Geçişini Hızlandırmak” başlıklı panelde Dördüncü, yeşil enerjiye adil geçişin sağlanması için iş dünyasının atabileceği adımları paylaştı.
16 Kasım Cumartesi günü, UN Global Compact Portekiz, Türkiye ve Hollanda Ülke Ağları’nın ortaklığında düzenlenen “Etkili Bir Enerji Dönüşümünü Güvence Altına Almak İçin Temel Kaynaklardan Yararlanma” panelinde Fiba Enerji İSG, Çevre ve Sürdürülebilirlik Direktörü Levent Kavuncu konuşmacı olarak katıldı.
Aynı gün UN Global Compact Gürcistan, Türkiye, İsveç, Fransa, Danimarka, Portekiz ve Çin Ülke Ağları’nın işbirliği ile gerçekleşen “Yenilenebilir Enerjiye Geçişte İlerleme: Avrupa’da Ulaşılması Gereken Kilometre Taşları” başlıklı panelde Smart Güneş Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Filiz Avşar Aktaş konuşmacı olarak yer aldı.
16 Kasım’da gerçekleşen UN Global Compact Portekiz, Türkiye ve Hollanda Ülke Ağları’nın ortaklaşa düzenlediği “Kapsam 3 Zorluğu: Endüstriler Arası Karbonsuzlaştırma” başlıklı panele Brisa Sürdürülebilirlik ve İş Geliştirme Direktörü Aylin Erdil Alpsan konuşmacı olarak katıldı.
UN Global Compact Türkiye, COP29’da düzenlediği bu oturumlarla, Türkiye iş dünyasının deneyimlerini, iyi uygulama örneklerini ve sürdürülebilirlik konusundaki stratejik hedeflerini küresel bir platformda paylaşarak, bölgesel ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. İklim değişikliğiyle mücadelede somut çözümler sunan bu diyalog ortamı, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm yolunda iş dünyasının etkisini ve sorumluluğunu artırmayı hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
UN Global Compact Türkiye, COP29’da iş dünyası liderlerini iklim eylemi için bir araya getirdi. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tasek Başkanı Koray Bozat ve BHS grup başkanı Atakan Taşur organizatörlüğünde Türk Dünyası İstanbulda buluştu.
“Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” anlayışıyla Türk Dünyasının birlik beraberliğine temas edildi .
Tasek başkanı Koray Bozat yaptığı açıklamada; “Türk Birliğine giden yolda böyle büyük ve anlamlı geceler yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu. BHS group başkanı Atakan Taşur’sa, “Türk Dünyası büyümeye devam edecek Turan kurulacaktır” dedi.
Ödül törenine Mustafa Ceceli, Furkan Andıç gibi isimlerin yanı sıra sanat, spor, medya ve siyaset dünyasından çok sayıda davetli katıldı
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk Dünyası Kızıl Elma Ödülleri sahiplerini buldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>