?>
?>
VakıfBank, kuruluşunun 71. yıl dönümünü özel bir reklam filmiyle kutluyor. Yenilikçi çekim teknikleri ve evrensel bir anlatım diliyle hazırlanan film, izleyenleri bankanın büyüme hikâyesine ortak ediyor.
VakıfBank’ın reklam yüzü Tolga Sarıtaş, film boyunca kendisiyle birlikte kameraya da yön vererek dünyanın farklı şehirlerini kapsayan uzun bir yolculuğa çıkıyor. Tolga Sarıtaş’ın “Biz sadece yaşla değil, ülkemize duyduğumuz aşkla büyüyoruz” mesajıyla son bulan film, VakıfBank’ın Türkiye’ye olan derin bağlılığını vurguluyor.
Bestesi Ergüder Yoldaş’a ait olan Mihrimah şarkısıyla seyirciye seslenen reklam filmi aynı zamanda sahip olduğu son derece farklı çekim tekniğiyle de dikkat çekiyor.
Üç farklı ülkede tek yürekle çekildi
“VakıfBank’ın Türkiye’de gerçekleştirdiği önemli çalışmaların da en az yaşı kadar büyük olduğu” ana fikri üzerine kurulan filmde, virtual production, stop motion, unreal engine ve 3D post prodüksiyon teknikleri birlikte kullanıldı. Reklam filminin efekt ve animasyonları da üç farklı ülkede eş zamanlı olarak çalışan büyük bir teknik ekip tarafından gerçekleştirildi.
120 kişilik bir set ekibi tarafından 3 haftalık ön hazırlık ve 4 günlük çekim sürecinin ardından tamamlanan projede, 100 figüran yer aldı. Haydarpaşa Limanı’ndan MGX Studio’da bulunan gerçek zamanlı 3D sahne ortamına kadar 6 farklı mekân kullanıldı.
VakıfBank’ın 71 yıllık tecrübesini, yenilikçi vizyonunu ve Türkiye’ye duyduğu sarsılmaz aşkı yansıtan bu özel reklam filmi, izleyenlere hem duygusal hem de görsel anlamda unutulmaz bir deneyim sunuyor.
KÜNYE
Reklamveren: VakıfBank
Reklamveren Yetkilileri: Ferkan Merdan (Genel Müdür Yardımcısı), Gönül Göral Öztürk, Gülin Günel Keşci, Ceyda Çalım
Reklam Ajansı: Papillon İstanbul- Yunus Becit (Ajans Başkanı), Fatih Öztürk (Genel Müdür)
Yaratıcı Ekip: İlkay Saltık (Kreatif Direktör), Aytunç Erkekoğlu (Creative Group Head) Salih Küçük (Head of Art), Cem Gündoğdu, Kadir Kaya, Buğra Ertürk
Müşteri İlişkileri: Gülden Özbaşaran Udum, Esra Akbaş, İlayda Köknar
Yapım Şirketi: Kala Film
Yönetmen: Bora Ozan
Görüntü Yönetmeni: Alp Korfalı
Prodüktör: Zafer Özkan, Ecenur Kansız, Seda Kurtulmuş
Post Prodüksiyon: Roots Post Production
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
VakıfBank, Ülkemize Duyduğu Aşkla Büyüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bir “baba” kelimesi bakın nasıl ağlattı
Bu kelimeleri duyabilmek için 2 bin 353 kilometre yol kat ettiler
KOCAELİ – Fransa’da gelişim geriliği teşhisi konulan 3 yaşındaki Berkay, ailesinin desteği, eğitimcilerinin özverisiyle ilk kelimelerini yıllar sonra çıkardı. O anları anlatan baba Cengiz Georgiev, gözyaşlarına hakim olamadı.
Fransa’da yaşayan Cengiz ve Zeynep Georgiev çifti, 3 yaşındaki oğulları Berkay’ın, 1.5 yaşında iken kendileri ile iletişim ve göz kontağı kuramaması, konuşamaması, ikiz kardeşi Berfin ile oyun oynayamaması üzerine endişelenerek, hastanenin yolunu tuttu. Yapılan testlerde otizm belirtilerinin olduğu tespit edildi. Aile, vakit kaybetmeden Fransa’da eğitimlere başladı. Berkay’ı uzun süre gözlemleyen aile, eğitimlerin yetersiz olması sebebiyle özel eğitim merkezi araştırmaya karar verdi. Anne Zeynep Georgiev, internette yaptığı araştırmalarında Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Danışmanlık Merkezi’ni keşfetti. Çocuklarının “anne” ve “baba” demesine hasret kalan çift, 2 bin 353 kilometre yol kat ederek, Fransa’dan Kocaeli’ye geldi.
Atlantis’te eğitimlere başlayan Berkay, 1 hafta gibi kısa bir sürede, bu zamana kadar hiç iletişim kuramadığı ailesine “anne” ve “baba” demeye başladı. Eğitim sürecinde iken hastaneye başvuran çift çocuklarında otizm belirtilerinin önemli derece azaldığını, otizm değil uyaran eksikliği olabileceğini öğrendi. Tarifsiz mutluluk yaşayan çift, evlatlarının gelişimi için bir süre daha Kocaeli’de kalmaya karar verdi ve eğitimleri uzattı. Doğa ile iç içe, hayvanlar ile terapi ve kaliteli eğitim sayesinde çevresiyle iletişim kuran, konuşan, oyunlar oynayan ve yüzünden tebessüm eksik olmayan Berkay, hem ailesini hem de merkezde kendisiyle ilgilenen eğitimcileri sevindirdi.
“Oğlum artık benimle oyun oynamak istiyor”
Berkay’ın eğitimlerden önce çevresiyle göz kontağı dahi kurmakta güçlük çektiğini ifade eden baba Cengiz Georgiev, “Kocaeli’ye 6 Mart’ta geldik. 1 ay kalmayı planlıyorduk ama bu süreyi uzattık. İyi ki de uzattık çünkü ilk haftadan bile çocuğumda çok güzel değişimler gördük. Çocuğumun göz kontağı yoktu, işaret etmiyordu. Şu an hepsini yapabiliyor, çocuklarla oynayabiliyor. İkiz kardeşiyle oynamaya başladı, göz kontağı arttı. Atlantis’e gelmeden önce saydıklarımın hiçbiri yoktu. Oyun oynasın diye parka götürüyorduk, ikiz kardeşi çocukların arasına karışıyordu ama Berkay kenarda tek başına oynuyordu. Berkay hiç çocuklarla iletişime geçmiyordu. Atlantis’te eğitim almaya başladıktan bir hafta sonra her şey çok değişti. Oğlum çocuklarla ve benimle iletişime geçti. Daha önce benimle hiç iletişim kurmuyordu, hep annesiyle iletişim kuruyordu. Artık benimle de iletişim kurmaya başladı. Oğlum artık benime oyun oynamak istiyor. Anlatılmaz yaşanır. Atlantis gibi yer bence dünya üzerinde yoktur” dedi.
“Berkay şimdi bambaşka bir çocuk oldu”
Yaşadığı zorlukları anlatan anne Zeynep Georgiev, “Oğlumda çok fazla otizm belirtileri vardı. Belirtiler başlıyor sonra birden bire geçiyordu. Fransa’da da eğitim aldık ama burası gibi yoğun değildi. Özel bir çocuğa o eğitim yetmez. Berkay eskiden bambaşka bir çocuk oldu. Evde bir çocuk vardı ama yok gibiydi. Berkay oyuna, sosyalleşmeye çok isteksizdi. Berkay hep bana bağlıydı, ikiz kardeşine ve babasına çok fazla ilgi göstermiyordu. Berkay şimdi bambaşka bir çocuk oldu. Normalleşti, bizim dünyamıza geri döndü. Berkay şimdi yaramazlık yapıyor, kelime, cümle kurmaya başladı. Atlantis’e gelmeden önce de birkaç kelime söylüyordu ama cümle kuramıyordu. Şimdi Berkay, ‘Yağmur yağıyor’ diyebiliyor. ‘Kurbağa zıplıyor, köpek düştü, inek düştü’ diyor. Berkay’ın bana ‘Anne’ deyişini ben fark etmedim ama arkadaşım duymuş. Güzel bir duyguydu, anlatılmaz, yaşanmalı. İçten bir mutluluktu, anneler beni anlar” ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ardacan Uzun – Güncel