?>
?>
Beslenme isteğinin açlık olmadan psikolojik bir dürtü olarak da ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Aç olmamanıza rağmen, karşınıza çıkan güzel görüntülü, güzel kokulu olan bir besine karşı aşırı bir tüketme isteği duyuyorsanız bunun sebebi hedonik açlık olabilir.” dedi. Yiğit ayrıca hedonik açlığın, beynin ödül sisteminin lezzet ve haz alma süreçleri ile ilişkili olduğunu dile getirerek hedonik açlık sonucu kişilerin, yüksek yağlı ve şekerli yiyeceklere daha sık yöneldiğini vurguladı ve hedonik açlıkla nasıl baş edileceğine dair ip uçları paylaştı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, duyusal olarak yeme davranışını tetikleyebilen hedonik açlık hakkında bilgi verdi.
Hedonik açlık, duygusal açlıktan farklı olarak duyularla ilgili
Son yıllarda obezite görülme sıklığının artması ile birlikte obeziteye sebep olan ‘aşırı yemek yeme’ davranışının daha çok araştırıldığını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Obezitenin sebepleri arasında fizyolojik birçok sebep bulunurken, bunları tetikleyen psikolojik etmenlerin de olduğu görülüyor.” dedi.
Beslenme isteğinin açlık olmadan psikolojik bir dürtü olarak da ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Yiğit, “Aç olmamanıza rağmen, karşınıza çıkan güzel görüntülü, güzel kokulu olan bir besine karşı aşırı bir tüketme isteği duyuyorsanız bunun sebebi hedonik açlık olabilir. Hedonik açlık duygularla, günlük stres durumu ile ilişkilidir. Duygusal açlıktan farklı olarak hedonik açlık, kokusu, görüntüsü yani duyusal olarak bize hoş görünen bir besini tüketme isteğimizi kapsar.” açıklamasını yaptı.
Yağlı ve şekerli yiyecek tüketimini artırıyor…
Hedonik açlığın, beynin ödül sisteminin lezzet ve haz alma süreçleri ile ilişkili olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Hedonik açlık sonucu kişiler, yüksek yağlı ve şekerli yiyeceklere daha sık yönelir. Örneğin bir pastanenin önünden geçerken burnunuza gelen sıcak poğaça kokusu sizin yeme arzunuzu tetikler, haz alma isteğinizi arttırır.” dedi.
Hedonik açlık sonucu lezzetli besinlerin sık sık ve fazla miktarlarda tüketilmesinin yeme bağımlılığı, obezite, hipertansiyon, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması, uyku apnesi gibi birçok hastalığa da sebep olabildiğine vurgu yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yapılan klinik çalışmalarda hedonik açlığın, tıkanırcasına yeme sendromu gibi yeme bozukluklarına da sebep olabileceğinin bildirildiğini söyledi.
Hedonik açlık ile nasıl baş edilebilir?
Hedonik açlık ile nasıl baş edileceğine değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Öncelikle fizyolojik olarak vücudunuzu sağlıklı besinler ile doyurmanız gerekir. Yediğiniz yemeğin görüntüsünü iyileştirmek, tabaklarınızı yeşil sebze ve meyvelerle süslemek, yemeklerinizi az miktarda baharatlar kullanarak zenginleştirmek duyusal olarak da doymanıza, yani yediğiniz yemekten haz almanıza katkı sağlar.” dedi.
Muz, kivi, ananas, yaban mersini, ahududu gibi serotonin yani mutluluk hormonunu arttıran besinlere yönelmenin de hedonik açlıkla baş etmede etkili bir yöntem olabileceğini aktaran Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yağsız protein kaynaklarını da beslenmenize ekleyin. Yeterli miktarda su tüketmek, günlük olarak hafif tempolu açık hava yürüyüşleri veya evde yapabileceğiniz basit adım egzersizleri de beyninizin haz bölgesini uyaracak, hedonik açlığınızı kontrol etmenize katkı sağlar. Hedonik açlığınızı tetikleyen özellikle iştah açıcı tatlı ve yemek görüntülerinin bolca olduğu sosyal mecralardan uzaklaşmakta yani ekran süresini azaltmakta da fayda var. Besin endüstrisinin, pazarlama stratejilerinin oldukça güçlü olduğu bu yüzyılda duyusal uyaranlarımızı kontrol etmekte zorlansak da ruhumuzu doyuran aktivitelere yönelmek yaşam kalitemizi arttıracak ve sağlığımıza iyi gelecektir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yeme davranışı duyusal olarak da tetiklenebiliyor! Güzel görünen yiyeceklere karşı koyamıyorsanız, sebebi hedonik açlık olabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü dolayısıyla, ergoterapinin çocuklarda yeme davranışı sorunları üzerindeki etkisinden bahsetti.
Duyusal hassasiyetler, çocuklarda yeme davranışını etkileyebiliyor
Çocuklarda görülen bazı yemek yeme problemlerinin çok az ya da aşırı yemek yeme, seçici yeme, pütürlü gıdayı yiyememe, farklı tatları reddetme, çiğnememe ve gıdayı uzun süre ağzında tutmama olarak sıralanabildiğini dile getiren Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Seçici yemek yeme, pütürlü gıda yiyememe, çiğnememe veya yemek reddi duyusal hassasiyetlerden kaynaklı ortaya çıkabilmektedir.” dedi.
Yeme davranışını etkileyen duyusal gelişim basamaklarında tat, koku, dokunma, görme, proprioceptif, interoceptif yani acıkma doyma sinyallerini yöneten duyular yer aldığına dikkat çeken Cahit Burak Çebi, “Tat ve dokunma duyusuna hassasiyet gösteren çocuklar, yemeğin dokusuna, sertliğine, sıcaklığına, keskin tatlara ve yoğun baharatlı yiyeceklere tepki gösterirler. Kokuya karşı hassasiyet gösteren çocuklar yemeyi deneyimlemeden direkt kokusuna karşı tepki göstererek yemeyi reddedebilirler. Görsel sistemdeki hassasiyetlerden kaynaklı olarak yemeğin görüntüsüne karşı tepki, aynı renkteki yiyecekleri tercih etme, farklı yiyeceklerin birbirine karışmasına karşı tepki gösterip seçici yeme davranışı gösterebilirler. Ayrıca proprioceptif ve interoception sistemdeki duyusal eşiğin olması gerekenden düşük seviyede olan çocuklarda doyma sinyaline karşı hassasiyet ve bu hassasiyete bağlı olarak yeme reddi davranışıyla karşılaşılabilir.” şeklinde konuştu.
Ebeveynler sabırlı ve örnek olmalı…
Çocuklarda seçici yeme davranışının özellikle ebeveynler açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu hatırlatan Cahit Burak Çebi, “Bu noktada ebeveynlerin, çocuklarda farklı tatların reddedilmesinin duyusal gelişimdeki sınırlılıklardan kaynaklı olabileceğini göz önünde bulundurması gerekir.” dedi.
Bu süreçte ebeveynlerin sabırlı olmaları gerektiğine dikkat çeken Cahit Burak Çebi, ebeveynlere önerilerini şöyle sıraladı:
“Ebeveynlerin çocuğun isteklerini takip etmesi ve yeme düzeni açısından çocuklara örnek olması gerekir. Ebeveynlerin çocuğun yemesi gereken yiyecekleri uygun bir sofra düzeni içerisinde, çocuğun yanında eşlik ederek yemesi çocuğun farklı tatları deneyimlemesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca yemek esnasında çocuklara farklı seçenekler sunmak, yemeği seçmesine izin vermek, ekran karşısında olmadan, aileyle birlikte uygun bir masa düzeninde farklı tatları deneyimlemesini sağlamak süreci destekleyecektir.”
Ergoterapi ile çocukların yeme becerilerini geliştirecek planlamalar yapılıyor
Ergoterapistlerin, çocukların duyusal profilini ve yeme alışkanlıklarını değerlendirdiğine ve çocukların yeme becerilerini geliştirici planlama yaptıklarına değinen Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi sözlerini şöyle tamamladı:
“Ergoterapistler, duyu bütünleme yaklaşımıyla çocuğun duyusal profiline uygun bir şekilde, yemeyle ilgili duyusal zorluklarını aşmak için çeşitli yöntemler uygular. Örneğin farklı dokuların, tatların, kokuların ve pütürlü gıdaların deneyimlenmesini sağlayarak çocuğun duyusal gelişimini zenginleştirmeye çalışırlar. Ayrıca ergoterapide duyu bütünleme ve beslenme yaklaşımıyla çocuğun masa düzeni ve yeme düzeni hazırlanır, rahat hissedeceği ortam planlanır ve çocuğa uygun beslenme rutini oluşturulur.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çocuklarda yeme sorunları duyusal hassasiyet kaynaklı olabilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>