?>
?>
Yenilenme ve Dönüşüm hakkında konuştuğumuzda, restore edilen bina, içsel yenilenmenin ve dönüşümün de bir simgesi haline gelir. Hayatınızdaki belirli bir dönemi geride bırakıyor olabilirsiniz. Eski alışkanlıklarınızı veya zararlı ilişkilerinizi sonlandırmanın eşiğinde misiniz? İşte bu tür rüyalar, yeni bir sayfa açmanın zamanının geldiğini işaret eder. Kendinizi daha güçlü, daha dirençli bir birey olarak yeniden konumlandırmak için ilham kaynağı olurlar.
Rüyalarımız, günlük hayatımızın bir yansımasıdır. Rüyada restore edilen bina, bilinçaltınızın çağrısıdır. Belki de hayatınıza entegre etmeniz gereken değişiklikler var. Her rüyada olduğu gibi, bu rüyanın da kişisel bir boyutu bulunmaktadır. Bu nedenle, ne hissettiğinizi düşünün. Hangi değişiklikleri tecrübe etmek istiyorsunuz? Hayatınıza katmak istediğiniz yenilikler neler? Bütün bunlar, rüyanızın muazzam derinliklerine inen ve sizin için anlam kazanan detaylardır.
Geçmişin İzleri: Rüyalarımızda gördüğümüz binalar, bazen yıkılmış, harabe halde olan yerleri temsil edebilir. Bu binalar, geçmişteki sıkıntılarımızın ve yaşadığımız zorlukların bir yansımasıdır. Fakat burada önemli olan, artık bu yapının yenilenmesi. Yıkımın ardından gelen yeniden inşa süreci, kendimizi tekrar toparlayarak daha güçlü duruma geleceğimizin bir göstergesi olur. Bazen, eski hatalarımızın derslerini alarak, yeni ve sağlam temellerle ileriye doğru adım atmayı da simgeler.
Geleceğin Umutları: Yenilenmiş bir bina, aynı zamanda geleceğe dair umutlarımızı barındırır. Rüyada gördüğümüz bu yapılar, potansiyelimizi ortaya çıkarmanın ve yeni fırsatlara yer açmanın bir ifadesi olabilir. Yenilik ve dönüşüm, hayatta cesur adımlar atmamız için bir cesaret kaynağıdır. Eski kalıpları kırarak yeni yollar keşfetmek, yeni kapılar açmak için hazır mıyız? Bütün bunlar, rüyalarımızı daha anlamlı kılar.
Rüyada yenilenen binalar, geçmişin izleri ve geleceğin umutları arasında bir köprü kurar. Bu yapılar, içsel dönüşümümüzün ve büyüme sürecimizin sembolleridir. Ne dersiniz, bir rüyada yenilenen yapılar görmek, sizin için yaşamınızdaki hangi değişikliklerin habercisi olabilir?
Hayat, çoğu zaman sıradan bir akış içinde geçerken, bazı anlar vardır ki, ruhumuzu yeniden canlandırır. İşte restore edilmiş yapılar da tam bu noktada devreye giriyor. Peki, bir bina nasıl ruhsal bir yenilenme kaynağı olabilir? Düşünsenize, terkedilmiş bir yapı, yıllar süren paslı duvarlarıyla ve kırık dökük pencereleriyle karşınıza çıkıyor. Ama sonra, birileri bu hayalet yapıyı alıyor, onarıyor ve canlandırıyor. Ve bu süreç, sadece duvarlar için değil, aynı zamanda çevresindeki insanlar için de bir dönüşüm yaratıyor.
Restore edilen yapılar, tam anlamıyla bir yeniden doğuşun sembolüdür. Bir zamanlar unutulmuş olan bu yapılar, tarih kokan yapılarıyla adeta geçmişin izlerini taşıyorlar. Mesela, bir sanayi yapısının sanat atölyesine dönüştüğünü düşündüğümüzde, içinde yaratılan eserler, bu mekanların geçmişteki işlevleriyle birleşerek yeni bir anlam kazanıyor. Burada, bir nevi zamanı aşan bir diyalog kuruluyor. Geçmişin tecrübesi, bugünün yaratıcılığıyla harmanlanıyor.
Peki ya ruhsal yenilenme? Restore edilmiş bir mekan, sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel bir özgürlük sunar. İnsanlar, tarihi bir yapının içinde geçmişin sıcaklığını hissederken yeni fikirler üretebilirler. Belki de bir kafede otururken, bu eskinin ruhunu hissetmek insanın yaratıcılığını artırır. Kalabalık bir şehirde kaybolmuşken, bir anda karşılarına çıkan bu tür yapılar, adeta bir nefes alma alanı sunar.
Bu nostaljik dönüşüm, sadece mekanlar için değil, hayatlarımız için de bir anlam taşır. Eski yapılar, hayatın akışında kaybolduğumuz anlarda bize durup düşünmeyi hatırlatır. Hepimiz, kendimizi kaybettiğimizde bazı yerlerin bize yeniden yol göstermesini isteriz. Restore edilmiş rüyalar işte tam da bu ihtiyaca yanıt veriyor. Gizli hazinelerle dolu olan bu mekanlar, hem göz alıcı hem de ruhumuzu canlandırmaya çalışan birer liman gibidir.
Peki, restore edilen binalar neyi ifade eder? Yeniden doğuş, her bireyin hayatında önemli bir yere sahiptir. Belki de eski bir yarayı sarmanın ya da kaybettiğiniz bir şeyi geri kazanmanın simgesi olarak karşımıza çıkar. Rüyada gördüğünüz bu binalar, yaşamakta olduğunuz zorlukları aşma arzunuzu temsil edebilir. Kimi zaman hayatta önümüze çıkan engeller, bizi asıl potansiyelimize ulaşmaktan alıkoyar. Ama unutmayın, yıkımın ardından her zaman bir onarım süreci başlar.
Rüya içinde rüya gibi karmaşık bir durum söz konusu. Yıkık bir duvarın ardında, yeni bir dünya açılabilir. Her çatlak, her yıkık taş; aslında yeniden inşa etme isteğinin bir parçasıdır. Bu tür rüyaların bize sunduğu mesajlar, göz önünde bulundurulması gereken hayat dersleridir. Yıkılmış binalar, yalnızca geçmişin izleri değil; aynı zamanda gelecek için atılacak adımların habercisidir. Kendimize dönüp baktığımızda, her kaybın ardından edindiğimiz derslerle daha güçlü bir birey haline geliyoruz. Yaşadığımız tüm olaylar, bizi yeniden doğuşa hazırlıyor.
Rüyada restore edilen bir bina, genellikle kişinin kendine dönme, geçmişiyle yüzleşme ve içsel değişim yaşama isteğini simgeler. Dışarıdan bakıldığında harabe bir durumda olan bu binalar, aslında zihinlerimizin en derin köşelerinde saklı kalmış anıları ve duyguları temsil ediyor. Belki de siz de o binanın içindesiniz! Anılar, keşkeler, hatalar – hepsi o "restore edilirken" yeniden gözden geçiriliyor.
Bazen rüyadaki bu binalar, yeni başlangıçlar için bir fırsat sunuyor. Belki de mevcut yaşam alanınızda hissettiğiniz sıkışmışlık, içsel bir dönüşüm ihtiyacının habercisi olabilir. Hayalinizdeki bu binalar, sanıldığının aksine yalnızca geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe de yönelik plan ve umutlarınızı yansıtıyor. Bir duvarın yeniden inşası, belki de hayatınızdaki bir sorunun çözümünü aradığınızın bir işareti.
Aynı zamanda rüyalar, bilinçaltımızın bizlere sunduğu ilginç imgelerle doludur. Restorasyon süreci, aslında kendinizle barışmanızın sembolü olabilir. Tıpkı bir bina gibi, hayatınızda çatlaklar ve hasarlar var; ama onlara dikkat etmek, yeniden inşa etmek sizin elinizde. Kim bilir, belki rüyanızdaki o bina, sizi yepyeni bir hayata davet ediyordur!
Öyleyse, bir dahaki rüyanızda restore edilen o binanın içinde kaybolduğunuzda, hayallerinizin düşlediği yapının sırlarını çözmeye hazır olun. Rüyalar, hayatınıza şekil verme konusunda her zaman rehberlik eder; yeter ki onları dinlemeyi bilin!
Restorasyon Süreci Nedir? Rüyada binaların yenilenmesi, hayatınızdaki olumsuzluklardan kurtulma isteğinizi simgeler. Bu, kendinizi yenileme, geçmiş travmaları aşma veya yeni başlangıçlar yapma arzusunun bir işareti olabilir. Hayatımızda bazı şeyleri onarmak, aslında içsel huzuru bulmak için gereklidir. Rüyanızda bir binayı restore ettiğinizi görmek, sıklıkla kişisel gelişiminize, kendinize olan güveninize ve hayatınızdaki olumlu değişimlere işaret eder.
Duvarlar ve Kırık Pencereler Rüyanızda gördüğünüz duvarlar, yaşamınızdaki engellerin bir sembolüdür. Kırık pencereler, ruhsal durumunuzdaki kırılganlıkları temsil eder. Restorasyon sırasında tamir etmek istediğiniz yerler, aslında kendi iç dünyanızda onarmanız gereken, belki de yüzleşmekten kaçtığınız duygusal yaralarınızdır. Kendinizi nasıl hissettiğinizi sorgulamak, bu süreçte büyük bir adım atmanızı sağlayabilir.
Zemin ve Temeller Restorasyonun önemli bir parçası da zemin ve temellerdir. Rüyanızda temellere odaklanıyorsanız, hayatınızdaki köklü değişimlere ihtiyacınız var demektir. Yeni bir başlangıç yapmak için sağlam bir zemin oluşturmak, belki de var olan sorunlarla yüzleşmek anlamına gelebilir. Unutmayın, hayatta sağlam adımlarla ilerlemek, başarıyı getiren püf noktalarından biridir.
Rüyada restore edilen bina görmek, yenilenme, yeni başlangıçlar ve geçmişteki olumsuzlukların üstesinden gelme anlamına gelir. Bu rüya, kişinin hayatında olumlu değişimlerin olacağına, eski sorunların geride kalacağına ve yeni fırsatlarla karşılaşacağına işaret eder.
Restore edilen bir bina rüya yorumunda olumlu bir işaret olarak değerlendirilir. Bu, geçmişteki deneyimlerinizi yeniden şekillendirme, yenileme ve pozitif bir dönüşüm yaşama arzusunu simgeler. Genellikle yeni fırsatların ve umutların habercisi olarak görülür.
Rüyada bina restorasyonu görmek, kişinin yaşamındaki değişim ve yenilenme arzusunu simgeler. Bu rüya, geçmişteki sorunların üstesinden gelme ve yeni bir başlangıç yapma isteğini ortaya koyar. Psikolojik olarak, zihin dinlenmesi ve içsel huzur arayışını temsil eder.
Rüyada restore edilen bina, genellikle kişinin geçmişteki sorunlarını çözdüğüne ve yaşamında yeni bir başlangıç yapma isteğine işaret eder. Bu rüya, değişim ve yenilenme arzusunu simgeler. Ayrıca, kişinin güçlü bir temele oturduğunu ve kendi hayatında olumlu dönüşümler gerçekleşeceğini gösterir.
Rüyada restore edilen bina, genellikle yenilenme, geçmişle yüzleşme ve içsel dönüşüm sembolü olarak yorumlanır. Bu tür rüyalar, yaşamınızdaki değişimlere açık olmanız gerektiğini ve eski sorunları çözmenizi hatırlatır. Bu rüya, geçmiş deneyimlerden ders alarak daha güçlü bir geleceğe adım atma arzusunu ifade eder.
Rüyada Restore Edilen Bina yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yurt dışında kontrol edilen girişimlerin 2023 yılında faaliyete göre oluşan ciro toplamında ilk sırada ticaret; sonra sırasıyla sanayi, hizmet ve inşaat faaliyetleri yer aldı. Yurt dışında ticaret faaliyeti gösteren girişimler toplam 32 milyar 984 milyon dolar ciro elde etti. Ciro toplamında ikinci sırada yer alan sanayi faaliyetinde 31 milyar 111 milyon dolar, üçüncü sıradaki hizmet faaliyetinde 12 milyar 689 milyon dolar ve son sıradaki inşaat faaliyetinde ise 9 milyar 16 milyon dolar ciro elde edildi.
Yurt dışında kontrol edilen girişimlerin 900’ü hizmet, 840’ı ticaret, 523’ü sanayi ve 303’ü ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdi.
Yurt dışında kontrol edilen girişimlerin en etkin olduğu coğrafya Avrupa oldu
Avrupa (AB27+EFTA) ülkeleri 2023 yılında girişim sayısında %38; ciroda %32 pay ile birinci sırada yer aldı. Diğer Avrupa ülkeleri ise %19,8 pay ile girişim sayısında, %27,1 pay ile de ciroda ikinci sırada yer aldı. Yakın ve Orta Doğu ülkeleri cirodan aldığı %12,7 pay ile üçüncü sırada yer aldı. Girişim sayısında üçüncü sırayı payı %13,5 olan Diğer Asya ülkeleri aldı. Çalışanlar sayısında %29,5 ile en büyük paya sahip olan Diğer Avrupa ülkeleri, personel maliyetinde %29,3 pay ile ikinci sırada yer aldı. Personel maliyetinde en büyük payı %31,8 ile Avrupa (AB27+EFTA) ülkeleri aldı.
Yurt dışında kontrol edilen girişim sayısının en yüksek olduğu ülke Almanya, en yüksek cironun elde edildiği ülke Birleşik Krallık oldu
Yurt dışında kontrol edilen girişim sayısının en yüksek olduğu ülke 2023 yılında 242 girişim ile Almanya oldu. Almanya’da kontrol edilen girişimlerin 2023 yılında elde ettiği ciro 3 milyar 396 milyon dolar iken bu girişimlerde çalışanlar sayısı 6 330 ve personel maliyeti 390 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Birleşik Krallık 2023 yılında 9 milyar 993 milyon dolar ile yurt dışı girişimlerden sağlanan cironun en yüksek olduğu ülke oldu. Birleşik Krallık’ta kontrol edilen girişimlerin sayısı 131 olup bu girişimlerde çalışanlar sayısı 8 388, personel maliyeti ise 586 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Rusya, yurt dışında kontrol edilen girişim sayısı açısından 141, elde edilen ciro açısından da 6 milyar 953 milyon dolar ile ikinci sırada yer aldı. Ciroda 5 milyar 657 milyon dolar ile üçüncü sırayı alan Romanya’da kontrol edilen girişim sayısı 91 olarak gerçekleşti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Türkiye’de yerleşik girişimler tarafından yurt dışında kontrol edilen girişimlerin elde ettiği ciro 2023 yılında 85 milyar 801 milyon dolar oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediyesi, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki depremde yıkılan Hatay’daki Habib-i Neccar Camii’nin restorasyonunda önemli bir aşamayı geride bıraktı.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın belediyeleri, sivil toplum kuruluşları ve hayırsever vatandaşlarıyla 6 Şubat 2023’teki yıkıcı depremlerin ardından Hatay’da yaptığı çalışmalarla tüm Türkiye’nin takdirini kazandığını anımsattı.
“ADETA BİR YAPBOZUN PARÇALARINI TAMAMLAR GİBİ TİTİZLİKLE ÇALIŞIYORUZ”
Depremlerde büyük oranda yıkılan Hatay’ın simge yapısı Habib-i Neccar Camii’ni tekrar ayağa kaldırma konusunda üstlendikleri sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirmek için çalıştıklarını vurgulayan Başkan Altay sözlerine şöyle devam etti:
“6 Şubat’ta yaşadığımız acı felaket sadece binaları değil, tarihimizi, kimliğimizi ve hatıralarımızı da derinden sarstı. Anadolu’nun ilk camisi olarak bilinen Habib-i Neccar Camii’nin de büyük oranda yıkıldığını gördüğümüzde bu mukaddes emaneti yeniden ayağa kaldırmanın bizim için bir vazife olduğunu hissettik. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak, tarihimize, kültürümüze ve inancımıza sahip çıkmak adına hiç vakit kaybetmeden Vakıflar Genel Müdürlüğümüz ile Kültür ve Turizm Bakanlığımızla iş birliği yaparak restorasyon çalışmalarına başladık. İşe başladığımız ilk günden beri adeta bir yapbozun parçalarını tamamlar gibi çalışmaları titizlikle sürdürüyoruz. Hamdolsun restorasyon çalışmalarında önemli bir aşamayı geride bıraktık. Taşların imalatı, duvarların örülmesi, pencerelerin ve şadırvan çatısının yeniden oluşturulması gibi işlemlerden sonra son olarak caminin yeniden imal edilen ahşap kubbe kısmı da başarılı şekilde yerine yerleştirildi. Yapının her bir taşını, her bir detayını büyük bir hassasiyetle ele alıyoruz. İnşallah çalışmalarımızı mümkün olan en kısa sürede tamamlayarak bu manevi yapıyı yeniden ibadete açmak için sabırsızlanıyoruz.”
BAŞKAN ALTAY EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR ETTİ
Bu süreçte emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Altay, “Tüm ekip arkadaşlarımıza, bilim insanlarına, Konyalılara, müteahhit firmaya ve destek veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizlere, tarihimize ve manevi değerlerimize sahip çıkma bilinci nasip etsin. Konya-Hatay kardeşliği adına restorasyonunu sürdürdüğümüz Habib-i Neccar Camii, geçmişte olduğu gibi gelecekte de Müslümanların buluşma noktası, duaların yükseldiği kutlu bir mekân olmaya devam edecek” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay: “Hatay Habib-i Neccar Camii’nin Yeniden İmal Edilen Ahşap Kubbesi Yerine Yerleştirildi” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) Eylül 2024’te hayata geçirdiği “Quantum Application Hub’a” kabul edilen 13 şirket arasında yer alan Ford Otosan’ın projesi, 20-24 Ocak 2025 tarihlerinde Davos’ta düzenlenen WEF Yıllık Toplantısı’nda ‘en iyi uygulama örnekleri’ arasında gösterildi.
Ford Otosan, inovasyon yolunda attığı stratejik adımlarla Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Quantum Application Hub’a kabul edilen ilk otomotiv üretim şirketi oldu. Quantum Computing teknolojisini otomotiv sektöründe üretim planlama sürecine entegre etme hedefiyle, sektöre yenilikçi bir yaklaşım getirdi. Bu önemli adım, Ford Otosan’ın inovasyon yolundaki kararlılığını ve küresel liderlik hedeflerini bir kez daha ortaya koydu. Şirketin bu projedeki başarısı, 20-24 Ocak 2025 tarihlerinde Davos’ta düzenlenen WEF yıllık toplantısında dünyaya tanıtılan en iyi 13 uygulama örneğinden biri olarak uluslararası düzeyde takdir edildi.
Üretim Sırasının Optimize Edilmesiyle Artan Saatlik Kapasite
Ford Otosan, dünyada tek üretim üssü olduğu Ford Transit’in 1.500’den fazla varyantıyla artan üretim karmaşıklığını yönetmek için Gölcük Fabrikası’ndaki gövde üretim hattına Quantum Computing teknolojisini entegre etti. Bu yenilikçi teknoloji, farklı özelliklere sahip araçların üretim sırasını optimize ederek, geçiş sürelerini azaltıyor ve iş yükü dengesini sağlıyor.
Yoğun talep dönemlerinde saatte 0,1 araç daha fazla üretim kapasitesine ulaşmayı mümkün kılan bu uygulamanın, yalnızca üretim hattında değil, fabrikanın diğer alanlarında da önemli verimlilik artışlarına olanak tanıyacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Teknolojinin, tedarik zinciri yönetimi ve lojistik gibi süreçlerde de uygulanmasıyla, tedarikçi sevkiyatlarıyla ilgili belirsizliklerin daha iyi yönetilmesi, varyantlar arası üretim geçiş sürelerinin daha da kısaltılması, iş gücünün daha dengeli kullanılması ve ekipman arıza sürelerinin azaltılması hedefleniyor. Bu uygulama, Ford Otosan’ın operasyonel verimliliği artırma ve dijital dönüşümde lider olma vizyonunun bir parçası olarak, üretim süreçlerinde devrim niteliğinde bir değişim sağlıyor.
Ford Otosan Lideri Güven Özyurt: “Quantum hesaplama teknolojisinin üretim süreçlerimize entegrasyonu, Ford Otosan’ın inovasyon yolunda ne kadar kararlı ve ileriye dönük bir vizyona sahip olduğunun güçlü bir kanıtı”
Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, inovasyonun Ford Otosan’da bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Quantum hesaplama teknolojisinin üretim süreçlerimize entegrasyonu, Ford Otosan’ın inovasyon yolunda ne kadar kararlı ve yenilikçi teknolojilere odaklanan bir yaklaşım benimsediğimizin güçlü bir kanıtıdır. Bu adım, binlerce değişkeni analiz ederek klasik bilgisayarların çok uzun zamanda üreteceği çözümlerini dakikalar içinde sunmamızı sağlıyor. Bu sayede üretim çizelgelerimizi daha verimli hale getirirken, operasyonlarımızı da daha esnek bir yapıya kavuşturuyoruz. Küresel otomotiv sektöründe bu düzeyde bir uygulamanın başka bir örneğinin olmaması, ileriye dönük vizyonumuzu bir kez daha kanıtlıyor.” dedi.
Ford Otosan’ın Global Lighthouse Network Vizyonu Yeniköy’e Taşınıyor
Ford Otosan, 2019 yılında Endüstri 4.0 uygulamalarıyla WEF tarafından “Global Lighthouse Network”e dahil edilen Gölcük Fabrikası’ndaki öncü başarısını, şimdi Yeniköy Fabrikası’na taşıyor. Bu global prestije sahip fabrika, üretimde dijitalleşme ve yenilikçilikte bir referans noktası olmayı sürdürürken, Yeniköy’de de Quantum çizelgeleme sistemiyle yeni bir döneme imza atılması hedefleniyor.
Gölcük Fabrikası’nda gövde üretim hattında uygulanmak için planlanan Quantum çizelgeleme sistemi, Yeniköy Fabrikası’nda da ilerleyen dönemde Ford Custom araçlarının üretim süreçlerini optimize etmek için devreye alınacak. Bu ileri teknoloji sayesinde, sadece gövde üretim hattının çizelgelemesini iyileştirmek hedefiyle yetinilmeyecek; pres, gövde üretim, boyahane, montaj ve tampon stok bölgeleri gibi tüm üretim aşamalarını uçtan uca ele alarak optimize etme hedefiyle çalışmalar genişletilerek çok daha fazla verimlilik elde edilebilecek.
Quantum Çözümleri İçin Küresel Bir Platform: WEF Quantum Application Hub
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Quantum Application Hub, quantum teknolojilerini benimseyen öncü projeleri ve bu projelerin sektörlere sunduğu yenilikçi çözümleri sergilemeyi amaçlayan bir platform olarak öne çıkıyor. Platform, kuantum teknolojilerinin pratik uygulamalarını sergileyen projelere ev sahipliği yapıyor. Bu projeler, kuantum hesaplama, kuantum iletişimi ve kuantum sensörleri gibi alanlarda yenilikçi çözümler sunarak, endüstrilerde verimliliği artırmayı ve yeni fırsatlar yaratmayı amaçlıyor.
Quantum Computing teknolojisi nedir?
Quantum Computing (Kuantum Hesaplama), kuantum mekaniğinin temel ilkelerine dayalı olarak bilgi işlem yapan bir teknolojidir. Geleneksel bilgisayarların bitler yerine kuantum bitleri (qubit) kullanması sayesinde, aynı anda birden fazla olasılığı işleyebilme kabiliyeti sunar. Bu teknoloji, geleneksel bilgisayarlardan çok daha karmaşık ve büyük veri setlerini kısa sürede analiz etme yeteneğine sahiptir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ford Otosan, inovasyon yolunda bir ilki daha gerçekleştirdi: Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Quantum Application Hub’a Kabul Edilen İlk Otomotiv Şirketi Oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2004 YILINDAN BERİ 9 MİLYONDAN FAZLA SATIŞ
Yıllardır Avrupa’nın en sevilen markaları arasında yer alan Dacia; yıldan yıla artan satış hacmi, sektörün en sevilen otomobillerinden oluşan ürün gamı ve farklı alanlarda kazandığı başarılarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Dacia markası, 2024 yılında elde ettiği toplam 676.340 satış adediyle yüzde 2,7 büyüme kaydetti. Marka ayrıca 2004 yılından bu yana 9 milyondan fazla otomobil satarak önemli bir başarı elde etti. Bu başarı, Dacia’nın tüketicilerin nezdindeki konumunu ve beğeni algısını bir kez daha gözler önüne serdi.
AVRUPA’NIN TERCİHİ DACIA SANDERO
Markanın en önemli başarılarından biri ise Sandero modeliyle geldi. Dacia Sandero, 2024 yılında Avrupa’da en çok satılan model olarak rakiplerini geride bıraktı ve en çok tercih edilen model olmayı başardı. Toplam 309.392 adet satılan ve bu satış rakamıyla 2023 yılına göre %14,5 büyüme sağlayan Sandero, tüm kanallarda Avrupa’nın en çok satan modeli olurken aynı zamanda 2017 yılından beri Avrupa perakende pazarında en çok satan model olarak kayıtlara geçti.
Sandero, elde ettiği satış adediyle markanın toplam satışlarının neredeyse yarısını meydana getirdi.
Sandero ayrıca, tek bir yılda 300.000 adetten fazla satan ilk Dacia modeli olarak marka içerisindeki konumunu daha da güçlendirirken, kalitesini de bir kez daha kanıtlamış oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dacia Sandero, 2024 yılında Avrupa’nın en çok tercih edilen otomobili oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Urla Belediyesi ve Urla Bağ Yolu Derneği ile koordinasyon içerisinde gerçekleştirilen başvuru ile Urla Bağ Yolu; 2024 Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 Hikaye (Green Destinations Top 100 Good Practice) arasına seçildi. 2023 yılında Efeler Yolu’nun yer aldığı listeye, 2024 yılında Urla Bağ Yolu ile girildi. Böylece İzmir; sürdürülebilir turizm alanında iki yıl üst üste uluslararası alanda ödül kazanmış oldu. Urla Bağ Yolu; şimdi de 2025 Yeşil Destinasyonlar Halkın Seçimi Ödülü (2025 Green Destinations People Choice Award) için finale kaldı. Dünyanın en büyük turizm fuarı ITB Berlin’de düzenlenecek ödül töreninde Halkın Seçimi Ödülü için oy verme işlemi de başladı.
Oylama 25 Ocak tarihine kadar sürecek
Yarışma kapsamında her destekçi günde 1 kez oy kullanabiliyor. Oylama 25 Ocak 2025 tarihine kadar sürecek. https://opavote.com/en/vote/5100820134100992 linkinden gerçekleştirilecek oylama ile birinci seçilen destinasyona ödülü Mart ayında düzenlenecek ITB Berlin turizm fuarında verilecek.
Sertifikasyon çalışmaları sürüyor
Uluslararası Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne (GSTC) üye olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konsey tarafından verilen “Sürdürülebilir Turizm Destinasyonu Sertifikası” almak için de çalışmalarına devam ediyor. 2024’te İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından GSTC akreditasyon kuruluşu olan Green Destinations ile başlatılan çalışmalarda, Selçuk ve Urla sertifikasyon çalışmaları paydaşlarla birlikte yürütülüyor.
50’den fazla program ortağı tarafından destekleniyor
Yeşil Destinasyonlar (Green Destinations), dünya genelinde sürdürülebilirliğe bağlı destinasyonların en büyük ağı ve 50’den fazla program ortağı tarafından destekleniyor. Her yıl Yeşil Destinasyonlar tarafından düzenlenen En İyi 100 Hikaye (Top 100 Good Practice) yarışması, turizm profesyonellerinden gezginlere kadar tüm turizm sektörüne ilham verici örnekler sunmayı amaçlıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen en iyi sürdürülebilir turizm hikayeleri bu platformda bir araya getiriliyor. Bu hikayeler aracılığıyla, destinasyon yönetim organizasyonları, karşılaştıkları sürdürülebilir kalkınma zorluklarına ve sorunlarına yönelik geliştirdikleri çözümlerle tanınıyor.
Halkın Seçimi Ödülü (People Choice Award) ise 2024 yılı için En İyi 100 Hikaye listesine giren tüm katılımcıların halk tarafından seçilmesine olanak tanıyor. Herkes, Green Destinations web sitesi üzerinden çevrimiçi bir oylama formu aracılığıyla favori destinasyonlarını seçebiliyor.
“Urla’nın Şarap Mirasını Keşfetmek: Urla Bağ Yolu’nun Doğuşu”
Urla Bağ Yolu, 2013 yılında bölgede artan şarap üreticilerini desteklemek amacıyla yedi yerel kuruluş tarafından kuruldu. Proje ile Urla’nın tarihi şarap kültürünü canlandırmak, şarap üreticileri arasında iş birliğini artırmak ve sürdürülebilir yerel kalkınmayı teşvik etmek amaçlanıyor. 10 farklı şarap üreticisinin yer aldığı rota, kültürel mirası koruma ve çevre dostu uygulamaları öne çıkararak sürdürülebilir turizm için de bir model haline geldi. Urla Bağ Yolu turizm sezonunu uzattı, bölgesel ekonomik büyümeye katkı sağladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir “Tercih Edilen Destinasyon” olmak için finalde yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İhmal Edilen Baca Temizliği Yangına Neden Oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tarım teknolojileri alanında birçok başarıya imza atan YTÜ Yıldız Teknopark şirketlerinden Orbiba Robotics, CERN Venture Connect (CVC) programına kabul edilen dünyadaki tek teknoloji şirketi oldu. Şirket, CERN’in Yapılandırılmış Lazer Işını teknolojisini tarım robotlarına entegre ederek çiftçilerin maliyetlerinin düşürmeye hazırlanıyor.
Yapay zeka ve yenilenebilir enerjiyle çalışan robotik platformlar geliştirerek sürdürülebilir ve verimli tarım çözümleri sunan Orbiba Robotics, CERN Venture Connect (CVC) programına dünyada tarım teknolojileri alanında kabul edilen ilk girişim, Türkiye’de ise CERN Venture Connect’e seçilen tek startup oldu. YTÜ Yıldız Teknopark bünyesinde yer alan YTU Innovation Hub’ta ürünlerini geliştiren şirket, CERN’ün ileri teknolojilerine ve uzmanlıklarına erişim sağlayacak. Özellikle, CERN’ün Yapılandırılmış Lazer Işını (Structured Laser Beam – SLB) teknolojisinin global lisansını alarak bu teknolojiyi tarım robotlarına entegre edecek olan Orbiba Robotics, robotların daha az enerji tüketerek daha yüksek doğrulukla çalışmasını sağlayarak çiftçilerin maliyetini düşürecek.
CERN’ün İleri Teknolojilerine ve Uzmanlıklarına Erişim İmkanı
Orbiba Robotics olarak, derin teknoloji ve yenilikçi çözümler geliştirme misyonumuz doğrultusunda, CERN Venture Connect (CVC) Programı’na başvurduklarını ifade eden şirketin CEO’su İlker Bektaş, “Başvuru sürecinde, tarım teknolojileri alanındaki projelerimizi ve CERN teknolojileriyle nasıl entegre edebileceğimizi detaylandırdık. Değerlendirme sürecinin ardından, programın bir parçası olmaya hak kazandık. Globalde kabul alan ilk tarım teknoloji girişimi olduk. CVC Programı sayesinde, CERN’ün ileri teknolojilerine ve uzmanlıklarına erişim imkanı elde ettik. Ayrıca, program kapsamında düzenlenen etkinliklerde projelerimizi tanıtma ve uluslararası yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı bulduk. CERN ile iş birliğimiz, tarım teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir. Özellikle, CERN’ün Yapılandırılmış Lazer Işını (Structured Laser Beam – SLB) teknolojisinin global lisansını alarak, bu teknolojiyi tarım robotlarımıza entegre etme ayrıcalığını kazandık.
Ayrıca, CERN teknolojilerinin ticarileştirilmesi sürecinde bize rehberlik etmekte ve CERN’ün yatırımcı ve teknoloji paydaş ağlarına erişimimizi sağlamaktadır.” dedi.
Çiftçiler İçin Daha Verimli Teknolojiler Geliyor
SLB teknolojisinin entegrasyonu hakkında da bilgi veren Bektaş şöyle devam etti: “Bu teknoloji tarım robotlarımızın hassasiyetini ve etkinliğini artıracaktır. Bu süreçte, CERN uzmanlarıyla birlikte çalışarak, lazer ışınının bitki tanıma, yabancı ot tespiti ve diğer tarımsal uygulamalarda optimal kullanımını sağlayacağız. Ayrıca, basit bir lazer kaynağı kullanarak, düşük enerji tüketimiyle yabancı ot gelişimini durdurma üzerine çalışmalar yürüteceğiz. SLB teknolojisi, tarım robotlarımızın daha az enerji tüketerek daha yüksek doğrulukla çalışmasını mümkün kılacak, böylece çiftçiler için maliyetleri düşürürken çevresel sürdürülebilirliği destekleyecektir. SLB teknolojisinin entegrasyonu, tarım robotlarımızın yeteneklerini önemli ölçüde artıracak ve çiftçilere daha verimli, sürdürülebilir çözümler sunmamızı sağlayacak. Gelecekte, bu tür ileri teknolojileri kullanarak, tarım sektöründe dijital dönüşüme öncülük etmeyi ve global ölçekte sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Ayrıca, farklı CERN teknolojilerini de ürünlerimize entegre ederek, inovasyon kapasitemizi sürekli geliştirmeyi planlıyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tarım Teknolojilerinde Bir İlk: CERN’e Kabul Edilen Tek Şirket Türkiye’den yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Web tasarım, bir işletmenin dijital dünyadaki kimliğini oluşturan en önemli unsurdur. Estetik bir görünüm ve işlevsellik bir araya gelerek, kullanıcı dostu ve hedef kitlenize hitap eden bir web sitesi ortaya çıkarır. Kocaeli web tasarım hizmetlerimiz, mobil uyumlu ve hızlı yüklenen siteler oluşturarak markanızın dijital alandaki başarısını artırmayı hedefler.
Web tasarım, işletmenizin dijital dünyada öne çıkmasını sağlayan güçlü bir araçtır.

Web tasarım fiyatları, projenizin kapsamına ve ihtiyaçlarınıza göre değişiklik gösterir. Örneğin, kurumsal bir web sitesi ile kapsamlı bir e-ticaret platformunun maliyetleri farklılık gösterebilir. Kocaeli web tasarım firması olarak, bütçenize uygun, kaliteli ve uzun vadeli çözümler sunuyoruz.
SEO (Search Engine Optimization), arama motorlarında daha üst sıralarda yer alarak hedef kitlenize ulaşmanızı sağlayan bir optimizasyon çalışmasıdır. Doğru anahtar kelimeler, kaliteli içerik ve güçlü bir teknik altyapı, web sitenizin organik trafiğini artırır. Kocaeli reklam ajansı hizmetlerimizle, işletmenize özel SEO stratejileri sunarak görünürlüğünüzü artırıyoruz.
SEO, dijital pazarlama stratejinizin temel taşlarından biridir ve işletmenize birçok avantaj sağlar:
Kocaeli Dijital, yalnızca bir Kocaeli web tasarım firması değil, aynı zamanda yaratıcı bir Kocaeli reklam ajansı olarak işletmelere bütünsel çözümler sunar. Web tasarım, SEO, dijital reklamcılık ve sosyal medya yönetimi gibi birçok alanda uzman ekibimizle çalışarak hedeflerinize daha hızlı ulaşabilirsiniz.
İşletmenizin dijital dünyadaki başarısını artırmak için daha fazla beklemeyin! Kocaeli web tasarım, SEO ve dijital reklamcılık çözümlerimizle fark yaratmaya hazırız. Kocaeli Dijital, dijital dönüşümünüzde güvenilir partneriniz olmaya hazır. Bizimle iletişime geçin ve dijital dünyada bir adım öne çıkın!
Web Tasarım ve SEO Hizmetlerinde Tercih Edilen Ajans yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi ve Selçuk Üniversitesi Hukuk Akademisi Topluluğu’nun düzenlediği “İnsanlığın Kanayan Yarası Soykırım: Filistin ve Doğu Türkistan” konulu konferansa Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 29. Dönem Başkanı Mustafa Şentop konuk oldu.
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda Hukuk Akademisi ve Mesleki Gelişim Koordinatörü Mustafa Bahadır Güven’in açılış konuşmasının ardından söz alan Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ak, programa teşrif eden Mustafa Şentop’a teşekkür ederek, insanlığın vicdanında derin yaralar açan bir meseleye dikkat çekmek için bir araya geldiklerini söyledi.
“BU COĞRAFYALARDA YAŞANAN ACILAR HEPİMİZİN ORTAK ACISI, ORTAK MESELESİDİR”
Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, “İnancımızın, tarihimizin ve medeniyetimizin ortak mirası olan Kudüs hepimizin kalbinde özel bir yere sahip. Doğu Türkistan ise Türk İslam coğrafyasının kadim bir parçası. Bu coğrafyalarda yaşanan acılar hepimizin ortak acısı, ortak meselesidir” diye konuştu.
Uzbaş, “İnsan haklarını hiçe sayarak tüm dünyanın gözleri önünde katliam yapanların hak ettikleri cezayı bir an önce almasını temenni ediyorum. Konferansı düzenleyen Selçuk Üniversitesi Hukuk Akademisi Topluluğuna ve Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisimize çok daha adil ve yaşanabilir bir dünya adına öncülük ettikleri için teşekkür ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Daha sonra Medipol Üniversitesi Araştırma Görevlisi Seniha Begüm Şentop Atıcı, “İşgal Bölgelerinde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmelerinin Uygulanabilirliği” hakkındaki kaleme aldığı tezleri ve bu konudaki çalışmaları hakkında bilgi verdi.
“DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE İNSANLIĞA KARŞI BÜYÜK SUÇLAR İŞLENİYOR”
Programa katılan TBMM 29. Dönem Başkanı Mustafa Şentop ise öğrencilere bir konferans verdi.
Dünyanın birçok yerinde insanlığa karşı büyük suçlar ve zalimlikler işlendiğini ancak Filistin ve Gazze’nin çok güncel ve çok önemli olduğunu dile getiren Şentop, “Doğu Türkistan da var, Myanmar da var uzun zamandır devam eden. Asya’da, Afrika’da bu zulümlerin de muhatabı büyük ölçüde Müslüman topluluklar. Fakat Filistin, Gazze ve Kudüs’ü farklı kılan bir husus var. Aslında sadece Filistin, Gazze ve Kudüs’ü ifade etmiyor. Bu bölgeler dünya düzeninin anahtar kelimeleridir. 2. Dünya Savaşı sonrası bilhassa tahkim edilen o dünya düzenini bu kelimelerle ifade ediyoruz. Yani Filistin’i, Gazze’yi, Kudüs’ü konuşurken buraları konuşmuyoruz. Dolayısıyla bunu sadece Gazze’de yaşayan kardeşlerimizin Filistin’in, Kudüs’ün meselesi olarak görmek yanlış olur. 2. Dünya Savaşı sonrası tahkim edilen bir dünya düzenini esasen konuşuyoruz, tartışıyoruz. O bakımdan özel bir yeri var. Tabi dünyanın başka bölgelerinde gerçekleşen soykırımları, insanlığa karşı suçları ve zulümleri de unutmuş değiliz. Ancak bütün bunların temelinde bu mevcut dünya düzeni var ve bizim hesaplaşmamız gereken esas muhatap da bu düzendir” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Prof. Dr. Şentop: “Filistin, Gazze ve Kudüs 2. Dünya Savaşı Sonrası Tahkim Edilen Dünya Düzeninin Anahtar Kelimeleridir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>