?>
?>
Ege Bölgesi’nin eşsiz doğasına uzanan 156 kilometrelik parkuruyla 6. Etap, Selçuk (İsabey) – Selçuk (Meryemana) güzergâhında gerçekleştirilecek. Zorlu tırmanışları, teknik virajları ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken bu etap, hem sporcular hem de izleyiciler için etkileyici bir yarış deneyimi sunacak. Denizle bütünleşen koylar, ormanlık alanlar ve tarihi değerlerle bezeli bu özel rota, katılımcılara fiziksel dayanıklılığın yanı sıra görsel bir şölen de yaşatacak. Selçuk İsabey’den başlayarak Selçuk Meryemana’da sona erecek yarışta, dünyanın önde gelen bisikletçileri etabın galibi olabilmek adına kıyasıya mücadele edecek.
Parkur Detayları
60.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na katılan 23 Takım, 29 Nisan Salı günü Selçuk İsabey’den saat 12.10’da start alacak.
156 kilometrelik bu etap, yarışçılara Ege’nin derinliklerinde unutulmaz bir yolculuk vaat ediyor. Selçuk’tan başlayan parkur, tarihi ve kültürel dokularla bezeli rotası boyunca zeytinliklerin arasından, kıvrımlı yollardan ve çam ormanlarının serinliğinden geçerek Meryemana’nın mistik zirvesine ulaşıyor.
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu – Selçuk (İsabey)- Selçuk (Meryemana) Etabı Parkur Tanıtımı
Ege’nin büyüleyici doğasında bulunan 6. Etap, 156 kilometrelik zengin rotasıyla hem sporculara hem de izleyicilere unutulmaz bir yolculuk sunacak. Selçuk (İsabey)’den başlayıp Selçuk (Meryemana)’da sona erecek bu özel etap; denizle iç içe koylar, yemyeşil orman yolları ve tarihi dokularla örülü güzergâhı sayesinde görsel bir şölen vadederken, zorlu tırmanışları ve teknik virajlarıyla da pelotonun en dikkat çeken mücadelelerinden birine sahne olacak. Doğa, tarih ve rekabetin bir araya geldiği bu etapta, dünya bisikletinin yıldızları zafer için pedal çevirecek.
Parkur Detayları:
Tarih: 2 Mayıs Cuma
Start Saati: 12.10
Toplam Mesafe: 156,00 km
Başlangıç Noktası: Atatürk Caddesi
Bitiş Noktası: Meryemana Müzesi
Ege’nin Kalbine Uzanan Zorlu Yolculuk: Selçuk – Meryemana Etabı
Yarış, Selçuk şehir merkezinden start alarak Torbalı’nın ovalarını geride bırakırken; kıvrımlı yollar, zeytinlikler, orman içi geçitler ve taş evlerle bezeli köy manzaraları eşliğinde yükselmeye başlıyor. Doğancılar’ın yamaç köylerinden ve tarihi atmosferiyle öne çıkan Şirince’nin dar sokaklarından geçen etap, sporcuları Meryemana’nın yüksek rakımlı zirvesine ulaştırıyor. Her kilometresi farklı bir doğa ve yol karakterine sahip bu özel parkur; dayanıklılığı, stratejiyi ve takım uyumunu eş zamanlı olarak sınayan bir yarış deneyimi sunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Yollarında Tarih ve Doğayı Birleştiren Rekabet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Sualtı Ragbisi Erkek A Takımı, turnuvayı yenilgisiz bir şekilde tamamlayarak şampiyon oldu. Turnuva boyunca sergiledikleri etkileyici oyunla rakiplerini geride bırakan takım, İzmir’de büyük bir zafer kazandı. Turnuvada bir diğer başarı ise Ege Üniversitesi Spor Kulübü Sualtı Ragbi Erkek B Takımı’ndan geldi. Sualtı Ragbisi B Takımı, gösterdiği mücadele ile ikincilik kürsüsüne çıkarak başarılarına bir yenisini daha ekledi. Ege Üniversitesi’nin Sualtı Ragbisi Kadın Takımı da turnuvayı boş geçmedi. Kadın sporcular, zorlu mücadelelerin ardından ikinci olarak büyük bir başarıya imza attı. Ege Üniversitesi Spor Kulübü, hem erkek hem de kadın takımlarıyla büyük bir başarıya ulaşarak İzmir’deki sualtı ragbi şampiyonasında adını altın harflerle yazdırdı.
Başarıları ile adlarından söz ettiren Sualtı Ragbisi oyuncularını tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Sualtı ragbisi gibi zorlu bir branşta, hem erkek hem de kadın takımlarımızın gösterdiği üstün başarı, Ege Üniversitesinin spordaki kalitesini bir kez daha kanıtlamıştır. Öğrencilerimizin azim, disiplin ve takım ruhu ile kazandıkları bu zafer, sadece üniversitemizin değil, Türk sporunun da gurur kaynağıdır. Ege Üniversitesi, eğitimde olduğu gibi sporda da çıtasını yükseltmeye devam edecek. Sporcularımızı, antrenörlerini ve tüm emeği geçenleri gönülden tebrik ediyor, bu zaferin bir başlangıç olmasını temenni ediyorum. Üniversitemizin spor alanındaki altyapı imkanlarıyla geleceğin sporcularını yetiştirmeyi sürdüreceğiz. Öğrencilerimize sadece akademik başarı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sporculuk kariyerlerini destekleyecek her türlü olanağı sunacağız” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi Spor Kulübü Sualtı Ragbisi takımları başarıları ile göz kamaştırdı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İşte biz bu inançla çalışıyoruz. Çocuklarımız daha adil bir dünyada büyüsün diye… Sadece sınavlara değil hayata hazırlansınlar diye… Özgür düşünsünler, soru sormaktan korkmasınlar, hayal kurarken “olmaz” demesinler diye…
Bu ülkenin her çocuğu aynı gökyüzüne bakarken, aynı fırsatlara sahip olmalı. Çünkü fırsat eşitliği bir lütuf değil, bir haktır. Ve biz bu hakkı teslim etmeden hiçbir başarıyı yeterli saymayacağız. Bugün ülkemizde milyonlarca çocuğun gözleri ışıl ışıl parlıyorsa, o ışığın kaynağı 105 yıl önce yanan meşaledir. Bizlere düşen ise o ışığı geleceğe taşımaktır.
Değerli vatandaşlarımız, kıymetli çocuklarımız, 23 Nisan; bir milletin kendi kaderine sahip çıktığı gündür. Ve bu kader, bugünün çocuklarının ellerinde şekillenmeye devam etmektedir. Onlara duyduğumuz güven, umudumuzun en büyük kaynağıdır. Bir çocuğun hayali, bir milletin kaderini değiştirir. Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm istiklal kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyor; yeryüzündeki tüm çocukların bayramını içtenlikle kutluyorum.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’den 23 Nisan mesajı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, Denetim ve Serbestlik tanıtım videosu katılımcılara izletildi.
Devletin, asli görevinin vatandaşı korumak olduğunu dile getiren Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, “Öncelikle hepinize, Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’un selamlarını iletiyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sayın Rektörümüze, üniversitenin kapılarını bize açtığı için teşekkür ediyorum. Kendisi, önemli işlere imza atıyor. Bu toplantı sonucunda ortaya çıkacak rapor, infaz hukukuna ve denetimli serbestlik hukukuna ilişkin bir perspektif ortaya koyacak. Biz de Bakanlık olarak bu perspektif ışığında ne gerekiyorsa yapacağız. Devlet demek, vatandaşını korumak demektir ve devletin, vatandaşını koruyabilmek adına cezalandırma yetkisi vardır. Barışı, huzuru ve kamu düzenini sağlamak, devletin asli görevidir. Tarih boyunca hümanist bakış açısıyla ceza ve infaz hukuku da sürekli değişmiştir. Bizim kültürümüzde, insana değer vermek esastır” dedi.
“Her insan suç işlemeye meyillidir”
Bakan Yardımcısı Can, “Her insan suç işlemeye meyillidir. Bu bakımdan suç işlenmektedir ve işlenmeye de devam edecektir. İnfaz rejiminde asıl amaç bireyi topluma kazandırmak, ıslah ve iyileştirmektir. Ancak uygulamaya bakıldığında, tüm dünyada suç işleyip tahliye edilenlerin; cezaevinden çıktıktan sonra yaşanan problemler, toplumdaki ötekileştirme gibi nedenlerden dolayı yaklaşık yüzde 40’ının tekrar suç işleyerek cezaevlerine geri döndükleri görülmüştür. Ülkemizde de bu oran yüzde 45 civarındadır. Bu da, infaz rejiminin tekrardan ele alınması gerektiğinin bir göstergesidir. Bu, sadece Adalet Bakanlığı’nın tek başına yapabileceği bir şey değil. Ailenin, toplumun ve devletin hep birlikte el atması gerekir” diye konuştu.
Bireylerin ıslahının toplumun yararına olduğunu dile getiren Ramazan Can, “Bugün, 400 bin civarında tutuklu ve hükümlü cezaevlerinde, yaklaşık 600 bin denetimli serbestliğe tabi olmak üzere 1 milyon kişi infaz hukuku sistemi içerisindedir. Bu kadar kişi bu sistemin içerisinde olmasına rağmen bir cezasızlık algısından da bahsedilmektedir. Denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerin suç işlemesi bir cezasızlık algısı oluşmaktadır. Ancak, diğer taraftan bakıldığında bireylerin topluma kazandırılması gerekir. Bu bir dengedir. Bu kişileri ıslah etmek, topluma kazandırmak sadece o kişinin değil, toplumun menfaatine de uygundur. Dolayısıyla toplumun da bu manada bir bedel ödemesi gerekir. Islah ve iyileştirme yalnızca cezaevi ya da denetimli serbestliğin tekelinde değildir. Aileler, okullar, STK’lar, üniversiteler bu konuda iş birliği yapmak zorundadır” dedi.
“Biz, kişilerin işlediği suçla ilgilenmiyoruz”
Hukuk sisteminin, Türkiye’nin itibarı olduğunu söyleyen Can, “Türkiye Cumhuriyeti’nin infaz rejiminin insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğünü esas alan bir uygulama olduğunu biliyorum. Bu da Devletimizin bir itibarıdır. Bugün ceza evlerinde şiddete sıfır tolerans var, işkence yok. Kişiyi, işlediği suça bakmaksızın insan haklarına, hukukun evrensel ilkelerine saygın bir şekilde işlem yapıyoruz. Biz, kişilerin işlediği suçla ilgilenmiyoruz. Bizim infaz sistemimiz kişiyi ‘insan’ olarak görüyor ve ona göre davranıyor. Bir ülkenin gelişmişliği, modern hukuk sistemiyle ölçülüyor. İnfaz sistemimizin işleyişi sayesinde ülkemizde Anayasa Mahkemesine ve İnsan Hakları Mahkemesine başvuruların da asgari düzeye indiğini görüyoruz. Bu bakımdan da tüm personelimize teşekkür ediyorum” dedi.
“Denetimli serbestlik adalet sisteminin temel unsularından birisidir”
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, “2005 yılında adalet sistemimize kazandırılan denetimli serbestlik uygulamaları, suç işleyen bireylerin topluma kazandırılması, toplumsal huzurun tesisi konusunda önemli bir dönüm noktası olmuş, adalet sistemimizin temel unsurlarından birisi haline gelmiştir. Bugün, denetimli serbestlik sistemimizin 20 yıllık tecrübesini tüm boyutlarıyla değerlendirmek, karşılaştığımız sorunları tespit etmek, çözüm yollarını tartışma için bir araya geldik. Etkinliğimiz boyunca denetimli serbestliğin mevcut yapısı, hedefleri, uygulamada karşılaşılan güçlükler ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alınacak. Toplantımızın adalet sistemimize ve toplumumuza hayırlı sonuçlar getirmesini diliyor, katkı ve katılımlarıyla bu süreci zenginleştiren herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Adalet sisteminin gelişimine katkı sunmak sorumluluğumuzdur”
EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak bizler, üniversite-toplum iş birliği çerçevesinde, adalet hizmetlerinin gelişimine katkı sunmayı bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Adalet sisteminin daha şeffaf, daha kapsayıcı ve daha etkin işlemesi için disiplinlerarası çalışmalar yürütmekte; hukuk, psikoloji, sosyoloji ve eğitim gibi alanlarda bilimsel destek sağlamaktayız. Üniversitemizin Psikoloji, Sosyoloji, Hukuk ve Eğitim fakülteleri ile Ege Meslek Yüksekokulu bünyesinde; denetimli serbestlik kapsamında yer alan bireylerin psikososyal destek süreçlerine katkı sunmak üzere çeşitli projeler gerçekleştirdik. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile imzaladığımız iş birliği protokolleri sayesinde, öğrencilerimiz hem uygulama deneyimi kazanmakta hem de toplumsal sorumluluklarını yerine getirmektedir. Ayrıca, üniversitemizde gerçekleştirilen yüksek lisans ve doktora tezlerinde denetimli serbestlik sistemi çok boyutlu olarak ele alınmakta; birey üzerindeki psikolojik etkiler, toplumsal uyum süreçleri ve suçun tekrarının önlenmesi konularında önemli veriler üretilmektedir. Bu çalışmalar, politika yapıcıların karar süreçlerine ışık tutacak nitelikte bilimsel katkılar sunmaktadır” dedi.
Yakın zamanda iki önemli protokole imza attıklarını dile getiren Prof. Dr. Budak, “ İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız ile Üniversitemiz arasında, ‘Kırılgan Grupların Sağlık Hizmetlerine Erişiminin Güçlendirilmesi Projesi’ ile toplumumuzun en kırılgan üyelerinin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak önemli bir adım atarak Üniversite Hastanemizdeki çocuk ve erişkin ruh sağlığı kliniklerimizde bu özel grup için randevu sisteminde kontenjan ayırarak onlara daha hızlı ve etkin sağlık hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Yine ‘Denetimli Serbestlik Hizmetleri Alanında İş Birliği’ protokolleri kapsamında yürütülecek çalışmalarla, denetimli serbestlik tedbiri uygulanan bireylerin eğitim ve rehabilitasyon süreçlerine destek sağlamayı, bağımlılıkla mücadeleyi güçlendirmeyi ve çocuklara yönelik sosyal projeler geliştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
“Her türlü iş birliğine hazırız”
Prof. Dr. Budak, “Üniversitelerin asli görevlerinden biri de kamu politikalarına bilimsel bir zemin hazırlamak, sosyal sorunlara çözüm üretmek ve kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde toplumsal gelişimi desteklemektir. Bu çerçevede, denetimli serbestlik uygulamalarının geliştirilmesi ve daha etkin hale getirilmesi için ilgili tüm kurumlarla ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduğumuzu özellikle belirtmek isterim. Bugünkü toplantının da bu anlamda çok değerli bir platform olduğuna inanıyorum. Üniversitemizin sahip olduğu akademik birikim ve araştırma kapasitesini, adalet sistemimizin insani yönünü güçlendirecek her türlü çalışmada seferber etmeye devam edeceğiz. Bu sürecin bir paydaşı olmaktan gurur duyuyor; denetimli serbestlik uygulamalarının daha da yaygınlaşması ve etkinleşmesi için her türlü akademik katkıyı sunmayı taahhüt ediyoruz. Bu anlamlı programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyor; toplantının ülkemizin adalet sistemi açısından hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
“Denetimli serbestlik, ceza infazının geleceğidir”
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ise “Bölge toplantılarımızın İzmir ayağını ülkemizin güzide üniversitelerinden birisi olan Ege Üniversitesinde yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 20 yıllık bir süre içerisinde denetimli serbestlik mekanizması, infaz sistemimizin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. 2005 yılında denetimli serbestlik mekanizmasının ülkemize gelmesi, çok önemli bir reformu içermekteydi. Bu sistem içerisinde şu an itibarı ile 6 bin personelimiz 448 bin yükümlünün takibini gerçekleştiriyor. Denetimli serbestlik sistemi, kişiyi rehabilite etme ve topluma tekrardan yararlı bir birey haline getirme amacına çok güçlü bir şekilde hizmet eden bir infaz sistemidir. Denetimli serbestlik, ceza infazının geleceğidir. Batılı sistemlere bakıldığında denetimli serbestlik faaliyetlerinin pek çoğunun gönüllülük esasına göre yürüdüğü görüyoruz. Biz de sorumluluklarımızı yerine getirirken diğer kamu kurumlarımızın da desteklerini görüyoruz. Denetimli serbestliğin önümüzdeki yıllarda da çok daha güçlü bir şekilde infaz ve iyileştirme alanında rolünü ifade edeceğine inancım tamdır. Bu toplantının düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Gün boyunca devam eden etkinlik kapsamında alanında uzman kişilerde denetimli serbestlik sisteminin uygulamaları, geleceği ve problemleri tartışıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Denetimli Serbestliğin 20. Yılı Bölge Toplantısı Ege Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kazanılan başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak sporun her alanında, her yaşta başarılar elde etmeyi kendimize hedef edindik. Çocuklarımızın, genç sporcularımızın çeşitli turnuvalarda elde ettikleri şampiyonluklar ve dereceler ziyadesiyle göğsümüzü kabartıyor. 50 yaş üstü sporcularımızdan oluşan ve benim de formasını terlettiğim Ege Üniversitesi Masterlar Futbol Takımımız, Play-Off final maçında Manisa 1965 Masterler Takımını penaltılar sonucu mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. Sezon boyunca ter döken takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Üniversitemize spor alanında bir başarı daha getirmenin gururunu hep birlikte yaşıyoruz” dedi.
Maç sonunda Rektör Prof. Dr. Necdet Budak ve Ege Üniversitesi Masterlar Futbol Takımı sporcuları, kazanılan kupalarla birlikte saha içerisinde kutlama yaparak başarının tadını çıkardılar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi Masterlar Futbol Takımı şampiyonluğa uzandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Mart ayında 1 milyar 588 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. EİB’nin 2025 yılının Ocak-Mart döneminde ihracatı 4 milyar 477 milyon dolar olurken, son 1 yıllık dönemdeki ihracatı 18 milyar 228 milyon dolara ilerledi. Sanayi ihracatı ise Mart ayında yüzde 3 artışla 873 milyon dolar, tarım ihracatı ise 595 milyon dolar olarak gerçekleşti.
248 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 6 artırarak zirvedeki yerini korurken, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 135 milyon dolarlık döviz getirisiyle ikinci ve Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 6 artışla 120 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sıranın sahibi oldu.
Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Mart ayında en fazla artış gösteren sektör olarak ihracatını yüzde 47 artışla 46 milyon dolara taşıdı.
Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Mart ayını 103 milyon dolarla, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ise Mart ayını 98 milyon dolar ihracatla geride bıraktı.
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 25 artışla 95 milyon dolarlık, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 5 artışla 95 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Mart ayında 73 milyon dolarlık ihracat rakamını kayda aldı.
Ege Tütün İhracatçıları Birliği ihracatını 58 milyon dolara, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ihracatını 36 milyon dolara taşıdı.
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırmayı başardı.
Türkiye Ekonomisinin Rekabet Gücüne Yönelik Ciddi Sinyaller Geliyor
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Son dönemde küresel ticaret dinamiklerinde yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin ihracat performansını ve genel ekonomik direncini doğrudan etkiliyor. ABD Başkanı Trump’ın yeni gümrük tarifelerine göre, Türkiye, yüzde 10 ile AB ve Çin’den daha avantajlı görünse de, bu geçici ve temkinli yönetilmesi gereken bir avantaj. Trump’ın politikaları genelde korumacı olduğu için, bu uzun vadede başka alanlarda baskıya dönüşebilir. Emek yoğun sektörlerimizdeki kan kaybı artık daha görünür durumda. Hazır giyim sektörü, bu düşüşün en çarpıcı örneklerinden biri. Mart ayı verilerine göre, uzun yıllardır ihracatta ilk üçte yer alan hazır giyim, Türkiye genelinde ihracatta beşinci sıraya gerilemiş durumda. Bu, sadece geçici bir düşüşten öte, yapısal bir kırılmaya işaret ediyor. Enerji ve hammadde maliyetlerinin yüksekliği, düşük kur politikası, artan işçilik giderleri ve ihracat pazarlarındaki daralma, sektörlerimizin yükünü daha da artırıyor. Benzer bir kayıp da tarım sektöründe yaşanıyor. Birkaç yıl öncesine kadar tarım ürünleri ihracatı, sanayi ürünlerindeki daralmayı telafi eden bir denge unsuru haline gelmişti. Ancak bugün gelinen noktada, düşük kur politikası nedeniyle tarım ürünlerinin rekabetçiliği ciddi biçimde aşınmış durumda. Girdi maliyetleri dövize bağlı olarak artarken, ihracat gelirleri baskılanıyor. Bu da hem üretici hem de ihracatçı açısından sürdürülemez bir tablo ortaya koyuyor. Sadece geçici kur artışları ya da teşvik mekanizmalarıyla bu tabloyu düzeltmek mümkün değil. İhracat odaklı bir büyüme modelini gerçek anlamda hayata geçirebilmek için, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, verimlilik artışı sağlayacak yatırımların teşvik edilmesi ve öngörülebilir bir ekonomi politikası gerekliliği her zamankinden daha kritik hale geldi. Döviz kurunun enflasyonla uyumlu bir seviyeye oturtulması, önümüzdeki dönemde atılması gereken öncelikli adımlar arasında yer alıyor.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege İhracatçı Birlikleri’nden Mart ayında 1 milyar 588 milyon dolarlık ihracat yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Demir çelik sektöründen küresel sıkıntılara rağmen güçlü performans
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, tüm zorluklara rağmen 2024 ihracat hedefini aşarak 2,35 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Yeni gümrük tarifeleri, küresel durgunluk ve yüksek maliyetlere rağmen sektör, 2025’te de 2,2 milyar dolarlık hedefle yoluna kararlılıkla devam ediyor.
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin, 2024 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ertan, “Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği üyeleri olarak, zorlu bir yılı daha geride bıraktık. İhracat rakamlarımızda önceki yıla göre bir miktar düşüş yaşanmış olsa da ihracatçılarımızın yoğun çabasıyla 2024 yılı için belirlediğimiz 2,2 milyar USD ihracat hedefimizi tüm zorluklara rağmen geçmeyi başardık ve 2024 yılını 2 milyar 354 milyon USD olarak tamamladık. Ulaştığımız ihracat rakamı ile Genel Sekreterliğimiz çatısı altındaki Birlikler arasında yedi yıldır sürdürdüğümüz liderlik unvanını 2024 yılında da korumuş olduk.” dedi.
Kur faiz enflasyon dengesi bizler için çok önemli
Başkan Ertan, “Temelde dünyadaki ekonomik durgunluk ve enflasyon problemi ile Çin’in iç piyasadaki talep düşüklüğü maalesef hem çelik ve demirdışı metaller sektörünü hem de ilgili tüm sektörleri olumsuz etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Girdi maliyetlerimizin bilhassa işçilik ve enerji maliyetlerimizn rakiplerimize kıyasla daha yüksek olması, artan küresel rekabet, Avrupa’da süregelen durgunluk, Çin gayrimenkul ve diğer sektörlerdeki durgunluğun henüz toparlanmamış olması da sektörümüzün önümüzdeki dönemde de önünde engel olmaya devam edecek faktörler arasında yer alıyor. Rekabetçilikte hala zorlanmaktayız. Kur faiz enflasyon dengesi bizler için çok önemli ve iyi korunması gerekmektedir. Kurların enflasyona paralel olarak artması ihracatçılar için çok elzemdir.” diye konuştu.
Almanya’yı geçerek dünyanın 7. büyük üreticisi konumuna geçtik
Ülkemiz üretim ve ihracatının lokomotif sektörlerinden olan çelik sektörünün aynı zamanda tüm dünya için stratejik bir önem taşıdığını belirten Ertan sözlerine şöyle devam etti:
“Zira ülkemiz 2024 yılında sıvı çelik üretiminde dünyanın sekizinci, Avrupa’nın ise ikinci büyük çelik üreticisi konumunda yer aldı. Bu yıl ise Dünya’da yaşanan tüm ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ilk üç aylık dönemde Almanya’yı geçerek dünyanın 7. ve Avrupa’nın 1. büyük üreticisi konumuna geldik. Avrupa’nın da birinci çelik üreticisiyiz. Malumunuz Dünya bir süredir korumacılık dalgasıyla karşı karşıya. Uzun yıllardır damping ve sübvansiyon önlemleri, kota uygulamaları ve yarattığı maliyetlerle boğuşurken ardından iklimsel etkisi kadar ekonomik etkisiyle de ön plana çıkan AB Yeşil Mutabakatı hayatımız girdi. Sevindiricidir ki 2026 yılında mali olarak uygulamaya girecek olan mutabakatın sadeleştirilmesi ve esnetilmesi yönünde Avrupa Komisyonu tarafından çalışmalar yapıldığına ilişkin açıklamalar yapılmakta ve bu durum ihracatçılarımızı bir nebze de olsa rahatlatmaktadır.”
%25’lik verginin tüm demir çelik ihracatı yapan ülkeleri kapsaması elimizi rahatlattı
2 Nisan günü ABD Başkanı’nın “Ekonomik Bağımsızlık Bildirgesi” adıyla açıkladığı yeni gümrük tarife planlarının piyasaları derinden etkilediğini söyleyen Başkan Ertan, “Türkiye, açıklanan minimum gümrük vergisi oranı olan %10’luk grupta yer alırken, tarifelerden en fazla etkilenen ülkelerin başında Çin, AB, Japonya, Vietnam, Güney Kore, Tayvan, Hindistan gelmektedir. Meksika ve Kanada için ise henüz bir uygulama açıklanmadığını görüyoruz. 2018 yılından beri Türk çelikçileri olarak ABD’ye yaptığımız ihracatlarda Section 232 kapsamında %25 gümrük vergisine tabiyiz. Bu %25’lik vergi Türkiye için konulan yüzde 10’luk vergiden ayrı görülmektedir. Bunun bize dolaylı bir etkisi olmayacak. Bu % 25’lik verginin tüm demir çelik ihracatı yapan ülkeleri kapsaması bizim elimizi biraz daha rahatlatmıştır ve diğer ülkelerle aynı seviyede vergiye tabi olmamız bizim rekabetçiliğimizi bu bağlamda biraz daha artırmış bulunmaktadır. Bunun emarelerini son bir ay içinde ABD’ye yaptığımız çelik satışlarında görmekteyiz.” dedi.
2025 yılı ihracat hedefimizi 2,2 milyar dolar olarak belirledi
Yalçın Ertan, “ABD’nin söz konusu gümrük tarife değişiklikleri önemli ticaret sapmalarına yol açabilecek olup, özellikle Türkiye ile Gümrük Birliği Anlaşması olan Avrupa Birliği ülkeleri ve Serbest Ticaret Anlaşması olan Güney Kore ve Malezya’dan tarifeye konu ürünlerde ihracatın Türkiye pazarına yönelmesi olasıdır. Olumsuz etkilerini görebiliriz, hazırlıklı olmamız lazım. Ancak Türk ihracatçıları bu değişken koşullara kısa sürede adapte olma kabiliyetine haizdir, buna göre tedbirlerimizi alacağız. Dünya ticareti son zamanlarda daha çok bölgesellik gösteriyor. ABD aktif ve canlı bir pazar. ABD’ye ihracat olanakları daha fazla olan ülkeler ABD’ye ihracatlarını artırabilecekler ama diğer ülkeler örneğin; Uzakdoğu ülkeleri kendi içinde bölgesel ticarete de ağırlık vereceklerdir. Biz burada AB ve Kuzey Afrika ve Güney Amerika gibi bölgelerde daha çok faaliyet göstereceğiz. Tüm bu gelişmeler ışığında, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılı ihracat hedefimizi 2,2 milyar dolar olarak belirledik. Güncel gelişmeler açısından değerlendirdiğimizde 2025 yılının da en az bir önceki yıl kadar zorlu geçmesini bekliyoruz. İhracat hedefimize ulaşmak ve ihracatçılarımızın bu sıkıntılı dönemleri atlatabilmesi için sektörümüzün ihtiyaçlarını belirlemek üzere üye firmalarımızla koordinasyon halinde çalışmalarımızı gerçekleştirmeye devam edeceğiz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 2024’te Liderliğini Korudu, 2025 İçin Hedef 2,2 Milyar Dolar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde mücadele eden Ege Üniversitesi DAÇKA, sezon başından bu yana sergilediği başarılı performansla Play-Off aşamalarını geçerek Final Grubuna kalmayı başardı. Bu önemli başarı, hem Ege Üniversitesi tarihinde bir ilk olarak kayda geçti hem de İzmir adına basketbol tarihinde önemli bir kilometre taşı oldu.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz ile Darüşşafaka Spor Kulübü iş birliğiyle hayata geçirilen ve Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan bu model, akademik ve sportif başarıyı aynı çatı altında buluşturuyor. Üç yıldır kararlılıkla sürdürülen bu vizyoner yapı, 2022-2023 sezonunda Play-off, 2023-2024 sezonunda son sekiz takım arasına kalarak çeyrek final oynama başarısı gösterirken; bu sezon çıtayı bir adım daha yukarı taşıyarak son altı takım arasında kalarak Final Grubu’nda oynama hakkı elde etti. Bu gelişme, söz konusu modelin gelecekte çok daha büyük başarılara ulaşacağının güçlü bir göstergesi. Sporun üniversite kültürüyle bütünleşmesini sağlayan bu tür projeleri stratejik olarak destekliyoruz. Ege Üniversitesi olarak yalnızca bilimde değil, sporda da öncü ve örnek bir kurum olmayı hedefliyoruz. Ege Üniversitesi DAÇKA, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarından biridir” dedi.
“250’nin üzerinde lisanslı sporcu ile faaliyet gösteriyoruz”
Projenin Teknik Koordinatörü ve EÜ DAÇKA Baş Antrenörü Prof. Dr. Timuçin Gençer, “Akademik birikimimizi saha tecrübesiyle harmanlayarak sezon boyunca oyuncuların gelişimine önemli katkılar sağladık. Yalnızca sportif performans değil; takım ruhu, birlikte hareket etme kültürü ve karakter gelişimini ön planda tuttuk. Ege DAÇKA, bugün 250’nin üzerinde lisanslı sporcusuyla altyapıdan A takıma kadar uzanan geniş ve bütüncül bir yapıyla faaliyet gösteriyor. Altyapı sistemimiz yalnızca sporcu yetiştirmeyi değil, aynı zamanda antrenörlükten idari yönetime kadar birçok alanda gençlere gelişim imkânı sunmayı hedefliyor. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, projenin ilk gününden itibaren takımıza güçlü bir destek sunuyor” dedi.
EÜ DAÇKA İdari Koordinatörü Eray Doğan Mutlu ise elde edilen başarıyı üç yıllık bir vizyonun sonucu olarak değerlendirdi. Mutlu, “Her yıl üzerine koyarak ilerliyoruz. Bu sezon ulaştığımız Final Grubu başarısı, yalnızca sportif bir sonuç değil; aynı zamanda kültürel ve yapısal bir kazanımdır” diye konuştu.
Hedef Türkiye Basketbol Ligi
Ege Üniversitesi DAÇKA, Final Grubu’nda; Etimesgut Belediyesi Basketbol, Eskişehir Birey Koleji, Ada Yem Uşak Basketbol, Kahramanmaraş İstiklal ve Göztepe ile mücadele edecek. Belirlenen fikstür doğrultusunda biri kendi sahasında diğeri rakip takımın sahasında olmak üzere deplasmanlı, iki devreli ve lig usulü oynanacak olan Final Grubu müsabakaları sonucunda ilk iki sırayı alan takımlar, Türkiye Basketbol Ligi’nde (TBL) yer almaya hak kazanacak. Ege Üniversitesi DAÇKA, hedefini Türkiye Basketbol Ligi’ne (TBL) yükselmek olarak belirledi.
—
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi DAÇKA’dan tarihi başarı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğündeki öğrenciler, Çanakkale Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü dolayısıyla şehitlik ziyaretinde bulundu.
Şanlı zaferin yıl dönümünde destan yazılan toprakları gezen Egeli öğrenciler, şehitlerin manevi huzurunda duygu dolu anlar yaşadı. Egeli gençler, Rektör Prof. Dr. Budak ile birlikte şehitler için dua okuyarak çiçek bıraktı.
Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü etkinliklerimiz kapsamında, milletimizin bağımsızlık uğruna verdiği eşsiz mücadelenin simgesi olan Çanakkale Zaferi’nin 110. yıl dönümünde, öğrencilerimizle birlikte Çanakkale Şehitlikleri ve Anıtlarını ziyaret ettik. 70 yıllık köklü ve tam akredite, sağlık temalı, öğrenci odaklı bir araştırma üniversitesi olarak öğrencilerimizde oluşturduğumuz millî değerlerimizi ve mirasımızı sonsuza kadar koruma bilinciyle, geleneksel hale getirdiğimiz tarihî ziyaretlerimizi bu yıl da gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Çanakkale Şehitleri Abidesi’ni ziyaretimiz sırasında, 110 yıl önce yazılan destanı derin bir hürmetle anarak, bizlere mukaddes bir vatan emanet etmek uğruna Çanakkale Savaşı’nda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ettik. Şanlı bayrağımızın göklerde dalgalandığı her an, ‘Çanakkale Geçilmez’ sözünün milletimizin sarsılmaz iradesinin simgesi olduğunu hatırlıyor, bu eşsiz zaferin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.” dedi.
“Tarihimiz büyük zaferlerle dolu”
Gençlere seslenen Prof. Dr. Budak, “Önünüzde uzun bir yaşam var. Çeşitli zorluklarla karşılaşacaksınız. Bu zorluklara karşı moraliniz bozulduğunda en büyük motivasyon kaynağınız Çanakkale Zaferi’nin kazanılma hikayesi olsun. Burada yaşanan imkânsızlıklara ve zorluklara rağmen kazanılan zaferi düşünün. Bugün, bu tarihi toprakları gezeceksiniz ve hepinizin tüyleri diken diken olacak. Atalarımız, burada canlarını vererek bize bu toprakları emanet ettiler. Bu ülkenin her karış toprağının kıymetini bilmemiz gerekiyor. Sizler de içinde bulunduğumuz bilim çağında ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için canla başla çalışmalısınız. Bizim tarihimiz çok geniş kapsamlı, büyük zaferlerle dolu bir tarih. Bu bakımından motivasyon kaynaklarımız da çok fazla. Bu vatan, siz gençlere emanet edildi. Bunu unutmayın” diye konuştu.
Gezi kapsamında Seyit Onbaşı Anıtı, Namazgâh Tabyası, Kilitbahir, Conkbayırı, Atatürk Anıtı, Anzak Koyu ve 57. Alay Şehitliği, Çanakkale Zafer Abidesi gibi ecdadın tarih yazdığı mekânları ziyaret eden öğrenciler, Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı yerleri yakından görebilme imkânı buldukları için duygulandıkları, mutlu ve gururlu olduklarını söylediler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi öğrencileri Çanakkale şehitlerinin huzuruna çıktı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulu, “Havacı Kadınlar Haftası -Women of Aviation Worldwide Week” kapsamında kapsamlı bir etkinlik programı düzenleyerek, havacılık sektöründe kadınların rolüne dikkat çekti. Institute for Women Of Aviation Worldwide (iWOAW) tarafından dünya genelinde desteklenen organizasyon, sektördeki cinsiyet eşitliği konularına vurgu yaparak, kadınların havacılığa katılımını teşvik etmeyi amaçladı.
Bu yıl “Gökyüzü Birlikte Güzel” temasıyla gerçekleşen etkinlikler, Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu ve Hangar Alanı’nda düzenlendi ve yoğun katılımla tamamlandı. Türk Hava Kurumu Genç Kanatlar Topluluğu Üyeleri, Gaziemir Abdülhamit Han Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Gaziemir Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Gaziemir Mimar Kemalettin Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri de katılım gösterdi.
Panel ve İlham Veren Konuşmalar Büyük İlgi Gördü
Etkinlikler, Havacılık Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Rüstem Barış Yeşilay’ın açılış konuşması ile başladı. Milli Savunma Üniversitesinden Üsteğmen Sultan Kesik Ülker’in “Türk Havacılığında Kadın” başlıklı sunumu ile devam etti. Sektör temsilcileri ve öğrencileri bir araya getiren panel oturumu düzenlendi. Öğretim Görevlisi Özde Şenol’un moderatörlüğündeki “Doğru Bilinen Yanlışlar: Havacılıkta Kadın Olmak” başlıklı interaktif panelde, havacılık sektöründe kadınlara yönelik algılar ve cinsiyet eşitliği konuları ele alındı. Ajet havayolu firmasının Kabin Eğitim Müdürü Türkan İşyapan Gürbüz, II. Pilot Ayşe Kar ve kabin ekibi uçuş eğitmeni Simge Sezici’nin katılım gösterdiği panelde katılımcılar, kadınların meslekte karşılaştığı klişeler üzerine tartışarak, gerçek deneyimlerini paylaştı. Ardından, “İlham Veren Hikayeler: Benim Havacılık Yolculuğum” etkinliğiyle Sunexpress firmasından İzmir İstasyon Müdürü Birsen Marmara ve ekibinden Hande Öztürk, İpek Cengiz ve Asya Çalışkan Kaya sektörde başarı elde etmiş kadın havacılar olarak deneyimlerini ve kariyer yolculuklarını katılımcılarla paylaştı. Öğrenciler, konuşmacılardan ilham alarak sektördeki fırsatlar hakkında önemli bilgiler edindi.
Pink Paper Plane Hareketine Küresel Destek Verildi
Öğle saatlerinde gerçekleştirilen #PinkPaperPlane fotoğraf çekimi, dünya genelinde düzenlenen WOAW kampanyasına katkı sağladı. Etkinliğe katılan öğrenciler ve akademisyenler, havacılıkta kadınların daha görünür olması için farkındalık yaratmaya yönelik bu küresel harekete destek verdi.
Atölyeler ve Yarışmalarla Uygulamalı Deneyim
Etkinliğin ikinci yarısında, öğrencilerin havacılığı deneyimleyerek öğrenmesine yönelik çeşitli atölyeler düzenlendi. Uçak Simülasyon Atölyesi ile uçuş simülatöründe pilotluk deneyimi yaşayan katılımcılar, Uçak Bakım Atölyesi ile de havacılık bakım süreçleri hakkında bilgi edindiler. Katılımcılar, tulumlarını giyerek uçak bakım tekniklerini yerinde gözlemledi ve perçin yapımını deneyimledi. Kendi Uçağını Kendin Yap Atölyesi ile öğrenciler, mühendislik ve tasarım becerilerini kullanarak basit elektrik düzenekleriyle ahşap uçaklar inşa etti. Etkinliklerin finalinde, Kağıt Uçak Katlama Atölyesi ve Kağıt Uçak Yarışması büyük heyecan yarattı. Hangar alanında düzenlenen yarışmada, en uzağa uçan kağıt uçak belirlendi ve kazanan öğrenci tandem yamaç paraşütü uçuşu ödülünü kazandı.
Uluslararası Görünürlük ve iWOAW Başvuruları
Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulu, geçen yıl iWOAW tarafından “En Yaratıcı Etkinlik” ödülüne layık görülmüştü. Bu yıl gerçekleştirilen etkinlikler de raporlanarak, Most Productive Organizer Worldwide, Pink Paper Plane Photo & Video Award ve WOAW Creator of the Week Award kategorilerinde ödül başvuruları yapıldı. Etkinlik boyunca büyük bir katılım sağlanırken, Ege Üniversitesinin havacılık alanındaki çalışmaları uluslararası alanda yeniden görünürlük kazandı. Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulu, kadınların havacılık sektöründeki yerini güçlendirmek ve farkındalık yaratmak amacıyla gelecek yıllarda da etkinlikler düzenlemeye devam edeceğini duyurdu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi, ‘Havacı Kadınlar Haftası’nı Etkinliklerle Kutladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>