?>
?>
Zorlu piyasa koşullarının sürmesi sebebiyle imalat sanayi performansında yaklaşık bir yıldır düşüş eğilimi görülüyor. Talep koşullarında devam eden durağan seyrin etkisiyle, 2025 yılının ilk ayında da Türk imalat sanayisinde yavaşlama eğilimi görüldü. Aralık ayında 49,1 olan manşet PMI, ocak ayında azalarak 48 düzeyine geriledi. Aralık ayında bir önceki döneme göre görülen bir miktar iyileşmenin ardından gelen bu düşüş eğilimi, ekonomi çevrelerince bir hayal kırıklığı yarattı. İmalat sanayi performansında görülen bu gerilemenin bir süre daha devam edeceği yorumları yapılırken, talepteki kırılganlığın ise sürmesi bekleniyor.
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ocak ayında Türk imalat sektörünün PMI verilerinde yaşanan bu gerilemenin kaygı verici olduğunu söyledi. Karadeniz, tam 11 aydır sürekli eşik değerin altında kalan PMI verilerinin bir önceki ayın da altına düşmesinin, sanayicinin içinde bulunduğu sıkıntının bir göstergesi olduğunu ifade etti. Üretim olmadan kalkınmanın olamayacağını vurgulayan Karadeniz, sanayicinin sorunlarına çözüm bulunmasını istedi.
PMI verileri hayal kırıklığı yarattı
Verilerin gelecek adına umut verici olmadığına işaret eden çatı kuruluş PLASFED Başkanı, imalat sanayisinin daralma bölgesi içinde yer almaya devam ettiğini bildirdi. Büyüme rakamlarına bakıldığında bir yavaşlama görüldüğünü ve bunun en büyük nedenlerinden birinin ise imalat sanayisindeki zayıflamanın olduğuna işaret eden Karadeniz, “PMI verilerine göre talep ortamındaki durgunluk, yeni siparişlere ilişkin verilere de yansıdı. Hem toplam yeni siparişler hem de yeni ihracat siparişleri önceki aya göre yavaşlama kaydetti. Sıkı finansman koşulları, jeopolitik gerilimler ve ticaret korumacılığı gibi faktörler, imalat sanayisini olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
Plastik sektörü mevcut yapısını korudu
PMI anket kapsamında izlenen ve daralma gösteren 10 sektörün içinde gıda sektörü hariç, kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinin mevcudunu koruduğunu belirten Başkan Karadeniz, ihracat tarafında da artış eğiliminin sevindirici olduğunu kaydetti.
İstihdamdaki gerilemenin ocak ayında da devam ettiğini bildiren Karadeniz, “Satın alma faaliyetlerinde hafif bir azalma yaşandı. Girdi maliyetleri, bir önceki aya göre ivme kaybına rağmen keskin bir şekilde artmaya devam etti. Nihai ürün fiyatları enflasyonu da düşüş sergiledi” diye konuştu.
“Yıllık enflasyondaki düşüş, baz etkisiyle gerçekleşti”
Yıllık enflasyonun baz etkisiyle düşüş eğilimi gösterdiğini söyleyen Karadeniz, makroekonomik dengelenmenin sağlanması adına enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Enflasyonla mücadelede alınan tedbirlerin artırılmasını isteyen Karadeniz, hedeflenen seviyelere ulaşabilmek için bütüncül bir bakış açısına ihtiyacımız olduğunu ve para politikalarını yapısal reformlarla desteklememiz gerektiğini kaydetti.
Finansman maliyetlerinde görülen artış ve iç talebin azalması sonucunda, reel kesim bilançolarının bozulduğuna dikkat çeken Karadeniz, “Ekonomide ihtiyaç duyduğumuz dengelenmenin sağlanması ve enflasyonun düşürülmesi için sanayicimiz gereken her türlü maliyete katlanıp, desteğini verdi. Bundan sonra da enflasyonla mücadelede gerekli çabanın içinde yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İmalat Sanayisindeki Düşüş Eğilimi Sanayiciyi Kaygılandırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Araştırma sonuçlarına göre, şizofreni hastalarına yönelik önyargılar ve hastalıkla ilgili yanlış bilinenlerin yalnızca hastaların yaşamlarını değil, aynı zamanda ailelerinin de sosyal ve psikolojik durumlarını olumsuz etkilediği belirlendi. Bununla birlikte, şizofreni hastalığına karşı son yıllarda yürütülen bilinçlendirme çalışmalarıyla birlikte, son 5 yıl içerisinde toplumun hastalığa yönelik bakış açısında görece olumlu bir gelişme kaydedildi. Bu bulgular, farkındalık çalışmalarının hem bireyler hem de toplum üzerinde olumlu bir değişim yarattığını ifade ediyor.
Şizofreni hastalarının tehlikeli ve çalışamaz olduğuna dair algı değişiyor
Ruh sağlığı konusunu sahiplenerek bu alanda etkili toplumsal çalışmalar yürüten Abdi İbrahim Otsuka ile Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun iş birliğiyle gerçekleştirilen şizofreni damgalama araştırmasına göre, 2019 yılında toplumun %39’u şizofreni hastalarının tehlikeli olduğunu düşünürken, 2024’te bu oran %29’a kadar geriledi. Şizofreni damgalama araştırmasında İstanbul başta olmak üzere cinsiyet, yaş ve sosyo-ekonomik statüyü temsil edecek şekilde 12 ilin verileri baz alındı. Çalışmaya katılanların çoğu bir işyerinde ücretli çalışan olarak seçildi ve her kesimin temsili sağlandı.
Şizofreni ile ilgili doğru bilgilendirilmeyi sağlamada sosyal medya, aile ve yakın çevre önemli
Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından, Abdi İbrahim Otsuka’nın koşulsuz desteğiyle hayata geçirilen çalışmada, şizofreni hakkında bilgi edinme kaynakları arasında sosyal medyanın, %40’tan %36’ya gerilemesine rağmen hâlâ önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor. Ancak, aile, yakın çevre ve arkadaşlar gibi doğrudan iletişim kanallarında anlamlı bir artış yaşandığı dikkat çekiyor; her iki kaynağın da 2024’te %56’ya yükselerek bilgi paylaşımında öncelikli hale geldiği görülüyor. Ayrıca, okullar ve öğretmenlerin bilgi edinme kaynağı olarak öneminin arttığı, %15’ten %29’a çıktığı, seminerlerin ise %10’dan %15’e yükseldiği gözlemleniyor. Bu sonuçlar şizofreni farkındalığı çalışmalarında sosyal medya kadar aile, arkadaş çevresi, okullar ve eğitim çalışmaları gibi doğrudan iletişim kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu kaynakların önemi hem hastaların sosyal hayata katılımını desteklemek hem de ailelerin üzerindeki toplumsal baskıyı azaltmak açısından önemli bir rol oynamaktadır.
Abdi İbrahim Otsuka Bölüm Direktörü Zeynep Alptekin Basa, Abdi İbrahim Otsuka olarak ruh sağlığı konusunda bilinçlendirici çalışmalar yapmaya devam edeceklerini belirterek, şöyle dedi; “Abdi İbrahim Otsuka ve Şizofreni Dernekleri Federasyonu iş birliği ile 2019’da ilki gerçekleştirilen ve Türkiyeʼde bu kapsamda yapılan ilk araştırma olan Türkiye Şizofreni Algısı, Bilgi Düzeyi ve Şizofreniye Bağlı Damgalama ve Ayrımcılık Araştırması, 2024 yılında tekrarlandı. Şizofreni hastalarının çalışamayacağını düşünenlerin oranının %26’dan %24’e düşmesi şizofreni hastalarına dair önyargıların devam ettiğini gösteriyor. Biz, Abdi İbrahim Otsuka olarak biliyoruz ki; doğru tedavi ve destekle birçok şizofreni hastası, iş hayatına katılabilir ve başarılı olabilir. Bu nedenle şizofreni hakkında doğru bilgilendirme yapmak, önyargıları ortadan kaldırmak ve damgalama ile ayrımcılığı bitirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”
Kişilerin gerçeklik algısında bozulmalara yol açan, kişinin düşüncelerini ve davranışlarını etkileyen bir beyin hastalığı olan şizofreni, yalnızca hastalığı yaşayan kişileri değil, aynı zamanda bu insanların ailelerini ve yakın çevresini de etkileyen karmaşık hatta kabul edilmesi güç bir hastalık.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Toplumun şizofreni hakkındaki olumsuz algısı azalma eğilimi gösteriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>