?>
?>
Gaziemir Belediyesi, küresel ısınmanın yol açtığı ve dünyayı tehdit eden iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı koymak ve sürdürülebilir bir kent yaratmak için özel çalışmalar yaşama geçiriyor. Sıfır atık sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüştürülebilmesi için çalışmalar yapan belediye, 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’nde, 5 noktadaki Mobil Atık Getirme Merkezi’nde ve ilçenin dört bir yanına koyduğu 400 atık kumbarasıyla geri dönüşebilen atıkları çöpten ayrı topluyor. Buralarda toplanan kâğıt, plastik, cam, metal, elektronik atık, bitkisel atık yağ, pil gibi atıklar, lisanslı firmalar tarafından toplanarak geri dönüşüm endüstrisine kazandırılıyor. Belediyenin çalışmaları kapsamında 2024 yılında 2 bin 317 ton ambalaj atığı toplanarak geri dönüşüm endüstrisine kazandırıldı. Bu sayede 17 bin 612 ağaç kesilmekten kurtarıldı, bin 789 ton hammadde kullanımının ve 1 milyon 808 bin 536 litre petrol tüketiminin önüne geçildi, 1 milyon 825 bin 130 kWh enerji tasarrufu sağlandı. Bu atıkların geri dönüştürülmesiyle 17 bin 792 ton suyun ve 67,55 ton sera gazı emisyonu oluşumunu da önlendi.
152 adet Kullanılmış Giysi ve Tekstil Atık Kumbarası’nda, yıl boyunca 137 ton tekstil atığını toplayarak ekonomiye kazandıran belediye, 1 milyar 857 milyon 647 bin litre suyu korudu. 88 bin 163 litre bitkisel atık yağın doğaya gitmesinin önüne geçilerek, 88 milyar litre suyun kirlenmesi önlendi.
Başkan Işık’tan geri dönüşüm çağrısı
Geri dönüşüm çalışmalarının önemine vurgu yapan Belediye Başkanı Ünal Işık, “1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’nde, 5 noktadaki Mobil Atık Getirme Merkezleri’nde ve 400 atık kumbarasıyla, geri dönüşebilen atıkları çöpten ayrı toplayarak ekonomiye kazandırıyoruz. Bu sayede hem gezegenimizi koruyoruz hem de ekonomiye değer katıyoruz. Dünyamızı tehdit eden iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve sürdürülebilir bir yaşam için tüm hemşehrilerimizi, geri dönüşebilen atıklarını, atık kumbaralarımıza atmaya davet ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Gelecek Nesillere Güçlü Bir Ekonomi Bırakmak…”
TVF Genel Müdürü Arda Ermut, fonun misyonunu şu sözlerle özetledi:
“Stratejik yatırımlarımızla Türkiye’den bölgesel ve küresel liderler çıkarılmasını destekliyor, finansal piyasaların gelişimine katkı sağlıyoruz. Amacımız, gelecek nesillere ekonomisi güçlü bir ülke bırakmak.”
Ermut, TVF’nin kısa süre içinde ulusal ve uluslararası alanda kaydettiği başarılarla Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik istikrarına önemli katkılar sağladığını vurguladı:
“Bugüne kadar tüm iş süreçlerimizi geliştirerek kârlılığımızı artırdık, portföyümüzdeki hiçbir şirketi satmadık.”
TVF’nin portföyünde finansal hizmetlerden teknolojiye, ulaştırmadan enerjiye kadar toplam 31 şirket, 2 lisans ve 46 gayrimenkul bulunduğu açıklandı.
Finansal Performansta Güçlü Artış
Ermut, TVF’nin finansal performansını değerlendirerek, konsolide net dönem kârının 225 milyar TL’den yaklaşık 321 milyar TL’ye çıktığını belirtti.
“Fon’un özkaynakları 914 milyar TL’den yaklaşık 1,5 trilyon TL’ye yükselerek önemli bir büyüme gösterdi. TVF’nin güçlü bilançosu, sağlıklı nakit akışı ve büyüme hedefleri sayesinde geleceğe güvenle bakıyoruz.”
Türkiye Teknoloji Fonu: Geleceğe Yatırım
TVF’nin teknoloji alanındaki yatırımlarını da vurgulayan Ermut, Türkiye Teknoloji Fonu (TTF) ile Türkiye’deki girişim sermayesi ekosistemini desteklediklerini ifade etti:
“TTF, tohum öncesinden ileri aşamalara kadar teknoloji girişimlerine yatırım yapıyor. Amacımız, Türkiye’nin stratejik ve teknolojik bağımsızlığını güçlendiren lider şirketler yetiştirmek.”
Şans Oyunları ve Yasadışı Bahisle Mücadele
TVF’nin şans oyunları yönetim modelini modernize ettiğini belirten Ermut, kamuya aktarılan kaynakların %66 artarak 931 milyon dolara ulaştığını söyledi. Ayrıca yasa dışı bahisle mücadelede sağlanan başarıya dikkat çekti: “Sunulan yeni model, yasa dışı bahisle mücadaleye ciddi katkı sağlıyor.”
Ekonomiye Güç Katan Örnekler: Türkiye Sigorta ve Türk Telekom
TVF yatırımlarının gücünü gösteren örnekler arasında Türkiye Sigorta ve Türk Telekom’un değer artışı öne çıktı.
Ermut, bu şirketlerde temettü sonrası değer artışının Türkiye Sigorta için TVF’nin payına tekabül eden hisse değeri ve elde edilen temettü gelirleri ile birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 1,65 milyar ABD doları ve Türk Telekom’un payına tekabül eden değer artışının ise 900 milyon ABD doları seviyesine ulaştığını belirterek TVF’nin yatırımlarından duyduğu gururu dile getirdi.
Son olarak Ermut, TVF’nin büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini vurguladı ve “Ülkemizin ekonomik istikrarına sunduğumuz katkıdan gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye Varlık Fonu “TVF’nin Ekonomiye Kattığı Değer Her Geçen Yıl Büyüyor…” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ortak Gelişim Kongresi’nde perakendenin kendi ekosistemi ile birlikte çoğalarak büyüyen etkisi ele alındı.
Modern gıda perakendesinin temsilcisi Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), 19 Kasım 2024 Salı günü gerçekleştirdiği 10. Ortak Gelişim Kongresi’nde gıda perakendecilerini ve tedarikçilerini bir araya getirdi. 900’ün üstünde profesyonelin Wyndham Grand Levent Istanbul’da buluştuğu kongre, eş zamanlı olarak Digital Network Alkaş’ta yayımlandı.
GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu’nun açılış konuşmasını yaptığı kongrede, değişen alışveriş dinamikleri, dijitalleşmenin getirdikleri, tüketici alışkanlıkları, üretimin desteklenmesi gibi birçok konu başlığı ele alınırken, sektörün ana mesajları önemli perakende liderleri tarafından vurgulandı. Kongrede hızlı tüketim ürünleri pazarının genel durumuna dair güncel veriler paylaşılırken, oturumlarda sektör gündemine dair çalışmalar, geleceğe hazırlanma yolları ve kapanışta da dünyadaki makro değişimler konuları incelendi.
Perakendenin çoğaltan etkisi ile, ülke ekonomisine katkı büyüyor
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Özpamukçu, toplamda 2,85 trilyon liralık gıda perakendesinde organize kanalın 1 trilyon liraya ulaştığını bunun da halen yüzde 35 orana tekabül ettiğini belirtti. Enflasyonla ve kayıtdışı ile mücadelede önemli rol oynayan organize perakendenin gelişiminin ülkeye farklı alanlarda katkılarının olacağını vurgulayan Özpamukçu, bu katkının tüketici, üretici, istihdam, kayıtlı ekonomi, vergi gelirleri başlıklarında yansımalarını açıkladı.
Perakendenin ekosistemi ile beraber ekonomiye katkısının çarpan etkisi ile arttığını belirten Özpamukçu şöyle devam etti: “Perakende, sadece kendisini değil içinde bulunduğu ekosistemin tüm paydaşlarının ve dolayısıyla da ülke ekonomisinin gelişiminde lokomotif görevi görüyor. Ve bu etkiyi her kademede daha da artırarak çoğaltıyor. Yeni bir mağaza, bir kafe, bir restoran açıldığını düşünün, beraberinde harekete geçen sektörleri, ulaşılan yeni tüketicileri, istihdam eden çalışanları, bu satış noktasına ürün sağlayan üretici ve tedarikçileri, ürünleri getiren lojistik işletmesini, daha sayamadığımız birçok bileşeni düşünün. Sadece bir mağaza açılışında çoğalarak büyüyen katkı, binlerce mağazanın işleyişinde inanılmaz boyutlara ulaşıyor.”
Türkiye’nin artık yeni bir gelişim hikayesi yazması gerektiğini ifade eden Özpamukçu, tarım ve hayvancılıktan üretime, lojistikten insan kaynağına kadar pek çok konuda perakende sektörünün sürdürdüğü çalışmalara, ülke çapında bir yaklaşım gerektiğini, yapısal reformlarla kalkınma ekonomisi politikalarına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Organize perakende üzerinde yaratılmaya çalışılan yanlış algı, tüketici tarafından satın alınmıyor
Enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı konusunda organize perakende için yanlış bir algı oluşturulduğunu ama bu algının tüketicide bir yansıması olmadığını da ifade eden Özpamukçu, ürünlerin fiyat oluşumundaki maliyetlerin detaylı araştırılmadığı ve sorunların kök nedenlerine ulaşılmadığı durumda, bulunan çözümlerin geçici olacağını vurguladı. Özellikle meyve sebze fiyatlarındaki tartışmalara da değinen Özpamukçu: “Ülkemizde gıda firesinin 43 milyar dolar seviyesinde olması, bunun 15 milyar dolarlık kısmının meyve sebzeden oluşması, meyve sebze de tarladan rafa giderken fire, işçilik ve nakliyenin çok yüksek ağırlığı sebebiyle bu fiyatların her satış noktasında tarladan çok farklı şekilde oluştuğu görmezden geliniyor. Bu sadece bir faktör. Sebze meyve ürünlerinde modern kanaldaki satış noktalarının büyük çoğunluğu kar etmeden veya çok cüzi karlarla bu operasyonu yürütüyor. Bu ürünlerdeki toplam pazar payımız da yüzde 10’u geçmiyor. Açık pazarlar ve ev dışı tüketim bu ürünlerde pazarın en büyük kısmını oluşturuyor. Bu algı yanıltmaları gerçek sorunumuz olan maliyet artışı sorununa odaklanmanın önüne geçerek bu alandaki vermemiz gereken mücadeleyi zayıflatıyor ve sorunun büyümesine neden oluyor. Bu konuda organize perakendenin çok güçlü olduğu ve benzer nüfusa sahip olduğumuz, Almanya ve İngiltere örneklerinde oradaki gıda kayıplarının 8-9 Milyon ton ve 20 Milyar dolar seviyesinde olup bizde 18 Milyon Ton ve 43 Milyar dolar seviyesinde olması bile, organize perakendenin ülkemizde daha da gelişmesi ve rekabet ve verimliliği artırmasına ne kadar ihtiyacımız olduğuna somut bir örnek.” dedi.
Sektör gündemine ışık tutan oturumlar ilgiliyle izlendi
Gıda sektörünün çeşitli paydaşlarından 900’ün üstünde profesyonelin katıldığı Ortak Gelişim Kongresi’nde, ilgiyle beklenen rapor sunumları yer aldı.
NIQ (NielsenIQ + GfK) Türkiye Genel Müdürü /EEMEA E-Ticaret Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan ve NIQ (NielsenIQ + GfK) Türkiye Perakende Hizmetleri Direktörü Serhat Sükan tarafından sunulan Çoklu Kanal ve Okazyon Denklemini Dogru Anlamak: Büyümeye Boyut Verecek Alışverişçi ve Perakende Trendleri sunumunda, Türkiye tütün ve alkol hariç FMCG pazarının 2024’ün ilk 9 ayında hacim olarak %10,7 ciro olarak da %75,4 oranında büyüme kaydettiğinin altını çizen Didem Şekerel Erdoğan, global FMCG pazarının son 3 çeyrektir pozitif hacim büyümesi kaydederek olumlu bir tablo çizdiğini; Türkiye’nin ise 2023 başından beri sürdürdüğü pozitif hacim performansını son 2 çeyrekte çift haneli büyümelere taşıyarak Global ortalamadan pozitif olarak ayrıştığını vurguladı. Büyümeyi hem hacim ve hem de ciro bakımından öne çeken kategori grupları arasında Dondurma, Ev Temizlik Ürünleri ve Alkolsüz İçeceklerin öne çıktığını belirten Şekerel Erdoğan, 2024’ün ilk 9 ayında yüksek büyüme performansıyla ciro payını en çok arttıran ilk 3 kategorinin Dondurma, Çikolata Kaplamalılar ve Ev Temizleyicileri olduğunu paylaştı.
Serhat Sükan ise, FMCG E-Ticaret pazarının gelişimine ilişkin verileri paylaştı. Türkiye’nin FMCG içindeki %7’lik online payıyla Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da öne çıkan bir pazar olduğunu vurgulayan Serhat Sükan, online payının Türkiye Tüketici Teknolojisi ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri pazarında %23’lük bir paya sahip olduğunu ve FMCG bakımından henüz kat edilecek yol olduğunu paylaştı. 2024 yılının ilk 10 ayında offline pazar ile paralel bir ciro büyüme kaydedildiğini paylaşan Sükan, FMCG E-Ticaret pazarında 2024’ün ilk 9 ayında en çok ciro büyümesi kaydeden ilk 5 kategorinin Saç Jölesi, Kek, Ketçap, Çerez ve Mayonez olduğunu paylaştı.
Didem Şekerel Erdoğan Çoklu Kanal ve Okazyon, Yeni Tüketici Değerleri, Kalite Algısı, Z Kuşağı, İnovasyon, Akıllı Promosyon ve Çarpraz Medya başlıklarının yakın gelecekte FMCG büyümesinde çarpan etkisine sahip olacağını belirtirken, bu başlıklarda NIQ ölçüm ve araştırmalarına dayanan detaylı içgörüleri de katılımcılarla paylaştı.
“Değişen Dünyada Perakendenin Dinamikleri” oturumunda Caffè Nero Türkiye CEO’su Ahmet Yanıkoglu moderatörlüğünde, Çelebi Gıda A.S & Little Caesars Türkiye İş Geliştirme Direktörü Bora Tanrıverdi, Yemeksepeti Market & Mahalle Genel Müdürü Bülent Dölek ve McDonald’s Türkiye Tedarik Zinciri Direktörü Sertaç Hamza bir araya geldi. Oturumda, özellikle yeme içme sektörünün gelişimi ve gelecek beklentileri farklı açılardan ele alındı.
“Üreten Türkiye’de Gıda Sektörünün Güç Birliği” başlıklı oturumda, Ekonomi Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde, Onur Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen, Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt, Ağırnas Mimarsinan Kadın Kooperatifi Başkanı Şerife Tural ve Tavuk Dünyası CEO’su Volkan Mumcu, tarım ve hayvancılığın desteklenmesinin önemi ile bu yolda yapılması gerekenleri başarı örnekleriyle birlikte ele aldılar.
Kongrenin en ilgi çekici oturumları, “Liderlerin Perspektifinden Sektörün Geleceği” başlığıyla gerçekleşen, moderatörlüğünü İletisim ve Finans Danısmanı Dr. Artunç Kocabalkan’ın yaptığı, Alshaya Group – Avrasya (Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan) Genel Müdürü Bahadır Özbek, BİM Birlesik Magazalar A.S. CEO’su Haluk Dortluoglu, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoglu, TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya, Migros Grubu İcra Baskanı Özgür Tort ve A101 COO’su Talat Olgay’ın yer aldığı paneller oldu. Sektörün liderlerinin gündeme dair konuları ele aldığı panellerde, tedarik zincirinde yaratılan katma değer, tüketici odaklı çözümler, üretici – perakendeci işbirlikleri ve birlikte gelişim yolları, teknoloji ve dijitalleşmenin sektöre etkileri, gelecekteki çalışma şekilleri beklentileri ve insan kaynağı problemleri gibi pek çok konuda görüş alışverişi sağlandı.
Ortak Gelişim Kongresi keynote oturumlarında “Türkiye’de Değişen Paradigmalar:
Geleceğe Nasıl Hazırlanmalıyız?” sunumuyla FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula ve “21. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Dünyaya Makro Perspektiften Bakmak” sunumuyla Oxford Üniversitesi CRIC Merkezi Kıdemli Üyesi /Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Deniz Ülke Kaynak ağırlandı.
Kongrede ayrı bir salonda düzenlenen Tanışma Stantları alanında 30 firmanın stantı yer aldı. Çoğunluğu yerel üreticilerden oluşan firmalar bu alanda ulusal perakende zincirleriyle tanışma ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldular.
10. Ortak Gelişim Kongresi destekçileri arasında Platin Sponsorlar olarak Coca Cola İçecek, Fairy, PepsiCo, Perwol, Unilever ve Ülker yer aldı. Hayat Kimya, Nestle ve Palex Altın Sponsor olurken, IFCO, LilaKağıt, Netlog, NielsenIQ ve Yemek Sepeti Gümüş Sponsor desteği verdiler. Kongrenin Bronz Sponsorları HMK, Evyap, LaLorraine, Obase, PlusScope ve Revego oldu. Kongreye CNBC-e ise Medya Partneri olarak destek verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Perakendenin çoğaltan etkisiyle istihdama, üretime ve ekonomiye katkı büyümeye devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, sıfır atık kültürünü toplumda yaygınlaştırmaya yönelik projelere imza atmayı sürdürdüklerini ifade etti. İlçeye kazandırdıkları Canik Sıfır Atık Marketi (CANSAM) ile vatandaşların ev ekonomilerine destek sağlayacaklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “CANSAM Projesi’yle atıkları ekonomiye kazandıracak, ailelerimizin ev ekonomilerine destek olacağız” dedi.
Doğa ve Çevre Korunacak
CANSAM Projesi kapsamında ilçedeki vatandaşların topladıkları geri dönüştürülebilir atıklar karşılığında kurulacak olan Canik Sıfır Atık Marketi’nden alışveriş yapabileceklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik Sıfır Atık Marketi projemizle, sıfır atık konusunda örnek bir çalışmayı daha hayata geçiriyoruz. Hemşehrilerimiz, evlerinde topladıkları geri dönüştürülebilir atıklar karşılığında Canik Sıfır Atık Marketi’nden alışveriş yapabilecekler. Döngüsel ekonomi anlayışı odak noktası olan projemizle hem ülke ekonomisine, hem de hemşehrilerimizin aile ekonomisine katkı sağlayacağız” diye konuştu.
Ürünleri Vatandaş Seçti
Canik Sıfır Atık Marketi’nin yapım çalışmalarına hızla devam ettiklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, vatandaşlarla gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Canik Sıfır Atık Marketi’nde yer alacak ürünleri belirlediklerini söyledi. Canik Belediyesi, Türkiye Belediyeler Birliği, Avrupa Konseyi ve Sıfır Ayrımcılık Derneği iş birliğiyle ROMACTED FAZ II Programı çerçevesinde ilçede kurulacak olan Canik Sıfır Atık Marketi’nde, temel gıda ve temizlik ürünleri yer alacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Canik’ten Ekonomiye Dev Katkı: Atığı Getir, Alışverişi Yap yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>