?>
?>
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının ilk yarısının sona ermesiyle ebeveynlerin, çocukların notlarına yaklaşımları ve tatil boyunca verimli vakit geçirmeleri hakkında önerilerde bulundu.
Notlara odaklanmak yerine süreci anlamaya çalışmak önemli!
Yorucu bir dönemin ardından çocuklar için dinlenme ve yenilenme zamanının geldiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Sömestr tatili, sadece dinlenmek için değil, aynı zamanda bireysel gelişim, aile içi bağları güçlendirme ve öğrenme fırsatlarını keşfetmek için de değerlendirilebilir.” dedi.
Bu süreçte ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktalara değinen Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü “Karne dönemi, çocukların çabalarının sonuçlarını gördüğü bir zaman olsa da, yalnızca notlara odaklanmak yerine süreci anlamaya çalışmak daha önemlidir. Çocuğunuzun karnesi beklentilerinizin altında olabilir. Bu durumda onu yargılamak ya da cezalandırmak yerine, nedenlerini anlamaya yönelik bir yaklaşım benimseyin.” önerisinde bulundu.
Ebeveynler, notlar karşısında destekleyici ve yapıcı olmalı…
Çocuğun çabalarının aile bireyleri tarafından takdir edilmesi ve güçlü yönlerinin ön plana çıkarılması gerektiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Karnesiyle ilgili onun düşüncelerini ve duygularını ifade etmesine fırsat tanıyın.” dedi.
Çocukla konuşurken onu yargılamadan düşük notların nedenini bulmasına yardımcı olunmasının önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Matematik dersinde düşük not alan çocuğunuza ‘Türkçe notların konuyu anladığını gösteriyor ancak Matematik dersinde biraz zorlandığını düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun? Çalışma sistemini gözden geçirmek ister misin?’ diye sorabilirsiniz. ‘Daha iyi anlaman için nasıl bir yol izleyebiliriz?’ gibi cümlelerle yapıcı bir diyalog başlatabilirsiniz. Böylece çocuğunuzu yargılamak, eleştirmek yerine anladığınızı ve desteklemek istediğinizi göstermiş olursunuz.
Kardeşler ya da çevredeki diğer çocuklarla kıyaslamaktan kaçının. Her çocuğun kendi hızında ve farklı alanlarda başarılı olabileceğini unutmayın.”
Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü ayrıca, çocuğun başarılı olduğu alanları ödüllendirmek isteyen ebeveynlere, bu ödüllerin maddi değerinden çok, çocuğun kişisel gelişimini destekleyecek etkinliklere yönelik olmasına özen göstermelerini önerdi.
Sömestr tatili, aile içi iletişim ve bağları güçlendirmek için ideal bir fırsat
Ara tatil boyunca çocuklarla evde öğretici etkinler yapılabileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Evde basit malzemelerle yapılan bilim deneyleri, çocukların öğrenmeye olan ilgisini artırabilir. Eğlenceli ve eğitici aktivitelerle öğrenme sürecini destekleyin.” dedi.
Ailece belirlenen bir saatte kitap okumanın, hem bir rutin oluşturacağına hem de okuma alışkanlığını pekiştireceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, diğer önerilerini şöyle sıraladı:
“Çocuklarla birlikte yemek yapmak, hem eğlenceli bir aktivite hem de pratik bir öğrenme fırsatıdır. Resim yapmak ya da el işi projeleri gibi faaliyetlerle çocukların yaratıcılığını geliştirebilirsiniz. Tatil boyunca çocuğunuzun eksik olduğu dersleri belirli saatlerde çalışmasını teşvik edin. Çocuğunuzun ilgi alanlarına yönelik aktiviteler planlayın. Spor, sanat ya da müzik gibi alanlar, hem özgüvenlerini artırır hem de yeni beceriler kazanmalarını sağlar.
Sömestr tatili, yoğun okul döneminde ihmal edilen aile içi iletişim ve bağları güçlendirmek için ideal bir zamandır. Çocuğunuzla açık havada vakit geçirin. Doğa yürüyüşleri, tarihi yer gezileri ya da birlikte yapılacak spor aktiviteleri hem fiziksel hem de duygusal olarak fayda sağlar. Sinema ve tiyatro gibi etkinlikler, çocukların yaratıcılıklarını geliştirmelerine yardımcı olabilir.”
Tatilde uyku saatleri ve ekran süresi dengeli bir şekilde yönetilmeli!
Tatil boyunca çocukların televizyon, tablet ve bilgisayar kullanımının artabileceği uyarısını yapan Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Ancak, bu süreyi sınırlandırmak ve dengeli bir şekilde yönetmek önemlidir. Teknoloji kullanım süresini çocuklarınızla birlikte belirleyin. Tatiller, çocuklar için kurallardan tamamen uzaklaşma dönemi gibi algılanabilir. Ancak belli sınırların korunması, hem çocukların güven duygusunu artırır hem de tatilin daha verimli geçmesini sağlar.” dedi.
Uyku saatleri ve ekran süresi gibi konularda esneklik sağlanabileceğini ancak tamamen kuralsızlığın çocuğun günlük düzenini bozabileceğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, bu kuralları çocuklarla birlikte belirlemenin, onların da sürece katılımını sağlayacağını söyledi.
DEHB’li çocuklar, düzenli bir programa ihtiyaç duyar…
Dikkat eksikliği be hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocuklar için tatilin, rutinlerini kaybetmeleri nedeniyle zorlayıcı bir dönem olabileceğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Ancak bu süreç, onların ihtiyaçlarına göre düzenlenirse oldukça verimli hale getirilebilir.” dedi.
DEHB’li çocukların, düzenli bir programa ihtiyaç duyduklarını yineleyen Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:
“Tatil boyunca yapacakları aktivitelerin sıralandığı bir plan oluşturabilirsiniz. Bu plan, eğlenceli ve öğretici etkinlikler arasında dengeli bir geçiş sunmalı. Uzun süreli etkinlikler yerine, daha kısa ve ilgi çekici etkinlikler tercih edilmeli. DEHB’li çocukların enerjilerini atabilecekleri spor aktiviteleri veya açık hava oyunları, hem fiziksel hem de zihinsel sağlıkları için faydalıdır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tatilde de çocuğunuzun uyku saati ve ekran süresindeki sınırlar korunmalı… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çocukların ekran ile tek yönlü iletişim içinde olduklarını ifade eden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Bu çocuklarda, karşılıklı ve çok yönlü etkileşiminin engellenmesi sebebiyle dili kullanma gereksiniminin ve göz kontağı kurma süresinin azalması sonucunda dil ve konuşma gelişiminin olumsuz etkilendiği yapılan çalışmalarda görülüyor.” dedi. Birçok ebeveynin, erken yaşta ekran maruziyetinin çocuğun bilişsel gelişimini destekleyeceğine inandığını aktaran Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Yapılan çalışmalar, iki yaş altı çocuklarda ekrana maruz kalmanın, dil gelişimini desteklemek yerine tam tersine geciktirdiğini gösteriyor.” uyarısını yaptı. Anuş Tahmincioğlu ayrıca bilimsel araştırmalar ve klinik deneyimlere göre, ekran sürelerinin kısıtlandığı ve çocuklara yüz yüze etkileşim fırsatları sunulduğu durumlarda, dil gelişiminde belirgin bir iyileşme gözlemlendiğini vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, erken yaşta ekran maruziyetinin çocukların dil ve konuşma becerilerine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.
Tek yönlü iletişim dili kullanma ve göz kontağı kurma süresini azaltıyor!
Teknolojinin hayatımızda kapladığı alanın her geçen gün arttığına dikkat çeken Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Ancak bu durumun, özellikle çocuklar üzerindeki etkilerini anlamak ve tartışmak, toplum olarak önceliklerimiz arasında yer almalı. Çünkü ekran karşısında geçirilen uzun saatler, çocukların dil ve konuşma becerileri üzerinde ciddi sorunlara yol açabiliyor.” dedi.
Çocukların ekran ile tek yönlü iletişim içinde olduklarını ifade eden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Bu çocuklarda, karşılıklı ve çok yönlü etkileşiminin engellenmesi sebebiyle dili kullanma gereksiniminin ve göz kontağı kurma süresinin azalması sonucunda dil ve konuşma gelişiminin olumsuz etkilendiği yapılan çalışmalarda görülüyor.” şeklinde konuştu.
Çocuklar, duydukları kelimeleri aktif bir şekilde kullanabilmeli!
Birçok ebeveynin, erken yaşta ekran maruziyetinin çocuğun bilişsel gelişimini destekleyeceğine inandığını aktaran Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Ne yazık ki bilimsel araştırmalar bu yaygın inancının tam tersini söylüyor. Yapılan çalışmalar, iki yaş altı çocuklarda ekrana maruz kalmanın, dil gelişimini desteklemek yerine tam tersine geciktirdiğini gösteriyor.” uyarısını yaptı.
Ekranın, çocuğun yüz yüze iletişim ve sosyal etkileşim fırsatlarının yerini aldığının altını çizen Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocukların kelime hazinesinin gelişmesinde duydukları kelimeler kadar, bunları aktif bir şekilde kullanma fırsatlarının da önemli bir rol oynadığını söyledi.
Çocuklar televizyon veya tabletten dil öğrenmez!
Bir diğer yaygın yanılgının, televizyon veya tablet üzerinden çocukların dil öğreneceğine dair inanç olduğuna vurgu yapan Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, şunları söyledi:
“Bu inanç gerçekliği yansıtmamaktadır. Çünkü çocuğun soru sorma, cevap verme ve göz kontağı kurma gibi temel iletişim becerilerini geliştirmek için interaktif etkileşimlere ihtiyacı vardır.
Günümüzde sıklıkla evlerde ve restoranlarda karşılaştığımız bir durum ile örnek vermek gerekirse, anne ve babaları, çocuklar ile birlikte yemek masasında sohbet etmek yerine çocukları ellerinde telefon ya da tablet ekranlarına dalmış halde görüyoruz, böyle zamanlarda çocuk bu ailesi ile geçireceği değerli iletişim fırsatından mahrum kalıyor demektir.”
Yüz yüze etkileşim, dil gelişiminde belirgin bir iyileşme ortaya koyuyor
Bilimsel araştırmaların ve klinik deneyimlerin, ekran sürelerinin kısıtlandığı ve çocuklara yüz yüze etkileşim fırsatları sunulduğu durumlarda, dil gelişiminde belirgin bir iyileşme gözlendiğini ortaya koyduğunu belirten Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Çocukların dil ve iletişim becerilerini desteklemek, basit ama etkili adımlarla mümkün. Kitap okumak, sohbet etmek, birlikte oyun oynamak gibi aktiviteler, çocuğun dil ve bilişsel gelişimlerine çok daha fazla katkı sağlar.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İki yaş altı çocuklarda ekran maruziyeti dil gelişimini geciktiriyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>