?>
?>
Rüyada el ele tutuşmak, ayrıca huzur ve güven arayışınızı da simgeler. Hayatın karmaşası içinde sevdiğiniz kişiyle birlikte hissettiğiniz bu anlık huzur, gününüzü aydınlatabilir. Rüyalar, bilinçaltımızın kapılarını aralarken, yaşadığınız duygular ve yaşamak istediğiniz ilişkilerin bir yansımasıdır. Peki, böyle bir rüya gördüğünüzde uyanınca ne hissediyorsunuz? Belki de bu rüya, içsel bir mutluluk hak ettiğinizi hatırlatıyordur.
Rüyalar arasındaki bu tür motifler, ilişkinizin yeni bir aşamaya geçtiğinin de habercisi olabilir. Belki de ikinizin de hissettiği şeyler, el ele tutuşarak somut bir hale gelmiştir. Mutluluğun, güvenliğin ve bağlılığın sembolü olarak rüyalarınıza girmesi, gelecekteki ilişkileriniz için umut verici bir işaret olabilir. Kalbinizde sevgi dolu anların canlanmasına ne dersiniz?
Rüyadaki el ele tutuşma eylemi, aynı zamanda güvenin bir yansımasıdır. İki insanın elini tutması, birbirine duyduğu güvenin ve bağlılığın göstergesi olarak okunabilir. Peki, bu durum sadece romantik ilişkilerle mi sınırlıdır? Elbette ki hayır! Aile bağları ve dostluklar da bu rüyanın kapsamına girer. Bu tür bir rüya, bazen bilinçaltımızın bize kendimizi yakın hissetmek istediğimiz insanlarla bir bütün olma isteğini de yansıtabilir.
Düşünsenize, el ele tutuşmak bir yolculukta en iyi arkadaşınızla birlikte ilerleme hissini taşır. Aynı yolda yürümek, her iki tarafın da duygusal destek vermesi anlamına gelir. Rüyada el ele tutuşmak, bazen geçmişteki bir ilişkinin özlemini de simgeler. Belki de kaybettiğiniz bir dostu geri getirme ya da o kişiyle olan hatıralara bir selam durma isteğidir.
Rüyaların dili her zaman açıktır, ama bazen karmaşık duygular içerir. Rüyada el ele tutulduğunu görmek, belki de en derin arzularımızı ortaya koymamıza yardımcı olur. İçsel bir huzur arayışında mısınız? Yoksa sadece sevgiye aç mısınız? İşte rüyalar, bu tür sorulara yol gösterici olabilir. Unutmayın, her rüya kişisel bir yolculuktur ve en güzel anlamlar da bireysel deneyimlerimizle birleşerek şekillenir.
Rüyada el ele tutuşmak, genellikle bir birlikteliğin veya ilişki dinamiklerinin güzel bir temsilidir. Bu sembol, insan ilişkilerinin güven, sadakat ve karşılıklı destekle derinleştiğini gösterir. Hani bazen bir şarkıda söylenen o güzel dize gibi, bir elin nesi var, iki elin sesi var! Bu rüya, birlikte geçirilen zamanların değerini vurgularken, aynı zamanda geleceğe dair umut dolu bir sayfa açıyor.
Aşkın en güzel yönlerinden biri, kelimelere dökülmeden de anlaşılabilmesidir. El ele tutuşmak, sevdiğiniz kişiyle kurduğunuz derin bağı simgeler. Ortak hedeflere yürürken birbirinizi desteklemek, ilişkinizi güçlendiren etmenlerdendir. Rüyanızda bunu görmek, belki de ilişkideki iletişim güçlendiriliyor demektir. Belki sevdiğinize ilişkin hislerinizi ifade etmenin zamanı gelmiştir!
El ele tutuşma, iki bireyin ortak hedeflere yürüdüğünü gösterir. Hayatta pek çok engel olabilir, ama birlikte yürümek, bu engelleri aşmanın anahtarıdır. Rüyanızda bunu yaşamak, belki de hayatınızda birlikte başarabileceğiniz projeler ya da hedefler olduğunu gösterir. Hayat yollarını birlikte keşfetmek, umut ve heyecan dolu bir geleceğin habercisidir.
Rüyada el ele tutuşmak, sadece bir eylem değil, sevdiğinizle birlikte hayaller kurmanın, destek olmanın ve aşkın derinliğini hissetmenin bir yansımasıdır.
Düşünün, sevdiğiniz kişinin elini tuttuğunuzda, kalbinizde bir kıpırtı hissedersiniz. Bu, adeta bir melodinin ilk notası gibidir; doğru tınılarla birleşince, oldukça büyüleyici bir deneyim yaratır. Rüyalar, bu hislerin en derinlerine dalmamıza olanak tanır. Sevdiğinizle ellerinizi kenetleyerek bir şeyler paylaşmak, hem ruhsal hem de fiziksel güven oluşturur. Bu yakınlık, rüyalarınıza bile yansıyarak, ilişkinizin derinliğini arttırır.
Rüyalar genellikle bilinçaltımızın bir yansımasıdır. El ele tutuştuğunuz o anla beraber, hayallerinizde yeni senaryolar ve fantastik dünyalar kurmaya başlarsınız. Belki birlikte bir plajda yürüyorsunuz ya da gökyüzünde dans ediyorsunuz. Bu tür vizyonlar, ilişkinizin nasıl gelişeceğine dair umutlar ve beklentilerle doludur. Sevdiğinizle el ele olmak, sadece anı değil, geleceğinizi de şekillendiren bir deneyimdir.
Birçok insan, sevgi dolu bir ilişki içinde yaşarken, rüyalarında da bu sevgiyle dolu anıları tekrar eder. El ele tutuşmak, rüya dünyasında kapı aralayan bir anahtar gibidir. İlişkinizin sıcaklığını, bu basit ama anlamlı eylemle yeniden yaratabilirsiniz. Rüya, aşkın derinliğini keşfetmek için harika bir araçtır; hayallerinizde sevdiğiniz kişiyle kurduğunuz bağlantılar, yaşamınızdaki diğer durumlarla birleşerek bir bütün oluşturur. Bu özel anlar, kalp atışlarınızda yankılanırken, rüyalarınızda da canlı bir şekilde varlığını sürdürür.
Rüyalar ise zihnimizin gece boyunca çalışarak biriktirdiği duygu ve düşüncelerin yansımasıdır. Rüyalar, bilinçaltınızın açık bir pencere gibi işlev görmesini sağlar. Aşk konusundaki rüyalarınız, sizinle o kişi arasında var olan derin duyguları veya belirsizlikleri ortaya koyabilir. Rüya yorumları yaparak, bu işaretleri fark etmek ve ilişki dinamiklerinizi aydınlatmak mümkün. Yani, rüyalarınızda gördüğünüz ayrıntılar ve semboller, aşk hayatınızdaki yolculuğun haritasını çizebilir.
Her ne kadar tarot ve rüyalar farklı disiplinler gibi görünse de, aslında birbirini tamamlayıcı bir bütünün parçalarıdır. Bir tarot okumaması yaparken, rüyalarınızı gece boyunca hatırlamak ve onları yorumlamak, elinizdeki bilgiyi zenginleştirebilir. Kısacası, tarot ve rüya yorumlarıyla aşk hayatınızı derinlemesine incelemek, içsel olarak kendinizle daha derin bir bağlantı kurmanıza olanak tanır. Kendinizi ve hislerinizi anlamanın belki de en keyifli yollarından biridir. Eşleşen anlamları ve hisleri keşfetmek, aşk yolculuğunuzda sizi güçlendirir.
Rüyada ele tutulma ve anlamları birçok farklı şekilde yorumlanabilir. Örneğin, birisiyle el ele tutuşmak, aranızdaki güçlü bağı temsil ederken, yalnızca bir el veya bir şeyin kaybolması, başkalarıyla olan etkileşimlerinizdeki belirsizlikleri gösterebilir. Bu bağlamda, rüyalarımız bir çeşit içsel iletişim aracı gibidir. Duygusal karmaşayı ortaya çıkarmak için kendimizin derinliklerine inmemize yardımcı olabilir. Yani bir rüya gördüğünüzde, bu sadece rastgele imgeler değil, aslında duygusal durumunuzun bir yansıması!
Rüyalarınızdaki diğer semboller ile birlikte bu tür detaylar, psikologlar için oldukça önemlidir. Kimi zaman bir ele tutunma durumu, birine güven duymanız ya da bir şeyleri paylaşma isteğinizin bir göstergesi olabilir. Başka bir deyişle, rüyalarınızda gördüğünüz semboller ve hisler, gündelik yaşantınızdaki ihmal edilmiş duygularınıza dair önemli ipuçları sunabilir.
Ayrıca, el tutmak, destek ve yardımlaşma arzusunu da sembolize edebilir. Belki de yalnız hissettiğiniz bir dönemde, size sürükleyecek, yol gösterecek birine ihtiyacınız vardır. Rüya analizi, bu tür duygusal yükleri kavramanızı ve yaşadığınız derin içsel çatışmaları anlamlandırmanızı sağlar. Kısacası, rüyanızdaki ele tutunma, bilinçaltınızdaki karmaşık duyguları açığa çıkaran bir kapı niteliğindedir.
El ele tutuşmak, iki insan arasında bir köprü inşa eder. Rüyada bu şekilde bir etkileşim yaşamak, sevdiğiniz kişiyle güçlü bir bağ kurduğunuz anlamına geliyor olabilir. Duygusal olarak destekleyici bir ilişki içindeyseniz, bu tür rüyalar oldukça sık görülür. Aynı zamanda, ilişkinizin güvenilirliğini ve derinliğini sorguladığınız dönemlerde de ortaya çıkabilir. Bu bağlamda, bu rüya, ilişkinizin mevcut durumunu değerlendirmek için bir fırsat sunar.
İnsan sosyal bir varlıktır ve el ele tutuşmak, fiziksel temasın ötesinde bir duygusal destek hissi de taşır. Rüyalar genellikle günlük yaşamımızdaki ruh halimizi yansıtır. El ele tutuşmak, güvende hissetmek, desteklenmek ve sevgi görmek arzusunun bir dışavurumudur. Bu tür rüyalar, sizin için önemli olan insanlardan elde edeceğiniz destek arayışını da simgeleyebilir. Kendinizi yalnız hissettiğinizde, bu tür rüyalar görmek oldukça yaygındır; çünkü bilinçaltınız sizi sevgiye ve bağ kurmaya yönlendirir.
Son olarak, el ele tutuşmak rüyası, kendinizi ifade etme yolunda bir adım atmanızı da sağlayabilir. Eğer ilişkinizde bazı duyguları paylaşma konusunda sıkıntılar yaşıyorsanız, bu tür bir rüya, sizin için önemli bir iletişim ihtiyacını gözler önüne serebilir. Sevdiklerinizle olan bağlarınız, ruh haliniz üzerinde büyük etki potansiyeline sahiptir. Rüyalarımız, bu bağların nasıl gelişebileceğini anlamak için harika bir yol sunar.
Rüyada el ele tutuşmak, genellikle aşkı veya bağlılığı simgeler. El ele olmak, iki insanın birbirine duygusal ve fiziksel olarak yakınlaştığı anlamına gelir. Bu durum, birine duyduğunuz derin hislerin ve o kişiyle kurduğunuz bağlantının kalitesini ifade eder. Kendinizi rüyanızda bu şekilde buluyorsanız, bu, yaşamınızdaki birisiyle güçlü bir ilişki içinde olduğunuzu veya böyle bir ilişki arayışında olduğunuzu gösterebilir.
Rüyalarımız, bilinçaltımızın oyun alanıdır. El ele tutuşmak gibi basit bir eylem, aslında birçok duygunun ifadesidir. Sevgiyi, güveni ve desteklenme ihtiyacını yansıtan bu durum, duygusal olarak nasıl hissettiğinizi de gözler önüne serer. Rüyada karşınızdaki kişiyle el ele tutuştuğunuzda, bu, sizin muhtemel kaygı ve korkularınızı da bir kenara bırakmanın zamanının geldiğini gösterir. Gerekli olan duygusal bağı kurmanın ve bu bağı güçlendirmenin önemini vurgular.
Bazen rüyalar, yaşam yolculuğundaki geçiş dönemlerimizi temsil eder. Rüyada el ele tutuşmak, yeni bir başlangıç yapmanın ya da mevcut ilişkinizi bir başka seviyeye taşımanın habercisi olabilir. Bu tür rüyalar, kendinizi yeni bir ilişkiye açılmakta ya da var olan ilişkilerde daha derin bir bağ kurmakta hissettiğinizin bir göstergesi olabilir.
Rüyada aşkı yakalamak, belki de yaşamınızdaki değişim ve dönüşüm süreçlerinde ilham verici bir rehber olabilir. El ele tutuşmak, sadece bir eylem değil, aynı zamanda hislerinizi ifade etmenin ve bağlanmanın güçlü bir yolu olarak karşımıza çıkar.
Rüyaların olumlu mesajlar taşıyıp taşımadığı, rüyanın içeriğine ve kişinin ruh haline bağlıdır. Genellikle, olumlu duygularla dolu rüyalar, iyi haberler veya gelecekteki başarıların habercisi olabilir. Rüya yorumları, kişisel deneyim ve inançlarla biçimlendiği için, rüyaların anlamını daha iyi değerlendirmek için bir bütün olarak ele alınması önemlidir.
Rüyada sevdiğinle el ele tutuşmak, genellikle ilişkiye duyulan özlemi ve sevgi bağını simgeler. Bu rüya, ilişkideki bağlılığın güçlenmesine, duygusal bir bütünleşmeye ya da partnerle yaşanan güzel anların hatırlanmasına işaret edebilir. Ayrıca, iki kişi arasında bir uyum ve anlayış olduğunu gösterir.
Rüyada el ele tutuşmak, genellikle duygusal bağların, sevginin ve birlikteliğin sembolüdür. Bu tür rüyalar, kişinin gerçek hayatta yaşadığı ilişkilerdeki tutkulu duyguları, bağlılık hissini ve güven arayışını yansıtabilir. Ayrıca ilişkilerdeki iletişimin güçlenmesine ve karşılıklı anlayışın artmasına işaret eder.
Rüyada el ele tutuşmak, genellikle birlik, sevgi ve destek simgesidir. Bu durum, rüya sahibinin ilişkilerinde yakınlık arayışını, duygusal bağları ve güven duygusunu ifade eder. Rüya yorumlarında, el ele tutuşmak, pozitif iletişim ve uyum arzusunu göstermekte önemli bir yer tutar.
Rüyada sevilen kişiyle birlikte olmak, genellikle duygusal bağlılık, sevgi ve güven arayışını ifade eder. Bu tür rüyalar, kişinin o ilişkiye duyduğu özlemi veya ilişkinin geleceğiyle ilgili endişelerini de yansıtabilir. Aynı zamanda, rüya sahibinin içsel duygularını ve ilişkilerindeki durumları değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Rüyada Sevdiğinle El Ele Tutuşmak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Katılımcı belediyecilik anlayışı gereği, karar alma süreçlerine vatandaşların aktif katılımını sağlayan Beylikdüzü Belediyesi, Aziz Sancar Bilim ve Sanat Merkezi’nde ilçedeki çevrecilerin de katıldığı bir tanışma ve istişare toplantısı düzenledi. Etkinlikte, bir yandan ilçedeki vatandaşlar belediyenin projeleri ve çalışmaları hakkında bilgilendirilirken, bir yandan da onların talepleri dinlendi ve ilgili müdürlüklere yönlendirilmek üzere notlar alındı.
Gönüllülerden ilham veren fikirler
Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte, ilçedeki çevre denetimleri, atık toplama ve geri dönüşüm faaliyetleri hakkında bilgi sunulan vatandaşlara Beylikdüzü’nde bir gönüllülük ağı oluşturmak ve çalışmaları hep beraber yönetmek amacıyla önerileri de soruldu. Çevreyi korumanın bir vatandaşlık görevi olduğunu belirten katılımcılar bir sonraki projelere de ilham olabilecek fikir önerilerinde bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Temiz Beylikdüzü İçin Belediye Gönüllülerle El Ele yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Akdeniz Belediyeler Birliği’nin ev sahipliğinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen 10. Antalya Şehircilik ve Teknolojileri Fuarı ve Yerel Yönetimler Sempozyumu kapsamında, “Çevre Korumada Yerel Yönetimlerin Sorumlulukları” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar’ın yaptığı sempozyumda, çevre politikaları, sürdürülebilir kentleşme ve yerel yönetimlerin çevreye duyarlı uygulamaları masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Başkent Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Taşkın Tahmaz’ın yaptığı sempozyumun 1. oturumunda; Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ve Ankara Üniversitesi Emekli Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ruşen Keleş konuşmacı olarak yer aldı.
YEREL YÖNETİMLERİN ROLÜ KRİTİK
Oturumda konuşan Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, çevre koruma politikalarının planlı kentleşme ile doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, yerel yönetimlerin bu alandaki rolünün her zamankinden daha kritik hale geldiğine dikkat çekerken, Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş ise iklim değişikliğine karşı yerelde alınan önlemleri paylaştı. Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ise doğayla uyumlu belediyecilik anlayışının önemine işaret etti.
TEMİZ ÇEVREDE YAŞAMAK HERKESİN HAKKI
Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ise yaşadıkları sıkıntıları verdiği örneklerle anlattı. Başkan Doğan, “İlçem sanayi ilçesi. Fabrikadan çıkan salınımlar ve nüfus artışımız belli sıkıntılar doğuruyor. Bu durum canımızı sıkıyor. Bu konuyla ilgili olan çalışmalarımızı arttırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Onun dışında bu konuyla ilgili ulaşılabilirlik de çok önemli. Yerel yönetimlerin başlıca konularından biri de ekosistemi korumak. Yerel yönetimler tüm canlıları korumak adına önlemler almalı. Temiz bir çevrede yaşamak hepimizin hakkı. Biz de yerel yöneticiler olarak yapısal projelerle doğanın kıymetine önem vererek çalışıyoruz. Vatandaşlarımıza çevre dostu çöp poşeti dağıtıyoruz. Geri dönüşüm ve sıfır atık bizim için çok önemli” diye konuştu. Sempozyumda konuşmacı olarak yer alan Ankara Üniversitesi Emekli Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ruşen Keleş ise “Türkiye’nin çevre politikası, dönemler ve değişiklikler konusuna değindi.
İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISINDA BULUNULDU
Sempozyum, yerel yönetimlerin çevre politikalarında daha aktif ve sorumlu bir rol üstlenmesi gerektiği yönünde ortak görüşle sona erdi. Katılımcılar, çevre krizine karşı mücadelede yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesinin önemini vurgulayarak, sürdürülebilir ve yaşanabilir kentler için iş birliği çağrısında bulundu. Sempozyumun sonunda, konuşmacılar, vatandaşlardan gelen soruları yanıtladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Antalya’da çevre korumada yerel yönetimlerin sorumluluğu ele alındı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından düzenlenen, “Türkiye’de ve Dünyada Enerji Piyasalarına Bakış: Riskler ve Fırsatlar” temalı 18. IICEC Konferansı 11 Nisan’da gerçekleştirildi. Sakıp Sabancı Müzesi The Seed’de, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol ev sahipliğinde düzenlenen konferansın onur konuğu T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar oldu.
Konferansta, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve IEA Başkanı Dr. Fatih Birol’un katılımlarıyla gerçekleştirilen panelde, IICEC Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Zaimler moderatörlüğünde dünyada ve Türkiye’de enerji sektörlerinde öne çıkan dinamikler, riskler ve fırsatlar çok yönlü olarak değerlendirildi.
“Enerji dönüşümü 1.0 başarıyla yürütüldü”
Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirme, enerjide bağımsızlığı artırma ve net-sıfır emisyon hedefleri içerisinde, kapsamlı “akıllık enerji dönüşümü” stratejileri yürüttüğünü belirtti. Bayraktar, enerjide uzun yıllardır sürdürülen reformlar ile önemli yapısal dönüşümler gerçekleştiğine, kurulu gücün 30.000 MW’tan 107.000 MW’a çıktığı süreçte yatırımların özel sektör tarafından gerçekleştiğine vurgu yaptı. Bayraktar, gelişmekte olan ekonomiler içerisinde Türkiye’nin gelişimiş bir enerji piyasası yapısı ile öne çıktığını aktardı.
“Türkiye’de akıllı enerji dönüşüm hikayesi devam ediyor”
Bayraktar sözlerine şöyle devam etti: “Enerji dönüşümü, akıllı enerji dönüşümü şeklinde olmalı. Enerji dönüşümü sadece iklim değişikliğiyle küresel çabalara bağlı kaldığı zaman bazı noktaların eksik olduğu bir hedef haline geliyor. Akıllı dönüşüm mutlaka, tüketiciler ve piyasa ile uyumlu bir süreç olmalı. Türkiye enerji dönüşümü 1.0’u başarıyla yürüttü. Yenilenebilir enerji yatırımlarına dikkat çeken Bayraktar, geçtiğimiz yıl devreye alınan kapasitenin neredeyse tamamının yenilenebilir enerjide dayalı gerçekleştiğini, YEKA modelinde gelişmeler ile yeni bir büyüme sürecine girildiğini ve Türkiye’nin 2035 yılına kadar her yıl 8.000 MW yenilenebilir enerji gücünü devreye almayı hedeflediğini, süper izin sürecini başlatmak üzere çalışıldığını aktardı. Doğalgaz konusuna da değinen Bayraktar fosilden nükleere geçişte doğal gazın geçiş yakıtı rolünün altını çizdi. Bayraktar, Karadeniz gazı ve Gabar petrolünde son gelişmeleri de paylaşırken, 2026 yılında doğal gazda yerli üretimin 7,5 milyar metreküpe ulaşacağını belirtti.
“Enerji verimliliği temel önceliklerimizden”
Konferans kapsamında sunulan IICEC Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü çalışmasının önerilerinin Bakanlık stratejileri ve öncelikleri ile uyumlu olduğunu belirten Alparslan Bayraktar “Enerji verimliliği Türkiye’de enerji dönüşümünün en önemli aracı. Biz enerji verimliliğini, yenilenebilir enerjiyi, petrol ve doğal gaz üretimimizi, nükleeri, kritik madenleri ve bütün bunları destekleyecek enerji alt yapısını güçlendirmek suretiyle kapsamlı bir enerji dönüşümü programıyla hareket ediyoruz. Son üç yılda dünya çapında ortaya koyduğumuz enerji yoğunluğunu düşürme başarımızı devam ettireceğimize inanıyorum” dedi.
“Enerji dönüşümünün esas nedeni ekonomi ve sanayi dinamikleri”
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol dünya enerji sektöründe son dönemde öne çıkan gelişmeleri ve yönelimleri değerlendirdi. Enerjide dönüşümün kuvvetle sürdüğünü aktaran Dr. Birol, bu dönüşümün esas nedeninin ekonomi ve sanayi politikaları ile rekabetçilik olduğunu belirtti. Dünyada kurulan yeni elektrik santrallerinin %85’inin yenilenebilire dayalı olduğunu, satılan her dört araçtan birinin elektrikli araç olduğunu, batarya kurulumlarının da hızla büyüdüğünü paylaşan Dr. Birol “COP 28’de yenilenebilir enerji yatırımlarının mevcut kapasitenin 3 katı, verimlilik hızının da 2 katı artmasını önermiştik. 2,5 yıl aradan sonra şu anda yenilebilir enerji yatırımları 2,7 kat arttı. Ama dünya enerji verimliliği konusunda sınıfta kaldı. Bu alanda sadece yüzde 1 gibi düşük bir artış oldu.” Dünyada elektrik çağının başladığına işaret eden Birol, “Yapay zekâ, elektrikli araçlar, klimalar elektrik talebini tetikliyor. Bu üçlü, elektrik talebini 5 yıl içinde ABD ve Avrupa’nın toplam üretiminin toplamı kadar büyütecek. Dünyada muazzam bir şekilde nükleere geçiş var. 2025’te nükleer tarihi bir zirve yapacak. Türkiye’nin de birden fazla nükleer santrale ihtiyacı var. Elektrikte arz güvenliği için nükleer önemli. Küçük Modüler Reaktör teknolojilerinde önemli ilerlemeler var” dedi.
“Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yumuşak bir dönem göreceğiz”
IEA olarak ülkelerin enerji politikalarını her beş yılda bir inceleyerek öneriler sunduklarını anlatan Birol şöyle konuştu: “Enerjide arz güvenliği son derece önemli. Son gelişmeler ile birlikte dünya arz güvenliği açısından tehlikeli bir dönem geçiriyor. Enerji güvenliği herkesin sorunu. Türkiye bu konuda önemli adımlar attı. Yenilenebilir enerjide çok önemli gelişmeler oldu. Önümüzdeki yıllarda Fosil yakıt fiyatlarının nasıl gelişeceği son derece önemli. Petrol talep artışı yavaşlıyor ve doğal gaz piyasası alıcılar lehine gelişiyor. Burada Türkiye için güzel bir haber var. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yumuşak bir dönem göreceğiz. Hem petrol hem doğal gazda fiyatlarda bir zayıflama bekleyebiliriz. Bu da Türkiye için cari açığının önemli bir kalemi olan enerji ithalatının azaltılması bakımından olumlu bir gelişme olacaktır.” Dr. Birol yapay zekanın trilyon dolarlık bir endüstri haline geldiğini , yapay zeka ve enerji ilişkisi üzerine IEA tarafından yeni bir çalışma yayımlandığını da belirterek, yapay zekanın şebeke yönetimi için yeni fırsatlar getirmesinin beklendiğini belirtti. Dr. Birol ayrıca, dünyada politik rüzgarın iklim değişikliği mücadelenin aleyhine estiğini ancak iklim risklerin daha fazla hissedildiğini, bunun da esasında önemli bir çelişki olduğunu vurguladı.
“Kritik minerallere hücum”
Panelde kritik mineraller ve tedarik zincirlerinin artan önemine de özel vurgu yapıldı. Dr. Fatih Birol bakır ve diğer pek çok madenin elektrikli araçlar, şebekeler, bataryalar için kritik olduğunu ve önemli yatırım ihtiyacı olduğunu belirtirken, Alparslan Bayraktar da kritik madenler konusunda Türkiye’nin envanterini yayımladıklarını, içinden geçilmekte olan kritik minerallere hücum döneminin jeopolitik konularla da yakından ilişkili olduğunun altını çizdi.
“Ülkemiz, Avrupa’nın en büyük enerji sektörlerinden biri konumuna ulaştı”
Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı konuşmasında, ekonomik ve sosyal gelişimin sağlanmasında kilit rol üstlenen enerji sektöründe son dönemde, önemli gelişmelere tanıklık edildiğine dikkat çekti. Sabancı, “Enerji güvenliğinde, enerji ticaretinde ve rekabetçilikte ve enerjinin sürdürülebilir gelişimdeki kritik rolünde, önemli gelişmeler var. Ülkemiz, enerji stratejileri, artan yatırımlar, gelişen enerji alt yapıları ve piyasalarıyla, Avrupa’nın en büyük ve dünyanın en dinamik enerji sektörlerinden biri konumuna ulaştı. Elektrik ve doğal gaz tüketimleri, alt yapıları, yenilenebilir enerji kurulu gücü gibi birçok parametreye baktığımızda, Avrupa’da ilk beş içerisinde yer alıyoruz. Kişi başına enerji tüketimimiz halen OECD ortalamasının yarısı seviyesinde. Fakat genç nüfus, şehirleşme, sanayileşme, artan mobilite ihtiyaçları gibi faktörler, talepte büyüme için güçlü bir zemin oluşturuyor. Son dönemde enerjide kamu ve özel sektör tarafından; enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, enerjide bağımsızlığın artırılması ve net-sıfır emisyon hedefleri konularında önemli adımlar atılıyor. Enerji arz güvenliği ve rekabetçilik; ülkemizin ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma hedeflerinde, en kritik destekçilerinden olmaya devam edecek” dedi.
“IICEC, Türkiye’de öncü bir model ve merkezdir”
IICEC’in 2020 yılından bu yana sektörde öncü olan “enerji görünümü” çalışmalarına değinen Güler Sabancı, “IICEC, son dönemde enerji politikalarında önemli adımların atıldığı, Türkiye’nin yüksek potansiyel ve kritik fırsatlara sahip olduğu enerji verimliliği alanında, “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” çalışmasını, yine Türkiye’de bir ilk olarak kamu, özel sektör ve akademi paydaşları ile katılımcı bir anlayış ile gerçekleştirdi. Bilime dayalı yaklaşımlardan ve iş dünyası iş birliklerinden değer yaratılması, günümüz dünyasının en kritik başarı faktörlerinden birisi durumundadır. IICEC, bu perspektifte, Türkiye’de öncü bir model ve merkezdir. Alanında lider olan, sektörlerine değer katan kuruluşları biraraya getiren IICEC, ortak akıl ve iş birlikleri yoluyla daha sürdürülebilir bir enerji geleceğini desteklemektedir” ifadelerinde bulundu.
IICEC Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporunda Kritik Tespitler ve Öneriler
Enerji sektörüne derinlikli bir perspektif sunan çalışmalar gerçekleştiren IICEC Direktörü Bora Şekip Güray konferansta ‘IICEC Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu’nun lansman sunumunu gerçekleştirdi. Sektörde öncü, analitik ve uzun vadeli bir perspektifle, modelleme ve senaryo analizleriyle gerçekleştirilen çalışmada, enerjide verimli büyüme perspektifinin somut enerji, ekonomi ve iklim katkıları sunuldu. Çalışmanın bulgularına göre, Verimli Büyüme Senaryosu, Türkiye’nin enerji güvenliği, enerji bağımsızlığı ve net-sıfır emisyon hedeflerinin tümünü maliyet-etkin şekilde sağlayabiliyor. Verimli Büyüme Senaryosunda enerji ithalatında ve emisyonlarda tasarruflar yoluyla 2053 yılına kadar olan dönemde yıllık ortalama 58 milyar dolar ekonomik kazanım sağlanırken, yıllık ortalama fayda-maliyet çarpanı 4,5 olarak gerçekleşiyor. Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryoya göre yıllık ortalama 4 milyar dolar daha fazla yatırım ile yıllık ortalama 28 milyar dolar ek ekonomik katkı sağlıyor. Verimli Büyüme Senaryosunda 2053 yılına kadar enerji sektörünün karbon yoğunluğu %70 oranında düşerken, birincil enerji arzında ithalat oranı mevcut yaklaşık üçte-iki seviyesinden yerli üretimde artışın da katkısıyla yüzde onlara kadar düşüş gösteriyor.
Çalışmada enerji verimliliğinde son dönemde güçlenen politika odağına ve hedeflere vurgu yapılırken, enerjide verimli ve katma değeri yüksek büyümenin sürdürülebilirliği için 11 somut öneri sunuluyor. Bora Şekip Güray, Türkiye’nin bir taraftan güçlü talep dinamikleri, diğer yandan da talep sektörlerinde yüksek enerji verimliliği potansiyeliyle, enerjide verimli ve rekabetçi büyüme yoluyla küresel ölçekte örnek bir konuma ulaşabileceğini ifade etti. Güray, son dönemde atılan önemli adımların önemli baz oluşturduğunu, bu yöndeki gelişmelerin Türkiye’nin enerji güvenliğinin yanı sıra enerjide merkez ülke ve net ihracatçı olma vizyonunu da güçlü şekilde destekleyeceğini belirtti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
18. IICEC Konferansı Dünya Enerji Piyasalarındaki Riskleri ve Fırsatları Ele Aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun “Daha temiz bir Konak” hedefi doğrultusunda kent genelinde rutin hizmetlerini aralıksız sürdüren Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, gönüllülerin desteğiyle ormanlık alanda temizlik çalışması yaptı. Çınartepe Mahallesi’nde bulunan Aydın Erten Rekreasyon Alanı çevresindeki ormanlık alanda gerçekleştirilen çalışmaya Mahalle Muhtarı Garip Karatay’ın yanı sıra bölgede faaliyet gösteren dernekler ve çok sayıda mahalle sakini katıldı. Temizlik çalışmaları esnasında çevre kirliliği oluşturan atıklar ile orman yangınlarına neden olabilecek cam kırıkları ve şişeler titizlikle toplandı. Ayrıca vatandaşlar tarafından yoğun olarak kullanılan alanın temiz tutulması için uyarı levhaları asıldı.
Torba torba çöp çıktı
“Temiz Çevre Temiz Konak” sloganıyla düzenlenen temizlik çalışmasına çocuklar ve gençler de destek verdi. Belediye personelleri ile gönüllülerin ortak çalışması sonucu ormanlık alandan 2 saat içerisinde toplanan 750 poşet çöp kamyonlarla taşındı. Orman ekosisteminin korunması ve yangın riskinin azaltılmasına katkı sağlayan temizlik çalışmasının farklı bölgelerde de düzenleneceği belirtildi.
“Çevre bilincini artırmaya yönelik önemli bir adım”
Alanın sahip olduğu güçlü ağaç dokusu ve doğal yapısıyla kentin ortak değeri olduğunun altını çizen Konak Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ekici, “Alanda biriken atıklar ve özellikle cam kırıkları, orman yangını riski başta olmak üzere çevre için ciddi tehdit oluşturuyordu. Bu etkinlik yalnızca bir temizlik çalışması değil aynı zamanda çevre bilincini artırmaya yönelik önemli bir adımdı. Doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmanın, onları korumanın hepimizin sorumluluğu olduğunu bir kez daha gördük. İlçemizin diğer mahallelerinde de benzer etkinliklerin düzenlenmesinin çok değerli olacağına inanıyoruz. Belediye Başkanımız Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun öncülüğünde daha temiz, yeşil ve sağlıklı bir çevre için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konak’ta el ele orman temizliği: 2 saatte 750 poşet çöp toplandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Kuşadası’ndan Buharkent’e kadar Aydın’ın tüm ilçelerinde gerçekleştirilen çalışmalar devam ediyor.
Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, kentin dört bir yanında çalışmalarını sürdürüyor. Bakım, peyzaj, trimör, budama ve düzenleme çalışmaları Aydınlı vatandaşlardan tam not alıyor.
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmalar ile Aydın’ı rengârenk çiçekler ile süslüyor. Kent genelinde dikimi gerçekleştirilen tüm çiçekler Büyükşehir Belediyesi’nin fidanlıklarında kadınlar tarafından yetiştiriliyor. Kadınların emeği ile üretilen rengârenk çiçekler, yine kadınlar tarafından kentin dört bir yanına dikiliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kadın personellerinin emekleri ile yetiştirilen çiçeklerin renk ahengi görenleri hayran bırakıyor.
Başkan Çerçioğlu: Kadınlarımızın güç birliği ile çok güzelsin Aydın
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kadınlar ile güç birliği içerisinde Aydın için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Başkan Çerçioğlu, “Cumhuriyet kenti Aydınımıza değer katan çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aydınımızın güzelliğine güzellik katmak için kadınlarımız ile el ele vererek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yaparak, kadınlarımızın ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde özgürce ve daha fazla yer alabilmelerini sağlayacak hizmetler üreterek kentimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Kentimize ve hemşehrilerimize hizmetlerimizi ulaştırmak için gecelerini gündüzlerine katan Büyükşehir Belediyemizin tüm kadın personellerinin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. Kadınlarımızın güç birliği ile çok güzelsin Aydın” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Çerçioğlu Kadınlar Ile El Ele Veriyor, Aydın Rengarenk Çiçekler İle Süsleniyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Nilüfer Kent Konseyi’nin 27’nci Olağan Genel Kurulu, Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde yapıldı. Gazeteci İsmail Arı’nın da konuk olduğu genel kurulda ‘Kent ve Kentlilik Hakkı’ ele alındı. Genel kurula, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile birlikte CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Divan Kurulu’nu Mustafa Berkay Aydın, Altınşehir Mahalle Muhtarı Melahat Şanal ve Sakıp Emre Sakin’in yaptığı genel kurul, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Genel kurulun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, göreve geldikten sonra hep ortak akıl kavramını öne çıkardıklarını; odalar, sendikalar, kent konseyleri ve güçlendirilmiş mahalle komiteleri ile ‘Birlikte bu kenti yöneteceğiz’ sözünü anımsattı. Nilüfer Mahalle Komiteleri’nde dijital bir seçim gerçekleştirdiklerini aktaran Başkan Şadi Özdemir, bunu da ‘Nilüfer Her Yerde’ uygulaması üzerinden düzenlediklerini söyledi. Başkan Şadi Özdemir, “Katılımcılık önemli. İlerde buraya katılım, 100 binlere ulaşsın istiyoruz. Nilüfer ile ilgili bazı kararları almadan önce Nilüferli hemşehrilerimizin de o platformdan görüşlerini almak istiyoruz” dedi.
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da, Nilüfer’in yaşam tarzı, demokrasi bilinci, ekonomisi, sosyal yaşamı, kültür-sanat anlayışı, doğa ve çevre mücadelesi, adalet arayışı, kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı ile mücadele gibi birçok konuda farkındalığı ile farklı bir kent olduğunu söyledi. Toplumda ekonomik anlamda uçurum olduğu gibi demokrasi bilinci anlamında da uçurum bulunduğunu anlatan Kayışoğlu, bilinci arttırmak için çalışmanın önemini vurguladı.
NİLÜFERLİLER HAK MÜCADELESİNDE BAŞARILI OLDU
Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, 6 aydaki çalışmalarını anlattı. Çevre Meclisi’ni kurduklarını ve hayvan hakları ile ilgili mücadele verdiklerini belirten Aydın, Nilüfer Mahalle Komiteleri’nde gerçekleştirdikleri dijital seçime de değindi.
Eksiklerinin olduğunu da belirten Aydın, Emek Çalışma Grubu oluşturacaklarını, Nilüfer Mahalle Komiteleri’ne canlılık getireceklerini ve önceki dönem başkan ve genel sekreterlerinden oluşan danışma kurulu oluşturmayı planladıklarını açıkladı. Nilüfer’de mühürlenmesine karşın kaçak olarak faaliyetini sürdüren beton santralinin yıkılmasını Nilüferlilerin mücadelesi ile başardıklarını da sözlerine ekleyen Aydın, “Bir hak mücadelesinde başarılı olduk. Moralle bardağın dolu tarafına bakarsak çok daha güzel Nilüfer, çok daha güzel Bursa, Türkiye ve dünya bence bizi bekliyor” dedi.
NİLÜFER’DEKİ MÜCADELE ÖNEMLİ BİR DENEYİM OLDU
İkinci bölümde Gazeteci İsmail Arı, ‘Kent ve Kentlilik Hakkı’ ile ilgili söyleşi gerçekleştirdi. Türkiye’nin büyük kentlerinden örnekler veren Arı, buralarda yıllar içinde yaşanan olumsuz gelişmeleri anlattı. Kent kimliklerinin ve tarihi dokusunun bilerek ve isteyerek yıkıldığını belirten Arı, buraların ranta kurban edildiğini söyledi. Nilüfer’deki kaçak beton santrali ile ilgili yaptığı haberden de bahseden Arı, süreci anlattı. Buradaki mücadelenin önemli bir deneyim olduğunu ifade eden Arı, “Toplumda bir yılgınlık vardı. Ne yapsak olmaz, değiştiremeyiz düşüncesi vardı. Orası önemli bir kazanım oldu. Nilüferliler mücadele edilerek, bir şeyin değiştirilebileceğini, kazanılabileceğini gösterdi. Topluma bazen de böyle umut aşılayan şeyler olması lazım” dedi. Arı, çalışmaları ve beton santrali ile ilgili mücadelesinden dolayı Nilüfer Kent Konseyi üyelerini tebrik etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nilüfer Kent Konseyi Genel Kurulu’nda “Kentlilik Hakkı” ele alındı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Zamanlama tabanlı saldırıların hala sağlam savunma mekanizmalarından yoksun olmaları, beraberinde birçok güvenlik açığını oluşturuyor ve yeni saldırılar doğuruyor. DoubleClickjacking ile bağlantılı tehditler, kullanıcıların farkında olmadan OAuth uygulamalarını yetkilendirmek, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) komutlarını onaylamak ve hatta tarayıcı uzantılarını yüklemek gibi kritik işlemlerini gerçekleştirme esnasında ortaya çıkıyor. Geleneksel clickjacking saldırıları, genellikle kullanıcıların tıklamalarını yönlendirmek için gizli iframe’lere dayanırken DoubleClickjacking, iframe ile ilgili korumalardan kaçınan, bunun yerine zamanlama ve kullanıcı etkileşiminin bir karışımına odaklanan benzersiz bir mekanizma kullanıyor. DoubleClickjacking’in savunma sistemlerindeki zayıflıklardan yararlanarak ciddi güvenlik açıklarına neden olduğunu belirten Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kullanıcıların bu tür saldırılara karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.
Kullanıcıları aldatarak istemeden kritik işlemler yapmasını sağlayan DoubleClickjacking saldırısı, “Ödülünüzü almak için buraya tıklayın” gibi cazip bir mesajla başlıyor. Kullanıcı tıkladığında ekranda zararsız gibi görünen captcha çözme işlemi beliriyor. Ancak arka planda çalışan JavaScript kodları, sayfayı meşru bir siteye çeviriyor ve hassas düğmeleri kullanıcının imleciyle hizalıyor. Kullanıcının ikinci tıklaması, farkında olmadan izin verme veya işlem onaylama gibi önemli eylemleri aktive etmiş oluyor. Böylelikle de saldırganın hedeflediği işlem gerçekleşiyor.
“DoubleClickjacking Saldırıları, Tarayıcı Uzantıları ve Cep Telefonlarını da Etkiliyor”
DoubleClickjacking, X-Frame-Options veya frame-ancestors gibi kısıtlamalar da dahil olmak üzere geleneksel clickjacking savunmalarını atlatıyor. Saldırı meşru sitelerle doğrudan kullanıcı etkileşimi içerdiğinden, çerez korumasını ve siteler arası istek kısıtlamalarını etkili bir şekilde atlıyor. Gerçekleşen saldırıların sadece bilgisayar ya da web siteleriyle sınırlı olmaması, tarayıcı uzantıları ve cep telefonlarını da etkilemesi tehditin ciddiyet boyutunu büyük ölçüde artırıyor. Bu tekniğin yalnızca web sitelerine değil, tarayıcı uzantılarına da saldırmak için kullanıldığını ifade eden Paulos Yibelo “Web3 işlemlerini ve dApp’leri yetkilendirmek, IP’yi açığa çıkarmak veya VPN’i devre dışı bırakmak için bu tekniği kullanan en iyi tarayıcı kripto cüzdanlarına kavramların ispatını yaptım. Bu işlem cep telefonlarında, hedeften ‘DoubleTap’ yapmasını isteyerek de gerçekleştirilebilir.” açıklamasında bulundu.
“Javascript Koruması ve HTTP Başlıkları Siber Saldırılara Karşı Önlem Sağlayabilir”
Siber saldırılara karşı yeterli seviyede savunma gelişmemesinin, kullanıcıların alternatif yöntemler arayarak etkili bir koruma yöntemi arayışına geçmelerine sebep olduğunu belirten Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu “Tam da bu noktada JavaScript koruması ve HTTP başlıkları proaktif önlem seçenekleri olarak sunuluyor. JavaScript koruması, kullanıcıdan fare hareketi gibi açık bir etkileşim algılanana kadar hassas düğmeleri devre dışı bırakıyor. Böylece, kullanıcı farkında olmadan yapılan tıklamaların önüne geçiliyor. Bir diğer önlem olan HTTP başlıkları ise çift tıklama dizisi sırasında tarayıcı pencereleri arasında hızlı bağlam geçişini kısıtlıyor ve saldırganların bu durumdan yararlanmasını önleyen başlıklar eklenmesi sağlıyor. Bu çözümler, kullanıcı etkileşimlerinde ekstra bir kontrol katmanı oluşturarak hassas ögelere yanlışlıkla tıklama riskini azaltmayı amaçlıyor.” dedi.
Bitdefender Ultimate Security, Çok Boyutlu Siber Güvenlik Hizmeti Sağlıyor
Bitdefender Ultimate Security kullanıcıları, kötü amaçlı web sayfalarından ve diğer dijital saldırılardan korumasına ek olarak virüsleri, solucanları, Truva atlarını, casus yazılımları, fidye yazılımlarını, sıfırıncı gün açıklarını, rootkitleri ve diğer siber tehditleri engelliyor. Temel özellikleri arasında eksiksiz, gerçek zamanlı veri koruması, ağ tehditlerini önleme, aktif uygulamalar için davranışsal algılama, çok katmanlı fidye yazılımı koruması, web saldırılarını önleme, dolandırıcılık önleme teknolojisi ve yapay zeka destekli dolandırıcılık koruması yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yeni ‘DoubleClickjacking’ Tehdidi Hesapları Ele Geçirmek İçin Çift Tıklamaları Kullanıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Creality Türkiye ve Robot El Derneği iş birliğinde “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” sloganıyla, Darüşşafaka Eğitim Kurumları Maslak Kampüsünde düzenlenen yeni yıl hediyesi etkinliğinde, öğrencilerin 3D yazıcı teknolojisinin hayat değiştiren gücünü deneyimlemeleri sağlandı. Etkinlik kapsamında Darüşşafaka 5. ve 6. Sınıf öğrencileri için gerçekleştirilen “3D Yazıcı ile Hayat Değiştiren Teknoloji” seminerinde, 3D baskı süreçleri canlı anlatım ve örnek üretimlerle öğrencilere tanıtıldı. Seminerde Creality K2 Plus Combo 3D yazıcı kullanıldı.
Etkinlik öncesinde Darüşşafaka öğrencileri, Robot El Derneği tarafından kendilerine sunulan özel Hediye Kütüphanesi kataloğundan, kendi iç dünyalarına göre istedikleri hediyeleri seçtiler. Bu katalog, Thingiverse gibi açık kaynak olarak paylaşılmış 3D modellerin içinden seçilerek hazırlandı. Hediye seçenekleri arasında süper kahraman ve çizgi roman karakteri büst figürleri, özel tasarımlı anahtarlıklar, kalemlikler, telefon ve tablet tutucular yer aldı. Öğrencilerin kendi tercihleri doğrultusunda Creality 3D yazıcı teknolojileri ile üretilen 450 hediye, etkinlik sonunda kalıcı bir hediye olarak öğrencilere dağıtıldı.
Creality, 3D Baskının Elçisi Olarak Farklı Alanlarda Dijitalleşmeye Öncülük Ediyor
Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, Robot El Derneği iş birliğinde gerçekleşen “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” etkinliğine de katılan Creality MEA Satış Direktörü Joey Zhao, tüketici sınıfı 3D yazıcıların dünya lideri markası Creality’nin ayak izini 100’den fazla ülke ve bölgeye yaydığını söyledi ve: “2014 yılında Shenzhen’de kurulan Creality, tüketici ve profesyonel sınıf 3D yazıcılar ile 3D baskı aksesuarlarının tasarım, geliştirme ve üretimi konularında faaliyet gösteriyor. Creality, kullanıcı odaklı bir şirket olarak, 3D baskıyı dünya genelinde evlere, okullara, atölyelere, fabrikalara ve akademik kurumlara tanıtıyor; 3D baskının elçisi olma misyonuyla üretim, eğitim, sağlık, mimari ve diğer alanlarda dijitalleşmeye öncülük ediyor. Markamızın sloganı ‘Hayal Et, Gerçekleştir’, 3D baskıyı cesur ve pratik olanlar için bir hayal dünyası olarak ifade ediyor ve kullanıcılara hayal güçlerini serbest bırakmaları ve fikirlerini gerçeğe dönüştürmeleri için ilham veriyor. Türkiye bizler için çok büyük öneme sahip ve bugün Türkiye’nin en değerli eğitim kurumlarından birinde, eğitimciler ve öğrencilerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Creality olarak, 3D baskı teknolojisinin daha fazla alanda erişilebilir olması ve daha fazla insana fayda sağlaması gerektiğine inanıyoruz. Çocukların teknolojiye olan ilgisini de artıran bu iş birliğimiz, bu inancımızın sıcak ve somut bir yansımasıdır” şeklinde konuştu. “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” etkinliğinde Creality Satış Müdürü Rebecca Lai ve Creality Pazarlama Müdürü Joanna Zhong da hazır bulundular.
Kurumsal sorumluluk konusunun Creality için büyük önem taşıdığını da ifade eden Creality MEA Satış Direktörü Joey Zhao, “Creality, dünyanın farklı ülkelerinde birçok kurumsal sorumluluk girişimine aktif olarak katılmaktadır. Robot El Derneği iş birliğinde uzuv kaybı yaşayanlar için kavrama aparatları baskısı, Türkiye’de yaşanan depremde malzeme bağışları, Brezilya Uzay Robotik Projesi’ne destek ve Tanzanya’daki 3D baskılı protez insani yardım projesi gibi çalışmalar Creality’nin yalnızca 3D baskıda bir lider değil, aynı zamanda topluma olumlu etkiler bırakmayı derinden önemseyen bir şirket olduğunu gösteriyor. Creality, gelecekte de 3D baskı teknolojisinde yeniliği ve teknolojinin neşesini daha fazla insana ulaştırmayı sürdürürken, sosyal sorumluluklarını yerine getirmeye de devam edecek” dedi
Robot El Derneği, Teknolojiyi Sosyal Fayda İçin Kullanıyor
Robot El Derneği’nin, teknolojiyi sosyal fayda için kullanma vizyonu ve Türkiye geneline yayılan geniş bir gönüllü ağıyla faaliyet gösterdiğini ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Okumuş, “Derneğimiz bünyesinde, Robotel Akademi ile çocuklara, gençlere ve tüm topluma teknolojinin sosyal fayda yaratma potansiyelini gösteren atölye çalışmaları başlattık. Tüketici sınıfı 3D yazıcıların dünya lideri markası Creality iş birliğinde düzenlediğimiz bu etkinlikte, teknolojiyi iyilik için kullanma bilincini vurgulamayı hedefledik. 5. ve 6. Sınıf öğrencisi 450 genç arkadaşımızın, 3D baskı sürecini öğrenmelerini ve onların teknolojiye olan ilgilerini artırmayı hedefledik. Creality’nin 3D yazıcı ve malzeme desteğiyle, etkinliğe katılan 450 öğrenciye, kendi seçtikleri, kişiye özel ve anlamlı hediyeler ürettik. Teknolojinin, çocukların hayatında nasıl bir fark yaratabileceğini geniş kitlelere duyurmak istedik. Bu anlamlı etkinlik için bizleri ağırlayan Darüşşafaka Eğitim Kurumları yöneticilerine, eğitimcilerine, çalışanlarına, destekçilerine ve öğrencilerine hem gösterdikleri misafirperverlik hem de kurumun 150 yılı aşkın süredir ülkemize kattığı değerler için şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
Robot El Derneği’nin, 3D yazıcılarla kişiye özel ölçü ve niteliklerde üretilmiş, basit kavrama hareketi yapabilen ve ihtiyaç sahiplerine ücretsiz temin edilen Robotellerle, el ve parmak kaybı yaşayan çocuklara moral destek sağladığını ifade eden Serdar Okumuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Robotellerle bugüne dek 500’ün üzerinde çocuğun hayatına dokunduk. Roboteller protez ya da protez yerine geçen tıbbi cihaz değil, temel kavrama işlevini yerine getirebilen ve özellikle gelişim çağındaki çocukların hayatlarını kolaylaştıran hareketli moral destek aparatlarıdır. Roboteller, özellikle çocuklara erişilebilir bir çözüm sunuyor ve çocuklar, basit günlük ihtiyaçlarını bir nebze olsun karşılayabilen, sosyalleşebilen bireyler olarak büyüyebiliyor. Çocukların tuttukları takımların ya da beğendikleri süper kahramanların renkleri gibi eğlenceli tasarımlarla üretilen Roboteller, özgüven desteği ve sosyalleşme imkanı da sunuyor. Bunun yanı sıra, eli ve parmağı olmayan çocuklara yönelik bir bisiklet aparatı yaptık ve bugün 10’dan fazla çocuk bu aparatlarla bisiklete binebiliyor. Bir diğer projemizde, yaşlılar ve diğer engelliler için bir katalog oluşturmaya çalışıyoruz. Bu katalogda, tırnak kesme, kalem tutma, çorap giyme, düğme ilikleme, makas tutma gibi günlük işlevlere yönelik aparatlar yer alacak.”
3D baskı teknolojisinin dünyanın dört bir yanındaki insanlara sürprizler ve dönüşüm getirmeye devam edeceğine inanan Creality, “Hayal Et, Gerçekleştir.” sloganı ve ileri teknolojileriyle 3D baskı tutkunları için üstün bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Markanın temel değerleri, kullanıcılara sunulan faydalarla özdeşleşiyor.
Kullanılabilirlik: Creality, kullanıcıların yaratıcı sürecini kolaylaştırarak ve karmaşık iş akışlarını ortadan kaldırarak erişilebilirlik sağlamaya öncelik verir.
Akıllılık: Kullanıcı ihtiyaçlarını derinlemesine anlayarak, gelişen üretim yolculuğunda sürekli destek sunar.
Uygun Fiyat: Gelişmiş teknolojiyi herkes için erişilebilir hale getirerek kapsayıcı bir 3D baskı deneyimi sunar.
Çok Yönlülük: Yazıcılar, filamentler ve aksesuarlar arasında iş birliğini teşvik eden bir anlayışla hareket eder.
Keyif: Creality, 3D baskının sadece tamamlanan baskıda değil, öğrenme ve kendini gerçekleştirme yoluyla yaratılan eğlencede olduğunu kabul eder.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Robot El Derneği ve Creality İş Birliğinde “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” Etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Creality Türkiye ve Robot El Derneği iş birliğinde “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” sloganıyla, Darüşşafaka Eğitim Kurumları Maslak Kampüsünde düzenlenen yeni yıl hediyesi etkinliğinde, öğrencilerin 3D yazıcı teknolojisinin hayat değiştiren gücünü deneyimlemeleri sağlandı. Etkinlik kapsamında Darüşşafaka 5. ve 6. Sınıf öğrencileri için gerçekleştirilen “3D Yazıcı ile Hayat Değiştiren Teknoloji” seminerinde, 3D baskı süreçleri canlı anlatım ve örnek üretimlerle öğrencilere tanıtıldı. Seminerde Creality K2 Plus Combo 3D yazıcı kullanıldı.
Etkinlik öncesinde Darüşşafaka öğrencileri, Robot El Derneği tarafından kendilerine sunulan özel Hediye Kütüphanesi kataloğundan, kendi iç dünyalarına göre istedikleri hediyeleri seçtiler. Bu katalog, Thingiverse gibi açık kaynak olarak paylaşılmış 3D modellerin içinden seçilerek hazırlandı. Hediye seçenekleri arasında süper kahraman ve çizgi roman karakteri büst figürleri, özel tasarımlı anahtarlıklar, kalemlikler, telefon ve tablet tutucular yer aldı. Öğrencilerin kendi tercihleri doğrultusunda Creality 3D yazıcı teknolojileri ile üretilen 450 hediye, etkinlik sonunda kalıcı bir hediye olarak öğrencilere dağıtıldı.
Creality, 3D Baskının Elçisi Olarak Farklı Alanlarda Dijitalleşmeye Öncülük Ediyor
Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, Robot El Derneği iş birliğinde gerçekleşen “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” etkinliğine de katılan Creality MEA Satış Direktörü Joey Zhao, tüketici sınıfı 3D yazıcıların dünya lideri markası Creality’nin ayak izini 100’den fazla ülke ve bölgeye yaydığını söyledi ve: “2014 yılında Shenzhen’de kurulan Creality, tüketici ve profesyonel sınıf 3D yazıcılar ile 3D baskı aksesuarlarının tasarım, geliştirme ve üretimi konularında faaliyet gösteriyor. Creality, kullanıcı odaklı bir şirket olarak, 3D baskıyı dünya genelinde evlere, okullara, atölyelere, fabrikalara ve akademik kurumlara tanıtıyor; 3D baskının elçisi olma misyonuyla üretim, eğitim, sağlık, mimari ve diğer alanlarda dijitalleşmeye öncülük ediyor. Markamızın sloganı ‘Hayal Et, Gerçekleştir’, 3D baskıyı cesur ve pratik olanlar için bir hayal dünyası olarak ifade ediyor ve kullanıcılara hayal güçlerini serbest bırakmaları ve fikirlerini gerçeğe dönüştürmeleri için ilham veriyor. Türkiye bizler için çok büyük öneme sahip ve bugün Türkiye’nin en değerli eğitim kurumlarından birinde, eğitimciler ve öğrencilerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Creality olarak, 3D baskı teknolojisinin daha fazla alanda erişilebilir olması ve daha fazla insana fayda sağlaması gerektiğine inanıyoruz. Çocukların teknolojiye olan ilgisini de artıran bu iş birliğimiz, bu inancımızın sıcak ve somut bir yansımasıdır” şeklinde konuştu. “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” etkinliğinde Creality Satış Müdürü Rebecca Lai ve Creality Pazarlama Müdürü Joanna Zhong da hazır bulundular.
Kurumsal sorumluluk konusunun Creality için büyük önem taşıdığını da ifade eden Creality MEA Satış Direktörü Joey Zhao, “Creality, dünyanın farklı ülkelerinde birçok kurumsal sorumluluk girişimine aktif olarak katılmaktadır. Robot El Derneği iş birliğinde uzuv kaybı yaşayanlar için kavrama aparatları baskısı, Türkiye’de yaşanan depremde malzeme bağışları, Brezilya Uzay Robotik Projesi’ne destek ve Tanzanya’daki 3D baskılı protez insani yardım projesi gibi çalışmalar Creality’nin yalnızca 3D baskıda bir lider değil, aynı zamanda topluma olumlu etkiler bırakmayı derinden önemseyen bir şirket olduğunu gösteriyor. Creality, gelecekte de 3D baskı teknolojisinde yeniliği ve teknolojinin neşesini daha fazla insana ulaştırmayı sürdürürken, sosyal sorumluluklarını yerine getirmeye de devam edecek” dedi
Robot El Derneği, Teknolojiyi Sosyal Fayda İçin Kullanıyor
Robot El Derneği’nin, teknolojiyi sosyal fayda için kullanma vizyonu ve Türkiye geneline yayılan geniş bir gönüllü ağıyla faaliyet gösterdiğini ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Okumuş, “Derneğimiz bünyesinde, Robotel Akademi ile çocuklara, gençlere ve tüm topluma teknolojinin sosyal fayda yaratma potansiyelini gösteren atölye çalışmaları başlattık. Tüketici sınıfı 3D yazıcıların dünya lideri markası Creality iş birliğinde düzenlediğimiz bu etkinlikte, teknolojiyi iyilik için kullanma bilincini vurgulamayı hedefledik. 5. ve 6. Sınıf öğrencisi 450 genç arkadaşımızın, 3D baskı sürecini öğrenmelerini ve onların teknolojiye olan ilgilerini artırmayı hedefledik. Creality’nin 3D yazıcı ve malzeme desteğiyle, etkinliğe katılan 450 öğrenciye, kendi seçtikleri, kişiye özel ve anlamlı hediyeler ürettik. Teknolojinin, çocukların hayatında nasıl bir fark yaratabileceğini geniş kitlelere duyurmak istedik. Bu anlamlı etkinlik için bizleri ağırlayan Darüşşafaka Eğitim Kurumları yöneticilerine, eğitimcilerine, çalışanlarına, destekçilerine ve öğrencilerine hem gösterdikleri misafirperverlik hem de kurumun 150 yılı aşkın süredir ülkemize kattığı değerler için şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
Robot El Derneği’nin, 3D yazıcılarla kişiye özel ölçü ve niteliklerde üretilmiş, basit kavrama hareketi yapabilen ve ihtiyaç sahiplerine ücretsiz temin edilen Robotellerle, el ve parmak kaybı yaşayan çocuklara moral destek sağladığını ifade eden Serdar Okumuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Robotellerle bugüne dek 500’ün üzerinde çocuğun hayatına dokunduk. Roboteller protez ya da protez yerine geçen tıbbi cihaz değil, temel kavrama işlevini yerine getirebilen ve özellikle gelişim çağındaki çocukların hayatlarını kolaylaştıran hareketli moral destek aparatlarıdır. Roboteller, özellikle çocuklara erişilebilir bir çözüm sunuyor ve çocuklar, basit günlük ihtiyaçlarını bir nebze olsun karşılayabilen, sosyalleşebilen bireyler olarak büyüyebiliyor. Çocukların tuttukları takımların ya da beğendikleri süper kahramanların renkleri gibi eğlenceli tasarımlarla üretilen Roboteller, özgüven desteği ve sosyalleşme imkanı da sunuyor. Bunun yanı sıra, eli ve parmağı olmayan çocuklara yönelik bir bisiklet aparatı yaptık ve bugün 10’dan fazla çocuk bu aparatlarla bisiklete binebiliyor. Bir diğer projemizde, yaşlılar ve diğer engelliler için bir katalog oluşturmaya çalışıyoruz. Bu katalogda, tırnak kesme, kalem tutma, çorap giyme, düğme ilikleme, makas tutma gibi günlük işlevlere yönelik aparatlar yer alacak.”
3D baskı teknolojisinin dünyanın dört bir yanındaki insanlara sürprizler ve dönüşüm getirmeye devam edeceğine inanan Creality, “Hayal Et, Gerçekleştir.” sloganı ve ileri teknolojileriyle 3D baskı tutkunları için üstün bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Markanın temel değerleri, kullanıcılara sunulan faydalarla özdeşleşiyor.
Kullanılabilirlik: Creality, kullanıcıların yaratıcı sürecini kolaylaştırarak ve karmaşık iş akışlarını ortadan kaldırarak erişilebilirlik sağlamaya öncelik verir.
Akıllılık: Kullanıcı ihtiyaçlarını derinlemesine anlayarak, gelişen üretim yolculuğunda sürekli destek sunar.
Uygun Fiyat: Gelişmiş teknolojiyi herkes için erişilebilir hale getirerek kapsayıcı bir 3D baskı deneyimi sunar.
Çok Yönlülük: Yazıcılar, filamentler ve aksesuarlar arasında iş birliğini teşvik eden bir anlayışla hareket eder.
Keyif: Creality, 3D baskının sadece tamamlanan baskıda değil, öğrenme ve kendini gerçekleştirme yoluyla yaratılan eğlencede olduğunu kabul eder.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Robot El Derneği ve Creality İş Birliğinde “İyilik İçin Teknoloji ile El Ele” Etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>