?>
?>
Sorumluluk ve Yükümlülükler
Rüyanızda bir şey emanet alıyorsanız, bu aynı zamanda üzerinize almanız gereken sorumlulukları da simgeler. Hayatta herkesin üzerine düşen yükümlülükler var ve bunlar bazen sizi rahatsız edebilir. Emanet almak, bu sorumlulukları üstlenmeye hazır olduğunuzun bir göstergesi olabilir. Örneğin, iş hayatınızda yeni bir projeyi üstlenmek gibi, yeni bir sorumluluk almayı düşünebilirsiniz.
Rüyada emanet almak, aynı zamanda duygusal durumunuz hakkında ipuçları verebilir. Kendinizi güvende hissetmek mi istiyorsunuz? Belki de bir şeyleri başkalarına bırakmak için cesaret bulmaya çalışıyorsunuz. Unutmayın ki rüyalar, bilinçaltımızın derinliklerinden gelen bir yankıdır. Hislerinizi anlamak için rüyalarınıza dikkat etmek, daima faydalı olabilir.
Rüyaların derin anlamları ve sembolleri, her birey için farklılık gösterir. Ancak genel olarak, rüyada emanet almak, güven, sorumluluk ve duygusal yansımalarınızı anlamak adına önemli bir anahtar olabilir.
Rüyaların sır dolu evreninde, emanet almanın anlamı, tıpkı bir define haritası gibi karşımıza çıkar. Peki, rüyada emanet almak ne anlama geliyor? Aslında, bu tür rüyalar kişinin hayatında bazı önemli değişimlere veya sorumluluklara işaret edebilir. Rüyada bir başkasından emanet almak, o kişinin size olan güveninin bir yansıması olabilir. Bunun yanında, hayatınızdaki insanların sözlerine ve vaadlerine ne kadar değer verdiğinizin de bir göstergesi. Düşünsenize, bir dostunuzdan aldığınız bir emaneti, onun hayatındaki zorlukları simgeliyor olabilir. Bu durum, aynı zamanda hayatınızdaki ilişkilerin daha derin bir bağ kurmanızı ya da kurduğunuz bağı sorgulamanızı sağlayabilir.
Rüyada emanet almak, sadece bir nesne veya değer değil, aynı zamanda bireyin kendisine ve çevresindekilere olan yaklaşımını temsil eder. Kimi zaman bu rüya, bilinçaltımızın bir yansımasıdır. Düşüncelerinizi, hedeflerinizi ve geleceğe dönük hayallerinizi sorgulamanız için bir fırsat sunar. Hayatımızda, üzerimize aldığımız sorumlulukların kaygısını yaşarken, rüyalarımız bazen bizi uyarır. Belki de içten içe boş olan bir vaadi, bir sözün arkasındaki samimiyeti sorguluyoruzdur. Sözler, ilginçtir ki birer emanet gibidir; onların ağırlığını taşırken, biz de bir sorumluluk üstlenmiş oluruz.
Rüyada emanet almak, güven esasına dayalı bir ilişkiyi pekiştirebilir. Güven, ilişkilerin temel taşıdır ve birisine emanet verdiğinizde ona ne kadar güvendiğinizi gösterirsiniz. Bu güven, karşılıklı olarak geliştirilmedikçe sağlam bir temel oluşturamaz. Emanet aldığınız rüyalarda, belki de hayatınızdaki ilişkilere dair bir mesaj vardır. Sizce, gün içerisinde yaşadığınız olaylar, rüyanızda ne tür emanetler bırakıyor? Belki de içsel bir sorgulama yapma zamanıdır. Unutmayın, rüyalar zaman zaman bize söylediklerinden daha fazlasını ifade eder.
Rüyalar, bazen en derin düşüncelerimizin ve duygularımızın bir yansıması gibi görünür. Peki, rüyalarımızda sıkça karşılaştığımız emanet ve sorumluluk temaları, ne anlama geliyor? İşte tam bu noktada durup düşünmekte fayda var. Emanet, genel olarak bize güvenilen, başkalarına teslim edilen bir şeydir. Rüyalarımızda yer alan bu temalar, hayatımızdaki yüklerin ve kararların altını çizen simgeler olabilir.
Rüyanızda birine bir şey emanet ettiğinizi görmek, o kişiyle olan ilişkinize dair derin bir güven göstergesi olabilir. Belki de bu, hayatınızdaki önemli birinin, duygu ve düşünceleriniz üzerinde büyük bir etkisi olduğunu simgeliyor. Emanetlerin kaybolması veya zarar görmesi, aslında kaybetme korkusunu ve belirsizlikler içinde gezinmeyi temsil eder. Bu tür rüyalar, belki de hayatınızdaki bazı ilişkileri sorgulamanız gerektiğinin bir işareti.
Rüyalarımızda hissettiğimiz sorumluluk duygusu, pek çok durumda içsel bir savaşı işaret eder. Rüyada bir sorumluluk üstlenmek, hayatınızda bir değişiklik yapma ihtiyacı hissettiğinizin bir göstergesi olabilir. Özellikle üstünüze düşen görevleri yerine getirmek için hissettiğiniz baskı, günlük yaşamınızdaki karmaşaya işaret edebilir. Rüyalarda karşılaşmak, bireysel olarak kendini kanıtlama arzusu ile başkalarına karşı duyulan sorumlulukların çatışmasını da simgeler.
Rüyalar, içsel yolculuğunun birer pusulası gibidir. Emanet ve sorumluluk gibi temalar üzerinden kendine dönmek, kendi içinde bir otokontrol sağlamanın yolu olabilir. Her bir rüyanız, kendi hislerinizi daha iyi anlamanızı sağlayacak ipuçları barındırır. Rüyalarınıza dikkat ederek, kendi duygusal haritanızı çıkarabilir ve yaşadığınız stresleri yönetmek için yeni bir bakış açısı geliştirebilirsiniz. Unutmayın, rüyalar yalnızca birer hayal değil; aynı zamanda içsel gerçekliklerimizin bir yansımasıdır.
Rüyalar, zihnimizin derinliklerinden süzülen gizemli imgeler ve duygularla doludur. Peki, rüyalarımızda emanet alma durumu ne anlama geliyor? Yatarken yaşadığımız bu ilginç deneyimlerin ardında psikolojik yansımalar olabilir. Emanet almak, bir şeyin sorumluluğunu üstlenmek gibi algılanabilir ve bu da gün içerisindeki yaşamımızla doğrudan bağlantılıdır.
Düşünsenize, bir arkadaşınız sizden eski bir eşyasını emanet ediyor. Bu durum, belki de onun sizinle olan duygusal bağını vurguluyordur. Rüyalarımızda benzer şeyler yaşadığımızda, bu durum kendi bağımlılıklarımızı ve diğerleriyle olan ilişkilerimizi eleştiren bir ayna gibi işlev görebilir. Bir eşyayı almak, aynı zamanda o yükü taşımak zorunda kalacağımız anlamına geliyor. Acaba aslında hayatımızdaki katlanmamız gereken şeyler neler?
Rüya analizi yaparken, emanet almanın sembolik bir anlamı olduğunu unutmamak gerekir. Bu durum, kişinin kendisini başkaları için nasıl konumlandırdığıyla örtüşebilir. Kimi zaman bazılarımız, hayatındaki sorunları başkalarının eşyalarını alarak veya sorumluluklarını üstlenerek çözmeye çalışabilir. Rüyalardaki emanetler, bilinçaltımızda bastırdığımız korkuları, endişeleri ya da kaygıları simgeler.
Rüya sırasında hissettiğimiz duygular da önemlidir. Eğer emanet aldığınızda kaygı hissediyorsanız, bu gerçek hayatta karşılaştığınız bir sorumluluğun üzerinizde yarattığı baskının bir yansıması olabilir. Ya da eğer kendinizi bu süreçte rahat hissediyorsanız, diğer insanlarla olan ilişkilere dair bir güven işareti olarak değerlendirilebilir. Her rüya, kişisel bir deneyimdir ve bu durumlar bireysel özelliklerimize göre farklı anlamlar taşıyabilir.
Bir rüyada emaneti almanız, hayatınızdaki bazı sorumlulukları üstlendiğinizi veya birine güven verdiğinizi simgeler. Emanet almak, aynı zamanda kazandığınız güvenin karşılığını aradığınız bir dönemi işaret edebilir. Kaybettiklerinizi geri kazanma isteği, bu rüyayı tetikleyen ana faktör olabilir. Örneğin, geçmişte kaybettiğiniz bir fırsatı veya bir ilişkiyi yeniden değerlendirme arayışında olabilirsiniz.
Rüyalar, bilinçaltımızın derinliklerinde gizli mesajlar barındırır. Emanet almanız, sizin için önemli olan biriyle hissettiğiniz bağları da temsil edebilir. Hiç düşünmediniz mi? Rüyanızda aldığınız bu emaneti, gerçek hayattaki duygusal gereksinimlerinizi nasıl etkiliyor? Belki de birine olan güveninizi sorguluyor ya da ailevi ilişkilerdeki rolünüzü yeniden değerlendiriyorsunuz.
Rüyanızda emaneti almak, aynı zamanda kendinize bir bakış açısı sunma fırsatı yaratır. Belki de yaşamınızdaki bazı sorumlulukları bırakmak veya yeni sorumluluklar üstlenmek için uygun bir zaman dilimindesiniz. Unutmayın, her kayıp yeni bir kazanç fırsatını beraberinde getirebilir. Bu, yaşam döngüsünün doğal bir parçasıdır ve rüyalar, bu döngüyü anlama konusunda bize rehberlik edebilir.
Kısacası, rüyada emanet almak, kayıplar ve kazançlar arasındaki o karmaşık bağı ortaya koyar. Bu rüyalar, yaşadığınız deneyimlerin, hislerin ve yaşam yollarınızın anlaşılmasında önemli bir anahtar olabilir.
Bir emanet almak, güvenilirlik ve sorumluluk hissiyle doğrudan ilişkilidir. Emanet, başkaları tarafından size tevdi edilen bir değer olduğuna göre, bu rüya belki de hayatınızda önemli bir rol üstlenmeniz gerektiğine işaret ediyordur. Belki de birisi, sizi seçtiği için size güveniyor ve bu güven, sizin için bir sorumluluk yaratıyor.
Rüyada emanet almak, aynı zamanda kendinizi değerli hissetme arzusunun bir yansıması olabilir. Başkalarının size bir şey emanet etmesi, onlara olan değerinizi, saygınızı ya da güveninizi göstermektedir. Bu bağlamda, bu rüya, kendinizi çevrenizle ne kadar bağlantıda hissettiğinize dair bir soru işareti yaratabilir.
Emanet almak, sosyal ilişkilerle ilgili olarak da yorumlanabilir. Belki bir arkadaşınızın sorunları var ve ondan destek alıyorsunuz. Ya da iş yerinizde bir proje üzerinde çalışıyorsunuz ve ekip arkadaşlarınız size güveniyor. Bu tür rüyalar, insan ilişkilerinin gücünü ve bu bağlamda hissettiğiniz yükümlülükleri daha net bir şekilde anlamanızı sağlayabilir.
Rüyada emanet almak, hayatınızda derin bir değişimin öncüsü de olabilir. Bu rüya, bilinçaltınızın, kendinize ya da başkalarına karşı hissettiğiniz yükümlülükleri sorguladığı anlamına gelebilir. Belki de hayatınızdaki bazı şeyleri gözden geçirmenin zamanı gelmiştir.
Rüyada emanet almak, birçok anlamıyla kendinizi sorgulamanıza ve hayatınızda olan ilişki dinamiklerini yeniden değerlendirmenize yardımcı olabilir. Rüyalar, iç dünyamızın kapılarını aralayarak, kendimizi keşfetmemizde önemli bir araçtır.
Emanet almak, genellikle bir sorumluluk ya da yükümlülük anlamına gelir. Rüyada başkalarından bir şey almak, o kişiye duyduğunuz güveni ve bağlılığı simgeler. Belki de hayatınızda yeni bir başlangıç yapmak üzeresiniz ya da bir insanla daha derin bir ilişki kuruyorsunuz. Bu tür rüyalar, hayatınızda pozitif değişimlerin eşiğinde olduğunuzun bir işareti olabilir. Hatta rüyanızdaki emanetin, hayallerinizin veya hedeflerinizin bir sembolü olduğunu söyleyebiliriz. Güven duyduğunuz bir arkadaşınızdan veya ailenizden gelen bu tür bir hediye, aynı zamanda o kişinin hayatınıza katacağı değerlerin de bir işareti.
Diğer taraftan, rüyada emanet almak bazen endişe verici bir hal alabilir. Eğer aldığınız emanet size ağır geliyorsa, bu, gerçek hayatınızdaki stres ve yükümlülüklerinizi işaret ediyor olabilir. Belki de üzerinizde baskı hissediyorsunuz ve bu durum, uykulardaki sembollerle daha da belirgin hale geliyor. Böyle bir rüya, hayatınızdaki bazı sorumlulukları sorgulamanız gerektiğinin bir göstergesi olabilir. Sormak gerekirse, üzerinize alanı daraltan bu yüklerin altından kalkmak için ne yapabilirsiniz?
Rüya tabirleri, kişisel deneyimlere ve duygulara göre farklılık gösterir. Emanet almak gibi basit bir his bile, birçok duygusal ve psikolojik duruma işaret edebilir. Bu yüzden, rüyalarınızı yorumlarken dikkate almanız gereken çok sayıda faktör vardır. Unutmayın ki en önemli şey, rüyanızın sizin için taşıdığı anlamdır.
Rüyada emanet almak, çoğu zaman ruh halinizin bir yansımasıdır. Düşünün ki, bir arkadaşınız size değerli bir eşyasını emanet ediyor. Bu, hem güven duyduğunuz hem de onlara bir şeyler katabileceğiniz anlamına gelebilir. Rüyanızda aldığınız emanet, aynı zamanda bir ilişki içindeki birçok sırrı da açığa çıkarabilir. Kimi zaman içsel çatışmalarınız, bu tür bir rüyada belirginleşir. Peki ya bu anlamları sorguladınız mı?
Emanet, sadece bir nesne değil, aynı zamanda duygusal bir bağın göstergesidir. Birine ait bir şeyi almak, o kişiyle olan ilişkinizi gözden geçirmeniz gerektiğini düşündürüyor olabilir. Bu rüyayı gördüğünüzde, belki de ilişkinizdeki kaygılarınızı veya kızgınlıklarınızı sorgulama zamanıdır. Rüyaların bu şekilde bize ayna tutması gerçekten ilginç değil mi?
Rüyada emanet almak, aynı zamanda kendinizi keşfetme sürecine işaret edebilir. Hayatında bazı sorulara yanıt ararken, rüyalarınız size çözümler sunabilir. Geçmişe dair hatıralar, belki de unuttuğunuz hislerle beraber yüzeye çıkıyor. Emanet aldığınız bu nesne, sizin için ne anlam taşıyor? Unutmayın, rüyalarınızda gördüğünüz her şey, zihninizin derinliklerinden gelen bir mesajdır.
Rüyada emanet almak, gelecekte başınıza gelecek olumlu gelişmeleri ve sorumluluklarınızı yerine getirme yeteneğinizi simgeler. Bu tür rüyalar, güvendiğiniz kişilerden destek alacağınızı ve yeni fırsatlarla karşılaşacağınızı gösterir.
Rüyada kimseden emanet almak, güvenden, sorumluluktan ve ilişkilere duyulan bağlılıktan kaynaklanan hisleri yansıtabilir. Bu rüya, başkalarının temennilerini veya beklentilerini karşılama isteğini de simgelerken, aynı zamanda kişinin kendi yaşamındaki ağırlıkları ve sorumlulukları üstlenme gerekliliği üzerindeki duyguları ifade eder.
Rüyada emanet almak, güven, sorumluluk ve bağlantıları temsil eder. Bu rüya, kişinin yaşamındaki bir ilişki veya durumla ilgili hissettiği yükümlülükleri veya güvensizlikleri yansıtabilir. Emanet alınması, başkalarına olan güvenin artmasına veya bir şeylerin beklenmedik şekilde karışmasına da işaret edebilir.
Rüyada emanet almak, genellikle güven, sorumluluk ve bağlılık duygularını simgeler. Bu rüya, çevrenizdekilerle olan ilişkilerinizi ve onların size olan güvenini yansıtır. Olumsuz anlama gelebilecek durumlar, rüyanın içeriğine ve hissettiğiniz duygulara bağlıdır. Emanet almak, birinin size güvendiğini gösterirken, aynı zamanda üzerinize düşen sorumlulukları da ifade eder.
Rüyada emanet almak, genellikle güven, sorumluluk ve başkalarıyla olan ilişkilerinizi simgeler. Bu rüya, başkalarının size güvenerek önemli bir görevi ya da objeyi devretmesini, sizin de bu güveni boşa çıkarmamak için çaba göstereceğinizi ifade eder. Aynı zamanda, üzerinize düşen sorumlulukları yerine getirmeniz gerektiğine dair bir uyarı niteliği taşıyabilir.
Rüyada Emanet Almak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda koltuğunu İzmir Çocuk Meclisi sözcüsü, Atakent Erdoğan Kibarer Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Derin Taş’a devretti. Makamında eşi Öznur Tugay ile Derin Taş ve ailesini ağırlayan Başkan Tugay, “Bugün sana koltuğumuzu teslim edeceğim. Yüreğindeki dilekler gerçekleşsin. Senin gibi güzel çocuklarımız böyle güzel görevlerde olacaklar. Senin burada olman onlara da ilham versin” dedi.
“Çocuklarımız çok değerli”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Derin Taş’a koltuğu devretmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Benim de çocuklarım var. Bir baba olarak çocukların ihtiyaçları üzerinden yapmayı planladığımız her şey bizler için çok önemli. Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara bayram olarak armağan etmesinin anlamını biliyoruz, anlıyoruz. Sadece bugün değil yılın her günü, 365 gün çocuklarımızın bizler için çok değerli olduğunu hatırlayarak çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Çocuk Başkan Taş: Çok önemli ve şanlı bir gün
İzmir Çocuk Meclisi sözcüsü, Atakent Erdoğan Kibarer Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Derin Taş, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sadece bir bayram değil, o bizim cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı ve milli egemenliğimizin ilan edildiği çok önemli ve şanlı bir gündür. Ayrıca 23 Nisan’ı değerli ve özel kılan nedenlerden biri de dünyada çocuklara adanan ilk ve tek bayram olmasıdır. Bu bayram bizim geçmiş özgürlük mücadelemizi ve çocuklarımızın geleceğin teminatı olduğunu da simgeler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de aslında geleceğin bizlerin elinde şekilleneceğine ve bizlerin yarının büyükleri olduğumuza inanmış bu onur verici bayramı bizlere armağan etmiştir” ifadelerini kullandı. Taş, İzmir Çocuk Meclisi’nde görev almasının hayatını değiştirdiğini de sözlerine ekleyerek “Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın çocuklar” ifadelerini kullandı.
“Çocuklar doğayla ilgili bilinçlendirilebilir”
Başkan Tugay, çocuk başkan Derin Taş’a hayata geçirmek istediği çalışmaları sordu. Taş, “Geri dönüşüm ve doğa için daha çok çalışma yapılmalı, seminerler düzenlenerek farkındalık artırılmalı. Birçok okulda öğrenci sayısı fazla. Bu da ders verimliliğinin azalmasına neden oluyor. Daha çok okulun yapılması, sınıftaki ders verimliliğini artıracak. Nitelikli insanların fazlalaşmasını sağlayacak. İzmir için yapmak istediklerim bunlar” dedi.
Çocuk Başkan Derin Taş, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan’a okulu Atakent Erdoğan Kibarer Ortaokulu’nun bahçesinin çocukların yaralanmaması için düzenlenmesi talimatını verdi. Tezcan, en kısa sürede çalışma yapacaklarını kaydetti.
Başkan Tugay buz sporcularının bayramını kutladı
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, eşi Öznur Tugay ile birlikte 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün Türkiye Şampiyonası’nda ödül alan buz sporcusu çocuklarını da ağırladı. Ziyarette; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Ertuğrul Tugay ile bürokratlar da yer aldı.
Tugay’dan ikinci buz sporları salonu müjdesi
Sporcuların bayramını kutlayan Başkan Tugay, “Sizlerle gurur duyuyoruz. İzmir’in ikinci bir buz sporları salonuna ihtiyaç var, birkaç sene içinde yapma niyetimiz var. Mevcut salonu da bakımdan geçirip yazın açık tutacak hale getireceğiz. Sporcuların beslenme konusuyla ilgili de çalışma yapacağız. Sporcunun başarılı olması için en önemli şeylerden biri iyi ve doğru beslenmeye sahip olması” ifadelerini kullandı.
Sporcu çocuklar, Başkan Tugay’a buz pateni şeklinde bir plaket takdim etti. Tugay, “Son yıllarda aldığım en güzel hediye, hediyeyi verenler çok tatlılar” diyerek teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay’ın koltuğunu emanet ettiği Derin’den çevre mesajı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, koltuğunu Leyla Sarıgöl İlkokulu 3-A sınıfı öğrencisi İkra Güntepe’ye devretti. Leyla Sarıgöl İlkokulu müdürü Bayram Yıldız “Öğrencilere ve eğitime verdiği destekten dolayı Kartepe Belediyesine teşekkür ederiz” dedi.
“Dünyanın Bütün Çocuklarının, Barış Ve Kardeşlik İçinde Büyümesini İstiyoruz”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın dünyada, çocuklara armağan edilmiş tek bayram olduğunu ifade eden Başkan Kocaman “23 Nisan’da en büyük temennimiz, hiçbir çocuğun üzülmediği, korkmadığı bir dünyadır. Dünyanın bütün çocuklarının, barış ve kardeşlik içinde büyümesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.
“Çocuklarımızın Gülüşü Her Zaman Motivasyon Kaynağımız”
Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman “Kartepe’de her çocuğun yüzünün gülmesi, her birinin hayallerine kavuşması için gece gündüz çalışıyoruz” diyerek sözlerine şöyle devam etti “Çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalar bizi diğer çalışmalardan çok daha fazla heyecanlandırıyor. Genç Akademi, Çocuk Oyun Evi, Kartepe Kütüphanesi gibi pek çok çalışmayı çocuklarımız için yapıyoruz. Çocuklarımızın gülüşü her zaman motivasyon kaynağımız” dedi.
Kocaman’a Teşekkür
23 Nisan’ın Kartepe Belediye Başkanı Leyla Sarıgöl İlkokulu 3-A sınıfı öğrencisi İkra Güntepe “Belediyemizin çalışmalarını yakından takip ediyorum. Belediye çalışanlarımızı eğitime verdikleri destekten dolayı tebrik ediyorum. Biz çocuklara değer veren, sesimizi duyan ve bize bu fırsatı tanıyan herkese teşekkür ediyor. Bize bu güzel bayramı emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum” dedi.
Ziyarette Leyla Sarıgöl İlkokulu Müdürü Bayram Yıldız ve öğretmenler de hazır bulundu. Ziyaret sonrasında Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, başkanlık koltuğunu emanet ettiği İkra Güntepe’ye çeşitli hediyeler verdikten sonra beraberce Kartepe Kent Meydanı’nda düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerine katıldılar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kartepe’de Başkanlık Koltuğu Minik İkra’ya Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çocuklara aydınlık yarınlar bırakılması gerektiğini vurgulayan Başkan Ferdi Zeyrek, “Bu ülkeye güven, adalet lazım, hukuk devleti olmamız lazım. Buna yönelik mücadelemizden, asla vazgeçmeyeceğiz” dedi. Başkanlık koltuğunu Arden ve İkra Miray’a devreden Zeyrek, “Şehir size emanet” ifadelerini kullandı.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Bayram coşkusuna eşlik eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunu, Murat Germen İlkokulu öğrencisi İkra Miray Akbulut ve Doruk Koleji Anasınıfı öğrencisi Arden Susuz’a devretti. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı’nın da hazır bulunduğu devir teslim töreninde Başkan Zeyrek’ten görevi devralan Arden ve İkra Miray, Manisa’yla ilgili yapılacak projeleri inceledi.
“Aydınlık Yarınlar Bırakmak Lazım”
Başkan Ferdi Zeyrek, “Çocuklar bizim canlarımız. Her şey onlar için. Aydınlık yarınlar bırakılacak olan bu güzel vatan var. Onun için mücadelemizden asla vazgeçmememiz lazım. Benim bir büyük kızım var bir de ikizlerim var. Ne İkra’nın ne Arden’in onlardan bir farkı yok benim gözümde. Onlar mutlu olsun, onların geleceğini sağlayalım ki bu şehri ve ülkeyi çok çok daha iyi bir noktaya götürsünler. Beyin göçünün de önüne geçmek için bu evlatlarımıza aydınlık yarınlar bırakmak lazım. Bu ülkeye güven, adalet lazım, hukuk devleti olmamız lazım. Buna yönelik mücadelemizden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz. Belki bunun bedelleri olacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de yola çıkarken her türlü bedeli ödemeye razıydı. Maalesef ülkem şu anda öyle karanlık günlerden geçiyor. Ama bunun sonu aydınlıktır. Arden, İkra ve tüm çocuklar için biz bunu yapmak zorundayız. Bu zorunluluk çerçevesinde de elimizden gelen tüm mücadeleyi veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Arden ve İkra Miray’a hediyeler veren ve görevini devreden Başkan Zeyrek, “Hoş geldiniz Başkanlarım. Manisa’m size emanet” dedi. Genel Sekreter Burak Deste ve MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı da tüm ekiplerin, küçük başkanların vereceği talimatlara göre hareket etmeye hazır olduğunu söyledi. Küçük Başkanlar da park sayısını artırma talimatı ve tüm çocuklara dondurma sözü verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Manisa Arden ve İkra Miray’a Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Menderes Belediyesi’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın geleneksel uygulaması ile çocuklar başkanlık makamına oturdu. Belediye Başkanı İlkay Çiçek makamını Cumaovası İlköğretim Okulu 4. Sınıf çocuklarından Deniz Hayat Tür, Elif Hifa Avcı, Mahir Arda Çınar, Mehmet Emir Küçüker ve Mira Salış’a emanet etti.
Çocuk başkandan mesajlar
Minik başkan Mira Salış, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın önemine değinerek, ‘’ Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği bu özel günü kutlamanın mutluluğu içindeyiz. Bu özel günde ben de Menderes’in belediye başkanı olarak ilçemizde ki parkların arttırılması amacıyla gerekli müdürlüklerimize talimatı verdim. Menderes’i çocuklar için daha yaşanır bir hale getirmek için çalışan belediyemize teşekkür ederim.’’ dedi.
‘’Çocuklar en güzeline layık’’
Dünya çocuklarla güzel diyerek söze başlayan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, “Biz daima geleceğimizin teminatı çocuklarımız için güzel bir Menderes bırakmak amacıyla çaba sarf ediyoruz. Vatana, millete hayırlı evlatlar yetiştirmek hepimizin sorumluluğunda. Pırıl pırıl çocuklarımız bıraktığımız mirasa sahip çıkacak ve Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler yolunda emin adımlarla yürüyecektir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Menderes’te Makam Çocuklara Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılışının 105’inci yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla olağanüstü gerçekleştirilen Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Yönetim Kurulu Toplantısı’na, DEÜ’nün Özel 75. Yıl Eğitim Kurumlarında öğrenim gören ana sınıfı, ilkokul ve ortaokul düzeyindeki öğrenciler katıldı. Öğretmenleri ve okul yöneticileriyle birlikte toplantıya katılan 23 öğrenci, DEÜ Rektörlük makamı, rektör yardımcıları ve dekanların yerine geçerek barış dolu, mutlu ve güvenli bir dünya dileklerini yönetim kurulu gündemine sundular. Önerileri oy birliğiyle kabul edilen öğrenciler, 23 Nisan’ı coşku içinde kutladılar.
“105’İNCİ YILIN HEYECANINI YAŞIYORUZ”
DEÜ Özel 75. Yıl Eğitim Kurumları 7’nci sınıf öğrencisi Taha Nas, toplantıda günün anlam ve önemine yönelik gerçekleştirdiği konuşmasında, “Cumhuriyet güneşinin berrak yüzünü vatan ufkunda gösterdiği gün olan TBMM’nin açılışının 105’inci yıldönümüne ulaşmanın heyecanıyla, kavuşmuş olduğumuz bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı daha sevinç ve coşkuyla kutluyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde ve onun ‘Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.’ öngörüsüyle tutuşturulan bağımsızlık meşalesi, 23 Nisan 1920 Cuma günü Ankara’da, Anadolu’nun dört bir yanını aydınlatan bir dirilişin müjdecisiydi. İşte o diriliş ruhu ve bağımsızlık tutkusu, bir milleti şaha kaldırdı. Bu şahlanışın adı; birlik ve beraberlik, Ulusal Egemenlik ve Türkiye’mizin aydınlık yarınlarıydı. 23 Nisan sadece ülkemiz için değil bütün dünya çocukları için bir kardeşlik ve barış bayramı olarak kutlanmalıdır. Dünyanın birçok yerinde eğitim, güvenlik, sağlık gibi konularda zor şartlarda yaşayan tüm çocuklar için bu en temel hakların sağlandığı ve onların da mutlu ve güvenli olduğu bir dünya istiyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepimize kutlu olsun!” dedi.
TEMENNİLERİNİ ÖĞRENCİLERLE PAYLAŞTI
DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, toplantıya katılan çocukları tek tek selamlayarak, çocukların bayram sevincine ortak oldu. Dilek ve temennilerini öğrencilerle paylaşan Rektör Yılmaz, “Sizlerin öncülüğünde Üniversitemize güzel hizmetler kazandıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Rektör Yılmaz, 23 Nisan tarihinin dünya milletlerine örnek teşkil eden özel bir gün olduğuna dikkat çekerek, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından tüm dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyada bu alanda çocuklara özel kılınan tek gündür. Bugün burada, 23 Nisan coşkusu içinde, ülkemizin yarınları olacak çocuklarımızla bir araya geldik. Yönetim Kurulu toplantımıza başkanlık eden ve toplantımıza katılan çocuklarımız, güzel dilekleriyle herkes için örnek bir duruş sergilediler. Evlatlarımızın gözlerinden öpüyor, bayramlarını en içten dileklerimle kutluyor; yetiştirdikleri nesillerle geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan eğitimcilerimize teşekkür ediyorum” ifadesinde bulundu.
PASTA KESTİLER
Yönetim Kurulu Toplantısı’nın ardından öğrenciler, makamlarını devreden DEÜ üst yönetimi ve dekanlarla birlikte, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel kesilen bayram pastasından yediler. Öğrenciler, günün anısına DEÜ Rektörlük Binası önünde, DEÜ üst yönetimi, dekanlar ve okul yönetimiyle birlikte Türk bayrağı baskılı balonlarla hatıra fotoğrafı da çektirdiler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Koltuklar çocuklara emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kadıköy Belediyesi başkanlık koltuğunu çocuklara emanet etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Başkan Yetişkin, ortaokul öğrencisi İnci’ye makam koltuğunu devrederek çocukların hayallerine, düşüncelerine ve geleceğe dair umutlarına dikkat çekti.
Başkanlık koltuğuna oturan İnci Danacı, ilçede çocuklara yönelik yapılmasını istediği projeler hakkında düşüncelerini paylaştı.
“Atamızın mirası, çocuklarımızın bayramı kutlu olsun”
Bu anlamlı günde çocukların söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan İsmail Yetişkin, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın görüşleri bizler için çok kıymetli. Seferihisar’da her zaman önceliğimiz çocuklar. Bugünü onlara armağan eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum” dedi.
Seferihisar Belediyesi’nde neşe dolu anlara sahne olan bu temsili devir töreni, 23 Nisan ruhunu yaşatırken, çocuklara duyulan güveni de bir kez daha gözler önüne serdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
23 Nisan’da başkanlık koltuğu geleceğin liderine emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Enerji sektöründe fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın istihdamını artırmak için harekete geçen Enerjisa Üretim, Dünya Kadınlar Günü’nde sektöre rol model olan bir dönüşümü kutluyor. REDKA (Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar) programıyla kadın mühendis ve teknisyenleri sektöre kazandırırken, Türkiye’nin ilk tamamen kadın ekibiyle yönetilen rüzgar santrali Ovacık RES, kadınların enerjideki gücünü ortaya koyarak sektörde köklü bir değişimin simgesi olmaya devam ediyor.
Türkiye’de bir ilk, tamamı kadın çalışanlardan oluşan Ovacık RES
Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim’in enerji santrallerinden Ovacık RES, yalnızca enerji üretmekle kalmıyor, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda da sektörde eşitliğin rüzgarını estiriyor. Avrupa’nın tek seferdeki en büyük rüzgar yatırımlarından biri olan 1.000 MW’lık YEKA RES-2 projesinin bir parçası olan Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen ilk rüzgar santrali olarak tarihe geçti. Teknik bakımından işletme yönetimine, hatta güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor.
REDKA programıyla yetişen kadın mühendis ve teknisyenler, bugün Ovacık RES’te sahada aktif rol alarak enerji sektöründe dönüşüme öncülük ediyor. Enerjisa Üretim’in yerel kalkınmaya verdiği destekle, sadece kadın profesyoneller değil, bölge halkından kadınlar da sektöre kazandırılıyor. REDKA programı sayesinde kadınlar, türbinlerin bakım ve işletmesinde görev alarak rüzgarın gücünü yöneten isimler haline geliyor.
Kadınların enerjideki gücü sınır tanımıyor
Enerji sektöründe kadın istihdamına yön veren REDKA programı, mühendis ve teknisyenleri yenilenebilir enerji alanında uzmanlaştırarak sahada aktif rol almalarını sağlıyor. Rüzgar enerjisi teknolojileri, bakım-onarım süreçleri ve operasyonel yönetim gibi kritik alanlarda verilen eğitimlerle kadınlar, teoriyi pratiğe dönüştürerek sektörde güçlü bir yer ediniyor.
Enerjisa Üretim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusundaki taahhütleriyle kadınların enerji dönüşümündeki gücünü artırmaya devam ediyor. REDKA ile kadınlar sadece sektöre adım atmıyor, dönüşümün öncüsü oluyor.
Kadınların enerjisiyle geleceğe yön veriyoruz
Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kadınların sektördeki varlığının artırılmasının sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;
“Enerji sektörü sadece teknik uzmanlıkla değil, kapsayıcılık ve çeşitlilikle büyür. Ovacık Rüzgar Enerji Santrali ve REDKA programıyla kadınların yenilenebilir enerjide daha fazla yer almasını sağlamak için yola çıktık ve artık biliyoruz ki bu, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sektörün geleceğini güçlendiren bir gereklilik. Uzun yıllardır erkek egemen bir alan olarak görülen enerji sektöründe büyük bir dönüşüm başlattık. Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen bir santral. Teknik bakımından işletme yönetimine, güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor. Bu sadece bir istihdam hamlesi değil, bir dönüşüm hareketi. Çünkü biliyoruz ki eşitlik vaadi, gerçek eşitliği sağlamak için somut adımlar atmayı gerektirir. Enerji sektöründeki kadın istihdam oranlarının düşük olduğunu biliyoruz ve bu düzeni değiştirmek için somut adımlar atıyoruz. İki yıl önce başlattığımız ‘Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar’ programı ile mühendis ve teknisyen kadınları sektöre kazandırdık, bugün Ovacık RES tamamen REDKA’lara emanet. Yenilenebilir enerji alanında kadın istihdam oranını %60’a çıkarmayı hedefliyoruz ve bu hedefe ulaşana kadar durmayacağız. 8 Mart’ı sadece çiçek verilen bir gün olarak değil, kadınların potansiyellerini ortaya çıkaran ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlayan fırsatlarla taçlandırmamız gerektiğine inanıyoruz. Enerjisa Üretim olarak biz bu değişimin öncüsü olmaya kararlıyız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor ve enerji sektöründe daha fazla kadını görmek için çalışmaya devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum” dedi.
Enerjisa Üretim Ovacık Santrali İşletme Mühendisi Saadet Çekemoğlu, kendisinin de buraya yüksek hayaller kurarak geldiğini söyleyerek;
“Enerji sektörü zorlu koşullara sahip olabilir, ancak biz kadınlar her sahada, her sektörde en iyisini başarabiliriz. Ovacık RES, Türkiye’nin ilk ve tek tamamen kadınlardan oluşan santrali. Burada çalışmak benim için büyük bir gurur. 54,6 MW kurulu güce sahip 13 türbinimiz, her biri 4,2 MW üretim kapasitesine sahip ve kulelerimiz 110 metre yüksekliğinde. Bu projede yer almak, hayallerimin peşinden koşmanın ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kadınlar olarak hayal etmekten ve cesaret etmekten asla vazgeçmemeliyiz” dedi.
Manisa’da doğup büyüdüğünü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi elektrik programından mezun olduğunu belirten Ovacık Santralinin İşletme Teknisyeni Zelihanur Güler ise;
“Üniversiteye kadar enerji sektörünü erkeklere özgü bir alan olarak görüyordum. Ancak Ovacık RES’in kadınlar tarafından işletileceğini duyduğumda, ‘Ben neden yapamayayım?’ dedim ve bu yolculuğa adım attım. REDKA programı sayesinde rüzgar türbinlerinin çalışma prensiplerinden yüksek gerilimde çalışmaya kadar kapsamlı teknik eğitimler aldım ve sahada uygulama fırsatı buldum. İlk başta yüksek kuleleri görmek beni korkutmuştu, ancak eğitimlerle bu korkumu yendim ve artık bu işi tutkuyla yapıyorum. Ailem ve arkadaşlarım hep yanımda oldu, onların desteğiyle cesaretimi artırdım. Bugün bu sektörde çalışan bir kadın olarak, şunu söylemek istiyorum: ‘Bu işin kadını erkeği yok. Hayallerinizin peşinden gidin, cesaretinizden asla vazgeçmeyin” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’de Bir İlk, Çanakkale Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Enerji sektöründe fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın istihdamını artırmak için harekete geçen Enerjisa Üretim, Dünya Kadınlar Günü’nde sektöre rol model olan bir dönüşümü kutluyor. REDKA (Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar) programıyla kadın mühendis ve teknisyenleri sektöre kazandırırken, Türkiye’nin ilk tamamen kadın ekibiyle yönetilen rüzgar santrali Ovacık RES, kadınların enerjideki gücünü ortaya koyarak sektörde köklü bir değişimin simgesi olmaya devam ediyor.
Türkiye’de bir ilk, tamamı kadın çalışanlardan oluşan Ovacık RES
Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim’in enerji santrallerinden Ovacık RES, yalnızca enerji üretmekle kalmıyor, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda da sektörde eşitliğin rüzgarını estiriyor. Avrupa’nın tek seferdeki en büyük rüzgar yatırımlarından biri olan 1.000 MW’lık YEKA RES-2 projesinin bir parçası olan Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen ilk rüzgar santrali olarak tarihe geçti. Teknik bakımından işletme yönetimine, hatta güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor.
REDKA programıyla yetişen kadın mühendis ve teknisyenler, bugün Ovacık RES’te sahada aktif rol alarak enerji sektöründe dönüşüme öncülük ediyor. Enerjisa Üretim’in yerel kalkınmaya verdiği destekle, sadece kadın profesyoneller değil, bölge halkından kadınlar da sektöre kazandırılıyor. REDKA programı sayesinde kadınlar, türbinlerin bakım ve işletmesinde görev alarak rüzgarın gücünü yöneten isimler haline geliyor.
Kadınların enerjideki gücü sınır tanımıyor
Enerji sektöründe kadın istihdamına yön veren REDKA programı, mühendis ve teknisyenleri yenilenebilir enerji alanında uzmanlaştırarak sahada aktif rol almalarını sağlıyor. Rüzgar enerjisi teknolojileri, bakım-onarım süreçleri ve operasyonel yönetim gibi kritik alanlarda verilen eğitimlerle kadınlar, teoriyi pratiğe dönüştürerek sektörde güçlü bir yer ediniyor.
Enerjisa Üretim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusundaki taahhütleriyle kadınların enerji dönüşümündeki gücünü artırmaya devam ediyor. REDKA ile kadınlar sadece sektöre adım atmıyor, dönüşümün öncüsü oluyor.
Kadınların enerjisiyle geleceğe yön veriyoruz
Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kadınların sektördeki varlığının artırılmasının sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;
“Enerji sektörü sadece teknik uzmanlıkla değil, kapsayıcılık ve çeşitlilikle büyür. Ovacık Rüzgar Enerji Santrali ve REDKA programıyla kadınların yenilenebilir enerjide daha fazla yer almasını sağlamak için yola çıktık ve artık biliyoruz ki bu, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sektörün geleceğini güçlendiren bir gereklilik. Uzun yıllardır erkek egemen bir alan olarak görülen enerji sektöründe büyük bir dönüşüm başlattık. Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen bir santral. Teknik bakımından işletme yönetimine, güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor. Bu sadece bir istihdam hamlesi değil, bir dönüşüm hareketi. Çünkü biliyoruz ki eşitlik vaadi, gerçek eşitliği sağlamak için somut adımlar atmayı gerektirir. Enerji sektöründeki kadın istihdam oranlarının düşük olduğunu biliyoruz ve bu düzeni değiştirmek için somut adımlar atıyoruz. İki yıl önce başlattığımız ‘Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar’ programı ile mühendis ve teknisyen kadınları sektöre kazandırdık, bugün Ovacık RES tamamen REDKA’lara emanet. Yenilenebilir enerji alanında kadın istihdam oranını %60’a çıkarmayı hedefliyoruz ve bu hedefe ulaşana kadar durmayacağız. 8 Mart’ı sadece çiçek verilen bir gün olarak değil, kadınların potansiyellerini ortaya çıkaran ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlayan fırsatlarla taçlandırmamız gerektiğine inanıyoruz. Enerjisa Üretim olarak biz bu değişimin öncüsü olmaya kararlıyız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor ve enerji sektöründe daha fazla kadını görmek için çalışmaya devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum” dedi.
Enerjisa Üretim Ovacık Santrali İşletme Mühendisi Saadet Çekemoğlu, kendisinin de buraya yüksek hayaller kurarak geldiğini söyleyerek;
“Enerji sektörü zorlu koşullara sahip olabilir, ancak biz kadınlar her sahada, her sektörde en iyisini başarabiliriz. Ovacık RES, Türkiye’nin ilk ve tek tamamen kadınlardan oluşan santrali. Burada çalışmak benim için büyük bir gurur. 54,6 MW kurulu güce sahip 13 türbinimiz, her biri 4,2 MW üretim kapasitesine sahip ve kulelerimiz 110 metre yüksekliğinde. Bu projede yer almak, hayallerimin peşinden koşmanın ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kadınlar olarak hayal etmekten ve cesaret etmekten asla vazgeçmemeliyiz” dedi.
Manisa’da doğup büyüdüğünü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi elektrik programından mezun olduğunu belirten Ovacık Santralinin İşletme Teknisyeni Zelihanur Güler ise;
“Üniversiteye kadar enerji sektörünü erkeklere özgü bir alan olarak görüyordum. Ancak Ovacık RES’in kadınlar tarafından işletileceğini duyduğumda, ‘Ben neden yapamayayım?’ dedim ve bu yolculuğa adım attım. REDKA programı sayesinde rüzgar türbinlerinin çalışma prensiplerinden yüksek gerilimde çalışmaya kadar kapsamlı teknik eğitimler aldım ve sahada uygulama fırsatı buldum. İlk başta yüksek kuleleri görmek beni korkutmuştu, ancak eğitimlerle bu korkumu yendim ve artık bu işi tutkuyla yapıyorum. Ailem ve arkadaşlarım hep yanımda oldu, onların desteğiyle cesaretimi artırdım. Bugün bu sektörde çalışan bir kadın olarak, şunu söylemek istiyorum: ‘Bu işin kadını erkeği yok. Hayallerinizin peşinden gidin, cesaretinizden asla vazgeçmeyin” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerjisa Üretim’den Türkiye’de Bir İlk, Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>