?> ?> etkileri arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Tue, 25 Mar 2025 11:20:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png etkileri arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 DANET, üretimde çevresel etkileri azaltıyor https://kocaelibasin.com.tr/danet-uretimde-cevresel-etkileri-azaltiyor/ Tue, 25 Mar 2025 11:19:58 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/danet-uretimde-cevresel-etkileri-azaltiyor/ DANET, üretimde çevresel etkileri azaltıyor Türkiye’nin köklü et ve et ürünleri markası DANET, sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor.

DANET, üretimde çevresel etkileri azaltıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
DANET, üretimde çevresel etkileri azaltıyor

Türkiye’nin köklü et ve et ürünleri markası DANET, sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Afyonkarahisar’da kurduğu 4 MW kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali ile üretimde yenilenebilir enerjiye geçiş yapan DANET, şimdi de fermente sucuk üretiminin çevresel etkilerini azaltmak için TÜBİTAK’a proje başvurusunda bulundu. 25 Mart 2025, İstanbul DANET, sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atmaya devam ediyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendiren en önemli yatırımlardan biri, Afyonkarahisar’da kurulan 4 MW kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali oldu. Bu santral sayesinde üretimde kullanılan elektriğin tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yatırım, çevresel etkilerin azaltılmasının yanı sıra ülkemizin enerji politikalarına da katkı sağlıyor. DANET, şimdi de fermente sucuk üretim sürecini daha sürdürülebilir hale getirmek amacıyla TÜBİTAK’a proje başvurusunda bulundu. Proje kapsamında, fermente sucuk üretiminin çevresel etkileri analiz edilerek karbon ve su ayak izini azaltmaya yönelik yenilikçi çözümler geliştirilecek. DANET’in sürdürülebilir üretim modeliyle ilgili açıklama yapan DANET Ar-Ge ve Kalite Güvence Yöneticisi Furkan Uluçay, şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği üretim süreçlerimizin merkezine alarak, çevreye duyarlı bir üretim modeli benimsiyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanıyor, enerji ve su tüketimini optimize ediyor ve çevresel etkileri azaltmak için yenilikçi stratejiler geliştiriyoruz. Hedefimiz, uzun vadede çevre dostu üretim anlayışını sektörümüz için bir standart haline getirmek.” DANET, sürdürülebilirlik projeleri kapsamında üretim süreçlerinde enerji ve su tüketimini daha verimli hale getirmek için kapsamlı analizler yürütüyor. Üretim aşamalarındaki karbon ve su ayak izini belirleyerek, bu etkileri azaltmaya yönelik stratejiler geliştiriyor. Fermente sucuk üretimi için başlatılan TÜBİTAK projesi de bu kapsamda, üretim sürecinde çevresel etkileri minimize etmeye yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, coğrafi işaretli ürünlerle yerel üreticileri destekleyen DANET, bölgesel çeşitliliği koruyarak geleneksel üretim modellerini güçlendiriyor. Afyon pastırması ve Afyon sucuğu gibi coğrafi işaretli ürünler hem yerel hem de uluslararası pazarda ön plana çıkarılarak Türkiye’nin yemek kültürü mirasının korunmasına katkı sağlanıyor. DANET, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda geliştirdiği projelerle çevresel etkileri azaltmayı, daha verimli üretim süreçleri oluşturmayı, doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamayı ve kültürel mirasımızı korumayı hedefliyor. Çevre dostu ambalaj kullanımından enerji verimliliğine kadar geniş bir yelpazede uygulanan bu stratejiler, DANET’in sektöründe öncü bir rol üstlenmesini sağlıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

DANET, üretimde çevresel etkileri azaltıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
ROSATOM, Endonezya’da Nükleer Enerji ve NGS İnşaatının Sosyo-Ekonomik Etkileri Konulu Uluslararası Seminerde Çözümlerini Sundu https://kocaelibasin.com.tr/rosatom-endonezyada-nukleer-enerji-ve-ngs-insaatinin-sosyo-ekonomik-etkileri-konulu-uluslararasi-seminerde-cozumlerini-sundu/ Sat, 01 Mar 2025 09:50:38 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/rosatom-endonezyada-nukleer-enerji-ve-ngs-insaatinin-sosyo-ekonomik-etkileri-konulu-uluslararasi-seminerde-cozumlerini-sundu/ Etkinlik; Rusya, Endonezya, Türkiye ve Macaristan'dan önde gelen uzmanları bir araya getirdi Endonezya'nın Bandung kentinde, “Endonezya’da Modern Nükleer Teknolojiler ve Nükleer Güç Santrali (NGS) İnşaatının Sosyo-Ekonomik Etkileri” konulu bir seminer düzenlendi.

ROSATOM, Endonezya’da Nükleer Enerji ve NGS İnşaatının Sosyo-Ekonomik Etkileri Konulu Uluslararası Seminerde Çözümlerini Sundu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Etkinlik; Rusya, Endonezya, Türkiye ve Macaristan’dan önde gelen uzmanları bir araya getirdi

Endonezya’nın Bandung kentinde, “Endonezya’da Modern Nükleer Teknolojiler ve Nükleer Güç Santrali (NGS) İnşaatının Sosyo-Ekonomik Etkileri” konulu bir seminer düzenlendi. PLN Nusantara Power ve Endonezya Ulusal Araştırma ve Yenilik Ajansı (BRIN) tarafından organize edilen etkinliğe, Rosatom’dan uzmanların yanı sıra Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) CEO’su Necati Yamaç da katıldı. 

Etkinlikte ayrıca Endonezya Ulusal Enerji Konseyi (DEN), PLN Nusantara Power, BRIN ve Macaristan’dan Paks 2 NGS LTD. Şti. temsilcileri de yer aldı. 

Seminerde, Endonezya’da nükleer enerjinin geliştirilmesi planları, nükleer sanayinin oluşturulmasında karşılaşılan temel zorluklar, altyapı gelişimi ve personel eğitimi gibi konular ele alındı. Endonezya tarafı, ülkede gelecekte inşa edilmesi planlanan nükleer güç santralleri için olası sahaları tanıttı. 

Nükleer enerjinin ekonomik ve sosyal avantajları, üretimin yerelleştirilmesi, düzenleyici ve hukuki mevzuatlar, güvenlik ve depreme dayanıklılık sistemleri konularına özel vurgu yapıldı. Seminerde ayrıca, personel eğitimi ve kamuoyunun nükleer enerjiye ilgisinin artırılması konuları ele alındı. Rosatom, Endonezya’nın ihtiyaçlarına uygun modern enerji çözümlerini sundu.  

Rosatom Proje Direktörü Alexander Tsybulya, seminerde yaptığı açıklamada, “Endonezya, enerji tüketiminde hızlı bir büyüme gösteriyor ve aynı zamanda 2060 yılına kadar karbon nötrlüğü hedefine varmayı planlıyor. Ülkenin farklı bölgelerinde artan elektrik ihtiyacı, yüzer güç üniteleri dahil büyük ve küçük kapasiteli nükleer enerji santralleriyle etkin bir şekilde karşılanabilir. Nükleer enerji, ülkenin enerji sistemi ile ulusal enerji güvenliğini önemli ölçüde güçlendirebilecek güvenilir ve düşük karbon salınımlı bir elektrik üretim kaynağıdır. Rosatom olarak, Endonezya’ya, gelişen ekonomisinin ihtiyaçlarına uygun olarak nükleer enerjiyi geliştirmesine olanak sağlayacak kapsamlı bir çözüm sunmak için benzersiz bir deneyime ve gerekli teknolojiye sahip” dedi.   

Türkiye ve Macaristan’dan gelen konuşmacılar, ülkelerindeki nükleer güç santrallerinin yapımına ilişkin uygulamalı bilgilerini paylaştı, temel zorluklar ile bunların çözüm yöntemlerini ele aldılar ve ayrıca, Rus reaktör teknolojisini seçmelerinin sebeplerinden bahsettiler. Ulusal nükleer projelerin geliştirilmesindeki deneyimleri, gerekli NGS kapasitesi hesaplama yöntemleri ve iletişim teknolojileri Endonezya tarafında büyük ilgi uyandırdı. 

Macaristan Paks II NGS Ltd. Şti. Uluslararası İlişkiler Direktörü Attila Hugyecz, “Paks-2 NGS, Macaristan’ın yeniden sanayileşmesi ve elektrik tüketiminin artmasıyla bağlantılı olarak ülkenin güvenilir enerji arzına önemli bir katkı sağlayacak. Macaristan, Paks NGS’nin işletilmesinde, Rus VVER-440 üniteleriyle 40 yılı aşkın olumlu bir deneyime sahip modern ve güvenilir VVER-1200 3+ nesil teknolojisini seçti. Rosatom, en az 60 yıl garantili hizmet ömrüne sahip yeni güç ünitelerini anahtar teslimi olarak inşa edecek” ifadelerini kullandı.  

 

Endonezyalı izleyicilerin en fazla ilgi gösterdiği konulardan biri, nükleer enerjinin kamuoyunda kabul görmesinin sağlanmasıydı.  

Rosatom’un Endonezya Temsilcisi Anna Belokoneva, konuya ilişkin, “Ulusal enerji projesinin hayata geçirilmesi kapsamında, ilgili tüm taraflarla sürekli iletişim kurmak, nükleer enerjinin ülke ve bireylere faydaları konusunda bilgi paylaşımı çok önemlidir. Rosatom, projelerimizin uygulanmasında farklı ülkelerde bu tür çalışmalar yapma konusunda büyük bir deneyime sahip. Bu deneyimi Endonezyalı ortaklarımızla paylaşmaya hazırız” diye konuştu.  

Seminere, dört ülkeden 60’tan fazla uzman katıldı. Bu toplantı, Endonezya ve Rusya arasında nükleer enerjinin geliştirilmesinde ikili ilişkilerin güçlendirilmesinde ileri doğru atılan bir başka adımı temsil ediyor. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ROSATOM, Endonezya’da Nükleer Enerji ve NGS İnşaatının Sosyo-Ekonomik Etkileri Konulu Uluslararası Seminerde Çözümlerini Sundu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Vücuttaki toksik yükün sağlığa etkileri neler? https://kocaelibasin.com.tr/vucuttaki-toksik-yukun-sagliga-etkileri-neler/ Thu, 30 Jan 2025 13:40:25 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/vucuttaki-toksik-yukun-sagliga-etkileri-neler/ Modern yaşamın getirdiği toksinler, vücudumuzda birikerek sağlığımızı tehdit ediyor.

Vücuttaki toksik yükün sağlığa etkileri neler? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Modern yaşamın getirdiği toksinler, vücudumuzda birikerek sağlığımızı tehdit ediyor. Vücuttaki toksik yükün, kişinin vücudunda birikmiş zararlı kimyasallar, toksinler ve ağır metallerin genel miktarını ifade ettiğini kaydeden uzmanlar, vücudun toksinleri genellikle karaciğer, böbrekler, ter bezleri ve bağırsaklar gibi organlar aracılığıyla atmaya çalıştığını ancak, fazla miktarda toksin biriktiğinde veya vücut bu toksinleri yeterince etkili bir şekilde atamadığında, toksik yükün artarak sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini söylüyor.

Detoks yapmanın en iyi yolunun, sağlıklı beslenip mevsiminde ve doğal besinleri tüketmek, yeterli su içmek ve fiziksel aktiviteyi arttırmak olduğunu dile getiren Beslenme uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Tıbbi bir sorun olmadığı sürece vücut kendi detoksunu yapar. Sürdürülebilir sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, uzun vadede detoks diyetlerinin sunduğu hızlı düzeltmelerden çok daha değerli olduğu unutulmamalıdır.” dedi. 

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, vücuttaki toksik yük ve sağlık üzerine etkilerini değerlendirdi.

Toksik yük nedir?

Vücuttaki toksik yükün, kişinin vücudunda birikmiş zararlı kimyasallar, toksinler ve ağır metallerin genel miktarını ifade ettiğini kaydeden Beslenme Uzm. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Vücut, toksinleri genellikle karaciğer, böbrekler, ter bezleri ve bağırsaklar gibi organlar aracılığıyla atmaya çalışır. Ancak, fazla miktarda toksin biriktiğinde veya vücut bu toksinleri yeterince etkili bir şekilde atamadığında, toksik yük artar ve sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Toksik yükün birikmesi, farklı organ sistemlerinde işlevsel bozukluklara, bağışıklık sistemi zayıflamasına, inflamasyona ve kronik hastalıklara yol açabilir.” dedi.

Kirleticiler hava, su veya besin yoluyla vücuda alınarak toksik yük artıyor

Günlük yaşamda en sık maruz kalınan toksin kaynaklarının, çevresel faktörlerden beslenmeye, stres düzeylerinden alışkanlıklara kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını ifade eden Hatunoğlu, “Çevresel faktörler, özellikle hava, su ve toprak kirliliği gibi doğal çevremizdeki kirleticilerle başlar ve hava yoluyla solunduğunda ya da su ve besin yoluyla vücuda alındığında zaman içinde toksik yükü artırabilir. Ayrıca günlük olarak kullanılan plastiklerdeki BPA’lar, kozmetik ürünlerdeki parabenler ve şampuanlardaki sentetik maddeler vücuda doğrudan zararlı etki yapabilen maddelerdir.” diye konuştu.

İşlenmiş gıdalar ve kronik stres de toksik yükü etkiliyor

 

Beslenmenin, toksinlere maruz kalmanın en yaygın ve sürekli yolu olarak karşımıza çıktığını dile getiren Beslenme Uzm. Hatice Nurseda Hatunoğlu, şöyle devam etti:

“İşlenmiş ürünler, şekerler ve katkı maddeleri vücudun detoksifikasyon sistemini zorlayarak vücutta birikmelerine yol açabilir. Ayrıca bazı besin kaynaklarında bulunan ağır metaller ile pestisit kalıntılarına uzun süre maruz kalmak ve düzenli olarak sigara ve alkol tüketimi de vücutta toksik yükün artmasına sebep olabilir. Kronik stres, vücutta inflamasyonu arttırabilir ve bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Stresin getirdiği bu değişiklikler, aynı zamanda toksinlerin vücutta daha uzun süre kalmasına ve atılmalarının engellenmesine neden olabilir. Ayrıca, uyku düzensizlikleri ve fiziksel hareketsizlik de toksinlerin atılmasını zorlaştırır; vücut, yeterince dinlenmediğinde ve hareket etmediğinde, ter yoluyla toksin atımı azalır.”

Toksik yükün doğurduğu zararlar neler? 

Vücutta biriken toksik yük uzun dönemde bağışıklık sistemi sorunları, hormon düzensizlikleri, karaciğer hasarı, kardiyovasküler ve nörolojik sorunlara neden olabileceğini anlatan Hatunoğlu, “Bu nedenle bu riskleri azaltabilmek için antioksidandan zengin beslenme modeline uymak, bol su tüketmek, düzenli egzersiz yapmak, stres yönetimi ve uyku düzenine dikkat etmek oldukça önemlidir.” dedi.

Detoks diyetleri ve kürleri ne kadar etkili? 

Sağlıklı bir bireyin vücudunun doğal detoksifikasyon sistemlerinin (karaciğer, böbrekler, bağırsaklar) toksinleri etkili bir şekilde attığını dile getiren Hatunoğlu, şunları söyledi:

“Detoks diyetlerinin çoğu, kısa vadeli ağırlık kaybı ve sindirim düzenini iyileştirme gibi sonuçlar oluşturabilir, ancak bu etkiler genellikle sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve kalori kısıtlamasından kaynaklanır. Ayrıca, bu tür diyetlerin uzun vadede sağlık üzerindeki etkileri ve güvenliği konusunda yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Detoks yapmanın en iyi yolu, sağlıklı beslenip mevsiminde ve doğal besinleri tüketmek, yeterli su içmek ve fiziksel aktiviteyi arttırmaktır. Tıbbi bir sorun olmadığı sürece vücut kendi detoksunu yapar. Sürdürülebilir sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, uzun vadede detoks diyetlerinin sunduğu hızlı düzeltmelerden çok daha değerli olduğu unutulmamalıdır.”

Ne gibi önlemler alınmalı…

Toksin maruziyetini azaltmak için neler yapılması gerektiği konusuna da değinen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, şeklinde sözlerini tamamladı:

“Toksin maruziyetini azaltmak için doğal temizlik malzemeleri kullanıp kimyasal kullanımını azaltmak, plastik kullanımını azaltmak, hava kalitesine dikkat etmek, pestisit ve katkı maddesi içeren besinlerin tüketimini azaltmak ve temiz su içmeye özen göstermek oldukça etkili yöntemlerdir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Vücuttaki toksik yükün sağlığa etkileri neler? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
EÜ’de yetişkinlerde işitme kaybının iletişime etkileri ve çözüm yolları tartışıldı https://kocaelibasin.com.tr/eude-yetiskinlerde-isitme-kaybinin-iletisime-etkileri-ve-cozum-yollari-tartisildi/ Thu, 26 Dec 2024 09:20:03 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/eude-yetiskinlerde-isitme-kaybinin-iletisime-etkileri-ve-cozum-yollari-tartisildi/ Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından moderetörlüğünü Odyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr.

EÜ’de yetişkinlerde işitme kaybının iletişime etkileri ve çözüm yolları tartışıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından moderetörlüğünü Odyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Tuz’un yaptığı ‘Yetişkin İşitme Kayıplı Bireylerde İletişim Becerilerinin Değerlendirilmesi ve Desteklenmesi’ adlı etkinlik düzenlendi.

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Aslan’ın konuşmacı olarak yer aldığı çevrimiçi programa, Odyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe, akademik-idari personel ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte; yetişkin bireylerde işitme kayıplarının değerlendirilmesi ve rehabilitasyonu hakkında detaylı bir anlatım sağlanarak işitme kaybının iletişime etkileri ve çözüm yolları tartışıldı.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Odyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Öğretim Üyesi Dr. Deniz Tuz, “Etkinlik kapmasında, işitme kaybı olan bireylerde iletişim becerileri bir bütün olarak düşünüyoruz. Bu durumu bilişsel, sosyal ve ruhsal açıdan değerlendirip, buna yönelik çözüm yolları geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“İşitme kaybı demans yatkınlığını artırır”

Etkinlikte bir sunum gerçekleştiren Doç. Dr. Filiz Aslan, “İşitme kayıplı bireylerin hayatlarını verimli bir şekilde yaşayabilmeleri için ‘Kendilerine yetebiliyorlar mı?’, ‘Aileleriyle iletişim kurabiliyorlar mı?’, ‘Kendi akranlarıyla iletişimleri nasıl?’ gibi soruların üzerine düşülmesi gerekiyor. İşitme kaybı yaşayan bireylerin; işitme cihazı ve işitsel implantı kullanma, karşılıklı iletişimi değerlendirme, işitsel algı düzeyini saptama, dil gelişim düzeyini değerlendirme, dil gelişimini sağlama, okuma – yazma becerisi ve bilişsel süreçler gibi konularda değerlendirilmesi gerekiyor. İşitme kaybı bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki etkileri önemlidir. İşitme kaybının yalnızca fiziksel değil, bilişsel süreçler üzerinde de önemli bir rol oynamaktadır. İşitme kaybının erken dönemde tespit edilip uygun rehabilitasyon süreçlerine başlanmasının, bireylerin günlük yaşamda daha bağımsız olmalarına ve aynı zamanda demans gibi bilişsel hastalıkların riskinin azaltılmasına katkı sağlayacak” diye konuştu.

Terapi programlarının genellikle çocuklara yönelik olduğunu söyleyen Doç. Dr. Aslan, “İşitme kaybına sahip kişilerin üzerinde yapılan terapi programlarının çoğunluğu çocuklara yönelik yapılıyor. Yetişkinlere uygun terapi programları oldukça kısıtlı. Genellikle işitme kayıplı çocukların okumayı yeni öğrenirken zorlandıklarını ve sonrasında her şeyin yoluna girdiğini düşünüyoruz. Ancak ileri dönemlerde de bu hastalarda dikte becerisinde ve yazarken dilbilgisinde problemler gözleniyor. Terapi programlarındaki rehabilitasyon hedefleri; işitsel algı becerilerini, sosyal yaşama katılımı, bellek becerilerini desteklemek ve işitsel tahmin becerilerine yönelik stratejilerini öğretmek üzerinedir” dedi.

“Yapay zeka işitme cihazlarında da kullanılıyor”

Doç. Dr. Filiz Aslan artık işitme cihazlarında da yeni teknolojik gelişmelerin olduğuna değinerek, “Artık işitme cihazlarında da yapay zeka kullanılıyor, çevredeki gürültünün şiddetini analiz edip sesleri düzenleyen işitme cihazları var. Güncel teknolojiler ve yenilikleri değerlendirip işitme engelli bireylerin hayatına entegre etmek gerekir. İşitme cihazlarının kullanımda dikkat edilmesi gereken bakım, hijyen gibi faktörler önemlidir. Bu faktörlerin ortama göre de değişebiliyor. Kişi tozlu ortamda çalışıyor ve belli bir süre sonra cihazın bakımını yapmamışsa tozla kaplanarak sararıyor ve performans verimi düşüyor” dedi.

Etkinlik sonunda Doç. Dr. Filiz Aslan, katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ’de yetişkinlerde işitme kaybının iletişime etkileri ve çözüm yolları tartışıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>