?>
?>
Ozon tedavisi eklem kıkırdaklarının korunmasına ve yenilenmesine katkı sağlar. Ozon gazı, hassas bir şekilde eklemlere enjekte edilerek iltihaplanmayı azaltır, doku yenilenmesini teşvik eder, ağrıyı dindirir ve eklem hareketliliğini artırır. Kronik osteoartrit hastalarında düzenli uygulama, yaşam kalitesini belirgin şekilde iyileştirir.
Bağışıklık sisteminin düzenlenmesine yardımcı olan ozon tedavisi eklemlerdeki şişlik ve ağrıyı azaltırken hastalığın ilerleyişini yavaşlatır. Ozonun antioksidanın etkisi, bağışıklık sistemi üzerindeki dengesizlikleri giderir ve otoimmün süreçleri hafifletir.
Sporcularda sık görülen kas zorlanmaları ve yırtıklarında ozon tedavisi iyileşme sürecini hızlandırır. Kas dokusuna veya deri altına yapılan ozon enjeksiyonları, dokuların oksijenlenmesini artırarak hücresel yenilenmeyi destekler, ağrıyı hafifletir ve lokal iyileşmeyi hızlandırır. Bu yöntem aynı zamanda yoğun fiziksel aktiviteye hızla dönmek isteyen bireyler için de ideal bir çözümdür.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, günümüzde çok yaygın görülen hastalıklardan birinin de fibromiyalji olduğunu, ozon tedavisinin fibromiyaljide de fayda sağlayabildiğini belirterek “Kronik kas ağrısı çeken hastalarda ozon tedavisi, ağrı duyarlılığını azaltır ve genel yaşam kalitesini yükseltir. Ozonun nörolojik etkileri, sinir sistemi üzerindeki yatıştırıcı özellikleriyle stres ve yorgunluğu da azaltır” diyor.
Bel ve boyun fıtıklarında kullanılan bu yöntem, ozon gazının doğrudan disk içine enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Disk içi basıncı azaltarak sinir sıkışmalarını hafifletir. Bu sayede hastalar hem ağrıdan kurtulur hem de günlük yaşamlarına rahatça devam eder. Fıtık cerrahisine alternatif veya tamamlayıcı bir yöntem olarak tercih edilir.
En sık omuz, dirsek ve kalçada meydana gelen, şişlik ve ağrı ile kendini gösteren bursit ile tendon iltihaplanmalarında ozon tedavisinin anti-inflamatuar özellikleri hızlı bir iyileşme sağlar. Şişlik ve ağrıyı azaltarak hareket kabiliyetini artırır. Bu tedavi, özellikle tekrarlayan hareketlerden kaynaklanan kronik ağrılarda etkilidir.
xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxxxx
Ozon tedavisinde bu uyarılara dikkat!
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, ozon tedavisinin mutlaka uzman hekim tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak şöyle diyor: “Ozon tedavisi hastalığın türüne ve şiddetine bağlı olarak değişen bir tedavi planı gerektirir. Tedavi planı, uzman hekimin değerlendirmesiyle bireysel ihtiyaçlara göre belirlenmektedir. Genellikle haftada 1-3 seans uygulanır ve toplamda 6-12 seans arasında tamamlanır. Bazı kronik hastalıklarda ise tedavi süresi daha uzun olabilir.” Dünyada 20. yüzyılın başlarından itibaren medikal amaçlarla kullanılmaya başlanan ve Avrupa’da yaygın olan bu yöntemin ülkemizde de son yıllarda öne çıktığını, buna karşın bazı kişilere bu tedavinin uygulanamayacağını belirten Doç. Dr. Çorum sözlerine şöyle devam ediyor: “Ozon tedavisi güçlü etkileri olan bir yöntem olmasına rağmen, herkes için uygun değildir. Favizm hastalığı olanlar (G6PD enzim eksikliği) ve hipertiroidi hastalarında bu yöntem uygulanmamalıdır. Ayrıca, gebeler ve kontrolsüz kronik hastalığı olan bireyler, pıhtılaşmayı sağlayan trombosit eksikliği için de ozon tedavisi önerilmez. Tedavi öncesinde mutlaka uzman bir hekime danışılmalı ve detaylı bir değerlendirme yapılmalıdır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kas ve eklem hastalıklarında ozon tedavisinin 6 önemli etkisi! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, sağlık alanında yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor. Hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisinde yönelik hazırladıkları projeleri TÜBİTAK tarafından kabul gören Eczacılık Fakültesi öğretim üyemiz Prof. Dr. Bayrı Eraç’ı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
Proje ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Bayrı Eraç, “Günümüzde tüm dünya için bir tehdit oluşturan antibiyotik direnci nedeni ile, S. maltophilia ve A. baumannii gibi hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisinde güçlük çekilmektedir. Yeni antibiyotiklerin kullanıma girmesinde büyük bir yavaşlama görülen çağımızda, antibiyotik direncini indüklemeyen alternatif yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda projemizde, geleneksel-tamamlayıcı tedavide yeri olan karadut (Morus nigra L.) meyve özütünün ve iki adaçayı türünün (Salvia tomentosa ve Salvia dichroantha) ekstrelerinin, hastane enfeksiyonu etkeni mikrooganizmaların hastalık yapıcı faktörleri üzerindeki etkilerini incelemek hedeflenmiştir. Morus nigra, Salvia dichroantha ve S. tomentosa bitkilerinin halk arasında üst solunum yolu enfeksiyonu, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetlerinde kullanımları kayıtlıdır. Projemizin özellikle hastane kaynaklı enfeksiyonların en önemli etkenleri arasında yer alan S. maltophilia ve A. baumannii bakterilerinin hastalık oluşturucu mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasına ve bunları inhibe edebilecek stratejilerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağı düşünülmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Karadut ve adaçayının, hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisine etkisi araştırılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Etkinlikte beden dilinin iletişim kurmadaki önemine değinen Öğr. Gör. Arife Gülsün, “Yapılan araştırmalara göre insanlar, yalnızca iletişimin yüzde 7’sini sözlü şekilde gerçekleştiriyor. İletişimin yüzde 38’ini ses tonlaması, yüzde 55’ini ise beden dili oluşturuyor. Bedenimizin duruşu, jest ve mimiklerimiz, başımız, gözlerimiz, ellerimiz, parmaklarımız, oturma biçimimiz, iletişim mesafemiz, tokalaşma şeklimiz, giyim kuşamımızda seçtiğimiz renkler gibi pek çok şey beden dilimizi oluşturuyor. Beden dilimiz, karşımızdaki insana bizimle ilgili fikirler veriyor” diye konuştu.
Farklı kültürlerde beden dilinin de farklılık gösterdiğini ifade eden Öğr. Gör. Gülsün, “ Örneğin; Türkiye, Yunanistan ve Suriye’de insanlar olumlu ifadeyi kafalarını aşağı-yukarı sallayarak, olumsuzu ifadeyi ise dünyadaki diğer kültürlerden farklı olarak kafalarını yukarı kaldırıp göz devirerek gösterirken, Bulgaristan ve Arnavutluk’ta bu durum dünyadaki genel beden dili kavramının tam tersi şekilde oluyor” dedi.
Katılımcılara beden dili ve imaj üzerine kitaplar öneren Öğr. Gör. Gülsün, “Eski bir FBI ajanı olan Joe Navarro’nun ‘Beden Dili” kitabında beden dili detaylı bir şekilde inceleniyor. Riccon İlhan Doğan’ın ‘Beden Dili’ kitabı ise bu işin alfabesi olarak biliniyor. Yine Shelly Hagen’in ‘Beden Dili Hakkında Her Şey’ kitabı da beden dilinin temel kavramlarını ve sosyal hayattaki uygulamalarını kapsamlı bir şekilde anlatıyor” diyerek tavsiyelerini katılımcılarla paylaştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ’de etkili iletişimin anahtarı olan “Beden Dili” ve imaj üzerindeki etkisi konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Otobüs Yangınının Ulaşıma Etkisi Olmayacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Atlas Üniversitesi Vadi Kampüs Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda düzenlenecek “Yapay Zekada Kelebek Etkisi: Küçük Adımlar Büyük Dönüşümler” Ulusal Konferansı’nda bir araya gelecek uzmanlar, enerji yönetimi ve optimizasyonundan medya ve haberciliğe, akıllı şehirlerden sağlık teknolojilerine, yapay zeka güvenliği ve savunmaya kadar pek çok alanda yapay zekanın etkilerini ele alacak.
Yapay zekanın dönüştürme potansiyeli ele alınacak
Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Recep Duranay, günümüzde yapay zekanın bilimden sanata, teknolojiden sağlığa kadar pek çok alanı dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu belirterek “Yapay Zekada Kelebek Etkisi: Küçük Adımlar, Büyük Dönüşümler Ulusal Konferansı, bu potansiyeli derinlemesine ele almayı ve küçük inovasyonların nasıl büyük dönüşümlere yol açtığını katılımcılara sunmayı hedefliyor. Atlas Üniversitesi’nin öncülüğünde düzenlenen bu etkinlik, akademisyenleri, sektördeki liderleri ve araştırmacıları bir araya getirerek yapay zeka ile şekillenen geleceğe ışık tutmayı amaçlıyor. Ele alınan konular, yapay zekanın sadece teknoloji geliştirme sürecini değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümü de nasıl şekillendirdiğini anlamamızı sağlayacak” diye konuştu.
Yapay zekanın farklı alanlara etkileri değerlendirilecek
İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Burcu Irmak Yazıcıoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayacak konferansta Atlas Üniversitesi akademisyenlerinin yanı sıra Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Adıyaman Üniversitesi, Fırat Üniversitesi ve ABD’den Yale Üniversitesi akademisyenleri enerji yönetimi ve optimizasyonu, sağlıkta yapay zeka uygulamaları, habercilikte yapay zeka, yapay zeka temelli konuşma teknolojileri, değişen ve dönüşen dünyada girişimcilik ve yapay zeka, yapay zeka saldırıları ve savunma stratejileri gibi farklı alanlarda yapay zekanın etkilerini ele alacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yapay Zekada Kelebek Etkisi: Küçük Adımlar Büyük Dönüşümler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kar temizleme ekibinde 7 Adet Greyder, 7 Adet Loder Kepçe, 15 Adet Beko Loder Kepçe, 6 Adet Mini Loder, 12 Adet Tuzlama aracı, 3 Adet Solüsyon aracı, 17 Adet Kamyon, 2 Adet Damperli Tır, 1 Adet Dozer, 2 Adet Ekskavatör, 2 Adet Lowbed, 2 Adet Servis aracı, 2 Adet Acil Müdahale Ekip Aracı, 1 Adet Kar Rotatifi olmak üzere toplam 79 Araç ve 250 personel görev yapacak. Öncelikle şehir içi ana arterler, bağlantı yolları, eğitim ve sağlık kuruluşları ile diğer önem arz eden yolların öncelik sıralamasına göre açık bulundurulması ve sorumluluk bölgesindeki yolların bakım ve onarımı ekipler tarafından sağlanacak.
Başkan Pekyatırmacı, “Tüm ekiplerimizle birlikte kışa hazırız”
Selçuklu’da kış koşullarına karşı tüm hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: “Kış mevsiminde ilçemiz genelinde kar yağışı ve buzlanma nedeniyle günlük hayatın etkilenmemesi için gereken tedbirler alındı. Ekiplerimiz kış dönemi için hazırlıklarını tamamladılar ve Selçuklu Belediyesi olarak 79 araç ve 250 personelimiz ile kışa hazırız. İnşallah hayırlı ve bereketli bir şekilde rahmetleri bekliyoruz. Kar ve buzlanmaya karşı tuz ve solüsyon stoğunu önceden oluşturan ekipler sadece ilçe merkezinde değil, dış mahallerde de kar temizleme ve yol açma çalışması titizlikle sürdürülecek. Fen işleri Müdürlüğü personelinin kış boyunca sürdüreceği karla mücadele çalışmalarına Çevre Koruma ve Kontrol ve Park Bahçeler Müdürlüğü personelleri de destek verecek. Ekipler yaya kaldırımlarında kar temizleme çalışması yürütecek.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Selçuklu Belediyesi, hafta sonu Konya’yı etkisi altına alması beklenen kış koşulları öncesinde tüm hazırlıklarını tamamladı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>1979 yılında kurulan ve sosyo-ekonomik açıdan önleyici, koruyucu ve iyileştirici çözümler ile özellikle kız çocuklarının önceliklendirilerek barınma, eğitime erişim, destek ve danışma hizmetleri sunan Koruncuk Vakfı; hiçbir başarı şartı olmaksızın bir çocuğun haklarına ulaşmasının önündeki engellerin kaldırılmasına katkı sağlamak üzere 45 yıldır çalışmalarına devam ediyor.
45. yıl etkinlikleri kapsamında 12 Kasım 2024 tarihinde, Kadir Has Üniversitesi’nin ev sahipliğinde ve Allianz Türkiye sponsorluğunda gerçekleştirilen “Eğitime Erişim: Sivil Toplum Kuruluşlarının Etkisi” konferansı kapsamında farklı sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla eğitim alanına dair önemli rapor sunumları ve paneller gerçekleştirildi.
Kız çocuklarının eğitime erişiminin sağlanması, ülkemizin aydınlık bir geleceğe ulaşmasını sağlayacak
Açılış konuşmasını Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz’in gerçekleştirdiği konferansta Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan konuşmasında “Allianz Türkiye olarak kız çocuklarımızın eğitime erişimini sağlamanın, onların bireysel gelişiminin ötesinde, ailelerinin, çevrelerinin ve dolayısıyla ülkemizin daha aydınlık bir geleceğe ulaşmasını sağlayacağına inanıyoruz. Sürdürülebilir değer yaratma modelimiz doğrultusunda, eğitime erişimleri risk altındaki kız çocuklarının özgüvenli bireyler olarak toplum içinde yer almaları amacıyla Koruncuk Vakfı ile 2016 yılından bu yana yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Çocukların hareket ve spor yoluyla sağlıklı büyümelerine katkı sağlayan sosyal sorumluluk programımız Allianz Motto Hareket kapsamında birlikte pek çok çalışma yürütüyoruz. Çalışma arkadaşlarımızla ve acentelerimizle birlikte hem kurumsal gönüllülük hem de kurumsal bağış desteği sağlıyoruz. Geçtiğimiz yıl yine birlikte başlattığımız Bir Kız Gelecek sosyal sorumluluk programımızla da Koruncukların yaşam boyu destekçisi olma hedefiyle çalışıyoruz. 6 Şubat depremlerinden etkilenen 25 depremzede kızın koruyucu ailesi olmanın yanında, yeni yurt binası inşa etme, Koruncuklara üniversite bursu, gelişim ve istihdam gibi imkanlar da sağlıyoruz. Koruncuk Vakfı ile birlikte çok daha fazlasını yapmaya devam edeceğimize inanıyorum.” cümleleri ile düşüncelerini ifade etti.
Eğitimin erişilebilir, düzenli ve sürdürülebilir olması gerekiyor
Koruncuk Vakfı Mütevelli Heyeti ve YK Başkanı Av. Dr. Figen Samuray ise konuşmasında “Koruncuk Vakfı olarak destekçilerimizle, gönüllülerimizle bir sonraki 45 yıla daha ilerlemek çok önemli bizim için. 45.yılımızda böyle bir konferansı düzenlemeyi istiyorduk. Çocuklarımız çok farklı ailelerden geliyorlar ve çok farklı okullara gidiyorlar. Bu süreçte eğitime erişimin ne kadar önemli olduğunu gördük ve konu olarak bunu ele almak istedik. Bu noktada sivil topluma çok önemli bir rol düştüğünü gördük. Eğitimin erişilebilir, düzenli ve sürdürülebilir olması gerekiyor. Bu bizim için bireysel değil toplumsal bir sorun. Bu konuşacağımız sorun hepimizin sorunu. Pek çok STK’nın bir sorun etrafında bir araya gelmesi ve daha etkin bir tavır alması gerekiyor.” dedi.
Koruncuk umudu yaşatıyor
Açılış konuşmalarının ardından söz alan Prof. Dr. Acar Baltaş, dünyada yıllar içerisinde gerçekleşen değişimlere, sahip olduklarımızın farkında olmamız gerektiğine dair gerçekleştirdiği ufuk açıcı konuşmasında sivil toplum dünyasının toplumsal mücadeledeki rolüne ve umutlu olmanın önemine değinerek Koruncuk Vakfı’nın umudu yaşatmak anlamında ne kadar büyük işler yaptığına değindi.
Gençler en çok maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitime devam edemiyor
GFK Araştırma Şirketi tarafından gerçekleştirilen “Eğitim Olanakları Araştırması”na dair çarpıcı verileri aktaran Hande Diker, maddi imkânsızlıkların eğitime erişimde çok büyük engel olduğuna dikkat çekti.
Eğitime erişimdeki engeller
“Eğitime Erişimdeki Engeller” başlıklı panelde bir araya gelen farklı sivil toplum kuruluşu temsilcileri kendi kurumları ve çalışma alanları doğrultusunda eğitime erişime dair sorunları dile getirdiler. Eğitim Reformu Girişimi’nden Kayıhan Nedim Kesbiç, Eğitim İzleme Raporu 2024’ten veriler ışığında eğitim dışında kalmış çocukların oranı ve nedenleri ile eğitime erişimin önündeki kısıtlardan bahsederken; Köy Okulları Değişim Ağı (KODA)’ndan Gökçen Karaman, köy okulları odaklı çalışan bir dernek olarak köy okullarına dair net ve düzenli veriye ulaşmakta çok zorlandıklarını, köylerde taşımalı eğitim ya da birleştirilmiş sınıf gibi kırsala has sorunların eğitime erişimde farklı problemlere yol açtığını ve bu nedenle kentte okula giden çocukların başarı ortalamasının köydekilerin iki katı olduğunu vurguladı. Buradayız Hatay Derneği’nden Av. Mehmet Ali Gümüş ise deprem sonrasında afetzede çocukların eğitime erişimde yaşadıkları zorlukları, şehrin olumsuz koşullarının çocukların eğitimi üzerindeki olumsuz etkileri ve dernek olarak gerçekleştirdikleri çalışmaları anlattı.
Konferansın son oturumu olan moderasyonunu Beykoz Üniversitesi Öğr. Üyesi Tuva Demirci’nin gerçekleştirdiği “Eğitime Erişimde Sivil Toplum Kuruluşlarının Etkisi” isimli panelde ise Darüşşafaka Cemiyeti’nden Serpil Tunçer, Koruncuk Vakfı’ndan Av. Dr. Figen Samuray, Nesin Vakfı’ndan Süleyman Cihangiroğlu, Türk Eğitim Vakfı’ndan Prof. Dr. Mehmet Şükrü Tekbaş ve TEVİTÖL’den Mehmet Ali Neyzi kendi kuruluşları üzerinden eğitimde erişimin önündeki zorlukları ve çözüm yollarını tartıştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Koruncuk Vakfı “Eğitime Erişim: Sivil Toplum Kuruluşlarının Etkisi” Konferansı gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>