?>
?>
100’den fazla ülkede gösterdiği faaliyetle yıllık 3,2 milyar euro tutarında ciro yöneten Hager Group bu sene 70.yılını kutluyor. Dünya çapında 22 üretim tesisi ve 14 bin çalışanı bulunan firma, gelecek hedeflerinde sürdürülebilirliği başa yazıyor.
Enerji idaresi ve dağıtımından kablo yönetimine, güvenlik sistemlerinden bina otomasyonuna kadar birçok alanda teknoloji odaklı ürün ve hizmetler geliştiren Hager Group, bu sene 70. yılını kutluyor. 1955 yılında Hermann Hager ve Dr. Oswald Hager kardeşlerin babaları ile birlikte kurduğu şirket, bugün elektrik dağıtımı ve enerji yönetimi alanında küresel bir lider haline geldi. Kökleri Fransız-Alman mirasına dayanan bağımsız bir aile şirketi olan grup, dünya çapında 14 bin çalışanı ve 22 üretim tesisiyle faaliyet gösteriyor. 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren şirket, yıllık 3,2 milyar euro tutarında ciro elde ediyor.
Akıllı binalara giden yolda, önde gelen çözüm ortağı oldu
Geride kalan 70 yılda güvenli ve verimli elektrik çözümleri sunma konusunda sektöründe öncü bir rol edinen Hager Group, enerji verimliliği ve akıllı binalar alanındaki uzmanlığa odaklanıyor. Binaları daha sürdürülebilir hale getirmeyi misyon edinen firma, sunduğu yenilikçi çözümler ile çevre dostu enerji çözümlerine geçişi hızlandırıyor, enerji dağıtımı ve yönetiminde karşılaşılan zorlukların aşılmasına yardımcı oluyor. Öte yandan firma, geniş ürün yelpazesiyle tesisatçıların da kolay ve güvenli ürünlere kolaylıkla erişimini sağlıyor.
‘’Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme kararlılığımızı yineliyoruz’’
Hager Group CEO’su Sabine Busse, şirketin 70. yılına ilişkin yaptığı açıklamada, “Kuruluşumuzdan bu yana, güvenli ve verimli elektrik çözümleri sunma konusunda daima dünyanın önde gelen şirketlerinden olduk. Uzmanlığımız ve yüksek kaliteli mühendislik çözümlerimiz ile sorunsuz ve güvenilir operasyonlar hayata geçirdik. Böylece müşterilerimize de değer yarattık. 70. yılımızı kutlarken, binaları daha akıllı, güvenli ve enerji verimli hale getirerek, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme kararlılığımızı yineliyoruz’’ dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
22 üretim tesisiyle yıllık 3,2 milyar Euro ciroya ulaşan elektrik devi Hager Group 70. yılını kutluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Koç Topluluğu’nun savunma sanayi şirketi Otokar, Romanya Savunma Bakanlığı’na ait Romtehnica’nın 1059 adetlik 4×4 taktik tekerlekli hafif zırhlı araç projesini kazandı. KDV hariç yaklaşık 4,3 milyar RON (yaklaşık 857 milyon Euro) tutarındaki anlaşma 27 Kasım 2024 tarihinde Romanya’da imzalandı.
Toplam 1059 adet COBRA II 4×4 zırhlı araç ve bazı entegre lojistik destek hizmetleri kapsayan sözleşmede araçların ilk 278 adedi Türkiye’de, geri kalanı Romanya’da yerel olarak üretilecek. Teslimatların 2025’in son çeyreğinde başlatılması ve 5 yıl içinde partiler halinde tamamlanması planlanıyor.
Otokar, Romanya Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı C. N. Romtehnica S.A. (Romtehnica) şirketinin 20 Mart 2024’te açtığı 4×4 Hafif Zırhlı Taktik Araç alımı ihalesine teklif vermişti. Yapılan teknik değerlendirme, saha testleri ve ticari değerlendirme süreçlerinin tamamlanmasını takiben, Otokar ihale makamı tarafından 4 Ekim’de sözleşme görüşmeleri için davet edilmişti.
COBRA II 4×4 ZIRHLI ARACI 13 ÜLKEDE GÖREV ALIYOR
1980’lerden bu yana NATO ve Birleşmiş Milletler’in askeri araç tedarikçisi olan Otokar’ın COBRA II 4×4 taktik tekerlekli zırhlı aracı bugün 13 ülkede 20’den fazla kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor.
Otokar’ın 40 yıla yakın savunma sanayii tecrübesi ve kabiliyetleriyle COBRA II, modüler bir platform olarak tasarlandığı için farklı görevlere uygun olarak geliştirilebiliyor. 2013 yılında Otokar ürün ailesine eklenen COBRA II, bugüne kadar kullanıcılarının istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda 30’dan fazla farklı versiyonda tasarlandı ve üretildi. İhaleye sunulan COBRA II de Romanya’nın istediği teknik ve taktik özelliklere göre özel olarak geliştirildi.
COBRA II 4×4 taktik tekerlekli zırhlı aracı yüksek koruma ve taşıma seviyesi ve büyük iç hacmi ile öne çıkıyor. COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı üstün koruma özelliği sayesinde üst düzey güvenlik sunuyor. Geniş silah entegrasyonuna ve görev donanım ekipman opsiyonlarına sahip COBRA II en zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sağlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Otokar, Romanya ile 857 milyon Euro Değerinde Askeri Araç Anlaşması İmzaladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Törende konuşan Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Pasifik Eurasia’nın ülkemizin üçüncü ve ilk uluslararası yük taşımacılığı yapan demiryolu tren işletmecisi sertifikası alarak sektörün gelişimi için önemli bir mihenk taşı olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, İstanbul-Budapeşte parkurunda faaliyet gösterecek ihracat treninin Türkiye parkurunda 278 km, Bulgaristan parkurunda 406 km, Romanya parkurunda 634 km, Macaristan parkurunda da 231 km olmak üzere toplam 1.549 km yol kateeceğini ve bu seyahatin 4 günde tamamlanacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, “Bu tren hattında faaliyetlerine başlayan Pasifik Eurasia bundan sonra aylık 60, yıllık 600 trenle, 22 bin adet tıra eşdeğer 600 milyon Euro değerinde 750 bin ton ihracat yükü taşımayı planlıyor” diye konuştu.
Neredeyse yarım yüzyıl boyunca unutulan bir demiryolu sektörü olduğunu ifade eden Bakan Abdulkadir Uraloğlu, şunları söyledi: “1951-2004 yılları arasında toplam 945 kilometre demiryolu yapılmış. Bu sektörün serbestleşmeye açılabilmesi için öncelikle birçok önlemin alınması, hukuki engelin aşılması ve güçlü bir demiryolu altyapısının tahsisi gerekiyordu. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık ve öncelikli sektör olarak belirledik. 2003 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu uzunluğumuza; 2 bin 250 kilometresi YHT ve Hızlı tren hattı olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre ekledik. 13.919 km’ye yükselttik.”
Tarihi İpek Yolu artık Demir İpek Yolu oldu
Asya ile Avrupa kıtaları arasında en kısa, en güvenli, en ekonomik ve iklimi en elverişli demiryolu koridoru olarak değerlendirilen İpek Demiryolu projesinin hayata geçmesinin en çok önem verdikleri uluslararası işlerden biri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, “Bakın, yüzyıllar önce ipekböceklerinden elde edilen ipek iplikleri, Çin’den Avrupa’ya uzanan İpek Yolu’nun en değerli yüküydü. Şimdi ise bu tarihi yolda ipek yerine konteynerler taşınıyor. Bu konteynerlerin içinde ise sadece tüketim malları değil, yeni bir dünya düzeninin inşası için gerekli olan ham maddeler, hatta yeni umutlar bulunuyor. Bu kadim ticaret yoluna yeni bir soluk getiren, çelik atların yolu demiryolları, Çin ile Avrupa arasındaki yeni ipek yolu…Ve biz buna bugün ‘ipek demiryolu’ diyoruz” diye konuştu.
2023 yılında Çin-Avrupa arasında gerçekleşen 9 bin 340 tren seferi ve Avrupa – Çin arasında gerçekleşen 8 bin 180 tren seferi ile 1,9 milyon TEU yük taşındığına dikkat çeken Bakan Abdulkadir Uraloğlu, şunları söyledi: “Bu noktada Asya ve Avrupa arasında köprü görevi gören ülkemizin coğrafi konumunun sağladığı fırsatların ekonomik ve ticari avantajlara dönüşebilmesi için demiryollarında yeni bir çağ başlattık. Bu kapsamda bu taşımalardan daha çok pay alabilmek için 30 Ekim 2017’de faaliyete başlayan Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu Hattı demiryolu taşımacılığına yeni bir yön verdi. Çin-Türkiye arasında yaklaşık 8 bin 693 kilometrelik mesafe dikkate alındığında bu hat üzerinden konteynerler Çin’den Türkiye’ye 12 günde, Marmaray Tüp Geçiti’ni de kullanarak Çin’den Avrupa’ya ise 18 günde ulaşıyor. Çin-Türkiye-Avrupa arasında ilk tren 2019 yılı Ekim ayında Çin’den yola çıkıp, Çekya’nın Prag şehrine 18 günde ulaşmıştır. Bu ilk transit tren sonrasında Türkiye-Çin arasında blok tren konteyner taşımaları ülkemizin farklı noktalarından devam etmektedir. BTK demiryolu hattı kullanılarak açılışından bugüne kadar toplam 67.281 TEU ve konvansiyonel taşımalar da dahil olmak üzere toplam 1 milyon 502 bin tonun üstünde yük taşınmıştır. Bu miktarların önümüzdeki süreçte daha da artacağına inanıyoruz.”
Çin-Türkiye arasındaki toplam taşıma süresini 10 güne düşürmeyi hedefliyoruz
Bakan Uraloğlu, Orta koridor ve BTK hattı üzerinden Çin-Türkiye-Avrupa arasında düzenli seferleri devam eden blok konteyner trenlerinde hedeflerini ise orta vadede yıllık 200 blok tren, uzun vadede ise yıllık 1.500 blok tren işletmek ve Çin-Türkiye arasındaki toplam taşıma süresini 12 günden 10 güne düşürmek olarak açıkladı.
Kalkınma Yolu Projesi’nin en önemli güzergâhlarından birisi olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu projesinin uluslararası kredi kuruluşlarının yoğun ilgisinin olduğunu anlatan Bakan Uraloğlu, “Özellikle Dünya Bankası’nın yakın bir ilgisi var. İnşallah 2025 yılının ilk aylarında bu projenin yapım sürecine başlanması hususunda somut adımlar atacağımıza inanıyorum. Tüm bu mevcut çalışmalarımız ve hayata geçirmeyi planladığımız projelerimizle demiryolu ağımızı 2028’de 17.287 km’ye, 2053’te ise 28.590 km’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca ulaştırma ve lojistik ana planımız doğrultusunda karayolu yolcu ve yük taşımacılığı payını yüzde 72’den yüzde 57’ye düşürürken, demiryolu yük taşımacılığı payını yüzde 5’ten yüzde 22’ye çıkarmayı planlıyoruz. Demiryollarıyla yıllık ortalama 32 milyon ton olan yük taşımacılığını 448 milyon tona yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi.
Özel sektör şirketlerinin demiryolu tren işletmecesi olarak faaliyet göstermeye başlamalarını memnuniyetle karşıladıklarını anlatan Bakan Uraloğlu, bakanlık ve ilgili genel müdürlükler olarak adil rekabet koşulları ve sağlıklı işleyen bir yapıda demiryolu pazarının oluşması için çalıştıklarını ifade etti. Bakan Uraloğlu, “Ancak bu noktada artık her şeyi devletten beklemeyeceğiz. Bundan sonra demiryolları sektörünün büyütülmesinde özel demiryolu tren işletmecileri de sorumluluk alacak. Hep birlikte sektörümüzü daha güçlü bir yapıya kavuşturacağız. Bu düşüncelerle Pasifik Eurasia’nın bugün gerçekleştirdiği ilk İstanbul-Budapeşte seferinin daha nice seferler için bir başlangıç olmasını diliyorum” dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül ise törende yaptığı konuşmada, “Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere şehrimize ve ülkemize böyle bir imkânı sağlayan, ihracatçılara ve ticaret erbabına ve Pasifik Eurasia kadrolarına teşekkür ediyorum” dedi.
Demiryolu ağını 14 bin kilometreye ulaştırdık
TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt, Pasifik Eurasia’nın İstanbul – Budapeşte güzergahındaki ihracat treninin uğurlanması töreninde yaptığı konuşmada, Türk demiryolu sektöründe son 22 yılda yaşanan büyük gelişmelere dikkat çekerek, “Son 22 yılda Türk demiryolu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde on bin kilometre olan demiryolu ağını on dört bin kilometrelere ulaştırdık” dedi.
Yüksek hızlı tren işletmeciliğinde Türkiye’nin büyük bir sıçrama yaptığını belirten Kurt, “Hiç hızlı treni olmayan bir seviyeden, yüksek hızlı tren işletmeciliğinde Avrupa’da altıncı, dünyada sekizinci seviyeye ulaştık” şeklinde konuştu. Aynı zamanda, “demiryollarına yapılan yatırımın unutulduğu bir yapıdan, 59 milyar dolar yatırımın yapıldığı bir seviyeye ulaştık” ifadelerini kullanan Kurt, Türkiye’nin demiryolu ekipmanlarını yerli ve milli olarak üretebildiğini vurguladı. Kurt, “En ufak yol malzemesi olan ray bağlantı elemanını bile ithal eden bir yapıdan, kendi rayını, kendi tekerini, kendi vagon ve lokomotifini yerli ve milli olarak üreten bir seviyeye geldik. Bölgesel ve uluslararası koridorlarda Türkiye’nin rolünü güçlendirdik. Çin – Hazar – Türkiye – Avrupa Destinasyonunda Orta Koridor, Basra – Türkiye – Avrupa Destinasyonunda Kalkınma Yolu koridorlarının ulusal ve uluslararası her ölçekte konuşulduğu bir seviyeye ulaştık” dedi.
Demiryolu taşımacılığında rekabetçi bir yapının oluştuğunu belirten Kurt, şunları söyledi: “Demiryolu lojistiği ve yük taşımacılığında, tekelci bir yapıdan hem devletin hem de özel sektörün işletmecilik yapabildiği rekabetçi bir seviyeye yükseldik. Pasifik Eurasia’nın başlattığı yeni tren hattı da bu açıdan çok önemli. Bu trenin demiryolu ağımızın trafik kapasitesinin verimli kullanılmasında ve Türk dış ticareti açısından oluşturacağı ilave imkanlar açısından çok önem taşıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Avrupa hattında taşımacılık kapasitemiz yüzde 50 oranında artacak
Pasifik Eurasia Yönetim Kurulu Başkanı F. Nusret Dur ise, Pasifik Eurasia DTİ’nin Halkalı’dan başlayan seferlerinin Türkiye’nin lojistik anlamda merkez ülke olma hedefini destekleyecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Pasifik Eurasia DTİ olarak Türkiye’den Budapeşte’ye doğru yola çıkan ilk trenin 19 vagonlu, 1. 250 ton ağırlığında ve 550 metre uzunluğunda olduğunu ifade eden F. Nusret Dur, “Trende 16 dorse, 10 swapbody, 12 tank konteynır mevcut olup, 38 tıra eş değer bir ihracat yükü taşınıyor. Halkalı-Avrupa hattında başlayacak olan tren seferlerimiz, Türkiye’nin lojistik anlamda bir köprü vazifesi görmesine büyük katkı sağlayacak ve iş hacmimizi önemli ölçüde artıracaktır. Hedefimiz kısa vadede Avrupa hattında taşımacılık kapasitemizi yüzde 50 oranında artırarak, şu an haftalık 10 olan tren sayımızı 15’e çıkarmaktır” diye konuştu.
Bir zamanlar demiryolu denildiğinde kara trenlerden çıkan yoğun dumanın akla geldiğini, gelişen teknoloji ve Türkiye’nin yaptığı alt yapı yatırımları sayesinde artık demiryolunun diğer taşıma modlarına göre çok daha çevreci ve sürdürülebilir bir taşıma modu olarak tercih edildiğini anlatan Dur, şunları söyledi: “Biz de Pasifik Eurasia olarak, çevreci ve sürdürülebilir taşımacılık anlayışını benimsemiş bir şirketiz. Lojistik sektöründe karbon ayak izini azaltmak ve demiryolu taşımacılığının çevre dostu bir model olarak yaygınlaştırılması öncelikli hedeflerimizden biridir. Bu vizyonla Ocak 2024’te ‘Yeşil Lojistik Belgesi’ aldık. Operasyonlarımızın çevreye olan etkisini en aza indirmeyi ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlıyoruz. Bu tren seferleri de bu vizyonumuzun bir parçasıdır.”
Pasifik Eurasia olarak 2019 yılında girdikleri lojistik sektöründe pek çok ilke imza attıklarını belirten F. Nusret Dur, “Çin Türkiye ve Türkiye Çin blok tren seferleri, Türkiye- Rusya blok tren seferleri gibi ülkemiz dış ticaretinde etkisi olan pek çok stratejik ve önemli taşımaların ilklerini gerçekleştirdik. Ülkemizde uluslararası taşımacılıkta demiryolunun payının artırılması misyonuna paralel olarak, öncelikle Kuşak Yol projesinin önemli bir parçası olan Orta koridor ve sonrasında ise Avrupa yönünü de dahil ederek Orta Asya’dan ve Çin’den Türkiye ve devamında Avrupa’ya veya tersi yönde kesintisiz taşıma yapılabilmesi için pek çok yatırım yaptık, pek çok iş birliğine de imza attık. Çin-Türkiye-Avrupa ekseninde iş hacimlerini artırmak ve Türkiye’nin bu güzergâh üzerindeki stratejik önemini pekiştirmek amacıyla halen yeni iş birliktelikleri oluşturuyoruz. Bu bağlamda, Gürcistan ve Azerbaycan ile partner olarak yürüttüğümüz Bakü-Tiflis-Kars (BTK) hattı üzerindeki çalışmalar sayesinde Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Azerbaycan ve diğer Asya ülkelerinden Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya demiryolu ile taşınacak yüklerin kapasitesini artırdık. Avrupa’da Almanya, Macaristan, Slovakya gibi ülkelerde büyük iş birliği anlaşmaları imzaladık. Kapıdan kapıya teslim modeli ile Avrupa’da bütünleşik lojistik çözümler üreten bir şirket alt yapısı oluşturduk” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Pasifik Eurasia DTİ, bir yılda 600 milyon euro değerinde 750 bin ton ihracat yükü taşımayı planlıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
ESET araştırmacıları, organize dolandırıcılık ağı Telekopye’nin Booking.com ve Airbnb gibi popüler konaklama rezervasyon platformlarının kullanıcılarını hedef alacak şekilde faaliyetlerini genişlettiğini keşfetti. Ayrıca kurban seçimleri ile rezervasyon sitelerini hedefleyerek karmaşıklığı da artırdılar. Kimlik avı sayfaları normal çevrimiçi pazar yerlerinden daha inandırıcı hale geldi. Telekopye, çevrimiçi pazar yeri dolandırıcılıklarını yasa dışı organize işlere dönüştüren bir Telegram botu olarak çalışan bir araç seti. Binlerce üyesi olan düzinelerce dolandırıcılık grubu tarafından kurbanlarından milyonlarca Euro çalmak için kullanılıyor. ESET Research, 2024 Virus Bulletin konferansında Telekopye ile ilgili en son bulguları sundu.
Rezervasyon dolandırıcılığı 2024 yılında ilgi görmeye başladı
Telekopye dolandırıcılık ağında, dolandırıcılar hedefledikleri alıcı ve satıcıları Mamut olarak adlandırıyor. ESET araştırmacıları tarafından Neandertaller olarak adlandırılan dolandırıcılar, çok az teknik bilgiye ihtiyaç duyuyor ya da hiç duymuyor; Telekopye her şeyi birkaç saniye içinde hallediyor. ESET telemetrisine göre rezervasyon dolandırıcılığı 2024 yılında ilgi görmeye başladı. Konaklama temalı dolandırıcılıklar Temmuz ayında keskin bir artış gösterdi ve ilk kez iki katından fazla tespitle Telekopye’nin pazar yeri dolandırıcılıklarını geçti. Ağustos ve Eylül aylarında da iki kategori benzer seviyelerde devam etti.
Online pazar yerlerinin artan popülaritesi, pazarlık yapmak yerine kredi kartı bilgilerini ele geçirmek isteyen dolandırıcıların masum alıcı ve satıcıları avlamasına neden oldu. Bu rezervasyon dolandırıcılığı artışı, hedeflenen bölgelerde yaz tatili sezonuna denk geldiğinden (konaklama rezervasyonu yapan insanlardan faydalanmak için en iyi zaman) bu eğilimin devam edip etmeyeceğini zaman gösterecek. 2024 verilerine göre bu yeni dolandırıcılıklar pazar yeri varyantlarının tespit sayılarının yaklaşık yarısına ulaşmış durumda. Yeni dolandırıcılıklar, Telekopye tarafından hedeflenen çok çeşitli çevrimiçi pazar yerlerine kıyasla esas olarak iki platforma (Booking.com ve Airbnb) odaklanmaktadır.
Dolandırıcılık bir e-posta ile başlıyor
Bu yeni dolandırıcılık senaryosunda, dolandırıcılar bu platformlardan birinin hedeflenen kullanıcısına bir e-posta göndererek rezervasyon ödemeleriyle ilgili bir sorun olduğunu iddia ediyor. E-posta, istismar edilen platformu taklit eden iyi hazırlanmış, meşru görünümlü bir web sayfasına bağlantı içeriyor. Sayfa, giriş ve çıkış tarihleri, fiyat ve konum gibi bir rezervasyon hakkında önceden doldurulmuş bilgiler içerir ve sahte sayfalarda sağlanan bilgiler, hedeflenen kullanıcılar tarafından yapılan gerçek rezervasyonlarla eşleşir.
Telekopye’yi keşfeden ve analiz eden ESET araştırmacısı Radek Jizba yaptığı açıklamada: “Dolandırıcılar bunu, büyük olasılıkla siber suç forumlarında çalıntı kimlik bilgileri satın alarak elde ettikleri, platformlardaki yasal otellerin ve konaklama kiralayanların güvenliği ihlal edilmiş hesaplarını kullanarak başarıyor. Dolandırıcılar bu hesaplara erişimlerini kullanarak yakın zamanda konaklama rezervasyonu yapmış ve henüz ödeme yapmamış (ya da çok yakın zamanda ödeme yapmış) kullanıcıları seçiyor ve onları hedef alıyor. Bu yaklaşım, sağlanan bilgiler kurbanlarla kişisel olarak alakalı olduğundan ve web siteleri beklendiği gibi göründüğünden, dolandırıcılığın fark edilmesini çok daha zor hale getiriyor. Bir şeylerin yanlış gittiğine dair tek görünür işaret, taklit edilen meşru web siteleriyle eşleşmeyen web sitelerinin URL’leridir. Rezervasyonunuzla ilgili herhangi bir formu doldurmadan önce, her zaman söz konusu platformun resmî web sitesinden veya uygulamasından ayrılmadığınızdan emin olun. Rezervasyonunuza ve ödemenize devam etmek için harici bir URL’ye yönlendirilmek, dolandırıcılığın güçlü bir göstergesidir. ” dedi.
Onlarca siber suçlu tutuklandı
Neandertaller hedef portföylerini çeşitlendirmenin yanı sıra kazançlarını artırmak için araçlarını ve operasyonlarını da geliştirmeye çalışmışlar. 2023 yılının sonlarında, ESET Research Telekopye ile ilgili iki bölümlük serisini yayımladıktan sonra Çek ve Ukrayna polisi iki ortak operasyonda kilit oyuncular da dahil olmak üzere Telekopye kullanan onlarca siber suçluyu tutukladı. Her iki operasyon da polisin tahminlerine göre 2021’den bu yana en az 5 milyon Euro biriktirmiş olan ve sayısı belirtilmeyen Telekopye gruplarına yönelikti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rezervasyon dolandırıcılığıyla turistlerden milyonlarca euro çalınmış yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Denizli’de Yeşil Fabrika Konsepti
Denizli Fabrikası, bu dönüşüm çerçevesinde alanını yüzde 20 büyüterek 2025 yılından itibaren 58 bin metrekare alanda hizmet vermeye başlayacak. Bu büyüme ile operasyonel verimlilik ve iş güvenliği konularında 2030 standartlarına uygun düzenlemeler yapılacak. Yeşil bina konsepti çerçevesinde projelendirilen dönüşüm için toplamda 7 milyon euro bina yatırım bütçesi ayırırken; makine revizyon, dijitalizasyon, kapasite artışı ve verimlilik artışıyla beraber toplamda 17 milyon bütçe ayrılacak.
Kurtiş: Yıllık karbon miktarımızı 900 ton kadar azaltacağımızı öngörüyoruz
Nexans Türkiye, Levant ve Orta Asya Genel Müdürü Atilla Kurtiş, projenin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bu büyük yatırım ile amacımız, fabrikamızda çok daha az enerji kullanarak, daha az karbon salınımı ile daha verimli bir üretim yapmak. Yeşil fabrika konseptinde Denizli’den dünyaya örnek olacak bir proje çıkarmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl Denizli’de ürettiğimiz yenilikçi ürünlerimizi dünyanın 50 ülkesine ihraç ederek önemli bir ihracat başarısına imza attık. Bu güzide şehrimiz dünyaya örnek olacak, yeni nesil teknolojiler ile donatılmış doğa dostu bir fabrikayı hak ediyor. Bu yatırımla birlikte yıllık karbon miktarımızı 900 ton kadar azaltacağımızı öngörüyoruz”.
Hedef: 2050’de net sıfır emisyon
Kurtiş, Türkiye’de yangın güvenliği yüksek kablolar ile ihracat rekorları kırdıklarını ve ülkemizin sürdürülebilir geleceğine ve ekonomisine katkıda bulunmak için çalışmaya devam edeceklerini belirtti: “Nexans olarak biz, yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi, iletimi, dağıtımı ve kullanımı ile ilgili çözümler sunarak elektrikleşmeyi sağlamak ve enerji geçişini hızlandıracak çözümler üretiyoruz. Ayrıca, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefimizi de ilan etmiş durumdayız. Bu kapsamda sürdürülebilirlik, sosyal sorumluluk ve çevresel etkiyi dengeleyen bir yönetim modeli olan 3E ismini verdiğimiz yenilikçi bir model ile şirketimizin ve dünyamızın sürdürülebilirliği için sorumlu bir yönetim anlayışı içinde hareket ediyoruz.”
Nexans’ın global sosyal sorumluluk misyonu
Nexans, çevresel sorumluluk, çalışan bağlılığı ve iş performansını dengeleyen 3E (Ekonomi, Ekosistem, Ekip Bağlılığı) yönetim modeliyle sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Ürünlerinin çevresel etkilerini en aza indirmek için sürdürülebilir malzemeler kullanmakta ve enerji verimliliğini artıran teknolojiler geliştiriyor. Dünya genelinde birçok sosyal sorumluluk projesi yürüten Nexans, enerjiye erişimi olmayan veya kısıtlı olan topluluklara yardım etmek için Nexans Vakfı’nı kurmuş olup, enerji yoksulluğuyla mücadele eden projelere destek vermekte ve bu topluluklara enerji sağlamak için eğitim ve altyapı projelerini desteklemekte. Eğitim ve teknolojiye erişim konusunda da aktif olan Nexans, gençlere ve dezavantajlı gruplara eğitim ve mesleki gelişim fırsatları sunarak hem çevreyi korumayı hem de sosyal eşitsizlikleri azaltmayı hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nexans, Denizli Fabrikasına 17 Milyon Euro Yatırım Yapacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Gasp Büro Amirliği tarafından yapılan takip sonucu çalıntı bir araç kullandıkları tespit edilen şüphelilerin, olay yerinden kaçtıktan sonra otomobili terk ettikleri, paraları bir pazar arabasına yükleyerek toplu taşıma kullanarak Mecidiyeköy’e geldikleri belirlendi. Yüzlerce saat güvenlik kamerası incelenerek takip edilen şüphelilerin Mecidiyeköy’den kendilerini alan başka bir araçla Eyüp bölgesine geçtikleri tespit edildi.

Şüphelilerin bir kısmının İstanbul’dan Datça, Palamutbükü’ne gittikleri ve Yunanistan’a kaçmaya hazırlandıkları bilgisine ulaşıldı. Bunun üzerine operasyon için düğmeye basıldı.
Polis daha önceden tespit ettiği İstanbul ve Muğla, Datça’da bulunan 18 adrese eş zamanlı baskın yaptı. Özel harekat polislerinin de katıldığı operasyona polis drone’ları da destek verdi. Özel Harekat polisleri şüphelilerin saklandığı Palamutbükü’ndeki kamp alanına ormanın içinden gizlenerek girdi. Neye uğradıklarını anlayamayan şüpheliler kıskıvrak yakalandı.

Operasyonun İstanbul ayağında ise evlere yapılan baskınlarda adeta bir cephanelik ele geçirildi. Polis evlerde ele geçirdiği 39 ruhsatsız tabanca, 20 şarjör, 77 mermiye el kondu. Silahlar incelenmek üzere kriminal polis laboratuvarına gönderildi. Evlerde ayrıca bir miktar uyuşturucu, iki sahte kimlik ve ehliyet, 50 bin 765 bin Euro, 23 bin 655 lira ele geçirildi.

Polisin operasyonu sonucu yakalanan 17 şüpheli Gayrettepe’de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü, Gasp Büro Amirliğinde sorgulandı. Şüphelilerin çok sayıda suç kaydı ve kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu öğrenildi.

Gasp çetesi üyelerinden S.Z.’nin aralarında cinayet suçunun da bulunduğu 11 ayrı suçtan arandığı ayrıca 2 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirtildi. Bir başka çete üyesi S.A.’nın ise 32 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu ve 4 ayrı dosyadan arandığı ortaya çıktı.

Çete üyelerinden M.A.’nın 5 yıl kesinleşmiş hapis cezası, 8 aranması, Şükrü D.’nin ise 18 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu ortaya çıktı. Yakalanan şüphelilerin daha önceden gasp, adam öldürme, uyuşturucu kullanmak, yaralama gibi suçlardan polise geliş kayıtları olduğu öğrenildi.
Poliste işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildiler. Gasp çetesi üyesi 13 şüpheli çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürüyor. (DHA)
1,5 milyon Euro gasp eden çeteye film gibi operasyon yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>