?>
?>
Geçtiğimiz günlerde Meram Devlet Hastanesi’ni ziyaret eden Başkan Altay, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ile birlikte Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören vatandaşları da ziyaret etti.
Ziyaretlerle ilgili görüşlerini paylaşan Başkan Altay, “Hastanelerde tedavi gören kıymetli hemşehrilerimizi ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Tedavi süreci devam eden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum. Dualarımız her daim kendileriyle. Aynı zamanda fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımıza da teşekkür ediyorum. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak hemşehrilerimizin her zaman yanındayız, onların sağlığı ve huzuru bizim için her şeyden önce gelir” diye konuştu.
Ziyaretten büyük memnuniyet duyduklarını belirten hasta ve hasta yakınları da Başkan Altay’a ziyaretleri için teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay SÜ Tıp Fakültesi’nde Tedavi Gören Hastaları Ziyaret Etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Proje ekibinde Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3. Sınıf Öğrencileri; Eylül Ezgi Alıcı, Öykü Çelebi, Sude Beril İldir, Sıla Karaman ve Zeren Kılıç görev alıyor. 4-7 yaş aralığındaki çocukların iletişim becerilerini güçlendirmeyi amaçlayan çeşitli aktivitelerden oluşan proje kapsamında tanışma etkinliği, oyunlar, çizim aktiviteleri, duyguları geliştirmeye yönelik etkinlikler ve beden dili çalışmaları yapılacak. Düzenlenecek olan etkinliklerde minikler eğlenerek öğrenecekler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ İletişim Fakültesinde Sosyal Sorumluluk Projeleri devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Üyesi Hülya Gölgesiz, “Etkinliğimizde, yerel ve sözlü tarih araştırmacılarını ve öğrencileri bir araya getirmekten mutluluk duyuyoruz. Biz, 3 ay önce bu etkinliği gerçekleştirmek adına küçük ama inançlı bir kadroyla yola çıktık. Öğrencilerimizin ve katılımcılarımızın yoğun ilgisi sayesinde etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
“Bizi biz yapan ve besleyen kaynak yerel tarihtir”
Konuşmasının devamında yerel ve sözlü tarihin öneminden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Hülya Gölgesiz, “Günümüz dünyasını tanımlarken öne çıkan kavramlara bakıldığında küreselleşme, dünya insanı olmak gibi kavramlar karşımıza çıkıyor. Bütün insanları birbirine yakınlaştıran gelişmeler ve birçok nedene bağlı olarak gerçekleşen göçler ile birlikte günümüzde kentler büyüdü ve kimlikleri değişti. Bu gelişmeler köklerimize olan bağımızı da koparttı. Bizler için kültürel kimlik inşasında yerel tarih çok önemli çünkü bizi biz yapan ve besleyen kaynağımız yerel tarihtir. Sözlü tarih çalışmalarıyla kuşaklar arasında bir bağ kurmanın yolunu da bulmuş oluyoruz” dedi.
Etkinlik kapsamında Prof. Dr. Yasin Doğan, “Geçmiş Dünya’dan Dijital Dünya’ya: Geçmişimizin Dijital Yansımaları” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Prof. Dr. Doğan, “Yerel tarih nedir? Ne değildir?’ bu ayrımı net yapmakta fayda var. Yerel tarih, tarih dediğimiz bilim dalının esaslarının birebir uygulanması gereken bir alan. Yani yerel tarihte de tarihte olduğu gibi kanıt, olgular, objektiflik gibi sorgulama süreçlerinin izlenmesi lazım. Tarihimizi makro tarih ve mikro tarih ölçeğinde ele aldığımız zaman yerel tarih mikro tarihe girer” dedi.
“Dijitalleşme hayatın her alanında kaçınılmaz son”
Tarihsel bilginin dijitalleşmesinin rağbet gördüğünü dile getiren Prof. Dr. Yasin Doğan, “Dijitalleşme, hayatın her alanında kaçınılmaz son, sosyal medya gibi dijital alanlarda çok farklı atılımlar yapıldı. E-Devlet’te 2018 yılında soy ağacı görüntüleme ile ilgili hizmet devreye girdi ve bir saat içinde 35 bin adet belge indirildi. Neticede dijital geçmiş bir odak noktası oldu. Türkiye’de verilerin dijitale aktarımında çalışmalar yapılıyor fakat veriler dağınık durumda. Tarihin dijitalleşmesinde en önemli nokta ana bir platformda birleştirmek” diye konuştu.
Konuşmasının sonunda dijitalleşme ve kişiselleşme arasındaki ilişkiden bahseden Prof. Dr. Yasin Doğan, “Artık grup, toplum, büyük kitle, toplumsal hafıza gibi kavramlar aşılıyor yerini bireyin tarihine bırakıyor. E-mail, paylaşımlar, blog, beğeni ve yorumlar gibi çok uzun süreli olmayan dijital ayak izleriyle, sanal dünyada geçmiş hafızamız birikiyor” dedi.
Şaban Yaylalı, Lozan Antlaşması kapsamında gerçekleştirilen Yunanistan Türkiye Nüfus mübadelesi nedeniyle bebekliğinde maruz kaldığı göçü ve Türkiye’ye geldiklerinde yaşadıkları zorlukları ayrıntılarıyla anlattı. İzleyiciler ve öğrenciler kendisine çok ilgi göstererek hatıra fotoğrafı çektirdiler.
Üç gün boyunca sürecek sempozyum kapsamında çevrimiçi ve yüz yüze oturumların yanı sıra atölye çalışmaları ve geziler de gerçekleştirilecektir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Eğitim Fakültesinde “I. Ulusal Yerel ve Sözlü Tarih Araştırmaları Öğrenci Sempozyumu” başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aylin Göztaş’ın moderatörlüğünde yapılan bilimsel etkinliğe GİF Ajans Kurucu Başkanı Berk Yurtçu konuşmacı olarak katıldı. Egeli genç iletişimcilere deneyimlerini anlatan Berk Yurtçu, 360 derece ajans hizmetleri, konvansiyonel ve dijital reklamcılık, ajans yönetimi, mesleki yetkinlikler, staj imkânları, Google Adwords eğitimleri ve sertifikasyonu gibi konularla ilgili bilgi verdi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programın sonunda Berk Yurtçu öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.
Etkinliğin sonunda İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aylin Göztaş tarafından Berk Yurtçu’ya “Teşekkür Belgesi” takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ İletişim Fakültesinde, ajans dünyasının dinamikleri ve etkili iletişim stratejileri konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Duman, tohumculuğun dünyada çok büyük bir sektör olduğunu ve ekonomiye büyük ölçüde katkı sağladığını belirtti. Prof. Dr. Duman, çalıştayın gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
“Biyoçar Nedir, Biyoçar’ın Kullanım Olanakları” başlıklı bir sunum gerçekleştiren EÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Jale Yanık, “Biyoçar, tanım olarak biyokütleden ısıl işlemle elde edilen karbonca zengin bir maddedir. Biyoçar, hiçbir zaman enerji üretimi için yakılarak kullanılmaz, daima malzeme olarak üretilir. Biyoçarı odun kömürüyle karıştırmamak gerekir. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda 17 tane hedef vardır ve biyoçar, bu hedeflerin 10 tanesini karşılar. Bu nedenle biyoçarın kullanımı artırılmalıdır” dedi.
“Toprağa önem vermeyen uygarlıklar yok olmaya mahkumdur”
Çalıştay kapsamında “Sürdürebilir Toprak Yönetiminde Yenilikçi Bir Yaklaşım: Biyoçar” konulu sunum yapan Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüsnü Kayıkçıoğlu, “Uygarlıklar toprağa gereken saygıyı, toprak verimliliğine gereken önemi vermiyorlar ise yok olmaya mahkumdur. Bizler geçmişteki uygarlıkların yaptıklarından ders alarak toprağı daha iyi bir şekilde işlemeliyiz. Biyokömürü (biyoçar) toprak düzenleyici, toprak iyileştirici adı altında kullanıyoruz. Biyokömür bir gübre değildir, düzenleyicidir. Toprağın yapısını düzenleyen bir materyaldir. Biyokömürün yasal mevzuatı yok ve bu nedenle üretim ve satışı henüz bulunmuyor, dolayısıyla bu durumun düzeltilmesi gerekiyor. Topraklarımız, her türlü organik atığı bertaraf edebileceğimiz doğal alanlar değildir” dedi.
“Tohum Önçimlendirme Ajanı Olarak Biyoçar Kullanımı” başlıklı sunumunu gerçekleştiren Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. M. Kadri Bozokalfa ise 2021 yılında başladıkları ve 2024 yılında bitirdikleri “Tohum Önçimlendirme Uygulamalarına Sürdürülebilir ve Yenilikçi Bir Yaklaşım: Biyoçar Kullanımı” adlı TÜBİTAK projesinde Kimya Bölümü ile ortak çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Prof. Dr. Bozokalfa, “Çalışma pandemi döneminde başlamasına karşın projemizi başarıyla yürüttük. Projedeki temel amacımız sürdürülebilir tarımda biyoçar kullanılabilir mi, kullanılırsa bununla ilgili ne tür çalışmalar yapabiliriz, burada elde ettiğimiz veriler pratiğe aktarılabilir mi gibi sorulara yanıt aramaktı ve projemizi başarılı bir şekilde sonlandırdık” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ziraat Fakültesinde “Biyoçar” kullanımı tartışıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Emeklilik törenine; EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şeyda Dülgerler, Fakülte üst yönetimi, çalışanlar, öğrenciler ve Prof. Dr. Engin’in sevenleri katıldı.
Prof. Dr. Esra Engin ile ilgili düşüncelerini ifade eden EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, “Sevgili sınıf arkadaşım Prof. Dr. Esra Engin ile ilgili çıkarsamam; kabuğuna sığmayan, yaşama diğer taraftan bakarak dahil olan, bu hali ile çevresini rahatlatan bir birey olmasıdır. Hayalleri hep tazeydi. Şimdi Fakültemizden erken emekli olarak hayallerinin gerçeklere yelken açacağını biliyorum. Fakültemizi kurul üyeliği ve anabilim dalı başkanlığı ile temsil etmiş, farklı akademik alanlarla multidisipliner çalışmalar yapmış Prof. Dr. Esra Engin’e tüm fakültemiz çalışanları, öğrencilerimiz ve mesleğimiz adına teşekkür ederim.” dedi
Doç. Dr. Şeyda Dülgerler ise “Esra Hoca ile olan akademik ve hayat yolculuğumuzun başından beri birlikte geçirdiğimiz zamanlar, birbirimize kattığımız değerler, hayatlarımıza bıraktığımız izler, sadece iş değil, farklı alanlarda da gerçekleştirdiğimiz etkinlikler her zaman anlam taşımıştır. Yollarda kaybolmayı ama hedefi bulup varabilmeyi, birlikte gülebilmeyi, zorlukların üstesinden gelebilmeyi ve en önemlisi bir ekibe dahil olup farklı fikirleri ortak müşterekte buluşturup, her zaman insan yararına çalışabilmeyi birlikte deneyimleyerek öğrendik.” diye konuştu.
“Eğitim bir meşale gibidir”
Emeklilik töreninde duygularını ifade eden Prof. Dr. Esra Engin, “Beni her zaman destekleyen, ufkumu genişleten Hemşirelik Fakültesi ailesinin, bir parçası olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Sizlerle birlikte öğrenmek, üretmek ve büyümek benim için tarifsiz bir zenginliktir. Bugün profesyonel hayatımın bu aşamasına bir nokta koyarken, geriye dönüp baktığımda dolu dolu bir kariyerin mutluluğunu ve gururunu yaşıyorum. Eğitim bir meşale gibidir. Elden ele aktarılır. Bana inanan yanımda olan ve bu uzun yolculuğu anlamlı kılan herkese yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Törende Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez tarafından Prof. Dr. Esra Engin’e plaket taktim edildi. Ardından sevenleri ve öğrencileri Prof. Dr. Esra Engin ile ilgili hatıralarını paylaşarak hediye takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Hemşirelik Fakültesinde Prof. Dr. Esra Engin emekliliğe uğurlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Eğitime akademisyenler, çalışanlar, öğrenciler ve temel ilk yardım yöntemlerini öğrenmek isteyen kişiler katıldı. Bireylerin ve toplumun temel sağlık bilgisinin artırılması, ilk yardım bilgi ve becerisinin topluma öğretilmesi, tüm kamu ve özel kurum/kuruluşlarında personel sayılarına göre ilk yardımcı bulundurulması ile kazalara bağlı ölüm ve sakatlık riskinin azaltılması bu doğrultuda ilk yardımcı yetiştirilmesi amaçlandı.
“İlk yardım uygulamak hayati önem taşımaktadır”
Eğitimin açılış konuşmasını gerçekleştiren EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Eda Dolgun, “İlk yardıma günlük hayatımızın birçok alanında her an ihtiyaç duyabiliriz. Evde, işte, alışverişte, okulda çeşitli nedenlerle kaza ve yaralanmalar ile karşılaşabiliriz. Bu gibi durumlarda sağlık ekipleri olay yerine gelene kadar, hasta veya yaralıya ilk yardım uygulamak hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle ilk yardım eğitimini herkesin alması ve bilmesi gerekir” diye konuştu.
“Zengin bir eğitim içeriği”
İki gün süren eğitimde katılımcılara; genel ilk yardım bilgileri, temel yaşam desteği ve havayolu tıkanıklığında ilk yardım; bilinç bozukluklarında, kanamalarda, şokta, göğüs ağrısında ilk yardım; yaralanmalarda, boğulmalarda, kırık, çıkık, burkulmalarda ilk yardım; böcek sokmaları ve hayvan ısırıklarında, zehirlenmelerde, yanık, donma ve sıcak çarpmalarında ilk yardım; göz, kulak, buruna yabancı cisim kaçmasında ilk yardım uygulamaları ve acil taşıma teknikleri konularında eğitim verildi.
Eğitimi başarıyla tamamlayanlar katılım belgesi almaya hak kazandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Hemşirelik Fakültesinde “Temel İlk Yardım Eğitimi” başarı ile tamamlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Meslek hayatı boyunca dekan yardımcılığı ve anabilim dalı başkanlığı gibi idari görevlerde de bulunan Prof. Dr. Başbakkal için düzenlenen emeklilik törenine; EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Bal Yılmaz, Prof. Dr. Başbakkal’ın sevenleri ve öğrencileri katıldı.
Prof. Dr. Başbakkal ile ilgili düşüncelerini ifade eden EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, “Kıymetli hocam, öncelikle fakültemizi birçok kurul üyeliği ve yönetim görevleri ile temsil ettiniz. Mesleğimizi, bulunduğunuz her platformda layıkıyla gerçekleştirdiniz. Sağlık ekibinin değerli üyeleri ile ekip arkadaşlarımızla iş birliği sağlayarak multidisipliner çalışmalara öncü oldunuz, imza attınız. Mesleki enerjiniz hep vardı, o enerjiyi hep yansıttınız. Bu bağlamda ben, fakültemiz adına, mesleğimiz adına size çok teşekkür ediyorum. İş yaşamınız boyunca her birimizin yaşantısında önemli anılar bıraktınız. İdol olarak gördüğüm hocalarımdansınız. Sağlık ve mutluluk dolu bir emeklilik yaşamı diliyorum” dedi.
“Hocamız hepimiz için bir örnektir”
EÜ Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Bal Yılmaz, “Bilim ve emekle geçmiş koca bir ömür, 42 yıl, neredeyse bir insan ömrü. Hocamız bu süreyi doya doya, emeklerle yaşadı yaşattı. Birlikte yaşadık. Onun için bugün hep birlikte yaşananları hatırlamak ve gözden geçirmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Hocamız, mesleğimiz için çok önemli kilometre taşlarından biri. Hepimiz için örnek. Hem anabilim dalımıza hem de mesleğimize emekleri çok büyük. Hemşirelik mesleğinde sonraki nesillere rol model olduğunuz için çok teşekkür ediyorum” dedi.
Hemşirelik mesleğini tercih edişi ile ilgili konuşan Prof. Dr. Zümrüt Başbakkal ise “Ben bu mesleği çok sevdim. Çocuk sağlığını, çocukları çok sevdiğim için seçtim. Babam cerrahtı, bana ‘Gel seni cerrahi hemşiresi yapayım’ dedi. Ben kesinlikle olmaz dedim. Ameliyathaneleri sevmedim, çocukları sevdim. Bu mutlu günümde benimle beraber olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
Tören, katılımcıların Prof. Dr. Zümrüt Başbakkal ile ilgili hatıralarını anlatması ve hediye takdimi ile sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Hemşirelik Fakültesinde Prof. Dr. Zümrüt Başbakkal emekliliğe uğurlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Mustafa Kemal Atatürk’e ‘Kemal’ isminin verilmesinin olası sebeplerini anlatan Prof. Dr. Özgün, bu ismin Namık Kemal’den ilham alınarak verilmiş olabileceğini söyledi. Ya da ‘Kemal’ adının, olgunluk ve akıllı olmak anlamına geldiği için öğretmeni tarafından bu ismin verildiğini aktardı. Mustafa Kemal Paşa’nın çocukluktan beri son derece okuyan, araştıran ve analitik düşünen bir yapısı da var. Belki de ‘Kemal’ ismi bundan ilham alınarak verildi. İkinci olasılık, birinci olasılığa kıyasla daha güçlü duruyor gibi. Ne olursa olsun Mustafa Kemal Paşa Kemal adını hak ederek aldı” dedi.
“Yapılan okumalarla devrimci düşünce oluştu”
Mustafa Kemal Atatürk’ün pek çok kişiden etkilendiğini söyleyen Prof. Dr. Özgün, “Mustafa Kemal; Namık Kemal, Ziya Gökalp, Tevfik Fikret’ten çok etkilenmiştir. Arkadaşlarıyla birlikte Süleyman Nazif, Auguste Comte gibi aydınları da okumuşlardır. Bu okumalarla içlerinde devrimci düşünce oluşmaya başlamıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın yaklaşık 4 bin 200 küsur kitap okuduğunu, 200 bin yerin altını çizdiğini ve yanlarına notlar tuttuğunu görüyoruz. Mustafa Kemal, gençlik yıllarında okuduğu kitaplarda eşitlik, özgürlük, bağımsızlık, cumhuriyetin, demokrasinin ne olduğunu derinlemesine öğrenmişti. Aslında Mustafa Kemal Paşa’nın Türk milletinin karakterine en uygun yönetim biçimi olan cumhuriyeti apar topar ilan ettiğine dair tartışmalar var. Atatürk’ün ‘Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz’ demesi apar toparlılık gibi görünse de aslında Mustafa Kemal Paşa, çocukluk ve gençlik yıllarından beri kafasında kurduğu cumhuriyeti hayata geçirmiştir” dedi.
Osmanlı döneminde de cumhuriyet kavramının bilindiğini aktaran Prof. Dr. Özgün, “Cumhuriyet, Osmanlı hükümeti tarafından korkulur, kaçılır bir kavram olarak görünüyor ama Ali Suavi, Şinasi, Abdullah Cevdet gibi dönemin aydınları bu kavramı Osmanlı kamuoyuna üstü kapalı da olsa anlatmaya başlamışlar. Ama dönemin tüm aydınları o dönemde halifenin birleştirici gücüne bel bağlamış durumda. Mustafa Kemal Paşa, halifeyi, saltanatı hiç işin içine katmıyor, cumhuriyeti tek başına ele alıyor çünkü cumhuriyet yönetiminde irsiyet, veraset olmaz” dedi.
Konferansın sonunda Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Ferda Beytekin, Prof. Dr. Cihan Özgün’e teşekkür belgesi takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Eğitim Fakültesinde “Atatürk ve Düşünce Dünyası” Konferansı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Hemşirelik Fakültesi Fuaye Alanı’nda yapılan etkinlik, ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. “Bakımda İnovasyon” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, hemşirelik pratiğinde inovasyonun önemine vurgu yapıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, “Modern hemşireliğin temelini atan Florence Nightingale, 1854 yılında Kırım Savaşı’nda İstanbul’da askeri hastanelerde savaş yaralarından daha fazla ateşten ve enfeksiyondan ölen askerlerin ölüm oranını düşürmek için inovatif bir şekilde ilk olarak enfekte fırçaları önledi, hijyenik düzenlemeler ve özel diyetler getirerek ölüm oranını yüzde 45’ten yüzde 2’ye düşürdü. Kökleri inovatif olan bir mesleğin mensubuyuz, mesleğimizle gurur duyuyoruz” dedi.
Prof. Dr. Dönmez, “Hemşirelikte inovasyon; bakım kalitesini yükseltmek, hasta güvenliğini artırmak ve sağlık hizmetlerini daha verimli hale getirmek için kritik öneme sahiptir. Bu festival, üniversitelerin amaçları olan; eğitim, araştırma ve topluma hizmet görevimizi kucaklayan, sağlık ve bakım alanında yenilikçi uygulamaların sergileneceği bir platform sunmakta ve hemşirelik mesleğinin geleceğine yön verecek fikirlerin paylaşılmasına olanak tanımaktadır. Anabilim dallarımızın ve misafirlerimizin açtığı stantlar aracılığıyla, sizler de bakım süreçlerinde uygulanan yenilikçi yöntemleri, güncel teknolojileri ve en iyi uygulama örneklerini temelde mesleğimiz odaklı olup, öğrenci odaklı, dijital, akredite, uluslararası hedef, misyon ve vizyonumuzla keşfedeceksiniz” dedi.
“Akredite Fakülte”
EÜ Hemşirelik Fakültesinin kalitesinin tecilli olduğunu belirten Prof. Dr. Dönmez, “Bu etkinliğimiz, Ar-Ge’de büyük ivme kazanan, 9001 ve 14001 Kalite Belgesi sonuçlarına göre Üniversitemizin en başarılı fakültesi seçilen, beş yıllık tam akredite Hemşirelik Fakültemize hem akademik hem de pratik düzeyde yeni eğitim ve araştırma iş birlikleri sağlayacaktır. Bu vesile ile Sağlık Bakım Festivalinin gerçekleşmesine emek veren Fakültemiz Girişimcilik Çalışma Grubuna, katılım sağlayan stant ekiplerine, sponsorlarımıza ve misafirlerimize çok teşekkür ederim. Festivalin verimli ve ilham verici geçmesini diliyorum” diye konuştu
Festival kapsamında çeşitli sunumlar ve projeler, alanında uzman kişilerce katılımcılara aktarıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Hemşirelik Fakültesinde “Sağlık Bakım Festivali” gerçekleştirildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>