?>
?>
Bu rüyayı gören birçok kişi, kendilerini çevreleri tarafından nasıl algılandıkları üzerine düşünmeye başlar. Rüyada fark edilmek, aslında kişinin öz güveniyle ilgili ipuçları sunar. Eğer rüyada bir kalabalık içinde dikkat çektiğinizi hissediyorsanız, belki de gerçek hayatta daha fazla ilgi ve takdir görmek istiyorsunuzdur. Hangi duygularla dolusunuz? Kendinizi eksik mi hissediyorsunuz yoksa varlığınızın daha fazla değer görmesini mi arzuluyorsunuz?
Bir Rüya Sizi Nasıl Etkileyebilir?
Rüyaların, insan psikolojisinde derin etkileri olduğu bilinir. Fark edilmek, sadece ilgi görmekle ilgili değil; aynı zamanda kabullenme ve onaylanma arzusunun bir yansımasıdır. Rüyalarımız, günlük hayatta bastırdığımız hisleri yüzeye çıkararak, kendimizi sorgulamamıza olanak tanır. Düşünsenize, bir rüya sonucunda kendinize, "Neden bu kadar dikkat çekmek istiyorum?" diye sorduğunuz an, kendi iç dünyanıza yapacağınız bir yolculuğun başını çekiyor olabilirsiniz.
Fark Edilmenin Sıcaklığı
Bir insanın rüyasında fark edilmesi, belki de topluma entegre olma ihtiyacını simgeler. Fark edilmek, çoğu zaman yarattığınız bağların derinleşmesini sağlar. Tıpkı bir çiçeğin güneş ışığında parlaması gibi, öz değerinizin farkında olmak, sosyal çevrenizde daha görünür olmanızı sağlar. Herkesin ilgiye ihtiyacı vardır, peki siz bu ihtiyaçla yüzleşmeye hazır mısınız?
Başka İnsanların Rüyalarında Yer Almak: Dikkatinizi çeken detaylardan biri de başka insanlar tarafından rüya dünyasında yer almanızdır. Bu, sosyal ilişkilerinizi ve öz kimliğinizi sorguladığınız bir an olabilir. Yani, başkalarının rüyalarında görünmek, onların hayatlarında ne kadar yer kapladığınızı düşündürüyor. Bu nedenle, rüyalarımız aslında sosyal bağlarımızın birer yansımasıdır. Siz de rüyalarınızda tanıdık yüzler gördüğünüzde, bunun bir anlamı olduğunu biliyor musunuz? Belki de o kişiyle olan ilişkiniz, bilinçaltınızın derinliklerinde bir şeyleri gün yüzüne çıkarıyordur.
Duyguların Rüya Dünyasına Yansıması: Duygularımız rüyalarımıza önemli bir damga vurur. Rüyalarımızda sıkça korku veya mutluluk gibi hisler taşırken, bu duyguları deneyimleme şeklimiz, rüyaların içeriğini de şekillendirir. Bu durumla ilgili düşündüğümüzde, bir film izlerken hissettiğimiz karmaşık duyguların, rüya görme deneyimimizle ne kadar paralel olduğunu görebiliriz. Rüya dünyası, duygusal bir evren olarak karşımıza çıktığında, kendimizi daha fazla tanıma fırsatı buluyoruz.
Rüyaların, görünürlük ve algı konusunda ne denli güçlü bir etkiye sahip olduğunu düşündüğünüzde, bu kişisel yolculuğun ne denli derin olabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Rüya görmek, bilinçaltımızın kapılarını aralamak ve içsel benliğimizle yüzleşmek için mükemmel bir fırsat sunuyor.
Rüyanızda başkaları tarafından fark edilmek, yaşamınızdaki kimlik arayışının bir yansıması olabilir. Gerçek hayatta sıkça kendinizi yeterince duyulmamış veya fark edilmemiş hissediyorsanız, rüyalarınızda bu duygu tekrar ediyor olabilir. Bir nevi, içsel bir bağ kurma çabası, iletişim arayışı olarak ifade edilebilir. İnsanlar sosyal varlıklar oldukları için, diğerleriyle bağlantı kurma ihtiyacı doğaldır. Rüyalar, bu ihtiyaçların pek çok farklı boyutunu karşınıza çıkarabilir.
Rüyada fark edilmek, bastırılmış duyguların su yüzüne çıkması anlamına gelebilir. Belki de içten içe hissettiğiniz bir şey var ve bu, rüyalarınızda bir nevi patlama yapıyor. Duygularınızı açığa çıkarmaya yönelik bir çağrı belki de. Bu tür rüyalar, geçmişten gelen bir sorunla yüzyüze gelme fırsatı sunar. Kimi zaman, yanlış anlaşıldığınızı ya da yeterince takdir edilmediğinizi hissettiğinizde bu temalar rüyanıza yansır.
Rüyada fark edilmek aynı zamanda toplumsal baskıların ve kaygıların bir yansımasıdır. Hayatın getirdiği rekabet, başarı arayışı gibi unsurlar, rüyalarınıza farklı şekillerde girebilir. Kendini ifade etme çabası, bu baskılara karşı bir direnişmidir belki de? Rüyalarımız, bunlarla baş etmenin yollarını bulmamıza yardımcı olabilir.
Unutmayın, rüyalar sadece uyku anındaki düşünceler değil, aynı zamanda bilinçaltımızın bizi yönlendiren sesleridir. Dolayısıyla, rüyalarınızı incelemek ve anlamak, kendinizi daha iyi tanımanın bir anahtarı olabilir.
Rüyaların Sırrı: Rüyalar, bilinçaltımızın bir oyun alanı gibidir. Gerçek hayatta her zaman ifade edemediğimiz, bastırdığımız ya da korktuğumuz duygular rüya dünyasında serbestçe dolaşır. Rüyada birisi sizi fark ettiğinde, bu, dış dünyada hissettiğiniz yalnızlık veya dikkat çekmeme arzusu gibi hislerin bir yansıması olabilir. Bu tür rüyalar, kendimizi nasıl gördüğümüzle ilgili derin sorgulamalara yol açabilir. Gerçekten de kendimize bakarken, dışarıda nasıl algılandığımızı merak ediyor muyuz?
Kendinizi Keşfetmek: Rüyada fark edilmek, içsel yolculuğunuzu daha net görmenize yardımcı olabilir. Bu deneyim, kendinizi keşfetmenin, özsaygınızı artırmanın ya da başkalarıyla olan ilişkilerinizi sorgulamanın bir yolu olabilir. Belki de etrafınızdaki insanların gözünde kendinizi nasıl gördüğünüzle ilgili kafa karışıklıklarınız var. Rüyalar bu konularda ışık tutar.
Duygusal Oyun: Rüyada dikkatinizi çeken birinin varlığı, aslında duygu dalgalanmalarının dışa vurumudur. Bu, bir insanın kalbinizde bıraktığı derin etkiyi veya sizin üzerinizdeki kendine güven eksikliğini simgeler. Rüya aracılığıyla bu duyguları anlamaya çalışmak, içsel problemlerimizi çözmemize yardımcı olabilir. Kendi duygularınızı anlamak için bu rüyaların kapısını aralamak, belki de en cesur adımlardan biridir.
Rüya dünyanızda kaybolmaya hazır mısınız? Bu içsel yolculuğun tadını çıkarın!
Rüya Terapisi, bireylerin duygusal ve zihinsel durumlarını anlamalarına yardımcı olmanın yanı sıra, stresle başa çıkmalarına ve kendilerini daha iyi ifade etmelerine de katkı sağlar. Rüya analizlerinin derinlerine indiğimizde, karşılaştığımız her sembol bir hayat dersi taşır. Örneğin, düşen birini görmek, kendine güvensizlik hissini simgelerken; uçmak ise özgürlük arzusunu temsil eder. Bu tür semboller, bir tür yol haritası gibi işlemektedir ve kişiye duygusal iyileşme sürecinde rehberlik eder.
Biliyor musunuz, çoğu zaman rüyalarımızda yaşadıklarımız, gündelik hayatımızın bir yansımasıdır? Yani, gün içinde yaşadığınız stres, kaygı veya mutluluk gibi duygular, geceleri rüya dünyasında karşınıza çıkabilir. Rüya Terapisi, bu durumu anlamak ve yaşananları çözümlemek için oldukça etkili bir yöntemdir. Kendi rüyalarınızı çözümlemeye başladığınızda, belki de içinizdeki o derin, unutulmuş duyguları yeniden keşfedeceksiniz.
Ayrıca rüyalar, sadece bireysel seviyede değil, toplumsal bir bilinç oluşturma potansiyeline de sahip. Kültürel ve geleneksel anlamda bakıldığında, rüyalar birçok toplumda önemli bir yer tutar. Bu anlamda Rüya Terapisi, kültürel bağlamlarda da derinlik kazanır. Kişisel yolculuğunuzu anlamanızı sağlayarak, ruhsal sağlığınıza önemli katkılarda bulunabilir. Rüyalarınızda kaybolmayın; onların sunduğu derinlikli bilgileri açığa çıkarmak için Rüya Terapisi'ni deneyimlemek, kişisel gelişiminize harika bir katkı sağlar.
Kendinizi Açık Tutun: İlk adım, rüyalarınızda kendinizi açık tutmaktır. Düşüncelerinizin veya korkularınızın, rüya ortamında sizi etkilemesine izin vermemelisiniz. Olumsuz duygular, rüyalarınızda sizi bekleyen kötü sürprizlere neden olabilir. Bunlar, rüyalarınızı karanlık bir ormanda kaybolmuş gibi hissettirir. Korkularınızı kabul edin, ancak onların sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Unutmayın, rüyalarda duygusal bir bagaj taşımak, yarattığınız kurgunun kalitesini düşürür.
Günlik Tutmak: Rüya günlüğü tutmak, bilinçaltınızı anlamanın bir yoludur. Rüyalarınızdaki hissiyatları yazmak, duygularınızı anlamanızı sağlar. Bir rüyadan uyandığınızda, o anki hislerinizi kağıda dökmek, daha sonra kendinizi bu hislerden korumanıza yardımcı olacaktır. Duygularınızı dışa vurmak, onları daha az korkutucu hale getirir. Bir nevi rüyalarınızı araştıran bir dedektif gibi düşünebilirsiniz.
Meditasyon ve Rahatlama Teknikleri: Rüya öncesi meditatif bir zihin hali, bilinçaltınızla sağlıklı bir ilişki kurmanıza yardımcı olabilir. Rahatlayarak, rüyalarınıza dair daha sakin bir yaklaşım geliştirebilirsiniz. Zihninizde gereksiz gürültü olmadan sakinliğe ulaşmak, rüya deneyiminizi yönetmenize destek olur. Meditasyon yaparken, bir deniz kenarında güneşin batışını izlediğinizi hayal edin. Bu sıcak his, rüyalarınıza yansıyacaktır.
Rüyalarda hissiyatı kontrol etmeyi başardığınızda, kendinizi çok daha özgür ve huzurlu hissedeceksiniz. Özgürlük, rüyalarınızda da kendini gösterecek ve hayatınıza renk katacaktır.
Hayal gücümüzü süsleyen rüyalar, derin psikolojik çözümlemelerin bir parçası olabilir. Bir rüya gördüğünüzde, otomatik olarak onun ardındaki anlamı sorgular mısınız? Belki de bir kaygı veya rahatsızlık ifadesi olarak karşınıza çıkıyordur. Fark edilme ihtiyacı, özellikle sosyal varlıklarımız için son derece önemlidir ve bu, rüyalarımıza da yansır. Rüyanızda bir kalabalık içinde kaybolduğunuzu görmek, belki de kendinizi kaybolmuş hissettiğiniz bir dönemin yansımasıdır.
Rüyalar, bilinçaltımızın ilginç oyunlarıdır. Duyguları, korkuları ve arzuları işlerken, aynı zamanda ruhsal durumumuzun bir göstergesi haline gelebilir. Çoğu zaman, bir rüyada karşılaştığımız imgeler, gündelik yaşamda göz ardı ettiğimiz veya bastırdığımız duyguları hatırlatabilir. Sahi, bir rüya, bilinçaltımızdan gelen bir mesaj olabilir mi? Rüyalarımızın sonunda kendimizi anlamamıza ve belki de hayatımızı yeniden değerlendirmemize yardımcı olabileceğini düşündünüz mü?
Rüyaların sunduğu deneyim, insanın duygusal derinliklerine inme imkanı verir. Bir rüyada düşmek veya uçamamak, stres ve kaygı gibi duygusal yükleri içerebilir. Bu durumda rüya, zihin sağlığımız üzerinde bir uyarı görevini üstlenebilir. Fark edilmenin, insan psikolojisi üzerindeki etkilerini böylelikle daha iyi anlayabiliriz. Aslında, rüyalar vasıtasıyla kendimizle olan bağlantımızı derinleştirebiliriz. Hayatın karmaşasında kaybolmuşken, rüyalar belki de içsel dünyamızla yeniden buluşma fırsatı sunar.
Bazen, en yalnız anlarımızda bile, hitap ettiğimiz insanlarla bir bağ kurmak istiyoruz. Rüyada başkaları tarafından fark edilmek, bu duygusal bağlantıların, sosyal etkileşimlerin ve destek arayışının simgesi olabilir. İçsel bir sese sessiz kalmak, karşımızdaki insanların bizden ne kadar uzakta olduğunu gösterebilir. Rüyalarımızda bunun yankısını duymak, aslında yalnızlık korkusunu yenme çabamızdır. Peki, yalnız kalmaktan korktuğumuz için mi bu rüyaları görüyoruz?
Bir diğer açıdan bakıldığında, rüyada fark edilmek; kendimizi ifade etme arzumuzun bir yansımasıdır. Gerçek hayatta kendimizi yeterince ifade edemediğimizde, bu rüyalar devreye giriyor. İnsanoğlu, düşüncelerini ve hislerini paylaşmak istiyor. Rüyada çevremizde bu kadar insan varken, bizimle ilgilenen biri mutlaka var. Hayatta kendimizi bu şekilde daha önemli hissettiğimizde, aslında içsel bir huzur buluyoruz.
Rüyaların dilinde kaybolmak, bir anlamda varoluşumuzu sorgulamamıza yol açıyor. Rüyalar aracılığıyla kim olduğumuzu ve başkalarıyla kurduğumuz bağlantının ne kadar önemli olduğunu fark edebiliyoruz. Gerçek yaşamda her an belirsiz olan bu ihtiyaçları anlamak, bize belki de hayatı daha derinlemesine yaşamak konusunda bir fırsat sunuyor.
Rüyada fark edilmek, genellikle sosyal ilişkilerdeki kaygıları, öz saygıyı ve başkaları tarafından görülme arzusunu yansıtır. Bu tür rüyalar, kişinin içsel duygularını, onaylanma ve kabul edilme ihtiyacını ortaya çıkarabilir. Rüyanızda bu durumlarla karşılaşıyorsanız, kendi değerlerinizi ve çevrenizle olan etkileşimlerinizi gözden geçirmeniz faydalı olabilir.
Rüyada fark edilmek, kişinin sosyal ilişkilerinin önemini ya da içsel duygu durumunu yansıtır. Bu rüya, bireyin çevresindeki insanlar tarafından takdir edilmek ya da onaylanmak arzusu içinde olduğunu gösterir. Aynı zamanda, kişinin hayatındaki dikkate değer olaylara ve bunların etkilerine işaret edebilir.
Rüyada başkaları tarafından fark edilmek, rüyayı gören kişinin sosyal yaşamında bir değişim ya da dikkat çekme arzusunu simgeler. Bu durum, kişinin kendine olan güveninin artabileceği veya çevresi tarafından daha fazla takdir görebileceği anlamına gelebilir. Rüya, aynı zamanda bireyin kendini ifade etme isteğini ve başkalarının düşüncelerine duyduğu ilgiyi de yansıtabilir.
Rüyada fark edildiğinizi görmek, genellikle içsel kaygılar ve çevrenizle olan ilişkiniz hakkında düşünceleri simgeler. Bu rüya, başkaları tarafından nasıl değerlendirildiğinizi veya toplumsal baskıları hissettiğinizi gösterir. Kötü bir anlam taşımaz, daha çok kendinizi ve hislerinizi gözden geçirmeniz için bir çağrıdır.
Rüyada fark edilmek için dikkat edilmesi gerekenler arasında, rüya sırasında olaylara aktif katılım sağlamak, rüyayı yönlendirmek ve bilinçli rüyalar tekniklerini uygulamak yer alır. Rüya günlüğü tutarak rüyaların sıklığı ve içeriği hakkında bilgi edinmek de faydalıdır. Ayrıca, meditasyon ve farkındalık çalışmaları yapmak, rüya sırasında daha bilinçli olmanıza yardımcı olabilir.
Rüyada Fark Edilmek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hasar onarımı için aracını Akçözüm Servis Merkezlerine teslim eden Aksigortalılar, hem onarım sürecinde öncelikli hizmetten hem de 30 güne kadar ikame araç desteğinden faydalanabiliyor. Ayrıca, hasar tutarına bakılmaksızın yılda bir kez hasarsızlık indirimi hakkı da kazanıyor.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Aksigorta Hasar ve Hukuktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Soner Akkaya, “Aksigorta olarak, hasar süreçlerini her aşamada müşteri memnuniyetini ön planda tutarak tasarlıyoruz. Akçözüm Servis Merkezleri ile sağladığımız öncelikli onarım, ikame araç gibi ayrıcalıklar sayesinde sigortalılarımıza hızlı bir çözüm sunmakla kalmıyor, aynı zamanda güven duygusuyla şekillenen bir deneyim yaşatıyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Aksigorta, Akçözüm Servis Merkezleri ile Hasar Süreçlerinde Fark Yaratıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Daha güvenli, daha temiz, erişilebilir, uygun fiyatlı hareketlilik sağlayarak İzmir’in yaşanabilirliğine ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı hedefleyen SKUp İzmir çalışmalarının sonuna gelindi. En iyi Avrupa Birliği uygulamaları ve standartlarına uygun olarak, İzmir için bir Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı hazırlanmasını konu alan stratejik plan kapsamındaki çalışmalar tamamlandı. SKUp İzmir’in çıktılarının sunulduğu kapanış etkinliğine İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü AB Yatırımları Daire Başkanı ve İPA Direktörü Dr. Tijen İğci, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, ESHOT Genel Müdürü Övünç Özgen, ilçe belediye başkanları ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları katıldı. Açılışın ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yalçın Alver, SKUp İzmir’in çıktıları olarak hazırlanan projelerin sunumunu yaptı.
Tugay: İstekli, bilinçli insanlardan oluşuyor
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sürdürülebilir, dirençli, çevre dostu, sağlıklı yaşam koşullarına sahip, iyi planlanmış bir kentin herkes için çok önemli olduğunu belirterek sözlerine başladı. Tugay, toplantı öncesinde taleplerini dile getiren bisiklet kullanıcıları hakkında ise “Biz onları görünce seviniyoruz. Ne güzel duyarlı insanlarımız var diyoruz, itiraz edip görüşlerini belli ediyorlar. Her biri bizim için çok kıymetli. Çözemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Konuyla ilgili yapacağımız görüşmeler sonrasında aslında bir yanlış anlamanın olduğunu, düşüncemizin iyi olduğunu anlatabileceğiz” ifadelerini kullandı.
“Çok değerli bir plan”
Kentin kontrolsüz büyümesi nedeniyle ulaşımda bazı zorluklar yaşadıklarını belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, 4,5 milyon nüfusun 3 milyonunun körfez çevresinde yaşadığını söyledi. Toplu ulaşımı iyileştirmek için çalışmalara devam ettiklerini belirten Başkan Tugay, “Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı, çok değerli bir plan. Bize hedef olarak gösterilen, önerilen şeyleri uygulamak elbette ki en önemli görevlerimizden olacak. İzmir’de bunları hemen önümüze yakın zamanda gerçekleştireceğimiz hedefler olarak koyacağız. Kenti ulaşım master planıyla yeniden gözden geçirme çabamız da var. SKUp İzmir, önemli dayanaklarından birisi olacak. Bunun üzerine oturtacağımız bir master plan çalışması yapacağız. Amacımız 30-40 belki 50 yıllık süreci planlamak” dedi.
İlerleyen yıllarda teknolojiyle birlikte birçok şeyin değişebileceğini kaydeden Tugay, bu konuda da gelişmeleri takip ederek çalıştıklarını ifade etti. Tugay, “Öyle bir sistem kurmalıyız ki; kentin havası temiz olmalı, gürültü olmamalı, insanlar bir yerden bir yere erişimde kendi özel araçlarının dışında sağlıklı, güvenli, konforlu toplu taşıma alternatiflerine sahip olmalı. Şehirde mini mikromobilite araçlarıyla ulaşım da yapılabilmeli. Konuya bu çerçevede bakacağız. Şehrin özellikle merkezi yaşam alanlarında insanların daha özgürce hareket edebildiği, daha sağlıklı koşullarda yaşadığı bir şehir istiyoruz. Bunu yapacağız” şeklinde konuştu.
“Bu bir final değil başlangıç”
İzmir’in 2030 İklim Nötr taahhüdünden bahseden Başkan Tugay, hükümet ve Avrupa Birliği’nden de katkı beklediklerini söyledi. Tugay, “Hep beraber bunu başarabiliriz. 2029’a kadar görevde olacak belediye başkanı olarak bu yolda çok çalışacağıma, hem Türkiye hem dünyadaki başka şehirlere de ilham verebilecek noktaya gelmek için çok çabalayacağıma söz veriyorum” diye konuştu. Tugay, sözlerini ise şöyle tamamladı: “Bu bir final değil, başlangıç. Pazartesi gününden itibaren bu konuda oluşturacağımız çalışma gruplarıyla, en kısa vadede hayata geçirebileceğimiz ve gerçekten şehrimizde fark yaratacak eylemler için çalışmaya başlayacağız.”
Vilcinskas: İzmir bizim için çok önemli
AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, İzmir’in modern Türkiye’nin doğduğu yerlerden bir tanesi olduğunu belirterek “İzmir bizim için oldukça önemli bir şehir. Şehrin ulaşım yolculuğunda yeni bir sayfa açmak için buradayız. Bu proje AB ve Türkiye’nin iş birliğinin göstergesi olarak da görülebilir. İzmir her zaman ilklerin şehri olmuştur. İzmirliler, rahatça yaşayabilecekleri bir şehri hak ediyorlar. Sürdürülebilir bir kentsel ulaşım planı ve bu konuda vizyon oluşturmak çok önemli, sonrasında benimsenip gerçeğe dönüştürülmesi de” şeklinde konuştu.
İğci: İzmir’den güçlü bir mesaj veriliyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü AB Yatırımları Daire Başkanı ve İPA Direktörü Dr. Tijen İğci, “SKUp İzmir, bizim metropol ölçeğinde tamamladığımız ilk sürdürülebilir kentsel ulaşım planı projemiz. Bu başarı sadece İzmir değil, Türkiye’nin tüm şehirleri için ilham kaynağı, yol haritası olma özelliği taşıyor. İzmir’in bu öncü rolü, sürdürülebilir, insan odaklı, çevre dostu ulaşım sistemlerinin Türkiye genelinde yaygınlaşması için güçlü bir mesaj veriyor. SKUp İzmir sadece bir plan değil aynı zamanda bir vizyonun somutlaşmış hali. İzmir’in daha yaşanabilir, erişilebilir ve çevre dostu bir kent olma yolunda kararlılığını ortaya koymakta. Bakanlık olarak biz de böyle anlamlı projenin paydaşı olmaktan büyük onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.
Şeffaf ve katılımcı bir yaklaşıma dayanıyor
SKUp, daha iyi bir yaşam kalitesi için şehirlerdeki hareketlilik gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmış stratejik bir plan olma özelliği taşıyor. Ayrıca AB politikaları ve hedeflerine uyum ve entegrasyonu gösteren bir sertifikasyon belgesi niteliğinde. Vatandaşların ve paydaşların etkin katılımına, kurumlar arasında yüksek düzeyde iş birliğine, tüm ulaşım türlerinin entegre bir şekilde geliştirilmesine ve izleme-değerlendirme gibi ilkelere dayanan bu planlama anlayışı; insan odaklı, erişilebilirliği ve yaşam kalitesini yükselten, belirli bir uzmanlık alanından ziyade disiplinler arası ekip çalışmasını gerektiren, şeffaf ve katılımcı bir yaklaşıma dayanıyor.
SKUp İzmir sürdürülebilir hareketliliği teşvik ediyor
SKUp İzmir’in amacı temelde sürdürülebilir hareketliliği teşvik ederek motorsuz seyahatlerin, paylaşımlı hareketliliğin ve toplu taşımanın kullanımını artırmak. Ayrıca SKUp İzmir, özel araçtan diğer türlere geçişi kolaylaştırmayı ve kentsel hareketlilik sistemindeki olumsuz etkilerin azaltılmasına ve dekarbonizasyona katkıda bulunmayı hedefliyor. En iyi AB uygulamaları ve standartları temel kriter olarak alınarak, İzmir için hazırlanan SKUp ile daha güvenli, temiz, erişilebilir, dirençli ve uygun maliyetli hareketlilik sağlanacak, İzmir’de yaşanabilirliğe ve sürdürülebilirliğe katkıda bulunulacak.
Neler yapıldı?
SKUp İzmir 4 temel bileşenden oluşuyor: Analiz ve Kapsam Belirleme (Bileşen-1), SUMP Stratejisi Geliştirme (Bileşen-2), Tedbir Planlaması ve SUMP Kabulü (Bileşen-3) ile Kapasite Geliştirme, Eğitim ve Görünürlük (Bileşen-4). Analiz ve Kapsam Belirleme’nin en önemli çıktısı “İzmir Ulaşım Modeli” oldu. Bu kapsamda hareketlilik ve ulaşım hizmetlerinin mevcut durumunun sayısal incelemesi, mevcut hareketlilik durumunun kapsamlı analizi ve İzmir Ulaşım Modeli’nin geliştirilmesi çalışmaları yapıldı. Aktivite tabanlı talep modeli olarak geliştirilen İzmir Ulaşım Modeli çalışmalarında kullanılmak üzere; 37 bin 171 hane ve 96 bin 484 kişi ile hane halkı anketi, dış yolculukların çıkarılması için 10 noktada 3 bin 227 tane yol kenarı anketi, 35 noktada bisiklet sayımları, 22 alt bölgede yaya sayımları ve 171 noktada araç sayımları yapıldı.
Bileşen 2 kapsamında: gelecek senaryoları, İzmir’in geleceğe yönelik ortak vizyonu, hedefler ve göstergeler belirlendi. Bileşen 3 kapsamında ise öncelikle tedbirlerin uzun listesi; paydaş katılımı, değerlendirme toplantıları, teknik çalıştay gibi çok boyutlu değerlendirme sürecinin ardından ise tedbirlerin kısa listesi oluşturuldu. Bu kapsamda 7 tedbir paketi içerisinde toplam 100 tedbir belirlendi. Aynı zamanda İzleme ve Değerlendirme Planı ve Finansal Plan çalışmaları tamamlandı. Bileşen 4 kapsamında ise; 18 teknik eğitim, 10 teknik çalıştay, 2 adet yurtdışı çalışma gezisi, 3 adet 250 kişilik Paydaş Katılım Çalıştayı ve 2 adet Vatandaş Forumu gerçekleştirildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tugay: Pazartesi gününden itibaren fark yaratacak eylemler için çalışmaya başlayacağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Düzenlenen tiyatro etkinliğine, Burhaniye Belediye Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, Burhaniye Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdür Vekili Seda Taşkent ve çok sayıda tiyatrosever katıldı.
Oyun öncesinde tiyatroseverlere konuşma yapan Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, Burhaniye Belediyesi olarak sanata verdikleri öneme vurgu yaparak, “Sanatın birleştirici gücüne inanıyoruz. Çocuklarımızı tiyatro ile buluşturmak, onların hayal dünyalarını geliştirmek ve sanat sevgisini aşılamak bizim için çok kıymetli. BBKT’nin bu değerli çalışmaları sayesinde tiyatro, sadece belli bölgelerde değil, her mahallede çocuklarımızla buluşuyor. Başta Belediye Başkanımız Sn. Ali Kemal Deveciler olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Eğlenceli hikayesi, renkli sahne tasarımı ve başarılı performanslarıyla büyük beğeni toplayan oyun çocuklara eğlenceli anlar yaşattı. Ayrıca oyundan önce gönüllü öğrencilerle birlikte doğaçlama olarak eğlenceli oyunlar oynandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bbkt Cumhuriyet Mahallesi’nde Fark Yarattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çocuk çağı kanserlerine dikkat çeken Liv Hospital Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tülin Tiraje Celkan, tüm kanserlerin sadece yüzde 2-4’ünün çocuklarda görüldüğünü belirterek, “Her yıl 1 milyon çocuktan 110-150’sinde kanser gelişiyor. Çocukluk çağı kanserleri en sık ilk 5 yaşta ve 10-15 yaş döneminde ortaya çıkıyor.
Tedavi başarısının yüksek olması ve çocukların önündeki beklenen yaşam süresinin uzunluğu, erken tanı ve tedavinin önemini ortaya koyuyor. Gelişmiş ülkelerde çocuklar arasında en sık ölüm nedenlerinde 2’nci sırada olan kanserler, ülkemizde enfeksiyonlar, kazalar, kalp hastalıklarından sonra 4’üncü sırada yer alıyor. Nüfusumuzun yüzde 26,3’ü 0-14 yaş arasında bulunuyor. Ülke nüfusumuzu 84 milyon olarak kabul edersek 21 milyon çocuk için yıllık beklenen yeni kanserli çocuk olgu sayısı 2 bin 500 ile 3 bin arasındadır” dedi.
Çocukluk çağı kanserlerinde lösemi başı çekiyor
Türkiye’de ve dünyada çocukluk çağında görülen kanserlerin yüzde 30’unu lösemi oluşturuyor. Ülkemizde ikinci sırada lenf bezi kanserleri (Hodgkin ve Hodgkin-dışı lenfoma) yer alıyor. Bunları sırasıyla sinir sistemi tümörleri, nöroblastoma, Wilms tümörü ve yumuşak doku sarkomaları (rabdomiyosarkoma) izliyor. Kemik, deri, göz ve karaciğer tümörleri ise çocuklarda daha nadirdir. Çocukluk çağında tümörlerin çoğu embriyonel kaynaklı, erişkin kanserlerinin çoğu ise karsinomlardır. Genetik nedenler, erişkin kanserlerinden çok daha sık saptanıyor. Ailevi yatkınlık, doğumsal hastalıklar, doğumsal anomaliler, gen bozuklukları, immün yetmezlikler ve nörofibromatozis gibi genetik hastalıklar kansere yatkınlık yaratıyor.
İyileşme oranları yüzde 5’ten 80’e çıktı
Çocuk kanserlerinin özelliklerinden biri, çok hızlı çoğalan ve büyüyen kanserler olmalarıdır. Hızlı büyüdükleri için de ilaç tedavisi (kemoterapi) ve ışın tedavisine (radyoterapi) duyarlı oluyorlar. Çocuk kanserlerinde genellikle cerrahi, ışın ve ilaç tedavileri birlikte kullanılıyor. Işın geç yan etkileri fazla olduğu için giderek çocukluk çağı kanser tedavilerinde daha az sıklıkla ve azalan doz ve süreler ile yer alıyor. Genellikle tedavinin kesilmesinden sonra 5 yıl geçmiş ve kanser tekrarlamamışsa hasta tamamen kür olmuş deniliyor. 1960’lı yıllarda yüzde 5’i iyileşen çocukluk çağı lösemilerinin günümüzde yüzde 75-80’i şifa buluyor.
Hangi belirtilerde çocukluk çağı kanserlerinden şüphelenilmeli?
Tedavide farklı yöntemler uygulanıyor
Çocuk kanserlerinde cerrahi yöntemler genellikle tümör kaynaklandığı organ içinde sınırlı ise tümörün çıkarılması şeklindedir. Ancak tümör çıkarılamayacak büyüklükte ise veya başka dokulara yayılma yapmış ise (metastaz) bu durumda tümörden biyopsi almakla yetinilir ve öncelikle kemoterapi uygulanarak tümör ve/veya metastazları bu yol ile yok edilmeye çalışılır. Tümör küçülüp, metastazlar kaybolduktan sonra tümör kalıntısı cerrahi olarak çıkarılabilir.
Kemoterapi, belirli aralıklarla kemoterapi ilaçlarının ağız veya damar yolu ile verilmesiyle yapılır. Lösemi tedavisi sırasında ilaçlar beyin-omurilik sıvısı içine de verilebilir; buna “intratekal tedavi” denir.
Kemoterapi süreleri, uygulanan tedavi şemalarına göre farklılıklar gösterir. 2-3 günden 7-8 güne değişen sürelerde, blok halinde genellikle 21-28 günde bir ilaçların birlikte kullanımı söz konusudur. Kemoterapinin süresi genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında değişir.
Kemoterapide kullanılan ilaçların bazı yan etkileri olur ancak bu etkilerin çoğu geçicidir ve birtakım ilaçlarla başarılı bir şekilde önlenebilir. Kemoterapi döneminde çocuk oldukça halsiz olur, ayrıca bulantı, kusma, kemik ağrıları görülebilir. Kemoterapinin dıştan fark edilen en belirgin yan etkisi ise saçların dökülmesidir. Tedavileri biter bitmez saçlar hemen çıkmaya başlar.
Kemoterapinin bir etkisi olarak enfeksiyon riski arttığından bu dönemde hijyen çok önem kazanır. Genellikle okul çağı çocukların bir süreliğine okuldan uzak kalmasında yarar vardır.
Radyoterapi ise tümörün bulunduğu alana doğrudan ışın verilmesi şeklinde uygulanan tedavi şeklidir. Radyoterapi çocuklarda mümkün olduğu kadar az kullanılır, özellikle büyüyen vücutlarda gelişme bozukluklarına yol açabileceğinden zorunlu durumlar dışında ilk tercih edilen tedavi değildir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çocukluk Çağı Kanserleri Nasıl Fark Edilir? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Görev ve sorumlulukları arasında yer almamasına rağmen sosyal belediyecilik anlayışıyla yurttaşlara sağlık hizmeti veren Gaziemir Belediyesi, bu hizmetleriyle fark yaratıyor. Ücretsiz verdiği sağlık hizmetleriyle her yaştan yurttaşın bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayan belediyenin, poliklinik hizmetinden 2024 yılında 25 bin 56 hasta faydalandı. Belediyenin laboratuvarında 671 yurttaşa kan tahlili yapılarak ihtiyaçlarına yanıt verildi. Belediye, poliklinik hizmetlerinin yanı sıra Evde Hasta ve Yaşlı Bakım, Hoş Geldin Bebek, Psikolojik Destek ve Danışmanlık Hizmeti, Diyetisyen Hizmeti, Fizik Tedavi Hizmeti gibi projelerle, yurttaşlara evlerinde de sağlık hizmeti veriliyor.
Hoş Geldin Bebek Projesi
Belediye, Hoş Geldin Bebek Projesi kapsamında annelere ve bebeklerine özel hizmet veriyor. Proje kapsamında, hamilelik sürecinde ve doğum sonrası ziyaret edilen annelerin ve bebeklerin sağlığı takip ediliyor. Ekipler, sağlık hizmeti vermenin yanı sıra anne-babayı doğum sonrasına hazırlıyor. Doğumun ardından anne ve bebeğin sağlık kontrollerini düzenli olarak yapan ekipler, ilk kez anne baba olan çiftleri de bebek bakımı konusunda eğitiyor. Sağlık ekibi, dünyaya gözleri açan bebeğe içinde bebek bezi, bebek alt değiştirme örtüsü, ıslak mendil, şampuan, pişik kremi gibi temel ihtiyaçların yer aldığı bebek bakım seti armağan ediyor. Çantanın içinde anneler için de göğüs pedi ve emzirme önlüğü yer alıyor. 2024 yılında 895 anneye ve bebeğine hizmet verildi.
Evde Hasta ve Yaşlı Bakım Projesi
Sosyal yönden dezavantajlı, yaşlı, yatalak, engelli ve kimsesiz yurttaşlara el uzatılan projeyle hastaların tedavi ve bakımları evlerinde yapılıyor. Düzenli olarak ev ortamında hastaları ziyaret eden doktor, hemşire ve hasta bakıcının yer aldığı sağlık ekipleri, hastaların sağlıklarının daha iyi hale gelmesi ya da belirli bir düzeyde tutulması, sosyal yönden daha iyi olmaları için hizmet veriyor.
İhtiyaç duyan hastaları, diyetisyen ve fizik tedavi uzmanı da evlerinde ziyaret ederek tedavi programı uyguluyor. Evde bakım ekibi, sağlık hizmetinin yanı sıra kişinin ve yakınlarının hastalık hakkında bilinçlenmesini ve eğitimli hale gelmesini sağlıyor. 3 bin 812 hastaya hizmet veren Evde Bakım Ekibi, 2024 yılında 6 bin 167 kez tedavi hizmeti verildi. Evde bakım hizmeti kapsamında yurttaşları evlerinde ziyaret ederek kan alma, şeker ölçümü, tansiyon ölçümü gibi işlemler yapan belediyenin hemşireleri 6 bin 329 hastaya hizmet verdi. Hasta bakım personeli ise sağlık hizmeti alan yurttaşlara bin 912 kez kişisel bakım işlemi yaptı.
Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti
Belediyenin Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti’yle, Gaziemir’de yaşayan vatandaşların yanlış beslenme alışkanlıkları saptanıyor, yetersiz ve dengesiz beslenmenin yol açtığı sağlık sorunlarına karşı önlemler alınıyor. Sağlık Köyü’ndeki merkezde, destek isteyen yurttaşlara sağlık hizmeti veren diyetisyen, Evde Hasta ve Yaşlı Bakım ekibinin belirlediği hastaları, evlerinde tedavi ediyor. Hizmet kapsamında hastalara özel diyet programları hazırlanıyor, hastalar sürekli takip ediliyor. Sağlıklı ve ekonomik beslenme yöntemleri konusunda eğitimlerin de verildiği diyetisyen hizmeti kapsamında, 2024’te 73 hastaya evlerinde, bin 101 kişiye de merkezde hizmet verildi.
Psikolojik Destek ve Danışmanlık Hizmeti
Pozitif Yaşam Merkezinde verilen Psikolojik Destek ve Danışmanlık Hizmeti kapsamında vatandaşlar sıkıntılarını anlatıp psikolojik destek alıyor. Hizmet kapsamında çocuk, ergen ve yetişkinlere bireysel ya da grup danışmanlığı veriliyor. Aile danışmanlığı hizmeti de verilen merkezde, vatandaşlara, eğitim kurumlarına ya da talep eden diğer kurum ve kuruluşlara eğitim ve seminer de veriliyor. Uzun vadede yaşama pozitif pencereden bakan bir toplum yaratmayı amaçlayan bu hizmetten, randevu alarak herkes ücretsiz yararlanabiliyor. Hizmet kapsamında 2024 yılında bin 185 kişiye Pozitif Yaşam Merkezi’nde, 391 kişiye de evlerde psikolojik destek verildi.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmeti
Belediyenin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmeti’yle, evden dışarı çıkma imkânı bulunmayan yaşlılara ve hareket kısıtlılığı bulunan hastalara evlerinde, diğer yurttaşlara ise özel olarak tasarlanan merkezde hizmet veriliyor. Fizyoterapist, Evde Hasta ve Yaşlı Bakım Hizmeti alan vatandaşların, fiziksel aktivitelerini ve hareket yeteneklerini artırmak için özel bir program hazırlayarak hastalara uyguluyor. Merkeze gelerek sağlık hizmeti almak isteyenlere de özel tedavi programı uygulanıyor. Hizmet kapsamında, Ata Evi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nden yararlananlara da egzersiz hareketleri yaptırılıyor. Fizyoterapist, 2024 yılında 539 vatandaşa merkezde, 651 kişiye de evlerinde hizmet verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Gaziemir Belediyesi sağlık hizmetleriyle fark yaratıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Saniye Uysal Ünalan, “Yabancı Diller Yüksekokulu, 1963 yılında Yabancı Diller Okulu olarak kurulmuş, 1983 yılından itibaren Rektörlüğe bağlı Yabancı Diller Bölümü olarak hizmet vermiştir. 2010 yılından bu yana ise Yabancı Diller Yüksekokulu olarak eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir. Yabancı Diller Yüksekokulunun bir ön lisans ve lisans programı mevcut değil. Burada sadece yabancı dil hazırlık eğitimi veriliyor. Bizim üniversitemizde İngilizce yoğunlukta ancak Almanca hazırlık sınıfları da mevcuttur” dedi.
“Hazırlık eğitimi veren en deneyimli okullardan biriyiz”
Prof. Dr. Uysal Ünalan “Üniversitemizde, ön lisans ve lisans programlarında yüzde 30 ya da yüzde 100 yabancı dil eğitimi veren bölümlerde hazırlık programı zorunlu. Bu yıl yaklaşık 2 bin 500 öğrenciye burada İngilizce ve Almanca olmak üzere hazırlık eğitimi veriyoruz. Almanca hazırlık sınıfları sadece Alman Dili ve Edebiyatı ile Almanca Mütercim Tercümanlık bölümlerinde okuyacak öğrencilere yöneliktir. Burada da sayımız yaklaşık 200 öğrenci. Okulumuz, Türkiye’deki en deneyimli ve köklü hazırlık okullarından biridir. Sürekli iyileştirme anlayışıyla hazırlık eğitiminde hep daha kaliteli bir seviyeye gelme hedefindeyiz. 100’ün üzerinde öğretim görevlisinin görev yaptığı yüksekokulumuz, Ege Bölgesi’nin de en köklü, kurumsal olarak en güçlü yabancı diller yüksekokullarındandır. Yüksekokulumuz ayrıca tüm üniversitemiz bünyesinde lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim alan öğrencilerin eğitim planlarına uygun olarak zorunlu yabancı dil derslerini verme görevini üstlenmiştir” dedi.
“Ders kitaplarının içinde dijital öğrenme uzantıları mevcut ”
Dijital eğitim olanakları ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Uysal Ünalan, “Geçtiğimiz yıl yeni binamıza taşındık. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın inisiyatifiyle ve destekleriyle okulumuzun yeni binası tamamlandı. Geçen yıl itibarıyla burada eğitim öğretim başladı. Akıllı tahta donanımlı 91 adet sınıfımız var. Bu tabi ki yabancı dil eğitimi için çok önemli, çünkü artık yabancı dil kitapları da dijitalleşen dünyaya uyum sağlamak zorunda. Kitapların içinde dijital öğrenme olanakları var. Hocalarımız ilgili kitapları akıllı tahtalardan açarak derslerini yapıyorlar. Öğrencilerin kendilerini boş zamanlarında ek olarak geliştirebilmesi için dijital eğitim olanakları mevcut. Geniş bir yelpaze var” dedi.
“Engellilere yönelik sosyal sorumluluk projeleri”
Engelli öğrencilere yönelik uygulamalar hakkında konuşan Prof. Dr. Saniye Uysal Ünalan “Okulumuz, zemin kat ile beraber beş katlı bir bina. Bir büyük konferans salonumuz ve iki tane de küçük konferans salonumuz var. Burada hocalarımıza yönelik mesleki gelişim etkinlikleri sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra öğrenci kulüplerimizin çalışmaları ve sosyal sorumluluk projelerimiz çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Kütüphanemiz ve etkinlik salonumuz var. Tiyatro kulübü, drama kulübü, konuşma kulübü gibi öğrencilerin sosyal olarak da bir araya geldikleri ve dil becerilerini geliştirebildikleri etkinlikler sunuyoruz. Yeni binamıza taşınırken kitapmatiklerimizi de buraya getirdik. Öğrencilerimiz kitapmatiklerden seviyelerine uygun İngilizce kitaplar edinebiliyorlar ve bu şekilde oradan elde edilen gelir, Engelsiz Ege Birimi’ne aktarılarak özel gereksinimi olan öğrenciler yararına kullanılıyor. Bu çalışma, çok eski yıllara dayanan ve gurur duyduğumuz projelerimizdendir. Braille alfabesi ile ilgili bir sosyal sorumluluk projesi tamamlandı. Özel gereksinimi olan öğrencilere yönelik Engelsiz Ege Birimi bizimle bire bir çalışıyor. Öğrenciler, üniversite hayatlarına burada başlıyorlar; onlara gerekli sınav ve ders desteği, işitme engeli varsa buna yönelik, görme engeli varsa buna yönelik çalışmalar yapıyoruz. YÖK Engelsiz Üniversite ödüllerinde kazandığımız Engelsiz Program Nişanlarımız var” dedi.
“Dört beceri üzerinde duran eğitim sistemimiz var”
Eğitim metodu ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Saniye Uysal Ünalan “Eğitim Teknolojileri Birimi, Sınav Birimi, Öğretim Programları ve Değerlendirme Birimi gibi yüksekokul bünyesinde kendi ihtiyaçlarımıza hizmet eden farklı birimlerimiz var. Örneğin eğitim teknolojileri birimi, eğitim ve sınav koordinatörlerimizle beraber sınav hazırlıyor. Sadece gramer öğretmekle kalmıyoruz. Dört beceri üzerinde duran bir eğitim sistemimiz var. Listening sınavını hocalarımız bu yıl ilk kez yapay zeka yardımıyla uyguladılar. Yönergelerimiz yapay zeka vasıtasıyla yapıldı. Dolayısıyla çok güzel bir uygulama oldu. Yapay zekayı yabancı dil eğitimi ile kombine etmiş olduk. Bu yenilikçi ve açıkçası gurur duyduğumuz bir sınav uygulaması oldu. İlerleyen süreçlerde yelpazeyi de genişletmek istiyoruz” dedi.
“Yabancı dili iyi öğrenmek kendi ana dilimizi iyi bilmekle de ilgili”
Yeni bir dil öğrenme ile ilgili Prof. Dr. Uysal Ünalan, “Dil öğrenme, kendi ana dilimize hâkim olmak ve öğrenme sürecini sahiplenmekle sıkı ilişki içindedir ve çok bireyseldir. Dolayısıyla bir yabancı dili iyi öğrenmek kendi ana dilimizi iyi bilmekle de ilgilidir. Bazı insanlar kelimeleri ezberleyerek öğrenir, bazısı bir kez duyduktan sonra hafızasına kazınır. Bireysel hafıza çok önemli. Ancak ana dilimizi ne kadar iyi bilirsek, yabancı dili de o derecede iyi öğrenebiliriz. Dil, bir bitki gibidir, sürekli beslemek gerekir. Klasik bir söz olacak ama dile maruz kalacaksınız. Bu da dinlemek, ama aynı zamanda dili etkin kullanmak, yazmak ve konuşmak, dille iç içe olmak anlamına geliyor. Tabi ki dijital dünyada farklı uygulamalar var, aplikasyonlar var. Üniversitemizin kütüphanesinde Rosetta Stone gibi pek çok dijital platform var. Bunlardan yararlanılabilir. Yabancı dil öğrenirken, kendi öğrenme eğilimlerimize uygun yöntemleri belirleyip bu doğrultuda ilerlememiz gerekiyor” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu nitelikli yabancı dil eğitimi ile fark yaratıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü hokey takımı bugün oynanan müsabakalarda rakipleri Gaziantep Doruk Spor Kulübü’nü 10 – 3 ve Suruç Hokey Spor Kulübünü ise 10 – 1 skorlarla farklı mağlup etti.
Türkiye Hokey Federasyonu Erkekler Salon Süper Ligi’nde yer alan Nizip Zeugma Spor Kulübü 6 Aralık tarihinde Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü’ne devredilmişti.
Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü olarak Süper Lig’de mücadele eden ekip 5. maçında Gaziantep Doruk Spor Kulübü ile karşı karşıya geldi. Alanya Atatürk Spor Salonu’nda saat 13.30’da oynanan maçta rakibini 10-3 farklı mağlup eden Nevşehir Belediyesi spor, 6. maçında da saat 17.30’da Suruç Hokey Spor Kulübü ile karşılaştı. Nevşehir Belediyesi Spor bu müsabakadan da 10-1 galip ayrıldı.
Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü Erkek Hokey Takımı oynadığı 3. Gün maçları sonunda 6 maçta 5 galibiyet 1 beraberlik ile ligde liderliğe yükseldi.
15 Aralık 2024 Pazar günü saat 13.30’da grupta aynı puana sahip Gaziantep Polisgücü ve 17.00’da ise Selçuklu Belediyespor ile karşılaşacak olan Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü 9. maçını ise pazartesi günü saat 11.30’da Vmyspor Kahramanmaraş Hokey ile oynayacak.
Oynanacak olan son 3 maç sonucunda Süper Ligi ilk 4 içerisinde bitirecek takımlar Süper Lig Şampiyonluk Play Off müsabakalarına katılmaya hak kazanacak.
Maçların tamamı Alanya Atatürk Spor Salonu’nda oynanacak ve Şampiyonluk Play Off maçları sonucunda Süper Lig Şampiyonu belli olacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nevşehir Belediyesi Hokey Takımı Fark Yaratıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Toplantıda öğrenciler çevre konusunda yeni projeler ve öneriler sundu. Yapılan görüşmelerde, öğrencilerin çevre temizliği ve geri dönüşümle ilgili düşünceleri ve önerileri alındı. Öğrenciler özellikle sokaklara izmarit ve çekirdek kabuklarının atılmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdiler.
Burhaniye Belediyesi, çevreye duyarlı bireyler yetiştirmek ve temiz bir çevre oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Burhaniye Belediyesi, çevre bilincini artırarak bu konuda faaliyetleriyle fark yaratıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İşletmelerin yoğun rekabet ortamında hedeflerine ulaşması için dijital dönüşümlerine öncülük eden Vodafone Business, sunmuş olduğu yeni nesil bağlantı teknolojilerine paralel olarak, geleneksel ağ yönetiminin yanında yazılım tabanlı ağ yönetim sistemleri çözümlerini de müşterilerine sunmaya başladı. Bu noktada yerel ağların yazılım tabanlı olarak yönetilmesine imkân tanıyan SD-LAN (Yazılım Tabanlı Yerel Alan Ağı) teknolojisiyle partnerlerine sağladığı performans ve güvenlik avantajlarıyla işletmeleri rekabette öne geçmelerine yardımcı olacak olan Vodafone Business, bu sayede verimliliği, inovasyonu ve gelişmiş kullanıcı tecrübesini de iş ortaklarına deneyimletecek.
Geleneksel ağlara göre daha fazla esnek ve değişen iş gereksinimlerine kolayca uyum sağlamaya fırsat tanıyan SD-LAN işletmelere otomasyon imkânı sunarken, geleneksel yerel ağların genişleme konusundaki sınırlarının aksine dinamik kaynak tahsisi ile ölçeklenebilirlik sağlamasıyla da şirketlerin dijital dönüşümleri için fark yaratacak. Vodafone Business, böylelikle tüm internet altyapısını da uçtan uca yönetmiş olacak.
Anahtar teslim SD-LAN imkânı
Kurumsal ağların artık yalnızca cihazlar için ağ bağlantısı şeklinde geleneksel rolünün ötesine geçmiş bulunduğunu ifade eden Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Günümüzde sadece donanımın değil birbiriyle ilişkili ağ yönetimi, analitik ve güvenlik uygulamalarına ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz. SD-LAN da tam bu noktada devreye giriyor. Sunmuş olduğumuz SD-LAN çözümüyle işletmelere hızlı, güvenilir ve merkezi yönetilebilir bir yerel ağ (LAN) deneyimi sunarak iş operasyonlarını bir adım öteye taşıyoruz. Artık müşterilerimiz LAN altyapılarını uzaktan yönetebilirken, dijital dönüşüm yolculuklarında daha güvenli bir adım atabilme imkânı da yakalamış oluyor. Bu hizmetimizle yerel ağların yanında, konfigürasyon, yönetim ve optimizasyon işlemlerinin de merkezi hale getirilmesini sağlıyoruz. Bununla beraber kurumların ağ görünürlüğünü artırarak dinamik ağ protokolleriyle, işletmelere çeviklik sunmamızın yanında verimliliği de artırırken, SD-LAN ile şirketlerin ağlarına akıl katarak, bulut ve güvenlik uygulamaları ile entegrasyonuna fırsat tanıyoruz.
Kısacası Vodafone Business olarak anahtar teslim hizmet olarak sunduğumuz SD-LAN çözümüyle iş ortaklarımız adına uçtan uca tüm internet yapısını kendimiz yöneterek, müşterilerimizin dijitalleşme yolculuğunda da çok önemli bir adımı daha hayata geçiriyoruz.”
SD-LAN ağ yönetimi alanında devrim yaratıyor
Yerel ağ yönetiminde devrim yaratan son teknoloji bir ağ yönetim mimarisi olan SD-LAN, geleneksel ağ sistemlerinin yerini alarak, ağ yönetimini yazılım tabanlı bir yaklaşımla optimize etmeyi sağlıyor. SD-WAN geniş ağları yönetirken, SD-LAN ise yerel ağın yazılım tabanlı olarak yönetilmesini sağlayan, merkezileştiren, akıllı hale getiren ve verimliliği artıran bir çözüm olarak kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde işletmeler, ağ altyapısını daha esnek, dinamik ve kolay yönetilebilir hale getirirken, ağ performansını da anlık olarak izleyebilme imkânına sahip oluyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vodafone Business, SD-LAN çözümüyle yerel ağ yönetiminde fark yaratacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>