?> ?> fazla arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Mon, 28 Apr 2025 10:00:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png fazla arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Evde paketleme vaadiyle dolandırıcılık: 33 binden fazla şikayet! https://kocaelibasin.com.tr/evde-paketleme-vaadiyle-dolandiricilik-33-binden-fazla-sikayet/ Mon, 28 Apr 2025 10:00:04 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/evde-paketleme-vaadiyle-dolandiricilik-33-binden-fazla-sikayet/ Çözüm platformu Şikayetvar, son dönemde artan evde ek iş ilanlarıyla ilgili dikkat çeken verilerini paylaştı.

Evde paketleme vaadiyle dolandırıcılık: 33 binden fazla şikayet! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çözüm platformu Şikayetvar, son dönemde artan evde ek iş ilanlarıyla ilgili dikkat çeken verilerini paylaştı. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre, “evde sabun paketleme”, “evde toka dizme”, “evden ek gelir fırsatı” gibi ilanlarla başlayan dolandırıcılık şikayetleri 33 binin üzerine çıktı. 

Özellikle ekonomik zorlukların yaşandığı dönemlerde sosyal medya üzerinden yayılan ek iş vaatlerinde yaşanan artış, Şikayetvar verilerine de yansıdı. 33 binin üzerinde şikayet sayısıyla bu tür dolandırıcılık yöntemlerinin başındaysa “evde paketleme işi” geliyor. Dolandırıcılar, evden çalışarak gelir elde etmek isteyen kullanıcıların umutlarını sömürerek ciddi mağduriyetlere yol açıyor. Özellikle Instagram ve Facebook üzerinden yayılan ilanlar; “Haftada 10 bin TL kazanç”, “Devlet destekli paketleme işi” ve “Ev hanımlarına özel gelir fırsatı” gibi vaatlerle dikkat çekiyor. Şık görseller, kurumsal bir dil ve profesyonelce hazırlanmış içeriklerle oluşturulan bu sayfalar, kullanıcıları kayıt formu doldurmaya yönlendiriyor. T.C. kimlik numarası, adres ve IBAN bilgileri isteniyor. Başvurunun ardından ise kapora ödemesi talep ediliyor.

550 TL kapora, 300 bin TL’ye varan cayma bedeli şantajı

Şikayetvar verilerine göre, bu dolandırıcılık girişimlerinin neredeyse tamamı kapora ödemesiyle başlıyor. İlanlarda “başvurunuz onaylandı” denilerek kullanıcıdan ortalama 550 TL kapora isteniyor. Ödeme yapıldıktan sonra ise kullanıcılar ya engelleniyor ya da “kargo ücreti, sigorta bedeli, vergi gideri ve depozito bedeli” gibi yeni masraf kalemleri çıkarılıyor. Ödemeyi reddeden kullanıcılarsa bu kez “sözleşmede cayma bedeli var” denilerek tehdit ediliyor. Şikayetlere göre talep edilen cayma bedelleri 15 bin TL’den başlayıp, 300 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.

 Kimlik bilgileri de riskte

Bazı şikayetlerde, form doldurulurken verilen kimlik bilgileri kullanılarak kullanıcı adına hesap açıldığı da bildiriliyor. Kapora iadesi için daha yüksek bedeller istenmesi ve mağdurların tehdit edilmesi ise diğer dikkat çeken mağduriyetler arasında yer alıyor. Şikayetlerin yüzde 60’ı ödeme ve kapora taleplerini, yüzde 15’i tehdit ve baskı mesajlarını, yüzde 10’u ise kimlik hırsızlığı vakalarını kapsıyor. 2024 yaz aylarında zirveye ulaşan bu şikayetlere her geçen gün yenileri eklenmeye devam ediyor.

Dolandırıcılar hangi adımları izliyor?

Şikayetvar’a ulaşan kullanıcı yorumlarına göre bu dolandırıcılık yönteminde izlenen adımlar çoğunlukla benzer:

  • Instagram’da sahte ilan yayınlanıyor.
  • WhatsApp üzerinden iletişime geçiliyor.
  • Şahsi IBAN bilgisi veriliyor.
  • Ödeme yapıldıktan sonra kullanıcı engelleniyor.

Verilere göre dolandırıcılar, sayfalarında kurumsal bir izlenim oluştursa da ödeme talep ettiklerinde kullanıcıları şahsi IBAN hesaplarına yönlendiriyor, yorumları kapatıyor veya siliyor, sürekli “son gün” ya da “son şans” baskısıyla kullanıcıları ikna etmeye çalışıyor.

Kullanıcılar nelere dikkat etmeli?

Şikayetvar, kullanıcıların bu tür dolandırıcılıklardan korunması için şu uyarılarda bulunuyor:

  • Hiçbir işveren, işe başlamadan para talep etmez.
  • Instagram ve WhatsApp üzerinden gelen teklifler büyük ölçüde güvenilir değildir.
  • Kimlik ve IBAN bilgileri paylaşılmadan önce şirketin varlığı e-Devlet, İŞKUR veya Ticaret Sicili üzerinden mutlaka kontrol edilmeli.
  • Dolandırıcılık durumunda polis ve savcılığa başvurulmalı, banka ile iletişime geçilmeli ve deneyimler Şikayetvar gibi platformlarda paylaşılmalı.

Konuya dair Şikayetvar’a yansıyan bazı şikayetlerse şöyle: 

Ek iş hayalim 18 bin TL’lik dolandırıcılığa dönüştü

“Evde ek iş olarak sabun, anahtarlık, toka ve çorap paketleme işleri için internet üzerinden başvuru yaptım. 450 TL kapora yatırdım, daha sonra kargo ücreti olarak 4 bin 752 TL yatırmamı ve 90 saniye içinde iade edileceğini söylediler. Onu da yatırdım, arkasından fatura bedeli olarak 13 bin 952 TL ücret çıkardılar. Yatıramayacağımı belirttim, daha öncesinden çıkacak ücretler hakkında bilgi vermediler. İmkanımın olmadığını belirttim. İş başvurusu sırasında adımı, soyadımı, ev adresimi, IBAN’ımı ve telefon numaramı içeren kişisel bilgilerimi gönderdim. Bu tarihten itibaren, kimlik ve kişisel bilgilerimle herhangi bir hesap açılırsa veya bir işlem yapılırsa, benim ıslak imzam ve rızam olmadan yapılan herhangi bir işlemden hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmediğimi belirtmek isterim.”

Cayma bedeli olarak 84 bin 770 TL talep ettiler

“Instagram üzerinden gördüğüm evde sabun paketleme işi için WhatsApp üzerinden iletişime geçip bilgi almak istedim. İlk olarak kapora ücreti adı altında 500 TL yatırmam istendi. Hesaba 500 TL yatırdım. Yeni üye olduğum için kargo ücreti ödemesinin adres mesafesi gibi sebeplerle kargo ve gelir vergisi adı altında 3 bin TL yatırmam istendi. Bu paranın yatırdıktan 90 saniye sonra geri ödeneceği söylendi. Buna inanmayıp parayı yatıramadığımı söyledim, onlar da bana birilerinden borç almamı söylediler. Attığım paranın iadesini istedim. Bu aşamada ‘İş iptalinde yasal prosedür uygulanır. Sipariş verip iptal edemezsiniz. Verilen siparişleri teslim alıp teslim etmeniz gerekmektedir. Sonrasında işe devam etme zorunluluğu yoktur. Aksi takdirde tarafınıza cayma bedeli 84 bin 770 TL yansıtılmaktadır. Göndermiş olduğunuz 500 TL dekontundaki açıklama, ürün kodu olup sipariş vermiş olduğunuza dair kanıttır.’ dendi. Benden habersiz adımı, soyadımı, adresimi ve telefonumu, IBAN bilgilerimi kullanarak yapılan ya da yapılacak olan hiçbir resmi işlemi, ticari amaçlı alım, satım, kira, kefil, kredi, borçlanma, ödeme, iş ortaklığı, anlaşma, sözleşme ve bütün resmi işlemleri asla onaylamıyorum, tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydı ile hiçbir borcu kesinlikle kabul etmiyorum.”

450 TL kapora verdik, 178 bin TL cayma bedeliyle tehdit edildik

Konya’da paketleme firmasına ait iş için ödediğimiz ön para 450 TL’nin iadesini istiyorum. Paketleme için yasal çalıştıklarını bildiren firma önce kaporayı alıp hemen arkasından 4 bin 720 TL kargo ücreti talep etti. Ayrıca bu ücreti ödeyemeyeceğimizi söylediğimizde yıllık 178 bin TL+KDV cayma bedeli ile avukata yönlendireceği tehdidini belirtti. 2 bin adet çorap faturası kesip Denizli’de bir arkadaşımıza gönderi oluşturmuşlar. Biz bu firmanın baskısından rahatsız olduk. Yanıltıcı tavrı hissettik. İnandırıcı gelmedi rahatsız olduk. Islak imzalı sözleşmemiz yok kurgu yaparak yanıltma peşindeler. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Evde paketleme vaadiyle dolandırıcılık: 33 binden fazla şikayet! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Enerjisa Üretim ve Güler Legacy, 2 Binden Fazla Çocuğun Hayatına Dokundu https://kocaelibasin.com.tr/enerjisa-uretim-ve-guler-legacy-2-binden-fazla-cocugun-hayatina-dokundu/ Mon, 03 Mar 2025 08:41:05 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/enerjisa-uretim-ve-guler-legacy-2-binden-fazla-cocugun-hayatina-dokundu/ Daha güzel bir gelecek için Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden lider özel sektör elektrik üreticisi Enerjisa Üretim, 'Enerjimiz Basketbol' anlayışıyla sporun birleştirici gücüne inanarak genç nesilleri desteklemeye devam ediyor.

Enerjisa Üretim ve Güler Legacy, 2 Binden Fazla Çocuğun Hayatına Dokundu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Daha güzel bir gelecek için Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden lider özel sektör elektrik üreticisi Enerjisa Üretim, ‘Enerjimiz Basketbol’ anlayışıyla sporun birleştirici gücüne inanarak genç nesilleri desteklemeye devam ediyor. Spor, eğitim ve sosyal fayda projeleriyle sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunan Enerjisa Üretim, Güler Legacy iş birliğiyle düzenlenen basketbol kamplarına bir yenisini daha ekledi. Muğla’nın ikinci kez ev sahipliği yaptığı kamp, gençlerin gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor

 

2 binden fazla çocuğun hayatına dokunan proje

 

Enerjisa Üretim ve Güler Legacy, basketbolun bedensel ve zihinsel gelişime olan katkısını temel alarak, 2019 yılından bu yana Türkiye’nin dört bir yanında düzenlediği basketbol kamplarıyla çocuklara ulaşıyor. Bugüne kadar 2 bin 200’den fazla çocuğun hayatına dokunan bu proje, genç yeteneklere sporla büyüme fırsatı sunarken, onların geleceğini şekillendiriyor. Sporun dönüştürücü gücüyle, çocukların potansiyelini ortaya çıkaran bu girişim hem spor hem de kişisel gelişim alanında önemli bir iz bırakıyor.

 

Enerjisa Üretim, sporla büyüyen nesiller yetiştirmeyi amaçlıyor

 

Enerjisa Üretim ve Güler Legacy iş birliğiyle 15’incisi Muğla’da gerçekleştirilen basketbol kampı olan bu özel organizasyonda, ilköğretim seviyesindeki 60 çocuk üç gün boyunca basketbolun tüm inceliklerini öğrenme fırsatı buldu. Muğla Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirilen kampta temel basketbol eğitiminin yanı sıra atletik beceri takibi, performans ölçümleri ve teknik gelişim programlarıyla çocukların top hakimiyetinden şut mekaniğine kadar kapsamlı bir gelişim süreci geçirmesi sağlandı. Sporla büyüyen nesiller yetiştirmeyi amaçlayan bu projede, çocuklara basketbol formaları ve topları hediye edilerek sadece bir eğitim değil, yaşam boyu sürecek bir spor tutkusu aşılandı.

Kampın en özel anlarından biri ise, Türk basketbolunun efsane ismi Eski milli basketbolcu Necati Güler ve Güler Legacy’nin kurucusu, birçok önemli takımda başarılara imza atmış oğlu Muratcan Güler’in de eğitimlere eşlik etmesi oldu. Tecrübelerini çocuklarla paylaşan basketbolcular, genç yeteneklere ilham verdi.

 

Spor ve eğitim alanında genç nesillere destek vererek toplumsal katma değer yaratmaya kararlılıkla edeceklerinin altını çizen Enerjisa Üretim Kurumsal İletişim Yöneticisi Yunus Erdal, “Enerjimiz Basketbol” sloganımızla Enerjisa Üretim olarak, düzenlediğimiz basketbol kamplarımızla çocuklarımıza sadece spor becerileri kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda yenilenebilir enerji ve çevre bilinci gibi değerleri de aşılamaya gayret ediyoruz. Bu kamplar, sporun iyileştirici etkilerini kullanarak, çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimine katkıda bulunuyor. Bir çocuğun ilk kez basketbolla tanışmasına aracı olmak, belki ilk kez bir basketbol topuna dokunan, parkeye ilk bizimle adım atan, ilk basketbol formasına bizimle kavuşan çocukların gözünde mutluluğu ve geleceğin başarılı basketbolcuların heyecanını görmek bu işin en güzel tarafı.”

 

Güler Legacy Kurucusu Muratcan Güler, “Enerjisa Üretim ile birlikte hayata geçirdiğimiz çocuk basketbol kamplarımızın on beşincisi olan Muğla Çocuk Basketbol Kampımızda 60’tan fazla çocuğun daha basketbolla tanışmalarına vesile olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sporun sadece bir aktivite değil, aynı zamanda takım ruhunu, fair play’i ve zorluklarla mücadele etme gücünü öğreten güçlü bir araç olduğuna inanıyoruz. Amacımız, her çocuğun spora ulaşabilmesi, sporla büyüyebilmesi ve bu değerlerle geleceğine yön verebilmesi. Enerjisa Üretim’le birlikte çocuklara sporu sevdirmeye ve onlara ilham vermeye ilk günkü heyecanımızla devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enerjisa Üretim ve Güler Legacy, 2 Binden Fazla Çocuğun Hayatına Dokundu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Şaşal Su artık daha fazla İzmirliye ulaşacak https://kocaelibasin.com.tr/sasal-su-artik-daha-fazla-izmirliye-ulasacak/ Sun, 02 Mar 2025 10:50:18 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sasal-su-artik-daha-fazla-izmirliye-ulasacak/ İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Şaşal Su Fabrikası’ndaki üretim hızlanırken, dağıtım ağı da büyüyor.

Şaşal Su artık daha fazla İzmirliye ulaşacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Şaşal Su Fabrikası’ndaki üretim hızlanırken, dağıtım ağı da büyüyor. Asırlık Cumhuriyet markası Şaşal’ın artık daha fazla satış noktasında, daha geniş bir tüketici kitlesiyle buluşması için dileyen işletmelere bayilik verilecek. Menderes’teki fabrikayı ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yeni dönemde Şaşal Su’nun kentin dört bir yanına ulaşacağını söyledi.

93 yıllık bir Cumhuriyet markası olan ve atıl haldeyken İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden kente kazandırılan Şaşal Su, yeni dönemde daha fazla İzmirliye ulaşacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDOĞA AŞ tarafından işletilen Menderes’teki Şaşal Su Fabrikası’nda üretim hızlanırken dağıtım ağı da genişleyecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Menderes’teki tesisleri ziyaret ederek, Şaşal suyunun İzmirlilere ulaştırılması için canla başla çalışan personele görevlerinde başarılar diledi. Tesisteki 5 litrelik pet şişe, 0,33 litrelik cam şişe ve 0,5 litrelik pet şişe su hatlarını ve ürünleri inceleyen Başkan  Cemil Tugay, yeni dönemde Şaşal suyunun kentin dört bir yanına ulaşacağını, daha fazla satış noktasında daha çok İzmirli ile buluşacağını söyledi.  

Bayilik için başvuru yapılabilir
İzmir’de suya adını veren Şaşal Su’ya tüm İzmirlilerin ulaşabilmesi için asırlık markanın satışını yapmak isteyen işletmeler, satış noktası açabilir veya bayilik alabilecek. İşletmeler, [email protected] adresine e-posta yoluyla ya da 444 77 51’i arayarak bayilik veya satış noktası olma başvurusunda bulunabiliyor.

Tesiste üretim hız kesmiyor
Haftanın 6 günü 24 saat üretim esasıyla 3 vardiya çalışılan tesiste toplam 39 personel mesai yapıyor. Fabrikada 0,5-1,5 litre müşterek pet hattı, 0,33-0,75 litre müşterek cam hattı, 5 litre pet hattı olmak üzere 3 ayrı üretim hattı bulunuyor. 5 litrelik pet hattında saatte 2 bin 400, 0.33 litrelik cam hatta saatte 6 bin, 0.75 litrelik cam hatta saatte 4 bin, 0,5 litrelik pet hattında saatte 24 bin, 1,5 litrelik pet hattında ise saatte 16 bin şişe üretiliyor.

Şaşal Doğal Kaynak Suyu
Şaşal suyunun İzmir’in kullanımına açılması, 1926 yılında dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik’in projelerinden biri olarak hayata geçirildi. Şaşal suyu ilk olarak, Dirik’in teşebbüsleri ile kurulan “Memurlar Kooperatifi” tarafından 1932 yılından itibaren damacanalarla şehre taşındı. 1945’te Şaşal suyunu mühürlü damacanalar ve şişeler içinde satma hakkı, İzmir Çocuk Esirgeme Kurumu’na devredildi. Menderes Şaşal köyü sınırlarında Tahtalı Barajı Havzası orta mesafeli koruma alanı içerisinde kalan kaynak suyu için, İzmir İl Özel İdaresi tarafından 12 Eylül 1983’te Kaynak Suyu ve Şişeleme Tesisi ruhsatı alındı. Kaynak suyunun satışı İzmir İl Özel İdaresi tarafından cam şişelerde yapıldı. Bir süre özel sektör tarafından işletilen tesis, uzun yıllar atıl kaldıktan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenerek hizmete alındı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şaşal Su artık daha fazla İzmirliye ulaşacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Japon uzman uyardı: “Yüzde 15 fazla ödeyerek hayatta kalın” https://kocaelibasin.com.tr/japon-uzman-uyardi-yuzde-15-fazla-odeyerek-hayatta-kalin/ Thu, 06 Feb 2025 10:00:20 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/japon-uzman-uyardi-yuzde-15-fazla-odeyerek-hayatta-kalin/ Balçova Belediyesi’nin konuğu olan Japon Mühendis Yoshinori Moriwaki, bina yapımlarında sismik izolatör (kauçuk sistem) kullanarak hayatta kalmanın mümkün olacağını, bunun da sadece yüzde 15 artı maliyet getireceğini söyledi.

Japon uzman uyardı: “Yüzde 15 fazla ödeyerek hayatta kalın” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Balçova Belediyesi’nin konuğu olan Japon Mühendis Yoshinori Moriwaki, bina yapımlarında sismik izolatör (kauçuk sistem) kullanarak hayatta kalmanın mümkün olacağını, bunun da sadece yüzde 15 artı maliyet getireceğini söyledi. 

IŞIKARA’YI ANDI 

Kahramanmaraş depreminin ikinci yıldönümünde Balçova’da bir seminer gerçekleştiren Moriwaki, Türkiye’nin tanınmış deprem uzmanlarından Merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’yı anarak, “Rahmetli Ahmet Mete Işıkara, ‘Deprem değil bina öldürür’ diyordu. Ben de aynı düşüncedeyim. Sağlam bina yaparsak hayatta kalabiliriz. 2020’deki İzmir depreminde yıkılan binalarda deniz kumu kullanıldığı ortaya çıktı. Kumun içinden deniz kabukları çıkmıştı. O depremde o kadar binanın yıkılmaması ve o kadar can kaybı olmaması gerekiyordu. Bu nedenle binalarımızı kauçuk sistem olarak bilinen sismik izolatörler kullanarak yapmalıyız. Bu da en fazla yüzde 15 artı inşaat maliyeti demektir. Düşünsenize, yüzde 15 daha fazla ödeyerek hayatta kalacaksınız. Bunu kim istemez” diye konuştu. 

7, 7 BUÇUK ŞİDDETİNDE DEPREM OLABİLİR 

Bir süredir gündemde olan ve Yunanistan’ın Santorini Adası açıklarında yaşanan depremlere de değinen Moriwaki, şunları söyledi: “Santorini açıklarında 10 günde 770’ten fazla deprem oldu. 3.4’ten, 5.3’e kadar. Bölgede 6 hafta içerisinde 7, 7.5 şiddetine kadar deprem olabilir. Burası Bodrum’un karşısında kalıyor. 171 kilometre mesafe var. Ancak böyle bir deprem Çanakkale’ye kadar hissedilir. Bodrum, Marmaris, Muğla ve Datça yoğun şekilde hisseder. Tsunami olursa da buralarda 1 metre olur. Santorini’de ise 5-7 metre arası tsunami olabilir. İzmir’e ise tsunami gelmez. İzmirlilerin tsunami konusunda tedirgin olmasına gerek yok.” 

“UTANIYOR VE ÜZÜLÜYORUM” 

Türkiye’nin dünyada en çok deprem olan ülkeler sıralamasında 6’ıncı sırada olduğunu belirten Moriwaki, deprem gerçeğinin kabul edilerek devletin tüm kurumları ve halkın hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizdi. 35 yıldır Türkiye’de yaşadığını ve Türk gibi hissettiğini belirten Moriwaki, şöyle devam etti: “Türk bir mimar ve mühendis olarak utanıyorum ve üzülüyorum. Türkiye’de büyük deprem olmamasına rağmen can kaybı bakımından dünyada 3’üncü sıradayız. ‘Allah korusun’ demek depremleri engellemiyor. Güneşin doğumu kadar doğal bir şekilde deprem olacak. Hep birlikte üzerimize düşeni yapmalı ve önlem almalıyız.” 

TATBİKAT YAPILMALI 

Şiddetli depremler yaşayan Japonya’nın cep telefonlarında deprem uyarı sistemi kullandığını anlatan Moriwaki, önceden sinyal geldiğini, doğalgaz sisteminin kapandığını ve hızlı trenlerin durduğunu belirtti. Japon halkının depremle yaşamayı öğrendiğini, şu anda okullarda ve mahallelerde ayda bir kez deprem tatbikatı yapıldığını kaydeden Moriwaki, Türkiye’de yılda bir kez dahi olsa akıllarda kalacağını dile getirdi. “Deprem Rehberi” adını taşıyan bir çizgi roman da yazdığını kaydeden Yoshinori Moriwaki, deprem ve göçük sonrası oluşması muhtemel yaşam üçgeninde su şişesi, toz maskesi, tuz, çikolata ve metal düdük bulundurulması gerektiğini hatırlattı. Deprem çantasının ise evin giriş kapısının yanına konması gerektiğini kaydetti. Deprem anında merdivenlerin kullanılmaması gerektiği uyarısında da bulunan Moriwaki, semineri Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözüyle bitirdi. Seminer sonunda Belediye Başkan Vekili Korcan Uçman tarafından Moriwaka’ya ve Japonya İzmir Kültürler Arası Dostluk Derneği temsilcisi Hatice Ekinci’ye fidan sertifikası verildi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Japon uzman uyardı: “Yüzde 15 fazla ödeyerek hayatta kalın” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Uzmanlardan ailelere uyarı! Fazla YouTube izlemek, çocuğu sosyal hayattan izole ediyor! https://kocaelibasin.com.tr/uzmanlardan-ailelere-uyari-fazla-youtube-izlemek-cocugu-sosyal-hayattan-izole-ediyor/ Thu, 06 Feb 2025 09:50:20 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uzmanlardan-ailelere-uyari-fazla-youtube-izlemek-cocugu-sosyal-hayattan-izole-ediyor/ 16 yaş altına sosyal medya yasağının tartışıldığı günümüzde uzmanlar çocukların sosyal mecralardan ayrı düşünülemeyeceği, önemli olanın çocukların dijital iletişim araçlarını nasıl kullandığına dikkat çekiyor.

Uzmanlardan ailelere uyarı! Fazla YouTube izlemek, çocuğu sosyal hayattan izole ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
16 yaş altına sosyal medya yasağının tartışıldığı günümüzde uzmanlar çocukların sosyal mecralardan ayrı düşünülemeyeceği, önemli olanın çocukların dijital iletişim araçlarını nasıl kullandığına dikkat çekiyor. Çocukların örneğin YouTube’dan faydalanabilmesi ve zararlı içeriklerden korunması için ebeveynlere birtakım görevler düştüğünü hatırlatıyor. Dijital platformda, aile profili özelliği ile siber güvenlik imkanlarından yararlanılabileceğinin altını çiziyor. 

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, YouTube içeriklerinin çocukların gelişimi üzerindeki etkilerine dair önemli uyarılarda bulundu.

YouTube’un çocuklar üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri var

İçinde bulunduğumuz dijital çağın gereği olarak çocukların sosyal mecralardan ayrı düşünülmesinin mümkün olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “YouTube televizyona alternatif olması sebebiyle çocukların ilgisini çekiyor. Bunun yanında çocukların kendi içeriklerini üretmelerinin de önünü açıyor. Erişilebilir bir alternatif olması sebebiyle YouTube birçok yönden çocuğun gelişimini olumlu veya olumsuz etkiliyor. Bu etkinin nasıl olacağı sağlıklı YouTube kullanım alışkanlıkları ve doğru ebeveyn rehberliği ile sağlanabilir.” dedi.

Kişisel bilgilerin yer alması çocuk istismarına açık bir ortam yaratılabiliyor

Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, bu içeriklerin özellikle ergenleri alkol, sigara, kendine zarar verme gibi riskli davranışlara özendirmesi, saldırganlığın ve saldırgan davranışların YouTube’daki rol modeller aracılığıyla öğrenilmesi, çocuk YouTube kanallarında hem sesli video hem de kişisel bilgilerin yer alması sebebiyle çocuk istismarına açık bir ortam yaratılması, toplumsal normlar açısından uygun olmayan rol modelleri çekici olarak sunması gibi sebeplerle çocukların sosyal duygusal gelişimini olumsuz etkileyebileceğini anlattı.

Dikkat, dikkati sürdürme ve odaklanma ile ilişkili problemler gözlemlenebilir!

Özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminin beyin gelişiminin en duyarlı olduğu dönem olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Bu dönemde çocuk için en önemli ihtiyaç, uyaran açısından zengin bir çevre ve sosyal etkileşimdir. YouTube gibi sosyal mecralar etkileşimden uzak, çocuğun pasif ve edilgen kaldığı bir deneyim sunduğundan bilişsel ve dil gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu etkiler özellikle; öz düzenleme becerilerinde yaşanan problemler, alıcı ve ifade edici dil becerilerinde gecikmeler, dikkat, dikkati sürdürme ve odaklanma ile ilişkili problemler olarak gözlemlenebilir.” diye konuştu.

Çocuğu sosyal hayattan izole edebiliyor

Bunun yanında sosyal etkileşimler içinde yer almanın çocuğun diğeriyle etkileşim kurma ile ilişkili becerilerini geliştirdiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “YouTube içeriklerini fazla izlemek, çocuğu sosyal hayattan izole edebilir. Ayrıca, çocuğun kendi hayal gücünü kullanması gereken durumlarda sunduğu hazır içeriklerle çocuğun hayal gücünü kısıtlayabilir.” ifadesinde bulundu.

Olumlu etkileri de var

Sağlıklı ebeveyn rehberliği sunulduğunda, Youtube içeriklerinin çocuk üzerinde birtakım olumlu etkileri görüldüğünü de dile getiren Dr. Asma, “Bunlar, çocukların öğrenmek istediği ve hatırlamaya çalıştığı her bilgiye, istedikleri zaman erişebilme imkânı sunması, akranlar ve arkadaşlar için bir sosyalleşme ortamı sağlaması, dizi, film gibi sosyal aktiviteler için ekonomik bir alternatif sunabilmesi, hobi ve ilgi alanları konusunda daha fazla bilgiye erişim imkânı sağlaması.” şeklinde konuştu.

Aile profili özelliği ile siber güvenlik imkanlarından yararlanılmalı

Günümüzde çocukların sosyal mecralardan ayrı düşünülemeyeceği göz önüne alındığında önemli olanın çocukların dijital iletişim araçlarını nasıl kullandığı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocukların YouTube’dan faydalanabilmesi ve zararlı içeriklerden korunması için ebeveynlere birtakım görevler düşmektedir. En başta ebeveynler kendileri bilinçli birer YouTube kullanıcısı olarak örnek olmalıdır, YouTube yetişkinlerin takip edebilecekleri ortak kullanım alanlarında izlemeli, çocuğa iyi ile kötü doğru ile yanlış videoyu ayırt edebilme, muhakeme etme becerisi kazandırılmaya çalışılmalı, mümkünse Youtube çocuk profili özelliğinde kullanılmalı, sakıncalı videolar ve içerikler için şifre koyulmalı, aile profili özelliği ile siber güvenlik imkanlarından yararlanılmalı, çocuğun erişim sağlayamayacağı videolar belirlenmeli, çocuğa alan açmakla beraber YouTube’da geçirdiği süre sınırlandırılmalı ve kayıt altında tutulmalı, çocuk kişisel bilgilerini açıklarken dikkatli olması konusunda uyarılmalı ve çocuğun Youtube kullanım alışkanlıkları gözlemlenmelidir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uzmanlardan ailelere uyarı! Fazla YouTube izlemek, çocuğu sosyal hayattan izole ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çocukların kafa travması geçirme riski daha fazla! https://kocaelibasin.com.tr/cocuklarin-kafa-travmasi-gecirme-riski-daha-fazla/ Thu, 30 Jan 2025 13:50:26 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/cocuklarin-kafa-travmasi-gecirme-riski-daha-fazla/ Özellikle açık hava aktiviteleri ve trafik kazaları nedeniyle kafa travmaları görülme oranının arttığına dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op.

Çocukların kafa travması geçirme riski daha fazla! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Özellikle açık hava aktiviteleri ve trafik kazaları nedeniyle kafa travmaları görülme oranının arttığına dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, “Travma sonrası devam eden veya giderek şiddetlenen baş ağrısı, bilinç kaybı, bulantı ve kusma, dengesizlik ve görme sorunları beyin travması şüphesini artırır.” dedi. Kafa travması şüphesi olan durumlarda hastanın hareket ettirilmemesi ve acil yardım ekiplerine haber verilmesinin hayati önem taşıdığını vurgu yapan Op. Dr. İdris Avcı, çocukların mutlaka koruyucu kask kullanması ve güvenli oyun alanlarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, kafa travmaları hakkında bilgi verdi.

Kafa travmaları ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir!

Kafa travmalarının, başa alınan darbe, düşme veya çarpma sonucu beynin zarar görmesi durumu olduğunu ifade eden Op. Dr. İdris Avcı, “Bu kısa veya uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir.” dedi. 

Özellikle açık hava aktivitelerinin beyin travması riskini artırdığına dikkat çeken Op. Dr. İdris Avcı, “Dalış, denize veya havuza atlama gibi su sporlarında, kafa üstü atlama sırasında boyun veya baş yaralanmaları yaşanabilir. Sığ suya atlama, ciddi beyin ve omurilik yaralanmalarına neden olabilir. Dağcılık, bisiklet, kaykay gibi aktiviteler, denge kaybı sonucu kafa travması riski taşır. Özellikle koruyucu ekipman kullanılmadığında, beyin travması riski ciddi boyutlara ulaşır. Trafik kazaları nedeniyle de kafa yaralanmalarının görülme oranını artırır. Uzun yol seyahatlerinde emniyet kemeri kullanımı ve çocukların doğru şekilde taşınması bu riski azaltmak için önemlidir.” şeklinde konuştu.

Bu belirtilere dikkat!

Baş bölgesine alınan bir darbenin ardından bazı belirtilerin beyin travması şüphesine yol açabileceğini aktaran Op. Dr. İdris Avcı, beyin travmasına işaret eden belirtileri şöyle sıraladı:

“Travma sonrası devam eden veya giderek şiddetlenen baş ağrısı, beyin kanaması gibi ciddi bir durumu işaret edebilir. Kısa veya uzun süreli bilinç kaybı, bulantı ve kusma, kişinin normalden farklı davranışlar sergilemesi kişinin yürüyüş dengesinde sorun yaşaması veya bulanık görme gibi belirtiler yaşaması, beyin travması şüphesini artırır.”

Hastayı hareket ettirmemek ve sağlık ekiplerine haber vermek önemli…

Kafa travması şüphesi olan durumlarda hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığına vurgu yapan Op. Dr. İdris Avcı, “Kaza sonrası ilk olarak hastanın baş ve boyun hareketleri en aza indirilmeli ve boyun stabil bir pozisyonda tutulmalı. Omurilik yaralanması şüphesi varsa hasta asla hareket ettirilmemeli.” uyarısında bulundu.

Bilinç kaybı, şiddetli baş ağrısı veya kusma gibi belirtilerin bulunması durumunda hemen 112 gibi acil yardım ekiplerinin aranması gerektiğini ifade eden Op. Dr. İdris Avcı, “Kafada şişlik veya morluk varsa, sağlık ekipleri gelene kadar bölgeye soğuk kompres uygulanabilir. Bu, şişliği azaltır ve ağrıyı hafifletir. Yine sağlık ekipleri beklenirken bilinci açık olan hasta sırt üstü yatırılmalı ve rahat bir pozisyonda kalması sağlanmalı. Kusma ihtimaline karşı hastanın başı yana çevrilebilir.” açıklamasını yaptı.

Çocuklarda kafa travması riski da yüksek

Çocukların yetişkinlere kıyasla daha yüksek beyin travması riski taşıdığının altını çizen Op. Dr. İdris Avcı, “Çocuklar düşme, çarpma ve hareketli oyunlar sırasında baş yaralanmalarına daha açıktır ve kafa kemikleri tam olarak gelişmediği için daha ciddi sonuçlarla karşılaşabilirler.” dedi.

Küçük çocukların, denge ve koordinasyonlarının tam anlamıyla gelişmemiş olduğunu dile getiren Op. Dr. İdris Avcı, bu nedenle ailelerin dikkatli olması gerektiğini söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Bisiklet, kaykay, paten gibi aktivitelerde çocukların mutlaka koruyucu kask kullanması gerekir. Kask, başa gelen darbeyi emerek beyin travması riskini önemli ölçüde azaltır. Çocukların oynadığı alanların güvenli olduğundan emin olunmalı. Sert zeminde oyun oynayan çocuklar, düşme sonucu ciddi kafa yaralanmalarına maruz kalabilir. Yumuşak yüzeyli oyun alanları tercih edilmeli. Evde veya dışarıda yüksek yerlerde oynayan çocuklar gözetim altında tutulmalı ve merdivenler, balkon gibi alanlarda güvenlik önlemleri alınmalı.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocukların kafa travması geçirme riski daha fazla! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İnegöl’ün Yeşil Alan Miktarı Türkiye Ortalamasından Yüzde 50 Daha Fazla https://kocaelibasin.com.tr/inegolun-yesil-alan-miktari-turkiye-ortalamasindan-yuzde-50-daha-fazla/ Tue, 21 Jan 2025 20:09:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/inegolun-yesil-alan-miktari-turkiye-ortalamasindan-yuzde-50-daha-fazla/ Her yıl şehre kazandırdığı yeşil alanlar ve koruluklarla İnegöl’ün yeşil alan miktarını arttıran İnegöl Belediyesi, 2024 yılında 1.

İnegöl’ün Yeşil Alan Miktarı Türkiye Ortalamasından Yüzde 50 Daha Fazla yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Her yıl şehre kazandırdığı yeşil alanlar ve koruluklarla İnegöl’ün yeşil alan miktarını arttıran İnegöl Belediyesi, 2024 yılında 1.124 yetişkin ağaç dikti. 1 yılda 29 bin 774 m2 yeşil alan üreten İnegöl Belediyesi’nin bu çalışmalarıyla Türkiye’de 2,5 m2 olan kişi başına düşen yeşil alan miktarı İnegöl’de 3,88 m2 olarak gerçekleşti.

Göreve geldiği ilk günden itibaren hedeflerinin İnegöl içerisinde yeşillikler oluşturmak değil, yeşiller içerisinde bir İnegöl olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Alper Taban, bu kapsamda 2024 yılında yapılan çalışmaları kamuoyu ile paylaştı. Park Bahçeler Müdürlüğü çalışmalarına ilişkin konuşan Başkan Taban, kişi başına düşen yeşil alan miktarı oranında Türkiye ortalamasının üzerinde seyredildiğini vurguladı.

 

İNEGÖL’DE 1 MİLYON 161 BİN 377 M2 YEŞİL ALAN VAR

Türkiye ortalamasında kişi başına düşen yeşil alan miktarının 2,5 m2 olduğunu belirten Başkan Alper Taban, “Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz bu alanda çok güzel çalışmalar ortaya koyuyorlar. Koruluklarımız, yeşil alanlarımız her geçen gün arttırılıyor. Arkadaşlarımız planlamalarımız doğrultusunda geleceğe nefes olacak çalışmalar yapıyor. Bunun sonucunda da 2024 yılı itibariyle ilçemizde kişi başına düşen yeşil alan miktarı 3,88 m2 olarak gerçekleşti. Bu oran ülke genelinde 2,5 m2. 2024 yılında Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz tarafından üretilen reorganize yeşil alan miktarı 29 bin 774 m2. Yine 2024 yılında 1.124 adet yetişkin ağaç dikildi. 2024 yılı sonu itibariyle de ilçemiz sınırları içerisinde belediyemize ait yaklaşık 1 milyon 161 bin 377 m2 reorganize yeşil alanımız mevcut” dedi.

 

9 AYRI NOKTADA 29 BİN 774 M2 YEŞİL ALAN ÜRETİLDİ

Bu oranlara erişilmesinde katkı sağlayan çalışmalardan da söz eden Başkan Alper Taban, “Park Bahçeler Müdürlüğümüz 2024 yılında 9 ayrı alanda koruluk ve yeşil alan düzenlemeleri yaptı. Fatih Mahallesi Veliler Caddesi koruluk alan düzenlemesi ile Fevzi Çakmak Caddesi Yokuşlar Cami çevre düzenlemesi, Yunus Emre Mahallesi Efendi Sokak koruluk alan düzenlemesi, Kemalpaşa Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı Çimen Cami çevre düzenlemesi, Akhisar Mahallesi Samsa Çavuş Aile Sağlığı Merkezi çevre düzenlemesi, Yeni Belediye Hizmet Binası yeşil alan ve peyzaj düzenlemesi, Heykel Meydanı yeşil alan ve peyzaj düzenlemesi, Merkez Park Projesi yeşil alan ve peyzaj düzenlemesi ile Gastro Kafe çevresi yeşil alan ve peyzaj düzenleme çalışmaları. 9 alanda toplamda 29 bin 774 m2 yeşil alan üretildi” diye konuştu.

 

KENT MEYDANI VE YENİ YAŞAM ALANI YEŞİLLE DONATILDI

Belediye Başkanı Alper Taban, yapılan çalışmalardan şehrin yeni merkezi, Kent Meydanı ve Yeni Yaşam Alanı projesinin düzenleme çalışmalarının hem yeşil alan miktarına hem de şehrin modern meydanına ciddi katkı sağladığını söyledi. Bu alanda yapılan çalışmaları ayrıca paylaşan Başkan Taban, “Yeni Belediye Hizmet Binası çevresinde toplam 10.350 m2 yeşil alan üretildi. Uygulama sırasında mevcut ağaçlar korunurken, ilave olarak 42 adet yetişkin ağaç ve 10.820 adet çalı türü bitki dikimi gerçekleştirildi. Aynı zamanda bina içerisinde iç mekan bitkilerine de yer verildi. Heykel bölgesinde ise 3.400 m2 yeşil alanda çalışılarak 34 adet yetişkin ağaç ve 4.125 adet çalı türü bitki dikimi gerçekleştirildi. Merkez Park projesinin olduğu alanda 2.500 m2 yeşil alan üzerinde çalışıldı. 16 adet yetişkin ağaç ve 2.547 adet çalı türü bitki dikimi yapıldı. Gastro Kafe bölgesinde de 2.215 m2 yeşil alanda çalışılarak; 45 adet yetişkin ağaç ve 2.175 adet çalı türü bitki dikimi yapıldı” açıklamalarında bulundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İnegöl’ün Yeşil Alan Miktarı Türkiye Ortalamasından Yüzde 50 Daha Fazla yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tiroid hastalıkları riski kadınlarda 5-10 kat daha fazla https://kocaelibasin.com.tr/tiroid-hastaliklari-riski-kadinlarda-5-10-kat-daha-fazla/ Thu, 16 Jan 2025 10:50:18 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tiroid-hastaliklari-riski-kadinlarda-5-10-kat-daha-fazla/ Boynun ön kısmında, gırtlağın hemen altında yer alan ve kelebek şeklinde bir bez olan tiroid; vücudun metabolizmasını, büyümesini ve gelişmesini düzenleyen hormonlar üretiyor.

Tiroid hastalıkları riski kadınlarda 5-10 kat daha fazla yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Boynun ön kısmında, gırtlağın hemen altında yer alan ve kelebek şeklinde bir bez olan tiroid; vücudun metabolizmasını, büyümesini ve gelişmesini düzenleyen hormonlar üretiyor.

Tiroid hastalıklarının kadınları 5-10 kat daha fazla etkilediğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ali Uğur Emre, “Tiroid hastalıklarının çoğunda genetik faktörlerin etkisi güçlü olmamakla beraber bu rahatsızlıklara sahip aile fertleri bulunanlarda, 40 yaş üstü kişilerde ve bağışıklık sistemi hastalıkları olanlarda diğer kişilere göre tiroid kaynaklı sağlık problemleri daha sık görülüyor” dedi.

Tiroid hastalığının türüne göre belirtilerin de farklılaştığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ali Uğur Emre, “Tiroid bezinin fazla çalışması; çarpıntı, aşırı terleme, sıcak basması, anksiyete, uyku sorunları, titreme, adet düzensizlikleri ve hızlı bağırsak hareketleri yani ishale yol açabiliyor. Buna karşın bu bezin daha az çalışması ise kilo artışı, halsizlik, depresyon, cilt kuruluğu, kabızlık ve ses kısıklığıyla kendini gösterebiliyor. Tiroid bezinin iltihaplanması boyun ağrısı veya boyun hassasiyetine yol açarken, nodül veya guatr varlığında ise boyunda şişlik, nefes darlığı, yutma güçlüğü, ses değişimi ve ağrı görülebiliyor” diye konuştu.

Kanser ve guatr tedavisinde cerrahi önemli

Tiroid bezi rahatsızlıklarının büyük bir bölümünde cerrahiye ihtiyaç duyulmadığını paylaşan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ali Uğur Emre, “Ancak biyopsi ile kanıtlanmış tiroid kanseri varlığı veya şüphesi durumunda tiroid bezinin tamamı veya bir kısmı alınır. Kanser dışında büyük ve semptomatik guatrlarda, Graves hastalığı veya toksik nodüler hastalık gibi hipertiroidi yaratan durumlarda da cerrahiye başvurulabilir. Cerrahi tedavinin boyutu; tiroid bezi hastalığının ne olduğuna, tipine ve yaygınlığına göre değişkenlik gösterebilir” açıklamasında bulundu. 

Geçici ses kısıklığı 6 ay sürebilir

Tiroid cerrahisi sonrasında geçici ses kısıklığının yüzde 1-10, kalıcı ses kısıklığının ise yüzde 1 civarında görülüğünü paylaşan Prof. Dr. Ali Uğur Emre, “Tecrübeli bir cerrah ve kullanılan sinir mönitörizasyon sistemleri, cerrahi sırasında ses kısıklığına yol açacak sinir hasarı riskini azaltmada etkili faktörlerdir. Tabii daha önce tiroid ameliyatı olmuş hastalara ilk operasyondan sonra tekrar cerrahi yapılması durumunda ses kısıklığı ihtimalinin daha yüksek olduğu bilinmeli. Bunun dışında cerrahiden sonra oluşan ve kalsiyum düşüklüğüne bağlı çoğu şikâyet normale döner ancak bazı durumlarda kalsiyum içeren ilaçlar ve aktif D vitamini ile takviye gerekebilir” dedi.

Tiroid ameliyatı esnasında ve sonrasında meydana gelebilecek en önemli komplikasyonların kanama, ses kısıklığı ve kalsiyum düşüklüğü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Uğur Emre, “Kalsiyum düşüklüğü, vücuttaki kalsiyum seviyelerini kontrol eden paratiroid bezlerin cerrahi sırasında etkilenmesinden dolayı ortaya çıkabilir. Tiroid bezinin yakınında bulunan sinirlerin zarar görmesi de geçici veya kalıcı ses kısıklığına neden olabilir ancak bu durum 6 ay içinde normale dönebilir” şeklinde konuştu.

Ameliyattan sonra 10 günde günlük yaşama dönülüyor

Tiroid cerrahisi öncesinde özel bir hazırlığa gerek olmadığını belirten Dr. Emre, “Ancak operasyona girmeden önce özellikle daha önce tiroid bölgesinde cerrahi uygulanmış hastalara, ses teli fonksiyonlarının değerlendirmesi önerilir. Hasta genellikle ameliyattan sonraki 10 gün içinde günlük işleri rahatlıkla yapacak duruma gelir. Cerrahi sonrası yara yerinde iz oluşumunu azaltmak için doğrudan güneş ışınından kaçınmak gerekir. İşlemden 6-8 hafta sonraki kan tahlillerinde her şey yolundaysa yapılabilecek boyun egzersizlerinin uygulanması da hareket serbestliğinin erkenden kazanılmasına yardımcı olur. İlerleyen dönemde ise yıllık ultrason ve kan testleri ile hastanın takip edilmesi gerekir” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tiroid hastalıkları riski kadınlarda 5-10 kat daha fazla yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2024 yılında 1.200’den fazla yabancı uzman, Rus eğitim tesislerinde ve Rus Nükleer Güç Santralleri’nde eğitim ve beceri geliştirme kurslarına katıldı https://kocaelibasin.com.tr/2024-yilinda-1-200den-fazla-yabanci-uzman-rus-egitim-tesislerinde-ve-rus-nukleer-guc-santrallerinde-egitim-ve-beceri-gelistirme-kurslarina-katildi/ Tue, 14 Jan 2025 22:18:23 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/2024-yilinda-1-200den-fazla-yabanci-uzman-rus-egitim-tesislerinde-ve-rus-nukleer-guc-santrallerinde-egitim-ve-beceri-gelistirme-kurslarina-katildi/ Rosenergoatom, uluslararası standartlara uygun olarak yabancı NGS personelinin kapsamlı eğitimi için gerekli tüm koşulları oluşturdu.

2024 yılında 1.200’den fazla yabancı uzman, Rus eğitim tesislerinde ve Rus Nükleer Güç Santralleri’nde eğitim ve beceri geliştirme kurslarına katıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Rosenergoatom, uluslararası standartlara uygun olarak yabancı NGS personelinin kapsamlı eğitimi için gerekli tüm koşulları oluşturdu.  

2024 yılında, 1.200’den fazla yabancı uzman, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’a bağlı Rosenergoatom A.Ş.’nin bir parçası olan Rosatom Teknik Akademisi ile Rus Nükleer Güç Santralleri ve Rosatom Elektrik Enerjisi Bölümü’nde eğitim ve beceri geliştirme kurslarına katıldı. 

Bu uzmanlar Türkiye, Mısır, Macaristan, Bangladeş, Belarus ve Çin’den geldi. Bazıları iş eğitimi programını tamamlarken, diğerleri ise gelecek yıl eğitimlerine devam edecek. Rosenergoatom ayrıca, çalışmalarını tamamladıktan sonra Belarus Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) çalışacak Belaruslu öğrencilere uygulamalı eğitim sunuyor.  

Rusya’daki NGS’ler ve yurt dışında inşa halindeki NGS’lerin işletilmesi konusundaki teorik eğitim, simülasyon tatbikatları ve pratik deneyim, öğrencilere, Rosatom tarafından ortak ülkelerde inşa edilen Rus tasarımı VVER-1200 güç ünitelerini güvenli ve etkili bir şekilde çalıştırmak için gerekli bilgi ve becerileri kazandırıyor. 

Eğitim programı, türbin ekipmanı operatörleri, reaktör ekipmanı montajcıları, kıdemli reaktör ve türbin kontrol mühendisleri, kimyagerler, elektrikçiler, radyasyon ve nükleer güvenlik uzmanları, çevre güvenliği uzmanları, NGS’lerde çalışan başmühendis yardımcıları dahil olmak üzere idari ve teknik personel gibi çeşitli meslekleri kapsıyor. Öğrenciler, su soğutmalı reaktörlü ünitelerin işletilmesi ve bakımı konusunda zengin deneyime sahip Rus uzmanların danışmanlığında eğitimlerini alıyorlar. Uluslararası meslektaşlarına, faaliyet halindeki NGS’lerdeki işin karmaşıklıklarını kavramalarına yardımcı oluyorlar. 

Operasyonel personelin eğitimine özel önem veriliyor. Stajyerler sadece Rus operasyon personeliyle birlikte çalışmakla kalmayıp nükleer enerji santrallerdeki operasyonel teknolojik ve güvenlik sistemlerini gözlemliyor, iş deneyimi kazanıyor, aynı zamanda ekip çalışması becerilerini de geliştiriyor.  

Ayrıca, yabancı NGS’lerin kontrol odalarında çalışan personelin hem normal çalışma koşullarında hem de olası acil durumlarda yapacakları eylemleri kas hafızalarına kazıyıncaya kadar, tam ölçekli bir simülatörde eğitim almaları zorunludur. 

AKKUYU NÜKLEER A.Ş. türbin salonunda türbin ekipmanı operatörü olarak çalışan Mahmut Ali Durukan, “Rus üniversitesinde, çok çeşitli konularda sağlam bir bilgi temeli edindik. Şimdi, Rus nükleer uzmanlarıyla yaptığımız iş birliği sayesinde, onların nükleer enerji alanında yıllar içinde geliştirdikleri teknolojiler ve uzmanlıklar hakkında bilgi edinmek konusunda eşsiz bir şansa sahibiz” dedi.  

Rosenergoatom Personel Eğitim Departmanı Yabancı NGS Personel Eğitimi Başkanı Alexander Vysochin, “Gerekli tüm eğitim araçlarına, uzman eğitmenlere, eğitim ve metodolojik bir temele sahibiz. Ayrıca, faal durumdaki santrallerde eğitim fırsatları sunuyoruz. Teori ve pratik deneyimin birleşimi, öğrencilerin yüksek düzeyde uzmanlık kazanmalarını sağlıyor” ifadelerini kullandı.  

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

2024 yılında 1.200’den fazla yabancı uzman, Rus eğitim tesislerinde ve Rus Nükleer Güç Santralleri’nde eğitim ve beceri geliştirme kurslarına katıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ön çapraz bağ kopma riski kadınlarda 4 kat daha fazla https://kocaelibasin.com.tr/on-capraz-bag-kopma-riski-kadinlarda-4-kat-daha-fazla/ Wed, 08 Jan 2025 10:40:36 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/on-capraz-bag-kopma-riski-kadinlarda-4-kat-daha-fazla/ Ön çapraz bağ kopması, sporcular arasında yaygın görülen ciddi bir diz yaralanmasıdır.

Ön çapraz bağ kopma riski kadınlarda 4 kat daha fazla yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ön çapraz bağ kopması, sporcular arasında yaygın görülen ciddi bir diz yaralanmasıdır. Bu rahatsızlığın en sık yirmili ve otuzlu yaşlarda görüldüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin, “Bu tür yaralanmalara, yapısal özellikleri sebebiyle kadın sporcularda erkek sporculara göre 4-8 kat daha fazla rastlanıyor” dedi.

 

Diz içindeki dört ana bağdan biri olan ön çapraz bağlar, diz ortasında çapraz hareket ederken aynı zamanda dizin stabilitesini koruyarak dönebilmesini sağlıyor. Bu bağların kopmasının aşırı gerilmeye bağlı olarak gerçekleştiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin, “Bu durum genellikle futbol gibi rekabetçi sporlarda temas veya darbe gibi ters hareketlerin neticesinde meydana gelebiliyor” açıklamasında bulundu.

 

Ani hareketlerden uzak durulmalı

Bu tür zedelenmelerin koşarken yön değiştirmek için aniden yavaşlamayla da ortaya çıkabildiğini hatırlatan Op. Dr. Davud Yasmin, “Ayak sabit dururken bir darbe veya temas olmasa da ani dönme hareketleri, sıçrama sonrası dize kontrolsüz yüklenme, trafik kazaları, yüksekten düşme veya endüstriyel kazalar sonrasında da ön çapraz bağ kopmaları ortaya çıkabilir” diye konuştu.

 

Fiziksel aktivite esnasında dizden gelen sese dikkat

Dizde hızla şişme, uyuşma ve boşa basma hissi, şiddetli ağrı, hareket alanı kaybı, yürürken rahatsızlık, fiziksel aktivite esnasında diz içinden ses gelmesi ve aktiviteye devam edilememesi gibi belirtilerin önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. Davud Yasmin, “Hastalığın tanısında ortopedi uzmanının yapacağı fiziki muayene çok önemli. Muayenede bazı özel testlerle çapraz bağ yırtığının olup olmadığı anlaşılabilir. Diz çok ağrılı olduğu için yeterli bir muayenenin yapılamadığı durumlarda ise ikinci muayene tanı koydurucudur. Doktor benzer belirtilerle ortaya çıkabilen farklı diz rahatsızlıklarından şüphelenirse görüntüleme yöntemlerinden de faydalanılabilir” dedi.

 

Tedavi hastanın yaşına göre değişiyor

Ön çapraz bağ yaralanmalarında hastanın yaşının ve aktivite durumunun tedavi seçiminde önemli olduğunun altını çizen Yasmin, “Genç, spor yapan veya aktif yaşam tarzına sahip bireylerde bu rahatsızlığın tedavisi genellikle cerrahidir. İleri yaşta olup yüksek aktivite seviyesinde olmayan, spor yapmayan veya günlük yaşamda dizinde boşluk ve emniyetsizlik gibi yakınmaları olmayan bireylerde cerrahi tedavi yapılmayabilir. Çocuklarda meydana gelen kopmalarda ise, ilerleyen dönemlerde kalıcı diz hasarları oluşmaması için günümüz teknolojisi sayesinde çocuk cerrahileri gerçekleştirilebiliyor” dedi.

 

Spora dönmek 6 ayı bulabilir

İyileşme süresinin, uygulanan tedaviye göre değişkenlik gösterse de ortalama olarak 3 ay olduğunu paylaşan Yasmin, “Ön çapraz bağ yırtılması yaşayan sporcuların spora tam olarak geri dönebilecekleri kesin bir tarih verilemese de bağların yeniden yapılanması zaman alacağı için ortalama olarak 6 aylık bir süreçten bahsedilebilir” dedi.

 

Cerrahi sonrası erken dönem fizik tedavi uygulamalarının, rehabilitasyon sürecindeki en önemli aşamalardan biri olduğunu vurgulayan Op. Dr. Davud Yasmin, “Bu sürecin doğru ve etkili şekilde yönetilmesi ameliyatın kendisi kadar önemli. Ayrıca erken dönemde koltuk değneği kullanılması ya da buz ve bacağa elevasyon yapılması tedaviyi ciddi şekilde destekler” açıklamasında bulundu.

 

Tedavi edilen bağlar yeniden kopabilir

Ön çapraz bağ yırtılması yaşayan kişinin her zaman tekrar yaralanma riskinin bulunduğunu hatırlatan Op. Dr. Davud Yasmin, “Egzersizlerin ihmal edilmeden yapılarak bacak kaslarının kuvvetlendirilmesi, spor öncesi mutlaka esneme ve ısınma hareketlerinin yapılması ve özellikle düşmeye yönelik teknikler geliştirilmesi yeniden yaralanmaları engellemede faydalıdır” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ön çapraz bağ kopma riski kadınlarda 4 kat daha fazla yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>