?>
?>
Fedakârlık yapmak, sadece başkaları için değil, aynı zamanda kendin için de anlam taşır. Rüyalar, çoğu zaman, içimizdeki cesareti ortaya çıkarır. Kendimizi nasıl bir fedakârlıkla ifade edebileceğimizi sorgularken, aslında kendi değerimizi de keşfederiz. Bir rüyada sevdiğin için ne kadar mücadele ettiğini görmek, içsel gücünü hissetmeni sağlar. Peki, bu fedakarlık her zaman karşılık bulur mu? Hayatın gerçekleri, rüyaların getirdiği umutla bazen çelişebilir. Ancak rüyalar, içsel yolculuğumuzda önemli bir pusula gibidir.
Rüyada aşk uğruna fedakârlık, duygusal derinliğin ve bağlılığın simgesidir. Kimi zaman bu rüyalar, gözlerimizi kapattığımızda bile sürmesini istediğimiz hikâyelerin başlangıcını işaret eder. Hissettiğin bu derin bağlılık, belki de hayatındaki en değerli şeyin peşinden koşmanın bir yolunu açar. Rüyalarındaki aşk ve fedakârlığın, yaşamına nasıl yön vereceğini düşünmek, seni daha güçlü kılacaktır.
Rüyalar, bazen bizim en derin duygularımızın, özellikle de aşkın, sergilendiği sahneler olur. Peki, rüyalarımızda yaşadığımız bu aşk, gerçek hayatta ne kadar etkili? Fedakarlığın sınırları konusunu ele alalım. Birinin hayatınızda ne kadar önemli olduğu, davranışlarınıza ve rüya dünyanıza nasıl yansır?
Bir düşünün; sevdiğiniz kişinin mutluluğu her şeyden önce geliyor. Onun için yaptığınız fedakarlıklar, belki de uykuya dalarken bile rüyalarınıza yansıyor. Rüyalarımızda, bazen onlara olan aşkımızı tatlı bir şekilde ifade ediyoruz, bazen de kayıplarımızı ve özlemlerimizi acı bir şekilde yaşıyoruz. Yani, rüyalarımız, duygusal birer sünger gibi, içimizdeki aşkı sızdırıyor.
Rüyalar, her zaman gerçeğin bir yansıması mı? Belki de sadece kaçış yolları. Mesela, sevdiğiniz kişinin sizin için yaptığı fedakarlıkları düşündüğünüzde, bu düşünceler rüyalarınıza nasıl bir renk katıyor? Hatta belki de, idealize edilmiş bir sevgili tasviri ile uyanıyorsunuz ve sabah buna dair bir umut taşıyorsunuz. Ama bu güç, gerçek hayatta ne kadar sürdürülebilir?
Aşkın fedakarlıkla olan ilişkisi, rüyalarımızda bir puzzle gibi. Bazen mücadeleler ve zorluklarla dolu bir hikaye; bir başkasında ise sınırsız bir mutluluğun kapılarını aralayan bir senaryo. Sanırım önemli olan, bu rüyaların bizi nasıl etkilediği ve nereden geldiğidir. Kimi zaman bir başka ruhun derinliklerine inmek, kimi zaman da kendimizi yeniden keşfetmek için bir fırsat sunar rüyalar. Ve tüm bunlar, aşkın fedakarlık boyutunu sorgulamak için harika bir zemin oluşturur.
Aşkta fedakarlık, karşılıklı özveri demektir. Sevgilinizin ihtiyaçlarını düşünmek, onların hayallerini desteklemek, ilişkiyi canlandırmak ve derinleştirmek için önemli bir adımdır. Düşünün, bir arkadaşınız için ne kadar uzaklara gitmeye hazırsınız? İşte aşk da tam olarak böyle bir yoğunluk gerektiriyor. Rüyada fedakarlık, karşı tarafın mutluluğunu kendi mutluluğunuzdan önde tutmayı gerektiriyor. Bunu yapmak, aranızda görünmeyen fakat hissedilen bir bağ oluşturur.
Örneğin, yoğun bir iş gününden sonra sevgilinizin kendini iyi hissetmesi için ona sürpriz bir akşam yemeği hazırlamak ya da küçük ama anlamlı hediyelerle onu mutlu etmek, bu fedakarlığın birer örneğidir. Bu tür eylemler, sevginizin ne kadar derin olduğunu ortaya koyar. Eğer bir ilişkinin sadece yüzeysel kalmasını istemiyorsanız, duygularınızı ifade ederken kendinizden bir şeyler katmaktan çekinmeyin.
Elbette, her zaman fedakarlık yapmak kolay olmayabilir. Bazen kendi isteklerimizden vazgeçmek zorlayıcı olabilir. Ama düşünün, gerçek anlamda sevmek, bazen bir adım geriye çekilmek demektir. Aşk, sadece duygu değil, aynı zamanda bir eylem biçimidir. Hislerinizi göstermek için mutlaka büyük fedakarlıklar yapmanız gerekmiyor; günlük hayatta küçük jestlerle de aşkınızı güçlendirebilirsiniz.
Hepimizin rüyalarında dolaşan o muhteşem aşk hikayeleri, bazen o kadar gerçekçi hissediliyor ki, uyanınca bile etkisinden kurtulamıyoruz. Peki, bu rüya dünyasında aşkın anlamı ne? Fedakarlığın ardındaki gerçekleri keşfetmek için biraz derinlere inelim. Rüyalarımızda gördüğümüz romantik anlar, çoğu zaman hayallerimizin bir yansıması değil mi? Özellikle birine olan sevgimizi ifade etme şeklimiz, rüyalarımızda daha da belirginleşiyor.
Bu enteresan dünyada, fedakarlık genelde iki farklı şekilde tezahür eder. Birincisi, sevdiğimiz insan için kendi ihtiyaçlarımızdan vazgeçmek; ikincisi ise, aşk uğruna zorluklarla yüzleşmektir. Ama bu durumu nasıl değerlendirmeliyiz? Özellikle sevgilimizin mutluluğu için kendi mutluluğumuzu geride bırakmak, bazen yararlı ama çoğu zaman zararlı olabilir. Elbette ki, insanlar arasındaki bağları güçlendiren fedakarlıklar, ilişkilerin temel taşıdır. Ancak, sürekli vermek ve hiç almak, dengeyi bozabilir.
Rüyalarımızda yaşadığımız aşk hikayeleri, aslında içsel duygularımızın bir ifadesi. Kendimizi bir rüya gibi hissederken, hayal gücümüzün sınırlarını zorlayarak, en derin arzularımızı keşfediyoruz. Bu gerçeklik ve hayal arasındaki ince sınır, birbirimizi anlama çabamıza ışık tutuyor. Rüyalarımızda yaptığımız fedakarlıklar, gündelik yaşamda daha gerçekçi ve somut hale geliyor. Nasıl mı? İşte burada, bu rüya dünyası ile gerçek hayat arasındaki bağın derin anlamı yatıyor.
Yine de, aşkın gerçek davetiyesi sadece rüyalarda değil. Fazlasının, anlam kazanması ve oldukça özel bir şekilde yaşanması gerektiğini unutmamak önemli. Kendi sınırlarımızı bilmek ve sevdiklerimiz için sağlıklı fedakarlıklar yapmak, kalpten kalbe giden yolu açıyor. Bu yolculukta, aşk ve fedakarlık arasında gidip gelirken, duygularımıza rehberlik etmek, rüya dünyamızın da en önemli gerçeği haline geliyor.
Aşk, rüyaların belki de en yaygın temalarından biri. Sevdiğimiz kişinin yüzünü görmek, ona olan sevgimizi pekiştiriyor. Ancak bu rüyalar genellikle basit değil. İçinde karmaşık duygularla birlikte, aşkın getirdiği sorgularla dolu. Kimi zaman kaybetme korkusu, kimi zaman bağlanma isteği rüyalarımızda yoğun bir şekilde dile getiriliyor. Aşk rüyaları, kişisel ilişkilerimizin dinamiklerini de sorgulamamıza yol açıyor; “Onu neden seviyorum?” veya “Bu ilişki bana ne katıyor?” gibi sorular peş peşe geliyor.
Fedakarlık, aşkın doğal bir parçası. Rüyalarımızda, bazen kendimizi başkaları için feda ederken buluyoruz. Öyle ki, karşımızdaki kişinin mutluluğu uğruna düşündüğümüzden daha çok özveride bulunuyoruz. Bu tür rüyalar, gerçek hayatta da fedakarlık yapma arzusunu yansıtıyor. “Gerçekten onu seviyor muyum?” sorusuyla başlayan bir iç sorgulama, rüyalarımızdaki fedakarlık motifleriyle birleşiyor. Aşk içinde kaybolmak, aynı zamanda bu özverilerin arka planındaki duygusal çatışmaları da beraberinde getiriyor.
Aşk ve fedakarlık temaları rüyalarımızda karmaşık bir şekilde iç içe geçmiş durumda. Bu derin duygular, hem günlük yaşamımızda hem de bilinçaltımızda sürekli olarak döngü halinde. Duygusal bağlarımızın nasıl şekillendiğini anlamak için, rüyalarımızda bu temaların izini sürmek önemli bir adım. Rüyalarımız belki de aslında, ilişkilerimizin gerçek yüzünü keşfetme yolunda bir pusula işlevi görüyor.
Rüyada aşk uğruna fedakarlık yapmak, genellikle ilişki bağlarımızın güçlendiğini gösterir. Sevdiğimiz kişi için bir şeylerden vazgeçmek, aslında o kişiyle olan bağımızın derinleştiğinin bir işareti. Düşünsenize, hayatınızda önemli biri varken, onun mutluluğu için her şeyi göze almak harika bir duygu değil mi? Bu tür rüyalar, kendimizin ne kadar sevgi dolu ve anlayışlı olduğunu hatırlatır. Bir tür özveriyle, sadece karşıdakinin değil, kendimizin de duygusal ihtiyaçlarını karşılayarak daha sağlıklı bir ilişki kurmamıza yardımcı olabilir.
Ancak, aşk uğruna yapılan fedakarlıkları sorgulamadan kabul etmek, bazı olumsuz sonuçlar doğurabilir. Rüyada fedakarlık yapmak, bazen arka planda bastırılmış duyguların dışa vurumu olabilir. Kendi ihtiyaçlarımızı geri plana atmak, zamanla hayal kırıklığı ve öz güven kaybına yol açabilir. Yine de, sürekli vermek, karşılığında bir şeyler almak isteği doğurabilir; bu da dengesiz ilişkilere neden olabilir. Şimdi, düşündüğünüzde, gerçekten nihai mutluluğunuz için ne kadar fedakarlık yapmalısınız?
Bu rüyalar, aşk ve fedakarlık arasındaki ince çizgiyi keşfetmemize olanak tanır. Rüyalarımızdaki bu derin dünya, duygusal yaşamımızda ayna gibi karşımıza çıkarak, hangi yolda ilerleyeceğimizi sorgulamamıza yardımcı olur.
Rüyada aşk uğruna fedakârlık yapmak, kişinin sevdiği için özveride bulunma isteğini ve duygusal bağlılığını simgeler. Bu rüya, ilişkide derin bir sevgi, sadakat ve karşılıklı anlayış arayışını ifade eder. Aynı zamanda, rüyayı gören kişinin içsel duygusal çatışmalarını da yansıtabilir.
Rüyada aşk fedakarlığı yaşamak, genellikle kişinin ilişkisindeki duygusal derinliklerini, sevgi ve bağlılık hislerini yansıtır. Bu tür rüyalar, kişinin fedakarlık yapma arzusunu, özverisini ve ilişkisindeki güçlü bağları simgeler. Aynı zamanda, bireyin kayıplar, hayal kırıklıkları veya duygusal zorluklarla yüzleşme ihtiyacını da gösterebilir.
Aşk uğruna fedakârlık, genellikle derin duygusal bağlılık ve özverinin bir sonucudur. Rüyalardaki bu tema, kişinin ilişkilerindeki bağlılık düzeyini, içsel çatışmalarını ve duygusal durumunu yansıtır. Psikolojik açıdan, bu tür rüyalar, kişinin sevgi ve ilişki dinamiklerini çözümleme çabasını gösterir.
Rüyada aşk için yapılan fedakârlıklar, kişinin duygusal bağlılıklarının ve ilişkilere olan tutkusunun bir yansımasıdır. Bu rüyalar, bireyin sevdiği için neleri göze alabileceğini ve aşkın değerini sorguladığını gösterir. Aynı zamanda, içsel huzuru arayış ve duygusal dengede kalma isteğinin de bir işareti olabilir.
Rüyada sevgili için fedakarlık görmek, genellikle ilişkinin derinliğini ve bağlılığı simgeler. Bu tür rüyalar, karşılıklı duygu ve anlayışın varlığını gösterirken, aynı zamanda ilişkinizdeki zorluklarla başa çıkma isteğinizi de yansıtabilir. Ancak, aşırı fedakarlık varsa, bu durumun sağlıklı olmadığına dair bir uyarı niteliği taşıyabilir.
Rüyada Aşk Uğruna Fedakârlık yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Rüyada yaşanan aşk temalı fedakârlık, bilinçaltınızdaki duygusal yükleri açığa çıkarabilir. Bazen, bir kişinin mutluluğu için her şeyi göze almak, içsel bir huzur getirebilir. Rüyada bu tür bir fedakârlık yapmak, kendimizi sorgulamaya ve içsel değerlerimizi netleştirmeye itebilir. Çünkü aşk, çoğu zaman bir seçimler bütünü demektir. Sevdiklerimizi korumak ve onlara destek olmak için yapılan fedakârlık, bir nevi ruhsal bir dostluktur.
Rüyanızda aşk için fedakârlık yaptığınızı görmek, bilinçaltınızın size iletmek istediği mesajdır. Bu durum, güçlü bir bağlılık hissettiğinizi gösterebilir. Belki de yaşamınızda böyle bir fırsatın peşindesiniz ve içsel olarak bunu yaşamınıza dahil etmek istiyorsunuz. Rüyalarımız, sevgi ve fedakârlık konularında düşünmemiz için bize mecra sunar. Ne dersiniz? Bu rüyalar, duygusal derinliğimizi kavramamıza ve ilişkilerimizi gözden geçirmemize yardımcı olabilir mi?
Aşk, birçok kişi için fedakarlık demektir. Ama bu fedakârlık nedir? Rüyalarımızda sevdiğimiz kişi için her türlü akıl almaz şeyi yaptığımızı; onun için mücadele ettiğimizi görmek, aslında içimizdeki duyguları yansıtıyor. Rüyalar, bazen içsel bir yolculuğa çıkmamıza sebep olur ve bu yolculukta ne kadar bağlı olduğumuzu keşfederiz. Aşkın gerçek anlamda ne kadar derin olabileceğini anlamak için, rüyalar bize bir ayna tutar.
Hayal gücümüz rüyalarımızın temeli. Rüyalarımızda, bazen mucizeler yaşarız; sevdiğimizle güneşin altında dans etmek ya da yıldızların altında kaybolmak gibi. Bu gibi anlar, aşkın ne denli tutkulu ve büyülü olduğunu gösterir. Bu büyü, rüyalarımıza sızar ve rüyalar, bizim duygusal durumumuzu ortaya koyar. Aşkın fedakarlığı, belki de bu rüyalarda saklıdır. Sevdiğimiz için neleri göze alabileceğimizi, hayal etme özgürlüğü verir bize.
Ancak rüyaların bir sınırı yoktur; sınırlarımızı zorladığımızda, gerçek yaşamda nasıl bir fedakarlılıkta bulunabileceğimizi sorgularız. Gerçek hayatta, belki de rüyalarımızın ve hayal gücümüzün oluşturduğu cesareti bulamıyoruz. Düşüncelerin, duyguların ve hayallerin bir araya gelmesi gerekir; işte o zaman aşkın ve fedakarlığın yolu açılır. Rüyalar, bu karmaşık evrende ruhumuzun derinliklerine dalmamıza yardımcı olur.
Düşünün, sevdiğiniz biri için neler yapardınız? Rüyanızda onun için bir tehlikeden kaçınmak ya da ona mutluluk sağlamak adına bir şeyler yapmak, gerçek hayatta hissettiğiniz derin bağlılığın bir yansıması olabilir. Bu gibi rüyalar, sadece aşkın kendisini değil, aynı zamanda ilişkiye olan bağınızı ve o kişiye olan özleminizi de simgeler. Rüyada yapılan fedakârlık, ayrıca kişisel gelişimin de bir parçasıdır. Belki de bu rüyalar, kendinizi tanıma yolculuğunuzda bir kilometre taşıdır.
Bir diğer taraftan, aşkın gölgesinde yapılan fedakârlıklar, bazen karamsarlığı da beraberinde getirebilir. Sevgiyi beslemek için ortaya koyduğumuz çaba, eğer karşılıksızsa, ruh halimizi olumsuz etkileyebilir. Rüyalar, bu duyguların içsel çatışmasını yansıtmak için harika bir araçtır. Yani, rüyalarınızda aldığınız kararlar ve yaptığınız fedakârlıklar, gerçek hayatta nelerin peşinde koştuğunuzu düşündürtebilir.
rüyada yapılan fedakârlıklar, aşkın doğasının karmaşıklığını anlamamıza yardımcı olur. Bu rüyalar, derin duyguların dışavurumu olup, aşkın sunduğu güzellikler kadar zorlukları da gözler önüne serer. Sizce de rüyalar, aşkın gizemini çözmemiz için önemli bir anahtar değil mi?
Rüyanızda sevdiğiniz biri için bir şeyler feda ettiğinizi görüyorsanız, bu genelde derin bir bağlılığın işareti. Aşk için fedakârlık, sadece bir nesne veya zamanı değil, duygusal zenginliği de sembolize ediyor. Düşünsenize, sevdiğiniz kişiyi mutlu etmek uğruna kendi isteklerinizi bir yana bırakmanız, gerçekten de bir aşkın büyüklüğünü gösteriyor. Bu durum, ilişkiye verdiğiniz değerin bir göstergesi olabilir.
Ancak, her rüya her zaman olumlu bir mesaj taşımaz. Eğer rüyanızda fedakârlığın size getirdiği yükü hissediyorsanız, bu aşkta kendinizi kaybetme korkusunu temsil edebilir. Peki, bu sağlıklı mı? Bazen, sınırlar koymak gerekebilir. Unutmayın ki, sevgi karşılıklı bir denge gerektirir.
Rüyalarımızda aşk için yaptığımız fedakârlıklar, aynı zamanda kendi iç yolculuğumuzun bir yansımasıdır. Belki de hayatta bazı şeylerden vazgeçmek zorunda kalıyoruz. Bu fedakârlıklar, kişisel gelişimimize de katkıda bulunabilir. Rüyada böyle bir durum görmek, özünüzdeki kaygıları ortaya çıkarabilir. Kimi insanlar için, rüyalar aracılığıyla bu duyguların farkına varmak, gelecekteki ilişkileri daha sağlıklı hale getirmek adına bir adım olabilir.
Rüyalarımız sadece geceyi aydınlatan hayaller değil; aynı zamanda ruh halimizin, korkularımızın ve isteklerimizin bir yansımasıdır. Rüya yorumları, içsel yolculukta bir pusula işlevi görebilir.
Birçok insan, rüyalarında sevdiklerine yönelik özverilerde bulunur. Ancak bu fedakarlıklar sadece hayalden ibaret mi, yoksa gerçek yaşamda da bu tür duygusal bağlar kurabiliyor muyuz? Rüyalarımız, bilinçaltımızın bir tür sahnesi gibidir; burada aşk, kayıplar, acılar ve mutluluklar oynanır. Kimi zaman kendimizi bir aşk hikayesinin içinde buluruz, kimi zaman da başkalarının acılarına tanıklık ederiz.
Mesela, rüyada sevdiğin kişinin senin için bir şeyler feda ettiğini görmek, çok güçlü bir mesaj taşıyabilir. Bu rüya, gerçek hayatta o kişiyle olan bağınızın derinliğini gösterir. Ya da sevdiklerin için kendi mutluluğunu ertelediğini görmek, aslında içsel bir çatışmanın da habercisi olabilir. Belki de hayatında dengeyi bulma zamanın gelmiştir.
İlişkilerdeki fedakarlıklar, genellikle olgunluğun bir göstergesidir; ama her fedakarlık doğru mu? Rüyalarımız, bu sorulara yanıt aradığımız birer yolculuğa dönüşebilir. Kimi zaman aşkın bedeli ağır olabilir, bu noktada kendimizi sorgulamak kaçınılmazdır.
Bitiş noktası belirsiz bir yolculuğun içindeyiz. Rüyalarımızda aşk fedakarlığının anlamını çözmeye çalışırken, içsel sesimizi dinlemeyi unutmamalıyız. Şu an tam olarak nerede durduğumuzu anlamak, belki de hayatımızı değiştirecek adımlar atmamıza olanak tanır.
Rüyada aşk için fedakârlık yapmak, derin duygusal bağlılık ve sevgi göstergesi olarak yorumlanır. Bu rüya, kişinin ilişkisine olan bağlılığını ve sevgisini simgelerken, aynı zamanda kendini başkaları için feda etmeye hazır olduğunu da ifade eder. Aşkın değerini ve ilişkideki özverinin önemini vurgular.
Rüyada aşk için yapılan fedakârlıklar, kişinin gerçek hayatta ilişkilerine olan bağlılığını ve özverisini simgeler. Bu rüya, sevgiyi ve yakın ilişkileri öncelik haline getiren bireylerin ruh halini yansıtır. Aynı zamanda, yapılan fedakârlıkların karşılık bulacağına dair bir umut ile kişinin içsel çatışmalarını ifade eder.
Rüyada fedakârlık yapmak, genellikle kişinin ilişkilerinde derin bağlılık ve sevgi hisleri taşıdığını gösterir. Bu tür rüyalar, ilişkide verme ve özveride bulunma isteğini simgeler. Aşk yaşamında daha uyumlu ve anlayışlı olmak gerektiğinin bir işareti olabilir.
Rüyada aşk için fedakarlık yapmak, gelecekteki ilişkilerde sevgi ve bağlılığın artmasına işaret eder. Bu rüyalar, kişinin duygusal derinliğini ve başkaları için yapabileceği özverileri gösterir. Aynı zamanda, yaşanacak zorluklara rağmen sabırlı olunduğunda, daha sağlıklı ve güçlü ilişkilerin kurulabileceğini simgeler.
Rüyada fedakârlık görmek, genellikle kişinin hayatında bazı duygu ve düşüncelerin ön plana çıktığını gösterir. Kimi zaman bu rüya, başkaları için yapılan özverilerin, kişinin ruhsal durumunu etkileyebileceğine işaret eder. Rüyada fedakârlık, zorluklar karşısında dayanıklılığı, fedakâr olmayı ya da başkalarının ihtiyaçlarına duyarlılığı simgeler. Bu tür rüyalar, kişiye kendi kararlılıklarını ve değerlerini sorgulama fırsatı sunabilir.
Rüyada Aşk İçin Fedakârlık yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Baraçlı: Çanakkale Zaferi bir fedakârlık zinciridir
‘İyilik Kılavuzu’ takımlarının katıldığı Çanakkale Şehitleri anma programında konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, “Çanakkale Zaferi bir fedakârlık zinciridir. Bizler de bu fedakârlık zinciri içerisinde birer halkayız. Bu kavram içerisinde hareket ettiğimizde iyiliklerimizi sınır tanımaz hale getiriyoruz” dedi.
TÜRKİYE’DE İLK DEFA UYGULANIYOR
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferinde “Sözünü tut, sözünü hatırla, kendine bir iyilik yap” ana sloganıyla ‘İyilik Kılavuzu’ projesini hayata geçirdi. Türkiye’de ilk defa uygulanan bir yarışma yöntemiyle ‘iyilik’ fikrini merkeze alan ‘İyilik Kılavuzu’ takımlarının katılımıyla 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Programı gerçekleştirildi. Çanakkale Zaferi’nin 110. yıl dönümünde Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, eğitmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.
PERFORMANS AYAKTA ALKIŞLANDI
İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda ‘İyilik Kılavuzu’ öğrencilerinin sergilediği Çanakkale Şehitleri temalı teatral performans katılımcılar tarafından büyük alkış aldı. Öğrenciler sergiledikleri performansla adeta Çanakkale Zaferi ve o dönem yaşanan zorlukları izleyicilere yaşattı. Çanakkale filmi gösterimi ile devam edilen programda ‘İyilik Kılavuzu’ öğrencilerinin seslendirdiği Çanakkale Şehitleri şiiri ve Çanakkale türküsü hep bir ağızdan söylendi.
“GENÇLER İYİLİK YARIŞI İÇERİSİNE GİRMELİ”
Programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı şu ifadeleri kullandı: “Geçmişten ders aldığımız zaman geleceğe yönelik planlamalar yapmak bizi daha farklı boyutlara taşır. Salonu dolduran İyilik Kılavuzu Hareketi gençleri iyilik yaparken iyilik yarışı içerisine de girmeli. Sahnede gördüğümüz 33 tane başlık var. Herkes farklı projelerde farklı çalışmalar içerisinde bulunuyor. Bunların içerisinde unuttuğumuz ama sizlerin unutmayacağı ve unutturmayacağı bereket, ihsan, infak gibi görevler var. Bizler bereket kavramını yaşarken aynı zamanda ihsan kavramından da ödün vermememiz gerekir. İhsan kavramı da Allah görüyormuşçasına ibadet etmek ve yaşamaktır. Bizler bu kavram ve anlayış içerisinde hareket ederken infakı unutmamamız, yani insanlara hayırda yarışacak şekilde yardım etmemiz ve onları güzelliğe yönlendirmemiz gerekiyor.
“İYİLİK HAREKETİ DÜNYAYA YAYILABİLECEK POZİSYONDA”
Başlattığımız iyilik hareketi ancak Çanakkale ruhuyla gerçekleşebilir. Bu projeyi çalışma arkadaşlarımız bize sunduğunda başta başkanımız Tahir Büyükakın olmak üzere sonuna kadar destek verdik. Böyle bir projenin Kocaeli’de gerçekleştirilmesi bizleri ayrıca heyecanlandırıyor. Çünkü bu iyilik hareketi Türkiye’ye, hatta dünyaya yayılabilecek bir pozisyonda. Biz de bu amaçla çalışıyoruz. Gelecekte sizlerin yönetici olacağı şehirlerde bu hareketi yaygınlaştırarak güzel ahlaklı insanların olduğu bir ortamı oluşturacağız. Çanakkale Zaferi bir fedakârlık zinciridir. Bizler de bu fedakârlık zinciri içerisinde bir halkayız. Bu kavram içerisinde hareket ettiğimizde iyiliklerimizi sınır tanımaz hale getiriyoruz. Bugün Filistin’de yaşananlar bizi farklı boyutlara taşıyor. Buradaki katliamı göz ardı edip görmezden gelmek insanlık anlayışımızın dışındadır. Bu katliamı lanetliyoruz. Hep beraber bu noktada tavır almamız gerektiğini hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor.
“KADİR GECESİNDE BÜYÜK BİR ORGANİZASYON OLACAK”
İnşallah önümüzdeki süreçte de bin aydan daha hayırlı olan Ramazan ayının 27. gecesinde yani en önemli gecesi olan Kadir gecesinde iyilik hareketinin büyük bir organizasyonunu daha gerçekleştireceğiz. İnşallah bu programda da hep beraber oluruz diyoruz. Tabii ki anlatacak, konuşacak çok şey var. Ama unutmamamız gereken bir konu var, o da imanımızı arttıracak çalışmalarda bulunmak. Allah hepimizin işlerini kolaylaştırsın, hepimize hayırlı Ramazanlar ihsan eylesin. Gelecek bayramınızı tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Baraçlı: Çanakkale Zaferi bir fedakârlık zinciridir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi doktorları, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında en kutsal mesleklerden biri olarak kabul edilen hekimliğin önemini ve unutamadıkları olayları anlattı. Gece gündüz demeden canla başla çalışan, deprem ve salgın gibi önemli olaylarda en ön saflarda yer alan hekimler, mesleklerini sadece bir iş değil yaşam biçimi olarak tanımlıyor.
Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin hekimleri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında bu kutsal mesleğin önemini kendi hikâyeleri üzerinden anlattı. Neden bu mesleği seçtiklerini ve unutamadıkları vakaları aktaran hekimler, dokundukları her yaşamla görevlerine biraz daha bağlandıklarını belirtti.
“İşimize tutkuyla bağlıyız”
Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi, Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Başak Bayram, hekimliğin tutku, fedakârlık ve yoğun emek gerektiren özel bir iş olduğunu vurguladı. Covid pandemisi ve depremlerde hekimlerin ailelerinden uzak kalarak hep en ön safta olduğunu belirten Doç. Dr. Bayram, “Bütün bunları düşündüğümüzde, hekimlik aslında bir yaşam şekli. Onu sadece para kazanılan bir iş olarak tanımlayamayız” dedi. Unutamadığı bir vakayı da anlatan Doç. Dr. Bayram, “Mecburi hizmetim sırasında bir hafta sonu izin günümde eşyalarımı almak için hastaneye gittim. O sırada bir anons geldi. 15 yaşındaki bir kız çocuğunu kalbi durmuş olarak hastaneye getireceklerini öğrendim. Hastanede bekledim. Üç hekim 70 dakika boyunca aralıksız kalp masajı yaptık ve onu hayata döndürdük. Hasta, iki hafta sonra beni okul formasıyla ziyarete geldi. Bu hiç unutulmayacak bir anıydı” diye konuştu.
Şu dönemde hekimlerin zor zamanlar geçirdiklerini de söyleyen Bayram, sözlerini şöyle tamamladı: “Bazılarımız yoruldu, bazılarımız işten ayrıldı, bazılarımız ülkeyi terk etti. Zor bir sağlık sisteminin parçası olarak çalışıyoruz ama her ne olursa olsun Türk hekimleri olarak yaptığımız işe tutkuyla bağlıyız.”
“En yakın arkadaşıma kanser tanısı koydum”
Eşrefpaşa Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Patoloji Uzmanı Dr. Filiz Dağ da Kahramanmaraş depremlerinde bölgeye giden ekiplerin koordinasyonunu sağlayan doktorlardan biri oldu. Özellikle afet ve salgın dönemlerinde hekimlere çok ihtiyaç olduğunu söyleyen Dr. Filiz Dağ, kendi hikayesini ise şöyle anlattı: “Annemin çocukluğumda sık sık hastalanması nedeniyle ‘Büyüyünce doktor olacağım’ demiştim. İlkokulda öğretmenime bunu söylediğimde ‘Doktor olmak o kadar kolay mı?’ demişti. Zorlu yolları geçerek hekim oldum. O söz benim azimli olmama neden oldu. Giderek değersizleştirildiğimiz bir dönem yaşıyoruz ama yakınlarımız hastalanıp hasta yakını konumuna geçtiğimizde hekimlerin önemini daha fazla anlıyoruz. İnsanlara ve ülkemize yardım edebilmek için mutlu bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Biz Eşrefpaşa Hastanesi olarak çok şanslıyız. Omuz omuza yürüyebileceğimiz insanlarla, iyi yöneticilerle çalışıyoruz” diye belirtti. Meslek hayatında en unutamadığı bir olayı da aktaran Dr. Filiz Dağ, şöyle devam etti: “Patoloji uzmanı olarak son kararı vermek her zaman çok endişe verici. Bizim tanı koymamızla bir hastanın hayatı değişiyor. En yakın arkadaşıma kanser tanısı koydum. Bu, hayatımdaki en zor sınavlardandı. Ne mutlu ki arkadaşım iyi ama ona her baktığımda o günü hatırlıyorum. Hekim olmak, karşındakini kendinden çok düşünmek demek. Hekimlik; hastayı ailenden biri olarak saymayı ve yeri geldiğinde ‘Ben onun yerinde olsaydım’ düşüncesini ön plana alarak insan hayatını kurtarmayı gerektiriyor.”
“Canımızı siper ettik”
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Altan Gökgöz de kendi yaşadığı hastalıktan sonra doktor olmaya karar veren biri. Ortaokuldayken akut eklem romatizması hastalığı geçirdiği için 50 gün hastanede yattığını ve bu süre zarfında doktor olmaya karar verdiğini kaydeden Dr. Altan Gökgöz, “Branşım gereği Covid salgınında görev aldım. İzmirli vatandaşlarımız için elimizden geleni yapmaya çalıştık. O günlerde hepimiz bir bilinmezin içindeydik ama bir sağlık çalışanı olarak virüse karşı en önde savaşmak zorundaydık. Canımızı siper ederek çalıştık” dedi.
Meslek hayatında unutamadığı olayın menenjit olan genç bir hastayla ilgili olduğunu belirten Gökgöz, “Hasta acile bilinç kaybıyla gelmişti. Aile perişan haldeydi. Kişiye tanı koyarak tedaviyle hayata döndürdük. Ailesinin şükran dolu bakışları beni çok mutlu etmişti. Hekim olmak; özverili olmak, kendinden çok başkalarını düşünebilmek ve idealist olmaktır. Günümüzde hekim olmak çok zor. Sağlıkta şiddet ve yanlış politikalar nedeniyle hekimler küskün. Buna rağmen Türkiye’de kalmak, vatandaşlarımız için elimizden geleni yapmak, benim en idealist tarafımdır. İdealist olmayanların da hekim olmaması gerektiğini düşünüyorum” sözlerine yer verdi.
“Oğluna benim adımı verdi”
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ercan Koru ise hekimliğin en kutsal meslek olduğunu belirterek “Mecburi hizmet yaptığım bir dönemde 7 kez düşük yapmış bir hastam vardı. 8. hamileliğinde gebeliğini sonlandırmak istedi. Hastayı gebeliği sonlandırmamak için ikna ettim ve süreci sürekli takip ettim. Hastanın sağlıklı bir bebeği oldu ve bebeğin adını Ercan koydu. Bu anı her zaman aklımda. Ancak hekimlikte zorluklar elbette var. Uygulanan sağlık politikaları ile hasta ve hekim karşı karşıya getirildi. Her zorluğa rağmen ‘İyi ki hekim oldum’ diyorum. Mesleğimi severek yapıyorum. Çalıştığım hastane de, hastalara yeterince zaman ayırmama imkân veriyor. Bu da mutluluk verici” dedi.
“14 Mart’ı bayram gibi kutlamak istiyoruz”
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gaffar Karadoğan da hekimliği bir yaşam tarzı olarak nitelendirdi. İnsanlara yardım etme sevgisinin, hekim olmasındaki en büyük etken olduğunu belirten Dr. Karadoğan, “Hayat kurtarmanın, insanlara dokunabilmenin altında böyle bir psikoloji var. Bugün hekimler özlük hakları için sokaklarda eylem yapmak zorunda kalıyor. Emekliliğe dair, çalışma şartlarına dair kaygıları var. 14 Mart’ları bayram gibi, hastalarla birlikte kol kola kutlamak istiyorlar” ifadelerini kullandı. Hekimliğin sevdiği tarafının insanların yaşamına dokunmak olduğunu dile getiren Dr. Karadoğan, “Örneğin Brugada sendromu bir genç hastayı yaşama bağlamıştık. Bunun gibi vakaları unutamam” dedi.
“Yeri geldiğinde ailemizden önce hastalarımızı düşünüyoruz”
Acil Tıp Uzmanı Dr. Ezgi Şeker Eren de doktorluk mesleğine babasını örnek alarak başladığını söyledi. Dr. Ezgi Şeker Eren, “Benim babam da doktordu. Ben ondan ilham alarak doktor olmaya karar verdim. Acil tıp uzmanı olduğum için motor kazası nedeniyle kaybettiğimiz hastalar beni en çok etkileyen vakalar oluyor. Ancak hasta acil serviste yeniden yaşama döndüğü, ardından da yürüyerek teşekkür için acil servise geldiği zaman çok mutlu oluyoruz. Hekim olmak özellikle bizim ülkemizde bir yaşam tarzı. Yeri geldiğinde ailemizden önce hastalarımızı düşünüyoruz. Burada kötü bir durumda olan hastam varsa hastaneden çıkmıyorum ama o sırada okulda onları almamı bekleyen iki çocuğum oluyor. Hekimlik görevi her zaman öncelikli konumda yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bu işin hamurunda emek, fedakârlık ve tutku var yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>