?> ?> geleceği arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sun, 26 Apr 2026 08:47:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png geleceği arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Rüyada Geleceği Görmek https://kocaelibasin.com.tr/ruyada-gelecegi-gormek/ Sun, 26 Apr 2026 08:47:00 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/?p=87943 Geleceği rüyanızda görmek ne anlama geliyor? Rüyalarınızın sırlarını çözmek için hemen tıklayın!

Rüyada Geleceği Görmek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bir rüya, yaşamımızdaki gizli arzuların ya da korkuların bir yansıması olabilir. Rüyalarımızda bir anlık olarak ilerideki olayları görmek, belki de bilinçaltımızın bir tür uyarısıdır. Mesela, rüyada yakın bir arkadaşınızın başına kötü bir şey gelmesi, belki de o kişiyle ilgili hissettiğiniz kaygıların bir dışavurumudur. Bilinçaltı, her zaman duygusal durumlarımızı ortaya koyar.

Rüyalar bazen sembollerle doludur. Bir rüyada tanımadığımız birini görmek, yeni bir başlangıcın habercisi olabilir. Ya da rüyada sürekli bir yerde kaybolmak, hayatımızda yönsüzlük hissettiğimizin işareti olarak algılanabilir. Bu tür rüyalar, içsel bir yolculuk yapmamıza yol açabilir. Ancak bu rüyaların gerçekliğe dönüşüp dönüşmeyeceği, çoğu zaman kişinin kendi eylem ve kararlarına bağlıdır. Rüyada geleceği görmek, belki de hayatta bir adım atmanın, cesur bir karar vermenin ya da korkularla yüzleşmenin gerekliliğine işaret edebilir.

İnsanlar her zaman rüyaların anlamını merak eder. Bazen sadece eğlencelik, bazen de derin bir anlam arayarak rüyalarımızın peşinden koşarız. Rüyada geleceği görmek, bir tür içsel keşif ve öz değerlendirme sürecidir. Bu sürecin sonunda, belki de hayatımızda yapmak istediğimiz değişiklikleri ortaya çıkarabiliriz.

Rüyalar ve Kehanet: Geleceği Görmenin Psikolojik Sırları

Psikolojik bakış açısıyla rüyalar oldukça önemli. Zihnimiz gündüz yaşadıklarını gece süzüp, özelleştiriyor. Rüyalar, duygusal zorluklardan, kaygılardan, hayallerden oluşan bir tür yansımadır. Bir anda aklımızda dolanan düşüncelerin, bilinçaltıyla birleşip bir senaryo oluşturması nasıl bir deneyimdir! Sık sık rüyalarımızda kaybolduğumuz hisse kapılırız; ya bir mesaj almak üzeredir ya da geçmişten bir yük ile yüzleşmemiz gerektiğini gösterir.

Rüyaların mesajları ve sembolleri her birey için farklı anlamlar taşıyabilir. Örneğin, rüyada uçmak özgürlük duygusunu, düşmek ise korkularımızı temsil edebilir. Peki ya bu semboller, geleceği görmemizde neler ifade ediyor? İnsanlar, rüya yorumlarına dayanarak kararlar almaya çalışırken, belki de içgüdüsel bir yol gösterme mekanizmasına güveniyorlar.

Rüyaların kehanet özelliği hakkında düşünmek, bilinçaltımızın derinliklerine bir yolculuk yapmaktır. Geleceğe dair belirsizliklerimizi çözmede rüyalar birer rehber mi, yoksa yalnızca birer hayal ürünü mü? Belki de cevabı bulmak, bilinçaltının sunduğu bu mistik dünyada gizlidir.

Rüyada Geleceği Görmek: Tesadüf mü, Yoksa Gizli Bir Yeteneğin İşareti mi?

Rüyalar, bilinçaltımızın yansımasıdır. Gündelik hayatımızda yaşadıklarımız, korkularımız ve hayallerimiz, uyku sırasında rüyalarımıza dönüşebilir. Rüyada geleceği görmek, bu bağlamda, sezgisel bir yeteneğin habercisi olabilir. Kimi insanlar, bu tür deneyimleri sıkça yaşarken, diğerleri sadece birkaç kez bu tür rüyalar görür. Peki, bu rüyaların ardında ne yatıyor? Belki de hepimizin hayatına yön veren içsel bir pusula vardır ve bazen bu pusula, rüyalarımızda bize bir yol gösteriyor olabilir.

Bilimsel açıdan bakıldığında, rüyalar uykunun REM evresinde gerçekleşir. Bu dönem, zihin aktivitesinin yüceldiği bir an olarak bilinir. İşte tam da bu noktada, zihnimiz gelecekle ilgili senaryolar yaratabilir. Gelecekle ilgili belirsizlikler, kaygılar ve dilekler, rüyalarımızda şekillenir. Rüyada geleceği görmek, aslında önemli bir mesaj taşıyor olabilir. Duygusal bir deneyimi, bilinçaltımızın bir yansıması olarak değerlendirebiliriz.

Kimi insanlar rüyalarındaki tasvirlerin, sonrasında gerçekleşen olaylarla örtüştüğünü iddia eder. Bu, bazılarına kesin bir süreç sunarken, diğerleri için sadece bir tesadüf gibi görünebilir. Ama göz ardı etmemek gereken bir gerçek var: Rüyalar, insanlık tarihi boyunca derin anlamlar taşımıştır. Ruhsal bir yolculuk veya sezgisel bir yetenek olarak kabul edilen bu durum, pek çok insanı etkilemektedir. Rüyalar, hayatımıza renklilik katarken, bazen de bizi düşündürten, sorgulatan bir yapıya bürünebilir.

Rüya Günlükleri: Geleceği Tahmin Etmenin Yolu mu?

Rüya günlüğü, uyandığınızda aklınıza gelen rüyalarınızı kaydettiğiniz bir defter gibidir. Her seferinde sayfaları açıp o gece yaşadığınız maceraları yazarak, kendinizle bir bağ kuruyorsunuz. Aynı zamanda, rüyalarınızı anlamlandırmak, onlardan ders çıkarmak için harika bir yol. Gelişen psikoloji alanları, bu süreçte rüyaların sembolik anlamlarını çözmenin önemini vurguluyor. Kendimizi keşfetmek için mükemmel bir yöntem!

Birçok insan, rüyaların ruhsal bir boyutu olduğuna inanıyor. Bu noktada, “Rüyalar aslında geleceği tahmin eder mi?” sorusu akla geliyor. Bazı araştırmalar, belirli rüyaların kişinin yaşadığı anlık hislerle bağlantılı olduğu ve dikkat edersek gelecekteki olayların ipuçlarını içerebileceğini gösteriyor. Yani, belki de rüyalarınızda gördüğünüz bazı sahneler, ileride karşılaşabileceğiniz durumların yansımalarıdır. Kulağa ilginç geliyor, değil mi?

Rüya günlükleri oluşturmak, bir bakıma kişisel bir haritayı keşfetmek gibidir. Günlerinizi ve hislerinizi kaydettikçe, rüyalarınızda tekrar eden sembolleri, hisleri ve olayları daha iyi anlayabilirsiniz. İnanılmaz bir şekilde, bazı insanlar rüyalarındaki detayları not alarak hayatlarının farklı köşelerinde gerçek hayatta karşılarına çıkan durumları öngörebildiklerini bildiriyor. Belki de siz de bu yolculugun bir parçası olabilirsiniz!

Rüya günlüklerinizle geleceği tahmin etme yolunda ilk adımı atarken, bu eşsiz deneyimin tadını çıkarmayı unutmayın. Rüyalarınıza gerçekten de bir anlam katabilirsiniz!

Rüyalarımız Geleceği Söylüyor: Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

Rüyalar genellikle gündüz yaşanan olayların bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak bazen bu yansımalar, gelecekteki olayları da içerebilir. Rüyalarınızı analiz ettiğinizde, birçok kişinin kendine özgü deneyimler yaşadığını görebilirsiniz. Belki de karşınıza çıkan bir sembol, hayatınızdaki bir durumu ya da kişinin gelecekteki bir olayı işaret ediyor. Bu noktada rüyaların birer "önsezi" aracı olarak görülmesi, oldukça ilginç. Ancak bu durumun tamamen bilimsel bir temele oturduğunu söylemek zor.

Birçok bilim insanı, rüyaların geleceği tahmin etme yeteneğine sahip olup olmadığını araştırmış. Örneğin, bazı çalışmalar, insanların stresli durumları ya da duygusal çatışmaları rüyalarında yaşamalarına ve bu deneyimlerin, bilinçli düşüncelerine etkide bulunmasına dikkat çekiyor. Ancak gelecekte neler olacağına dair net bir bilgi sunmak zorlu bir süreç. Zira rüyalar, genellikle karmaşık ve soyut düşüncelerin birleşiminden oluşuyor.

Eğer geleceği görebilecek rüyalar görmek istiyorsanız, rüyalarınızı kaydetmekte fayda var. Rüyalarınızı düzenli olarak yazmak, bilinçaltınızdaki kalıpları anlamanızı sağlayabilir. Kim bilir, belki de yazdığınız bir rüya, hayatınızdaki önemli bir değişimin habercisi olabilir. Gerçekten de rüyalar, sadece uyku sırasında yaşanan olaylar değil; aynı zamanda bilinçaltınızın size sunduğu önemli mesajlar da taşıyor. Rüyalarınızın geleceği haber vermesi, ilginç bir yolculuğa çıkmanızı sağlayabilir.

Rüya Tabircileri ve Gelecek: Binlerce Yıllık Geleneksel Yaklaşımlar

Rüya tabirciliği, insanlık tarihi kadar eski bir sanat olarak karşımıza çıkıyor. Düşünsenize, yüzyıllar boyunca insanlar rüyalarını anlamak ve içsel mesajlarını çözmek için rüya tabircilerine başvurmuş. Peki, bu geleneği neden bu kadar önemli buluyoruz? Aslında rüyalar, bilinçaltımızın derinliklerini keşfetmemiz için bir kapı görevi görüyor. Her gece yatıp uyuduğumuzda, belirsiz bir evrene adım atıyoruz. Rüyalarımız, günlük yaşantımızla bağlantılı gizemli sembollerle dolu derin denizlerdir.

Rüya tabirciliği, kökenlerini Antik Mısır ve Mezopotamya gibi uygarlıklara kadar uzandırıyor. Bu bölgelerdeki rüya tabircileri, uyanık hayatla rüya dünyası arasında güçlü bir bağ kuruyorlardı. Rüyalar, geçmişten gelen bazı ipuçlarını ya da gelecekteki olayların işaretlerini taşıdıklarına inanılıyordu. Örneğin, bir rüyada su görmek, genellikle hayatın yenilenmesi veya bereketi simgeliyor. Rüya tabirlerinin bu kadar derin bir gelenek haline gelmesi, insanların ruhsal ve duygusal sağlığına olan katkılarından kaynaklanıyor.

Zamanla, rüya tabirciliği farklı bir biçim aldı. Günümüzde artık bilimsel çalışmalar ve psikoloji alanları da bu ilginç konuyu ele alıyor. İnsanlar, rüyalarının ardındaki anlamı çözmeye çalışırken, kendi deneyimlerini de değerlendiriyorlar. Rüya görme sürecinde beynin nasıl çalıştığını anlamak için yapılan araştırmalar, rüya tabirciliğini daha da ilginç kılıyor.

Gelecek, teknolojiyle şekillenen yeni bir döneme işaret ediyor. Rüyalarımızı anlamak için yapay zeka ve sanal gerçeklik gibi kavramlar, belki de rüya tabircilerini farklı bir boyuta taşıyacak. Kim bilir, belki bir gün rüyalarımızı analiz eden bir uygulama bile geliştireceğiz! Ancak gelenekten kopmadan, eski bilgeliği de göz ardı etmemek gerekiyor. Rüya tabirciliği, sadece sembollerle dolu bir dünya değil; aynı zamanda insanın kendini keşfetme yolculuğunda bir rehber.

Geleceği Rüya ile Öngörmek: Tarihteki Ünlü Kehanetler

Örneğin, eski Mısırlılar rüyaları tanrılardan gelen mesajlar olarak görürlerdi. Rüyalarında aldığı işaretlerle krallığının geleceğini tahmin eden faraonlar, bu inancın somut örneklerindendir. Yine de, bu rüyaların çoğu, sembollerle dolu bir deniz gibiydi; doğru bir şekilde yorumlanmadığında kaybolmak mümkündü. Aksi halde, doğru yorum için güçlü bir sezgi gerektiren zorlu bir yolculuktu.

Bunun yanı sıra, İoanna'nın Kehaneti de oldukça dikkat çekicidir. Yüzyıllar boyunca, bu kadın bir rüyada tanrıların ona geleceği haberlerini taşıdığını iddia etti. Onun rüyalarında gördükleri sonunda birçok siyasi değişimi ve savaşları öngörmüştü. Burada dikkate değer olan, rüyalarının doğruluğuydu; insanların hayatlarını derinden etkileyen gerçek olaylarla kesişmişti.

Tabii ki, herkes bu tür şeylere inanmayabilir. Rüyaların ne kadar gerçek dışı olabileceğini düşünenler de var. Ama dikkatinizi çekmek isterim ki, tarihte birçok insan için rüyalar, ilahi birer işaret anlamına geliyordu. Rüyaların oldukça mistik bir yönü var; bazen sıradan bir görüntü bile, bir uyanışa veya bir sonraki adımın keşfine neden olabilir.

Bu noktada, kayıtlı tarihimizdeki rüya günlüğü uygulamaları da göz önünde bulundurulmalı. İnsanlar, rüyalarını kaydettikçe, bu rüyaların hangi olaylarla bağlantılı olduğunu fark etmeye başladılar. Aklı karıştıran pek çok soru var: Rüyalar sadece zihnimizin bir yansıması mı, yoksa daha derin bir anlam taşımakta mı? Rüya yorumları ve kehanetler, insan ruhunun derinliklerine inen bir yolculuğa çıkmamıza olanak sağlayabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Rüyada Geleceği Görmek İçin Ne Yapmalıyım?

Rüyada geleceği görmek için zihinsel ve ruhsal olarak rahatlamaya odaklanmalısınız. Meditasyon yaparak ve uyku öncesi olumlu düşünceler geliştirerek, rüyalarınızı yönlendirmek mümkün olabilir. Ayrıca, rüyalarınızı unutulmaması için yazmak, yaşadığınız deneyimleri anlamanıza yardımcı olur.

Rüyada Geleceği Görmek Ne Anlama Gelir?

Rüyada geleceği görmek, kişinin bilinçaltındaki kaygı, beklenti veya umutlarını yansıtır. Bu tür rüyalar, gelecekteki olaylara dair bir öngörü veya içsel bir rehberlik olarak yorumlanabilir. Ancak rüyaların kesin bir yorumunun bulunmadığı unutulmamalıdır.

Rüyada Geleceği Görmek Hangi Durumlarda Olur?

Rüyada geleceği görmek, bireyin bilinçaltındaki korkular, umutlar veya yaşamındaki önemli değişimler nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu durum genellikle stres, kaygı ya da duygusal yoğunlukla bağlantılıdır. Rüyalar, kişinin içsel düşüncelerini ve öngörülerini yansıtabilir, ancak kesin bir gelecek tahmini anlamına gelmez.

Geleceği Görebilen Rüyalar Gerçek mi?

Geleceği görebilen rüyalar, insanların bilinçaltı ve sezgi yetenekleriyle ilişkilendirilen bir fenomen olarak kabul edilir. Ancak bilimsel açıdan kanıtlanmış bir gerçek değildir. Rüyaların anlamı ve yorumu kişisel deneyimlere dayalıdır. Bazı kişiler, rüyalarında gelecek olaylara dair imgeler gördüklerini ifade etse de, bu durumların çoğu rastlantısal ya da psiko-duygusal durumlarla açıklanabilir.

Rüyada Geleceği Görmenin Yorumları Nelerdir?

Rüyada geleceği görmek, genellikle kişinin bilinçaltındaki endişeleri veya umutlarını yansıtabilir. Bu tür rüyalar, kişinin yaşamında önemli değişiklikler veya kararlar öncesinde ortaya çıkabilir. Rüya, aynı zamanda gelecekle ilgili kehanetler veya içgörüler olarak da yorumlanabilir. Fakat bu rüyaların kesin bir gerçeklik taşıdığı söylenemez, daha çok sembolik anlamlar içerir.

Rüyada Geleceği Görmek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği” Çalıştayı, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı https://kocaelibasin.com.tr/iii-iklim-degisikligi-ve-sehirlerin-gelecegi-calistayi-kto-karatay-universitesi-ev-sahipliginde-basladi/ Fri, 25 Apr 2025 09:09:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/iii-iklim-degisikligi-ve-sehirlerin-gelecegi-calistayi-kto-karatay-universitesi-ev-sahipliginde-basladi/ Konya Karbon Sertifikasyon ve Proje Geliştirme A.

“III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği” Çalıştayı, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Konya Karbon Sertifikasyon ve Proje Geliştirme A.Ş ile Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen “III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği” Çalıştayı, KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde başladı.

İklim değişikliğinin tüm yönleriyle ele alınması, iklim değişikliği konusunda özel çalışma gruplarının oluşturulması, sorunların ve hedeflerin belirlenmesine katkı sağlanması, çıktıların kamuoyu, hükümet ve STK’larla paylaşılması amacıyla düzenlenen “III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği” Çalıştayı, KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde başladı.

Çalıştayın açılış programına Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, Konya Karbon Sertifikasyon ve Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve MÜSİAD Enerji ve Çevre Sektör Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Karaca, Tarım ve Orman Bakanlığı Konya Toprak, Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Cihan Uzun, Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mahmut Sami Büker, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ile özel sektör temsilcileri ve üniversite öğrencileri katıldı.

“Sanayi ve İkiz Dönüşümde Konya’nın Öncü Olacağına Gönülden İnanıyorum”

Çalıştayın açılış konuşmalarını yapan KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran; “İklim değişikliği ve şehirlerin geleceği konusunda şehrimizin bütün dinamikleri olarak bir araya geldiğimizde büyük bir katma değer sağlayacağımıza inanıyorum. Konya Tarım Fuarında, Tarım ve Orman Bakanlığımızın tüm yetkililerinin olduğu bir toplantıda ifade ettiğim gibi; Konya’daki bütün kurum ve kuruluşlarımızın ülke içinde ve bürokrasiyle olan ilişkilerindeki söylemleri artık iklim değişikliği ve şehirlerin geleceği olmalı. Sanayi ve ikiz dönüşümde Konya’nın hem pilot il hem de öncü olacağına gönülden inanıyor, çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

“Ortaya Konulacak Bilgi ve Öneriler, Gelecek Nesiller İçin Yol Gösterici Olacaktır”

KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç; “KTO Karatay Üniversitesi olarak, III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayına bu yıl da ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İklim değişikliği, artık sadece çevresel bir sorun değil; ekonomik, sosyal ve hatta kültürel boyutlarıyla da toplumlarımızı etkileyen küresel bir kriz hâline gelmiştir. Üniversiteler olarak bizlere düşen görev, bu süreci yalnızca akademik çalışmalarla değil; aynı zamanda topluma dokunan, çözüm önerileri sunan ve farkındalık oluşturan etkinliklerle desteklemektir. İnanıyorum ki bugün burada ortaya konulacak bilgi, deneyim ve öneriler sadece Konya için değil, tüm ülkemiz ve gelecek nesiller için yol gösterici olacaktır. Çalıştayın verimli ve başarılı geçmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

“Çalıştayda, Emisyon Azaltıcı Yedi Alanın Altısı ile İlgili Çalışma Yapacağız”

Konya Karbon Sertifikasyon ve Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve MÜSİAD Enerji ve Çevre Sektör Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Karaca; “İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayının bu yıl üçüncüsünü gerçekleştiriyoruz. Çalıştayda, doksandan fazla akademisyen, özel sektör, kamu kurum ve kuruluşları, oda ve borsa temsilcilerimizle ülkemizin ve küresel olarak Birleşmiş Milletler’in de ortaya koyduğu emisyon azaltıcı yedi alanın altısına dair çalışma yapacağız. Şehrimize katma değer sağlayacak fikir alışverişleri, hata analizleri gibi konuların ele alındığı bir çalıştay olacak. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayımızın sonuçlarının tüm ülkemiz ve dünyamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.

“Sadece Bilimsel Çalışmalarla Değil, Aynı Zamanda Tüm Sektörlerin İş Birliği ile Çözümler Üretmeliyiz”

Tarım ve Orman Bakanlığı Konya Toprak, Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Cihan Uzun; “Enstitü olarak bizler, çölleşme ile mücadele, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir toprak yönetimi alanlarında yürüttüğümüz bilimsel çalışmalarla bu sürece katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Sadece bilimsel çalışmalarla değil, aynı zamanda tüm sektörlerin iş birliği ile çözümler üretmeliyiz. Çalıştayın hem yerel hem ulusal düzeyde uygulanabilir politikaların belirlenmesi açısından önemli çıktılar sunacağına, kamu ve özel sektörün ortak akıl çerçevesinde yol haritaları oluşturmasına vesile olacağına inanıyorum” dedi.

“İklim Değişikliği Çok Yönlü Bir Meseledir”

Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mahmut Sami Büker; “İklim değişikliği, yalnızca bir çevre sorunu değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gereken çok yönlü bir meseledir. Bu nedenle düzenlediğimiz çalıştayda, akademik paydaşların yanı sıra kamu kurumlarının, özel sektör temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da etkin katılımı son derece kıymetlidir. Çalıştay süresince yürütülecek olan çalışma gruplarında, bilimsel verilerle saha deneyimini bir araya getirerek uygulanabilir, sürdürülebilir ve etkili çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada ortaya konulacak fikirlerin, geleceği de şekillendirecek stratejilere dönüşeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

İki gün süren çalıştayda; sanayide dönüşüm, enerjide dönüşüm, şehirlerde ve binalarda dönüşüm, ulaşımda dönüşüm, çevre yönetimi ve eğitimde dönüşüm, tarım, gıda ve sağlıkta dönüşüm masalarında bir araya gelen uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisi, sorunların tespiti ve çözüm önerileriyle Konya’nın karbon nötr şehre dönüşmesi konularını değerlendirecek.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği” Çalıştayı, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tera Yatırım’ın Desteklediği Seminerde, Sermaye Piyasalarının Geleceği Konuşuldu https://kocaelibasin.com.tr/tera-yatirimin-destekledigi-seminerde-sermaye-piyasalarinin-gelecegi-konusuldu/ Mon, 21 Apr 2025 08:49:59 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tera-yatirimin-destekledigi-seminerde-sermaye-piyasalarinin-gelecegi-konusuldu/ Tera Yatırım’ın desteğiyle Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası’nda 17 Nisan’da düzenlenen seminerde, Prof.

Tera Yatırım’ın Desteklediği Seminerde, Sermaye Piyasalarının Geleceği Konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tera Yatırım’ın desteğiyle Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası’nda 17 Nisan’da düzenlenen seminerde, Prof. Dr. Kerem Alkin sermaye piyasalarının sunduğu fırsatları ve yatırımın geleceğini değerlendirdi.

Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası, ülkenin önde gelen ekonomistlerinin katılımıyla düzenlediği seminerlerle gündemi yakalamaya devam ediyor. 17 Nisan’da gerçekleştirilen “Sermaye Piyasalarında Fark Yaratmak” başlıklı seminerin destekçisi ise Tera Yatırım oldu. Prof. Dr. Kerem Alkin’in moderatörlüğündeki etkinlikte, Türkiye’de sermaye piyasalarının sunduğu fırsatlar, yatırımın geleceği ve finansal yapının dönüşümü ele alındı.

Prof. Dr. Alkin, büyümenin yalnızca banka kredileriyle değil, sermaye piyasaları ve halka arzlar yoluyla sağlanabileceğine dikkat çekti. Dünyada en etkin şekilde Amerika tarafından kullanılan bu modele, Türkiye’nin de hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar açısından daha fazla adapte olması gerektiğinin altını çizdi.

Tera Yatırım’ın desteklediği bu tür seminerler bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda sermaye piyasalarının etkin ve yaygın biçimde kullanımını teşvik eden güçlü platformlar sunuyor.

Tera Holding çatısı altında faaliyet gösteren, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylı ve geniş yetkili aracı kurum statüsünde yer alan Tera Yatırım, yatırım bankacılığı ve aracılık faaliyetleri alanında Türkiye’nin önde gelen kurumları arasında bulunuyor.

Tera Holding, bu yıl, teknoloji, enerji, savunma sanayi ve madencilik gibi öncelikli sektörlerde gerçekleştirdiği iş birlikleriyle öne çıkıyor. Küresel sermayeyi Türkiye’ye kazandırma yolunda önemli adımlar atan Tera, hem yurt içinde hem yurt dışında yaptığı anlaşmalarla uluslararası fonların Türkiye’ye yönelmesini sağlıyor ve ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tera Yatırım’ın Desteklediği Seminerde, Sermaye Piyasalarının Geleceği Konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Geleceği Keşfedenler Programı’nın dördüncü dönemi başladı https://kocaelibasin.com.tr/gelecegi-kesfedenler-programinin-dorduncu-donemi-basladi/ Tue, 15 Apr 2025 07:30:07 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/gelecegi-kesfedenler-programinin-dorduncu-donemi-basladi/ Türk ilaç sektörünün 23 yıldır kesintisiz lideri olan Abdi İbrahim’in, HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında öğrenme girişimi Bilim Virüsü iş birliğinde gerçekleştirdiği Geleceği Keşfedenler Programı’nın dördüncü dönemi başladı.

Geleceği Keşfedenler Programı’nın dördüncü dönemi başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk ilaç sektörünün 23 yıldır kesintisiz lideri olan Abdi İbrahim’in, HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında öğrenme girişimi Bilim Virüsü iş birliğinde gerçekleştirdiği Geleceği Keşfedenler Programının dördüncü dönemi başladı. Bilimsel düşünce üzerine güçlenen 15-18 yaş arasındaki liseli gençlerin kendi potansiyellerini keşfettikleri ve dönüşüm yolculuklarına adım attıkları bu program gençleri yaratıcılık, sürdürülebilirlik, dijital beceriler, teknoloji, birlikte yaşam ve biyoteknoloji gibi geleceği şekillendiren alanlarla buluşturuyor. Liseli gençlerde bilim farkındalığı oluşturma vizyonuyla hayata geçirilen projede, 4. dönemin ilk modülü için son başvuru günü 27 Nisan.

 

113 yıldır “hayatı iyileştirme” misyonuyla faaliyet gösteren Abdi İbrahim, gençlerin bilimle buluşmasını ve kendi yollarını çizmelerini destekleyen Geleceği Keşfedenler Programı’nın yeni dönem eğitimlerine Mayıs ayı itibarıyla başlıyor. Gençler, yaratıcılık, sürdürülebilirlik, dijital beceriler, teknoloji, birlikte yaşam ve biyoteknoloji konularında atölyelere katılacak. Aynı zamanda düzenlenecek “Dijital İçerik Atölyeleri”nde içerik üretmek üzerine güçlenecek ve ürettikleri içerikler “Geleceği Keşfedenler Kütüphanesi”nde yayınlanacak. 3 modülden oluşan programda her modül sonunda gerçekleştirilecek biyoteknoloji, teknoloji ve sürdürülebilirlik  webinarları ise kariyerlerine yön vermek isteyen gençlere ilham olacak.

 

Bilim Virüsü iş birliği ile düzenlenen Geleceği Keşfedenler Programı’nın ilk üç döneminde Türkiye’nin her bölgesinden 15 bine yakın başvuru alındı ve 2.665 liseli genç programa dahil oldu. Liseli gençler; 21. yüzyıl yetkinlikleri, bilimsel düşünce, iklim ve sürdürülebilirlik, teknoloji, geleceğin işleri, biyoteknoloji, dijital dönüşüm, yaratıcı yetkinlikler, küresel sürdürülebilirlik, birlikte yaşam konularında tasarlanan 12 farklı modüle dahil oldu. Modüller kapsamında toplamda 528 saat süren, 74 farklı başlıkta, 250 atölye gerçekleştirildi. Gençlerin girişimcilik ve biyoteknoloji alanında güçlendirilmesine olanak sağlayan 4 Girişimcilik Hikâyesi ve 10 Biyoteknoloji Webinar’ı tamamlandı. Program kapsamında 69 genç, 93 özel içerik üreterek Geleceği Keşfedenler Kütüphanesi’ne katkı sundu ve 67 içerik Geleceği Keşfedenler Kütüphanesi’nde yayınlanarak geniş kitlelere ulaştı. 2025 yılı itibarıyla, bu güçlü etkiyi daha da yaygınlaştırmak üzere 4. dönem başvuruları alınmaya başlandı.

 

21. yüzyıl yetkinlikleri ve bilimsel düşünce ışığında bir eğitim modeli

 

Geleceği Keşfedenler Programı’nın 4.dönemi; Biyoteknoloji ve Birlikte Yaşam ModülüDijital Beceriler ve Teknoloj ModülüSürdürülebilir Yaratıcılık Modülü olmak üzere üç ana modülde kurgulandı. “Bugünü anlamlandırmak için geçmişin değerleri ile geleceğe bakıyoruz.” diyerek; zaman içinde yaptıkları icatlar ve keşiflerle dünyanın değişimine ve dönüşümüne öncülük edenlerden, bir başka deyişle “Geleceği Keşfedenler”den ilham alarak Geleceği Keşfedenler Programı, alanında uzman eğitmenlerin rehberliğinde yürütülüyor. Geleceği Keşfedenler Programı’nın 4. döneminde modüller ile birlikte gençler; biyoteknoloji, etik, birlikte yaşam, sürdürülebilir yaşam, dijital dönüşüm, teknoloji ve inovasyon, veri okuryazarlığı, yapay zeka, yeni teknolojiler, yaratıcılık, yaratıcı düşünce gibi 21. yüzyıl yetkinlikleri ve bilimsel düşünce konuları ile buluşuyor.

 

Etki gücü yüksek projelerle geleceği birlikte iyileştiriyoruz

 

Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül, programla ilgili şunları söyledi: “Geleceği Keşfedenler Programı’nı HEAL2050 stratejimiz kapsamında hayata geçirdiğimiz en değerli toplumsal yatırım projelerimizden biri olarak görüyoruz. Gençlerin geleceği şekillendiren alanlarda kendilerini keşfetmelerine olanak tanıyor; bilim, biyoteknoloji ve sürdürülebilirlik konularında bilgi ve farkındalık kazanmalarını sağlıyoruz. Bu yolculukta onların potansiyellerini ortaya koymalarına tanıklık etmek bizler için büyük bir mutluluk. Geleceği İyileştirmek misyonumuz doğrultusunda çocukları ve gençleri eğitim alanındaki projelerimizle desteklemeye devam edeceğiz.”

 

Geleceği Keşfedenler Programı’na katılan gençlerin öz farkındalıklarını artırdığı, duygu durumlarını yönetmeye başladığı, kendi öğrenme eksiklerini giderdiği, kaynaklara ulaşmak için aktif adımlar attığı gözlendi. Özellikle biyoteknoloji modülündeki içerikler ve webinarlar gençlere ilgi alanları doğrultusunda kariyer tasarımı konusunda güçlü bir perspektif sunuyor. 

 

Bilime düşüncenin gençlerde yarattığı değişim ilham verici

 

Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık ise programın etkisine dair şunları söyledi: “Geleceği Keşfedenler sadece bir öğrenme programı değil; liseli gençlerin kendilerini keşfettikleri bir yolculuk. Bu program gençleri düşünmeye, sorgulamaya ve kendi rotalarını çizmeye cesaretlendiriyor.  Gençlerin, merakla sordukları sorular ve ortaya koydukları yaratıcı çözümler ise bize geleceğimize dair umut veriyor. Bilimsel düşüncenin gençlerin zihninde nasıl bir kıvılcım yarattığını görmek ise kelimelerle tarif edilemeyecek kadar ilham verici.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Geleceği Keşfedenler Programı’nın dördüncü dönemi başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılıyor https://kocaelibasin.com.tr/kartepenin-turizm-gelecegi-masaya-yatiriliyor/ Sun, 06 Apr 2025 09:29:56 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kartepenin-turizm-gelecegi-masaya-yatiriliyor/ Büyükşehir’in turizm hedefleri doğrultusunda önemli adımlarından biri olan “Kartepe Turizm Çalıştayı”, 8 Nisan Salı günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek   Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılıyor Büyükşehir Belediyesi, ŞÛRA Kent Politikaları ve Araştırmaları Merkezi koordinasyonunda “Kartepe Turizm Çalıştayı” düzenliyor.

Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Büyükşehir’in turizm hedefleri doğrultusunda önemli adımlarından biri olan “Kartepe Turizm Çalıştayı”, 8 Nisan Salı günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek

 

Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılıyor

Büyükşehir Belediyesi, ŞÛRA Kent Politikaları ve Araştırmaları Merkezi koordinasyonunda “Kartepe Turizm Çalıştayı” düzenliyor. 8 Nisan Salı günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek çalıştayda Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılacak.

 

BU ÇALIŞTAY TURİZME YÖN VERECEK

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi önemli bir çalıştaya daha ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda Kocaeli’yi turizm şehri yapma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, ŞÛRA Kent Politikaları ve Araştırmaları Merkezi koordinasyonunda “Kartepe Turizm Çalıştayı” düzenleyecek. Turizme yön verecek önemli konuların gündeme geleceği çalıştay 8 Nisan Salı günü saat 09.30’da Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

 

“DOĞANIN KALBİNDE 4 MEVSİM TURİZM”

“Doğanın Kalbinde 4 Mevsim Turizm” mottosuyla düzenlenecek çalıştayda, Kartepe’nin mevcut turizm potansiyelinin sürdürülebilir bir anlayışla değerlendirilmesi ve bölgenin cazibe merkezi haline gelmesine yönelik stratejiler ele alınacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kocaeli Valiliği, Üniversiteler, Kalkınma Ajansları, Sektör Temsilcileri ve Sivil Toplum Kuruluşlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 300 katılımcı, farklı temalarda oluşturulan çalışma masalarında fikir alışverişinde bulunacak.

 

ORTAK AKIL OLUŞTURULMASI HEDEFLENİYOR

Çalıştayda, mekânsal ihtiyaçlar, yatırım fırsatları, sürdürülebilirlik ve yerel girişimcilik gibi başlıklar üzerinden ortak akıl oluşturulması hedefleniyor. Açılış programında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ve turizm alanında uluslararası tecrübeye sahip, ATC Mountain Tourism Consultants ortağı Nezih İşçi konuşmacı olarak yer alacak. İşçi, dağ ve doğa turizmi konusundaki örnek uygulamaları ve stratejik yaklaşımları katılımcılarla paylaşacak. Çalıştayda elde edilecek çıktılar, Kartepe’nin mekânsal gelişiminde, turizm planlamasında ve yatırım kararlarında yol gösterici bir rehber olacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hatay Dağ Ceylanlarının Geleceği için Yeni Adımlar Atılıyor. https://kocaelibasin.com.tr/hatay-dag-ceylanlarinin-gelecegi-icin-yeni-adimlar-atiliyor/ Thu, 27 Mar 2025 12:20:46 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/hatay-dag-ceylanlarinin-gelecegi-icin-yeni-adimlar-atiliyor/ Hatay Dağ Ceylanlarının Geleceği için Yeni Adımlar Atılıyor.

Hatay Dağ Ceylanlarının Geleceği için Yeni Adımlar Atılıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hatay Dağ Ceylanlarının Geleceği için Yeni Adımlar Atılıyor.

Dünya çapında yalnızca Türkiye ve İsrail’de yaşayan Hatay Dağ Ceylanı, sınırlı bir dağılıma sahip. Türkiye’de sadece Hatay’da bulunan bu ceylan türü habitat kaybı, su kaynaklarının azlığı ve besin kıtlığı gibi tehditlerle karşı karşıya. Ceylanların korunması amacıyla Doğa Derneği ve Hatay Tabiatı Koruma Derneği’nin (TAKODER) birlikte yürüttüğü proje, türün popülasyonunu güçlendirmeyi, yaşam alanlarını korumayı, rehabilite etmeyi ve farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre küresel ölçekte tehlike altında olan dağ ceylanlarının, özellikle İsrail’deki popülasyonu ciddi bir düşüş eğiliminde. Bu durum, 2025 yılı envanterine göre, dünyada yaklaşık 3.000 bireylik dağ ceylanı popülasyonunun 1.504 bireyini barındıran Hatay’daki popülasyonun önemini daha da artırıyor. Bir zamanlar Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Halep gibi geniş bir alanda bulunan dağ ceylanları, günümüzde yalnızca Hatay il sınırlarında, İncirli Tepeleri Önemli Doğa Alanı’nda, Kırıkhan ve Reyhanlı ilçeleri arasında yer alan “Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası”nda yaşamını sürdürüyor.

Ceylanlara yeni su ve gıda kaynakları oluşturuluyor.

2024 Ağustos ayında Dünya Doğayı Koruma Birliği Türümüzü Kurtarın Fonu (IUCN Save Our Species) ve Segre Vakfı (Foundation Segré) Koruma Eylem Fonu desteğiyle başlatılan proje kapsamında, dağ ceylanlarının suya erişimini artırmak için üç yeni su kaynağı oluşturuldu. Ayrıca, dağ ceylanlarının protein ihtiyacını karşılamak amacıyla 10 dönümlük bir pilot alana nohut ekimi yapıldı. Bölgedeki 11 tarihi su sarnıcı, ceylanlar ve diğer yaban hayvanları için risk oluşturuyordu. Düşme sonucu yaralanma ve ölüm vakalarının önüne geçmek için sarnıçların çevresi ekolojik parmaklıklarla güvenli hale getirildi. Bunun yanı sıra, bölgedeki su yalaklarının zamanla büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar tarafından kullanılmaya başlanması, ceylanlar için şap hastalığı gibi tehditler oluşturuyordu. Bu nedenle, dört su kaynağının da restorasyonu gerçekleştiriliyor. Yapılan düzenlemelerle suyun sürekli akışı sağlanarak ceylanların güvenli bir şekilde suya erişimi güvence altına alınıyor.

Türün genetik çeşitliliğini artırmaya yönelik bir plan hazırlanıyor.

Ceylanların geleceğini güvence altına almak için, türün genetik çeşitliliğini artırmaya yönelik bir plan hazırlanıyor. İzole ve sınırlı alanlarda yaşayan küçük popülasyonlarda genetik çeşitliliğin düşük olması, hastalıklara ve diğer tehditlere karşı dirençlerini zayıflatıyor. Bu nedenle, yeni yaşam alanları oluşturularak ceylan nüfusunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Proje yalnızca saha çalışmalarıyla sınırlı kalmıyor. Yerel halk, çiftçiler ve çobanlarla yürütülen farkındalık çalışmaları kapsamında bugüne kadar 300’ü aşkın öğrenciye eğitim verildi ve bilgilendirici materyaller dağıtıldı. Ayrıca, yetkililerle yapılan toplantılar ve sosyal medya içerikleri ile dağ ceylanlarının korunmasına yönelik daha geniş bir destek ağı oluşturuluyor.

‘Hatay’daki dağ ceylanlarının korunması türün geleceğinin korunması demektir.’ 

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan; ‘Hatay, Türkiye’deki dağ ceylanı popülasyonuna ev sahipliği yapan tek bölge. Dünya’da sadece iki bölgede kalan bu ceylan türünü korumak onun dünya üzerindeki neslinin devam etmesi için kritik öneme sahip. Yerel ortağımız Hatay Tabiatı Koruma Derneği (TAKODER) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü uzun yıllardır ceylanlar için bölgede başarılı çalışmalar yürütüyor. Biz de bu çalışmaların uluslararası doğa koruma alanında tanınması ve desteklenmesini sağlıyoruz. TAKODER ile yürüttüğümüz koruma çalışmalarına ek olarak Hatay dışında, geçmişte dağ ceylanlarının yaşadığı alanları araştırıyoruz. Dağ ceylanlarının tekrar bu alanlarda yaşaması için uygun habitatlar sunup sunmadığını belirliyoruz. Gelecekte, belirlediğimiz alanlara dağ ceylanlarını naklederek popülasyonlarını artırmayı hedefliyoruz.’ dedi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hatay Dağ Ceylanlarının Geleceği için Yeni Adımlar Atılıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir’in 50 yıllık geleceği şekilleniyor Başkan Tugay: Geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak için üzerimize düşeni yapacağız https://kocaelibasin.com.tr/izmirin-50-yillik-gelecegi-sekilleniyor-baskan-tugay-gelecege-saglikli-bir-miras-birakmak-icin-uzerimize-duseni-yapacagiz/ Sat, 08 Mar 2025 09:39:59 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/izmirin-50-yillik-gelecegi-sekilleniyor-baskan-tugay-gelecege-saglikli-bir-miras-birakmak-icin-uzerimize-duseni-yapacagiz/ İzmir'in 50 yıllık geleceği şekilleniyor Başkan Tugay: Geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak için üzerimize düşeni yapacağız İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

İzmir’in 50 yıllık geleceği şekilleniyor Başkan Tugay: Geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak için üzerimize düşeni yapacağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir’in 50 yıllık geleceği şekilleniyor
Başkan Tugay: Geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak için üzerimize düşeni yapacağız

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin 50 yıllık vizyonunun ve temel stratejilerinin ele alındığı “Vizyon 2074: İzmir Geçmişten Geleceğe”  başlıklı panelde konuştu. Kenti ve ülkeyi iyi noktalara taşıma hedefiyle çalıştıklarını ve planlamanın bu nedenle çok önemli olduğunu belirten Başkan Tugay, “Bizler 50 yıl sonrasını göremeyecek olabiliriz ancak geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak çok önemli. Bize de üzerimize düşeni yapmak yakışır. Sadece belediye yönetimi olarak değil kentine karşı sorumluluk taşıyan İzmirliler olarak bu çalışma için çaba gösteriyoruz. İlklerin kenti İzmir bu alanda da Türkiye’ye öncü olacaktır” dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi şehrin uzun vadeli vizyonunu ve stratejilerini şekillendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından düzenlenen “Vizyon 2074: İzmir Geçmişten Geleceğe” paneli İzQ İnovasyon Merkezi’nde yapıldı. İZPA Başkanı Prof. Koray Velibeyoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği panelde Prof. Dr. İlhan Tekeli, Prof. Dr. Fikret Adaman, Doç. Dr. Semahat Özdemir, Ali Faruk Göksu ve Alphan Manas konuşmacı olarak yer aldı. Panel öncesi 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü’nde yapılan ilk toplantının görüntülerinin yer aldığı video izlendi ve 4 aylık süreçte yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler verildi. 

“Geleceğe güzel bir miras bırakmak istiyoruz”
Panelin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin gelecek 50 yılını planlayarak doğru işler yapmayı hedeflediklerinin altını çizdi. Bu sürecin geçmişten kopuk düşünülmemesi gerektiğini aktaran Başkan Tugay, “Geçmiş aslında geleceğe dair pek çok ipucu da veriyor. Önceki 50 ve sonraki 50 yılın bir bütün olarak görülmesi gerekiyor.  Bilgi temelli, veriye dayalı bu tür çalışmalar bu yüzden çok önemli. Gelecek 50 yıl, geçmiş 50 yıl kadar sakin geçmeyecek. Hepimiz bunun farkındayız. Daha fazla kriz aynı zamanda insan yaşamına, doğaya dönük pek çok tehdit yaşanacak. Genç arkadaşlarımız  bunları yaşayacak. 50 yıl önce böyle bir çalışma yapılsaydı bugün İzmir, ülkemiz veya dünya daha iyi bir yerde olacaktı. Bizler 50 yıl sonrasını göremeyecek olabiliriz ancak geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak çok önemli.  Bize de bu konuda üzerimize düşeni yapmak yakışır. Sadece belediye yönetimi olarak değil kentine karşı sorumluluk taşıyan İzmirliler olarak bu çalışma için çaba gösteriyoruz. Ben de elimden geldiğince bu çalışmanın bir parçası olmaya çalışıyorum” dedi. 

“Hedefimiz kentimizi ve ülkemizi iyi noktalara taşımak”
Dünyanın çok hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşadığına değinen Başkan Tugay, teknoloji ve yapay zeka alanında yaşanan gelişmelere de dikkat çekti. Önümüzdeki süreçte bazı mesleklerin yapay zeka tarafından yapılacağını belirten Tugay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu süreçleri akıntıya kapılmış ağaç dalları gibi mi yaşayacağız yoksa yönetebilecek miyiz? Önceliğimiz iklim, demokrasi, kültür-sanat, teknoloji gibi alanlarda insanların bilgisini, okuryazarlığını artırmak olmalı. Bunlar bizi bir akıntıda sürüklenen ağaç dalları olmaktan çıkarıp kendi hayatını ve içinde yaşadığı dünyayı yönetebilen insanlar haline getirir. İzmir’in tarihte önderlikleri, misyonları olmuştur. Bu dönemde de kentimizin böyle bir görevi olduğunu düşünüyorum. İzmir’i belediye üzerinden dünyaya açıyoruz, daha da açacağız. Bilgiyi ve bilen insanları kentimize getiriyor, dünyanın güncel gündemini takip ediyoruz. Bunu siyasi popülizm olarak kesinlikle kullanmayacağız. Bu bizim politikamız olacak. Amacımız şehrimizi ve ülkemizi iyi noktalara taşımak” diye konuştu. 

Yeni dönemde İzmir Kent Buluşmaları geliyor
İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu ise, İzmir’in geleceğini şekillendirmek için bu salonda 8 kez bir araya geldiklerini ve “Nasıl Bir İzmir” panel serisini tamamladıklarını, atölyeler düzenlediklerini bildirdi. Prof. Velibeyoğlu, “İnsana dokunan, birlikte karar almaya ve üretmeye odaklanan bir anlayış içinde kentimiz için yaygınlaştırılabilir çalışmalar yaptık. Yeni dönemde İzmir Kent Buluşmaları adıyla bir seri başlatacağız. Doğrudan vatandaşlarla bir arada olduğumuz bu serilerde de  önemli görüşler toplayacağız” ifadelerini kullandı. 

Tekeli’den demokrasi vurgusu
Panelde ilk sözü alan Prof. Dr. İlhan Tekeli, İzmir’in tarihindeki olaylara değindi ve kentin önemli mekansal vizyonu olan Kültürpark’ın değerine vurgu yaptı. Konuşmasında  katılımcı demokrasiye dikkat çeken Tekeli, “Demokrasinin olabilmesi için verilen oya saygı gösterilmesi gerekiyor. Verilen oy seni iktidar da yapabilir muhalefet de… İktidar yaptığında saygı gösterip, muhalefet olduğunda o oya saygı göstermiyorsan, onun seçtiği kişilerin faaliyet alanlarını engellemeyi bir iktidar stratejisi olarak sayıyorsan burada demokrasi yoktur. Bu sorunla doğrudan yüzleşmiyoruz. Demokrasinin içinde nasıl bir plan olacak? Çünkü bugün demokratik bir planın olabilmesi için bir örnek vermek istiyorum. Diyelim ki bir seçim yapıldı; seçimde de bir parti kazandı ve iktidar oldu. Biz diyoruz ki ‘egemenlik milletindir, seçim varsa demokrasi vardır’. Demokrasinin varlığını söylemek için ikinci bir koşula daha ihtiyaç var. Her kararın demokratik olarak verilmesi gerekir. Ben dört yıl için dört yılın diktatörünü seçmiyorum. Demokrat adamını seçiyorum. Demokrat adamını seçince ne koşulu çıkıyor? Katılımcı yönetim koşulu çıkıyor. Demokrasi meselesi ve bizim burada yapacağımız planlama ve planlamanını katılımcığı nasıl bir kökten geliyor? ‘Demokratik bir yönetim yapıyorum’ demek için bütün kararları demokratik olarak vermek gerekiyor. Demokrasinin olması için sadece seçim yapmak yetmez. Seçim yapmak ve tüm kararları demokratik olarak vermek gerekir” dedi.   

“İzmir’de yaşadığımı hissediyorum”
Kentin geleceğini şekillendirmek için yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu çalışmasının kendisini heyecanlandırdığını ve 45 yıldır yaşadığı İzmir’i çok sevdiğini belirten Doç. Dr. Semahat Özdemir, “İzmir’de kendimi özgür hissediyorum, yaşadığımı hissediyorum. Bu şehrin denizini, ormanlarını, fuarını, Yarımada’sını seviyorum. İnsanların birbirine zarar vermeden bir arada olma hallerini çok seviyorum. Bugünün İzmir’inin en değerli bileşenlerinden birisi bu” ifadelerini kullandı. İzmir Körfezi ile ilgili de konuşan Özdemir, iktidarın zaman zaman söylemleriyle bu durumu kullandığını belirtirken,  Marmara Denizi örneğini vererek yaşananın İzmir Körfezi özelinde olmadığını vurguladı.  

“İzmir fıstık gibi bir şehir olacak”
“Nasıl bir kent olmalı/olacak İzmir?” başlıklı bir konuşma yapan Alphan Manas ise kıyılarda yaşamın başlayacağını, tarımsal yaşamın daha çok ilçelerde olacağını, Körfez’in temizleneceğini belirterek, “Kent merkezinden sanayinin gitmesi gerekiyor. İzmir yaşanılması güzel, mutlu yaşlanılan  fıstık gibi bir şehir olacak” şeklinde konuştu. 

Planlama ve icraya dikkat çekti
Kentin planlanmasında izlenecek yol haritasına ilişkin konuşan Prof. Dr. Fikret Adaman da, “Planlama ve icraat çok önemli. Bu patikayı hep birlikte oluşturmamız lazım. Katılımcı demokrasi benim de çok inandığım ve önem verdiğim hususlar. O patika bizi bir yere ulaştıracak ama orası nedir? Bunu birlikte tasarlamak durumundayız. Önümüzde susuzluk, yoksulluk gibi önemli noktalar var. Büyüme yerine kalkınmanın ön plana alınması önemli ve onu doğru tartışmamız gerekiyor. Teknoloji yanımızda olmalı. Ama olumsuz yanlarını da göz ardı etmemeliyiz” dedi. 

“İzmir ilham veren bir kent”
Panelin son konuşmacısı olan Ali Faruk Göksu da, “Planlamanın ilk koşulu anlamadır. İzmir’in stratejik konumunu ve yönlerini doğru anlıyor muyuz? Bunun üzerine tartışmamız lazım. Eğer İzmir’in geleceğini konuşuyorsak stratejik yönün avantajlarını ortaya koymamız lazım. İttifaklar konusu da var. Hiçbir kent kendi başına geleceğini belirleyemez. Bir takım ittifaklara ihtiyaç var. İzmir’in Manisa ve Aydın’la yapacağı bir ittifakın yaratacağı gücün hele bir de sınır ötesi senaryosu yazıldığında başka dünya çıkacak. Biz buna hazır mıyız? Bunun üzerinde durmak gerekiyor. Ayrıca dünyada önemli kentler akımlarla yönetiyor. İzmir, Mersin ve Samsun gibi liman kentleriyle birlikte yeni trend yaratabilir mi? İzmir ilham veren bir kent” ifadelerini kullandı. 

Neler yapıldı?
İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından şehrin uzun vadeli vizyonunu ve stratejilerini şekillendirmek üzere hazırlanan İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi için “Nasıl Bir İzmir” panel serisi “İzmir’in 2074 Vizyonu” , “Gıda ve Tarım”, “Körfez ve Havzalar”, “Kent İçin Müşterek Veri”, “Bölgesel Kalkınma ve Kentsel İnovasyon”,  “Tasarım Kenti ve Kentin Tasarımı”, “Sağlıklı Bir İzmir”, “İzmir’de Birlikte Yaşamak” başlıklarıyla yapıldı. Ayrıca atölye çalışmaları da tamamlandı. “Vizyon 2074: İzmir Geçmişten Geleceğe Paneli” ise tüm panellerin tamamlanması ile elde edilen verilerin tartışılması ve sentezlenmesi amacıyla düzenlendi. Çalışmalalar “World Cafe: İzmir Kent Buluşmaları” ile devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir’in 50 yıllık geleceği şekilleniyor Başkan Tugay: Geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak için üzerimize düşeni yapacağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk futbolunun geleceği ve spor medyasının dönüşümü Sporun İçinden Medya Zirvesi’nde masaya yatırıldı https://kocaelibasin.com.tr/turk-futbolunun-gelecegi-ve-spor-medyasinin-donusumu-sporun-icinden-medya-zirvesinde-masaya-yatirildi/ Tue, 04 Mar 2025 11:29:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turk-futbolunun-gelecegi-ve-spor-medyasinin-donusumu-sporun-icinden-medya-zirvesinde-masaya-yatirildi/ İstinye Üniversitesi’nde düzenlenen “Sporun İçinden Medya Zirvesi”nde Türk futbolunun geleceği ve spor medyasının dönüşümü masaya yatırıldı.

Türk futbolunun geleceği ve spor medyasının dönüşümü Sporun İçinden Medya Zirvesi’nde masaya yatırıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstinye Üniversitesi’nde düzenlenen “Sporun İçinden Medya Zirvesi”nde Türk futbolunun geleceği ve spor medyasının dönüşümü masaya yatırıldı. Spor medyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren zirvede, transfer süreçlerinden yeni medya yönetimine kadar birçok başlık ele alındı, spor gazeteciliğinin değişen dinamikleri, futbolun medya üzerindeki etkisi ve Türk futbolunun uluslararası arenadaki konumu değerlendirildi.

İstinye Üniversitesi’nde düzenlenen “Sporun İçinden Medya Zirvesi”ne ev sahipliği yaptı. Türk futbolunun geleceği ve spor medyasının dönüşümünün ele alındığı zirvede spora dair önemli başlıklar masaya yatırıldı. Zirvenin ilk oturumu olan “Spor Medyası ve Yeni Medya Yönetimi” panelinde, spor muhabirleri Efe Gülmez, Tarık Akan, Emre Günay, Suat Yahyaoğlu ve Sercan Şekerci spor haberciliğindeki dijital dönüşümü anlattı.

“Yeni medya, futbolun temsilini değiştiriyor”

Spor Muhabiri Suat Yahyaoğlu, dijitalleşmenin haberciliğe etkisini vurgulayarak şunları söyledi:
 “Yeni medya ile geleneksel gazeteciliğe kıyasla anlık aktarım yapma şansımız var. Artık aynı anda gazeteci, muhabir, editör ve spiker rollerini üstleniyoruz. Yeni medya, futbolun temsilini değiştiriyor.”

Futbolun medya dünyasındaki yerini değerlendiren Efe Gülmez ise, “Futbol hepimiz ve ülkemiz için çok kıymetli. Yeni medya olarak da futbola diğer branşlara göre daha fazla ağırlık veriyoruz” diyerek, futbolun medyadaki ayrıcalıklı konumuna dikkat çekti.

 Türk futbolunun geleceği ve transfer süreçleri ele alındı

“Transfer Süreçleri ve Futbolu Kamuoyuna Yansıtma” panelinde, spor basınının öne çıkan isimleri Burhan Can Terzi, Kaan Dursun ve Ferhat Kızıltaş, futbolun medya aracılığıyla nasıl şekillendiğini tartıştı. 

Spor muhabiri Burhan Can Terzi, spor medyasının genç kuşaklarla bilgi paylaşımının önemine değinerek, “İstinye Üniversitesi’ne bu alanı açtıkları için çok teşekkür ediyorum. Genç medya öğrencileriyle paylaşımda bulunmak bizler için çok kıymetli” diye konuştu.

Kaan Dursun, Türk futbolunun uluslararası arenadaki imajına dikkat çekerek,
 “Türkiye, Avrupa ligleriyle kıyaslandığında alt seviyelerde görünüyor. Bu nedenle yabancı oyuncuların transferi kolay olmuyor. Süper Lig’in imajının tamamen değiştirilmesi gerekiyor” dedi.

“Futbol ve Yönetmelikler” uzman perspektifiyle değerlendirildi

Zirvede ayrıca, eski futbolcu ve teknik direktör Yaşar Çevikel, Türk futbolu ve yönetmelikler konusundaki uzman değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Spor basınının duayen isimleri, medyanın futbol üzerindeki etkisini, transfer süreçlerinin yönetimini ve yeni medya çağında haberciliğin nasıl şekillendiğini detaylı bir şekilde ele aldı.

İstinye Üniversitesi, spor medyasına yön veren buluşmalara devam ediyor

Futbolun basın ve medya üzerindeki etkisini, transfer süreçlerini ve spor medyasının evrilen dinamiklerini tüm boyutlarıyla ele alan Sporun İçinden Medya Zirvesi, sektörün deneyimli isimleriyle genç gazetecileri ve medya öğrencilerini buluşturdu. İstinye Üniversitesi, öğrencilerine medya dünyasında rehberlik edecek, bilgi ve deneyim paylaşımına imkân sağlayan etkinliklerle sektörel gelişime katkı sunmaya devam ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk futbolunun geleceği ve spor medyasının dönüşümü Sporun İçinden Medya Zirvesi’nde masaya yatırıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı gençlerle buluştu: Gençlik ‘Sosyal İnovasyon’ ile geleceği şekillendirecek https://kocaelibasin.com.tr/buyuksehir-belediyesi-genel-sekreteri-dr-hayri-baracli-genclerle-bulustu-genclik-sosyal-inovasyon-ile-gelecegi-sekillendirecek/ Sun, 09 Feb 2025 10:10:07 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/buyuksehir-belediyesi-genel-sekreteri-dr-hayri-baracli-genclerle-bulustu-genclik-sosyal-inovasyon-ile-gelecegi-sekillendirecek/ Halkevi Gençlik Merkezi’nde gerçekleşen Akademi Üniversite Sosyal İnovasyon Lansmanı’nda gençlerle bir araya gelen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr.

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı gençlerle buluştu: Gençlik ‘Sosyal İnovasyon’ ile geleceği şekillendirecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Halkevi Gençlik Merkezi’nde gerçekleşen Akademi Üniversite Sosyal İnovasyon Lansmanı’nda gençlerle bir araya gelen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı “Gençlik ‘Sosyal İnovasyon’ ile geleceği şekillendirecek” ifadelerini kullandı.

 

HALKEVİ GENÇLİK MERKEZİ’NDE GERÇEKLEŞTİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın model ve ödüllü gençlik projesi ‘Kılavuz Gençlik’ çatısı altında faaliyet gösteren Akademi Üniversite, gençlere çözüm odaklı yenilikçi fikirlerle yetkinlik kazandırmak amacıyla ‘Sosyal İnovasyon’ çalışmaları düzenliyor. Bu kapsamda Akademi Üniversite Sosyal İnovasyon Topluluğu tarafından Halkevi Gençlik Merkezi’nde yeni dönem tanıtım lansmanı gerçekleştirildi. Lansman programına; Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Raşit Fidan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Muradiye Ateş, şube müdürleri, Sosyal İnovasyon gönüllüleri ve misafirler katılım gösterdi.

 

“GELECEĞİ GENÇLİK ŞEKİLLENDİRECEK”

Sosyal İnovasyon Topluluğu’nun düzenlediği sahne gösterisinin ardından Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı “Gençlik Gücü: Sosyal İnovasyon ile Geleceği Şekillendirmek” adlı söyleşi gerçekleştirdi. Sosyal inovasyonun şehirlerde ve gençlerde önemli bir unsur olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Genel Sekreter Baraçlı, “Gençlerimiz kendilerini geleceğe taşıyan bir anlayışla çalışmalarına devam ediyor. İnovasyon esasen yenilik ve yeni düşünce kavramlarını ortaya koyma gayreti içerisinde faaliyetlerini yerine getirme anlayışıdır. Bizler bu anlayışla çalışmalarımızı devam ettirirken büyüklerimizi ve küçüklerimizi tanıma anlayışını da ortaya koymalıyız. Sadece insan odaklı değil, çevreyi de dikkate alan ve kaynakları verimli kullanan bir anlayışla inovasyonu ön planda tutmamız gerekiyor. Bu yüzden her yaşta üretebilecek bir anlayışa sahip olmalıyız” ifadelerini kullandı.

 

“SOSYAL MEDYAYI BİLGİ EDİNMEK İÇİN KULLANIN”

Ülkemizin olduğu gibi Kocaeli’nin de hedeflerinin olduğunu belirten Dr. Baraçlı “Kocaelimizin hedefi 2041. Bu hedefe ulaşırken yeni nesil, inovasyonu ön planda tutan, sosyal gelişimciliği de hedefleyen bir anlayışla çalışmalarını yerine getirmeli. Tabi ki önemli unsur dijital dönüşüm de göz ardı edilmemeli. Sosyal medyayı sadece sosyalleşmek adına değil, bilgi edinmek adına kullanmamız gerekiyor. Kölesi olmadan, onu yönetebilecek bir anlayışla çalışmalarımızı yerine getirmeliyiz. Eleştirel düşünme, problem çözme, liderlik yeteneklerinin artışı, toplumsal değişimi yönlendirme gibi kavramlarla inovasyonu ön planda tutan bir gençlik yönetimini hedefliyoruz. Beyin çürümesini de ortadan kaldırmak istiyoruz. Bu anlamda Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız gençlerin tüm girişimlerine tam destek veriyor. Artırılmış gerçeklik, yapay zeka ve sosyal medya kavramları günümüzde artık çok üst seviyelere erişti. Esiri olmadan onları yöneten bir anlayışla dijitalleşmeyi ön planda tutacağız” diye konuştu. Baraçlı daha sonra gençlerden gelen soruları cevapladı.

 

“SOSYAL İNOVASYON VE GENÇLERİN POTANSİYELİ”

Geleceği değiştirecek çözüm odaklı yenilikçi fikirler üretme süreci olarak tasarlanan Sosyal İnovasyon Projesi sunumunun ardından Dr. Muradiye Ateş “Sosyal İnovasyon ve Gençlerin Potansiyeli” konulu söyleşi gerçekleştirdi. Sosyal inovasyonun son 20-30 yılda ortaya çıkmış bir kavram olduğunu belirten Ateş, “Sosyal inovatif faaliyetler aslında insanlık tarihi kadar eski. Kocaeli için sosyal inovasyon, insanların ihtiyacı olan sorunlara çözüm üretmektir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sorunlara karşı ürettiği yenilikçi bir çözüm başka bir il için faydalı olamayabilir. Sosyal inovasyon çok yenilikçi bir yöntem fakat minik bir değişimden çok büyük etki yaratan bir değişime kadar biz her şeyi sosyal inovasyon olarak algılayabiliriz. Küçük değişimleri aslında küçümsememek gerekiyor. Özellikle gençlerin ‘Kılavuz’ ve başka şehirlerdeki çalışmalar gibi yenilikçi projelere fikir aşamasında dahil edilmesi çok önemli” ifadelerini kullandı. Program gerçekleştirilen çekiliş ve hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı gençlerle buluştu: Gençlik ‘Sosyal İnovasyon’ ile geleceği şekillendirecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yandex Türkiye, Dijital Geleceği Şekillendiren Stratejilerini Paylaştı https://kocaelibasin.com.tr/yandex-turkiye-dijital-gelecegi-sekillendiren-stratejilerini-paylasti/ Fri, 07 Feb 2025 13:21:23 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yandex-turkiye-dijital-gelecegi-sekillendiren-stratejilerini-paylasti/ Yandex Türkiye, İstanbul'da düzenlenen Bloomberg Zirvesi kapsamında, Türkiye'nin dijital ekonomisine ilişkin devam eden girişimlerini ve stratejik vizyonunu sergilemek üzere iş dünyasına özel bir etkinlik düzenledi.

Yandex Türkiye, Dijital Geleceği Şekillendiren Stratejilerini Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yandex Türkiye, İstanbul’da düzenlenen Bloomberg Zirvesi kapsamında, Türkiye’nin dijital ekonomisine ilişkin devam eden girişimlerini ve stratejik vizyonunu sergilemek üzere iş dünyasına özel bir etkinlik düzenledi.

Yandex Search Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, etkinlikte gerçekleştirdiği sunum ile Yandex’in Türkiye pazarındaki yatırımları ve geleceğe yönelik teknolojik çözümlerini katılımcılarla paylaştı. Aynı zamanda, Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile gerçekleştirdiği söyleşide, Yandex’in Türkiye pazarına yönelik stratejik yatırımlarını ve yenilikçi çözümleri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğe, önde gelen dijital, finansal ve endüstriyel şirketlerden 50’den fazla C-level yönetici, kamu sektörü ve STK temsilcileri katıldı. 

 

Popovskiy, sunumu sırasında Yazeka ile Yandex Arama Arama da dahil olmak üzere Yandex’in geniş kapsamlı çözümlerinin altını çizdi. Şirketin son teknoloji ürünü yeni çözümü Yazeka’nın güvenilir referanslarla kesin, bağlam temelli yanıtlar sağlayarak arama sürecini basitleştirmekle kalmadığını, aynı zamanda geleneksel arama motoru modelinden niteliksel olarak farklı bir yaklaşıma doğru bir paradigma değişimini temsil ettiğini belirtti. Cevapları bulmaya dayalı yeni nesil yapay zeka arama aracı Yazeka ile Yandex, düzinelerce arama sonuç bağlantılarını eleme ihtiyacını ortadan kaldırarak en alakalı, kişiselleştirilmiş ve zamana duyarlı sonuçları anında sunuyor.

 

Yandex, Türkiye için uzun vadeli güvenilir bir partner olmayı hedefliyor

 

Yandex Search Türkiye Genel Müdürü Popovskiy, şunları söyledi: “Yandex, en ileri teknolojiyi geliştirmek ve altyapıyı iyileştirmek için büyük ölçekli yatırımlar yaparak Türkiye için uzun vadeli güvenilir bir partner olmayı hedefliyor. Ürünlerimizin güncel ve her şeyden önce kullanışlı kalmasını sağlamak amacıyla Türk kullanıcılara yönelik rafine edilmiş çözümler oluşturmak için yerel yeteneklerden yararlanmaya kararlıyız. Arama teknolojisi ve yapay zeka alanındaki uzmanlığımızın, kullanıcı odaklı yerelleştirilmiş hizmetlerimizin Türkiye’deki konumumuzu daha da güçlendireceğine inanıyoruz.”

 

Etkinlik kapsamında Mehmet Akif Ersoy ile gerçekleştirilen söyleşide, yabancı yatırımcıları cezbedecek altyapının oluşturulması ve Türkiye’deki dijital ortamın iyileştirilmesi konuları ele alındı. Tartışmada sağlıklı yüksek teknoloji ekosistemlerinin teşvik edilmesinde adil rekabetin kritik rolüne de değinilirken, Rekabet Kurumu’nun açık ve rekabetçi bir pazar sağlamak için sürdürdüğü çabaların desteklendiği belirtildi. Bu yaklaşım, inovasyonu teşvik etmek ve hem tüketicilere hem de işletmelere daha geniş bir yelpazede üstün kaliteli dijital çözümler sunmak için önem taşıyor.

 

Alexander Popovskiy, Yandex’in vizyonunun sadece Türkiye’nin dijital dönüşümüne katılmanın ötesine geçtiğini tekrar vurguladı. Yandex, ülkenin kültürel mirasını ve tarihini göz önünde bulundurarak Türk kullanıcılarının benzersiz ihtiyaçlarına göre uyarlanmış çığır açan yapay zeka destekli çözümler sunarak bu evrimi aktif bir şekilde yönlendirmeyi hedefliyor. Şirketin Türkiye’ye olan bağlılığı ve devam eden yatırımları, yeni ortaklıklar kurma çabalarıyla birleşerek web arama endüstrisinin hem içinde hem ötesinde yeni bir teknolojik ilerleme çağına zemin hazırlıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yandex Türkiye, Dijital Geleceği Şekillendiren Stratejilerini Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>