?>
?>
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yakın işbirliği içerisinde olduğu Almanya Nürnberg Belediyesi, Nürnberg Gençlik Derneği ile birlikte tüm kardeş şehirlerinden gençlik gruplarının davet edildiği “Gençlik Barışta Birleşiyor” başlıklı uluslararası gençlik kampı düzenliyor. Kampa Antalya’dan da 8 genç katılacak.
SON BAŞVURU 31 0CAK
7 -14 Temmuz tarihleri arasında Almanya’nın Nürnberg kentinde gerçekleşecek gençlik kampı için son başvuru tarihi 31 Ocak Cuma günü. 18 – 25 yaş arasında en az B1 seviyesinde İngilizce yeterliliği olan katılımcı adayların İngilizce öz geçmişini ve Gençlik Kampı’na neden katılmak istediğini yazacağı motivasyon mektubunu [email protected] adresine iletmesi gerekiyor. Başvuruların değerlendirilmesi sonrası adaylar; İngilizce mülakata davet edilecek. Değerlendirmeler cv, motivasyon mektubu ve mülakatlara göre yapılacak.
BARIŞ VE GELECEK İÇİN BULUŞACAKLAR
Dünyanın dört bir yanından 200 gencin katılması beklenen kampın amacı, gençlerin birbirlerini tanımalarına, şehirlerini ve ülkelerini tanıtmalarına sağlayarak, kardeş şehirlerin gençleri arasında kalıcı ortak bağlar oluşturmak. Antalya Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi ve Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı işbirliğiyle yürütülecek olan etkinliğe Antalya’dan 8 gencin katılması hedefleniyor. “Gençlik Barışta Birleşiyor” isimli Uluslararası gençlik kampında katılımcı gençler atölye çalışmaları, geziler ve sosyal etkinliklere katılacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Antalyalı gençler barış için Almanya’ya gidiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Vatandaşlara hizmet noktasında katılımcı belediyeciliğe önem veren Büyükşehir Belediyesi Menteşe Kent Park için yapılan referandumdan sonra Düğerek Mahallesi’ndeki Büyükşehir Sosyal Tesisleri ve Spor Salonu’nda düğün yapılıp yapılmaması konusunu da halka soruyor. Vatandaşlar Düğerek Sosyal Tesisleri ve Spor Salonu’nda düğün yapılıp yapılmaması konusunu 10-11 Ocak 2025 tarihlerinde iki gün boyunca tesis içerisine konulan sandıklarda oylayacak.
Muhtar Gülfer Etyemez; “Halkımız sosyal tesiste düğün yapılıp yapılmamasına kendisi karar verecek”
Konuyla ilgili açıklama yapan Menteşe İlçesi Düğerek Mahalle Muhtarı Gülfer Etyemez daha önce düğün yapılan Düğerek sosyal tesisleri ve spor salonunda gürültü nedeniyle düğünlerin yapılmadığını, bazı vatandaşlarında düğünlerin yapılası yönünde talebi olduğunu belirtti. Oluşan bu durumda kararı Düğerek Mahallesi’nin değerli vatandaşlarının vermesi için konuyu referanduma götürme kararı aldıklarını belirtti.
Gülfer Etyemez; Düğerek Mahallemizde bulunan Sosyal Tesislerde geçen haziran ayına kadar düğünler yapılabiliyordu. Sonrasında gürültü nedeniyle düğünler yapılamadı.
Gülfer Etyemez; “Düğerek Mahalle’mizde bulunan Sosyal tesislerde geçen haziran ayına kadar düğünler yapılabiliyordu. Birkaç vatandaştan gelen şikayet üzerine düğünleri yapamadık. Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Ahmet Aras ile konuyu konuştuk ve vatandaşlarımızın mağdur olmaması için burada referandum yapma kararı aldık. 10-11 Ocak 2025 tarihlerinde halkımıza Düğerek Sosyal Tesisleri’nde düğün yapılmasını istiyor musunuz? sorusunu yönelteceğiz ve oylarını kullanacaklar. Halkımız burada düğün yapılıp yapılmamasına kendisi karar verecek.” dedi.
Başkan Aras; “Amacımız halkımızla birlikte şehrimize hizmet ettiğimiz mutlu bir Muğla yaratmak”
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yerel yönetimlerde şeffaf, katılımcı olmanın, halkla birlikte karar almanın her zaman daha iyi hizmet olanağı sağladığını söyledi ve Düğerek Mahallesi’nde yaşayanları düzenleyecekleri referanduma davet etti.
Başkan Aras; “Yerel yönetimler tüm hizmetlerini halkının huzuru, mutluluğu, sağlığı için yerine getirir. Bizim amacımız mutlu bir Muğla yaratmak. Bu hizmetleri yerine getirirken en büyük desteği halkımızdan alıyoruz. Çünkü bu hizmetleri halkımız için hayata geçiriyoruz. Bazı hizmet ve projeleri de halkımıza soruyoruz. Çünkü yapılacak bir projeden herkesin eşit derecede memnun olması mümkün olmuyor. Bu tür durumlarda mini referandumlarla halkımızın görüşlerine, oylarına ihtiyaç duyuyoruz. Menteşe Kent Park örneğinde olduğu gibi şimdi de Düğerek Mahalle’mizde sosyal tesisimizde düğün yapılıp yapılmamasını halkımıza soracağız. Vatandaşlarımız sandığa giderek kendileri için en iyi olana karar verecekler.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den Bir Referandum Daha: Düğerek Sandığa Gidiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Toplantıda, Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Ali Faik Demir, Fransa’nın Le Figaro Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Yves Thréard ile Jeune Afrique Dergisi’nin Yazı İşleri Müdürü Joséphine Dedet de görüşlerini paylaştı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Reha Bilge, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girilen bu dönemde dünya üzerindeki gelişmelerin ve değişimlerin önemini vurgulayarak “Bir yüzyılı geride bıraktık. Fakat bu ikinci yüzyılda dünya yeni gelişmelere, yeni değişimlere gebe. Bu toplantımızda bu değişimlerin ne yönde olduğunu tartıştık” dedi.
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine atıfta bulunan Bilge, “Gördüğümüz kadarıyla dünyada yeni jeopolitik dengeler oluşurken, barıştan çok savaş ve çatışma egemen. Bu belirsizlik ortamında arzuladığımız, düşlediğimiz dünya ise barış içerisinde olmalıdır” diye konuştu.
Geçmişte düzenlenen konferansların, üst düzey katılımcılarla zenginleştiğini kaydeden Reha Bilge benzer konferansların gelecekte de devam edeceğinin altını çizdi.
‘Türkiye artık Afrika’da varlık gösteriyor’
Toplantıdaki konuşmasında Türkiye, Fransa ve diğer büyük güçler arasında Afrika’nın yeni gündemi hakkındaki görüşlerini paylaşan Jeune Afrique Dergisi Yazı İşleri Müdürü Josephine Dedet, 1.5 milyarlık tüketici piyasası, yer altı zenginlikleri, doğal güzellikleriyle Afrika’nın önemini vurguladı.
Türkiye’nin daha önce hiç olmadığı kadar bugün Afrika’da kendini gösterdiğine dikkat çeken Dedet, “Türkiye, Afrika’da politik, ekonomik ve insani anlamda varlık gösteriyor. 2002’de sadece 12 Büyükelçiliği bulunan Türkiye’nin Afrika’da faaliyet gösteren büyükelçilik sayısı 44’e yükseldi. Türk Hava Yolları 60 noktaya uçuyor. Güvenlik, askeri malzeme anlaşmaları yapılıyor. Afrika’da yeni oyuncu olan Türkiye’yi soft power dediğimiz TRT programlarıyla halklar da tanıyor. Sağlık için Afrikalılar Türkiye’ye geliyor.” ifadelerini kullandı.
‘Türk dünyası coğrafyayla sınırlı değil’
Dünya’daki jeopolitik gelişmeler ve Türkiye’nin Türk dünyası ile ilişkileriyle ilgili bilgiler veren Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Ali Faik Demir ise Türk dünyasının geleceği hakkında “Artık coğrafi bir sınırla kalmayacak. Çünkü karşımızda bir diaspora var. Milyonlarca Türk yaşıyor Avrupa’da, Amerika’da, Afrika’da. Örneğin Araplar birçok ülkeden gidiyor ama Türkler tek ülkeden giden milyonlar” dedi.
Eski Sovyet coğrafyasında da Rus etkisinin azaldığını kaydeden Demir, “Türk zirvelerinde bile aralarında Rusça konuştular ama artık bildikleri halde Rusça konuşmak istemiyorlar. Ortak alfabenin de kabulünden sonra Türk dünyasında kendine özgü bir model olması gerekiyor. Birbirine ihtiyacı olan, birbirinin eksiğini kapatan bir Türk dünyasından bahsediyoruz. Türk birliği, bir ırk ve etnik birlik anlamında değil, ortak bir dil ve ekonomik iş birliğini işaret etmektedir.” diye konuştu.
‘Batı, geçmişi özlüyor’
Le Figaro Gazetesi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Yves Threard ise ‘Günümüzde Fransız dış politikasının etkisi’ hakkında konuştu. Threard, Fransa’yı “Kolay heyecanlanan, ayaklanan, büyümekte zorlanan ve sürekli bir ergenlik dönemi yaşayan bir ülke” olarak tanımlarken, ülkesinin insan haklarına saygısı, AB’nin en önemli sütunlarından biri olması, sanat ve edebiyattaki gücü ve 400 milyondan fazla kişi tarafından konuşulan Fransızcanın yaygınlığı gibi güçlü özelliklerini de vurguladı.
Fransa’nın geçmişteki parlak dönemine değinen ancak bugün geçmişe özlem duyulduğunu dile getiren Threard, şunları söyledi: “Dünya şu an değişmekte. Fransa dahil birçok batılı güç bunu anlamadı ve kabul etmiyorlar. Bugün geçmişlerinin özlemini yaşıyorlar. Fransa, geçmişini, büyüklüğünü özlüyor. Bu dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra parçalanıyor, değişiyor, sorgulanıyor. Fransa 3. yolun ülkesi olmak ne doğuda ne batıda olmak istiyordu. Ancak herkesin dostu olarak gözükmek isterken kimsenin dostu olamıyoruz.”
‘ABD gerileme sürecinde’
Eski Paris Büyükelçisi ve dış politika yorumcusu Uluç Özülker de toplantıda 21. yüzyılda dünyanın yeni dinamikleriyle ilgili görüşlerini paylaştı. Amerika’nın artık eski gücünde olmadığını kaydeden Özülker, ABD’nin dünya hakimiyetini yitirme noktasına geldiğini ve gerileme sürecine girdiğini ancak bunu kabullenemediğini söyledi. Ukrayna-Rusya Savaşı, Çin-Tayvan sorunu ve Orta Doğu’daki savaşa ve güncel gelişmelere değinen Özülker, konuşmasında Cumhuriyetin 101. yılında Türkiye’nin geleceği, önündeki fırsatlar ve riskler hakkında da bilgiler verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Galatasaray Divan Kurulu’nun Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılı ve Dünya Nereye Gidiyor, Özel Gündemli Toplantısı Gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Büyükakın, Fransa’ya gidiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Reuters, bu seçimlerde çok kritik bir öneme sahip olan genç seçmenin nabzını yokladı. “Türkiye seçimlerinde ilk kez oy kullananların çoğu yeni bir hayat için sandığa gidecek” başlığıyla servis edilen haberde, “Recep Tayyip Erdoğan iktidara geldiğinde henüz doğmamış olan ama oy kullanma yaşına girdiğinde daha iyi bir hayatın var olduğunu, günümüz sosyal medya olanakları sayesinde kendinden önceki kuşaklardan daha hızlı öğrenmiş 6 milyonun üzerinde genç seçmenin çoğu içine doğduğu dünyayı değiştirmek, öfkesini dindirmek için sandığa hazırlanıyor” yorumu yapıldı.

Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini söyleyen Berivan (oturan), “Torpil olmayan bir yere varamıyor” dedi.
GENÇ SEÇMENİN SAYISI 6.4 MİLYON
Fakat genç seçmen arasında iktidarın mevcut sorunları çözebileceğine inanlar olduğu da belirtilirken ajansa konuşan bir tekstil firmasında model teknikeri olarak çalışan 21 yaşındaki Berivan ilk kez oy kullanacağı için heyecanlı olduğunu söyledi.Berivan, “Ekonomi kötü durumda. Gençlik bunun önüne geçebilir. Z kuşağı bunu değiştirebilir… Bunlar da tamamen gençliğin seçeceği insanla veya gençliğin değiştireceğine güvendiği insanla olacak” yorumunu yaptı. 18-22 yaş arasındaki seçmen sayısının 6.4 milyon olduğunu ve ilk kez oy kullanacak seçmen sayısının da çok yüksek olduğu belirtildi.
Berivan isimli seçmen, “Eğitimin ve ekonominin toparlanması demek, gençliğin kurtulması demek. İnşallah eğitimi toparlayabilir, ekonomiyi toparlayabilir. Gençliği kurtarabilir diye düşünüyoruz… Sistem tamamen çöktü, artık okullar tamamen para üzerine. Maddi durumu iyi olan herkes meslek sahibi; torpil olmayan hiç kimse bir yere varamıyor” yorumunu yaptı.

AKP’ye oy vereceğini söyleyen Örgün, ‘Fahiş fiyatların değişmesini istiyoruz’ dedi.
“EKONOMİNİN SEBEBİ ŞU ANKİ İKTİDAR”
“Şu an iktidarda olan insanlardan herhangi bir beklentimiz yok, ülkeyi batırdı… Ülke tamamen berbat bir durumda. Eğitimin tamamen paraya dönüşmesinin sebebi o. Ekonominin berbat olmasının sebebi şu anki iktidar” diyen Berivan, Cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vereceğini söylüyor.
Berivan, “Çünkü birçok partinin birleşip bir şeyler başarabileceğini düşünüyoruz… Umarım gençleri görürler. İnşallah eğitimi düzeltirler… Şu anki iktidarın değişmesi hepimize iyi gelecek diye düşünüyorum” dedi.
Reuters’ın haberinde, Erdoğan iktidarını destekleyeceğini söyleyen 2001 doğumlu Emre Örgün isimli gencin açıklamaları da dikkat çekti.
Örgün, “Tabii ki de devam etmesini istiyorum. Birkaç politika değişikliğiyle şu andaki var olan hükümetin devamını istiyoruz… Eğitim, istihdamın maliyetinin değişmesi, alım gücünün gençlere yönelik krediler olsun, onların yönelik faizler, fahiş fiyatların değişmesini istiyoruz” yorumunu yaptı.
İngiliz haber ajansı genç seçmenin nabzını tuttu: Çoğu öfkesini dindirmek için sandığa gidiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünyanın en zengin iş insanlarından biri olan Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un sahibi olduğu ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, “Türkiye’deki seçimlerin üzerinde despotizmin gölgesi büyüyor” başlıklı başyazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidara ilk geldiği dönem çizdiği “ılımlı lider” imajının büyük oranda yok olduğu yorumunu yaptı.
Erdoğan’ın giderek düşen popülaritesinin baskıya ve demokratik değerlere yönelik küçümsemeye dayalı otokrasisinin bir yansıması olduğunu yazan gazete, ekonomideki kötü yönetimin de halkın yaşam standartlarını hızla düşürdüğünü ve birçok Türk’ün öfkeli olduğunu belirtti.
Gazetenin yayın kurulu tarafından kaleme alınan yazıda, “14 Mayıs’ın aynı zamanda demokratik seçimlerin Erdoğan’ın giderek tek adamlığa yönelen iktidarının boyunduruğundan kurtulma kapasitesine sahip olup olmadığının bir sınavı olacağı” yorumu dikkat çekti. Türkiye’deki seçimlerin ABD ve Avrupa açısından da önemli olduğunu kaydeden WP, Türkiye’nin “Batı’nın yaptırımları çiğnenerek Moskova’ya ürün sevkiyatında önemli rol oynadığından şüphe edildiğini yazdı.
‘EN BÜYÜK ZARARI TÜRKİYE’YE VERDİ’
Erdoğan’ın jeopolitik konumunu güçlendirmek için “ikili oyun” oynadığı yorumunu yapan gazete, Erdoğan’ın Rusya’nın yanı sıra Çin ve Suudi Arabistan gibi diğer otoriter ülkelerden de mali destek aldığını aktardı.
Öte yandan Erdoğan’ın en büyük ve kalıcı hasarı Türkiye içinde verdiği; çatışmaları körükleyerek, muhalifleri ve gazetecileri hapse atarak ve Türkiye’de bir zamanlar canlı olan sivil toplumun alanını daraltarak iktidarını koruduğu belirtildi.
“Kurumlar onun zorbalığı karşısında boyun eğdi” ifadelerini içeren yazıda, buna en önemli örneğin Merkez Bankası olduğu kaydedildi.
‘DEPREMLER ERDOĞAN’IN İMAJINA BÜYÜK ZARAR VERDİ’
Yıkıcı depremler sonrasında gerekli müdahale ve yardımların gecikmesinin Erdoğan’ın imajına büyük zarar verdiğine dikkat çeken WP, “İnşaat standartlarına uymayan binaların depremde çökmesi birçok Türk tarafından Erdoğan iktidarının karakteristik özelliği olarak görülen yolsuzluk ve kötü yönetimin bir simgesi olarak algılandı” ifadelerini kullandı.
Washington Post, muhalefetin adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin mutfağında çektiği videolarla Erdoğan’ın 1000 odalı sarayına tezat oluşturduğunu da vurguladı. Gazetenin başyazısında Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi birleştirme, sadece tek dönem cumhurbaşkanlığı yapma, Merkez Bankası, mahkemeler ve diplomasi gibi kurumları bağımsızlığa kavuşturma sözü verdiğine de dikkat çekildi.
Washington Post, 14 Mayıs’ta seçimi kaybetmesi halinde Erdoğan ve destekçilerinin sonuca itiraz edebileceği kaygısı olduğunu belirterek, “demokrasinin görece sağlam olduğu bir ülkede bu kaygılar Erdoğan’ın bazı değerlere ne kadar derinden zarar verdiğinin bir ölçütü” tespitinde bulundu.
1994 yılında Amazon’u kuran ve şu an yaklaşık 127 milyar dolarlık servetiyle Bernard Arnault ve Elon Musk’ın ardından dünyanın en zengin üçüncü insanı olan Jeff Bezos, 2013’te Washington Post’u satın almıştı.
Washington Post: Türkiye despotizmin gölgesinde seçime gidiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>