?>
?>
İstanbul – 12 Mart 2025 –Dijital ödemelerde dünyanın lider şirketlerinden Visa’nın paylaştığı veriler, Visa kart kullanıcılarının Avrupa’da oyun harcamalarının 2024 yılında bir önceki yıla göre %16,7 arttığını gösterdi. Verilere göre oyun harcamalarındaki artış, Visa kart kullanıcılarının harcamalarındaki toplam büyümenin %40 üzerinde gerçekleşti.
Veriler, oyun harcamalarının 2024 yılında seyahatten %60, modadan %75, tiyatro ve sinemadan %85 daha fazla arttığını gösterdi. Oyun harcamalarındaki artış, ‘gaming’in Avrupa’nın en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olduğunu ortaya koydu.
Türkiye, Visa kart kullanıcıları arasında %24 ile en yüksek oyuncu payına sahip ülke olarak öne çıktı. Visa verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık her dört Visa kart kullanıcısından birinin ‘gamer’ olduğu görüldü.
Visa verilerine göre oyunseverler, Avrupa’daki ortalama Visa kart kullanıcılarına kıyasla hem daha fazla harcama yapıyor hem de daha fazla işlem gerçekleştiriyor. Harcama miktarında İspanya öne çkarken, Macaristan işlem sayısı ile birinciliği yakalıyor.
Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin şunları söyledi: “Oyun dünyası artık sadece bir eğlence aracı değil, küresel bir kültür. Her yaştan bireyin kendini ifade edebildiği dinamik bir sosyal alan ve hızla gelişen bir ekosistem. Bu ekosistem her geçen gün teknolojinin sınırlarını daha da ileriye taşırken, küresel ölçekte önemli bir ekonomiyi de oluşturuyor. Oyun ekosistemi artık yalnızca yaratıcılığı değil, aynı zamanda dijital girişimciliği ve yeni iş modellerini de destekleyen dev bir ekonomi haline geldi. Avrupa’daki ‘gamer’lar, özellikle de gençler, bu dijital dünyaya hâkim ve yüksek etkileşime sahip bir demografiyi temsil ediyor. Oyun alanındaki içerik üreticilerin rolü de her geçen gün daha da güçleniyor, ekonomiye olumlu katkılar sunma potansiyelleri artıyor. Visa olarak, bu alandaki içerik üreticilerini güçlendirmeye; güvenli, hızlı ve kolay ödeme çözümlerimizle onları destekleyerek, yaratıcılıklarını özgürce ortaya koymalarını sağlamaya devam edeceğiz.”
Oyun içeriği üreticileri yükselişte
Visa’nın araştırması, içerik üreticilerinin oyun kategorisindeki harcamalar üzerinde giderek artan bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre ‘gamer’ların dörtte birinden fazlası (%28) içerik üreticilerinin harcama kararlarında önemli bir rol oynadığını söylüyor. Visa, ‘gamer’ların yarısından fazlasının (%53) haftada en az bir kez oyun influencer’ları ile etkileşim gerçekleştirdiğini gösteriyor. Bu oran, 18 ila 24 yaşındaki oyuncular söz konusu olduğunda, %70’lere yükseliyor.
Oyun içeriğine olan talep arttıkça arz da artıyor. Visa’nın bulgularına göre her on oyuncudan üçü (%30) ya yayın yapıyor (%11) ya da sosyal medyada oyunla ilgili içerikler paylaşıyor (%19). İçerik üretenlerin beşte biri (%21) kendisini ‘oyun içeriği üreticisi’ olarak tanımlarken, yarısından fazlası (%52) gelecekte içerik üreticisi olmayı planladığını vurguluyor. Visa, her on ‘gamer’dan neredeyse dokuzunun (%91) oyun influencer’ı olmayı, son üç yılda daha çekici bir kariyer olarak görmeye başladığını ortaya koyuyor.
İçerik üreticilerinin:
Gelişmekte olan oyun ekonomisinin cesaret verici büyüme belirtileri göstermesine rağmen, içerik üreticileri, hayran kitlelerinden para kazanma konusunda önemli zorluklarla da karşı karşıya. İçerik üretiminden gelir elde edenler için en büyük zorluklar arasında hedef kitlelerini büyütmek (%34), ödeme almak (%35) ve platform kurallarını anlamak (%34) gibi teknik konular yer alıyor.
İçerik üreten ancak henüz gelir elde etmeyenlerin yaşadığı en büyük beş zorluk ise şöyle:
Visa, içerik üreticilerini küçük işletmeler olarak tanıyarak, hızlı ödeme almalarına yardımcı olmayı taahhüt ediyor. İçerik üreticileri, Visa’nın dünya çapında küçük işletmelere sunduğu finansal araçları, kaynakları ve ürünleriyle kolay ve güvenli bir şekilde ödeme yapabiliyor ve ödeme alabiliyor.
Visa ‘gamer’ları destekliyor
Visa’nın araştırması, oyun sektörünün sadece ekonomiyi canlandırmakla kalmayıp aynı zamanda oyuncuların becerilerini de geliştirdiğini ortaya koyuyor. ‘Gamer’ların beşte dördü (%81), oyun oynamanın veya izlemenin problem çözme ve hızlı düşünme becerilerini geliştirdiğini düşünüyor. Oyun içeriği üreticileri de benzer görüşte. Birçok içerik üreticisi, faaliyetlerinin web tasarımlarını ve dijital becerilerini geliştirdiğini düşünüyor (%71).
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Visa verilerine göre ‘gaming’ Avrupa’da yükselişte yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kaspersky Yönetilen tespit ve müdahale (Managed Detection and Response) (MDR) analist raporuna göre, gelişmiş kalıcı tehditler (APT’ler) şirketlerin %25’inde tespit edildi ve tüm yüksek ciddiyetli olayların %43’ünden fazlasını oluşturdu. Bu durum, 2023 yılına kıyasla %74’lük dikkat çekici bir artışa işaret ediyor.
Yıllık Yönetilen tespit ve müdahale (MDR) analist raporu, Kaspersky’nin Güvenlik Operasyonları Merkezi ekibi tarafından tespit edilen MDR olaylarının analizine dayalı içgörüler sunuyor. Rapor, saldırganların kullandığı en yaygın taktiklerin, tekniklerin ve araçların yanı sıra tespit edilen olayların özelliklerine ve MDR müşterileri arasında bölgeler ve sektörler arasındaki dağılımlarına ışık tutuyor.
Son bulgulara göre insan kaynaklı saldırılar olarak sınıflandırılan Gelişmiş Kalıcı Tehditler (APT’ler), her dört şirketten birini önemli ölçüde etkiledi ve 2024 yılında tespit edilen tüm yüksek şiddetli olayların %43’üne karşılık geldi. Önceki yıllarla karşılaştırıldığında bu oran 2023’e göre %74, 2022’ye göre ise %43’lük artışa işaret ediyor. Otomatik tespit teknolojilerindeki ilerlemelere rağmen, kararlı saldırganlar güvenlik açıklarından yararlanmaya ve bu sistemleri atlatmaya devam ediyor. APT’lerin telekomünikasyon hariç her sektörde tespit edilmesi dikkat çekici. En ağır yükü ise BT ve kamu sektörleri taşıyor.
Ayrıca müşteriler tarafından siber tatbikat olarak insan kaynaklı saldırılar şeklinde nitelendirilen olaylar toplam olayların %17’sinden fazlasını oluşturdu. Buna ek olarak güvenlik politikalarının ciddi ihlalleri yüksek şiddetteki olayların yaklaşık %12’sini oluştururken, kötü amaçlı yazılımlarla ilgili olaylar ağırlıklı olarak finans, sanayi ve BT sektörlerini etkileyen %12’nin üzerinde bir orana sahip.
Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi Başkanı Sergey Soldatov, şunları söylüyor: “2024’te Gelişmiş Kalıcı Tehditlerde önemli bir artış gözlemledik. Bu endişe verici eğilim, otomatik algılamadaki ilerlemelere rağmen insan güdümlü saldırıların çeşitli sektörlerdeki güvenlik açıklarından yararlanmaya devam ettiğini vurguluyor. Kuruluşlar, bu karmaşık tehditlere karşı koymak için hazırlıklarını artırmalı ve kapsamlı siber güvenlik stratejilerine yatırım yapmalıdır.”
Şirketlerin siber güvenlik personeli veya uzmanlığı yoksa, olayları araştırmak ve uzman desteği almak için Kaspersky Managed Detection and Response ve Kaspersky Incident Response hizmetlerine başvurabilirler. Bu hizmetler, tehdit tanımlamadan sürekli koruma ve düzeltmeye kadar tüm olay yönetimi döngüsünü kapsar ve kurumların kaçamak siber tehditlere karşı bile kendilerini korumalarına olanak tanır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kaspersky’e göre, gelişmiş kalıcı tehditler (APT), 2024’te her dört şirketten birini hedef aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2025 Ocak ayında %5,0 artarak 18 milyar 576 milyon dolardan, 19 milyar 508 milyon dolara yükseldi.
Ocak ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %11,8 artarak 18 milyar 646 milyon dolardan, 20 milyar 845 milyon dolara yükseldi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ocak ayında 1 milyar 336 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %8,4 artarak 40 milyar 353 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %93,6 oldu.
Dış ticaret açığı Ocak ayında %21,9 arttı
Ocak ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %21,9 artarak 6 milyar 185 milyon dolardan, 7 milyar 538 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak ayında %76,4 iken, 2025 Ocak ayında %73,7’ye geriledi.
Ocak ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %93,4 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2025 Ocak ayında imalat sanayinin payı %93,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.
Ocak ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %72,9 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Ocak ayında ara mallarının payı %72,9, sermaye mallarının payı %13,0 ve tüketim mallarının payı %13,9 oldu.
Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Ocak ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 782 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 371 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 280 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 12 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 979 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,3’ünü oluşturdu.
İthalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı
İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Ocak ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 399 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 4 milyar 86 milyon dolar ile Çin, 1 milyar 854 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 430 milyon dolar ile ABD, 950 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,3’ünü oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %0,4 arttı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2025 Ocak ayında bir önceki aya göre ihracat %0,4 artarken, ithalat %1,0 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2025 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %6,0, ithalat %9,6 arttı.
Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,4 oldu
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ocak ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4’tür.
Ocak ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %77,3’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,1’dir.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ocak ayında 19 milyar 277 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2025 yılı Ocak ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %7,5 artarak 19 milyar 277 milyon dolar, ithalat %8,6 artarak 26 milyar 932 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak ayında dış ticaret açığı %11,3 artarak 6 milyar 876 milyon dolardan, 7 milyar 655 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak ayında %72,3 iken, 2025 Ocak ayında %71,6’ya geriledi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %5,8, ithalat %9,6 arttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ocak-Aralık döneminde ihracat %2,4 arttı, ithalat %5,0 azaldı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,4 artarak 261 milyar 855 milyon dolar, ithalat %5,0 azalarak 344 milyar 20 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Aralık ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %3,7, ithalat %12,5 arttı
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2024 Aralık ayında %3,7 artarak 20 milyar 991 milyon dolardan, 21 milyar 763 milyon dolara yükseldi.
Aralık ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %12,5 artarak 20 milyar 820 milyon dolardan, 23 milyar 416 milyon dolara yükseldi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Aralık ayında 1 milyar 653 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %8,1 artarak 45 milyar 179 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %92,9 oldu.
Dış ticaret açığı Aralık ayında %43,9 arttı
Aralık ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %43,9 artarak 6 milyar 100 milyon dolardan, 8 milyar 778 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Aralık ayında %79,0 iken, 2024 Aralık ayında %72,8’e geriledi.
Dış ticaret açığı Ocak-Aralık döneminde %22,7 azaldı
Ocak-Aralık döneminde dış ticaret açığı %22,7 azalarak 106 milyar 339 milyon dolardan, 82 milyar 165 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Aralık döneminde %70,6 iken, 2024 yılının aynı döneminde %76,1’e yükseldi.
Aralık ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %93,7 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Aralık ayında imalat sanayinin payı %93,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,6 oldu.
Ocak-Aralık döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %94,1, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,7 oldu.
Aralık ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %68,6 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Aralık ayında ara mallarının payı %68,6, sermaye mallarının payı %14,3 ve tüketim mallarının payı %16,8 oldu.
İthalatta, 2024 Ocak-Aralık döneminde ara mallarının payı %69,3, sermaye mallarının payı %14,7 ve tüketim mallarının payı %15,8 oldu.
Aralık ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Aralık ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 644 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 499 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 414 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 198 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 186 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,6’sını oluşturdu.
Ocak-Aralık döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 20 milyar 434 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 16 milyar 349 milyon dolar ile ABD, 15 milyar 289 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 13 milyar 34 milyon dolar ile Irak ve 12 milyar 933 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,8’ini oluşturdu.
İthalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı
İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Aralık ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 540 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 881 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 598 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 760 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 465 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,2’sini oluşturdu.
Ocak-Aralık döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 44 milyar 931 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 44 milyar 20 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 27 milyar 84 milyon dolar ile Almanya, 19 milyar 312 milyon dolar ile İtalya, 16 milyar 227 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,1’ini oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %2,8 arttı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Aralık ayında bir önceki aya göre ihracat %2,8, ithalat %1,1 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %0,2 azalırken, ithalat %7,1 arttı.
Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %4,7 oldu
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Aralık ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,7’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %4,7’dir. Ocak-Aralık döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,1’dir. Ocak-Aralık döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,6’dır.
Aralık ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %79,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,0’dır. Ocak-Aralık döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,4’tür. Ocak-Aralık döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,1’dir.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Aralık ayında 21 milyar 226 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Aralık ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %2,8 artarak 21 milyar 226 milyon dolar, ithalat %11,3 artarak 30 milyar 413 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Aralık ayında dış ticaret açığı %37,7 artarak 6 milyar 671 milyon dolardan, 9 milyar 187 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Aralık ayında %75,6 iken, 2024 Aralık ayında %69,8’e geriledi.
İhracat 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde 237 milyar 559 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,3 artarak 237 milyar 559 milyon dolar, ithalat %5,2 azalarak 321 milyar 411 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Aralık döneminde dış ticaret açığı %21,5 azalarak 106 milyar 879 milyon dolardan, 83 milyar 853 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Aralık döneminde %68,5 iken, 2024 yılının aynı döneminde %73,9’a yükseldi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Aralık ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %2,1, ithalat %10,9 arttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’de işletmelerin %90’ı ağlarına sızmaya çalışan saldırganlarla karşılaşırken, şirketlerin %46’sı kötü niyetli kişilerin ağlarında kötü amaçlı kod çalıştırdığını veya güvenliği ihlal edilmiş sistemlerle iletişim kurmaya ve kontrolü ele geçirmeye çalıştığını bildirdi.
Büyük şirketler, kapsamlı koruma önlemlerine sahip olmalarına rağmen aynı zamanda en yüksek oranda ağ güvenliği vakası yaşanan şirketler olarak dikkat çekiyor. Küçük ve orta ölçekli şirketler de ağ güvenliği konusunda zorluklarla karşılaşıyor ve vakaların önemli bir yüzdesi şirket çalışanlarının kasıtlı veya kasıtsız eylemlerine bağlı olarak gerçekleşiyor.
Ağ güvenliği tehditleri işletmeler için hala en endişe verici konu
Ağ güvenliği tehditleri, şirket ağlarına sızarak ve hassas verilere, uygulamalara ve iş yüklerine zarar vererek sistem açıklarından yararlanmayı amaçlıyor. Siber suçlular sistemde zayıf bir nokta tespit ettiğinde, bunu yetkisiz erişim elde etmek ve kötü amaçlı yazılım, casus yazılım veya diğer zararlı yazılımları yüklemek için kullanıyorlar. Bu zayıf noktalar aynı zamanda bireylerin daha kolay bir hedef haline geldiği sosyal mühendislik saldırıları için de bir geçit görevi görüyor.
Giderek daha fazla veri elektronik ortamda oluşturuldukça, depolandıkça ve iletildikçe, hassas bilgileri tehlikeye atabilecek siber saldırı riski de artıyor. Ağ güvenliği sorunlarının süregelen yaygınlığına katkıda bulunan temel faktörlerden biri, siber tehditlerin artan karmaşıklığı olarak öne çıkıyor. Siber suçlular, geleneksel güvenlik önlemlerini atlatmak için sürekli yeni taktikler ve teknikler geliştiriyor, bu da işletmelerin bir adım önde olmasını zorlaştırıyor. Kimlik avı dolandırıcılığı ve fidye yazılımı saldırılarından DDoS saldırıları ve APT’lere kadar, siber suçluların bir şirketin ağındaki güvenlik açıklarından yararlanabileceği çok sayıda yol mevcut.
Ayrıca, uzaktan çalışma ve BYOD (kendi cihazını getir) politikalarının yükselişi ağ güvenliği için yeni zorluklar yaratıyor. Çalışanların şirket verilerine çeşitli konumlardan ve cihazlardan erişmesi, güvenlik ihlalleri potansiyelini artıran bir risk. Bu durum, uygun güvenlik protokollerinin ve çalışan eğitiminin eksikliği ile birleştiğinde, siber saldırıların gerçekleşmesi adına savunmasız bir ortam yaratıyor.
Bir diğer büyük baş ağrısı insan faktörü
İnsan hataları, güvenlik olaylarına katkıda bulunan bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor. Türkiye’deki şirketlerin %43’ü, kendi çalışanlarının bilinçli ya da bilinçsiz olarak eylemleri ya da eylemsizlikleri ile düşmanlara yardım ettiği vakalar bildirdi. Bu olayların çoğu orta ve küçük ölçekli işletmelerde yaşanırken, büyük kuruluşlar bu sorunla çok daha az karşılaşıyor.
Çalışanların güvenlik bilinci eksikliği veya yetersiz eğitim nedeniyle yaptıkları hatalar veya ihmaller, kuruluşlardaki siber ihlallerin ve veri sızıntılarının önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. Çalışanların farkında olmadan kötü niyetli bağlantılara tıkladığı veya dolandırıcılara hassas bilgiler verdiği oltalama saldırıları yaygın bir tehdit. Çalışanların kasıtlı veya kasıtsız olarak gizli verileri sızdırdığı içeriden tehditler de şirketin güvenliği için önemli bir risk oluşturabiliyor. Çalışanların siber güvenlik konusundaki ihmallerinin sonuçları ağır olabiliyor, zira veri ihlalleri genellikle mali kayıplara, şirketin itibarının zedelenmesine ve yasal yansımalara neden oluyor. Daha da ileriyle giden durumlarda, şirketler hassas bilgileri yeterince koruyamadıkları için para cezaları ve yasal işlemlerle karşı karşıya kalabiliyor.
KOBİ’ler, sağlam siber güvenlik önlemlerine ve çalışan eğitimine yatırım yapmak için daha fazla kaynağa sahip olan büyük şirketlere kıyasla kendi çalışanlarının neden olduğu veri ihlallerine karşı genellikle daha savunmasız. Küçük ve orta ölçekli şirketler hassas bilgilerini yeterince korumak için gerekli altyapı ve farkındalıktan yoksun olabiliyorlar, bu da onları güvenlik zincirindeki zayıf halkalardan yararlanmak isteyen siber suçlular için kolay bir hedef haline getiriyor.
Daha iyi koruma için öneriler
İnsan hatasından kaynaklanan siber saldırı riskini azaltmak için şirketlerin, çalışanları siber tehditler konusunda bilinçlendirecek adımlar atması ve kapsamlı siber güvenlik eğitim programlarına yatırım yapması gerekiyor.
Düzenli güvenlik denetimleri ve izleme, güvenlik açıklarının tespit edilmesine ve siber suçlular tarafından istismar edilmeden önce ele alınmasına yardımcı olabilir. Kaspersky Next ürün serisinin bir parçası olarak sağlananlar gibi özel çözümler, her büyüklükteki ve sektördeki kuruluşlar için EDR ve XDR’nin gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, araştırma ve müdahale özellikleriyle bir şirketin varlıklarını koruyabilir.
Sonuç olarak, teknolojik çözümlerin ve proaktif çalışan eğitiminin kombinasyonu, şirketin verilerini ve dijital ortamdaki itibarını korumak adına çok önemli adımları simgeliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kaspersky’nin raporuna göre, Türkiye’de saldırıya uğrayan şirketlerin %90’ında ağ güvenliği hedef alınıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ocak-Kasım döneminde ihracat %2,5 arttı, ithalat %6,3 azaldı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,5 artarak 238 milyar 462 milyon dolar, ithalat %6,3 azalarak 311 milyar 798 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kasım ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %0,1, ithalat %1,0 arttı
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2024 Kasım ayında %0,1 artarak 20 milyar 764 milyon dolardan, 20 milyar 788 milyon dolara yükseldi.
Kasım ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %1,0 artarak 21 milyar 708 milyon dolardan, 21 milyar 933 milyon dolara yükseldi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Kasım ayında 1 milyar 145 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %0,6 artarak 42 milyar 720 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %94,8 oldu.
Dış ticaret açığı Kasım ayında %24,9 arttı
Kasım ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %24,9 artarak 5 milyar 973 milyon dolardan, 7 milyar 459 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Kasım ayında %79,4 iken, 2024 Kasım ayında %74,9’a geriledi.
Dış ticaret açığı Ocak-Kasım döneminde %26,8 azaldı
Ocak-Kasım döneminde dış ticaret açığı %26,8 azalarak 100 milyar 240 milyon dolardan, 73 milyar 336 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Kasım döneminde %69,9 iken, 2024 yılının aynı döneminde %76,5’e yükseldi.
Kasım ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %93,7 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Kasım ayında imalat sanayinin payı %93,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,3, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,4 oldu.
Ocak-Kasım döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,7 oldu.
Kasım ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %68,5 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Kasım ayında ara mallarının payı %68,5, sermaye mallarının payı %13,9 ve tüketim mallarının payı %17,3 oldu
İthalatta, 2024 Ocak-Kasım döneminde ara mallarının payı %69,3, sermaye mallarının payı %14,8 ve tüketim mallarının payı %15,7 oldu.
Kasım ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Kasım ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 682 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 470 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 390 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 213 milyon dolar ile İtalya,1 milyar 87 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,7’sini oluşturdu.
Ocak-Kasım döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 18 milyar 793 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 14 milyar 851 milyon dolar ile ABD, 13 milyar 878 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 11 milyar 844 milyon dolar ile Irak ve 11 milyar 749 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,8’ini oluşturdu.
İthalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı
İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Kasım ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 3 milyar 979 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 628 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 300 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 968 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 337 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,4’ünü oluşturdu.
Ocak-Kasım döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 41 milyar 51 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 39 milyar 480 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 24 milyar 487 milyon dolar ile Almanya, 17 milyar 553 milyon dolar ile İtalya, 14 milyar 840 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,1’ini oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %0,3 arttı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat %0,3, ithalat %2,7 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %0,9 azalırken, ithalat %6,3 arttı.
Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,9 oldu
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Kasım ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,7’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,9’dur. Ocak-Kasım döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,2’dir. Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,5’tir.
Kasım ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %80,6’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,5’tir. Ocak-Kasım döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,7’dir. Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,1’dir.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Kasım ayında 20 milyar 596 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Kasım ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %1,8 azalarak 20 milyar 596 milyon dolar, ithalat %3,6 artarak 28 milyar 457 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kasım ayında dış ticaret açığı %20,8 artarak 6 milyar 509 milyon dolardan, 7 milyar 861 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Kasım ayında %76,3 iken, 2024 Kasım ayında %72,4’e geriledi.
İhracat 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde 216 milyar 386 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,3 artarak 216 milyar 386 milyon dolar, ithalat %6,7 azalarak 290 milyar 994 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Kasım döneminde dış ticaret açığı %25,5 azalarak 100 milyar 208 milyon dolardan, 74 milyar 608 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Kasım döneminde %67,9 iken, 2024 yılının aynı döneminde %74,4’e yükseldi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Kasım ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %3,1 azaldı, ithalat 2,7 arttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan SGP’ye göre kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) endeksi 2023 yılı sonuçlarına göre 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalaması 100 iken, bu değer Türkiye için 72 oldu ve AB ortalamasının %28 altında kaldı.
Karşılaştırmalarda, 27 AB üyesi ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), 6 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna-Hersek) kapsandı.
Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında SGP’ye göre kişi başına GSYH endeksi en yüksek ülke 237 ile Lüksemburg, en düşük ülkeler ise 36 ile Arnavutluk ve Bosna-Hersek oldu. Kişi başına GSYH endeksinde Lüksemburg AB ortalamasının %137 üzerinde, Arnavutluk ve Bosna-Hersek ise %64 altında değere sahip oldu.
Türkiye’nin 2023 yılı kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 84 oldu
Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla temel alınırken, tüketicilerin göreli refah düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına fiili bireysel tüketim endeksleri daha uygun bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Fiili bireysel tüketim, tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlere ek olarak devlet veya kar amacı olmayan kuruluşlar tarafından sağlanan (eğitim, sağlık vb.) hizmetleri de kapsamaktadır.
Kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 27 Avrupa Birliği ülkesi ortalaması 100 iken, Türkiye için 84 oldu ve AB ortalamasının %16 altında kaldı. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında kişi başına fiili bireysel tüketim değeri en yüksek ülke 136 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 41 ile Arnavutluk oldu.
Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi 39 oldu
Fiyat düzeyi endeksi, ülkelerin ulusal para birimlerinin karşılaştırmalı olarak döviz kuruna göre alım gücünün göstergesidir. Bir ülkenin fiyat düzeyi endeksi, 100’den büyük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre “pahalı”, 100’den küçük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre “ucuz” olarak ifade edilmektedir.
Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi, 2023 yılı sonuçlarına göre 39 oldu. Bu değer, AB ülkeleri genelinde 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin Türkiye’de 39 Euro karşılığı Türk Lirası ile satın alınabileceğini gösterdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı gıda ürünleri listesinde yer verdiği kuru incirler gıda güvenilirliğinin temini, tüketici sağlığı ve menfaatlerinin korunması amacıyla uluslararası standartlar dikkate alınarak gıda kodeksine göre üretiliyor ve tüketicilere sunuluyor.
Cennet meyvesi olarak tanımlanan, noel sofralarının vazgeçilmezi kuru incirde Türkiye dünyanın kuru incir ihtiyacının yüzde 60’ını karşılıyor.
Türkiye’de yetişen kuru incir dünyanın en kaliteli kuru inciri olarak öne çıkarken, Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Japonya Türk incirini en çok tüketen coğrafyalar olarak öne çıkıyor.
Son dönemde kuru incirin aflatoksin nedeniyle ihraç pazarlarından geri gelmesiyle ilgili haberlerin artması üzerine kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenleyen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, “Son dönemde yoğun olarak gündeme gelen kuru incirde aflatoksin, kuru incire insan eliyle konulan zirai ilaç/pestisit değildir. Aflatoksin diğer pek çok tarım ürününde olduğu gibi iklim koşullarına bağlı olarak doğada bulunan saprofit mantarlar tarafından üretim aşamasında meydana gelmektedir. İklim koşullarına bağlı olarak aflatoksin oluşumu her yıl farklılık göstermektedir. Üretim dönemindeki hava koşullarına bağlı olarak toplam üretimdeki aflatoksin varlığı, %0,5 ila %1,5 arası oranlarda değişmektedir. 2024 üretim sezonunda görülen olumsuz hava koşullarından dolayı aflatoksin varlığında önemli bir artış meydana geldi. 2024 yılında aflatoksin ve okratoksin bulaşıklığı nedeniyle AB ülkelerine yapılan ihracatımızda alınan Hızlı Alarm Bildirimi sayısı 2023 yılına göre artış gösterdi” diye konuştu.
Kuru incirde aflatoksin oluşumunun önüne geçmek için, üreticiler, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Enstitüler, Üniversiteler, Borsalar ve Tüccarlarla yoğun bir iş birliği yaptıklarını anlatan Başkan Işık şöyle devam etti; “Aflatoksin sorunu ilk olarak 1987 yılında ortaya çıktı. O andan itibaren Ege İhracatçı Birlikleri tarafından, Ege Üniversitesi, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı destekleri ile tüm kuru incir işletmelerimizde aflatoksin bulaşıklığını ayıklamak amacıyla kontrol sistemleri oluşturulmuş ve bu sistemin etkinliği denetlenmektedir. Tüm kuru incir işletmelerimiz hammadde alımlarında aflatoksin kontrolü yapmakta ve izleme programları yürütmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve diğer paydaş kurumlarımız ile birlikte üretim aşamasında aflatoksin bulaşıklığını önlemek ve azaltmak için yoğun çalışmalar yapıyoruz. Kuru incirde Aflatoksin ve Okratoksin oluşumunun engellenebilmesi amaçlı her yıl binlerce kurutma kereveti, ilek filesi, hasat filesi, tuzaklar ve örnek kurutma tünelleri Birliğimizce yaptırılmakta, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda üreticilerimize ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Diğer yandan, örnek bahçeler oluşturarak bilgilendirici broşür ve kitapçıklar yaptırılarak üreticimize yol gösterilmektedir.”
Aflatoksinli incirler 24 yıldır imha ediliyor
Ege İhracatçı Birlikleri olarak hedeflerinin sadece ihraç pazarlarında değil, ülkemizde de tüketicilerin sağlıklı kuru incir tüketimine katkı sağlamayı misyon edindiklerinin altını çizen EKMİB Başkanı Mehmet Ali Işık, “Bu amaçla işletmelerimize gelen kuru incirler özel karanlık odalarda UV lambalar altında ve lazer ayıklama makinelerinde fiziki kontrollerle sarımsı yeşil renkli ışıma veren aflatoksinli kuru incirler ayıklanıyor. Bu kontroller sonucunda aflatoksin tespit edilen kuru incirlerin ticarete konu olmasının önüne geçilmesi için Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimizce 2000 yılından beri Aflatoksinli Kuru İncirlerin İmhası Projesi yürütülüyor. İklim değişikliği ve yaşanan olumsuz hava koşulları nedeniyle bu yıl aflatoksin oluşumunda artış meydana gelmiştir. Bu nedenle Projemiz kapsamında geçen yıl 0,7 olan aflatoksinli kuru incir oranı %1,5’a çıkarılmış, ayrıca Okratoksin-A oluşumuna etki ettiği bilinen küflü incirlerin de %1 oranında toplanarak imhası kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda yılda ortalama 500-600 ton aflatoksinli kuru incir imha edilirken, önümüzdeki dönemde imha edilecek toksinli incir miktarı yılda 1.500 tona yükselecek. Sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında son 3 yıldır toplanan aflatoksinli incirler Biyogaz tesislerinde bertaraf ediliyor” şeklinde konuştu.
Geri gelen kuru incirler ne oluyor?
Çok yoğun kontroller sonucunda ihraç edilen kuru incir partilerimiz çeşitli nedenlerle ülkemize geri gelebildiğini aktaran Işık, bu ürünlerle ilgili takip edilen yolu da şöyle özetledi: “Kuru incirin büyük taneli ve homojen olmayan yapısı nedeniyle, analiz edilen numunenin içine tek bir aflatoksinli incirin karışmış olması bile analiz sonucunun olumsuz çıkmasına yol açabilmektedir. İhracattan Geri Dönen Ürünler Türk Gıda Kodeksi (TGK) Mevzuatına Uygunsa Ülkemize Girebilmektedir. İhracattan geri gelen kuru incirler, ülkemize girişte Türkiye’nin ithalat prosedürüne tabi tutulmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı kontrolünde analiz edilerek sonucu uygun olan partilerin yurda girişine izin verilmektedir. Bakanlık yetkilileri gözetiminde; UV lambalı karanlık odalarda ayıklanan ve lazer makineleri ile tesislerimizde elden geçirilen aflatoksinli kuru incirler tekrar ayıklanmakta, tekrar numune alınarak analiz edilmekte, TGK mevzuatına göre yasal limitlerin altında olan kuru incirler ülkemize girebilmektedir. Bu açıdan, çeşitli mecralarda zehirli, pestisitli kuru incirlerin ihracat pazarlarında tüketilmeyip ülkemiz pazarında satışa sunulduğuna yönelik tüm iddialar asılsız ve yanıltıcıdır.”
Biz bütün paydaşlarımızla hem üreticilerimizi hem ülkemizin kalkınmasını devam ettireceğiz
Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, “İncirde kalite sorunu yaşanmasının en büyük nedeni Haziran ve Temmuz ayındaki sıcaklığın 45 derecelere çıkması. Enstitümüz kayıtlarında yaklaşık 300 çeşit incir var. Küresel ısınma ve İklim değişikliği ile sıcaklıklar artmaya devam ettikçe üretim bölgelerini değiştirerek dengeleyeceğiz. Biz bütün paydaşlarımızla hem üreticilerimizi hem ülkemizin kalkınmasını devam ettireceğiz.” dedi.
Tarım üretim arazileri yer değiştiriyor
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Gabay, “İncir stratejik ürünümüzdü son 5 senedir prestij ürünümüz oldu. Yıllar geçtikçe ürünün kalitesini artırıyoruz. Türk incirini prestij ürün olarak satmak istiyoruz. Paydaşlarımızla çalışmalar yürütüyoruz. Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle kalite sorunları yaşıyoruz. Tarım üretim arazileri yer değiştiriyor. İncirde ovadan dağa doğru bir kayma var. Şuan yüzde 70’i dağda, yüzde 30’u ovada yetiştiriliyor. İyi Tarım Uygulamaları ile bu riskleri bertaraf etmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
İncirdeki aflatoksin ve okratoksinin insan sağlığı açısından risk yaratması için bir kişinin günlük 50 kilo incir tüketiyor olması lazım
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Göksan, “Aydın’da insanların refahını bu ürün belirliyor. İncirdeki aflatoksin ve okratoksinin insan sağlığı açısından risk yaratması için bir kişinin günlük 50 kilo incir tüketiyor olması lazım, bir kişi günde 300 gr incir tüketiyor. Aydın’da sabah öğlen akşam incir yiyor insanlarımız 100 yaşına kadar yaşıyorlar. Rekolte dahada artacak, bizim incirimize sahip çıkmamız gerekiyor.” dedi.
Dünyada talebin yüzde 60’ını biz karşılıyoruz
35 bin ailenin geçimini incirden sağladığını söyleyen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi, Fatma Behit, “Dünyada talebin yüzde 60’ını biz karşılıyoruz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk inciri uluslararası standartlara göre üretiliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>2 BİN 306 TALEP SONUÇLANDI
Narlıdere Belediyesi, KİM aracılığıyla 1 Haziran- 2 Aralık tarihleri arasında vatandaşlardan gelen 2 bin 497 talebin 2 bin 306’sını sonuçlandırdı. En çok talep ve sonuçlanma saha birimlerinin oldu. Narlıdere Belediyesi KİM Durum Raporu’na göre 6 aylık süreçte;
Temizlik İşleri Müdürlüğü ile ilgili 857 talepten 817’si, Fen İşleri Müdürlüğü ile ilgili 408 talepten 384’ü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile ilgili 327 talepten 309’u, Veteriner İşleri Müdürlüğü ile ilgili 307 talepten 302’si, Zabıta Müdürlüğü ile ilgili 270 talepten 265’i sonuçlandırıldı.
ÇÖZÜM PERFORMANSI
Narlıdere Belediyesi KİM Durum Raporu’na saha birimlerinin çözüm performansı da yansıdı. Buna göre taleplerin ortalama çözüm süresi; Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde 7 gün, Fen İşleri Müdürlüğü’nde 11 gün, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde 6 gün, Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde 2 gün, Zabıta Müdürlüğü’nde 4 gün oldu.
KİM’E NASIL ULAŞILABİLİR?
Vatandaşların problemlerini daha hızlı ve etkin bir biçimde çözüme kavuşturmak için hizmet veren Narlıdere Belediyesi KİM, vatandaşlardan gelen soruları yanıtlarken şikayet ve talepleri belediye birimlerine yönlendiriyor ve çözüm durumuna dair vatandaşları bilgilendiriyor. Vatandaşlar KİM’e şahsen başvuruyla ya da sosyal medya (narliderekim), whatsapp ve çağrı merkezi (0553 0 376 000) ile web sitesi üzerinden kolaylıkla ulaşabiliyor. Talep ve şikayetlerin çözümü belediyenin yetki alanına ait olmadığı durumlarda ise vatandaşlar KİM personeli tarafından ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendiriliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Narlıdere Belediyesi Komşu İletişim Merkezi’nin 6 Aylık Durum Raporu’na göre; vatandaşlardan gelen 2 bin 497 talebin 2 bin 306’sı sonuçlandırıldı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kasım ayı olağan meclis toplantısının 6’ncı birleşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay yönetiminde gerçekleştirildi. Meclis gündeminde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Bütçesi ve İzleyen Yıllar Bütçesi vardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 gider bütçesi 91 milyar 300 milyon TL olarak, gelir bütçesi ise 74 milyar 500 milyon TL olarak oy çokluğuyla kabul edildi. Meclis oturumuna Cumhuriyet Halk Partili (CHP) kadın meclis üyeleri “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” yazılı siyah tişörtlerle katıldı.
“Somut bir gerçeğimiz var”
AK Parti grubunun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZBETON AŞ tarafından başlatılan kentsel dönüşüm projesiyle ilgili eleştirilerine yanıt veren Başkan Dr. Cemil Tugay, “Daha önce İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm alanlarını bir müteahhide vermek yerine bir kooperatife vererek bu işi sürdürmek hususundaki planı ve düşüncesinin, şu anda yönetimde olan arkadaşlarımızla ilgisi yok. Geçmişte olan şeyler. Hizmette devamlılık var, görevine devam eden arkadaşlarımız var. Bu bir hataydı ve bize ait değil demiyorum. Bizden önceki dönemde bir şekilde bazı aksamalar yaşandı. Bu aksamaların nedenleriyle ilgili bence sübjektif yorum yapabiliriz. Fazla faktör var işin içinde. Ama somut bir gerçeğimiz var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu kooperatiflerle kurulan ilişkinin doğru olmadığına yönelik bir yazı yazdı belediyeye ve kooperatiflerle anlaşmanın feshini istedi. Sayıştay’ın da bu konuda ciddi eleştirileri var. Ardından da bir mülkiye başmüfettişinin, bizim göreve başladığımız geçtiğimiz aylarda gelip kapsamlı yaptığı bir inceleme var ve sonrasında bize ilettiği şeyler var. Göreve gelir gelmez değil, göreve geldikten dört ay sonra bu nedenlerle bazılarının sözleşme süreleri de dolmuştu. O nedenle sözleşmelerin feshini istedik” ifadelerini kullandı.
“Konutlar yapılmayacak diye bir şey de yok”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konutların yapılmasıyla ilgili taahhüdünü inkar etmediğini belirten Başkan Tugay, “Yapılmayacak diye bir şey de yok. Sadece bize iletilen hukuki gerekçeleri dikkate alarak, yeni bir forma dönüştürerek yapma düşüncesindeyiz. Bunu yine İZBETON üstlenecek ve gereğini yapacak. Ege Şehir Planlama’nın dahil olduğu bir kooperatif var. Onlarla ilişkiyi düzenledikten sonra da bu inşaatlar yapılıp bitirilecek. Bu yolda epey bir mesafe aldı arkadaşlarımız. Kentsel dönüşümle ilgili birimlerimiz, hukukçularımız enine boyuna incelediler. Hiç kimseyi mağdur etmeyecek çözümler üzerinde adım adım anlaşılıyor” şeklinde konuştu.
“Hak sahibi olan vatandaşlarımız kesinlikle bizim teminatımız altındadır”
Konu üzerinden yapılan siyasi tartışmaları eleştiren Başkan Tugay, “Maalesef dışarıdan istismar edilen, zaman zaman provokasyon yaratılmaya çalışılan bir konu. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir siyasi başarısızlık olarak atfedilmeye çalışılan bir konu. Ama içinde teknik, idari ya da hukuki sorunlar olabilen bu konu, siyasi bir konu değil. Tamamen mali, idari düzenlemelerle halledilecek bir konu. Kooperatif üyesi olan, hak sahibi olan vatandaşlarımız kesinlikle bizim teminatımız altındadır. Kesinlikle çözülecektir. Hiç kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Şu ana kadar olan gecikme bizim isteğimiz, kontrolümüz dışında olan bir konudur. Umarım bunu da telafi etme imkanımız olacak yakın zamanda. Yeter ki, Büyükşehir Belediyesi’nin bu sorunu çözme yolundaki samimi iradesine kulak versinler ve bize de kooperatif yönetimleri yardımcı olsun” ifadelerini kullandı.
“1 milyon TL’lik krediyle kimse ev sahibi olamıyor”
Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını planladığı sosyal konut projesi için Menemen Koyundere Mahallesi’ndeki arazinin Ege Şehir Planlama AŞ’ye devredilmesine ilişkin madde üzerinden konut sözünü yineleyerek, “Modelle ilgili arkadaşlarımızın geliştirdiği, çalıştığı, belediyemizi zarara uğratmayacak, buradan konut edinecek vatandaşlarımızın da sorunlarını çözecek, onlara uygun geri ödemelerle konut alma imkanı sağlayacak çok değerli bir proje. Hem şirketin kendi yapılanması, hem de bu tür projelerin ön hazırlık süreci var. O süreçler nedeniyle bugünlere kaldı. Ama artık nihayete vardık. Bu tek proje değil. 25 bin konut sözü verirken bunu gerçekçi bir bakış açısıyla verdim. Gerçekten bu 5 yıl içinde İzmir’in hem metropolünde, hem çevre ilçelerinde Allah izin verirse hedeflediğimiz rakamı geçerek sosyal konut yapacağız. Buna inanıyorum, bizim için önemli bir hedef. Çünkü hem ev kiraları, hem ev fiyatları anormal yüksek. Ülkemizde bugün normal bir çalışanın geliriyle ev sahibi olması mümkün değil. Hiçbir kredi de bulunamıyor, bulunsa da ödenemiyor. Biz kamu olanaklarımızı biraz da orta ve alt gelir grubundaki vatandaşlarımız için kullanarak, gerekirse kendimizden fedakarlık edeceğiz. Bizim için çok kıymetli olan bu insanlara, bu ülkenin borçlu olduğu bu hakkı teslim ederek bu işi yapmak istiyoruz” diye konuştu.
“Herkes Körfez’in yakınında, denizi görecek şekilde yaşamaya çalışıyor”
İzmir’in doğal zenginlikleri ve varlıklarına dikkat çekerek koruma vurgusu yapan Başkan Tugay, “Bizim her şeyden önce sahip olduğumuz doğal zenginlikleri korumamız lazım. Doğamızı, denizimizi, ormanlarımızı, kıyılarımızı, akarsularımızı koruyacağız. Yerleşim planlarını yaparken bugünlere kadar yapılmış olan bir hatayı buradan sonra yapmamaya dikkat edeceğiz. Herkes Körfez’in yakınında, denizi görecek şekilde yaşamaya çalışıyor. O nedenle 4 buçuk milyon nüfusumuzun 3 milyonu ne yazık ki Körfez’in çevresine yerleşmiş halde. Bu kadar sıkışık bir alanda, bu kadar yoğun nüfus olunca kaçınılmaz bir şekilde, ulaşım, trafik, altyapı problemi oluyor ve Körfez de kirleniyor. Körfez’in de üzerindeki ağır şehir atığı yükünün nedeni, bu kadar yoğun yapılaşmış olması. Hepimizin bundan sonraki en önemli sorumluluklarından bir tanesi, İzmir’in sahip olduğu, doğanın bize bahşettiği güzellikleri korumak yönünde olmalı. Sonra bunun üzerinde birbirine saygılı, birbirini seven, şehrine sahip çıkan, değerlerine sahip çıkan bir kent olmalıyız” ifadelerini kullandı.
“Para kazanmayı amaçlamadığımız örnek bir proje olacak”
Başkan Tugay’ın İzmir Körfezi’nin dışında yapılaşma çağrısına AK Partili meclis üyesinden destek gelmesi üzerine Başkan Tugay, AK Parti’nin ret verdiği Ege Şehir Planlama AŞ’ye tahsis edilen sosyal konut proje alanını hatırlatarak, “Ege Şehir’e tahsis ettiğimiz alan, aslında örnek bir alt yerleşim birimi olarak aklımızdan geçirdiğimiz bir alan. 3 bin ila 5 bin arası konut hedefleniyor. Proje henüz kesinleşmedi ama lüks binalar yapmak istemiyoruz. Binanın kendisi sağlıklı olsun, dayanaklı olsun, güvenli olsun. Çevresindeki yerleşim alanı buradaki insanların ihtiyaçlarını sağlayacak sosyal donatı alanları olsun, altyapısı düzgün olsun, yolları hazırlanmış olsun istiyoruz. Orada yaşayan tüm vatandaşlarımız orada huzuru bulsun diye bir çalışma yapıyoruz. Gerçekten örnek bir iş olabilir. Para kazanmayı amaçlamadığımız, sadece kendi maliyetini çıkarmasını düşündüğümüz, hiçbir suiistimal içinde olmadığımız örnek bir proje olmasını hayal ediyoruz. Hayal ettiklerimizi orada gerçekleştirdiğimizde gerçekten şehir merkezini biraz çepere alma ve İzmir’in her tarafında huzurla yaşayabileceğimizi ispat etme yönünde adım atacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
“Az parayla çok iş yapan insanlar olacağız”
2025 yılı bütçesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yol haritası hakkında konuşan Başkan Tugay, “Ben ve arkadaşlarımın bu dönemdeki maharetimiz, az parayla çok iş yapan insanlar olacağız. Ben böyle bir iddiayı Karşıyaka’da da ortaya koydum. O bir türlü görülmeyen yatırımlara baktığınız zaman görecekseniz. Başladığımız dönem belediyenin gelirleri ortadaydı, pandemi ortadaydı, deprem ortadaydı, ekonomik kriz ortadaydı, başlangıçla bitişin durumu da ortadaydı. O yatırımlar nasıl yapıldı diye birinin sorması lazım. Şapkadan tavşan çıkardığımız bir dönem oldu” dedi.
“Arkadaşlarımız çok çalışmak istiyor ama hayatın gerçekleri var”
Arka planda çok fazla insanın çalıştığı bir bütçe çalışması olduğunu söyleyen Tugay, “İzmir gibi büyük bir şehrin, sorunları da çok olan bir şehrin bütçesini yapmak, hele böyle bir ekonomide yapmak kolay bir şey değil. Yapılan bütçede şöyle bir mantık oldu, birimlerimize neler yapmak istedikleri ile ilgili çalışmalarını istedik, 160 milyar TL’lik bir rakam çıktı. Bu beni mutlu etti. Belediyemiz çalışmak istiyor. Arkadaşlarımız çok çalışmak istiyor. Ama hayatın gerçekleri var. Hazine’den İller Bankası’ndan belediyemize gelen para belli. Ülkemizin taşıdığı riskler belli. Çok istesek de her şeye gönlümüzün istediği kadar para ayıramıyoruz. Mantık burada devreye giriyor ve daha öncelikli projelere ağırlık veriyoruz. Sizler de İzmirliler de biliyor ki bizim körfezimizle, altyapımızla, ulaşımımızla ilgili çalışmalarımız, kentsel dönüşümle ilgili çalışmalarımız bizim için öncelikli. Bütçe onun için Buca Metrosu ile ilgili Buca Onat Tüneli ile ilgili çok ciddi bir bütçe ayırdık” şeklinde konuştu.
“Lüksten kaçınıp, gerçekten ihtiyacımız olan şeyleri yapmayı hedefliyoruz”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önemli tasarruflara başladığını ifade eden Başkan Tugay, “Bu dönemde, yakıt giderimizi, elektrik giderimizi, su giderimizi azaltalım diye hepsini takip edelim, verimliliği en üst düzeye çıkaralım diye birim kurduk. İlk yılda bile çok ciddi avantaj sağladık. Bu anlayışı bütün alanlarda sağlayacağız. Sahip olduğumuz binalarda yapacağız. Kiralamalardan uzaklaşıp kendi mülklerimizde çalışma yapacağız. Her türlü lüksten kaçınıp, gerçekten ihtiyacımız olan şeyleri yapmayı hedefliyoruz. Çok güzel projelerimiz var. Bu projelerin karşılık bulacağından, çok sevileceğinden eminim” ifadelerini kullandı.
“Önümüzdeki yıl pek çok şeyin başladığı bir yıl olacak”
Bütçeye dair bilgi veren Tugay, “Bütçemizde geçen seneye göre yüzde 65,1 artış var. Yüzde 28,2 personel gideri olarak hesaplanmış. Yatırımlara yüzde 34,38’lik kısım ayrılmış durumda, 31,3 milyar TL’ye denk geliyor. Ayrıca ESHOT’a da 900 milyon TL aktarılacak. Pek çok şey var konuşulacak. 1 milyar 350 milyon TL kamulaştırma ücreti ayrılmış durumda, bunların bazıları kentsel dönüşümle ilgili kullanılacak. Ulaşım projeleri bizim için önemli, değerli projeler. Ulaşım Master Planı revizyonu çalışması önümüzdeki sene içinde bitecek. Sürdürülebilir Ulaşım Master Planı da hesaplanacak. Bununla birlikte dış kaynaklı projeleri de hayata geçirebileceğiz. Bisiklet yoluyla ilgili çok hızlı bir atılım yapacağız. Pek çok alt ve üst geçit araç geçişlerini hayata geçireceğiz. Trafik ve ulaşım konusuna çok önem veriyoruz. Önümüzdeki yıl pek çok şeyin başladığı bir yıl olacak” diye konuştu.
“Bizim bir deprem gerçeğimiz var”
Başkan Tugay, “Kentsel dönüşüm projeleri için 400 milyon TL’lik para ayırdık. Biz bu süreci yapılan uyarılarla hukuki bir noktaya taşımaya çalışıyoruz. Bu projeleri mutlaka yapacağız. Kooperatiflerle anlaşır anlaşmaz inşaatları devralıp çalışmaya başlayacağız. Belediye garantör. Hak sahipleri bizim için daha öncelikli. İlk önce onlarınkini bitireceğiz. Alternatif yöntemler de sunulacak. Bütün bu süreçten kimse zararlı çıkmayacak. Şu an yaşanan sorun gecikmeden dolayı bir güvensizlik. Haklısınız itiraz etmiyorum. Benim hatam varsa özür diliyorum ama belediye dışında bürokrasinin bize izin verdiği sürece hızlanabiliyoruz. Ama sonunda zararlı çıkmayacağınız, hakkınızı alacağınız bir yol olacak. Sürecin sonuna geldik. Bizim bir deprem gerçeğimiz var ve çok yoğun bir kentsel dönüşüm çalışması yapmamız lazım. Bayraklı’da, Karşıyaka’da, Konak’ta 2025 yılında mikrobölgeleme çalışması yapılacak. Konak ve Karşıyaka’da da yapı envanterini çıkacağız” ifadelerini kullandı.
“Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım”
Başkan Tugay konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım. Bütçemizi dikkatli kullanalım. Ama bütçede serbest alanımız olduğunda yatırımlarımızın önünü açabildiğimiz kadar açalım. Tüm harcamalarımızda dikkatli olacağız. Şirketlerimizde zarar tablosu çok üzücü. Bunu hızlı bir şekilde düzeltmeye çabalıyoruz. Şirketler üzerinden yapılacak çok iş olduğunu, şirketler bünyesinde yapılacak yatırımların burada olmadığını söylemek istiyorum.”
Görüşmelerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Performans Programı ile
2025 Mali Yılı Bütçesi ve İzleyen Yıllar Bütçesi, oy çokluğu ile kabul edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay’dan 2025 bütçesinde tasarruf vurgusu “Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>