?>
?>
Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV, Türkiye genelindeki 100 bini aşkın kayıtlı hasta ve ailelerine 26 yıldır ücretsiz tedavi, eğitim ve maddi-manevi destek sunmaya devam ediyor. LÖSEV’in yetişkin kanser hastalarına yönelik yürüttüğü Hayat Bağları Projesi, düzenlediği etkinliklerle hastaları hayata bağlamayı sürdürüyor. LÖSEV’in Hayat Bağları Projesi ile kanserle mücadele eden yetişkin hastalar, benzer deneyimleri yaşayan diğer hastalarla bir araya gelerek yalnız olmadıklarını hissettiriyor ve motivasyonlarını artırıyor.
Proje kapsamında, Ankara Gaziosmanpaşa’daki vakıf merkezinde gönüllülerin ve hastaların bir araya geldiği Tahta Baskı Etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte, katılımcılar çeşitli tahta kalıplarla renkli baskılar yaparak yaratıcılıklarını ön plana çıkardı. Etkinlikte tahta baskı sanatının tarihi de etkinlikte vurgulandı. M.Ö. Rusya’da ortaya çıkan bu sanat formunun, Türkiye’de Çatalhöyük’te izlerine rastlanıyor. Tokat yazma sanatı, bu alandaki en bilinen örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Eğitmen Bahtınur Çelik: ‘’Önceliğim tabii ki LÖSEV’’
Tahta Baskı Sanatı Eğitmeni Bahtınur Çelik, “LÖSEV’e yıllardır gönüllüyüm. Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’nde profesyonel olarak eğitmenlik yapıyorum. Sömestr tatilinde de önceliğim tabii ki LÖSEV. Gönüllü olmak, gönülden gelen bir şey. Burada olduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki eğitimde, uzmanlık alanım olan ebru sanatı ve batik konusunda da bir etkinlik gerçekleştirmeyi çok isterim” diyerek gönüllü olmanın ve sanatı paylaşmanın önemine dikkat çekti.
Yetişkin Kanser Hastası Dilek Dağatar: ‘’LÖSEV’le birlikte her anlamda iyileşiyorum’’
Dilek Dağatar, ‘’Katılmış olduğum etkinlikte yeni şeyler öğrendiğim için çok mutlu oldum. Bu tarz öğretici etkinlikler yetkinliklerimi fark etmemi sağlıyor. Çünkü kanserle savaşırken sadece fiziksel değil, duygusal anlamda da güçlenmem gerek. O yüzden öğretici etkinlikler, bana bu yolculukta çok yardımcı oluyor. Bir şeyler öğrenmek, kendimi daha güçlü ve donanımlı hissettirmek, iyileşme sürecimin bir parçası gibi. Bu nedenle bana iyi geliyor ve benim için çok önemli.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
LÖSEV, Yetişkin Kanser Hastalarına Umut Olmaya Devam Ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Belediye, yıl boyunca düzenli olarak dağıttığı gıda paketleriyle bu hastaların hayatını kolaylaştırmayı hedefliyor. Gıda paketlerinin içeriğinde glutensiz un, makarna, tarhana, pişmaniye gibi çölyak hastalarına uygun ürünler ve fenilketonüri hastalarının diyetine uygun malzemeler yer alıyor. Bu kapsamda dağıtılan ürünlerin, beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasında kritik bir rol oynadığını belirten vatandaşlar, belediyeye teşekkür etti.
Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin çölyak ve fenilketonüri hastaları, Hastalar, özel beslenme ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan bu paketler sayesinde daha sağlıklı ve dengeli beslenebiliyor. Bu proje hem sağlık hem de ekonomik açıdan hastalara büyük bir destek sağlıyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Manisa’nın 17 ilçesinde yaşayan çölyak ve fenilketonüri hastalarımıza destek olmak amacıyla hazırladığımız gıda paketlerini, yılda dört kez düzenli olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Hemşehrilerimiz, belediyemizin resmi internet sitesinden sosyal yardım destek başvuru bölümüne tıklayarak kolaylıkla başvuru yapabilir. Başvuruları değerlendirilen vatandaşlarımızın gıda kolileri, ekiplerimiz tarafından evlerine teslim ediliyor. Bu destekle yalnızca bireylerin değil, ailelerin de yükünü hafifletmeyi hedefliyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışımızı her alanda sürdürmeye, her alanda yurttaşlarımızın yanında olmaya kararlıyız” dedi.
Çölyak ve Fenilketonüri Hastalıkları Hakkında
Çölyak; ince bağırsağın, bir protein çeşidi olan glütene karşı ömür boyu süren ve kronikleşen alerji ve hassasiyetiyle ortaya çıkan bir hastalık olarak biliniyor. Hastalar; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahılları içeren yiyecekler tüketemiyor. Çölyaklı hastaların sürekli olarak glüten içermeyen gıdalarla beslenmesi gerekiyor.
Fenilketonüri ise kalıtımsal bir metabolik hastalık olup, erken teşhis ve tedavi büyük önem taşıyor. Tedavi sürecinde, fenilalanin içeren yiyeceklerin sınırlandırıldığı özel bir diyet uygulanıyor. Bu diyetin, bireylerin sağlıklı gelişimi için yaşamın ilk günlerinden itibaren düzenli olarak takip edilmesi gerekiyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Manisa Büyükşehir Belediyesi’nden Çölyak ve Fenilketonüri Hastalarına Büyük Destek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>GIDAYA YÜKSEK FİYATLA ULAŞIYORLAR
Türkiye’de her geçen gün daha yaygın görülen çölyak hastaları için Balçova Belediyesi Engelli Hakları Masası’nın başlattığı eğitimler, İzmir Glutensiz ve Organik Yaşam Derneği ile Beyaz Tabak Grubu tarafından destekleniyor. Başlattıkları eğitime sadece Balçova’dan değil, İzmir’in her yerinden hasta ve yakınlarının katıldığını belirten Eğitmen Nurhayat Akın Talay, “Çölyak hastalarının beslenmesi zor oluyor. Glutensiz gıda ürünlerini normal gıdaların 3-4 katı fiyata satın alıyorlar. Bu da yaşamı onar için çok pahalı hale getiriyor. Bizim kolayca ulaştığımız pek çok gıdayı tüketemiyorlar. Özellikle gevrek, boyoz gibi yiyecekleri yiyememekten dert yanarak evde nasıl yapabileceklerini sordular. Bir sonraki eğitimde bunları evde pişirmenin yöntemlerini anlatacağız” şeklinde konuştu. Sosyal medyada glütensiz bir yemek tarifi paylaşması üzerine Balçova Belediyesi Engelli Masası Sorumlusu Rıza Mutkılioğlu’nun kendisini aradığını, eğitim düzenleme fikrinin bu şekilde doğduğunu belirten Talay, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Ben gazetecilikten sonra gastronomi yazılarına ağırlık verdim ve bu alana yöneldim. Aşçılık Bölümü’nü bitirdikten sonra şeflik unvanını da aldım. Bu sırada çölyaklıların beslenmesi üzerine eğitimler aldım ve çalışmalar yaptım. Bu eğitimlerde onlara un karışımlarını, çok pahalıya ulaşabilecekleri yemekleri daha uygun fiyata mal etmelerinin yollarını anlatıyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Balçova Belediyesi’nden Çölyak hastalarına beslenme eğitimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
VATANDAŞIN YOĞUN İLGİSİ OLDU
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları(KO-MEK) ile Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğinde “Kanserde Psikososyal” yaklaşım adlı bir seminer düzenlendi. Derince Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan Uzman Psikolog Nalan Aslan Çetin tarafından verilen seminer, Şefik Postalcıoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Seminere KO-MEK kursiyerleri yoğun ilgi gösterdi.
KANSER DEĞİL SEN GÜÇLÜSÜN
KO-MEK’in önemli projelerinden biri olan “Kariyer Akademisi” projesi içinde olan yüz yüze eğitimler kapsamında verilen seminerde konuşan Çetin, “Kanser tanısı sadece hastayı değil aile içindeki ve çevredeki herkesi etkilemektedir. Bu süreç içerisinde hastanın kendini tedavi etme şekli çok önemlidir. Hastada eğer korku ve panik hâkim ise bu ne yazık ki hem hastayı hem de çevresini olumsuz etkiliyor. Ama teşhis konulan hasta eğer psikolojik olarak mücadeleye hazır ve bu durumla baş edebileceğinin farkında ise hem moralli oluyor hem de çevresine umut vermiş oluyor” dedi.
“HASTA DAHA GÜÇLÜ VE KARARLI OLUR”
Kanser hastalarının en büyük sıkıntısının tedavi gelişimlerine karar verme süreci olduğunu anlatan Çetin, “Hastanın ne zaman hastaneye gideceğine karar verme ve hastanede yapılan işlemlerde hangi yolu işleyeceği oldukça önemlidir. Bu süreçte özellikle hastanın kendiyle ilgili kararları ve kendi öz bakımlarını başkası yapmaya çalışıyor ise bu hastayı olduğundan daha da hasta psikolojisine sokar. Eğer hastanın kendi kontrol duygusu kendinde ise hasta kendini daha güçlü hisseder ve mücadele daha güçlü ve kararlı olur” şeklinde konuştu.
KANSER HASTALARINA PSİKOSOSYAL YAKLAŞIM
Düzenlenen seminerde hastalık ve tedavi sürecinde yaşayabilecekleri duygusal davranışsal tepkilerini anlayabilme, psikososyal ihtiyaçlarını ve sorunlarını tespit edebilme, tedaviye yardımcı olan yaklaşımla psikososyal yönüyle destek sunabilme, uyum düzeyini artırabilecek ve baş etme becerilerini geliştirecek müdahaleler ile ilgili önemli bilgilere değinildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den kanser hastalarına psikolojik destek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan “glüten” isimli bir madde nedeniyle vücut bağışıklık sistemi tarafından verilen anormal yanıt sonucu ortaya çıkan çölyak hastalığı için kullanılması gereken glütensiz un, ekmek, simit, poğaça ve kurabiye Selçuklu Belediyesi’nin Konya Otogarında kurduğu satış noktası glüten hassasiyeti olan vatandaşların tercihi olmaya devam ediyor.
Başkan Pekyatırmacı: “Çölyaka dikkat çekmeye devam ediyoruz.”
Çölyak hastalığının farkında olduklarını ve bu sebeple vatandaşların glütensiz ürünlere kolay ulaşmasının önemli olduğuna vurgu yapan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: “Selçuklumuzda yaşayan hemşehrilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda adım atmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede glüten hassasiyeti bulunan vatandaşlarımızın taleplerini de dikkate alarak dört yıl önce Konya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde Glütensiz Satış Noktamızı faaliyete geçirmiştik. Buradaki satış noktamızda glütensiz ekmek, un, simit, poğaça, kurabiye, makarna ve birçok ürün yer alıyor ve bu konuda vatandaşlarımızdan olumlu geri dönüşler alıyoruz. Bu hizmetimizden sadece Selçuklu’daki hemşehrilerimiz değil otogarın lokasyon olması sebebiyle ülkemizin her noktasından gelen vatandaşlarımız da kolaylıkla yararlanabiliyor. Satış noktamızdaki glütensiz ürünleri Karatay Belediyemizin Halk Ekmek Fabrikası’ndan temin ediyoruz. Şehrimizi fiziksel olarak imar ederken vatandaşlarımızın sağlığı da bizler için büyük önem taşıyor. Bu anlayışla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.
Vatandaşlar Glütensiz Satış Noktası’ndan memnun
Satış noktasından hizmet alan vatandaşlar da Selçuklu Belediyesi Glütensiz Satış Noktası’nın kurulmasından ve Çölyak hastalarının düşünülmesinden dolayı Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı’ya teşekkürlerini ilettiler.
Selçuklu Belediyesi tarafından satılan glütensiz ekmekler 3 lira 50 kuruştan, un ise 50 liradan satışa sunuluyor. Ayrıca glütensiz ürün satış noktası Pazar günü hariç hafta içi her gün sabah saat 08:00-19.00 saatleri arasında Cumartesi günleri ise 09.00-18.00 saatleri arasında hizmet veriyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Selçuklu Belediyesi tarafından dört yıl önce faaliyete geçirilen Glütensiz Satış Noktası çölyak hastalarına hizmet vermeye devam ediyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Tip 1 diyabetli çocukların yaşam kalitesini artırmak için önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Tip 1 diyabetli çocuklarımızın sensör ve insülin pompalarının ücretlerini karşılayarak onların yaşam kalitesini artıracağız” diyerek projeyi duyurdu. Muğla’da ikamet eden Tip 1 diyabetli çocuklar için başlatılan bu destek ile sensör ve insülin pompası maliyetleri Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak.
Tip 1 diyabet hastalarının kan şekeri takibini kolaylaştıran diyabet sensörleri, her 5 dakikada bir kandaki glikoz seviyesini uyumlu akıllı cihazlara ileterek ani dalgalanmaların önlenmesine yardımcı oluyor. Sensörlerin sağladığı anlık veri takibi ile hipo ve hiperglisemi riski azalırken, özellikle gece saatlerinde kan şekeri düşüklüğüne bağlı endişeler de ortadan kalkıyor. Bu destek sayesinde aileler çocuklarının kan şekerini anlık olarak telefonlarından izleyebilecek, çocuklar ise okuldaki süreçlerinde de kan şekeri takibi konusunda sıkıntı yaşamayacaklar.
Şahin; “Maliyeti karşılayamayan yüzde 80’e yakın ailemiz Ahmet Başkan’ın desteği ile bu hizmetten faydalanabilecek”
Destek programı hakkında konuşan Muğla Tip 1 Diyabetliler Derneği Başkanı Neşe Şahin, Belediye Başkanı Ahmet Aras’a teşekkürlerini ileterek şu açıklamalarda bulundu: “Sensörler sayesinde çocuklarımızın günde 10 kez parmak delmesi gerekmiyor. Bu cihazlar, anlık kan şekeri takibi sağlarken, aileler çocuklarının kan şekerini telefonları üzerinden sürekli izleyebilecek. Okula giden çocuklarımız için de şeker takibi artık sorun olmaktan çıkacak Sensörün maliyeti 5 bin TL’nin üzerinde; ayrıca bir insülin pompasının maliyeti 120 bin TL civarında. Muğla’da bu maliyeti karşılayamayan aile oranı yüzde 80 civarında. Ahmet Başkan’a bu hassasiyeti için teşekkür ederiz.”
Başkan Aras; “Geleceğimiz çocuklarımızın sağlığı ve yaşam kalitesi için yanlarındayız”
İnsülin Pompası ve sensör desteği kapsamında çocukların cihaz masraflarının belediye tarafından karşılanacağını söyleyen Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras “Muğla’da yaşayan, Tip 1 diyabetli çocukların tedavi sürecinde sensör ve insülin pompalarının maliyetlerini karşılayarak ailelerin üzerindeki yükü hafifletmeyi hedefliyoruz. Bu yeni destek programı sayesinde Tip 1 diyabetli çocuklar, kan şekerinin sürekli takip etmelerine yardımcı olan sensörler ve insülin pompalarına erişimleri kolaylaşacak. Artık çocukların sürekli kan şekeri ölçümleri için parmakları delinmek zorunda kalmayacak. Bu tür desteklerle bireylerin yaşam kalitelerini artırmayı ve sağlıklı bir gelecek inşa etmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Destek programından faydalanmak isteyen vatandaşlar, aşağıdaki numaralardan ilgili merkezlere ulaşarak başvurularını yapabilecekler:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Muğla Büyükşehirden Tip 1 Diyabet Hastalarına Destek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Erken tanı diyabetin gözlerde, böbreklerde, sinirlerde ve kalpte yol açabileceği hasarlara karşı önlem alınmasını sağlar. Eğer aşırı susama, sık idrara çıkma, sürekli yorgunluk, bulanık görme ve kilo kaybı varsa mutlaka doktora görünmelisiniz. Ağız kuruluğu, ciltte kaşıntı ve kuruluk, ellerde ve ayaklarda karıncalanma da diyabete işaret edebilir. Ansızın uyku bastırması, canınızın sık sık tatlı çekmesi de henüz diyabet hastası olmasanız bile sizde büyük ihtimalle insülin direnci sorunu olduğunu gösterir. Bu nedenle mutlaka doktora danışmak gerekir.
Karbonhidrat, yağ ve protein dengesini sağlayan sağlıklı bir beslenme planı, öğün saatlerinin düzenli olması kan şekerinin ani yükselip düşmesini engeller. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmak (örneğin; gün aşırı 35-40 dk tempolu yürümek), stresi yönetmek, düzenli uyku kan şekerini kontrol altında tutmak için son derece önemlidir. Alkol ve sigaradan kaçınmak gerekir. Alkol yüksek kalori içerir ve tedavinizi aksatmasanız bile kan şekerinizin kontrolünü bozarak komplikasyonları hızlandırabilir. Kalp krizi, bacak atardamarlarında tıkanıklık ve beyin damar tıkanıklığı sonucu ortaya çıkan felç durumu sigara içen diyabet hastalarında daha sık ve daha şiddetli şekilde görülür.
Diyabet hastalarının bazı hatalara çok sık düştüğünü, bunun da hastalığın kontrolsüz şekilde ilerlemesine yol açtığını belirten Prof. Dr. İsmet Tamer “Örneğin; öğün atlayarak kilo vermeye çalışmak kan şekeri dengesini bozup diyabet yönetimini zorlaştırır. Hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde, tatlı yemediklerinde ya da kan şekeri normal çıktığında ilaçları almayı ihmal etmesi de tedavide ciddi zorluklara yol açabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarına uymamak, fazla karbonhidrat tüketimi, sigara ve alkol kullanımı ile yeterli fiziksel aktivitenin yapılmaması da sık görülen yanlışlar arasındadır” diyor.
Düzenli bir tedavi süreci, hastalığın ilerlemesini ve diyabete bağlı komplikasyonların ortaya çıkmasını önler. Tedavi aksatılırsa kan şekeri seviyeleri kontrolsüz şekilde yükselebilir. Bu da kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı ve şeker koması gibi yaşamsal sorunlara yol açabilir. Bu nedenle tedavinin sürekliliği ve disiplinli olunması hayati önem taşır.
Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten Prof. Dr. İsmet Tamer, diyabet tedavisinde sadece ilaç kullanımının yeterli olmadığını, bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirterek “Bütüncül yaklaşım; sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerini, beslenme düzenini, fiziksel aktiviteyi ve düzenli doktor kontrollerini kapsar. Psikolojik desteğin de diyabet tedavisinde önemi büyüktür. Diyabet hastaları genellikle uzun süreli bir tedavi süreci ile karşı karşıya oldukları için stres ve depresyon riskleri yüksektir. Hastaların tedavi sürecine katılımı ve motivasyonu, bu sürecin başarısında kilit rol oynar. Gerekli hallerde psikolojik destek alınması da bütüncül tedavinin önemli bir parçasıdır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Diyabet Hastalarına 5 Yaşamsal Öneri yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>