?>
?>
Hava sıcaklıklarının düşmesi ile birlikte harekete geçen Büyükşehir Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da çorba ikramıyla vatandaşların ve pazarcı esnaflarının içini ısıtıyor. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen ikramlar, soğuk havalarda vatandaşların ve pazarcı esnaflarının içini ısıtıyor, yüzleri güldürüyor.
Çorba ikramı bugün de 9 ilçe ve 14 farklı noktada gerçekleştirildi. Efeler, Kuşadası, Nazilli, Kuyucak, Koçarlı, Karacasu, İncirliova, Buharkent ve Sultanhisar ilçelerinde kurulan pazar alanlarında gerçekleştirilen ikram 12 binden fazla vatandaşa dağıtıldı. Uygulamadan memnun kaldıklarını dile getiren vatandaşlar ve pazarcı esnafları, çorba ikramının ekonomik olarak bütçelerine katkı sağladığını belirterek Başkan Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kedilerin sert hava koşullarından korunmak için araçların motor ve kaput bölgesine girmeyi tercih ettiklerini belirten Veteriner Hekim Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Aracınızı çalıştırmadan önce istenmeyen yolcuları hızlıca kontrol etme alışkanlığı edinin. Kaputa hızlıca vurmak veya korna çalmak minik dostumuzu korkutmak için yeterli olabilir. Kontrol etmeden önce motorunuzu çalıştırmayın!” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, soğuk havalarda kedilerin araç motorlarına saklanması nedeniyle neler yapılması gerektiğini anlattı.
Araçların motor ve kaput arası soğuklarda kedilere sığınak oluyor!
Veteriner Hekim Burcu Çevreli, kedilerin soğuk aylarda sıcak barınak aradıklarını, araçların motor ve kaput arasında oturmanın da onlara sert hava koşullarından güvenli bir mola sağladığını hatta anne kedilerin yeni doğan yavrularını buralara sakladıklarını dile getirdi.
Çalıştırmadan kaputa hızlıca vurun!
Kedileri korumak için araç sahiplerinin alabileceği birkaç basit ama etkili önlem bulunduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bunların başında ‘Kaputa vurma’ geliyor. Eğer aracınızı kapalı bir garaja park edemiyorsanız çalıştırmadan önce istenmeyen yolcuları hızlıca kontrol etme alışkanlığı edinin. Kaputa hızlıca vurmak veya korna çalmak minik dostumuzu korkutmak için yeterli olabilir. Kontrol etmeden önce motorunuzu çalıştırmayın!” dedi.
Aracın motoru, alt kısmı ve lastiklerin üzerini kontrol etmenin de bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Kedilerin derin bir uykuda olmaları ihtimaline karşı, dışarı çıkmaları için onlara bir süre verdiğinizden emin olun. Bu numaralar kelimenin tam anlamıyla hayat kurtarabilir.” diye konuştu.
Arabanın motorunda sıkışan kedi nasıl çıkarılır?
Motor içinde bir kedi bulunduğunda dikkatli ve sabırlı davranmak gerektiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, kediyi çıkarmak için önerilen adımları şöyle sıraladı:
“-Kediyi Bulun: El feneri ile motor bölgesini inceleyerek kedinin yerini tespit edin.
-Aracı Kapatın: Aracın kapalı olduğundan ve emniyet freninin çekildiğinden emin olun.
-Nazikçe Yaklaşın: Kediyi ürkütmemek için yavaş ve sakin hareket edin.
-Koruyucu Ekipman Kullanımı: Kediyi çıkarmadan önce eldiven gibi koruyucu ekipman giyin.
-Kaçış Yolu Sağlayın: Kedinin motoru kendi başına terk etmesi için çevredeki engelleri kaldırın.
-Uzman Yardımı: Gerekirse hayvan kurtarma ekiplerinden destek alın.”
Yaralanma olup olmadığını kontrol edin!
Kedide yaralanma olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Kedi başarıyla çıkarıldıktan sonra, görünür yaralanmalar veya sıkıntı belirtileri olup olmadığını kontrol edin. Motoru çalıştırmadığınız sürece, kedinin motorun kendisinden herhangi bir yaralanma almış olması olası değildir. Ancak, çalıştırıldığında motordaysa, kedi zarar görmemiş gibi görünse bile, kapsamlı bir muayene için onu bir veterinere götürmeyi düşünün.” ifadesinde bulundu.
Kurtarılan kedi sahipsizse, kedi için bir yuva bulmalarına yardımcı olmaları için yerel hayvan barınaklarıyla veya kurtarma örgütleriyle iletişime geçilmesi gerektiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, ayrıca kedinin tasması veya mikroçipi varsa sahibiyle iletişime geçilmesi önerisinde de bulundu.
Araç sahipleri fark etmeden yola çıkarsa ne olur?
Aracın motoru çalıştırıldığında veya araç sahipleri yola çıktığında kedilerin ciddi risklerle karşılaşabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Hipertermi görülebilir. Bir arabanın kaputunun iç sıcaklığı kolayca 115 dereceye ulaşabilir ve bu da hızla ısı şokuna yol açabilir. Dumandan boğulma görülebilir. Bir arabanın iç bileşenleri de inanılmaz derecede hızlı bir şekilde ısınabilir ve bu da ölümcül olabilecek kadar ciddi yanıklara yol açabilir. Kaputun altında kalan kedilerde uzuv kaybı veya yırtılma yaralanması yoluyla kolayca ölüm gerçekleşebilir.” dedi.
Araç motorundan kurtarılan kedi yaralıysa neler yapılmalı?
Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, kedi motor bölgesinden çıkarıldıktan sonra yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:
“-Kediyi kaçamayacağı bir kutuya yerleştirin.
-Solunumunu ve genel durumunu gözlemleyin.
-Vakit kaybetmeden veteriner hekime götürün.”
Küçük önlemlerle kedilerin hayatını kurtarabiliriz!
Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, araç sahiplerini daha bilinçli davranmaya davet ederek, “Bu kış, kediler için küçük önlemler alarak onların hayatını kurtarabiliriz. Hava korkunç bir hal aldığında, sarılıp uyuyabileceğiniz güzel ve sıcak bir yer mükemmel bir çözümdür. Dışarıdaki bir kedi için, bu sıcak nokta sadece arabanızın motoru olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Soğuk havalarda araç motorlarındaki kedilere dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Havaların soğumasıyla birlikte, fiziksel aktivitede azalma, kapalı havaların insanları beslenme konusunda da karbonhidrat ağırlıklı daha sağlıksız ürünlere yöneltmesi ve tabi ki hava kirliliği gibi birçok etken kış aylarında hipertansiyon, ritim bozuklukları, kalp krizi, kalp yetmezliği ve kalp kökenli ani yaşam kayıpları görülme sıklığının artmasına neden olabiliyor.
KIŞ AYLARINDA KALBİNİZE İYİ BAKIN
Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayça Türer Cabbar, ısı değişimlerinin kalp sağlığı üzerindeki ilişkisini şöyle açıkladı: Aşırı soğuk hava koşulları, kalp krizi riskini artıran çeşitli fizyolojik mekanizmaları tetikler.
Öncelikle soğuk hava, vücutta ısı kaybını önlemek için yüzeysel damarların daralmasına yol açar ve deriye giden kan miktarı azalır. Bu durumda vücut ısısı korunsa da damar direncinin artmasına ve kan basıncının yükselmesine neden olur. Bunun yanında soğuk havalarda kan basıncında görülen yükselme ve ani dalgalanmalar, kalp-damar sistemi üzerinde baskı yaratır. Yüksek tansiyonla birlikte damarların iç yüzeyi zarar göreceği için damar tıkanıklığı veya kalp krizi açısından riskin artmasına neden olur. Kalbin iş yükünü artıran bu tablonun yanında vücut soğukta ısınmak için kas metabolizmasını da hızlandırır ve kalp daha fazla kan pompalamak zorunda kalır. Artan iş yükü özellikle kalp hastalığı riski olan kişilerde kriz olasılığının da yükselmesine neden olur. Soğukla birlikte kalbi etkileyen bir başka durum ise kan akışındaki değişimler. Soğuk hava kanın pıhtılaşma eğilimini artırabildiği için damar tıkanıklığı açısından risk artar. Ayrıca kış ayları birçok kişi için fiziksel ve ruhsam stresin arttığı dönemdir. Kanın daha koyulaşması, pıhtı oluşumu riskini yükseltir ve bu da damar tıkanıklığına neden olabilir. Stres, kalp ritmini hızlandırarak sempatik sinir sistemini daha da aktif hale getirir ve kalp krizi riskini artırır.”
SOĞUK HAVA KALP HASTALIKLARI OLANLARI DAHA ÇOK ETKİLİYOR
Bu havaların halihazırda kalp rahatsızlıkları olanların kalp krizi geçirme ihtimalini yükseltirken, herhangi bir kalp sorunu olmayanlarda da kardiyovasküler sorunların ortaya çıkmasına neden olduğunu söyleyen Doç. Dr. Cabbar, “Özellikle kalp damar hastalığına yatkınlığı olan kişilerde, sigara içenlerde ve yeterli sıvı alımı olmayan kişilerde kalp ve damar sorunları ortaya çıkabilir. Ayrıca sosyoekonomik seviyesi düşük olan, sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlı, yeterli besin alamayan kişiler de risk altındadır.” dedi.
Her mevsim olduğu gibi kış aylarında da kalbinizi ve vücudunuzu dinleyerek kalp sağlığını koruyabilirsiniz” diyen Doç. Dr. Cabbar, “Aşağıda sıraladığımız önlemlerin dışında göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetleriniz olduğunda mutlaka bir doktora başvurun” dedi. Doç. Dr. Cabbar önerilerini şöyle sıraladı:
“SOĞUKTAN KORUNUN”
Yapılacakların başında elbette soğuktan korunmak geliyor. Uzun yıllara dayanan takip çalışmalarında soğuk havanın sıcak havaya göre kalp ve damar hastalıklarına bağlı yaşam kaybını belirgin olarak daha fazla arttırdığı ortaya çıkardığını hatırlatan Doç. Dr. Cabbar, “Bu nedenle öncelikle hava koşullarına uygun olacak şekilde kat kat giyinilmeli. Şapka ve eldiven kullanılmalı. Ayrıca, soğuk hava maruziyetini en aza indirmek, evlerde yalıtım ile ısı kaybı azaltılmalı.
“DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENİN”
Güçlü bir bağışıklık sistemi ve kalp sağlığını desteklemesi için bu dönemde dengeli beslenmek ve sıvı alımını ihmal etmemek ayrı bir önem taşıyor. Öğünlerde sebze, meyve ve lif yönünden zengin gıdalar tercih edilmeli. Haftada iki kez balık tüketmeye çalışılmalı. Ayrıca alkol ve kafeinli içeceklerin tüketiminden de mümkün olduğunca kaçınılmalı.
“DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN”
Egzersizin fiziksel olarak sağladığı faydanın yanında özellikle stresle başa çıkma, ruh sağlığını korumak ve elbette sağlıklı bir kalp için olmazsa olmazların başında geldiğini hatırlatan Doç. Dr. Cabbar, “Kan basıncında düşme, ritim düzensizliklerini düzeltme veya azaltma, kilo kontrolüne yardımcı olma, kan şekerini dengeleme, insülin direncini yenme, vücut direncini artırma ve kalp- damar sağlığında düzelmeyle kalp krizi riskinin azalması, olumlu etkilerinden bir kısmını oluşturur. Bu nedenlerle soğuk havalar egzersiz yapmak için engel teşkil etmesin. Mümkün olduğunca açık havada ve haftada en az beş gün, 30 dakika yürüyüş veya hafif egzersiz yapmaya özen gösterin. Soğuk havadan kendimizi koruyacak şekilde, havanın daha sıcak olduğu saatleri tercih ederek egzersiz yapabiliriz. Bu duruma soğuk ve karlı havalarda yapılan bahçe ile uğraşma ve kar temizleme gibi aktivitelerin de dahil olduğunu unutmayın. Tabi ki egzersiz yaparken kalp hızımızın arttıracağız fakat ek hastalıklarımız varsa doktor önerisi ile kısıtlayabileceğimiz bir plan yapmalıyız.”
“İDEAL KİLONUZU KORUYUN”
Kilo kontrolünün kalp sağlığı açısından son derece önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Cabbar, konuyla ilgili şunları anlattı: “Kış aylarında hava koşullarının fiziksel aktiviteyi kısıtlaması ve iştah artışı kilo almayı kolaylaştırabilir. Ancak doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kilo kontrolünü sağlamak mümkün olabilir. Sebze, meyve, tam tahıllı ürünler ve protein içeriği zengin besinlerden oluşan dengeli bir beslenme düzeni oluşturulmalı. Öğünlerde porsiyon kontrolü yapmak, gece saatlerinde mümkün olduğunca yemek yememek, su içmek ve aşırı kalorili içeceklerden uzak durmak ve fiziksel olarak aktif olmak kilo kontrolünü sağlamaya yardım edecektir”
“KAN BASINCINIZI TAKİP EDİN”
Kış aylarında soğuk havanın etkileri, fiziksel aktivitede azalma ve kilo alımı kan basıncının yükselmesine sebep olabileceğini hatırlatan Doç. Dr. Cabbar, “Bu nedenle özellikle hipertansiyon tanımız var ise, kış aylarında kan basıncınızı düzenli olarak ölçmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Yaz aylarında ilaç ihtiyacımız azalacağı gibi kış aylarında da ilaç ihtiyacımız artabilir. Kan basıncımızdaki değişiklikler her zaman şikayet vermeyeceği için aralıklı kan basıncımızı ölçmekte fayda var. Kan basıncı takibinde değişiklik olursa, doktor önerisi neticesinde ilaç veya doz değişimi ihtiyacı olabilir.” dedi.
“ENFEKSİYONLARDAN KORUNUN”
Kış aylarında kalp hastalıklarının artması veya kontrolünün bozulmasının bir diğer önemli sebebinin grip veya zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonlarının artması olduğunu belirten Doç. Dr. Cabbar, özellikle aşılanmanın önemine işaret ederek şunları söyledi. “Enfeksiyon vücudumuz için stres kaynağıdır ve neden olabileceği ateş şikayeti, kalbimizin daha hızlı çalışmasına ve oksijene ihtiyacının artmasına sebep olabilir. Bunun yanında kontrol altındaki kalp yetersizliği hastalığını da kötüleştirebilir. Dolayısıyla enfeksiyonlara karşı gücümüzü arttırmak için hayat tarzımıza dikkat etmeli ve gereğinde aşı yaptırmalıyız. Kabul görmüş ve etkinliği kanıtlanmış aşıları yaptırmamız kötü sonuçları azaltacaktır.”
“STRESİNİNİZİ KONTROL ETMEYE ÇALIŞIN”
Kış aylarında hava şartlarının da dâhil olduğu birçok nedenle depresyona eğilim ve stresin arttığını, bu durumun da kalp krizi ve ritim bozukluklarını tetiklediğini söyleyen Doç. Dr. Ayça Türer Cabbar,”Kortizol gibi stres hormonlarının artışı kalp krizi, ritim problemleri ve hipertansiyon gibi kalp hastalıklarının da tetiklenmesine sebep olur. Stres ile baş etmenin yolunu bulabilirsek ve baş edemediğimiz durumlarda yardım alabilirsek, kalbimizi kötü etkilerinden korumuş oluruz. Buna ek olarak stresi azaltacak ve bizi mutlu edecek hobiler edinmek de fayda sağlayacaktır” diye konuştu.
“UYKU DÜZENİNE ÖZEN GÖSTERİN”
Yeterli uyku almak vücudun tüm fonksiyonları gibi kalp sağlığı için de vazgeçilmez bir unsur. Aynı saatte uyuyup, aynı saatte uyanmak vücudumuzun çalışmasını düzenlediği gibi yeterli uyku süresi, depresyondan korunmada ve stresi kontrol etmede de oldukça etkili. Bu nedenle kış aylarında kalbi korumak için de aynı saatlerde yatıp kalkmaya özen gösterin, yatmadan önce uyarıcı içeceklerden kaçının.
“GEREKTİĞİNDE TAKVİYE ALIN”
Son yıllarda, birçok çalışmada D vitamini eksikliğinin kalp yetmezliği ve inme gibi kalp damar hastalıklarında da risk faktörü olduğuna dair sonuçlar yayınladığı bilgilisi veren Doç. Dr. Cabbar, sözlerine şöyle devam etti: “D vitamini almanın en etkili yolu ise güneş ışığıdır. Ancak kış aylarında, güneş ışınlarının açısı değişir ve faydalı etkilerinden faydalanabilmemiz pek mümkün olmaz. Bu nedenle yeterli güneş ışığı alamadığınız zaman D vitamini takviyeleri kullanılması gerekebilir. Bu durumda hekiminize danışarak D vitamini düzeyinize göre takviye alabilirsiniz. Ayrıca C vitamini açısından zengin gıdalar bağışıklık sistemimizi güçlendirecektir. Özellikle kalp yetersizliği var ise demir eksikliğini gidermek gerekir. Doktor önerisi doğrultusunda demir takviyesi yapmak faydalı olacaktır.”
“TÜTÜN ÜRÜNLERİNDEN UZAK DURUN”
Sigara ve tütün ürünleri kalp sağlığı için tek başına bile ciddi risk oluşturduğunun altını çizen Doç. Dr. Cabbar, “Mevsimlerden ve hava koşullarından bağımsız olarak tütün ve tütün ürünleri dumanından uzak durmak sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazıdır.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Soğuk Havalarda Kalbi Koruyacak 10 Altın Öneri yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte, kalple ilişkili sağlık problemlerinin de arttığına şahit olduklarını belirten Medical Park Tokat Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Arif Arısoy, soğuk havanın kalp sağlığı üzerindeki etkileri konusunda bilgilendirmede bulundu.
SOĞUKLA BİRLİKTE KALBİN İŞ YÜKÜ ARTIYOR
Hava sıcaklıklarının düşmesi sonucunda kalple ilişkili sağlık problemlerinin artmasına, soğukla birlikte damarlarda büzüşme olması ve kalbin iş yükünde artış olmasının sebep olduğunun altını çizen Doç. Dr. Arif Arısoy, “Sağlıklı kalplerde bile bu durum söz konusu iken, kalp hastalığı ve kronik rahatsızlıkları olanlarda daha da önem arz etmektedir. Ancak her insanın vücudunun soğuk havaya verdiği cevap farklı olabilir. Yaş, fiziki durum, altta yatan kronik hastalıkların sayısı ve derecesi soğuğa karşı verilen tepkiyi etkiler” açıklamasında bulundu.
KALP HASTALARI SOĞUKTA GÖĞÜSLERİNİ ÖRTEN KIYAFET GİYMELİ
Özellikle kalp krizi geçirmiş, balon ve stent işlemi yapılmış, bypass ameliyatı geçirmiş olan, kalp yetersizliği, kapak hastalığı veya aritmi problemi olan kişilerin çok soğuk havalarda mümkünse dışarı çıkmamasını öneren Doç. Dr. Arısoy, “Dışarı çıkmak zorunda kalınırsa da, havanın biraz daha yumuşadığı öğlen saatlerini tercih etmeleri ve soğuk havadan koruyabilecek yeteri kadar kalın, mümkünse pamuklu-yünlü ve özellikle de göğüs bölgesini tamamen örten kıyafet kullanmalıdırlar” ifadelerini kullandı.
SOĞUK HAVADA RÜZGÂRA KARŞI YÜRÜMEK RİTİM BOZUKLUĞU SEBEBİ
Soğuk havalarda kaçınılması gereken davranışlara dikkat çeken Doç. Dr. Arısoy, şu önerilerde bulundu:
“Soğuk havalarda özellikle de sabah saatlerinde egzersiz yapılması, rüzgâra karşı yürüme- koşma gibi durumlar kalp krizlerine, ritim bozukluklarına ve kalp yetersizliğinin kötüleşmesine sebep olabilmektedir. Kış aylarında mümkünse kapalı alanlarda, öğlen saatlerinde ve uygun kıyafetlerle egzersiz yapılmasını öneriyoruz.”
KALP-DAMAR HASTALARI GRİP VE ZATÜRRE AŞISI OLMALI
Kış aylarında gribal enfeksiyonlar ve zatürre gibi hastalıklarda da artış olduğunu kaydeden Doç. Dr. Arısoy, “Bu da kalp ve damar hastalığını olumsuz etkileyen diğer bir problemdir. Bu tür enfeksiyonlar sonrası hafif dereceden, hayati olabilecek derecelere ulaşabilen ‘miyokardit’ dediğimiz kalp kası iltihapları görülebilmektedir. Yine mevcut kalp hastalıklarının kötüleşmesine, tekrarlayan hastane yatışlarına ve hatta ölümlere sebep olabilmektedir. Bu yüzden özellikle kalp-damar hastalıkları olanların grip ve zatürre aşılarını yaptırmaları bu riskin azaltılmasında çok önemlidir” diye konuştu.
SOĞUK GÜNLERDE KALP SAĞLIĞINI KORUYACAK ÖNERİLER
Doç. Dr. Arısoy, soğuk kış aylarında kalp sağlığını korumak için nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında şunları söyledi:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Soğuk havalarda sabah egzersizi, kalp krizini tetikleyebilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>