?>
?>
İnegöl Belediyesi’nin şehri geleceğe taşıyacak proje ve yatırımlarının yanından en önem verdiği ve merkeze koyduğu konuların başında otopark geliyor. Hızla büyüyen şehirde araç sayısının da hızlı artışı nedeniyle yaşanan trafik ve parklanma sorununa çözüm olacak otopark uygulamaları şehrin dört bir yanında hayata geçiriliyor. Mahalle aralarında kamulaştırmalarla otopark alanları oluşturulurken, yapılan hemen her projenin etrafında parklanma alanları planlanıyor. Merkezde ise son dönemde yapılan yer altı ve yerüstü otoparklarıyla İnegöl bu anlamda ciddi mesafe katetti.
MERKEZİ RAHATLATAN OTOPARK HAMLESİ
Belediye Başkanı Alper Taban’ın görev süresi boyunca 150’ye yakın farklı noktada 6 bin dolayında otopark üretildi. Otopark hamlelerinin en önemlisi ise merkezde hayat buldu. Kent Meydanı ve Yeni Yaşam Alanı Projesinde Merkez Park ve Belediye Hizmet Binasının altında yeraltı otoparkları, yine bu bölgelerde kazandırılan açık otoparklar ile toplamda 390 araçlık otopark elde edildi. Zamanla vatandaşların da yoğun şekilde kullanmaya başladığı otoparklar merkezin parklanma sorununu büyük ölçüde ortadan kaldırdı.
VATANDAŞLARDAN TAM NOT: “İNSANLIK İÇİN EN BÜYÜK HİZMET”
Ücretsiz olarak hizmet veren bu otoparklar vatandaşlardan da tam not aldı. Otoparkı kullanan vatandaşlar röportajlarda şu ifadeleri kullandı: “Ücretsiz otoparkın şehrin merkezinde olması insanlık için en büyük hizmetlerden biri. Yabancılar geldikleri zaman arabalarını park edecek yer bulamıyorlar. Ama burayı bulunca da rahat ediyorlar. Çok teşekkür ediyoruz, devamını da istiyoruz.” “İnegöl’ün merkezinde olmasından dolayı güzel olmuş. İnegöl Belediyemize teşekkür ediyoruz. Ayrıca araçlarımızı da yıkatabiliyoruz. Çarşının ortasında olması ayrı bir avantaj. Teşekkür ederiz İnegöl Belediyemize.” “Otoparktan memnunuz. Çok güzel oldu. Çarşıda park edecek yer bulamıyoruz zaten. Çok memnunuz. İnşallah birkaç tane daha olur İnegöl için.” “Memnunuz. Araç park etmesi kolay, giriş çıkışı kolay. Bizim için büyük kolaylık merkezde.”
BAŞKAN TABAN’DAN “OTOPARKLARI KULLANALIM” ÇAĞRISI
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da otopark uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Otopark konusunun öncelikli ve sürekli geliştirilerek devam eden bir konu olduğunu kaydeden Başkan Taban, “Şehrimizde mahalle aralarımızda da merkezi lokasyonlarda da yeni yeni otoparklar üretme adına çalışmalarımız var. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek. Her bölgede ücretsiz otoparklar yapıyoruz. Özellikle merkezi lokasyonlarda da 100, 150, 200 araçlık otoparklar üreterek şehrin çarşı bölgesi ve merkezi yerlerini biraz daha rahatlatma ve yayalaştırma adına adımlar atıyoruz. Kent Meydanı ve Yeni Yaşam Alanı Projemizle de merkezde ciddi bir otopark üretmiş olduk. Toplamda 390 araçlık otopark elde edildi. Bu vesileyle vatandaşlarımıza da özellikle kapalı otoparkları kullanmaları çağrısında bulunmak istiyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnegöl Belediyesi’nden Hayatı Kolaylaştıran Adımlar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir yaşam alanları yaratma stratejisi kapsamında başlattığı Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projeleri çok yönlü olarak sürüyor. Yapı envanteri, depremsellik-tsunami araştırması ve mikrobölgeleme etüt çalışmalarını birlikte yürüten Büyükşehir Belediyesi, tüm çalışmalardan elde edilen verilerle Deprem Master Planı’nı tamamlayacak.
Çalışmalar iki etap halinde tamamlandı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ekim 2020 İzmir depreminin en çok etkilediği Bayraklı ve Bornova’da başlattığı yapı envanteri çalışmasını iki ilçede de tamamladı. Bilimsel yöntemlerle konut niteliğindeki yapıların olası bir deprem esnasında davranışları belirlendi. Yaklaşık 100 bin yapının bina kimlik belgesi oluşturuldu. Bina kimlik belgesiyle o bina hakkındaki ruhsat, mimari proje, en yakın toplanma alanı gibi bilgilere hızlı ve doğrudan erişim sağlandı. Çalışmalar 2 etap halinde sahada görev alan yaklaşık 200 inşaat mühendisi ile sürdürüldü. Bayraklı’da 200 gün Bornova’da da 300 gün süren çalışmaların ardından, yapıların durumu belgelendi.
İleri analiz yapılması gereken binalar belirlendi
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, kentin deprem açısından riskli bir konumda olduğunu anımsatarak, “950 binin üzerinde yapı var. Bayraklı ve Bornova’da yapı stokunu inceledik. Yaklaşık 100 bin yapının incelemesini tamamladık. Bu incelemeler hem gözlemsel hem de belediyelerin arşivindeki bilgiler ışığında yapıldı. Çalışmalar kapsamında Bornova’da 2 bin 830 yapı, Bayraklı’da da 1014 yapının, diğer yapılara oranla daha öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirledik. Bu binalarda ileri analiz yapılması gerekiyor” dedi.
Yurttaşlar bundan sonra ne yapacak?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların sonuçları hakkında ilçe belediyelere yazı gönderildiğini ifade eden Eylem Ulutaş Ayatar, yurttaşların bundan sonraki süreçte izleyeceği yolu şu sözlerle anlattı: “İlçe belediyeleri, o binalarda yaşayan yurttaşlara bu konuda bilgilendirmelerini yapıyor. Apartman yönetimleri de bir araya gelerek çıkan sonuca dair karar verecek. Bizim yaptığımız çalışma, binaların önceliklendirilmesi konusundaydı. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa kapsamında belirtilen analizin birebir aynısı değil. Ama onunla uyumlu bir çalışma. Binaların taşıdığı riskler açısından, yapıların önceliklendirilmesini sağladık. Yaptığımız analizler ve gözlemsel tespitler, öncelikle kendi içerisinde bir sıralamayı ortaya koyuyor. Çalışma kapsamında ‘Bu bina riskli veya değil’ diyemeyiz. Bunu diyebilmemiz için mevzuatta tanımlı yöntemler var. Biz burada hangi yapı daha öncelikli olarak incelenmeli, bunu belirledik. Çalışmanın sonucunda yurttaşların ilgili analizleri yaptırması gerekiyor. Çünkü bir yapının güvenliğinden bahsedebilmek için ana kılavuzumuz Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa.”
Binalar güçlendirilecek veya yeniden yapılacak
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa kapsamında yapılacak çalışmalarda, binadan karot alınacak ve beton dayanıklılığı tespit edilecek. Binaya ilişkin analizler yapıldıktan sonra 6306 sayılı yasa kapsamında bina “riskli” veya “riskli değil” diye tanımlanacak. Riskli tespit edilen yapılarda yasal süreç başlayacak. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında yapılacak deprem performans analizi çalışmalarında ise bu yapıların can güvenliği açısından riskleri değerlendirilecek. Çalışmaların ardından yapıların güçlendirilmesi veya yıkılarak yeniden yapılması netlik kazanmış olacak.
“Yurttaşlar çalışmalarımızı önemsemeli ve yapılarını ileri analize tabi tutmalı”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, “Eline belge geçen hemşehrilerimiz ilgili mühendislik bürolarına başvurarak performans analizi yaptırabilir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş firmalar da var. Bu firmalara giderek yapılarını 6306 sayılı yasa kapsamında analiz ettirmeleri gerekiyor. Yapı stokumuz oldukça fazla. Deprem yönetmeliklerindeki köklü değişimlerin yanı sıra yapı denetim sisteminin belirli bir tarihten sonra yürürlüğe girmiş olması, mevcut yapılarımızın ileri analizlere tabi tutulması gerektiğini ortaya koyuyor. İzmir deprem kuşağında yer alan bir kent. Bu nedenle yapılarımızı olası bir deprem riskine karşı daha güvenli hale getirmemiz lazım. Yurttaşlarımızdan yaptığımız ön değerlendirme çalışmalarını dikkate almalarını bekliyoruz. Böylece daha güvenli yapılara kavuşacağız” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bornova’da 2 bin 830 Bayraklı’da 1014 yapı için hayati karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Daha güvenli, daha temiz, erişilebilir, uygun fiyatlı hareketlilik sağlayarak İzmir’in yaşanabilirliğine ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı hedefleyen İzmir Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı’nın (SKUp İzmir) proje kapanış etkinliğinde çalışmanın çıktılarına dair sunumlar yapıldı. Kentin bileşenleriyle hazırlanan, hummalı çalışmalar sonucunda ortaya çıkan SKUp İzmir’in neler sunduğu anlatıldı.
6,92 kilometrelik yeni bir güzergâh
İZULAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Alver, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımı rahatlatmak için hayata geçireceği projeleri sundu. Alver, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapmayı hedeflediği; gidiş geliş toplam 14,74 kilometrelik Bostanlı İskele-Zübeyde Hanım Mahallesi Dinamik Şarjlı Elektrikli Ulaşım Projesi ve gidiş geliş 33,88 kilometrelik ve 41,46 kilometrelik Narlıdere Güzelbahçe Dinamik Şarjlı Elektrikli Ulaşım Projeleri’ni sundu. Sunumda 105 kilometrelik mevcut bisiklet yollarının da artırılacağını belirten Alver; Şemikler İZBAN-Peynircioğlu Deresi bisiklet yolu ve otopark düzenleme projesi, Bilim Müzesi bisiklet ve yaya köprüsü projesi, Çeşme Dalyan bisiklet yolu projesi ile 6,92 kilometrelik yeni bir güzergah eklemek istediklerini ifade etti. Alver son olarak yayalaştırılmış-yaya öncelikli yollar projelerine değindi. Karşıyaka Yalı Mahallesi 6418. sokak ve yakın çevresi için hazırlanan yaya öncelikli sokak ve Buca Vali Rahmi Bey Mahallesi 138. sokak ve yakın çevresi için uygulanması planlanan yaya öncelikli sokağı anlattı.
“İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak hepsinin farkındayız”
Ulaşımın insan damarlarına benzediğini ifade eden Prof. Dr. Yalçın Alver, “Ben ulaşım plancısıyım. 22-23 yıldır işin içindeyim. Bu planları hayata geçirebildiğimiz sürece kentlerdeki ulaşım problemlerini çözebiliriz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bunların hepsinin farkında olduğumuzu da bilmenizi isterim” dedi.
“Plan Belgesinden Eyleme” konulu panel düzenlendi
SKUp İzmir’in kapanışında “SKUp’lar Aracılığıyla Kentlerimizi Dönüştürmek: Plan Belgesinden Eyleme” konulu panel düzenlendi. Prof. Dr. Ela Babalık’ın moderatörlüğündeki panelde ulaşımın iyileştirilmesi için yapılması gerekenler konuşuldu. Kurumlar öncelikli gördükleri konuları anlattı.
Panele; AB Türkiye Delegasyonu Ekip Koordinatörü Dr. Göktuğ Kara, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, AB Yatırımları Dairesi Başkanlığı Sözleşme Yöneticisi Kubilay Atlay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Dr. Özgür Yalçınkaya, ESHOT Genel Müdürlüğü Ulaşım Planlama Dairesi Başkanı Dr. Hakan Uzun, İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürü Erdal Gürlek, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı Ulaşım Planlama Şube Müdürü Aslıhan Tekin katıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
SKUp İzmir’in çıktıları İzmir’de hayatı kolaylaştıracak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Meslek Fabrikası bünyesinde açtığı pek çok farklı kursla özellikle kadınların yaşamlarına dokunuyor. İş hayatına adım atma yolunda en güzel desteği Meslek Fabrikası’ndan alan kadınlardan biri de Hilal Düzağır oldu. 26 yaşındaki evli ve bir kız çocuğu annesi Düzağır, önce Meslek Fabrikası’nda saç ve makyajla ilgili kursları tamamladı. Ardından da Roman Gençlerin İstihdamına Yönelik Yerel Model Geliştirilmesi Projesi kapsamında protez tırnak ve nail art kurslarına katıldı. Eğitim gördüğü tüm kurslardan başarı ile mezun olup sektöre giren Düzağır, düğün salonları ve stüdyolara giderek saç, makyaj, protez tırnak ve nail art işlemleri yapmaya başladı. Erken yaşta evlendiğini ve yakın zamana kadar bir mesleği olmadığını belirten Düzağır, “Şu anda bir mesleğim var. Ben erken yaşta aile baskısı üzerine evlilik yaptım. Bir mesleğim yoktu. Ailemin isteği ile bir okula gittim ve yarım bıraktım. Ancak şu an ayaklarımın üzerinde duruyorum. Bütün kadınlar eğitimlerini tamamlamalı ve ayakların üzerinde durabilmeli. Her kadın istediği her şeyi başarabilir” diye konuştu.
“Çevrem genişledi”
Meslek Fabrikası kurslarına, arkadaşlarının tavsiyesi üzerine başladığını anlatan Düzağır, “Aldığım tüm kurslar, Meslek Fabrikası’nın kurslarıydı. Bütün eğitimlerimi orada tamamladım. Protez tırnak, nail art, fön çekimi, saç şekillendirme, saç renklendirme gibi birçok kursa gittim. Nisan ayında da el bakımı kursuna gideceğim ve bu alanda alabileceğim bütün kursları tamamlamış olacağım. Ben biraz daha çekingen biriydim. Evinde oturuyorsun, temizlik yapıyorsun, çocuk bakıyorsun, eşine bakıyorsun. Yapabileceğin başka hiçbir şey yok. Kendine bir güvenin yok, kendine ait bir maaşın yok. Erkekten ‘para versin, şunu alayım’ diye bir beklentin var. Ancak şu anda canım ne isterse alabiliyorum. Çocuğum ne isterse alabiliyorum. Çevrem genişledi” ifadelerini kullandı.
“Birçok Roman arkadaşım dükkân açtı”
Annelerin iş hayatına başlarken “Çocuğum ne olacak?” diye kaygılanabileceğini söyleyen Düzağır, “Çalışmaya başladıktan sonra ‘Çocuğum ne olacak?’ diye düşünüyordum. Kadınların en büyük korkusu da bu. ‘Çocuğum eksik kalır mı?’ diye düşünüyorlar. Hayır kalmazlar. Kimse korkmasın. Aslında çalışan ve güçlü bir anne olduğunun farkına varıyorlar. O yüzden bütün kadınların ayaklarının üzerinde durup meslek sahibi olmasını diliyorum. Roman Gençlerin İstihdamına Yönelik Yerel Model Geliştirilmesi Projesi kapsamında birçok Roman arkadaşım eğitimini tamamlayıp dükkân açtı, çalışmaya başladı. Bu tür kursların açılması ve artmasıyla birçok kadın ayakların üzerinde durabilir. Meslek Fabrikası kurslarının tercih edilmesi gerekiyor. Çünkü öğretmenlerimiz de kurs imkânları da çok iyi” sözlerine yer verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Meslek Fabrikası sayesinde hayatı değişti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Stresle başa çıkabilmek, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için oldukça önemlidir. Stresi iyi yönetmek; kişiye olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olurken, aynı zamanda stres yönetimi becerileri kazanmak ise bireyin ruh sağlığına olumlu katkıda bulunur. Stres kişide hem psikolojik hem de fizyolojik olarak etkiler bırakabilir. Psikolojik olarak stres anında kortizol ve adrenalin gibi hormonların salınımının artması, kan basıncının yükselmesi, ardından da savaş ya da kaç tepkisi verme gerekliliği oluşturabilmektedir. Fizyolojik olarak ise midede hazımsızlık, sırt ağrıları, irritabl bağırsak sendromu, yeme alışkanlıklarında değişkenlikler ve kas gerginlikleri görülebiliyor. Peki, stresi hem iş hayatında hem de özel yaşamımızda nasıl yönetmeliyiz? Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog F. Arzu Beyribey, iş yaşamı ve özel hayatta stresi yönetmenin yollarını tüm detaylarıyla aktardı.
Stres, yönetilemediğinde birçok sorun da beraberinde gelebiliyor
Stres olarak bahsettiğimiz olgu, bireyin çevresel taleplerle baş edebilmek için gösterdiği, psikolojik ve fizyolojik bir tepkidir. Hayatımızda doğal bir süreç olmasına rağmen, yönetilemediği takdirde başta sağlık, ardından da günlük yaşamda verimlilik ve yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. İş dünyasında yaşanılan stres; çalışanların motivasyonunu, ekip içi uyumunu ve kurumun başarısını etkileyebilirken, özel yaşamdaki stres ise kişilerarası ilişkilerde gerginlik, tükenmişlik, mutsuzluk ile genel yaşam memnuniyetinin azalmasına neden olabileceğinden üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konudur.
Yönetilemeyen stres, ilişkileri de zedeleyebilir
Stres, aile ilişkilerini ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyebilmektedir. Stresin özel hayattaki etkileri düşünüldüğünde, kısa vadede ilişki sorunları, duygusal iniş çıkışlar ve huzursuzluk yaratabilirken, uzun vadede yönetilemeyen stres, aile bağlarının zayıflaması, yalnızlık hissi, depresyon veya kaygı bozukluklarına yol açabilmektedir. Bununla birlikte, kişinin kendi hayatında uyku sorunları ve bedensel yakınmalar da gözlemlenebilmektedir. Ek olarak; depresif ruh hali, sinirlilik ve aktivitelere ilgisizlik de oluşabilmektedir. İlişkilerde empati ve sabır kaybı, sosyal izolasyon artışı ile birlikte partnerinizle veya çocuklarınızla kalp bağınızın zedelenmesi ve uzaklaşmalar görülebilmektedir.
İş hayatında stresin kısa vadede, konsantrasyon bozukluğu, hata yapma riski, iş doyumunda düşüş oluştururken, uzun vadede ise bu durumun kronik yorgunluk, tükenmişlik sendromu ve fiziksel sağlık sorunlarına yol açabileceği bilinmelidir. Odaklanma, konsantrasyon kaybı, hata artışı, üretkenlik düşüşü, karar vermede güçlük ve yaratıcılık kaybı meydana gelebilir. Bu durum iş arkadaşları ile çatışmaları artırabilir, ekip çalışmalarını olumsuz etkileyebilir, kişide iş tatmin düşüşü yaşatabilir.
Stres yönetiminde terapi olmazsa olmazdır!
Psikoloji’de tedavi yöntemlerinden biri olarak kullanılan Bilişsel Davranışçı Terapi, stresle baş etmede oldukça etkili bir yöntemdir. Kişilerin zor durumlara yönelik yanlış düşünce ve inançlarını, bilişsel çarpıtmalarını fark etmesi ve yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi, sadece kişilerin düşünce yapısını değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bu düşüncelere karşı verilen davranış ve tepkilerin de olumlu şekilde dönüşmesini sağlamış oluyor. Örneğin Bilişsel Çarpıtmalarda, kişiler stresli durumları aşırı genelleştirme ya da felaketleştirme eğiliminde olabilmektedir. Psikologlar olarak biz burada realist değerlendirme ve alternatif bakış acıları kazandırmada rol oynuyoruz. Kişide özdeğer eksikliği, mükemmeliyetçilik inançları varsa fark etmesinde ve çözmesinde yardımcı oluyoruz. Problem çözme ve baş etme stratejileri geliştirmesine destek oluyoruz. Böylelikle Bilişsel Davranışçı Terapi, bireyin stresle daha esnek bir şekilde başa çıkmasını desteklemiş bulunuyor.
Stres faktöründe Maruz Bırakma Yöntemi de tedavinin bir parçası
Stresle başa çıkarken Katarsis yani duygu boşalımı yaşanabilmekte ve bunlar da sürece olumlu katkılar sağlamaktadır. Stresin fiziksel belirtileriyle başa çıkarken, davranışsal aktivasyon ve gevşeme teknikleri ve mindfullnes egzersizleri oldukça etkili olmaktadır. Tedavi sürecinde psikologlar, Maruz Bırakma Yöntemi ile de tedavi sürecini desteklemektedirler. Böylelikle kişide, riskli durum seviyeleri tespit ve uygulamaları, kaygı seviyesi kontrolü, kendine güven artışı da sağlanması hedeflenmektedir.
Stresin kaynağını tanımak ve anlamak neden önemli?
Kişiler yaşadıkları stresin kaynağını tanıdıklarında ve anladıklarında, ancak onunla yüzleşip başa çıkabileceklerdir. Yani tabiri caizse, düşmanınızı tanımanız gerekmektedir. Öncelikle sizde sıkıntı, gerginlik yaratan durumların nedenlerini belirlemek, onları görmezden gelmemek oldukça önemlidir. Bu durum ve ortamları başlıklar halinde not almanız özellikle çözmeniz açısından kritik bir öneme sahiptir. Negatif anlamda nelerin stresi tetiklediğinin belirlenmesi, bedensel ve psikolojik olarak ne tepkiler verildiğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Yaşanan olaylar; ailevi problemler, iş hayatındaki krizler ya da herhangi bir durumla ilişkili olabilmektedir. Mühim olan enerjinin düşme sebeplerine odaklanmaktır.
Etkili stres yönetim teknikleri ile stresinizi yönetin
Kişisel gelişim, bireye hayatın farklı alanlarında kendini tanıma ve anlama fırsatı sunmaktadır. Fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak bireyin ilgisini çeken noktalarını keşfetmesini amaçlamaktadır. Kişisel gelişim süreçlerinden geçen bireyler, çevresiyle daha sağlıklı ilişki kurmakta ve sosyal yaşamda daha verimli olmaktadırlar. Kitap okumak, terapi almak, size uygun olan meditasyon ve nefes egzersizlerini belirlemek, spor faaliyetlerinden mutlaka birisine dahil olmak, tüm hayat planlaması açısından ise zaman planlaması, hayatın her alanındaki stresi azaltabilecek ortak yöntemler sayılabilmektedir.
Klinik Psikologlar, kişilerin duyguları hakkında farkındalık geliştirmeleri, stres yaratan kök nedenlere odaklanmak, yanlış otomatik düşünce ve davranışlardan kişiyi korumak, duygu düzenleme becerileri kazandırmak için çalışmaktırlar. Ancak bunun yanında, bireysel farklılıklara uygun planlamalar ile yaşam tarzı ve ihtiyaçları belirleyerek, kişideki zayıf yönlerin güçlendirilmesi, kendine güven ve öz yeterliliğin arttırılması, özellikle stres toleransının geliştirilmesi konularına da ayrıca odaklanıyoruz. Terapide önceliğimiz kişiyi anlamak, sonrasında ise profesyonel yardım gerektiren durumları tespit etmek ve çözüme ulaştırmaktır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İş Hayatı ve Özel Yaşamda Stresi Yönetmenin Yolları yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Vücudumuzu mikroplara karşı koruyan akyuvar hücreleri azalınca bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroplar önemli enfeksiyonlara sebep olabilmektedir. Trombositler sayıca azaldığında ise kendiliğinden oluşan kanamalar (burun, dişeti kanaması, cilt kanaması ve morluklar, mide, bağırsak ve iç organ kanaması vb) açığa çıkacaktır. Çocuğumuzu bu durumlardan korumak için ebeveynlere önemli görevler düşmektedir. Başlıcaları;
Bu önlemler hastaya, hastalığa ve uygulanan tedavi rejimine göre kişisel farklılıklar gösterebileceğinden takip ve tedavi yapan hekiminizin/sağlık merkezinin önerilerine harfiyen uymanız sağlığınız açısından çok önemlidir.
Prof. Dr. Zekai Avcı ‘’Genel olarak aşağıda belirtilen şikâyetleriniz varsa gecikmeden tedavi gördüğünüz sağlık kuruluşuna başvurmanızı şiddetle tavsiye ederim.’’ şeklinde önemli maddelere değindi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kemoterapi Tedavisi Gören Çocuklarda Hayati Uyarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“KONYA BU İŞTE BÜTÜN TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK BAŞARILAR GÖSTERİYOR”
Şehir Konferansları kapsamında Divan Edebiyatı’ndan okuduğu beyitlerle ve keyifli sohbetleriyle tanınan Hayati İnanç, “Can Veren Pervaneler” konulu programla Akşehir’de Konyalılarla bir araya geldi.
İnanç, programa her yaştan insanın yoğun katılım göstermesinin kendisini çok mutlu ettiğini ifade ederek, “Koskoca salonda her yaştan insan sonuna kadar pür dikkat gözlerini kırpmadan takip etti. Kimsenin ısrarla davet edildiği, zorlandığı yok. Herkes gönüllü olarak geliyor. İşte kültür faaliyeti bu demek, gönüllülük esaslı. Konya bu işte bütün Türkiye’ye örnek olacak başarılar gösteriyor. Allah nazardan saklasın. Özellikle salonu dolduran dinleyicilerimize teşekkür ediyorum” dedi.
İLÇE KONFERANSLARI AİLE ORTAMINDA GEÇİYOR
“En Sevgiliye Şiir Dinletisi” ile Karapınar’da vatandaşlarla buluşan Dursun Ali Erzincanlı ise sevilen şiirlerini seslendirdi.
Erzincanlı, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin kültür alanında yaptığı tüm çalışmaların çok güzel olduğunu belirterek, “Özellikle ilçeleri ziyaret ettiğimiz konferanslarda çok tatlı bir aile ortamı oluşuyor. Recep ayındayız, üç aylardayız ve sevgili Peygamber Efendimizi anıyoruz. Çok güzel bir akşam yaşadık. Karapınarlı kardeşlerimizle bizi bir araya getirdiği için Konya Büyükşehir Belediyesi, başta kıymetli başkanım ve değerli ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Katılımcılar da programı çok beğendiklerini, devamını beklediklerini belirterek, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti.
İLÇE ŞEHİR KONFERANSLARINDA OCAK AYI PROGRAMI
Konya Büyükşehir Belediyesi Şehir Konferansları’nda 23 Ocak Perşembe günü “Kelimelerin Esrarı” başlıklı konferansla Nurullah Genç Ilgın’da, 24 Ocak Cuma günü Altay Cem Meriç, “Okumak ve Yaşamak” konusu ile Ereğli’de, 28 Ocak Salı günü de Necmettin Nursaçan, “Üç Ayların Fazileti” konulu konferansla Cihanbeyli’de vatandaşlarla bir araya gelecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Şehir Konferanslarında Hayati İnanç ve Dursun Ali Erzincanlı Konyalılarla Buluştu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’de her 3 çocuktan birinde göz bozukluğu olduğunu ifade eden Dünyagöz Etiler Hastanesi’nden Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, “Sorunun farkında olmayan aileler çocuklarının derslerdeki başarısızlığını öğrenme yeteneğinin düşüklüğüne bağlayabiliyor. Oysa çocuğun öğrenme kabiliyetinde bir eksiklik yok, çocuk iyi göremediği için derslerinde geri kalabiliyor. Başarılı bir eğitim hayatı için görme sorunlarına erkan müdahale şart oluyor. En önemlisi de göz bozukluğunda gerekli önlemler zamanında alınmazsa çocukta ilerleyen yıllarda tedavisi daha güç olan bir göz tembelliği tablosu oluşabilir. Bu nedenle aileler iş işten geçmeden duyarlı davranmalı ve 0-16 yaş grubundaki çocukların gözlerini korumak için mümkünse doğumdan hemen sonra, yoksa 6-12 aylıkken ya da okula başlamadan önce ve okul süresince düzenli göz muayenesini yaptırmalıdır” dedi.
Ebeveynlerin Göz Ardı Etmemesi Gereken Belirtiler
Çocukların görme sistemlerinin, hayatlarının ilk yıllarında geliştiğini söyleyen Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, ebeveynlerin çocuklarının küçük yaşlardan itibaren görme yetilerini düzenli olarak gözlem altında tutmaları gerektiğini söyledi. “Gözde kayma, göz kapağında düşüklük, çapaklanma, şişlik, bir gözü kapayarak bakma, çocuğun tahtayı yeterince iyi görememesi, okurken satır atlaması, cümleleri eliyle takip etmesi, gözlerini kısarak bakması, televizyonu yakından seyretmesi, gözlerde sulanma, sık sık göz kaşıma, gözde ve başında ağrı, aktivitelerde düşük performans göstermesi ve ödevlerini yaparken zorlanması gibi belirtilerle karşılaşıldığında uzman bir göz doktoruna muayene olunması gerekir.
Özellikle göz tembelliği, yedi yaşın öncesinde tedavisi yapılması gereken bir rahatsızlık. Ancak bu hastalığa 10 yaşına kadar müdahalede bulunmak mümkün. Şaşılık ve göz tembelliği, ebeveynler veya öğretmenler tarafından kolayca fark edilebilir. Ancak fark edilmediğinde çocuğun görmesindeki sorunlar, ilerleyen yıllarda okuldaki başarısını, davranış eğilimlerini ve hatta iyi bir görüş gerektiren iş kollarına girmesini dahi etkileyebilecek sonuçlar oluşturabiliyor. Rutin muayeneler ve erken müdahale sayesinde, bütün bu sorunlar oluşmadan hızlıca çözüme kavuşturulabiliyor” diyor.
Dijital Göz Yorgunluğuna Dikkat
Dijital ekranlar, bilgisayarlar ve oyunların göz yorgunluğunun ana kaynakları arasında yer aldığını da söyleyen Doç. Dr. Ocak, “Günümüzde çocuklar bu ekranlar karşısında saatlerce vakit geçiriyor ve gözlerinin yorulduğunu önemsemiyorlar. Ancak uzun süre sabit bir ekrana bakmak çocuklarda başta gizli kaymalar olmak üzere alerji, arpacık, kuruluk gibi birçok göz sorununu beraberinde getirebilir. 4 yaşına kadar olan çocukların ekrana bakmaları önerilmez. 4-6 yaş arasında günde yarım saat, 6-10 yaş arasında günde 1 saat, 10 yaş sonrası ise günde en fazla 2 saat ekrana bakmalarına izin verilebilir ancak 20 dakikada bir mola verip gözleri dinlendirmeyi ihmal etmemeleri gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Göz Sağlığına Dikkat: Başarılı Bir Eğitim Hayatı İçin Görme Sorunlarına Erken Müdahale yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yüksek performanslı bilgisayar çözümleriyle tanınan Monster ile Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Software Bölümü önemli bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında, mühendislere, tasarımcılara ve bu öğrencilere Siemens Solid Edge CAD & CAM lisansı hediye ediliyor. RTX 4060, RTX 4070, RTX 3500 ADA ve RTX 5000 ADA ekran kartlarına sahip Monster laptoplar, Solid Edge CAD & CAM yazılımıyla birlikte üstün grafik işleme gücü sunarak; parça montaj tasarımı, otomatik teknik resim, simülasyon ve veri yönetimi uygulamaları gibi süreçlerde yüksek üretkenlik sağlıyor. İşletmeler için 600 dolar, öğrenciler için de 3 yıllık lisanslı kullanım ve eğitim kiti dahil olarak toplamda 1.100 dolar değerinde tasarruf sunan kampanya, 31 Ocak 2025’e kadar devam ediyor.
Siemens Solid Edge ile yüksek verimlilik
İleri düzey bir CAD & CAM yazılımı olan Siemens Solid Edge, mühendislik tasarımı ve üretim süreçlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde yönetme imkânı sağlıyor. Solid Edge’in sunduğu CAD ve CAM entegrasyonu, tasarım süreçlerini “dijital ikiz teknolojisi” gibi yenilikçi konseptle dijitalleştirerek, mühendislik süreçlerini hızlandırıyor. Yazılım, tasarımcılar, mühendisler ve 3D yazıcı kullanıcıları gibi geniş bir kitleye hitap ediyor. Solid Edge, Monster’ın güçlü donanımlarıyla uyumlu bir şekilde çalışıyor.
Yüksek performanslı Monster laptoplar, optimum performans sağlıyor
Yoğun işlem gücü, zorlu grafikler ve modeller için optimize edilen Monster laptoplar, profesyonellerin ihtiyaç duyduğu performansı sonuna kadar sağlıyor. Monster, laptoplarında Intel’in en verimli işlemcilerini ve NVIDIA’nın en performanslı ekran kartlarını kullanıyor. Siemens Solid Edge yazılımını yüksek hızda çalıştıracak donanımlara sahip olan Monster laptoplar, program ile son derece uyumlu performans gösteriyor. RTX 4060 ve RTX 4070 ekran kartlı Monster laptoplar, öğrencilerin tasarım ve modelleme ihtiyaçlarına karşılık verirken, aynı zamanda oyun ve eğlence ihtiyaçlarını da karşılıyor. RTX 3500 ADA ve RTX 5000 ADA ekran kartlı Monster laptoplar ise yalnızca tasarım ve mühendislik süreçlerini ilerletmek isteyen kullanıcıları hedefliyor. Monster mağazalarından ve monsternotebook.com.tr üzerinden sipariş edilebilen laptoplar, kullanıcılarıyla buluşmayı bekliyor.
Ömür boyu ücretsiz bakım garantisi ile kesintisiz performans
Bunların yanı sıra Monster, laptoplarının uzun süre yüksek performansla çalışmasını sağlamak için yılda iki kez ömür boyu ücretsiz bakım garantisi sağlıyor. Monster teknik servis uzmanları tarafından sunulan bu hizmet sayesinde kullanıcılar, cihazlarını performanslı bir şekilde kullanmaya devam edebiliyorlar. Bu hizmet; termal macun değişimi, fan ve klavye temizliği gibi birçok kapsamlı bakımı içeriyor. Üstelik bu ayrıcalık, garanti süresi sona erdikten sonra da ücretsiz olarak sağlanıyor.
“Performanslı laptoplarımız, kullanıcılar için avantaj sağlıyor”
Monster ile Siemens’in güçlü iş birliği hakkında bilgi veren Monster Global Pazarlama Direktörü Birol Sülük, “Monster olarak, güçlü ve yüksek performanslı bilgisayarlar üretiyoruz. Teknolojiyi, profesyonellerden öğrencilere tüm kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak çözümlerle birleştirmeyi misyon edindik. Siemens ile yaptığımız bu iş birliği çerçevesinde, Solid Edge gibi yüksek katma değerli bir CAD & CAM yazılımını, Monster laptoplarımızla birlikte ücretsiz olarak sunuyoruz. Performanslı laptoplarımız, Solid Edge’in kabiliyetlerini en üst noktaya taşırken, mühendisler, tasarımcılar ve öğrenciler için önemli bir avantaj sağlıyor. Bu tür değerli iş birlikleriyle kullanıcılarımızın taleplerini karşılamaya ve onlara değer katmaya devam edeceğiz.” dedi.
“Siemens Solid Edge’in özellikleriyle kullanıcılara yeni ufuklar açıyoruz”
Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Software Partner Satış Müdürü İlker Demirci, kampanyayla ilgili olarak şunları söyledi: “Siemens Solid Edge’in Monster ile bir araya gelmesi, öğrencilerden profesyonellere kadar geniş bir kitle için çok önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu iş birliği, Monster’ın donanım gücünü Siemens Solid Edge’in yazılım özellikleriyle birleştirerek, kullanıcılara yeni ufuklar açmayı hedefliyor. Bu önemli adım, yenilikçi fikirleri desteklerken kullanıcılara da katma değer sunacak.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Monster ve Siemens güçlerini birleştiriyor, Solid Edge yazılımıyla profesyonellerin hayatı kolaylaşıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“SPORDA BEN DE VARIM” PROJESİ İLE ÖZGÜVENİM GELİŞTİ
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Sporda Ben de Varım” projesine katıldığı için mutlu olduğunu belirten Tahir Alaca, geldiği noktayı “spor bana özgürlük kattı” ifadesiyle özetledi. Alaca, “Sporda Ben de Varım” projesi sayesinde sporla tanıştım. Floor curling ile başlayıp diğer branşlarla devam ettim. Spor benim özgüvenimi arttırdı. Artık daha aktifim. Tek başıma otobüse binip neredeyse her yere gidebiliyorum. Arkadaşlarım ve anneleriyle keyifli ortam oluşturuyoruz. Çok eğleniyorum ve bu sayede 3 yıl içinde hayatımda çok anı biriktirdim” dedi.
“BU PROJE SAYESİNDE ÇOK MUTLUYUM”
Doğuştan Serebral Palsi hastası olan Tahir Alaca özel bir anısını da paylaşarak, “3 yıl önce bu proje ile spora başladım. Spora başladıktan 1,5 sene sonra aileme ‘evden artık tek başıma çıkmak istiyorum’ dedim. Ailem benim için endişelenip, ‘yapamazsın’ diyerek bu istediğimi kabul etmedi. Bir sabah herkes uyurken ayakkabılarımı kendim giyip tek başıma dışarı çıktım. Seka Park’a gittim, tek başıma dolaştım, tek başıma yemek yedim ve eve geri döndüm. Bunu ilk kez yapıyordum ve çok mutlu oldum. Bu spor sayesinde özgüvenim gelişti. Artık tek başıma her yer gidebiliyorum. Bu projeyi bize hazırlayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve uygulayan ekibe çok teşekkür ediyorum. Onlar sayesinde çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
“HAYALİM ŞAMPİYONALARDA KUPALAR KAZANMAK”
Büyükşehir Belediyesi’nin projesiyle yeteneğini keşfeden Tahir, daha sonra aktif ve başarılı spor yaşamını Kağıt Spor Kulübü’nde lisanslı oyuncu olarak devam ettirdi. Doğuştan Serebral Palsi hastası olan Tahir Alaca, geçen yıl da Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu tarafından düzenlenen tekerlekli sandalye floor curling turnuvasında dereceler elde ettiğini ifade etti. Alaca, hedefinin şampiyonalarda kupa kaldırmak olduğunu söyledi.
HAREKET KABİLİYETLERİ “BEN DE VARIM” İLE GELİŞİYOR
Büyükşehir, “Sporda Ben de Varım” projesi kapsamında 6-40 yaş arası özel birey vatandaşları kendilerine uygun spor branşıyla buluşturuyor. Yürütülen çalışmayla dezavantajlı grupların bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını bağımsız bir şekilde sürdürmeleri sağlanıyor. Sporcular aynı zamanda fiziksel performanslarını gösterme, kendi becerilerini tanıma ve geliştirme fırsatı bulabiliyor. Keşfedilen yetenekler ulusal ve uluslararası müsabakalara katılabilme şansı elde ediyor.
HER ENGELE AYRI SPOR
“Sporda Ben de Varım” da engelli bireylerin engel farklarına göre katılabilecekleri branşlar; basketbol, masa tenisi, floor curling, buzda curling, boccia, geleneksel okçuluk, fiziksel aktivite, fitness, jimnastik, buz pateni, para karate ve bilek güreşi olarak belirlendi. Proje ile ilgili bilgi almak isteyen engelli vatandaşlar, 153 Çağrı Merkezi’nden Engelli Hizmetleri’ne bağlanıp detaylı bilgi alabilirler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tahir Alaca’nın hayatı Büyükşehir’in projesiyle değişti; “Sporda Ben de Varım” ile özgürlüğünün tadını çıkarıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>