?>
?>
“2023 yılında pankreas kanseri tanısı konulan ve tedavi altında olan hastamız Çağrı Tanyeli Sünneli, 9 Mart 2025, Pazartesi gününden beri yoğun bakım servisimizde izlenmekteydi. Gelişen çoklu organ yetmezliği nedeniyle maalesef ki 17 Mart 2025, Pazartesi saat 22:15’de vefat etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı ve sabır dileriz”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tanyeli hayatını kaybetti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İki yıl önce meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, 11 ilde büyük hasara yol açarak 53 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmuş, on binlerce insan yaralanmıştı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi ile Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından, depremde hayatını kaybedenler için anma etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Onur Ceylan, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Kültür ve Sanat Şube Müdürü Okan Gündüz, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda Manisalı katıldı. Sivil toplum kuruluşları temsilcileri de etkinliğe destek vererek depremde hayatını kaybedenleri andı. Depremde hayatını kaybedenler için mevlit okutuldu, dualar edildi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle anmak, acıyı paylaşmak, birlik ve dayanışma içinde olmak için bu etkinliğin düzenlendiğini kaydetti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir Belediyesi Depremde Hayatını Kaybedenleri Andı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Salihli halkının yoğun ilgi gösterdiği lokma hayrında, birlik ve dayanışma vurgusu yapıldı. Salihli Belediyesi, depremzedelerin anısını yaşatmaya yönelik etkinliklerine devam edeceğini belirtti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Salihli Belediyesi’nden 6 Şubat Depremlerinde Hayatını Kaybedenler İçin Lokma Hayrı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kamu mühendisleri ve teknik personelin sesi olan Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde afetlere karşı alınması gereken önlemleri bir kez daha yineledi. Depreme karşı topyekûn mücadelenin uluslararası mühendislik standartları, insan hayatını koruma misyonu, yapı denetim süreçleri, kamu mühendislerinin rollerinin güçlendirilmesi ve yeniden inşa süreçlerinin tamamının dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini söyleyen Mühendis Tek-Sen Enerji Genel Başkanı Mümin Güler, Türkiye’nin bu konuda en ufak bir vakit kaybına tahammülünün olmadığına dikkat çekti.
“Mevcut yapılar da depreme karşı güvenli değil”
“Kahramanmaraş merkezli depremler; yapıların depreme dayanıklı olması, güncel deprem yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanması ve güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya çıkardı” diyen Mümin Güler, şu açıklamalarda bulundu: “Deprem öncesi ve sonrası erken uyarı sistemleri ile izleme teknolojilerinin kullanılması, mühendislik alanında dikkate alınması gereken önemli bir konu halini aldı. Ayrıca depreme karşı yapıların esnekliği artırılmalı ve sismik izolasyon gibi teknikler kullanılmalı. Eski binaların güçlendirilmesi de büyük bir önem arz etmekte çünkü mevcut yapılar da depreme karşı güvenli değil. Mevcut yapı stoğunda kamusal, özel, tüzel demeden zayıf binaları tespit ettikten sonra yıkmalı, güçlendirilebilecek olanları ise güçlendirmeliyiz.”
“Kentsel dönüşüm projeleri genellikle aceleye getirilerek gerçekleştiriliyor”
Türkiye’de inşaat mühendisliği ve bina güvenliği alanındaki standartların teorik yeterliliğinin uygulamada tam olarak sağlanamadığını belirten Güler, “Deprem yönetmeliği gibi önemli mevzuatlar güncel olsa da eski binaların güçlendirilmesi ve uygulama konusunda yetersizlikler yaşanabiliyor. İnşaat süreçlerinde denetim eksiklikleri, yapıların standartlara uygunluğunu olumsuz etkiliyor. Zemin etüdü ve jeoteknik incelemeler, yeterince dikkate alınmıyor, bu da büyük riskler oluşturabiliyor. Ayrıca, inşaat mühendislerinin ve diğer ilgili profesyonellerin sürekli eğitim alması ve halkın bina güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi önemli. Kentsel dönüşüm projeleri de genellikle aceleye getirilerek yeterli güvenlik önlemleri alınmadan gerçekleştirilebiliyor. Son olarak, inşaat sektöründe kullanılan malzeme kalitesinin artırılması ve standartlara uygunluğun denetlenmesi gerekiyor. Bu alanlarda yapılacak iyileştirmeler, daha güvenli ve dayanıklı yapılar inşa edilmesine olanak sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Mühendislerin talebi, bağımsızlıklarını koruyabilecekleri bir çalışma ortamı
Mühendislik projelerinin temelinde tasarım aşamasından itibaren insan hayatını koruma misyonunun yer alması gerektiğine dikkat çeken Güler’e göre yapıların depreme, elektrik aksamında doğabilecek sorunlara, yangına ve diğer tehlikelere karşı dayanıklı olması, çevresel ve toplumsal etkilerin dikkate alınması gibi unsurlar bu misyonun bir parçası durumunda. Kamu mühendislerinin özellikle afet yönetimi ve yapı denetimi gibi kritik alanlardaki rollerini güçlendirmenin büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Güler, sözlerine şöyle devam etti: “Kamu mühendislerinin afet yönetimi ve yapı denetimi gibi kritik alanlardaki rollerini güçlendirmek için bir model geliştirilirken, öncelikle mühendislerin eğitim ve yetkinlik seviyelerinin artırılması gerekiyor. Bu doğrultuda, mühendislerin sürekli eğitim alacağı, afet yönetimi ve yapı denetimi gibi konularda uzmanlaşabilecekleri sertifikasyon programları oluşturulmalı. Ayrıca, mühendislerin bağımsızlıklarını koruyabilecekleri bir çalışma ortamı sağlanmalı ve görevlerini tarafsız bir şekilde yerine getirmeleri için hukuki düzenlemeler güçlendirilmeli. Son olarak, kamu mühendislerinin afet ve yapı denetimi gibi kritik alanlarda daha etkin olabilmesi için bir iş birliği ve koordinasyon ağı oluşturulmalı, farklı kurumlar arasında güçlü bir iletişim sağlanmalı. Bu model, mühendislerin görevlerini daha verimli ve güvenilir bir şekilde yerine getirmelerine yardımcı olacaktır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası: “İnsan hayatını koruma misyonu, mühendislik projelerinin merkezine yerleştirilmeli” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bolu Kartalkaya’daki otelde meydana gelen yangında vefat edenlerin ruhuna ithafen, Muğla’nın merkezinde yer alan tarihi Kurşunlu Camii’nde lokma hayrı yapıldı.
Lokma dağıtımında, hayatını kaybedenlerin anısı yâd edilirken, dayanışma ve birlik duygusu ön plana çıktı. Kurşunlu Camii avlusunda yapılan lokma dağıtımı sırasında, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın da taziye dilekleri iletildi.
Muğla Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için alınacak önlemler konusunda farkındalık yaratmanın önemine dikkat çekerken, mağdur ailelere destek mesajları verdi. Yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Aras, acıları paylaşmanın toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğine vurgu yaptı.
Başkan Aras, “Kazaların Önlenmesi İçin Somut Önlemler Alınması Gerekiyor”
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde meydana gelen yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevdiklerine sabır, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Bu elim olay hepimizin yüreğini yakmıştır. Allah bir daha böyle felaketler göstermesin. Bu kazaların önlenmesi için somut önlemler alınması ve herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Muğla Büyükşehir Yangında Hayatını Kaybedenler İçin Lokma Dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Atatürk Mahallesi İbrahim Çavuş Caddesi’ndeki 5 katlı apartmanın 5. katında yaşayan Yusuf Gültaş’ın (93) evinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Yangını fark eden Ufuk Gültaş (63) babası Yusuf Gültaş’ı (93) kurtarmak için müdahale etmeye çalıştı. Çabasından sonuç alamayan Ufuk Gültaş duman etkilenerek sağlık ekipleri tarafından Kahramankazan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
BİNA SAKİNLERİ TEDBİR AMAÇLI TAHLİYE EDİLDİ
İhbar üzerine olay yerine Kahramankazan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Yoğun duman nedeniyle bina sakinleri de evlerinden tahliye edildi.
Olayda hayatını kaybeden Yusuf Gültaş’ın cenazesi evden alınarak savcılık incelemesi için Kahramankazan Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
BAŞKAN YARDIMCILARI OLAY YERİNE GELDİ
Yangını haber alır almaz olay yerine gelen Kahramankazan Belediye Başkan Yardımcısı Ali İhsan Baykurt olay yerinden hiç ayrılmadı. Yangınla ilgili Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu’nu bilgilendiren Başkan Yardımcısı Baykurt, aile yakınlarıyla da yakından ilgilendi. Yangın haberini alan Kahramankazan Belediye Başkan Yardımcıları Sedat Kubat ve Mehmet Aksoy’da olay yerine geldi.
Olaya ilişkin incelemeler Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından devam ediyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kahramankazan’da yangın 1 kişi hayatını kaybetti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Son Dönem Kalp Yetersizliğinde Ventriküler Destek Cihazları” başlıklı sunumunu gerçekleştiren EÜ Kalp Damar Cerrahisi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ümit Kahraman, “Kalp yetmezliği görülme oranları ülkeden ülkeye değişiyor. Yetişkinlerde daha çok koroner arter hastalığı olarak ya da hipertansiyon gibi nedenlerle görülürken çocuklarda konjestif kalp hastalıkları daha ağırlıkta. Bizim amacımız; hastayı hayatta tutmak, hastaneye yatışı azaltmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmak” dedi.
Süreçte en son çözümün kalp nakli olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Kahraman, “Bu süreçte nihai çözüm kalp nakli. Fakat yeterli donör sayısı hem yetişkinlerde hem de çocuklarda oldukça az. Kalp nakli bekleme listeleri çocuklarda yetişkinlere göre yaklaşık iki, iki buçuk kat daha fazla. Tedavi için kullanılabilecek en iyi yöntemlerden biri ‘Ventriküler Destek Cihazları’. Bu nedenle ventriküler destek cihazlarını kullanmamız gerekiyor. Ventriküler destek cihazlarının farklı çeşitlerde ve farklı boyutlarda olduğunu söyleyebilirim” diye konuştu.
“Çocuklar kalp destek cihazlarını üzerlerinde taşıyabiliyor, hastaneye bağlı kalmadan yaşamlarını sürdürebiliyor, okullarına gidebiliyor ”
Kalp destek cihazı implantasyonu ve kalp nakli klinik deneyimlerinden bahseden EÜ Kalp Destek Cihazı ve Kalp Nakil Polikliniği Koordinatörü Hemşire Derya Kayıhan, “Kliniğimizde 1998 yılından itibaren 300’ü bulan kalp nakil sayımız var. Bunların 34’ünü çocuk hastalarımız oluşturmakta. Kalp nakil bekleme sürecinde de toplamda 706 hastaya kalp destek cihazlarını implante etmiştik, bunların 42’sini yine çocuk hastalar oluşturuyor. Bu süreç hala devam ediyor. İleri evre kalp yetmezliğinin en etkin tedavisi kalp nakli ancak donör azlığı, bazı hastaların donör olamamaları gibi nedenlerden dolayı kalp destek cihazlarının kullanımı oldukça artmıştır. Geçmişte implante edilen kalp destek cihazları oldukça büyük mekanik aparatlara sahipken yeni nesilde artık çocuklar; üzerlerinde taşıyabiliyor, taburcu olabiliyor, okula gidebiliyor, günlük işlerini gerçekleştirebiliyorlar. Kalp yetmezliği hastaları multidisipliner bir yaklaşımla değerlendiriyorlar; ilk olarak kardiyologlar tarafından tanılandıktan sonra göğüs hastalıkları gibi pek çok branş tarafından değerlendirildikten sonra kalp akciğer nakil konseyine hazırlanıyor. Bu noktada da yetişkin ve çocuk bölümünde psikiyatri hekimlerin değerlendirmesine geçildikten sonra konseye çıkarılıyorlar. Konseyde çıkacak kararlar ile ilgili de aileyi ve çocuğu bilgilendiriyoruz” diye konuştu.
Organ naklini geniş bir çerçeveden anlatan EÜ Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi Koordinatörü Hemşire Sinem Aras, “Organ bağışı, toplumda başlayıp toplumda biten kompleks bir yapı. Organ bağışını, yalnızca tıp olarak düşünemiyoruz; etiği, dini, sosyolojiyi de kapsayan bir yapı bu. Organ bağışında kişi, hayattayken kendi serbest iradesiyle organ bağışlama formu doldurursa bir nevi bunu vasiyet etmiş oluyor. Ailelerin organlarını bağışlamak istediklerini bilmeleri çok önemli çünkü aile, beyin ölümü gerçekleştiğinde bu konudaki karar merci oluyor” dedi.
“İzmir organ bağışı konusunda ülke ortalamasının üzerinde”
Organ nakli bekleyen hasta sayıları ile ilgili bilgilendirme yapan Aras, “2023 yılındaki istatistiğe göre organ nakli bekleyen hasta sayıları 32 binlerde. Biz canlı da olsa kadavra da olsa organ bulmaya çalışsak bile bu oranı maalesef kapatamıyoruz. Yılda yaklaşık iki bin kişiyi organ nakli beklerken kaybediyoruz. Bekleme listelerindeki sayılar artarken biz bunun sadece yaklaşık yüzde 18’ine kadar organ bulabiliyoruz. Genel olarak Avrupa’da kadavra donör oranında biz 52’nci sıradayız, kadavra donörlerin kullanımı konusunda da organları çeşitli nedenlerle kullanamadığımız oluyor. Sadece kadavradan nakil yapılacağında sayılar aşağılardayken toplam nakil oranlarında daha iyi sayılara ulaşıyoruz. Bu açığı canlı donörlerle kapatıyoruz. İzmir sayılarına bakıldığında da bağış oranları Türkiye genelinde beşte bir olurken İzmir’de üçte bir oranında oluyor. İzmir bu konuda Türkiye oranına göre her zaman daha iyi konumda” diye konuştu.
Konuşmaların ardından panelistler, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yılda yaklaşık iki bin kişi organ nakli beklerken hayatını kaybediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta Kur’an kursu öğrencileri depremde hayatını kaybeden vatandaşlar başta olmak üzere sahada canla başla çalışanlar için hatim indirip dua etti.
Onikişubat ilçesi 15 Temmuz Şehitler Kur’an Kursu’nda eğitim gören yaklaşık 250 hafız depremde hayatını kaybedenleri andı. Kur’an kursu öğreticilerinin de katıldığı hatim indirme programında öğrenciler salavatalar getirip, dua etti. Depremde hayatını kaybedenlerin yanı sıra sahada ilk günden bugüne kadar her alanda görev alanlar için de hatimler okunduç
Kur’an kursu öğreticisi Mehmet Gül, “Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerinin ardından bizler ister istemez arabaların içinde yaşamaya başladık ve şehirden uzaklaşma gereği duyduk. Biz Ankara’ya gittik. Allah razı olsun o kardeşlerimizden bizlere kucaklarını açtılar. Biz tekrar yurdumuza döndük ve dedik ki öğrencilerimiz ile biz buradan gidince yardım eden, aşçısından hizmetlisinden, enkaz kaldırma işinde çalışandan, yardımlarda bulunan herkese Kur’an kursu öğreticileri olarak, dua edelim dedik ve dua ettik” dedi.
Kur’an kursu öğrencisi Oğuzalp Yalçın ise “Depremde hayatını kaybedenlere Kur’an-ı Kerim okuyup hatim indirip ruhlarına bağışladık. Allah kabul eder inşallah” diye konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Halil Ulubey – Güncel
Onikişubat ilçesi 15 Temmuz Şehitler Kur’an Kursu’nda eğitim gören yaklaşık 250 hafız, depremde hayatını kaybedenleri andı. Kur’an kursu öğreticilerinin de katıldığı hatim indirme programında öğrenciler salavatalar getirip, dua etti. Depremde hayatını kaybedenlerin yanı sıra sahada ilk günden bugüne kadar her alanda görev alanlar için de hatimler okundu.
Kur’an kursu öğreticisi Mehmet Gül, “Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ardından bizler ister istemez arabaların içinde yaşamaya başladık ve şehirden uzaklaşma gereği duyduk. Biz Ankara’ya gittik. Allah razı olsun o kardeşlerimizden bizlere kucaklarını açtılar. Biz tekrar yurdumuza döndük ve dedik ki öğrencilerimiz ile biz buradan gidince yardım eden, aşçısından hizmetlisinden, enkaz kaldırma işinde çalışandan, yardımlarda bulunan herkese Kur’an kursu öğreticileri olarak, dua edelim dedik ve dua ettik” dedi.
Kur’an kursu öğrencisi Oğuzalp Yalçın ise, “Depremde hayatını kaybedenlere Kur’an-ı Kerim okuyup hatim indirip ruhlarına bağışladık. Allah kabul eder inşallah” diye konuştu. – KAHRAMANMARAŞ
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
Kahramanmaraş merkezli depremde evleri hasar gören Suriye uyruklu aile kurdukları çadırda yaşamını sürdürmeye başladı.
Ailenin evlerinin önünde kurdukları çadırda uyudukları sırada elektrikli sobadan kaynaklı yangın çıktı.
İddiaya göre panik ve korku içerisinde çadırdan kaçan aile çocukları Muhammed El Hasan Ali’yi yanlarına almayı unuttu.
Alevlerin yükseldiğini görenlerin ihbarıyla olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Yangını kısa sürede söndüren itfaiye görevlileri, Muhammed El Hasan Ali’yi çadırın içerisinde hareketsiz şekilde buldu.
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Muhammed El Hasan Ali’nin hayatını kaybettiği belirlendi.
Yapılan incelemenin ardından talihsiz çocuğun cansız bedeni Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Malatya’da çadır yangını: 4 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>