?>
?>
Sis içinde yürümek, aynı zamanda bir içsel yolculuğun simgesi olabilir. Düşüncelerinizin ve duygularınızın karmaşası arasında kaybolmuş hissedebilirsiniz. Rüya, aslında kendinizi bulma yolculuğunuzda atmanız gereken adımları simgeler. Belki de bazı sorulara cevap arıyorsunuz ya da geçmişteki unuttuğunuz bir şeyi hatırlama çabasındasınız. İçsel keşif, çoğu zaman bulmacanın parçalarını bir araya getirmek gibidir.
Rüyalar, bazen sezgilerimizi de açığa çıkarır. Sis, sezgilerinizi dinlemenin bir yolu olabilir. Sizin için net olmayan bir durum hakkında daha derin bir anlayış kazanmanın zamanı gelmiş olabilir. Rüyalarımız aracılığıyla kendimizi ifade edebilmemiz, bilinçaltımızdan gelen mesajlara dikkat etmemiz gerektiğini hatırlatır. Unutmayın, hayat bazen karmaşık ve belirsiz olabilir, ama bu, keşifler yapma zamanının geldiği anlamına gelir.
Rüyalarınızda yürüme şekliniz bile anlamınızı değiştirebilir. Hızlı ve kararlı bir yürüyüş, hayatta kontrolü elinizde tutmak isteğini yansıtabilir. Peki ya duraksayarak ya da zor çökerek yürüdüğünüzde? Bu, belki de hayatınızdaki bazı engellerle yüzleşmekte zorlandığınızı gösteriyor olabilir.
Rüyanızdaki ortam da büyük bir rol oynar. Güneşli bir parkta yürümek huzur arayışınızı, karanlık ve belirsiz bir yolda yürümek ise korku ve kaygı hislerinizi temsil edebilir. Etrafa dikkat ettiğinizde gördüğünüz semboller, hatta rüyanızdaki sesi bile, bu yolculuğun anlamını zenginleştirebilir.
Rüyaların bir başka ilginç yönü ise, bazen geçmişte yaşanan bir durumu ya da yaşamakta olduğunuz anı yeniden değerlendirmemizi sağlamasıdır. Rüyada yürümek, geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen bir köprü gibidir. Yürümek, sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal bir yolculuğun da ifadesidir. Belki de rüyanız, kendi içsel yolculuğunuzu yeniden gözden geçirmeniz için size bir fırsat sunuyordur.
Unutmayın, rüyalar kişisel bir alan olduğundan, her şey size özgüdür. Rüya gündeminiz de sık sık değişebilir; bu yüzden kendinize bu yolculukta rehberlik etme şansını tanıyın.
Bu tür rüyaların ardındaki derin anlamları keşfetmek, bireysel deneyimlere ve o anki ruh haline bağlıdır. Belki de gün içinde yaşadığımız stres ya da kaygılar, zihnimizde bir sis bulutu oluşturur. Rüyalarımızda bunun yansımalarını görmek, uyanık hayatımızda kendimizi kaybolmuş hissettiğimiz anların bir yansıması olabilir. Hayatın karmaşası, birçok insanı büyük bir sisin içine hapsetmiş gibi hissettirebilir. Özellikle hayatındaki yönsüzlükten rahatsız olan biri için, bu görüntüler oldukça tanıdık bir hal alır.
Rüyalarımızda karşımıza çıkan bu sis, aynı zamanda şansa açık olduğumuzun bir işareti de olabilir. Yolda yürürken belirsizlik içinde kendimizi bulmak, hayatın gelişimini ve sürprizlerle dolu anlarını kucaklayan bir durumu temsil ediyor. Her ne kadar zorlayıcı olsa da, bu tür rüyalar bir fırsat sunar: Kendi iç dünyamızla yüzleşme ve belirsizliklerden güçlenerek çıkma şansı.
Kısacası, rüyalarımızın derin sırrı, bizimle iletişim kurma çabasıdır. Belki de yürüdüğümüz sis, hayatın keşfedilmemiş bir yönünü anlatmak için bizi bekliyordur. Hayatın karmaşasında kaybolmak korkutucu; ama unutmayalım ki, belirsizlikle yüzleşmek, bize yeni ufuklar açabilir.
Rüyada sis içindeki yürüyüş, genellikle içsel bir keşfin habercisi olabilir. Belki de hayatınızın bir döneminde kararsızsınızdır veya bir yol ayrımındasınız. Sis, sorunlarınızı net bir şekilde göremediğinizi ve belki de bazı konularda kafanızın karışık olduğunu gösterir. Ancak, unutmayın ki her sis, derin bir anlam taşıyabilir. Bir başka deyişle, belirsizlik içinde bile ilerlemek isteği — belki de hayatta daha fazla risk alma arzusunu temsil edebilir. Kim bilir, belki de bu rüya; harekete geçmenin ve yeni fırsatları değerlendirmenin zamanının geldiğini hatırlatıyor.
Hatta belki de bu rüya, geçmişle olan bağlantınızı sorgulamanız gereken bir anı temsil ediyordur. Sis, çoğu zaman geçmişte yaşanan zor deneyimlerin etkisini simgeler. Rüyada sis içinde yürümek; geçmişin anlaşılmamış hisleriyle yüzleşmek ve bu hislerin üstesinden gelmek için bir fırsattır. Geçmişin gölgeleri içinde kaybolmak yerine, bunlarla yüzleşip ilerlemek isteği taşır.
Son olarak, rüyalarınızda sis içinde yürümenin başka bir anlamı da gizimlidir. Bu rüya, içsel dünyanızla bağlantı kurmanız için bir uyarı olabilir. Kimi zaman göz önündeki engeller, içsel çatışmalarınızdan kaynaklanır. Yani, belki de yürümeyi öğrenmek, içsel barış ve huzura giden yolu açabilir. Biraz durup düşünmekte fayda var: Sis içinde kaybolmak, keşfedilmemiş bir tarafınıza açılan kapı olabilir mi?
Gece uykuya dalarken, serbest kalan düşüncelerimiz bazen tanıdık, bazen de pek çok yabancı yüzle bizi yüzleştirir. Sıkıştırılmış duygular rüya dünyasında daha belirgin hale gelir. Belki birini özlüyoruz ya da geçmişteki bir hatıra canlanıyor; düşüncelerimizin rahatça yüzeye çıkmasına izin verdiğimiz bir alan burası. Bu yüzden rüyalar, hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız kaygılarımızı, arzularımızı açığa çıkaran potansiyel bir ayna olan birer kapıdır.
Hepimiz rüya görebiliriz, ama ya rüya görmemek? Bu durum, bilinçaltındaki sıkışmış duyguların etkisini ortaya koyar. Rüyalarımızda yaşadığımız heyecan ve korku, içimizdeki çatışmaların bir yansımasıdır. Kimi zaman bir düşmanla savaştığımızı ya da uçtuğumuzu görürken, bazen tamamen özgür ve huzurlu anlar yaşayabiliriz. Hayal gücümüz sınırsızdır ve bu da rüyalarımızı eşsiz kılar.
Duygusal Yansımalar ise rüyalarımızın bir başka önemli boyutudur. Kendimizi kaybolmuş, huzursuz veya neşeli bulmamız, rüyalarımızdaki bu duygusal derinliklerin bir işaretidir. Bir rüyada düşmek, kaybetme korkusunu temsil edebilirken, uçmak özgürlük arzusunu simgeler.
Rüyalar ve bilinçaltı arasındaki ilişki, karmaşık ve etkileyici bir yolculuğa çıkarır bizi. Sis içinde yürüyormuş gibi hissetseniz de, duygularınızı anlamak ve kabullenmek, bilinçaltınızın kapılarından geçmenin ilk adımıdır.
Sis içinde yürümek rüyası, belirsizlik, karmaşa ve içsel keşif durumlarını simgeler. Bu rüya, kişinin yaşamındaki bilinmeyenler ve karşılaştığı zorluklarla yüzleşme ihtiyacını vurgular. Rüya sahibinin, düşüncelerindeki bulanıklığı aşması ve net bir yol bulması gerektiğine işaret eder.
Rüyada sis içinde yürümek, belirsizlik ve kararsızlık içinde olunduğuna işaret eder. Hayatta karşılaşılan karmaşık durumların, net bir görüş açısının olmamasıyla zorluk yaratabileceğini gösterir. Bu rüya, dikkatli ve sağlam adımlar atılması gerektiğini vurgular.
Rüyada sis görmek, belirsizlik ve kararsızlık duygularının yansımasıdır. Ruhsal durumunuzda kafa karışıklığı, kaygı veya içsel çatışmalar yaşadığınıza işaret edebilir. Sis, zihninizdeki bulanıklığı simgelerken, bu rüya ayrıca yeni başlangıçlar için bir fırsat sunabilir. Kendinizi bu durumu aşmak için motive etmeye çalışmalısınız.
Rüyada sis içinde yürümek, belirsizlik ve karmaşa duygularını simgeler. Kişi, yaşamında ortaya çıkan kararsızlıklar veya çözülmemiş sorunlar nedeniyle kaygı hissedebilir. Ancak bu rüya aynı zamanda içsel bir yolculuk ve kendini keşfetme fırsatı da sunabilir, dolayısıyla sadece korkutucu değil, aynı zamanda öğretici bir deneyim olarak da değerlendirilebilir.
Rüyada sis görmek, belirsizlik ve karamsarlık duygularını simgeler. Bu tür rüyalar, kişinin yaşamında karşılaştığı zorlukların ve belirsizliklerin zihinsel yansımalarıdır. Rüya sahibi, gelecekteki olaylar hakkında endişe duyuyor olabilir veya mevcut durumundan memnuniyetsizlik hissediyor olabilir. Sis, ayrıca kişi için önemli kararlar almanın zamanının geldiğini de vurgulayabilir.
Rüyada Sis İçinde Yürümek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bağcılar’da ikamet eden Özgül Kaya, çöpleri atmak için evinden dışarı çıktı. Yolun karşısındaki çöp konteynerinin yanına giden Kaya, çöpleri atıp yoluna devam etti. Bir süre sonra çantasının olmadığını fark eden Kaya, çöplerle birlikte çantasını da yanlışlıkla konteynere atmış olabileceğini düşündü. Geri dönüp baktığında belediyenin çöpleri götürdüğünü gördü.
Tonlarca çöp içinde aradılar
Bunun üzerine paniğe kapılan dalgın kadın, komşularından yardım istedi. Bağcılar Belediyesi’ni arayan Kaya ile komşusu, durumu anlatıp yetkililerden yardım istedi. Seferber olan Bağcılar Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, çöp kamyonunu İSTOÇ’un arkasındaki belediyeye ait döküm sahasına yönlendirdi. Daha sonra ise belediye personeli alana boşaltılan tonlarca çöp içinde çantayı aradı. Kısa süren aramanın sonucunda içinde cep telefonu, 5 bin TL, kimlik ve kredi kartlarının olduğu çanta bulunarak sahibine teslim edildi.
Eksiğim yok, telefonum da çalışıyor
Büyük bir mutluluk yaşayan Kaya, “Telaşla çöpü atarken elimdeki çantayı da attım. Komşum belediyeyi aradı. Onun sayesinde bulduk. Eksiğim yok. Telefonum da çalışıyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İçinde telefon ve para olan çantasını yanlışlıkla çöpe attı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Olay, Bağcılar Yenimahalle’de dün saat 11.00’de meydana geldi. Ahmet Kabaklı Caddesi üzerinde telefon alım satımı yapan Ali Tek, içinde 100 bin TL bulunan kutuyu kaybolmasın diye poşet içinde çöp bidonunun arkasına koydu. Bir süre sonra Tek, poşetin yerinde olmadığını gördü. Tek, yanında çalışan iş arkadaşı Muhammet Tek’in çöp bidonunu boşaltırken yanındaki poşetin de çöp olduğunu düşünerek dışarıdaki çöp konteynerine attığını öğrendi. İkili hemen dışarı çıkıp baktıklarında belediyeye ait çöp kamyonunun çöpleri götürdüğünü gördü.
Çöp kamyonu döküm sahasına yönlendirildi
Bunun üzerine Bağcılar Belediyesi’ni telefonla arayan Tek, başından geçenleri anlattı. Seferber olan Bağcılar Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, çöp kamyonunu İSTOÇ’un arkasındaki belediyeye ait döküm sahasına yönlendirdi. Daha sonra ise 15 belediye personeli alana boşaltılan 10 ton çöp içinde parayı aradı. Bir saat süren arama sonucunda 100 bin TL bulunarak sahibine teslim edildi. Büyük bir mutluluk yaşayan Tek, “Paramın çöp kamyonuyla gittiğini anladığımda çok üzülmüştüm. Bulacağıma dair hiç umudum yoktu. Ama yine de belediyeyi aramak istedim. Bütün görevliler sağ olsun çok uğraştılar ve sonunda parayı bulduk. Hepsine teşekkür ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
10 ton çöp içinde 100 bin TL’yi aradılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Efes Selçuk Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı, Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in katıldığı ikinci oturumla tamamlandı. Gündem maddelerin görüşüldüğü meclis toplantısının dilek ve temenniler kısmında konuşan Başkan Ceritoğlu Sengel İftar Kart, Green Destination ödülü, çarşıda devam eden altyapı çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Yaptığı konuşmada 8 Mart’ın bir anma ve mücadele günü olduğuna dikkat çeken Başkan Ceritoğlu Sengel; “8 Mart, bir direnişin tekrardan ifade edilişidir. Çünkü 8 Mart’ta binlerce kadın haklı taleplerini ifade ederken üzerlerine kilitlenen kapılardan dolayı çıkan yangın sonucunda hayatlarını kaybetmiştir. Kadın yaşamın içinde mücadeledir. Sosyal hayatın içinde mücadeledir. Evde o tencereyi kaynatmak için mücadele eden yine kadındır. Ekonominin içerisinde var olma savaşı verendir kadın. Kadın siyasette de var olma savaşı verendir. 8 Mart’lar benim aklıma Hasan Tahsin’i getirir. Hasan Tahsin, Türkiye’nin ilk kadın hakları savunucusu erkek yazarıdır. Ve kadın haklarını bir erkek aslında İzmir’de ilk defa savunmuştur ve ifade etmiştir, bunun vesilesidir ki İzmir’de Konak Meydanı’nda ilk defa kadınlar çıkıp kadınlar ekonominin kötü gidişatına bağlı olarak ekmek parasının artması nedeniyle eylem yapmışlardır. Kadın mücadelecidir. Ekmek parasının derdini de tencerenin kaynamasının sıkıntısını da kadınlar çeker. Var olma savaşı verirken Türkiye Cumhuriyeti’nin fabrika ayarlarına getirecek olan öncelikle kadınlar olacaktır” dedi.
GREEN DESTINATION ORTAK ÇALIŞMALARIMIZIN SONUCUDUR
Dünyanın en önemli, en uzun soluklu, en büyük turizm fuarlarından biri kabul edilen ITB Berlin Turizm Fuarı’nda Efes Selçuk’a verilen Green Destination Sertifikasının değişen turizm anlayışı doğrultusunda Efes Selçuk’un kazandığı bir başarı olduğunu belirten Başkan Ceritoğlu Sengel; “Green Destination sertifikası gerçek anlamda hepimiz için büyük bir gurur. Pandemiden sonra turizm anlayışı ve ziyaretçilerin beklentileri değişti. Değişen bu beklentilerin içerisine agro turizm, çevresel olarak sürdürülebilir projeler, 2019 yılından bu yana Efes Tarlası Yaşam Köyü ile başlattığımız kooperatifleşme, Efesium gibi el emeğini değerlendirebildiğimiz, aynı zamanda bütün yeşil atıklarımızı kompost gübreye dönüştürerek üreticilerimizle paylaşmamıza kadar kurul üyelerinin buraya gelip tek tek yapmış olduğu değerlendirmeler sonucu bu sertifikayı almaya hak kazandık. Bu noktada aynı vizyonla ortaklaşa yaptığımız çalışmaların sonucu olan bu sertifika için sivil toplum örgütlerimize, Efes Selçuk halkına, belediye emekçilerimize ve bu yolu açan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” dedi.
ÜST YAPI ÇALIŞMALARI BAŞLIYOR
Çarşıda devam eden altyapı çalışmalarının bitmesiyle üstyapı çalışmalarının da başlayacağı bilgisini veren Başkan Ceritoğlu Sengel; “Yakın bir zamanda da altyapı çalışmalarının bitmesiyle birlikte ihalemizi yapmış olduğumuz müteahhit firmamız çarşıya girerek üst yapı da başlayacak. Daha öncesinde bunu söylemiştim ama tekrardan izah etmek lüzumu içerisindeyim. Bize düştüğü kadar pergolesinden tutun da tabelasının şekline kadar esnafa da düşecek kimi yükümlülükler var. Hiçbir siyasi partiye geçmeden herkesin bu konuda aynı hassasiyeti göstererek halkı da teşvik edebileceklerini düşünüyorum. Bildiğim kadarıyla önümüzdeki hafta içerisinde müteahhidimize mevcut olan teslimatı yapacağız, mevcut olan üst yapının da döşemesine de başlanılacak” dedi.
Efes Selçuk Belediyesi’nin Ramazan aylarına özgü sosyal belediyecilik uygulaması olan İftar Kart uygulaması ile sosyal desteğe ihtiyaç duyan ailelerin yanı sıra kent esnafına da katkı sunulduğunu belirten Başkan Ceritoğlu Sengel, Ramazan ayı dolayısıyla 2019 yılından bu yana camilerin temizliğini yapan belediye emekçilerine de teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Sengel’den 8 Mart vurgusu: “Kadın yaşamın içinde mücadeledir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ramazan ayının ilk gününde Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 farklı noktada iftar programı düzenlendi. Efeler ilçesi Atatürk Kent Meydanı ve Işıklı Mahallesi, Nazilli ilçesi Yeni Mahalle, Germencik ilçesi Hıdırbeyli Mahallesi, Bozdoğan ilçesi Yazıkent Mahallesi, Çine ilçesi Karakollar Mahallesi ile Köşk ilçesi Gökkiriş Mahallesi’nde düzenlenen iftar programlarında 15 binden fazla vatandaş iftarlarını birlikte açtı.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Efeler Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen iftarda vatandaşlar ile bir araya geldi. Başkan Çerçioğlu, paylaşım ayı olan ramazanın bolluk, bereket ve barış getirmesini temenni ederek Aydınlılarla bir arada ramazan sofralarında buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
İftarını Büyükşehir Belediyesi’nin bereket sofralarında açan vatandaşlar, Başkan Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Çerçioğlu: 17 İlçemizde İftar Sofralarımızı Birlik ve Beraberlik İçinde Kuruyoruz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Turgutlu’daki trafik sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için çalıştıklarını belirten Başkan Zeyrek, “Ergenekon Kavşağı’nın gerekliliğini bizden önceki yöneticilerimiz görmemiş. Biz, tekrardan yeni bir proje hazırladık. Bu projeyi onaylı bir şekilde Karayolları’na sunduk. Şu anda Karayolları’nın onayını bekliyoruz. Ergenekon Kavşağı’nı 2025 yılı bütçesi içerisine de aldık” dedi.
Kent genelindeki trafik sorunlarına çözüm üretecek projelere ağırlık verdiklerini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Turgutlu Ergenekon Kavşağı ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Başkan Zeyrek, Ergenekon Kavşağı’nda yaşanan trafik sıkışıklığı için projelerini hazırladıklarını ifade ederek, “Turgutlu’muzun, Irlamaz gibi bir önemli sorunu daha var. O da Ergenekon Kavşağı. Olmazsa olmaz olan bir yatırım. Karayolları ile protokol süresi sona ermiş. Protokol süreci içerisinde maalesef Ergenekon Kavşağı’nın gerekliliğini bizden önceki yöneticilerimiz görmemiş. Biz, tekrardan yeni bir proje hazırladık. Bu projeyi onaylı bir şekilde Karayolları’na sunduk” diye konuştu.
“Hizmet için bir yola çıktık”
Karayolları’nın onayını beklediklerini ifade eden Zeyrek, “Karayolları’ndan onay gelir gelmez biz ilk başta Ergenekon Kavşağı’nı Turgutlulu hemşehrilerimin kullanımına açmak istiyoruz. Karayolları’ndan onay gelmezse bunu da tüm şeffaflığıyla Turgutlulu vatandaşlarımla paylaşırım. Çünkü biz, hizmet için bir yola çıktık. Çetin Başkanımla, İlçe Başkanımla, Meclis Üyelerimle kol kolayız, bir bütünüz. Bu hizmet etme aşkımızı engelleyecek olan kamu kurumları olursa da bunu sizlerle paylaşırım. Bu hizmet, devlete edilmiş hizmettir. Turgutlulu vatandaşlara edilmiş bir hizmettir. Hizmet noktasında tüm kamu kurumlarının da bizimle birlikte aynı yolda yürümesini istiyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Zeyrek, “Ergenekon Kavşağı’nı bu yıl içinde yapmak istiyoruz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor
Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.
Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.
Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor
Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.
Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:
“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli
Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.
Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir
Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.
Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:
“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”
Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı
Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine değinen Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.
Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan III. çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 20 milyon 453 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %8 artarak 25 milyon 684 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 224 milyon 68 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 8,7 gece oldu.
Seyahate çıkanlar, 204 milyar 883 milyon 376 bin TL harcadı
Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2024 yılının III. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %79,7 artarak 204 milyar 883 milyon 376 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların %83,8’ini 171 milyar 783 milyon 134 bin TL ile kişisel harcamalar, %16,2’sini ise 33 milyar 100 milyon 241 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 bin 977 TL oldu.
Bu çeyrekte harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içerisindeki dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya %30,1 ile yeme ve içme harcamaları, %20,7 ile konaklama harcamaları ve %20,6 ile ulaştırma harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında %70,6, konaklama harcamalarında %71,4 ve ulaştırma harcamalarında ise %57,9’luk artış görüldü.
Yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler %47,9 ile ilk sırada yer aldı
Seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada %47,3 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise %2,2 ile “sağlık” yer aldı.
Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı
Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 135 milyon 889 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 46 milyon 340 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 24 milyon 19 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Yurt içinde ikamet eden 20 milyon 453 bin kişi seyahate çıktı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bybit TR Ülke Müdürü Kutluhan Akçın, kripto ekosistemindeki gelişmeleri değerlendirdi: “Kripto para piyasası, son dönemde yaşanan dalgalanmalara rağmen toparlanma çabalarını sürdürüyor. Bitcoin ve altcoin’lerdeki yükseliş, piyasanın yeniden ivme kazandığını gösteriyor. Yatırımcılar, özellikle Bitcoin ve Ethereum gibi lider kripto paralara odaklanmaya devam ederken, Bitcoin spot ETF’lerine olan ilgide azalma görülüyor. Öte yandan, Osprey’in Bitcoin Trust’ını ETF’ye dönüştürme planı, sektördeki dönüşümün devam ettiğini ve daha geniş bir yatırımcı kitlesine hitap edilmek istendiğini ortaya koyuyor. Sygnum’un unicorn statüsüne ulaşması ise dijital varlık bankacılığının yükselişine işaret ediyor.”
Kripto piyasasında yükseliş: Bitcoin ve altcoin’ler değer kazanıyor
Bir süredir düşüş trendinde olan kripto para piyasası, toparlanma çabalarını sürdürüyor. Küresel kripto para piyasasının toplam değeri, son 24 saatte yüzde 1,5 artarak 3 trilyon 524 milyar dolara yükseldi. Lider kripto para birimi Bitcoin (BTC), yüzde 2,2’lik bir artışla 96 bin 893 dolar seviyesinden işlem görüyor.
DeFi piyasasının toplam değeri 117 milyar dolardan 118 milyar dolara yükselirken, altcoin piyasasının toplam değeri 1 trilyon 607 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Ethereum (ETH), yüzde 1,4’lük artışla 3.218 dolardan işlem görürken, XRP yüzde 11,8 artışla 2,83 dolara, BNB yüzde 1,4’lük artışla 699,27 dolara yükseldi. Solana (SOL) ise yüzde 1,4’lük bir artışla 188,44 dolara ulaştı.
Bitcoin spot ETF’lerinden çıkışlar devam ediyor
14 Ocak’ta Bitcoin spot ETF’lerinden toplam 210 milyon dolar net çıkış gerçekleşti. Grayscale Bitcoin ETF (GBTC), Fidelity Bitcoin ETF (FBTC) ve Ark & 21 Shares Bitcoin ETF (ARKB), sırasıyla 89,01 milyon dolar, 113,6 milyon dolar ve 92,36 milyon dolar tutarında çıkış kaydetti. Bitcoin spot ETF’lerinin toplam net varlık değeri ise 108,981 milyar dolar olarak belirlendi.
Aynı gün Ethereum spot ETF’lerine toplam 1,15 milyon dolar net giriş yapıldı. Ethereum spot ETF’lerinin toplam net varlık değeri 11,398 milyar dolara ulaşırken, tarihsel kümülatif net girişler 2,41 milyar dolara yükseldi.
Osprey, Bitcoin Trust’ını ETF’ye dönüştürmeyi planlıyor
Osprey Funds, Osprey Bitcoin Trust’ı (OBTC) bir borsa yatırım fonuna (ETF) dönüştürme planlarını duyurdu.
Şirket, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) mümkün olan en kısa sürede Form S-1 kayıt beyannamesi sunmayı hedefliyor. Eğer onay alırsa, ETF dönüşümü OBTC’yi daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşılabilir hale getirecek. Fon, şu anda 181 milyon dolar değerinde varlık yönetiyor.
Bu adım, Osprey’in Bitwise Asset Management ile ağustos ayında duyurulan satın alma anlaşmasının iptal edilmesinin ardından atıldı. OBTC, daha önce Grayscale Bitcoin Trust ile rekabet ediyordu, bu fon ise yılın başlarında spot Bitcoin ETF’ine dönüşmüştü.
SEC, yakın zamanda Hashdex ve Franklin Templeton’ın Bitcoin ve Ethereum endeks ETF’lerini onaylayarak, ETF pazarındaki büyümeyi teyit etti. Ancak, Bitwise 10 Kripto Endeks Fonu’nun ETF’ye dönüşümüyle ilgili kararını erteledi.
Sygnum, 58 milyon dolar yatırım alarak 1 milyar dolara değerlemeye ulaştı
İsviçre merkezli dijital varlık bankacılık grubu Sygnum, stratejik büyüme turunda 58 milyon dolar topladı ve değerlemesini 1 milyar dolara çıkardı.
Bitcoin odaklı girişim sermayesi firması Fulgar VenSygnum, stratejik büyüme turunda 58 milyon dolar topladı ve değerlemesini 1 milyar dolara çıkardı.
Bybit, Formula 1’in yapıcılar ve sürücüler şampiyonunum’un AB/EEA pazarlarına açılmasını ve Hong Kong’da varlık göstermesini sağlamak için kullanılacak. Şirket, unicorn statüsüne ulaşmadan önce de sektörde önemli adımlar atıyordu. Geçen yıl, dijital varlık borsası AsiaNext ve prime broker Hidden Road ile ortaklık yaparak, 7/24 çalışan çoklu varlık likidite ağı Sygnum Connect’i başlattı. Bu nedenle, yatırımcı güveni ve şirketin güçlü doğrulamasıyla birlikte gelen bu yatırım turu şaşırtıcı olmadı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kripto para piyasası son 24 saat içinde küçük çaplı kazançlar elde etmeye başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Korutürk Mahallesi’nde bulunan Ercüment Özgür Sosyal Tesisleri içerisinde bulunan kafeteryayı dönüştürdüklerini, bu amaçla başlayan tadilatın devam ettiğini belirten Yiğit, günlük 250 kişiye sıcak yemek imkanı sunacaklarını söyledi.
Balçova Kent Lokantası’nın kısa süre sonra açılacağını, sosyal medya hesaplarından da duyuran Yiğit, büyük mutluluk yaşadıklarını dile getirdi.
Yiğit’in paylaşımı, vatandaşlardan da olumlu geri dönüşler aldı. Görevde bulunduğu 9 aylık sürede belediyeye ait aşevinden 217 kişiye düzenli olarak 27 bin öğün yemek ulaştırdıklarını belirten Yiğit, “Biz zaten yardım gereksinimi duyan vatandaşlarımıza, aşevimiz vasıtasıyla günlük sıcak yemek ulaştırıyoruz. Kısa bir süre içerisinde kent lokantamız ile uygun fiyatlı sıcak yemek imkanı da sunacağız. Özellikle büyük zorluk yaşayan emekli hemşehrilerimizin, kent lokantasına ilgi göstereceğini tahmin ediyoruz. İlçemize hayırlı olsun” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Balçova’ya kent lokantası geliyor Yiğit: “Bir ay içinde açmayı hedefledik” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>