?>
?>
Konya’da sürdürülebilir yaşam koşulları oluşturmak ve altyapı sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için çalışmalarına hız kesmeden devam eden Konya Büyükşehir Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi Kampüsü içerisindeki üç dere üzerinde yürütülen taşkın koruma göleti projesini tamamladı.
TAŞKIN RİSKİ MİNİMUMA İNDİRİLDİ
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, proje kapsamında, Köyceğiz, Dere ve Yaka caddelerinin yoğun yağışlarda yaşadığı taşkın riskini önlemek amacıyla kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bölgede inşa edilen taşkın koruma göletleriyle toplam 40 bin metreküp suyun kontrol altına alınması sağlandı. KOSKİ Genel Müdürlüğü’müz, projede sadece alt kotları değil, daha yukarılardaki taşkın risklerini de göz önünde bulundurarak 10 bin metreküp kapasiteli bir göleti daha hayata geçirdi. Gövde yüksekliği 14 metre, toplam gövde boyu ise 64 metre olan göletimizle Meram Köyceğiz, Dere ve Yaka caddelerimiz güvenceye alınmış oldu. Şehir merkezinde meydana gelebilecek taşkınları absorbe ederek yerleşim yerlerini koruyacak olan göletimizde su birikmeye de başladı. Şehrimize hayırlı olsun” dedi.
KONYA’NIN TAŞKIN GÖLETLERİ
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin taşkın koruma göletleri, çevre halkının günlük hayatını kolaylaştırmaya katkı sağlıyor.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Kampüsü içindeki göletin yanı sıra; olası sel ve su baskını sorunlarına kalıcı çözümler getiren projelerden biri olan Buzlukbaşı Göleti de geçtiğimiz haftalarda tamamlanarak hizmete alınmıştı. Tamamlanan Buzlukbaşı Göleti İstanbul Yolu, Aliya İzzetbegoviç Caddesi, Ankara Yolu, Kosova, Bosna Hersek ve Büyükkayacık mahalleleri; havaalanı, Lojistik Merkezi ve Organize Sanayi Bölgeleri’nde oluşması muhtemel taşkın risklerini ortadan kaldırdı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konya Büyükşehir NEÜ Kampüsü İçindeki Taşkın Göletini Tamamladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Diyabetli bireylerin ağız hijyenine dikkat etmesinin, kan şekeri kontrolü üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Aksi durumda ise ağız içindeki enfeksiyonlar kan şekeri seviyelerini yükseltebilir ve diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir.” uyarısında bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe ayrıca, diyabetli bireylerin beslenme ve yaşam tarzlarına dikkat ederek kan şekeri seviyelerini dengede tutmalarının ağız içi enfeksiyonları önlemede destek olabileceği bilgisini paylaştı.
Üsküdar Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, şeker hastalığı olarak da bilinen diyabetin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerinden bahsetti.
Kan şekeri kontrolü iyi olmayan hastalar diş kaybı yaşayabilir!
Diyabetin, kan şekeri seviyelerinin kontrol edilmesini zorlaştıran bir hastalık olduğunu ve vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltabileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Kan şekeri düzeyinin yüksek olması ağızdaki bakterilerin artmasına ve diş eti hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlar. Aynı zamanda, diyabetli bireylerde tükürük akışında azalma olabilir ve bu da ağız kuruluğu sorununa yol açarak, diş çürümesi ve diş eti hastalıkları riskini artırır.” dedi.
Diyabetli bireylerde yaygın olarak görülen diş sorunlarına değinen Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Diyabetli bireylerde diş eti iltihapları daha sık görülür ve kan şekeri kontrolü iyi olmayan hastalarda bu durum ilerleyerek diş kaybına yol açabilir. Diyabet, tükürük üretimini azaltarak ağız kuruluğuna neden olabilir. Tükürük, ağız içinde bakterilerin dengelenmesinde kritik bir role sahiptir ve ağız kuruluğu diş çürümesini hızlandırabilir. Özellikle ağız içi mantar enfeksiyonları, diyabetli bireylerde sık görülür. Yüksek kan şekeri seviyeleri ağız içi mantar gelişimini destekleyebilir. Yetersiz tükürük akışı ve yüksek glikoz seviyeleri, dişlerde çürük riskini artırır ve ağız içi yaraların iyileşmesini zorlaştırır.” açıklamasını yaptı.
Ağız sağlığının iyi olması diyabet kontrolünü kolaylaştırabilir…
Diyabetli bireylerin ağız hijyenine dikkat etmesinin, kan şekeri kontrolü üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Ağız sağlığının iyi olması enfeksiyon riskini azaltır ve bu da diyabet kontrolünü kolaylaştırabilir. Aksi takdirde, ağız içindeki enfeksiyonlar kan şekeri seviyelerini yükseltebilir ve diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir. Diş eti hastalıkları ve diş çürükleri gibi problemler yalnızca ağız sağlığını değil, genel sağlığı da etkileyebilir.” uyarısında bulundu.
Ağız hijyeni ve kan şekeri kontrolü önemli…
Diyabetli bireylerin ağız sağlığını korumak için önerilerde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dişlerin günde en az iki kez fırçalanması ve diş ipi kullanımı ağız sağlığını korumada önemli rol oynar. Diyabetli bireylerin altı ayda bir diş hekimine görünmeleri, ağız sağlığındaki problemleri erken tespit etmeye yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğneme veya su tüketimini arttırarak ağız kuruluğunun önlenmesi hedeflenebilir. Sigara, diş eti hastalıklarını artıran önemli bir faktördür. Diyabetli bireylerin ağız sağlığını korumak için sigaradan uzak durmaları önerilir. İyi bir kan şekeri kontrolü, ağız sağlığını korumak için gereklidir. Diyabetli bireylerin beslenme ve yaşam tarzlarına dikkat ederek kan şekeri seviyelerini dengede tutmaları ağız içi enfeksiyonları önlemede destek olur.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uzmanı uyardı! Ağız içindeki enfeksiyonlar diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İran Kültürel Miras ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ülkedeki 19 farklı tarihi bina ve yapının 22 Mayıs’tan itibaren satışa çıkacağı belirtildi. Birçok tarihi yapının internet ortamında satışa çıkacağı belirtilirken, ülkenin önde gelen tarihçilerinden Muhammed Gharipour, “Bu endişe yaratan bir karar ve açıkçası aceleyle alınmış gibi gözüküyor. Bu kararın arkasında bir araştırma yapılmamış olması korkutuyor” dedi.

İran’da satışa çıkacak tarihi yapılar arasında kaleler, kervansaraylar ve konutlar bulunuyor.
Kerman bölgesinde bulunan ve 1000 yıllık olduğu tahmin edilen Rayen Kalesi’nin de satılacağı belirtildi. İslam öncesi tarihin en önemli yapılarından biri olarak bilinen Rayen Kalesi’nin yanı sıra kervansarayların ve birçok tarihi önemi olan liderlerin konutlarının da satışta olduğu aktarıldı.
Uzmanlar, bu arsaları ve yapıları satın alan kişilerin binaları yıkabileceğine dikkat çekerek, “Eğer bu bölgeler satılırsa, bu binalar büyük bir risk içinde demektir” dedi. İran yönetimi geçmişte de benzer satışlar yaparken, birçok tarihi yapı otel ve restorana dönüştürülmüştü.
Son dönemde hem yaptırımların hem de ülkedeki baskının tetiklediği olaylarla tarihi bir krizin içinde olan İran’da enflasyon yüzde 50’nin üzerine çıkmıştı.
Ekonomik kriz içindeki ülke tarihi binaları satma kararı aldı: Sahibinden satılık kale ve kervansaray yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>