?>
?>
Tarama programları, koruyucu aşılar, çevresel faktörlerin azaltılması, obezitenin önlenmesi, iyi beslenme ve genetik risklere karşı alınan önlemlerle milyonlarca hayatın kurtarılabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Erkeklerde en sık görülen kanser türleri; akciğer, prostat, kalın bağırsak, mide ve karaciğer iken, kadınlarda; meme, kalın bağırsak, akciğer, rahim ağzı ve tiroit kanserleri daha yaygın görülüyor” dedi.
Kanser vakalarında artış devam ediyor
Araştırmalar kanser vakalarının giderek artmaya devam ettiğini gösterirken, Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Genlerde meydana gelen mutasyonlarla hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması anlamına gelen kanserde, vakaların yüzde 5 ila 10’u genetik geçişlidir. Ailesinde meme, yumurtalık, kalın bağırsak veya rahim kanseri öyküsü olan bireylerin genetik test yaptırması ve genetik danışmanlık alması önemli bir tedbir yöntemidir” dedi.
Tarama testleri hayat kurtarıyor
Herhangi bir şikâyeti bulunmayan sağlıklı bireylerde kanserin erken teşhisi için tarama testleri yapılabildiğini söyleyen Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Bu tarama testleri sayesinde kansere bağlı ölüm oranları azaltılabilir. Meme kanserine karşı önlem için 40-44 yaş arası bazal bir mamografi tavsiye edilir. 45-55 yaş arasında ise her yıl düzenli mamografi önerilir. 55 yaşından sonra da 2 yılda bir mamografi ile taramalara devam edilebilir” diye konuştu.
Yüksek riskli hastalarda tarama özel olarak planlanmalı
Rahim ağzı kanseri için taramalara 25 yaşında başlanması gerektiğini öneren Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “HPV testi negatif ise her 5 yılda bir tekrar edilmeli, pap smear testi de her 3 yılda bir yapılmalı. Kronik bağırsak hastalığı olmayan ya da ailesinde kolon kanseri bulunmayan ortalama risk grubundaki bireylerde kolonoskopi taraması 10 yılda bir önerilir ancak kolorektal kanser gelişimi için yüksek riskli hastalarda tarama, kişisel risklere göre özel olarak planlanmalı. Akciğer kanserine karşı ise, 50-80 yaş arasında en az 20 paket/yıl sigara içim öyküsü olan, halihazırda sigara içen ya da 15 yıl içinde sigarayı bırakmış hastalara yılda bir düşük yoğunluklu akciğer tomografisi muhakkak yapılmalı. Risk grubundaki hastalarda tomografi ile akciğer kanserinin erken teşhisi sayesinde tedavi mümkün hale gelebiliyor” dedi.
Et tüketimi sınırlandırılmalı
Tedavi sürecini tamamlayan kanser hastalarının sağlıklı yaşam alışkanlarını benimsemelerinin hayati olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Sigaradan kesinlikle uzak durulması ve sağlıklı bir beslenme planının uygulanması çok önemli. Kızartma, doymuş yağ, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalardan kaçınırken, taze sebze, meyve ve tam tahıllı gıdaların tüketimi artırılmalıdır. Et tüketiminin de haftada 2-3 kez ile sınırlandırılması gerekir. 30-45 dakikalık günlük yürüyüşler veya haftada 2 kez yoğun egzersizlerle ideal kilo korunmalı. Kanser belirtilerinin farkında olmanın ve erken teşhis için düzenli sağlık kontrolleri yaptırmanın hayat kurtaracağı unutulmamalı” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Erken teşhis için kanser tarama testleri ihmal edilmemeli yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İhmal Edilen Baca Temizliği Yangına Neden Oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, diş aksesuarlarının ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi.
Diş pırlantası uygulaması diş hekimleri tarafından yapılmalı
Diş pırlantasının son yıllarda popüler hale geldiğini hatırlatan Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, “Bazıları gülüşlerine estetik ve farklılık katmak istedikleri için diş pırlantası yaptırabiliyor. Diş pırlantası uygulamalarının diş hekimleri tarafından yapılması gerekir. Diş hekimleri tarafından doğru bir şekilde uygulandığında diş eti veya dişlere herhangi bir zararı bulunmaz.” dedi.
Sert yiyecekler nedeniyle diş pırlantasının kırılması veya yerinden çıkması ihtimaline değinen Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, “Bunun sonucunda diş pırlantası yutulabilir. Zararları arasında bu ihtimal gösterilebilir.” açıklamasını yaptı.
Diş bakımı ihmal edilirse, diş pırlantası etrafında çürük oluşabilir!
Diş pırlantası yerleştirilmeden önce ağız ve diş sağlığının diş hekimi tarafından değerlendirildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, “Değerlendirmeden sonra hastada çürük, dişeti hastalıkları veya başka ağız içi problemler varsa öncelikle bunlar giderilir. Diş pırlantası uygulamasından önce diş yüzeyi temizlenir ve yapıştırıcılar ile diş yüzeyine yerleştirilir.” dedi.
Diş pırlantasının olduğu bölgenin çevresinin fırçalanmaması durumunda bölgede başlangıç çürükleri oluşabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, şöyle devam etti:
“Bu çürüklerin ilerlemesi halinde sıcak-soğuk hassasiyeti meydana gelebilir. Diş pırlantalarının bakımı için günlük ağız bakımı rutininin dışında bir önlem gerekmez ve kristalin rengi değişiklik göstermez. Günde iki kez düzenli diş fırçalama ve arayüz temizliği gibi rutin ağız bakımı protokollerinin uygulanması yeterlidir.”
Güzel bir gülüş için diş pırlantasına ihtiyaç yok
Diş aksesuarlarının çiğneme fonksiyonu ve konuşma üzerindeki etkileri hakkında açıklama yapan Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, “Diş pırlantalarının yüzeyi pürüzsüz olduğu için dudağı veya dişetlerini rahatsız etmez. Bu nedenle çiğneme fonksiyonu ve konuşma üzerinde olumsuz bir etkisi olmaz.” dedi.
Diş aksesuarları kullanmayı düşünenlere önerilerde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Her hasta doğru tedavi yöntemleri ve düzenli diş hekimi kontrolleri ile güzel bir gülüşe sahip olabilir. Güzel bir gülüş için diş pırlantasına ihtiyaç olmasa da bazı hastalar bu uygulamaların daha estetik olduğunu ve kendisine farklılık kattığını düşünebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta diş aksesuarlarının olduğu bölgede fırçalamanın ihmal edilmemesi ve düzenli ağız bakımı talimatlarının uygulanmasına devam edilmesidir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Güzel bir gülüş için diş pırlantasına ihtiyaç yok… Diş pırlantası kullananlar fırçalamayı ihmal etmemeli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>