?>
?>
Doğru bir beslenme planı oluşturulmalı
Obezite ameliyatı sonrası doğru bir beslenme planı oluşturulmazsa yeniden kilo alımı kaçınılmaz olur. Ameliyat sonrası ilk bir ay; sıvı ve yumuşak gıdalar tüketilmelidir. Öğünlerin küçük porsiyonlarla, yavaş tüketilmesi ve her lokmanın iyice çiğnenmesi şarttır. Yüksek kalorili, yağlı veya şekerli gıdalardan uzak durulmalı, protein ağırlıklı bir diyet uygulanmalıdır. Hastaların bu süreçte bir beslenme uzmanıyla çalışması, vitamin-mineral dengesinin sağlanması ve sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı kazanılması açısından önemlidir.
Yeterli ve dengeli sıvı tüketimi sağlanmalı
Ameliyat sonrası vücudun sıvı ihtiyacı artar, çünkü sıvılar, kilo kaybı sürecinde metabolizmanın doğru çalışmasını destekler. Ancak yapılan çalışmalara göre, hastaların yüzde 25’i yeterli sıvı tüketimini ihmal etmektedir. Günde en az 1,5-2 litre su tüketimi önerilirken, asitli içeceklerden ve fazla şeker içeren sıvılardan kaçınılmalıdır. Ayrıca, yemeklerle birlikte sıvı tüketimi mideyi aşırı doldurabilir ve sindirim üzerine olumsuz etkileri olabilir. Yemeklerden en az 30 dakika önce veya sonra sıvı alınmalıdır. Sıvı tüketimindeki bu düzen, mide kapasitesinin korunması ve dehidrasyon (susuzluk) riskinin azaltılması açısından kritiktir.
Hareketsizlikten kaçının
Cerrahiden sonra fiziksel aktivite hem kilo kaybını hızlandırır hem de vücudun kas-yağ dengesini korumasına yardımcı olur. Obezite cerrahisi sonrası ilk 6 ayda düzenli egzersiz yapan hastaların yüzde 85’inde daha başarılı kilo kaybı ve kas kütlesi korunumu gözlenmiştir. İlk haftalarda yürüyüş gibi düşük yoğunluklu aktivitelerle başlanmalı, ilerleyen dönemde günde en az 30 dakika kas ve direnç egzersizleri gibi daha yoğun programlara geçilmelidir. Egzersizin, ameliyat sonrası kilo kontrolünü sağlamakla birlikte stres ve anksiyete yönetiminde de etkili olduğu kanıtlanmıştır.
Vitamin ve Mineral Takviyelerine dikkat edin
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Eyüp Gemici “Obezite cerrahisinde, özellikle emilim bozucu tekniklerin kullanıldığı operasyonlarda, vitamin ve mineral eksiklikleri yaygın görülmektedir. Bilimsel makaleler, ameliyat sonrası yeterince takip edilmeyen hastaların çok önemli bir kısmında B12 vitamini eksikliği ve demir eksikliği olduğunu belirtmektedir. Bu durum, kansızlık, yorgunluk ve bağışıklık sistemi zayıflığı gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, demir, B12 vitamini, D vitamini ve kalsiyum başta olmak üzere multivitamin ve mineral takviyelerinin, doktor önerisiyle düzenli şekilde alınması zorunludur. Düzenli takiplerle kan değerlerinin kontrol edilmesi, eksikliklerin zamanında tespit edilmesini sağlar ve uzun vadeli problemlerin önüne geçer” diyor.
Gerekirse psikolojik destek almaktan kaçınmayın
Obezite cerrahisi, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir dönüşüm sürecidir. Ameliyat sonrası hastaların yüzde 20’sinde depresyon veya anksiyete semptomları görülebilir. Bu nedenle, cerrahiden sonra psikolojik destek almak, hastaların yeni yaşam tarzlarına uyum sağlamasında büyük rol oynar. Ayrıca, ameliyat sonrası sosyal çevrenin desteği de motivasyonu artırır. Aile bireyleri ve arkadaşlar, bu süreçte destekleyici bir tutum sergileyerek hastanın hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırabilir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Obezite ameliyatı sonrası ihmale gelmez 5 önemli nokta! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Oysa kadınlarda vücudun alışagelen düzeninde oluşan değişiklikler veya yeni ortaya çıkan birtakım belirtiler önemli bir hastalığın erken habercileri olabiliyor! Özellikle kanser gibi, erken tanı konulduğunda tedavide her geçen yıl başarıların daha da arttığı hastalıklarda, bu belirtilerde zamanında hekime başvurmak çoğu zaman hayat kurtarıyor. Sadece kanserde değil, yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürebilen endometriozis gibi bazı hastalıklarda da tanının erken konulması, hastalığa bağlı oluşabilecek komplikasyonları önleyebiliyor ya da oluşma hızını yavaşlatabiliyor. Hatta yapılan tarama testleri sayesinde hastalıklar henüz hiç belirti vermemişken tespit edilebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nadire Sevda İdil, düzenli sağlık muayenelerinin genellikle yılda bir yapılmasının önerildiğine dikkat çekerek, “Jinekolojik hastalıklara karşı, cinsel yaşam başlamış olsun ya da olmasın, her kadının 21 yaşından itibaren yıllık jinekolojik muayenelerini yaptırmaları gerekiyor. Ayrıca yıllık muayeneler haricinde, bazı belirtiler oluştuğunda, zaman kaybetmeden jinekoloji uzmanına başvurmak erken tanı açısından büyük önem taşıyor” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nadire Sevda İdil, kadınların asla ihmal etmemeleri gereken belirtileri anlattı; önemli uyarılarda bulundu!
Adet sırasında aşırı kanama
Adet döneminde kanama miktarındaki artış ve bunun süreklilik kazanması pek çok sebebe bağlı oluşabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nadire Sevda İdil, rahmin iyi huylu miyomları ve poliplerinin adet sırasında oluşan aşırı kanamanın en sık görülen sebepleri arasında yer aldığını belirterek, şöyle devam ediyor: “Yine genç kadınlarda sık görülen bazı hormonal hastalıklar, örneğin hipotiroidi gibi, adet sırasındaki kanama miktarını arttırabiliyor. Bazı hastalıklar için sürekli kullanılan birtakım ilaçlar (bazı kan sulandırıcı ilaçlar) da aşırı kanamaya neden olabiliyor. Daha ileri yaşlarda ise rahmin iç kısmını döşeyen dokunun kanseri aşırı kanamaya yol açabiliyor”
Adet zamanı dışında kanama
Adet zamanı dışında oluşan ve tekrarlayan kanamaların mutlaka değerlendirilmeleri gerekiyor. Adet sırasında fazla kanama yapan etkenlerin birçoğu bazen adet dışı kanama da yapabiliyor. Bunların yanı sıra özellikle üreme yollarının herhangi bir bölümünde oluşan enfeksiyonlar veya kanser ve kanser öncüsü lezyonlar da adet zamanı dışında kanamaya neden olabiliyor.
İlişki sonrasında kanama
Cinsel ilişki sırasında ve sonrasında oluşan kanama rahim ağzındaki enfeksiyonun, rahim ağzı kanserinin veya kanser öncüsü lezyonların habercisi olabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nadire Sevda İdil, özellikle tekrarlayan kanamaların mutlaka ciddiye alınması ve zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunarak, “Zira rahim ağzı kanserinin erken tanısı hastalığın tamamen tedavi edilebilmesini sağlıyor” bilgisini veriyor.
Adet döneminde şiddetli ağrı
Adet dönemlerinde pelvikte biraz rahatsızlık hissi doğal olsa da, adet görmek aslında çok ciddi ağrı oluşturan bir durum değil. Özellikle ağrı kesicilere tam olarak yanıt vermeyen, bele ve bacaklara doğru yayılan ağrılara, makata doğru baskı hissi ve bulantı ile kusma da eşlik edebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nadire Sevda İdil, bu sorun her adet döneminde ortaya çıkmaya başlarsa, altta yatan organik bir hastalık olup olmadığının mutlaka araştırılması gerektiğini belirterek, “Özellikle endometriozis dediğimiz, rahim içini döşeyen endometrium dokusunun rahim, tüpler ya da yumurtalıkların üzerinde gelişimi ile karakterize olan bu hastalıkta, adetin ilk günü genellikle ciddi ağrılı geçiyor. Endometriozisi olan kadınların yüzde 40’ında infertilite (kısırlık) görülebiliyor. Hastalığın yumurtalıkta ortaya çıkan çeşidinde de yumurtalıkta çikolata kistleri diye bilinen kistler oluşabiliyor ve cerrahi tedavi gerektirebiliyor” diyor.
Tekrarlayan-geçmeyen kaşıntı
Özellikle geç menopozal dönemdeki kadınlarda, akıntıyla ilişkisiz olan, sık kullanılan mantar ya da kaşıntı ilaçlarına cevap vermeyen veya bir süre iyileşip sonra yine tekrarlayan kaşıntı şikayetlerinde jinekoloji uzmanı hekime başvurmak gerekiyor. Zira bu tür inatçı kaşıntıların nedeni, uzun süreli tedavi gerektiren genital bölge derisine özgü bazı kronik deri hastalığından biri olabileceği gibi yine bu bölgeye özgü deri kanseri de olabiliyor. Özellikle kanser söz konusuysa erken tanı konulduğunda hastalık çok daha kolay tedavi ediliyor ve yüksek başarı elde edilebiliyor.
Karında şişkinlik, çabuk doyma, istemsiz kilo verme
Karında şişkinlik, çabuk doyma ve istemsiz kilo verme sorunları özellikle birlikte görülürse bu belirtiler yumurtalık kanserinin habercisi olabiliyor. Dr. Nadire Sevda İdil, yumurtalık kanserinin genellikle oldukça sinsi başlayan ve bu nedenle çoğunlukla ileri döneminde tanı konulan bir kanser türü olduğuna dikkat çekerek, “Dolayısıyla yumurtalıkla ilgisiz gibi görünen bu şikayetlerde hekime başvuruda bulunulması yaşamsal önem taşıyor” diyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kadınlarda ihmale gelmez 6 önemli sinyal yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>