?>
?>
QNB Türkiye, sürdürülebilir finansman alanındaki liderliğini bir adım daha ileri taşıyarak, çevresel ve sosyal etkisi yüksek projelere kaynak sağlayacak ilk yurtiçi sürdürülebilir bono ihracını tamamladı. Sürdürülebilir finans alanındaki yenilikçi adımlarına bir yenisini daha ekleyen QNB Türkiye, 250 milyon TL tutarında ve 185 gün vadeli ilk yurtiçi sürdürülebilir bono ihracını gerçekleştirdi.
Bu bono ihracıyla sağlanan fonlar, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, çevresel ve sosyal kapsayıcılığı destekleyen projelere kaynak sağlamanın yanı sıra Türkiye’de finans sektöründe önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Bu adım, QNB Türkiye’nin sorumlu bankacılık ilkelerine bağlılığını ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlama kararlılığını da ortaya koyuyor.
QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sürdürülebilir finansman, ekonomik büyümeyi çevresel ve sosyal etkileri gözeterek desteklemenin en önemli yollarından biri. QNB Türkiye olarak bu bono ihracıyla yatırımcıları çevresel ve sosyal açıdan topluma fayda sağlayan projelere yönlendirirken, aynı zamanda sürdürülebilir finansman piyasasının gelişimine de katkıda bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’de sürdürülebilir tahvil ve bono piyasasını güçlendirmek ve reel ekonomide dönüşümü hızlandırmak için yeni projelerle sürdürülebilir finans alanındaki öncü rolümüzü pekiştireceğiz.”
Sürdürülebilir finansmanda kapsamlı yaklaşım
Tan, “QNB Türkiye olarak müşterilerimize ‘sürdürülebilir mevduat’ sunan ilk banka olarak sürdürülebilir finans alanındaki liderliğimizi pekiştiriyoruz. Ayrıca, yalnızca müşterilere sunulan sürdürülebilir finansman olanaklarıyla değil, yurtdışı borçlanmalarını da sürdürülebilir finansman çerçevesine uygun hale getirerek bu alandaki etkinliğimizi artırıyoruz. Banka olarak Türkiye’nin karbonsuz ekonomi hedefleriyle uyumlu yeşil ve sosyal projeleri desteklemeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.
Banka, 2021 yılından bu yana imzaladığı sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredilerine ek olarak QNB Grup Sürdürülebilir Finansman ve Ürün Çerçevesi kapsamındaki kullandırımları içeren ilk sürdürülebilir sendikasyon kredisini ve tahvil ihracını Mayıs ayında gerçekleştirmişti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
QNB Türkiye, İlk Yurtiçi Sürdürülebilir Bonosunu İhraç Etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2023/24 sezonunun ilk 4 aylık döneminde ortalama 4 bin 506 dolara ihraç edilen kuru incir, 2024/25 sezonunun 4 aylık döneminde dolar bazında yüzde 37’lik sıçramayla 6 bin 162 dolarlar alıcı buldu. Türk ihracatçıları 4 aylık döneminde kuru incir ihracatını yüzde 31’lik artışla 148 milyon dolardan 194 milyon dolara çıkardılar.
Küresel iklim değişikliği neticesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle kuru incir rekoltesinde 2024/25 sezonunda yüzde 15 düşüşe rağmen kuru incir ihracatında miktar bazındaki düşüş yüzde 4 ile sınırlı kaldı. 25 Eylül 2024 tarihinde başlayan 2024/25 kuru incir sezonunda 25 Ocak 2025 tarihine kadar Türkiye, 31 bin 425 ton kuru incir ihraç etti. Önceki sezon kuru incir ihracatı miktar bazında 32 bin 796 ton olmuştu.
Kuru incir en çok Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu’ya gidiyor
Kuru incir ihracatında en büyük payı 12 bin 801 ton karşılığı 87,5 milyon dolarla Avrupa Birliği ülkeleri aldı. Amerika kıtasına 7 bin 467 ton kuru incir ihraç ederken, 40 milyon 170 bin dolarlık kuru incir ihraç edildi.
Uzakdoğu ülkelerine yapılan kuru incir ihracatımız ise; 3 bin 396 ton karşılığı 20 milyon 251 bin dolar olarak gerçekleşti.
Dünya Sağlık Örgütü’nün kuru inciri sağlıklı gıdalar arasında tanımladığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, kuru incire dünya genelinde talebin her geçen yıl daha da attığını dile getirdi.
Kuru incirde olumsuz iklim koşullarından dolayı oluşabilen aflatoksin ve okratoksin bulaşıklığının önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Araştırma Enstitüleri, Üniversiteler, Üreticiler, İhracatçılar ve Tüccarlar yoğun bir mesai harcadıklarını paylaşan Işık, “Kuru incir, yaklaşık 25.000 üreticimizin ve işletmelerimizde çoğunluğu kadın olan çalışanlarımızla birlikte en az 40.000 ailenin geçim kaynağıdır. Bu açıdan hem Ege Bölgemiz hem de ülkemiz açısından çok önemli sosyal ve ekonomik değere sahip olan kuru incirin üretim ve ihracatının sürdürülebilir bir şekilde devam ettirilmesi hepimizin görevidir” diye konuştu.
Aflatoksinli incirler 25 yıldır imha ediliyor
Kuru incirdeki aflatoksinin, kuru incire insan eliyle konulan zirai ilaç/pestisit olmadığının altını çizen Başkan Işık şöyle devam etti: “Aflatoksin diğer pek çok tarım ürününde de olabildiği gibi olumsuz iklim koşullarına bağlı olarak doğada bulunan saprofit mantarlar tarafından üretim aşamasında meydana gelmektedir. İklim koşullarına bağlı olarak aflatoksin oluşumu her yıl farklılık göstermektedir. Üretim dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlı olarak toplam üretimdeki aflatoksin varlığı, %0,5 ila %1,5 arası oranlarda değişmektedir. Kuru meyve sektöründe; Türkiye’nin en büyük sosyal sorumluluk projelerinden birisine imza atarak, “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Bertarafı Projesi”ni 25 yıldır sürdürüyoruz. İşletmelerde lazer ayıklama makinelerinde ve özel karanlık odalarda tekrar tekrar seçilen ve ayıklanan aflatoksinli kuru incirler ayrı alanlarda biriktirilmektedir. Sürdürülebilirliği Türkiye’de başlatan sektörlerden birisi olarak her yıl yaklaşık 700 ton aflatoksinli kuru inciri Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak ihracatçılarımızdan topluyoruz, piyasaya sürülmesini engelleyerek biyogaz tesislerinde enerjiye dönüşmesine aracılık ediyoruz. “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Bertarafı Projesi” kuru incir ihracatçılarımıza her yıl ortalama 5 milyon dolar civarında maddi bir yük getirse de bu projeyi 25 yıldır sürdürdüğümüz gibi, bundan sonraki süreçte de devam edeceğimizi taahhüt ediyoruz.”
Kuru incirde aflatoksin ve okratoksin bulaşıklığını önlemek için Tarım ve Orman Bakanlığımız kontrolünde uzun yıllardır üreticilere binlerce kurutma kereveti, ilek filesi, hasat filesi ve tuzaklar yaptırarak, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda üreticilerimize ücretsiz olarak dağıttıkları bilgisini veren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, çok yoğun kontroller sonucunda ihraç edilen kuru incir partilerimiz çeşitli nedenlerle ülkemize geri geldiklerinde de İhracattan Geri Dönen Ürünler Türk Gıda Kodeksi (TGK) Mevzuatına uygunsa ülkemize girdiğini, ihracattan geri gelen kuru incirlerin ülkemize girişte Türkiye’nin ithalat prosedürüne tabi tutulduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığı kontrolünde antrepoya alındığını, numune alınıp analiz edilerek sonucu uygun olan partilerin yurda girişine izin verildiğini, limitlerin üstünde çıkan partilerde memur eşliğinde elleçleme yapıldığını sonrasında uygunsa yurda girişine izin verildiğini, uygun olmayan partilerin imha edildiğini ifade etti.
Türkiye’nin prestijli ürünlerinden biri olan kuru inciri gıda güvenliği sağlanmış bir şekilde üretmeye ve ihraç etmeye devam ettiklerini anlatan Işık, “Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı gıda ürünleri listesinde yer verdiği kuru incirimizi gerek vatandaşlarımız, gerekse 8,5 milyar insanlık gönül rahatlığıyla tüketebilirler” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kuru incirin ortalama ihraç fiyatı 6 bin doları aştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>