?>
?>
Verdiği sözü, bayram öncesinde gerçeğe dönüştürmekten duyduğu mutluluğu ifade eden Başkan Onur Emrah Yıldız; “Sabri Amca’yı 20 gün önce ziyaret etmiştim. Her vicdanı acıtacak, her başı öne eğdirecek, inanılmaz koşullarda yaşam mücadelesi veriyordu. Evini baştan aşağıya yenileyerek o soğuk duvarların yerini sıcak bir yuva alsın istedik. Ve yeni yuvasının ilk kahvaltısını, bayram sabahını onunla geçirmekten mutluyum. İnsan olmaya dair unutmaya başladığımız ne varsa; diriltmeye ve birbirimize sarılmaya ihtiyacımız var.” diye konuştu.
Bayram kahvaltısında, doyumsuz sohbet
80 yaşındaki Sabri Yıldırım; Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın eşi Gamze Yıldız’ın hazırladığı kahvaltıyı koyu bir sohbetle renklendirdi. Çocukluk ve gençlik yıllarını anlatan Sabri Amca’yı ilgiyle dinleyen Yıldız Ailesi; çocuklarıyla birlikte ziyaret edeceklerini söyledi. Uzun yıllardır Çiğli’de yaşayan Sabri Amca’nın da evinin de yıllara ve yalnızlığa yenik düşmeden kendisine el uzatmanın mutluluğunu yaşayan Başkan Yıldız; şu ifadeleri kullandı; “Yaşadığı ev, yılların yorgunluğunu üzerinde taşıyordu. Çatısı akıyordu, mutfağı ve banyosu kullanılamaz haldeydi. Her insanın insan gibi yaşama hakkı var. Sabri Amca’nın yalnızlığına ve bu hakkına kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Verdiğim sözü tutmaktan duyduğum mutluluğun, onun bu mutluluğunu görmenin tanımı yok.”
Atatürk Fotoğrafı armağanı
Başkan Yıldız; “Sabri Amca artık yalnız değil.”
Başkan Onur Emrah Yıldız ve ekibi; evin çatısından mutfağına, tuvaletinden bahçesine her yeri yenileyerek sağlam ve hijyenik bir yaşam alanı oluşturdu. Her detay düşünüldü ve Sabri Amca’nın daha rahat, huzurlu ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için eve yepyeni eşyalar alındı. Yıldız’ın Selanikli Sabri Yıldırım’ın yenilenen evine armağanları ise Atatürk fotoğrafı ve çerçeveli besmele oldu. Heyecanı gözlerinden okunan Sabri Amca, sadece yenilenen evinin sevincini değil, aynı zamanda bayramı yalnız karşılamamanın mutluluğunu da yaşadı.
Hayatın içinde Sabri Amcaların olduğunu ve onların verdiği yaşam mücadelesine kayıtsız kalınamayacağını belirten Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız; “Onlar tarih, yaşayan çınarlarımız. Hiç kimse böyle bir yaşamı hak etmez. Elimizi uzatırken; bir an bile tereddüt etmedik. Bu hikaye; sadece bir kişinin değil, dayanışmanın, paylaşmanın ve büyük bir aile olmanın hikayesidir. Sabri Amca artık yalnız değil. Hepimizin, Çiğli’nin amcası ve babası.” Dedi.
Sabri Amca; “ İyi bir insan olduğunu anlamıştım.”
Yeni evinde huzur dolu günler geçireceğini söyleyen Sabri Amca, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Bunca yıldır böyle bir mutluluk yaşamadım. Onun, ilk geldiğinde kirli, sert divanıma, yanıma oturduğunda iyi bir insan olduğunu, tepeden bakmadığını anlamıştım.Sağolsun, sayesinde hiç hayal bile etmediğim bir şey oldu. Arkadaşlar evi arı gibi kısa zamanda bu hale getirdi. Bu bayram sabahı da beni yalnız bırakmadılar. Başkanım da, Gamze kızımız da sağ olsun. “
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yuvası yenilendi; bayram sevinci ikiye katlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
3 ÖNEMLİ HİZMET ALANI BULUNUYOR
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın’ın tanıtımını gerçekleştirdiği Türkiye’nin en büyük afet mutfağı olma özelliğine sahip “Hızır 41-Afet Mutfağı” birçok özelliği ile öne çıkıyor. Sadece afet anında değil, normal zamanlarda da aktif olarak faaliyetine devam edecek olan Hızır 41-Afet Mutfağı’nın hizmet alanları arasında; Afet Mutfağı, Gıda Üretim Tesisi ve Mobil Afet Tırları yer alıyor. Hayati önem taşıyan bu hizmetler ile hem acil durumlarda hem de normal zamanlarda vatandaşların temel yiyecek ihtiyaçları güvenli ve hızlı bir şekilde karşılanacak.
MOBİL TIRLAR İLE HER DAİM ÜRETİM İMKANI
Hızır 41-Afet Mutfağı bünyesinde yer alan Mobil Afet Tırları, hareket halinde bile üretim yapabilecek kapasitede tasarlandı. “Önce insan” diyerek çıkılan yolda Mobil Afet Tırları ile her daim vatandaşın yanında olunacak. 3 yemek tırı ve 1 fırın tırı (ekmek üretimi) olarak hizmet veren Mobil Afet Tırları, 15 dakikada kurulabilen sisteme sahip. Mobil tırlar 5 gün dışarıya bağımsız çalışabiliyor. En büyük özellikleri ise seyir halinde bile ekmek ve yemek üretimi yapabiliyor olmaları. Bu yönüyle afet tırları olası afet anlarında her zaman vatandaşın hizmetinde olacak, gıda üretimini kusursuzca sağlayabilecek.
KAPASİTE GÜNLÜK 40 BİN EKMEĞİN ÜZERİNE ÇIKACAK
Öte yandan günlük; 150 bin kişilik çorba, 20 bin kişilik 3 çeşit yemek, 3 bin kişilik paket pastörize yemek ve 3 bin kişilik paket kahvaltı kapasitesine sahip olan Hızır 41-Afet Mutfağı, günde 22 bin ekmek üretme kapasitesine de sahip. Bu sayı, Kocaeli’deki fırınlarda üretilen halk ekmek kapasitesiyle eş değer. Hızır 41’in devreye girmesiyle toplam kapasite böylece günlük 40 bin ekmeğin üzerine çıkacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu kapasite artışıyla halk ekmek büfelerinin de sayısı artacak. Türkiye’nin en büyük afet mutfağı olarak tasarlanan dev tesis, bu özelliği ile halk ekmek üretimine de ciddi katkı sunmuş olacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hızır 41-Afet Mutfağı, halk ekmek kapasitesini ikiye katladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Talep toplama; bono ihracının başladığı gün, saatler içinde, Merkez Bankası politika faizinin yalnızca bir puan üstünde tamamlanarak dikkat çekti.
Misyon Bank Genel Müdürü Dr. Önder Halisdemir, ihraca ilişkin, “Hedefimizin iki katı tutarında talep toplamaktan memnuniyet duyuyoruz. Gösterilen yoğun ilgi, kurumsal yatırımcıların bize duyduğu güvenin önemli bir göstergesi ve sermaye piyasaları ile bankacılık arasında köprü olma misyonumuzun bir yansımasıdır.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Misyon Bank, İlk Bono İhracında Hedefini İkiye Katladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İster uçan otomobiller, ister son derece gelişmiş yapay zeka isterse de tıpta çığır açan bir tedavi yöntemi olsun, 2025’te ortaya çıkacak her inovasyon, veri odaklı, aynı derecede yenilikçi bir BT temeli üzerine inşa edilecek. Veri merkezinde, bulutta veya uçta depolanması, yönetilmesi ve erişilebilir hale getirilmesi gereken veri… İnsanlığın geleceğinin veri depolamaya bağlı olduğunu söylemek çok mu abartılı olur? Hiç de öyle değil…
Veri depolama alanındaki gelişmelere ayak uydurabilme yeteneği, bu cesur ve yeni dünyada rekabette fark yaratan bir unsur olacak. Gelin, 2025’te dikkat edilmesi gereken beş trende göz atalım:
1. Gelişmiş yapay zeka modelleri, depolama büyümesine yön verecek
Veri üretimi ve tüketiminin hızla arttığı ve kuruluşların bu verilerden hızla değer elde etme baskısıyla karşı karşıya olduğu açıkça bilinen bir gerçek. Gelişmiş yapay zeka teknolojilerine yoğun yatırım yapmayı hedefleyen yenilikçi şirketler, bu verilerin nasıl oluşturulduğuna, yönetildiğine ve güvenli bir şekilde erişildiğine daha yakından bakacak. Daha yüksek performans, daha düşük güç ve ölçekte daha yüksek kapasite yoluyla verimlilik, veri depolamanın AI Data Cycle – Yapay Zeka Veri Döngüsü içindeki kritik aşamalar için olanak sağlayan bir teknoloji haline gelmesiyle birlikte temel itici güçler olacak. GPU doğrudan mimarilerini mümkün kılan NVMe-oF
gibi yeni mimariler ve yüksek kapasiteli HDD’ler ve QLC SSD’lerdeki gelişmeler, depolama optimizasyonunu desteklemeye devam edecek ve kuruluşların yapay zeka uygulamalarından en yüksek değeri elde etmelerini sağlayacak.
2. Sürdürülebilir veri depolama girişimlerine odaklanmaya devam edeceğiz
Hemen hemen her sektör, gezegenimizi daha iyi hale getirmek için yeni, uzun vadeli sürdürülebilirlik girişimlerini ve en iyi uygulamaları hayata geçiriyor. BT yöneticileri ve veri merkezi mimarları için yeni veri akışını yönetmek, depolamayı optimize etmenin, depolama alanını daha verimli, daha etkili hale getirmenin ve toplam sahip olma maliyetini (TCO) düşürmenin yollarını sürekli olarak aramayı teşvik edecek. Buna, depolanan her TB veri başına daha az güç tüketen ve enerji ve soğutma maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı olan daha yeni HDD ve SSD’ler gibi enerji açısından verimli depolama teknolojilerine yatırım yapmayı da içeriyor. Veya çoğaltma ve sıkıştırma gibi veri yönetimi uygulamaları; ek olarak verilerin doğru depolama katmanında optimize edilmesine yardımcı olabilecek veri yaşam döngüsü yönetimi uygulamaları da mevcut pratikler arasında sayılabilir. Depolama altyapıları kurulurken hangi depolama teknolojilerinin bu dahili sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada size yardımcı olacağını bilmek, kritik öneme sahip olacak.
3. Gelişen kullanım senaryoları, bölünmüş ve hibrit depolama çözümlerini teşvik edecek
Günümüzün gelişen depolama ihtiyaçları, özellikle AI Data Cycle – Yapay Zeka Veri Döngüsü bağlamında kurumsal müşterilerin veri yönetimine yaklaşımını dönüştürüyor. Yüksek kapasiteli depolama çözümleri, maliyet açısından etkili, büyük ölçekli veri saklamaya odaklanırken, hesaplama için optimize edilmiş depolama, performans açısından kritik ve zamana duyarlı uygulamalar için hıza ve düşük gecikmeye odaklanıyor. Pek çok kuruluş, her iki özelliğe de ihtiyaç duyuyor. Hızla değişen bu ortamda, depolama ihtiyaçları arttıkça sadece beyaz etiketli sürücüler satın almak artık yeterli değil. En iyi performans ve verimliliğin sağlanabilmesi için çözümlerin, belirli kullanım senaryolarına göre uyarlanması gerekli.
4. Otonom araç gelişmeleri bulut depolamaya ve daha fazla uç noktaya olan ihtiyacı artıracak
Özellik açısından zengin araç içi eğlence bilgilendirme sistemleri (IVI), gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve otonom sürüşteki gelişmelerle birlikte NAND flash depolama ihtiyaçları da giderek artıyor. Gerçek zamanlı karar alma için bazı verilerin araçta kalması gerekirken, öğrenme ve iyileştirmelerin çoğu bulutta gerçekleşiyor. Duyusal veriler ve yeni senaryolar buluta yüklenip burada analiz ediliyorken, yeni, daha akıllı yapay zeka algoritmaları, sürekli bir öğrenme döngüsü içinde havadan programlama ile (OTA) araca güncelleniyor.
5. HDD’ler Yok Olmayacak
Hangi açıdan bakarsanız bakın, HDD’ler uzun bir süre daha hayatımızda olacak. Üretilen veri miktarı katlanarak artmaya devam ediyor. Yapay zeka (AI)/makine öğrenmesi (ML), büyük veri ve bulut, genişlemeye ve depolanması gereken daha fazla veri üretmeye devam ediyor. HDD teknolojisindeki gelişmeler, daha önce hiç olmadığı kadar büyük depolama kapasitelerine yol açtı. Depolama çözümleri büyük ölçekte devreye alınırken, en önemli hususlardan biri daha düşük toplam sahip olma maliyeti oluyor. Veri merkezi CapEx ve OpEx gereksinimlerini; güç, bakım, onarımlar ve depolama cihazlarının ilk satın alma maliyeti de dahil olmak üzere hesaba kattığınızda, yüksek kapasiteli HDD’ler en düşük toplam sahip olma maliyetini sunuyor. Daha düşük toplam sahip olma maliyeti sağlayan HDD’ler, kuruluşların verimliliği ve kârlılığı en üst düzeye çıkarmasına yardımcı olabilir. Bu gerçeği aklımızdan çıkarmadan, HDD’lerin neden kalıcı olduğunu anlamak işten bile değil.
Yarının Yenilikleri Kadar Çevik Depolama Çözümleri
Açıkçası, 2025’in gerçekten ne getireceğini kimse bilmiyor. Ancak veri merkezinin, büyük ölçüde değişen dijital dünyanın giderek dinamikleşen ihtiyaçlarını karşılamak üzere gelişmeye devam edeceği açık. Bu inovasyonu mümkün kılan veri depolama olacak: İnanılmaz atılımlara yol açan verilerin oluşturulması, yönetilmesi, erişilmesi ve işlenmesi için gerekli BT omurgasının sağlanması, her zaman büyük öneme sahip olacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yeni Sürdürülebilirlik Girişimlerinden Depolamanın Ayrışıp İkiye Bölünmesine: 2025’te İzlenecek 5 Veri Merkezi Trendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>