?> ?> inşa arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Wed, 23 Apr 2025 09:39:55 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png inşa arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Başkan Zeyrek: “Çocuklarımız İçin Barışın, Huzurun ve Güvenin Egemen Olduğu Bir Gelecek İnşa Etmekle Yükümlüyüz” https://kocaelibasin.com.tr/baskan-zeyrek-cocuklarimiz-icin-barisin-huzurun-ve-guvenin-egemen-oldugu-bir-gelecek-insa-etmekle-yukumluyuz/ Wed, 23 Apr 2025 09:39:51 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/baskan-zeyrek-cocuklarimiz-icin-barisin-huzurun-ve-guvenin-egemen-oldugu-bir-gelecek-insa-etmekle-yukumluyuz/ Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 105’inci yıl dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.

Başkan Zeyrek: “Çocuklarımız İçin Barışın, Huzurun ve Güvenin Egemen Olduğu Bir Gelecek İnşa Etmekle Yükümlüyüz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 105’inci yıl dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Zeyrek, mesajında “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinin 105 yıldır aynı coşkuyla yaşatıldığını vurgulayarak, bu anlamlı günü çocuklara armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e şükranlarını sundu.

23 Nisan’ın sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi değil, aynı zamanda özgürlüğü için mücadele eden bir milletin tüm dünyaya bağımsızlık mesajı verdiği bir gün olduğuna dikkat çeken Zeyrek, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünün sonsuza dek yankılandığı 23 Nisan’ın 105’inci yıl dönümünü, coşku ve gururla kutluyoruz. Bu tarih, yalnızca Türkiye Büyük Milet Meclisi’nin açılışı değil; özgürlüğüne kast edilen bir milletin, iradesini ve bağımsızlığını tüm dünyaya ilan ettiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, geleceğimizi emanet ettiği kuşaklara duyduğu derin sevgi ve sarsılmaz güvenin en güçlü ifadesidir. Bu kıymetli emanete sahip çıkmak; çocuklarımız için barışın, huzurun ve güvenin egemen olduğu, hiçbir çocuğun yurdundan ayrılmayı düşünmediği bir geleceği kurmak çocuklarımıza borcumuzdur. Çocuklarımızın can güvenliğin sağlandığı, erken yaşta çocuk işçi ve çocuk gelin olmak zorunda bırakılmadığı; eğitim, sağlık ve yaşam haklarının korunduğu bir ülke inşa etmek zorundayız. Bu anlayışla, çocuklarımızın gözlerindeki ışıltının hiç sönmemesi, gülüşlerinin yüreklerimize umut olması için var gücümüzle çalışacağız. Onların düşlerini gerçeğe dönüştürebilecekleri bir geleceği hep birlikte kuracağız. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ulusal egemenliğimizin tüm kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyorum”

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Zeyrek: “Çocuklarımız İçin Barışın, Huzurun ve Güvenin Egemen Olduğu Bir Gelecek İnşa Etmekle Yükümlüyüz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Başkan Kınay “Hep birlikte el birliğiyle daha güzel bir Karabağlar inşa edeceğiz” https://kocaelibasin.com.tr/baskan-kinay-hep-birlikte-el-birligiyle-daha-guzel-bir-karabaglar-insa-edecegiz/ Sat, 12 Apr 2025 09:39:51 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/baskan-kinay-hep-birlikte-el-birligiyle-daha-guzel-bir-karabaglar-insa-edecegiz/ İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

Başkan Kınay “Hep birlikte el birliğiyle daha güzel bir Karabağlar inşa edeceğiz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ilçelerde yaşanan sorunları tespit etmek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla düzenlediği muhtarlar buluşmaları kapsamında Karabağlar’daydı. Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda 58 mahalle muhtarıyla bir araya gelen Başkan Tugay ve Başkan Kınay, hem mahallelerin sorunlarını dinledi hem de İzmir ve ülke gündemine dair değerlendirmelerde bulundu.

 

Başkan Kınay “Karabağlar için el birliğiyle çalışıyoruz”

 

Toplantıda konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, göreve geldikleri ilk günden bu yana Karabağlar halkının taleplerine kulak verdiklerini, muhtarlarla birlikte yürütülen çalışmaların bu sürecin temelini oluşturduğunu vurguladı. Kınay, “Göreve başlayalı tam bir yıl oldu. Bu süreçte her zaman şunu söyledik: Halkla iç içe, şeffaf, katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz. Adaylık sürecinden bu yana her ay düzenli olarak muhtarlarımızla bir araya geliyoruz. Bu toplantılar bir alışkanlık haline geldi ve her toplantının ardından değerlendirme raporları hazırlayarak bir sonraki toplantıya daha hazırlıklı giriyoruz. Bugün ise bu bir yıllık sürecin genel bir değerlendirmesini yapma fırsatı bulduk” diye konuştu.

Karabağlar’ın sorunlarını Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çözme iradesinde olduklarını ifade eden Kınay, şunları söyledi:

“Muhtarlarımızın desteği bizim için çok kıymetli. Onlar mahallelerin nabzını tutan, sorunları birebir yaşayan ve halkın taleplerini bize en doğru şekilde ileten temsilciler. Hep birlikte, eksikleri açıkça konuşarak ve çözüm yollarını birlikte üreterek Karabağlar’ı daha yaşanabilir hale getireceğiz. Tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte elimizi taşın altına koyduk. Hangi mahallemizin hangi sorunu varsa, Büyükşehir Belediyemizle birlikte çözüm üretmek için mücadele ediyoruz. Büyükşehir Belediyemizle her konuda yakın bir iş birliği içindeyiz. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın bize duyduğu güven, bizim için ayrı bir motivasyon kaynağı. Kentsel dönüşümden altyapıya, sosyal hizmetlerden çevre düzenlemelerine kadar pek çok başlıkta birlikte hareket ediyoruz. Özellikle doğalgaz, ulaşım ve park projeleri gibi konularda önemli adımlar attık ve meclis kararlarımızla bu süreci destekledik. Bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışacağız.”

 

“Hep birlikte el birliğiyle daha güzel bir Karabağlar inşa edeceğiz”

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile işbirliğinin Karabağlar’a güç kattığını söyleyen Başkan Kınay, Başkan Tugay’a duyduğu güven için teşekkür ederek, “Bugün bu toplantının ilkini Karabağlar’da gerçekleştiriyor olmamız bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Bu, Karabağlar’a verilen önemin bir göstergesidir. Büyükşehir bürokratlarımız, belediyemizin teknik ekipleri ve ilgili tüm birimlerimiz burada. Alınan her not, önümüzdeki günlerde atılacak adımların temelini oluşturacak. Katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki önümüzdeki süreçte Karabağlar, İzmir’in en çok gelişen, en çok dönüşen ve en yaşanabilir ilçelerinden biri olacak. Hep birlikte, el birliğiyle daha güzel bir Karabağlar inşa edeceğiz” dedi.

 

Başkan Cemil Tugay. “Muhtarlarımız bizim sahadaki gözümüz, kulağımızdır”

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karabağlar’da gerçekleştirilen Muhtarlar Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, muhtarların yerel yönetimlerdeki rolünün hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Sorunların yerinde tespiti ve çözüme ulaştırılması için muhtarlarla kurulan güçlü iletişimin başarıya giden yolda en önemli unsur olduğunu vurguladı.

İzmir’in güçlü bir sosyo-kültürel yapıya sahip olduğunu, ancak buna paralel olarak çözülmesi gereken birçok altyapı ve planlama sorunuyla da karşı karşıya olduklarını belirten Başkan Tugay, şehrin geleceği için kararlılıkla çalıştıklarını ifade etti.

 

“Kapımız her zaman açık”

 

Başkan Tugay, “Sizler bize vatandaşın doğrudan sesini ulaştıran en değerli yol arkadaşlarımızsınız. Lütfen bizleri ulaşılmaz görmeyin. Kapımız her zaman açık. Bize her sorununuzu çekinmeden iletebilirsiniz. İstiyoruz ki görev süremizin sonunda yüzümüz ak, başımız dik olsun. En önemlisi de halkımızın sevgisini ve güvenini kazanmış olalım. Çünkü bu hayatta bir insanın sahip olabileceği en değerli şey; etrafındaki insanların saygısı ve sevgisidir. Biz de bunu hak etmek için buradayız” diye konuştu.

Hedeflerinin mükemmel olmak değil; her geçen gün daha iyiye gitmek olduğunu söyleyen Tugay “Elbette eksiklerimiz, aksaklıklarımız olacak. Ancak önemli olan şudur: Eğer bir ay sonra bugünden daha iyi durumdaysak, üç ay sonra daha da ilerideysek ve beş yılın sonunda halkımıza layıkıyla hizmet etmişsek; işte o zaman ‘Helal olsun bize’ diyebiliriz. Bu hedefe birlikte, el birliğiyle ulaşacağız” diyerek sözlerini noktaladı.

 

Muhtarlardan çiçek ve teşekkür

 

Toplantıda söz alan mahalle muhtarları, hem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a hem de Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’a mahallelerin sorunlarına duyarlılıkla yaklaştıkları ve iş birliği içinde çözüm üretmeye yönelik çabaları için teşekkür ettiler. Toplantının kendilerini değerli hissettirdiğini ifade eden muhtarlar, her iki başkana da çiçek takdim etti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Kınay “Hep birlikte el birliğiyle daha güzel bir Karabağlar inşa edeceğiz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kahramankazan geleceğini birlikte inşa etmeye devam ediyor https://kocaelibasin.com.tr/kahramankazan-gelecegini-birlikte-insa-etmeye-devam-ediyor/ Mon, 10 Mar 2025 08:50:16 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kahramankazan-gelecegini-birlikte-insa-etmeye-devam-ediyor/ Kahramankazan geleceğini birlikte inşa etmeye devam ediyor    Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, CHP Milletvekili Adnan Beker ile birlikte Orhaniye Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına katılarak orucunu mahalle sakinleriyle birlikte açtıktan sonra her hafta gerçekleştirdiği mahalle ziyaretleri kapsamında Ciğir Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu.

Kahramankazan geleceğini birlikte inşa etmeye devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kahramankazan geleceğini birlikte inşa etmeye devam ediyor 

 

Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, CHP Milletvekili Adnan Beker ile birlikte Orhaniye Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına katılarak orucunu mahalle sakinleriyle birlikte açtıktan sonra her hafta gerçekleştirdiği mahalle ziyaretleri kapsamında Ciğir Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu.

 

Rahmet, bereket ve birlik ayı Ramazan’da, Orhaniye Mahallesi’nde, iftar sofrasında vatandaşlarla bir araya gelerek mahalle ziyaretlerine devam eden Başkan Çırpanoğlu, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerini yaşadığımız bu mübarek ayda, vatandaşlarla aynı sofrada buluşarak birlik ve beraberliklerini pekiştirdiklerini ifade etti.

 

Sosyal belediyecilik anlayışını benimseyerek, göreve geldiği ilk günden bu yana ilçedeki mahalleleri ziyaret etmeyi ve hemşehrileri ile bir araya gelmeyi önemseyen Başkan Çırpanoğlu gerçekleştirdiği iki mahalle ziyaretinde, vatandaşların yaşadıkları sorunlar hakkında bilgi alarak çözüm üretmek amacıyla mahalle sakinlerinin ihtiyaçları hakkında samimi bir sohbet gerçekleştirildi. Vatandaşların belediye hizmetlerinden beklentilerini ve sorunlarını dinleyen Başkan Çırpanoğlu, mahallelere yapılması planlanan çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

 

Başkan Çırpanoğlu, Sosyal Belediyecilik Anlayışını Mahalle Ziyaretleriyle Güçlendiriyor

 

Sosyal belediyecilik anlayışının yalnızca hizmet sunmakla kalmayıp, vatandaşların görüş ve önerilerini dikkate almak olduğunu her konuşmasında belirten Başkan Çırpanoğlu, vatandaşlarla bir araya gelmenin ve fikir alışverişinde bulunmanın çözüm üretme noktasında önemli olduğuna vurgu yaptı.

 

Gerçekleştirdiği mahalle ziyaretlerinin vatandaşlarla güçlü ve verimli bir iletişim ortamı sağladığını ifade eden Başkan Çırpanoğlu, Kahramankazan’ın geleceğini ilçe sakinleriyle birlikte inşa etmek amacıyla mahalle buluşmalarına devam edeceğini belirtti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kahramankazan geleceğini birlikte inşa etmeye devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ahşapla sürdürülebilir bir gelecek inşa edebiliriz https://kocaelibasin.com.tr/ahsapla-surdurulebilir-bir-gelecek-insa-edebiliriz/ Thu, 06 Mar 2025 11:20:06 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ahsapla-surdurulebilir-bir-gelecek-insa-edebiliriz/ Yıllık 4,5 milyar dolar ihracat ve 3,5 milyar dolar dış ticaret fazlası veren Türk mobilya sektörü ahşapla sürdürülebilir gelecek mümkün mesajı verdi.

Ahşapla sürdürülebilir bir gelecek inşa edebiliriz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yıllık 4,5 milyar dolar ihracat ve 3,5 milyar dolar dış ticaret fazlası veren Türk mobilya sektörü ahşapla sürdürülebilir gelecek mümkün mesajı verdi. Türk mobilya sektörü, yapılarda ve yapıların içinde yer alan mobilya üretiminde ahşap kullanımının sürdürübelirlik yarınların anahtarı olacağına inanıyor.

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi iş birliğinde, Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlenen “Ahşap ile Sürdürülebilir Yarınlar” panelinde, mobilya sektöründe sürdürülebilir üretim, döngüsel ekonomi, tasarım ve markalaşmanın rekabet gücünü artırmadaki önemi vurgulandı.

“Ahşap İle Sürdürülebilir Yarınlar” panelinde, Ege İhracatçı Birlikleri Basın Müşaviri Murat Demircan’ın moderatörlüğünde, EMKOÜİB Mobilya Komitesi Başkanı A. Müjdat Kemer, BASİFED Yönetim Kurulu Başaknı Mimar Semiha Güneş, İç Mimarlar Odası İzmir Şubesi YK Başkanı Burcu Yazgan Parlak ve EMKOÜİB Başkanı Ali Fuat Gürle konuşmacı olarak katıldı.

Gürle: “Yonga levha üretiminde dünya ikincisiyiz” 

Panelin açılış konuşmasını yapan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, mobilya sektörünün Türkiye’deki tarihini aktardı. Türkiye’de ilk mobilya fabrikasının 1882 yılında kendiside bir marangoz olan II. Abdülhamit tarafından İstanbul’da Yıldız Sarayı’nda kurulduğunu paylaşan Gürle, 1935 yılında Kelebek Kontraplak Fabrikasının kurulduğunu, 1970 yılında yonga levha üretiminin başladığını, 1982 yılında Ordu’da MDF fabrikasının kurulmasıyla Türkiye’nin MDF üretiminde Çin ile rekabet ettiğini söyledi. Gürle, “Ülkemiz yonga levha üretiminde Çin’den sonra ikinci sırada. 12 milyon metreküp üretimiz var. Bugün 45 bin üreticimiz var 600 bin kişi bu işten karnını doyuruyor. 6 yılda yaptığımız çalışmalarda 14’üncü sıradan dünyada 8’inci sıraya yükseldik. Mobilya ustalık isteyen bir iş. Ustalık isteyen sanattır. Bilgisayar kontrollü makinaların devreye girmesi ile mobilya ustalıktan çıkmıştır” dedi. 

Marka yaratmak kumbaraya para atmak gibi 

Dünyada 500 milyar dolar civarında mobilya pastası olduğunu ve Çin’in yüzde 36 pay aldığını belirten Ali Fuat Gürle, “Çin, Vietnam, Polonya ve Meksika’nın dünya mobilya ihracatının yüzde 52’sine sahip. Türkiye yüzde 1 gibi pay alıyor. Bizi bekleyen en büyük sıkıntı 2 yıldan beri kurların düşük olmasıdır. Türkiye genelinde ihracatta 27 sektör var, hizmetle birlikte 28. 27 sektörde en büyük sorun kurları düşük seyretmesidir. Polonya’da fuar ziyaret yaptık. Endüstriyel anlamda bizden çok ilerideler. Rekabet şansımız çok az. Marka olmak çok önemli. İtalya ülkenin kendisi bir marka, Almanya’da öyle. Tasarım, marka, markalaşma ve inovasyon sektör için çok önemli. Ülkemizin geçen yıl ihracatının toplam kilogram fiyatı 1,5 dolar. Mobilyada bu 2,8 dolar. İtalya’da kilogram fiyatı 8 Euro. Marka yaratmak kumbaraya para atmak gibidir. Sabır gerekir” ifadelerini kullandı.

İşbırakmaz: “İhracatımızı 20-21 milyar dolara çıkarmak için çalışıyoruz”

Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz ise; EİB bünyesinde 12 ihracatçı birliği bulunduğunu, 2024 yılında 18,4 milyar dolar ihracat yaptıklarını, bu rakamı 20-21 milyar dolara çıkarmak için Fuarlar, URGE Projeleri, TURQUALITY Projeleri, Sektörel Ticaret Heyetleri ve Alım Heyetleri organize ettiklerini, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin 12 birlik içinde en yoğun etkinlik yapan birliklerden biri olduğunu, üniversitelerle iş birliklerini çok önemsediklerini, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’yle de yoğun ilişkiler içinde olduklarını ifade etti.

Konukçu: “Öğrencilerimiz mezun olmadan işbaşı yapıyor”

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin 2010 yılında kurulmuş bir devlet üniversitesi olduğu bilgisini veren İKÇÜ Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Arif Çağlar Konukçu, Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün 2018 yılında, Orman Mühendisliği Bölümü’nün de, 2020 yılında öğrenci almaya başladığını, yüksek lisans ve doktora programlarıyla eğitim verdiklerini dile getirdi.

Türkiye’de 12 orman fakültesi arasında en çok tercih edilenlerden biri olduklarını vurgulayan Konukçu, “Öğrencilerimiz 8 dönem eğitimlerinin 1 dönemini işletmelerde alıyorlar. Staj yaptıkları yerlerde çoğunlukla işbaşı yapıyorlar ve mezuniyet törenine işleri hazır geliyorlar. Sanayici ve ihracatçı firmalarla iş birliğimizi artırmak istiyoruz” diye konuştu.

Kemer; “En yalın şekilde üretim yapmalıyız”

Sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekerek tasarımların mümkün olduğu kadar az malzeme, demonte ve tamir edilebilir olması gerektiğini ifade eden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı A. Müjdat Kemer, “Bizde mobilyanın ömrü ortalama 7 yıl. Bu süre çok kısa ve emisyon salınımı konusunda sıkıntılı bir süre. Bu ömrü zamansız hâle getirmek çok uzun süre kullanılacak mobilyalar yapmalıyız. Bu konu tasarım noktasında modüler demonte veminimalist bir bakışla ambalaj dahil bertaraf aşamasının da tasarlanmasını gerektiriyor. Hepimizin sonu en yalın şekilde üretim yapmak. Bu nedenle mobilyalarin uzun ömürlü olması gerekiyor. Ürünlerini geri alarak tamir ediyor veya başka türlü değerlendiriyor. Tüm firmaların bunu yapması gerekiyor. Avrupa için üretim yapmak istiyorsak AB kurallarına uymak zorundayız. AB 2050 yılı için nötr kıta hedefini koymuştur. Bu 2050 de her üretimin döngüsel yöntemle üretimini ve yeni kaynak kullanmamayı gerektiriyor” diye konuştu.

Yapılarda ahşap tercih etmeliyiz

Yapılarda beton veya çelik yerine ahşabın daha fazla tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan BASİFED Başkanı Semiha Güneş, “Çok zarar veren malzemelerle inşaat yapmaya devam ediyoruz. Yenilebilir ve sürdürülebilir malzemelerle bu işi yapmalıyız. Orta Çağ’da kiliselerle, Selçuklular’da camilerde ahşap kullanıldığını görüyoruz. Osmanlı’da çok güzel kasırlar, yalılar, camiler var. Günümüzde genelde cam, beton, çelik binalara dönmeye başladık. Cam İzmirle uyumlu değil. Çelik işlenip getirmesi zor bir malzeme. Japonya ve İskindinav ülkelerinde geleneksel bir mimaride yapılıyor. Norveç’te 18 katlı ahşap bina yapılıyor. Ahşaptan köprü yapılıyor, kilise, müze yapılıyor. İspanya’da dünyanın en büyük ahşap binası var ve turistik özelliği sahip. Japonya’da 100 metre yüksek ahşap yapılar yapılıyor. Günümüzde elzem olan bir malzeme çünkü kendisini yenileyen tek malzeme ahşaptır. Kesilen ağacın yerine diktikçe ormanlar büyüyor. Ahşabın geri dönüşümü olmasıyla birlikte müthiş bir malzeme. Avantajı ve dezavantajı var. Hafif malzeme taşınması kolay, doğal izolasyon sağlıyor. Esnek tasarım olanakları var. Çelik gibi dayanıklı. Aynı zamanda psikolojik etkisi var. İçerde temiz hava sağlıyor. Karbon ayak izinin yok edicisidir. Yangında ilk önce ahşaplar yanar diye bir yanlış algı var. Biz yapay malzemeden kaçmalıyız. Depreme daha dayanıklı, yapılarda ahşap teşvik edilmeli. Beton ve çeliğin yerini almalı” diye belirtti.

Kendi tasarımlarımızı anlatmalıyız 

İçmimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı Burcu Yazgan Parlak ise, “Ahşabı yapısal ve hareketli malzemeler olarak düşünebiliriz. Ahşap iç mimarlar olarak yapısal anlamda öncelediğimiz bir konu. Mevcut yapıda restorasyon yapacaksak ahşaptan çok büyük destek alıyoruz. Ahşabın sürdürülebilirliğini konusunda New Europan Bauhaus çok önemli. Burada Avrupa’nın öngördüğü ve tasarımcılara önerdiği çalışmalarda ahşap ön planda. Ahşabın kullanımını iç mimarlar olarak öncülüyoruz. Görsel olarak değil ama bu süreçte bize gelecek olan birtakım zorlamalar olacak sürdürülebilirlik için. Zorunlu kalacağımız durumlarda ahşap en önde gelecek. İşlerimizi birlik olarak tanıtmalıyız ve kamu ile daha sık iş birlikleri yapmalıyız. Kendi tasarımlarımızla kendi bölgemizi anlatan etkinlikler yapmalıyız” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ahşapla sürdürülebilir bir gelecek inşa edebiliriz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar’da “Geleceği İnşa Ediyoruz” Paneli Gerçekleşti https://kocaelibasin.com.tr/uskudarda-gelecegi-insa-ediyoruz-paneli-gerceklesti/ Thu, 06 Feb 2025 19:00:10 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uskudarda-gelecegi-insa-ediyoruz-paneli-gerceklesti/ Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş: “Afet konusunda herkesin yapabilecekleri, kabiliyetleri var.

Üsküdar’da “Geleceği İnşa Ediyoruz” Paneli Gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş: “Afet konusunda herkesin yapabilecekleri, kabiliyetleri var. Biz belediye olarak insan gücüne sahibiz ama; bu işin planlanması ve tek bir yerden komutun gelmesi noktasında da gerekli kurumların devrede olması ve bir sıkıntı hissetmeden birbirimizle çalışmamız lazım”

 

Üsküdar’da, olası depremlere karşı alınan önlemler ve hazırlık çalışmalarının ele alındığı “Geleceği İnşa Ediyoruz” paneli gerçekleştirildi. 

 

Üsküdar Belediyesi Nikah Sarayı’nda düzenlenen panele, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın yanı sıra, Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Burak Çatlıoğlu, Doç. Dr. Savat Karabulut, KENTAŞ Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu da katıldı.

 

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve büyük yıkıma neden olan depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelde deprem riskleri, erken uyarı sistemleri ve afet yönetimi konuları masaya yatırıldı.

 

“İBB’nin kriz yönetimindeki gücünü bir kez daha gördük”

 

Panelde konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Hatları Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, 6 Şubat depreminde yürüttükleri çalışmaları aktararak, “Depremin hemen ardından, 24 saat içinde Şehir Hatları’na bağlı bir gemiyi revir, kreş alanı, aşevi ve yıkanma alanlarını içeren bir ‘Yaşam gemisine’ dönüştürdük. Bu süreçte İBB’nin kriz yönetimindeki gücünü bir kez daha gördük.” dedi.

 

Afet yönetiminde koordinasyonun önemine dikkati çeken Dedetaş, “Afet konusunda herkesin yapabilecekleri, kabiliyetleri var. Biz belediye olarak insan gücüne sahibiz ama; bu işin planlanması ve tek bir yerden komutun gelmesi noktasında da gerekli kurumların devrede olması ve bir sıkıntı hissetmeden birbirimizle çalışmamız lazım.’’ ifadelerini kullandı.

 

“Hızlı tarama üzerinden 2 bin 925 başvuru aldık”

 

Kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Dedetaş, ‘Üsküdar Yenileniyor’ platformunun hızla hayata geçirdiklerini söyleyerek, “Farklı farklı imar durumlarımız var. Uzlaşmayı sağlayacak mekanizmaları oluşturmamız gerektiğini gördük, hızlı bir şekilde İstanbul Yenileniyor platformunun Üsküdar ayağını gerçekleştirdik. Maksat şuydu; riskli yapı tespit edilen binalara İBB hibe desteği veriyor. Bu hibe desteğinden faydalanabilmek için hızlı tarama ekiplerini kurduk. Hızlı tarama ekibi kuran ilk ilçeyiz. Hızlı tarama üzerinden 2 bin 925 başvuru aldık, yaklaşık 300 tanesinde de hızlı tarama işlemi gerçekleştirdik.’’ şeklinde konuştu.

 

Panelde, Doç. Dr. Savat Karabulut, beklenen İstanbul depremine ilişkin bilimsel değerlendirmelerde bulunurken, Dr. Süleyman Tunç ise Marmara Bölgesi Deprem Erken Uyarı Sistemleri üzerine yapılan çalışmaları aktardı. 

 

KENTAŞ Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu da “Üsküdar Afete Nasıl Hazırlanıyor?” başlıklı sunumuyla ilçede yürütülen afet yönetimi projelerini paylaştı.

 

Depremin yıkıcı etkilerini hatırlatan sinevizyon gösterimi, salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu.

 

Panel, katılımcıların uzmanlara yönelttiği soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümü ile devam etti. İstanbul’un depreme hazırlık süreci, mevcut çalışmalar ve risklerin nasıl en aza indirilebileceği konularında detaylı bilgiler de paylaşıldı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üsküdar’da “Geleceği İnşa Ediyoruz” Paneli Gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Doç. Dr. İbrahim Arslan: “Gazze’nin yeniden inşa süreci yıllar sürebilir” https://kocaelibasin.com.tr/doc-dr-ibrahim-arslan-gazzenin-yeniden-insa-sureci-yillar-surebilir/ Mon, 20 Jan 2025 11:30:05 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/doc-dr-ibrahim-arslan-gazzenin-yeniden-insa-sureci-yillar-surebilir/ Ateşkese varan süreci değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç.

Doç. Dr. İbrahim Arslan: “Gazze’nin yeniden inşa süreci yıllar sürebilir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ateşkese varan süreci değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Geriye kalan rehinelerin serbest bırakılması, İsrail birliklerinin tamamen geri çekilmesi ve ‘sürdürülebilir barışın yeniden tesis edilmesi’ anlamına gelen ikinci aşamaya ilişkin müzakereler, 16. günde başlayacak. Üçüncü ve son aşama ise, Gazze’nin yeniden inşasını ve kalan rehinelerin cesetlerinin iadesini içermektedir. Yeniden inşa süreci yıllar sürebilir.” dedi.

Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Türkiye’nin; ateşkesin bir ve ikinci aşamasından ziyade üçüncü aşamasında yani Gazze’nin yeniden inşasında sorumluluk üstlenmesi beklenebilir.” dedi.

İsrail ile HAMAS, Gazze savaşının başlamasından 15 ay sonra ateşkes üzerinde anlaştı. Üsküdar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. İbrahim Arslan, ateşkese varan süreci değerlendirdi.

46 bin 800’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi

HAMAS’ın, genelde 75 yıldır, Gazze’de ise İsrail’in uyguladığı ablukadan kaynaklı son 17 yıldır, Filistinlilerin içinde bulundukları zor koşulları, güçlükleri, İsrail’in aşağılamalarını göz önünde bulundurarak; Filistin sorununu tekrar dünya gündemine taşıma iddiasıyla, 7 Ekim 2023’te, İsrail’e karşı Aksa Tufanı olarak adlandırdığı bir operasyon gerçekleştirdiğini anlatan Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Bu operasyonda, yaklaşık bin 200 kişi hayatını kaybetti, 251 kişi de HAMAS tarafından rehine olarak alındı. İsrail, Aksa Tufanı operasyonuna önce hava bombardımanıyla karşılık verdi, ardından, 27 Ekim’den itibaren, Gazze’ye yönelik karadan geniş çaplı işgal başladı. HAMAS ise İsrail’in saldırılarına, Gazze’den fırlattığı roketlerle karşılık verdi. HAMAS, Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in karadan ve havadan gerçekleştirdiği saldırılarda, bugüne kadar 46 bin 800’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi.” dedi.

Joe Biden, ateşkesin sağlanması ve rehinelerin takasını öngören üç aşamalı bir plan önermişti

Taraflar arasındaki çatışmaların durdurulması ve ateşkesin sağlanması amacıyla, 21 Kasım 2023’te, ABD, Mısır ve Katar’ın katılımıyla bir girişim başlatıldığını hatırlatan Doç. Dr. İbrahim Arslan, şöyle devam etti:

“Bu girişim sonrasında sağlanan ve bir hafta süren ateşkeste, HAMAS 105 rehineyi bıraktı. Bunun karşılığında İsrail, hapishanelerinde tuttuğu 240 Filistinliyi salıverdi. Taraflar daha sonra, ateşkesi ihlal ettiklerine dair karşılıklı olarak birbirlerini suçladılar ve bu girişim daha ileriye taşınamadı. Süreç içinde, ABD Devlet Başkanı Joe Biden, 31 Mayıs 2024’te, ateşkesin sağlanması ve rehinelerin takasını öngören üç aşamalı bir plan önerdi. BM Güvenlik Konseyi, 10 Haziran 2024’te aldığı kararla Biden’ın planını destekledi. Ateşkesin sağlanacağına dair umutların arttığı bu ortamda, 31 Temmuz 2024’te, HAMAS’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin İsrail’in gerçekleştirdiği bir suikastla Tahran’da öldürülmesi üzerine, görüşmeler askıya alındı. Bu olayın akabinde, 17 Ekim 2024’te, Hamas lideri Yahya Sinwar da öldürüldü.”

Anlaşma 19 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girdi

Karşılıklı güvensizliğin en üst düzeye çıktığı bir dönemde, ABD’nin seçilmiş Başkanı Donald Trump’ın, 2 Aralık 2024’te yaptığı bir açıklama ile bir anda dikkatleri üzerinde topladığını kaydeden Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Trump, göreve başlayacağı 20 Ocak 2025’e kadar taraflar arasında anlaşma olmaz ise Ortadoğu’da cehennemi yaşatacağını ifade etti. Trump’ın açıklamasından 42 gün sonra, 13 Ocak 2025’te, Biden ve İsrail Başbakanı Netanyahu arasındaki telefon görüşmesi sonrasında, ABD Dışişleri Bakanı Blinken anlaşmaya çok yakın olunduğunu duyurdu. Devamında, HAMAS ve İsrail arasında ateşkese yönelik anlaşma konusunda uzlaşma sağlandığı, 15 Ocak 2025’te, Katar Başbakanı Mohammed bin Abdulrahman Al Thani ve ABD Başkanı Joe Biden tarafından dünya kamuoyuna açıklandı. İsrail kabinesi, iki gün sonra anlaşmayı onayladı. Saatler süren görüşmelerde, İsrail kabinesindeki iki aşırı sağcı bakan anlaşmaya olumsuz oy verdi. Kabinenin onayının ardından anlaşma, 19 Ocak saat 08:30’dan itibaren yürürlüğe girdi.” diye anlattı.

Altı hafta sürecek ilk aşamada neler olacak?

İsrail ve HAMAS arasında imzalanan anlaşmanın üç aşamadan oluştuğunu dile getiren Doç. Dr. İbrahim Arslan, şunları kaydetti:

“Altı hafta sürecek ilk aşamada; HAMAS tarafından Gazze’de tutulan 33 İsrailli rehine karşılığında, bin 167’si 7 Ekim 2023’ten sonra tutuklanan bin 900’den fazla Filistinli serbest bırakılacak. Anlaşmanın 7. gününde, toplam 7 İsrailli esirin serbest bırakılmasının ardından İsrail ordusu, Gazze’den çekilmeye başlayacak ve kuzey Gazze sakinleri evlerine dönebilecek. İlave olarak, Gazze Şeridi’nin kuzeyine ulaşacak 50 yakıt kamyonu da dahil olmak üzere Gazze’ye günde 600 kamyon insani yardım girişi mümkün olacak.

Geriye kalan rehinelerin serbest bırakılması, İsrail birliklerinin tamamen geri çekilmesi ve ‘sürdürülebilir barışın yeniden tesis edilmesi’ anlamına gelen ikinci aşamaya ilişkin müzakereler, 16. günde başlayacak. Üçüncü ve son aşama ise, Gazze’nin yeniden inşasını ve kalan rehinelerin cesetlerinin iadesini içermektedir. Yeniden inşa süreci yıllar sürebilir.”

Trump’ın ‘rehine anlaşması sağlandı’ mesajı anlaşmaya verilen önemi gösteriyor

İlk aşamada; serbest bırakılacak rehineler arasında sivil kadınlar, kadın askerler, çocuklar, yaşlılar, hasta ve yaralı sivillerin yer almasının beklendiğini de belirten Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Biden, ateşkes planının kesin hatlarını Mayıs 2024’te paylaştığını ve ardından BM Güvenlik Konseyi tarafından oybirliğiyle kabul edildiğini hatırlatarak, adeta kendisinin süreçteki önemini vurguladı. Ayrıca, 20 Ocak 2025’te göreve başlayacak seçilmiş ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘rehine anlaşması sağlandı’ ifadesiyle anlaşmayı sosyal medya hesabından duyurması, anlaşmaya verilen önemi göstermektedir.” şeklinde konuştu.

Ortadoğu’da yeni bir dönem başlıyor

İsrail ve HAMAS temsilcilerinin, Paris, Kahire ve Doha’da üçüncü taraflar aracılığıyla müzakereleri yürüttüklerini ve müzakerelerde ABD, Katar ve Mısırlı diplomatların arabuluculuk yaptıklarını anlatan Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Bu gelişmeler, anlaşma sürecinde İsrail’le tam bir uyum içinde hareket eden ABD’nin etkili olduğunu göstermektedir. Anlaşmanın hemen öncesinde, 8 Aralık 2024’te, Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi, Rusya’nın Ukrayna karşısında sürdürmekte olduğu savaşı sonlandıramaması, HAMAS’ın yanı sıra Hizbullah’ın da etkisiz hale getirilmesi ile İran’ın bölgedeki etkisinin ortadan kaldırılmasının aynı döneme denk gelmesi tesadüf olarak görülemez.  Bu durum, Aksa Tufanı öncesine göre İsrail’in bölgedeki güvenliğinin daha güçlü biçimde sağlandığı, Ortadoğu’da yeni bir dönemin başladığının habercisi olarak değerlendirilebilir.” dedi.

Gazze’de kalıcı barışın sağlanması mümkün mü?

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Aksa Tufanı’nın hemen sonrasında, amaçlarının ‘Hamas’ı yok etmek’ olduğunu ve bunu elde edene kadar savaşa devam edeceklerini açıkladığını belirten Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Bugüne kadar bu tutumlarında herhangi bir değişikliğe tanık olunmadı. İsrail; ambulans, hastane, okul, ibadet yeri, kadın, çocuk, basın görevlisi ayrımı göstermeksizin uyguladığı şiddetle, defalarca uluslararası hukuku ihlal ettiği gibi Filistinlilerle aralarındaki düşmanlığı daha da derinleştirdi. Ateşkes sürecinde yaşanabilecek aksamalar, Trump’tan destek bulması halinde, İsrail’in, şimdiye kadar uyguladığı şiddete kaldığı yerden devam edebileceğini göstermektedir.” ifadesinde bulundu.

Yaşanan son gelişmeler, anlaşmanın sürdürülebilirliği konusunda endişe verici

Ateşkesin oylandığı kabine toplantısında karşı oy veren aşırı sağcı İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in, protesto amacıyla istifa edeceğini duyurduğunun bilindiğini de söyleyen Doç. Dr. İbrahim Arslan, şöyle devam etti:

“Anlaşmaya başından bu yana karşı bir diğer isim Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’dir. Maliye Bakanı, ilk aşama sonunda Gazze savaşı yeniden başlamazsa istifa edeceğini açıkladı. Bu bakanlar, hükümeti ‘şeytanla’ anlaşma yapmakla suçluyorlar ve henüz HAMAS’ın yok edilmesi amacına ulaşılamadığını savunuyorlar. İsrail, HAMAS’ın bırakılacak rehinelerin listesini paylaşmadığı gerekçesiyle, 19 Ocak sabahı, ateşkesin başlama saatine dakikalar kala, Filistin’e saldırı düzenledi. Devamında, HAMAS’ın rehinelerin isimlerini yayınlamasının ardından, saat 12.15 itibarıyla ateşkes başladı. Bakanların açıklamaları ve yaşanan son gelişme, anlaşmanın sürdürülebilirliği konusunda bizleri endişeye sevk etmektedir.”

Ateşkes sürecinde Türkiye’nin rolü ne olabilir?

Ateşkesin sağlanması sürecinde ABD, Mısır ve Katar’ın etkili olduklarının bilindiğini kaydeden Doç. Dr. İbrahim Arslan, şunları ifade etti:

“Bu kapsamda Türkiye’nin; ateşkesin bir ve ikinci aşamasından ziyade üçüncü aşamasında yani Gazze’nin yeniden inşasında sorumluluk üstlenmesi beklenebilir. Bununla birlikte Türkiye, İsrail’in varlığının tanınmasına ilişkin olarak, Filistinlileri iknaya yönelik çaba sarf etmelidir. Bu husus, güç olmakla birlikte, bölgede kalıcı barışın tesisine ve İran’ın etkisinin azaltılmasına zemin oluşturur. Gelişmeler, barışın sürdürülebilmesi halinde, İsrail’in Körfez ülkeleriyle imzaladığı 2020 tarihli İbrahim Anlaşmalarının yeniden canlanacağını ve genişleyeceğini göstermektedir. Bu ortamda Türkiye’nin Irak, Suriye, İsrail, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman, Katar ve Filistin’le bölgesel bir anlaşma ya da ‘Ortadoğu Barış ve İstikrar Paktı’ benzeri bir paktın kurulmasını önermesinin uygun olabileceğini düşünüyorum.”

Gelişmelere bütüncül bakmak gerekiyor

Bu girişimin, bölge ülkelerinin tamamına açık olması gerektiğini de ifade eden Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Rusya ve İran’ın 17 Ocak 2025’te stratejik ortaklık anlaşması imzaladığı, bu ortaklığın bölgede yeni gruplanmalara neden olabileceği unutulmamalıdır. Türkiye, önereceği bu paktla, bölge ülkelerinin barış içinde birlikte yaşamalarına olanak sağlayacak ortamın şekillenmesine önemli katkı sunmuş olur. İlave olarak, Eylül 2023 tarihli G20 Yeni Delhi Zirvesi sonrasında Hindistan’ın Çin karşısında üretim üssü olarak konumlandırılması ile gündeme gelen Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Koridoru (IMEC) ile Türkiye’nin Kalkınma Yolu projesi bölgemizde barış ve istikrarı zorunlu kılmaktadır. Her iki proje, Süveyş Kanalı güzergahına alternatif sunmaktadır. Gelişmelere bütüncül bakmak gerekmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Doç. Dr. İbrahim Arslan: “Gazze’nin yeniden inşa süreci yıllar sürebilir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Başkan Altay: “Yeniden İnşa Ettiğimiz Yaşar Doğu Yaya Üst Geçidi Hayırlı Olsun” https://kocaelibasin.com.tr/baskan-altay-yeniden-insa-ettigimiz-yasar-dogu-yaya-ust-gecidi-hayirli-olsun/ Thu, 19 Dec 2024 11:49:53 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/baskan-altay-yeniden-insa-ettigimiz-yasar-dogu-yaya-ust-gecidi-hayirli-olsun/ Konya Büyükşehir Belediyesi, Adana Çevre Yolu üzerinde bulunan ve metal bir platform taşıyan TIR’ın çarpması sonucu yıkılan Yaşar Doğu Yaya Üst Geçidi’nin yeniden inşa ederek hizmete sundu.

Başkan Altay: “Yeniden İnşa Ettiğimiz Yaşar Doğu Yaya Üst Geçidi Hayırlı Olsun” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Konya Büyükşehir Belediyesi, Adana Çevre Yolu üzerinde bulunan ve metal bir platform taşıyan TIR’ın çarpması sonucu yıkılan Yaşar Doğu Yaya Üst Geçidi’nin yeniden inşa ederek hizmete sundu.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Konya Modeli Belediyecilik” anlayışıyla Konya’nın her köşesinde vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek ve daha yaşanabilir bir şehir oluşturmak adına gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini söyledi. 

Konya’dan ulaşım kalitesinin yükselmesi için köprülü kavşaklar, yeni caddeler, yaya üst geçitleri ve cadde düzenlemeleri yaparken bir taraftan da mevcut yaya üst geçitlerini yenilediklerini kaydeden Başkan Altay, “Geçtiğimiz yıl Adana Çevre Yolu üzerinde bulunan Yaşar Doğu Üst Geçidi metal bir platform taşıyan TIR’ın çarpması sonucu ağır hasar almıştı. Üst geçidi yeniden yapmak için yürüttüğümüz çalışmaları tamamlayarak yeni yaya üst geçidini hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Modern tasarımı ve engelli dostu yapısıyla yaklaşık 20 milyon liraya mal olan yaya üst geçidinin şehrimiz için hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Altay: “Yeniden İnşa Ettiğimiz Yaşar Doğu Yaya Üst Geçidi Hayırlı Olsun” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Laik ve bütünleşmiş bir Suriye inşa edilmeli! https://kocaelibasin.com.tr/laik-ve-butunlesmis-bir-suriye-insa-edilmeli/ Wed, 11 Dec 2024 09:09:57 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/laik-ve-butunlesmis-bir-suriye-insa-edilmeli/ Doç.

Laik ve bütünleşmiş bir Suriye inşa edilmeli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Suriye’de kurulacak hükümet, Suriye’nin bütünlüğünü esas almalı, ülke federal ya da konfederal bir yapıya dönüşmemelidir. Suriye’nin yeni anayasası insan haklarına güçlü vurguda bulunan, laik ve bütünlüğü korunmuş bir Suriye’yi inşa etmeye yönelik olmalıdır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. İbrahim Arslan, Suriye’de yeni dönemi değerlendirdi.

Esad rejimi 12 günde nasıl devrildi?

Doç. Dr. İbrahim Arslan, Astana süreci kapsamında Suriye’deki çatışmasızlık bölgelerinden bir olan İdlib’de yönetimi elinde bulunduran Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ); Türkiye’nin kontrolündeki Suriye Milli Ordusu’nun bir kısım unsurlarıyla, 27 Kasım 2024’te başlattığı harekâtın, 12 gün sonra, 8 Aralık 2024’te, Şam’ın ele geçirilmesi ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesiyle başarılı biçimde sona erdiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Suriye’de yaşananları Ortadoğu’daki diğer gelişmeler ve Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte değerlendirmemiz gerekmektedir. Bilindiği üzere, HAMAS’ın 7 Ekim 2023’te başlattığı Aksa Tufanı operasyonunun hemen sonrasında, İsrail’in HAMAS’a ve Gazze’deki Filistinlilere karşı bir yılı aşkın süredir devam eden saldırılarına HAMAS artık etkili cevap veremez hale geldi. HAMAS’ın kontrolünü kaybetmesi üzerine İsrail, vakit geçirmeksizin, İran’ın en önemli destekçilerinden olan Lübnan’daki Hizbullah’a karşı saldırı başlattı. Hizbullah’ın komuta yapısını hedef alan İsrail saldırıları, burada da başarılı oldu. Rusya’nın; batılı ülkelerin Ukrayna’ya yoğun desteği nedeniyle, Ukrayna karşısında bir türlü sonlandıramadığı savaş, Rusya’yı Suriye cephesinde güç azaltmaya mecbur bıraktı. Bu gelişmelerden dolayı İran ve Rusya’dan yeterli desteği alamayan Esad rejiminin; Halep’teki güçlerini geri çekerek şehrin yönetimini PKK’nın parça yapısı olan PYD/YPG’ye bırakması üzerine HTŞ, harekete geçmenin zamanının geldiğini düşünerek, ileri harekata başladı ve 12 gün içinde Esad rejimi devrildi.”

Arap rejimleri güçlerini halkların almıyordu… 

I. Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu’da kurulan Arap rejimlerinin güçlerini halklarından almadıklarını, mevcudiyetlerini sürdürebilmek için dış desteğe ihtiyaç duyduklarını kaydeden Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Suriye’deki Esad rejimini destekleyen dış güçler günümüzde Rusya ve İran’dı. İran, Suriye ile mezhep birlikteliğine dayalı bir ilişki geliştirirken, Rusya, Esad’ın iktidarını sürdürmesi karşılığında Suriye topraklarında Hmeymim’deki hava üssü ve Tartus’taki deniz üssüyle Doğu Akdeniz’de varlık gösterebiliyordu.” dedi.

Esad, Rusya ve İran’ın içinde bulunduğu durumu değerlendiremedi

Türkiye’nin son dönemde muhaliflerle müzakere masasına oturmaya yönelik çağrılarının, Esad yönetiminde karşılık bulmadığını da ifade eden Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Bu noktada Esad’ın, Rusya ve İran’ın içinde bulunduğu durumu tam olarak değerlendiremediğini, ne olursa olsun bu iki ülkenin kendisini koşulsuz olarak desteklemeye devam edeceğine ilişkin inancını koruduğunu, görüyoruz. HTŞ’nin 12 gün süren harekâtı esnasında dikkat çeken bazı gelişmelere tanık olduk. ABD, gelişmeleri izlediği yönünde açıklamalar yaparken harekatın durdurulmasına yönelik herhangi bir girişimde bulunmadı. İsrail, HTŞ’nin ilerleyişini adeta kolaylaştıracak biçimde Esad rejimine ait askeri üslere hava saldırılarında bulundu. Irak, Suriye sınırını kapattığını açıkladı. Böylece Esad rejimini desteklemek üzere Irak üzerinden Suriye’ye gelebilecek İran’a ait unsurlara karşı tutum geliştirdi. Türkiye, olayları yakından izlediğini ve başkentlerle görüşmeleri sürdürdüğünü açıkladı.” diye konuştu.

HTŞ, sivillere zarar vermeme konusunda çok dikkatli…

Bu gelişmelerin, HTŞ’nin harekatının anlık olarak planlanmadığını, öncesinde, en azından ABD- Türkiye ve muhtemelen ABD-Rusya arasında bir görüşme trafiğinin gerçekleştiğini, Esad rejiminin içinde bulunduğu durumla ilgili istihbarat alışverişinin gerçekleşmiş olduğu izlenimini verdiğini de anlatan Doç. Dr. İbrahim Arslan, “HTŞ, ileri harekâtı esnasında sivillere zarar vermeme konusunda çok dikkatli davranmakta, sürekli olarak, Suriye’nin geleceğinin, Suriye halkını oluşturan tüm inanç ve ırktan Suriyelilerce birlikte inşa edileceğine vurgu yapmaktadır. İlave olarak, beş farklı gruptan oluşmasına rağmen, bu grupların koordineli ve disiplinli hareket etmeleri, kullandıkları silahlar ve yöntemler, HTŞ’nin askeri olarak bir devlet aklıyla yönlendirildiğini ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.

HTŞ’nin en önemli sorunu uluslararası toplum tarafından terörist bir örgüt olarak görülmesi…

“Esad rejiminin Başbakanı Muhammed Gazi el-Celali’nin HTŞ unsurlarınca konutundan alınması esnasında Başbakana karşı son derece saygılı davranılmasını, Başbakanın halkın seçeceği bir yönetime görevini devretmeye hazır olduğunu ifade etmesini ve yeni hükümetin kurulmasına yönelik olarak çalışmalarını sürdürdüğünü açıklamasını, HTŞ’nin uluslararası tanınırlığına yardımcı olacak izlenimler olarak okuyabiliriz.” diyen Doç. Dr. İbrahim Arslan, sözlerine şöyle devam etti:

“HTŞ önderliğinde kurulacak yeni yönetimde çoğunluk HTŞ unsurlarından olmakla birlikte, Suriye halkını oluşturan azınlıkların temsilcileri de hükümette yer alacak gibi görünmektedir. HTŞ’nin en önemli sorunu uluslararası toplum tarafından terörist bir örgüt olarak görülmesidir. HTŞ, bu yargının kırılmasını sağlamaya yönelik adımlar atmaktadır. Esad’ın ülkeden ayrılması ve halen bulunduğu Rusya’da sürgünde bir hükümet kurmaya yönelik herhangi bir iddiada ya da girişimde bulunmaması, sahadaki durumu kabul ettiğini göstermektedir. Bu noktadan hareketle, HTŞ’yi artık muhalifler olarak isimlendirmek uygun değildir, zira an itibariyle Suriye’de iktidarını sürdüren başka bir irade bulunmamaktadır.”

Yeni anayasa insan haklarına güçlü vurguda bulunmalı

Suriye’de kurulacak hükümete ilişkin değerlendirmede de bulunan Doç. Dr. İbrahim Arslan, şöyle dedi:

“Suriye’de kurulacak hükümet, Suriye’nin bütünlüğünü esas almalı, ülke federal ya da konfederal bir yapıya dönüşmemelidir. Bilindiği üzere Irak, anayasa ile üç parçalı bir yapıya dönüştü. Bu durum, merkezi hükümetin gücünü zayıflatmaktadır. Din ve/veya mezhep farklılığı ya da ırksal farklılıklar, demokrasi kültürünün yeterince içselleştirilmediği Ortadoğu’da merkezi otoriteyi zayıflatan bir yönetimin tercih edilmemesini gerektirmektedir. Suriye’nin yeni anayasası insan haklarına güçlü vurguda bulunan, laik ve bütünlüğü korunmuş bir Suriye’yi inşa etmeye yönelik olmalıdır. Biraz evvel ifade ettiğim farklılıklar, maalesef, Ortadoğu’da aynı coğrafyada yaşayan halkların uluslaşmasını güçleştirmekte, yönetimi ele geçiren unsur, karşıt olarak gördüğü unsur ya da unsurlara hayat hakkı tanımamakta, kamu hizmetlerine erişim engellenmektedir.”

‘Senin dinin sana, benim dinim bana, devlet hepimize’ anlayışı egemen kılınmalı!

Suriye’nin, Esad ailesinin yönetimindeki yıllar süresince acı tecrübeler elde ettiğini kaydeden Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Bu, tekrar edilmemelidir. ‘Senin dinin sana, benim dinim bana, devlet hepimize’ anlayışı egemen kılınmalıdır. Bunun adı laikliktir. Bunun tesisinin zor olacağını öngörebiliyorum, ancak barış içinde bir arada yaşamanın başka formülü bulunmamaktadır. Dünya her gün yeniden kurulmaktadır, değişime uyum sağlamak gerekiyor. Gelişmelerin bir mezhebin galibiyeti olarak görülmesi ve bu anlayışın desteklenmesi, bölgede barışı istememektir.” dedi.

HTŞ’nin lideri Golani’nin geçmişi…

Batı tarafından desteklenen HTŞ’nin lideri Ebu Muhammed Golani’nin geçmişindeki El Kaide bağlantısının, belki de kendisine karşı güvenin oluşması konusunda karşısına çıkabilecek en önemli engel olduğunu da anlatan Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Bu engeli aşmada kendisine yardımcı olabilecek ülke, halkı büyük çoğunlukla laikliğin önemini kavramış, demokrasiye inanmış Türkiye’dir. Golani, iç istikrarı sağladıktan sonra, İran’ın yaptığı gibi İsrail’e karşı bir tutum geliştirmemelidir. İsrail, duygusal yaklaşılarak çözülebilecek bir mesele değildir, siyasi bir gerçeklik olduğu kabul edilmelidir.  Filistin halkının hakları, karşılıklı endişeleri anlamaya çalışan bir vizyonla daha güçlü savunulabilir. Aksi halde, güçlenen karşılıklı önyargılar, sorunu içinden çıkılmaz hale getirmektedir.” diye konuştu.

Suriye’deki mevcut durum, Rusya ve İran’ın başarısızlığı mı?

Suriye’deki mevcut durumun, Rusya ve İran’ın başarısızlığı olarak tanımlanabileceğini de ifade eden Doç. Dr. İbrahim Arslan, “Savaş kaynak gerektirir ve Rusya, ABD liderliğindeki Batı’ya karşı Ukrayna’da giriştiği mücadelede yetersiz kalarak, Ukrayna’yı NATO ve AB üyeliği perspektifinden vazgeçirememiştir. Trump’ın iktidara gelmesiyle, muhtemelen ABD, Rusya’nın işgal ettiği Kırım ve Donbas bölgesinin Rusya’ya ait olduğunu kabul edecek; Rusya da Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda sessiz kalacaktır.” ifadesinde bulundu.

Yakın gelecekte dünyayı neler bekliyor?

Şii hilalindeki en önemli unsur olan Suriye’de Nusayrilerin yönetimi kaybettiğini; İran’ın önemli destekçilerinden olan Lübnan’daki Hizbullah ve Gazze’deki HAMAS’ın, aktör olma özelliklerini yitirmek üzere olduğunu kaydeden Doç. Dr. İbrahim Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Suriye’de yaşananlar, yakın gelecekte İran’ın iç istikrarının sarsılabileceğine yönelik ipuçları vermektedir. İran’ı zor günlerin beklediğini ifade etmek yanıltıcı olmayacaktır. Bu noktada Türkiye’nin; Suriye’nin güneyinde İsrail ve PYD/YPG yakınlaşmasıyla oluşabilecek olası bir koridora karşı da temkinli olması gerektiği belirtilmelidir. Son olarak, Ukrayna ve Ortadoğu’daki durumun, ABD’nin, Asya Pasifik bölgesinde Çin’e yönelmesine olanak sağladığını vurgulamak isterim. Asya-Pasifik, önümüzdeki süreçte tansiyonun yükseleceği bir bölge olarak uluslararası gündemin ön sıralarında yer alacaktır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Laik ve bütünleşmiş bir Suriye inşa edilmeli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
TDBB Başkanı Altay: “2022’de İsrail Tarafından Haksız Yere Evi Yıkılan Filistinli Ailenin Evini Yeniden İnşa Ettik” https://kocaelibasin.com.tr/tdbb-baskani-altay-2022de-israil-tarafindan-haksiz-yere-evi-yikilan-filistinli-ailenin-evini-yeniden-insa-ettik/ Fri, 06 Dec 2024 11:29:54 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tdbb-baskani-altay-2022de-israil-tarafindan-haksiz-yere-evi-yikilan-filistinli-ailenin-evini-yeniden-insa-ettik/ Yapılan protokolle ev tamamlanarak aileye teslim edildi.

TDBB Başkanı Altay: “2022’de İsrail Tarafından Haksız Yere Evi Yıkılan Filistinli Ailenin Evini Yeniden İnşa Ettik” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapılan protokolle ev tamamlanarak aileye teslim edildi. Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya olarak Filistinli kardeşlerimiz için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Konya Büyükşehir Belediyesi ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) iş birliğiyle katil İsrail rejimi tarafından haksız yere yıkılan Filistinli ailenin El Halil’deki evi yeniden inşa edildi.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, katil İsrail rejiminin yıllardır Filistin’de sistematik olarak sürdürdüğü katliamlarını 6 Ekim 2023’ten itibaren Gazze’de soykırıma dönüştürdüğünü anımsattı.

Filistin halkının, yıllardır maruz kaldığı zulüm ve haksızlıklara rağmen direnişini onurlu bir şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Altay, “Katil rejim Batı Şeria’daki El Halil şehrinde 2022 yılında bir ailemizin evini haksız ve hukuksuz şekilde yıkmıştı. Bunun üzerine biz de Türk Dünyası Belediyeler Birliği ile birlikte o dönem harekete geçerek ailemize yeni bir ev inşa edilmesi için El Halil Belediyesi ile protokol imzalamıştık. Yapılan protokolle ev tamamlanarak aileye teslim edildi. Ben projede emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı gönderiyorum” ifadelerini kullandı.

TDBB Başkanı Altay, Filistin’in sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlığın vicdan meselesi olduğunu vurgulayarak şunları ekledi:

“Katil devletin yıkım politikalarına karşı Filistinli kardeşlerimizin yanında olmak, onların haklarını savunmak ve dayanışma içinde olduğumuzu göstermek bizim tarihi ve insani sorumluluğumuzdur. Bizler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde zulme karşı adaletin, yıkıma karşı inşanın, umutsuzluğa karşı umudun savunucusu olmaya devam edeceğiz. Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya olarak Filistinli kardeşlerimiz için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm dünyada direnişin simgesi haline gelen Filistinli kardeşlerimize bir kez daha selam ve dua gönderiyoruz.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TDBB Başkanı Altay: “2022’de İsrail Tarafından Haksız Yere Evi Yıkılan Filistinli Ailenin Evini Yeniden İnşa Ettik” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir’in üçüncü büyük arıtma tesisi Dikili’de inşa edilecek https://kocaelibasin.com.tr/izmirin-ucuncu-buyuk-aritma-tesisi-dikilide-insa-edilecek/ Fri, 29 Nov 2024 13:39:54 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/izmirin-ucuncu-buyuk-aritma-tesisi-dikilide-insa-edilecek/ İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) alınacak 66 milyon Euro tutarında yatırımla hayata geçireceği “Dikili Merkez ve Muhtelif Mahalleler Atıksu Arıtma Tesisi, Kanalizasyon ve Yağmursuyu Alt Yapı Projesi”ni bölge halkına tanıttı.

İzmir’in üçüncü büyük arıtma tesisi Dikili’de inşa edilecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) alınacak 66 milyon Euro tutarında yatırımla hayata geçireceği “Dikili Merkez ve Muhtelif Mahalleler Atıksu Arıtma Tesisi, Kanalizasyon ve Yağmursuyu Alt Yapı Projesi”ni bölge halkına tanıttı. Dikili Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Burada olmamızın amacı sizlerin taleplerini ve katkılarını dinlemek. Bu şekilde projemizin daha sağlıklı bir şekilde ortaya çıkmasını sağlayacağız. Dikili’yi alt yapısını kurtaracak bu proje için Dikililerle birlikte yol alacağız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Dikili’de gerçekleştirilecek tarihi nitelikteki alt yapı yatırımı “Dikili Merkez ve Muhtelif Mahalleler Atıksu Arıtma Tesisi, Kanalizasyon ve Yağmursuyu Alt Yapı Projesi” vatandaşlar ve muhtarlara tanıtıldı. Dikili Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ile İZSU Genel Müdür Yardımcıları, meclis üyeleri, bürokratlar, muhtarlar, sivil toplum örgütü ve oda temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Projenin sunumunu İZSU Genel Müdürlüğü Projeler Daire Başkanı Münevver Elele Karakulak yaptı. Yaklaşık iki saat süren toplantıda 66 milyon Euro’luk yatırımla hayata geçecek proje tamamlandığında ilçenin atık su ve yağmur suyu altyapısı ile ilgili tüm ihtiyaçlarının giderileceği, ileri biyolojik sistem ile arıtma yapılıp deniz ekolojisi ve doğal çevrenin korunmasının sağlanacağı bilgisi aktarıldı.

Kırgöz: “İlçemiz çok daha güçlü, çok daha dirençli olacak”

Dikili için İZSU’nun çok büyük bir yatırım planladığını belirten Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, “Hepinizin bildiği gibi 2019’dan sonra İZSU Genel Müdürlüğü’nün çabalarıyla temiz su sorununu çözdük. Sıra geldi arıtma sorununu çözmeye. Bu yatırım geleceğimiz, doğamız, denizimiz ve Dikili’miz için çok önemli. Bizler bu kenti alt yapısı dirençli hale getireceğiz. Bu proje tamamlandığında ilçemiz çok daha güçlü, çok daha dirençli bir kimliğe bürünecek. Marka değeri artan, altyapı sorunlarını çözmüş Türkiye’de ender ilçelerden olacak. Bu yatırımı ilçemize kavuşturan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

Erdoğan: “Sizin katkılarınızla proje daha sağlıklı ilerleyecek”

Projenin içeriğini ve tüm detaylarını aktaran İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Dikili’de derin deşarj sistemi bir arıtma sistemi olarak kabul görmüş. Bizler arıtma tesisi yapımı için bir arayış içerisine girdik. Arıtmanın yeri ile ilgili ciddi bir süreç yaşandı. Buradaki sorun sadece arıtma sistemi sorunu değil. Yağmur suyu ve kanal alt yapısı birleşik olarak çalışıyor. Sorunun sadece bir boyutu bu değil diğer boyutu da alt yapı sistemi. Bu sistemi ayrıştıracağız. Mevcut kanal alt yapı sistemi çok eski. EBRD ile bir kredi anlaşması yaptık ve EBRD’nin teklifiyle bütünüyle ihale sürecine tek bir anda çıkacağız. Projede yola önce arıtma tesisi ve merkezdeki mevcut kanalların yenilenerek arıtmaya bağlanması ile çıkacağız. Daha sonra kademeli olarak çevre mahalleleri sisteme bağlayacağız. Yağmur suyu hattı döşeme çalışmalarımız ile birlikte toplam 2 buçuk yılda projemizi bitireceğiz. Şu anda Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan onay bekliyoruz. Burada olmamızın amacı sizlerin taleplerini ve katkılarını dinlemek. Bu şekilde projemizin daha sağlıklı bir şekilde ortaya çıkmasını sağlayacağız. Dikili’nin alt yapısını kurtaracak bu proje için Dikilililerle birlikte yol alacağız. Sizleri dinlemeye her zaman hazırız” dedi.

Akkavak: “EBRD’den gelecek bu kredi başka hiçbir işte kullanılamaz”

Vatandaştan gelen ‘Bu kredi başka bir yede kullanılır mı?’ sorusu üzerine İZSU Genel Müdür Yardımcısı Özgür Akkavak ise, “EBRD’den gelecek bu kredi başka hiçbir işte kullanılamaz. EBRD yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi ile çalışıyor ve bu iş için heyecanlanıyor. Çünkü EBRD’nin Türkiye’deki ilk su projesi olacak” ifadelerini kullandı.

Karakulak: “Dikili’de koku giderimli bir tesis oluşturacağız”

Vatandaşın ‘Koku giderimi nasıl olacak’ sorusu üzerine İZSU Projeler Dairesi Başkanı Münevver Elele Karakulak, “Atıksu artırma tesislerinin yer seçimi bizler için çok önemli. Bizler tesisi bir yerde yaparken ilgili kurumlardan detaylı incelemelerde bulunarak onay alıyoruz. Arıtma tesisi içerisindeki binalarda deprem yönetmeliği uygulanıyor. Dikili’de İzmir’in 3. büyük atık su arıtma tesisini ileri biyolojik standartlara sahip ve koku giderimli olarak inşa edeceğiz. Mutfaktaki davlumbaz olarak düşünün. Arıtma tesisini kokuya sebep olan gazların parçalanması prensibi ile çalıştırıp doğaya salımını gerçekleştireceğiz. Çok ciddi bir koku giderim sistemi kurulacak. Bu konuda bir şüpheniz olmasın” şeklinde konuştu.

İzmir’in üçüncü büyük arıtma tesisi Dikili’de inşa edilecek

Dikili’de yaşanan yağmur suyu ve atıksu sorununu çözüme kavuşturmak için kolları sıvayan İZSU Genel Müdürlüğü, Gazipaşa, Salimbey, İsmetpaşa ve Cumhuriyet Mahalleleri, Salihleraltı ve Kabakumaltı’ndaki tatil siteleri ile köy statüsünde olup mahalle kimliği kazanan Bahçeli, Salihler, Kabakum, Kabakum-Müsellim, Kıratlı, Gökçeağıl, İslamlar ve Kızılçukur mahallelerini ele alan toplam 210 km atık su hattı ile 17 adet terfi merkezi ve 32 km yağmursuyu hattı ve atıksu arıtma tesisinin yapımına başlayacak. Uluslararası finans kuruluşu EBRD’ye başvurusunu yapan İZSU Genel Müdürlüğü, proje finansmanı için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan “Hazine Garantisiz Dış Finansman” onayı bekliyor. Böylece İZSU Genel Müdürlüğü, 2043 yılı nüfusu öngörülerek yapılacak 41,5 metreküp/gün kapasiteli atık su arıtma tesisi İzmir’in üçüncü büyük arıtma tesisi olacak ve diğer projeler için de toplam 66 milyon Euro kredi temini sağlayacak. Hazine onayı alındıktan sonra 2025 yılı Nisan ayında ihale süreci başlayacak projede kanalizasyon, yağmur suyu ve atık su arıtma tesisi yapımı eş zamanlı yürütülecek ve çalışmalar 2,5 yıl sürecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir’in üçüncü büyük arıtma tesisi Dikili’de inşa edilecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>