?>
?>
İstinye Üniversitesi, küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda, Moskova Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi (MEPhI) heyetini ağırladı. MEPhI Uluslararası Ofis Başkanı liderliğindeki heyet, İstinye Üniversitesi Uluslararası Ofis ekibi tarafından karşılanarak kampüs turuna katıldı. Ardından, İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ile gerçekleştirilen toplantıda, MEPhI temsilcileri üniversitelerinin akademik yapısını, araştırma merkezlerini ve uluslararası sıralamalardaki konumunu tanıtan kapsamlı bir sunum yaptı. Görüşmelerde, İstinye Üniversitesi öğrencileri için sunulabilecek burs olanakları, ortak eğitim programları ve sektörel iş birlikleri gibi başlıklar değerlendirildi.
“Bilim ve teknolojide küresel ölçekte güçlü ortaklıklara önem veriyoruz”
İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, ziyaretin iki üniversite arasındaki iş birliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“İstinye Üniversitesi olarak, bilim ve teknoloji alanında küresel ölçekte güçlü ortaklıklar kurmaya büyük önem veriyoruz. MEPhI gibi köklü ve araştırma odaklı bir üniversite ile gerçekleştirilecek iş birlikleri, öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için yeni fırsatlar sunacaktır. Özellikle mühendislik, nükleer enerji ve yapay zekâ gibi kritik alanlarda bilgi paylaşımını artırarak, uluslararası düzeyde rekabetçi mezunlar yetiştirmeyi hedefliyoruz.”
Ortak akademik ve mesleki programlar oluşturulacak
Toplantıda ayrıca, ortak akademik ve mesleki programların oluşturulması, öğrenci ve akademisyen değişim fırsatlarının artırılması ve iki ülke arasındaki dil ve eğitim iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Heyet, MEPhI’nin Mısır’ın İskenderiye kentinde açmayı planladığı kampüs ve Türkiye’nin Sinop ilinde inşası süren nükleer santralde çalışacak teknik personel ihtiyacına yönelik eğitim programları hakkında bilgi verdi. Bu kapsamda, meslek yüksekokullarına yönelik teknik iş gücü yetiştirme programlarının geliştirilmesi önerildi.
Öğrenci değişim programları, staj imkanları ve sektörel iş birlikleri planlanıyor
Ziyaret sırasında, MEPhI öğrencilerinin İstinye Üniversitesi hastanelerinde staj yapma imkanları, teknik iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik dil programlarının oluşturulması ve sektörel iş birlikleri üzerine görüşmeler yapıldı. Ayrıca, Türkiye’de çalışan Rus vatandaşları için Türkçe, Rusya’da çalışan Türk profesyoneller için ise Rusça eğitim programlarının çevrimiçi ve yüz yüze seçeneklerle sunulması değerlendirildi.
İş birliği protokolü imzalanacak
Görüşmelerin ardından, taraflar İkili İş Birliği Protokolü (MoU) imzalanması konusunda mutabakata vardı. MEPhI Rektör Yardımcısının İstanbul’a gerçekleştireceği ziyarette, iş birliği detaylarının görüşülerek somut adımlar atılması kararlaştırıldı. İstinye Üniversitesi, küresel akademik iş birliklerini genişletmeye ve uluslararası düzeyde öncü projelere imza atmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Üniversite, bu doğrultuda, dünya çapında saygın üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla stratejik ortaklıklar kurarak, öğrencilerine ve akademisyenlerine uluslararası eğitim, araştırma ve kariyer fırsatları sunuyor. Farklı disiplinlerdeki bilimsel araştırmaları güçlendirmek, öğrenci ve akademisyen değişim programlarını artırmak ve sektörel iş birliklerini genişletmek ana odak noktaları arasında yer alıyor.
Uluslararası düzeyde eğitim ve araştırma olanakları için çalışmalar sürüyor
MEPhI ile gerçekleştirilen bu görüşmeler, İstinye Üniversitesi’nin mühendislik, yapay zekâ, nükleer enerji ve sağlık bilimleri gibi kritik alanlarda küresel ölçekte etkileşimini artırma vizyonunun bir parçası olarak önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte, İstinye Üniversitesi, MEPhI ve diğer uluslararası ortaklarıyla daha kapsamlı akademik ve bilimsel projeler geliştirmeye devam ederek, öğrencilere ve akademisyenlere uluslararası düzeyde rekabetçi bir eğitim ve araştırma ortamı sunmayı amaçlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Moskova Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi’nden (MEPhI) İstinye Üniversitesi’ne ziyaret yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünya çapında 30’dan fazla ülkede siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri ve bulut bilişim gibi alanlarda faaliyet gösteren küresel teknoloji şirketi Redington Türkiye ve İstinye Üniversitesi iş birliklerini genişleterek markalı dersler, sektörel projeler ve teknoloji odaklı ortak çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyor.
İstinye Üniversitesi, küresel teknoloji ve danışmanlık şirketi Redington Türkiye ile önemli bir iş birliği protokolüne imza attı. Protokol, İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş ve Redington Türkiye Satış Direktörü Bora İncir tarafından imzalandı. Redington Türkiye ve İstinye Üniversitesi iş birliklerini genişleterek markalı dersler, sektörel projeler ve teknoloji odaklı ortak çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyor.
İş birliği protokolü imza törenine Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Peyami Çelikcan, Prof. Dr. Yasemin Gürsoy Özdemir, Yönetim Bilişim Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Okan Yaşar ve Genel Sekreter Yardımcısı İlkay Sancaktar katıldı. Redington Türkiye’yi ise İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü Mine Güneş, Profesyonel Hizmetler Yöneticisi Murat Coşkunsoy, Bulut Bilişim Teknik Takım Lideri Burak Şardağ ve Pazarlama ve İletişim Direktörü İclal Anasoy temsil etti.
Siber güvenlik, yapay zekâ ve veri analizinde yeni fırsatlar
İmzalanan protokol çerçevesinde, ilk etapta Redington markalı bir dersin İstinye Üniversitesi akademik müfredatına dahil edilmesi planlanıyor. Bu ders ile öğrenciler, siber güvenlik, yapay zekâ ve veri analizi gibi günümüz teknoloji dünyasının en kritik alanlarında sektörel bilgi ve deneyim kazanma fırsatı elde edecekler. Ayrıca, ilerleyen süreçte üniversite ve şirket arasında sektörel projeler, atölye çalışmaları, seminerler ve Ar-Ge projeleri de hayata geçirilecek.
“Sektörel iş birlikleri topluma kritik bir katkı sağlıyor”
İş birliğinin yalnızca akademik ve sektörel projelerle sınırlı kalmayacağını belirten İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, ortak çalışmalarla sürdürülebilir bir etki yaratmanın gerekliliğini ifade etti:
“Çağımız bilgi ve iş birliği çağı. Üniversiteler ile özel sektör arasındaki ortak çalışmalar, yalnızca eğitim değil, aynı zamanda topluma katkı açısından da kritik öneme sahip. Redington Türkiye ile olan iş birliğimiz, bu anlamda öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için büyük bir fırsat sunarken, toplumsal sorumluluk projelerine de katkı sağlayacaktır.”
“Öğrencilerin sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmesi önemli”
Toplumsal katkının Redington Türkiye için de öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Redington Türkiye İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü Mine Güneş, özellikle teknolojiye erişim konusunda dezavantajlı gruplara yönelik projelere önem verdiklerini aktararak, “Biz sadece teknolojiye değil, toplumsal faydaya da odaklanan bir şirketiz. Kadınları ve çocukları önceliklendiren projelerimiz var ve bu kapsamda teknolojiye erişim imkânlarını artırmak için çeşitli projeler yürütüyoruz. Üniversite öğrencilerinin de sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmesi bizler için büyük bir önem taşıyor” dedi.
“Yapay zekâ, büyük veri ve veri analitiği büyük önem taşıyor”
İstinye Üniversitesi’nin inovasyon ve teknoloji alanındaki çalışmalarına dikkat çeken Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Peyami Çelikcan, iş birliğinin öğrenciler için sağladığı avantajlara değinerek şöyle konuştu:
“Üniversitemizde yapay zekâ ve veri analizi gibi alanlarda çalışan birçok bölümümüz var. Sektörden gelen uzmanların desteği, öğrencilerimizin gelişimi açısından büyük bir fırsat. Özellikle markalı dersler, bu noktada öğrencilerimize doğrudan sektör deneyimi kazandıracak önemli bir araç. Ayrıca İstinye Üniversitesi Kuluçka Vadisi, dijitalleşme alanında birçok şirketi barındırıyor. Ürün geliştirme süreçlerinde Redington ile iş birliği yapmak son derece verimli olacaktır.”
İstinye Üniversitesi Rektör Yardımcısı Yasemin Gürsoy, “Üniversite olarak yapay zekâ, büyük veri ve veri analitiği gibi konulara büyük önem veriyoruz. Ortak çalışma alanlarımızın örtüşmesi nedeniyle Redington Türkiye ile yaptığımız bu iş birliği bizler için büyük bir değer taşıyor” sözleriyle iş birliğinin stratejik önemini vurguladı.
“Küresel bilgi ağımızı sürece dahil edeceğiz”
Redington Türkiye Pazarlama ve İletişim Direktörü İclal Anasoy, iş birliğinin öğrencilere sunacağı fırsatları, “Redington Akademi adıyla sektöre nitelikli profesyoneller kazandıran bir eğitim programımız var. Bu iş birliği sayesinde, küresel bilgi ağımızı da sürece dahil ederek üniversite öğrencilerine daha fazla fırsat sunmayı amaçlıyoruz” sözleriyle ifade etti.
Stratejik iş birliği, İstinye Üniversitesi öğrencilerine Redington’un küresel ağı, sektörel uzmanlığı ve ileri teknolojiye dayalı projeleriyle buluşma fırsatı sunarken, akademi ve iş dünyası arasındaki etkileşimi de güçlendirecek. Yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik ve dijital dönüşüm gibi alanlarda geliştirilecek ortak projeler, öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmelerini sağlayacak ve kariyer yollarını şekillendirmelerine destek olacak. Aynı zamanda, üniversitenin inovasyon ve girişimcilik ekosistemi ile Redington’un küresel deneyimi bir araya gelerek teknoloji ve bilişim alanında yeni açılımlar yaratacak. İş birliğinin, her iki kurum için de uzun vadeli ve sürdürülebilir faydalar sağlayarak, genç yeteneklerin yetişmesine katkıda bulunması hedefleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi ve Redington Türkiye iş birliği ile geleceğin teknolojilerine yatırım yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstinye Üniversitesi, öğrenci verilerinin dijitalleşmesi ve uluslararası tanınması üzerine yoğunlaşan Groningen Declaration Network’e (GDN) Türkiye’den üye olan ilk kurum oldu. Hollanda merkezli, kâr amacı gütmeyen uluslararası bir federasyon vakfı olan GDN, dijital öğrenci veri taşınabilirliğini destekleyen bir platform. Amerika, Kanada, Avustralya, Japonya ve Hollanda gibi ülkelerden saygın teknoloji firmaları, üniversiteler ve yükseköğretimde kalite ve tanıma kuruluşlarının üye olduğu bu iş birliği ağı, niteliklerin uluslararası tanınması ve güvenli veri paylaşımına odaklanıyor.
GDN ağı, dijital öğrenci veri ekosistemindeki paydaşları bir araya getirerek dünya çapında akademik ve profesyonel hareketlilik ihtiyaçlarına hizmet etmeyi amaçlıyor. GDN üyeleri, dijital veri taşınabilirliğinde en iyi uygulamaları ve küresel standartları geliştirmek için çalışmalar yürütüyor.
Güney Afrika’da düzenlenecek toplantıda İstinye Üniversitesi de yer alacak
GDN ağı, her yıl düzenlenen toplantılarla üyelerini bir araya getirerek bilgi alışverişi ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatları sunuyor. Nisan 2025’te Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yapılması planlanan yıllık toplantıda, yükseköğretimde dijitalleşme ve tanıma konularında bilimsel çalıştaylar ve ağ faaliyetleri düzenlenecek.
İstinye Üniversitesi’nin GDN üyeliği, sadece dijital öğrenci verilerinin uluslararası taşınabilirliği konusundaki iş birliklerini değil, aynı zamanda yükseköğretimde yenilikçi yaklaşımlar geliştirme konusundaki kararlılığını da gösteriyor. Bu üyelikle İstinye Üniversitesi, dijitalleşme ve tanıma konularında küresel iş birliklerinin bir parçası olma yolunda önemli bir adım atmış oldu.
GDN ağına katılan İstinye Üniversitesi, bu alandaki çalışmalarıyla Türkiye’de öncü rol üstlenmeyi hedefliyor. Üniversite, dijitalleşme ve uluslararası hareketlilik alanlarında çok sayıda ve etkin projeler gerçekleştirmeyi hedefliyor. İstinye Üniversitesi, eğitimde yüksek teknoloji ve yenilikçiliği önceleyen vizyonu ile akademi ve bilim dünyasına katkı sağlamayı sürdürüyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi, Groningen Declaration Network’e Türkiye’den katılan ilk kurum oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>CERN ve DESY’de yapılmak üzere kendi deney önerilerini kurgulamak isteyen ve farklı liselerden gelen öğrenci grupları ve öğretmenlerin katıldığı etkinlikte, yarışmanın ulusal irtibat sorumlusu Prof. Dr. Serkant Ali Çetin öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) ve Alman Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı (DESY) ortak organizasyonu olan Liseler İçin Demet Hattı (BL4S) yarışması hakkında bilgilendirme eğitimi İstinye Üniversitesi Bilim ve Teknoloji İletişimi Koordinatörlüğü tarafından gerçekleştirildi. Bilgilendirme etkinliğine mühendislik, fizik ve ileri teknolojilere ilgi duyan ve bilim dünyasına adım atmayı hedefleyen lise öğrencileri katıldı. Öğrenciler, bu yarışma ile CERN ve DESY’de kendi deneylerini yapmak üzere öneri hazırlama konusunda bilgilendirildi. Bilim dünyasının geleceğini şekillendirecek olan, fen ve mühendislik bilimlerine ilgi duyan lise öğrencileri, etkinlikte sorular da sorarak bilim insanı gibi düşünmek ve dünya genelindeki akranlarıyla yarışmak için gereken bilgileri edindi.
Yarışma hakkında yapılan detaylı toplantıya katılan öğrenciler, takım çalışmasıyla başarıya ulaşma yolunda motivasyonlarını artırma fırsatı buldu. “Liseler İçin Demet Hattı Bilgilendirme Eğitimi” kapsamında, katılımcılara parçacık fiziği ile ilgili bilgiler aktarılırken, yarışmanın detayları ve katılım süreçleri açıklandı. Bilime olan ilgiyi artırmayı hedefleyen bu tam günlük etkinlik, yoğun katılımıyla gençlerin heyecanını ve ilgisini bir kez daha gözler önüne serdi.
“Gençleri teşvik ederek geleceğe en sağlam yatırımı yapıyoruz”
İstinye Üniversitesi Bilim ve Teknoloji İletişimi Koordinatörü ve “Liseler İçin Demet Hattı (BL4S)” yarışması ulusal irtibat sorumlusu Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, yarışma ve İstinye Üniversitesi’nde düzenlenen bilgilendirme eğitimi hakkında şunları söyledi:
“Genç yaşta sahip olunan merak ve heyecan en kıymetli değer. Bu merak ve heyecanı bilim ve teknoloji ekseninde yeşertmek ve büyütmek geleceği tasarlamakla aynı şey. İstinye Üniversitesi olarak bilim ve teknoloji iletişiminin önemini genç bilim insanı adaylarıyla etkileşirken bir kez daha görüyorum. Deneysel parçacık fiziği ile evreni kavrayışımızı ilerletmeyi hedeflediğimiz temel araştırmalar ile CERN ve DESY gibi büyük deneysel altyapılar aynı zamanda günümüzün ve geleceğin teknolojilerinin doğduğu akarsu yataklarıdır. İşte burada yüzme cesareti ve azmi olan gençleri teşvik ediyoruz, yani geleceğe en sağlam yatırımı yapıyoruz.”
Liseler İçin Demet Hattı (BL4S) Yarışması Hakkında: Parçacık fiziği özelinden çıkarak, teknoloji ve bilim konusunda geniş ölçekte bilgi üreten ve araştırmacılara bünyesinde yer açan CERN tarafından 10 yılı aşkın süredir tekrarlanan BL4S yarışması organizasyonuna dünya genelinden katılım sağlanmaktadır. Farklı ülkelerden grupların kendi deneylerini yapmak için yarıştıkları liseliler arasında bulunan Türkiye temsilcisi ekipler, artık markalaşmış olan bu yarışmaya en yoğun ilgi gösterenlerin başında yer almaktadır. CERN ve DESY’nin Cenevre ve Hamburg lokasyonlarındaki araştırma merkezlerinde, kendi hazırladıkları projelerin test edilmesi fikrinin yarattığı heyecan, Türkiye’deki katılım oranını yükseltmektedir. Son yıllarda bu yarışmaya dünya genelinden en fazla öneriyle katılım sağlayan ülke Türkiye oldu. Bu senenin yarışmacı adayları, etkinlik kapsamındaki dört oturumda bilgilendirme toplantısına katıldı. “Okullar İçin Demet Hattı Yarışması”, yarışmanın ulusal irtibat sorumlusu Prof. Dr. Serkant Ali Çetin’in sunumu ile sürerken, gelecekteki bilimsel etkinliklerinden ilkini CERN ve DESY’de gerçekleştirme fırsatını kazanmak isteyen liseliler, Kabataş Erkek, Beşiktaş Anadolu, Gaziosmanpaşa Anadolu, Üsküdar Amerikan, TED Sakarya Koleji, Vefa, Robert Kolej, Özel Lüleburgaz Akım Koleji, Özel Kariyer Fen, Samsun Özel Bahçeşehir Fen ve Teknoloji, Kartal Burak Bora Anadolu, Özdemir Sabancı Anadolu, İzmir Fen, Doğan Cüceloğlu Fen, Çemberlitaş Anadolu, Beyoğlu Anadolu, Beykoz Fen, Aydın Fen, Ataköy Anadolu, Balıkesir Şehit Turgut Solak Fen, Bahçelievler Birey Anadolu liseleri gibi farklı eğitim kurumlarından gelerek etkinlik hakkında kapsamlı bilgi aldılar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Liseler için “Demet Hattı Yarışması Bilgilendirme Eğitimi” İstinye Üniversitesi’nde gerçekleştirildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstinye Üniversitesi, sektörel iş birliklerini güçlendiren önemli adımlardan birini daha attı. Destekpatent ile imzalanan iş birliği protokolü, öğrencilerin sektörel deneyimlerini artıracak ve akademik çalışmaları destekleyecek yeni fırsatlar sunmayı hedefliyor. Gerçekleştirilen protokol imza töreninde, Destekpatent CEO’su Kemal Yamankaradeniz de yer aldı.
İş birliği kapsamında, yeni eğitim programları sunulacak
İstinye Üniversitesi ve Destekpatent iş birliğinin, inovasyon ve girişimcilik alanlarında öğrencilerin ve akademik kadronun gelişimine önemli katkılar sunması hedefleniyor. Bu iş birliği, eğitim programlarının zenginleştirilmesinden ortak projelere kadar geniş bir alanda çalışmalara alan açacak. Ayrıca, öğrenciler ve akademisyenler için patent süreçleri, fikri mülkiyet hakları ve inovasyon alanlarında önemli bir bilgi birikimi oluşturulması planlanıyor. İstinye Üniversitesi sektörel iş birlikleri ile akademi arasında kurduğu bağları güçlendirerek, öğrenci ve akademisyenlerine etkin bir çalışma ve üretim alanı sunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi ve Destekpatent’ten iş birliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Teknoloji ve yapay zekanın gelecekte bazı meslekleri ortadan kaldıracağı konuşulmaya devam ediliyor. Bazı mesleklerde çalışan sayısı giderek azalacak, birçok çalışma alanı yok olacak ancak yapay zekâ ve veri bilimi alanında mesleklere talep giderek artacak. Birçok çalışanın da bu değişime ayak uydurması, kendilerini veri bilimi ve yapay zekâ okuryazarlığı benzeri alanlarda geliştirmesi gerekecek. Dünya Ekonomik Forumu’nun “Geleceğin Meslekleri (The Future of Jobs) 2025” raporuna göre, gelecek yıllarda bulut bilişim, büyük veri gibi alanlar öne çıkacak. Büyük Veri Uzmanı, Veri Çözümleyici ve Veri Bilimcileri, Yapay Zekâ ve Makine Öğrenimi Uzmanı, Dijital Dönüşüm Uzmanı, Yazılım ve Uygulama Geliştiricileri Veri tabanı ve Ağ Uzmanlarına talep artacak. Sektördeki güncel ihtiyaçların ışığında, geleceğe yönelik eğitim misyonu ile İstinye Üniversitesi, dünya analitik lideri SAS ile veri bilimi alanında anlamlı bir çalışmaya ortak oluyor.
SAS ve İstinye Üniversitesi iş birliği Türkiye’de bir ilke imza atıyor
Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan İSÜ-SAS Veri Bilimi Eğitimi, veri bilimi eğitiminin ulaşılabilirliğine ve demokratikleşmesine katkı sağlayan bir girişim olarak öne çıkıyor. İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, eğitim programı lansmanında, “İnsani evrensel değerleri gözeterek bu değerler için yapay zekâ ve veri biliminin kullanımını önceliyoruz.” sözleriyle iş birliğinin sosyal sorumluluk alanındaki etkisini vurguladı. Eğitim programı, katılımcılara istatistiksel analizlerden yapay zekâ ve makine öğrenimine kadar geniş bir analitik yelpaze sağlayacak. İstinye Üniversitesi ve SAS’ın vizyonu doğrultusunda topluma katkıyı ve insani değerleri önceliklendirerek yapay zekâ ve veri bilimindeki gelişmeleri yönlendirmek, eğitim programının odak noktaları arasında yer alıyor.
Veri Bilimi Eğitim programı Şubat’ta başlıyor
Başlangıç eğitimi şeklinde tasarlanan İSÜ-SAS Veri Bilimi Eğitimi, Şubat’ta başlayacak. Katılımcılardan üç ay içerisinde eğitimleri tamamlaması beklenecek ve eğitim sonunda “İSÜ-SAS Katılım Sertifikası” verilecek. Eğitim programına kayıt için katılımcıların, İstinye Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi web sitesinde “SAS Veri Bilimi Eğitimi” başlığı altındaki kayıt formunu doldurmaları gerekmektedir. Eğitimler süre sınırlaması olmaksızın öğrenci talebi ve akademik takvime göre devam edecek; talep olması halinde ikinci bir modül ile bir üst seviye eğitim hizmeti verilecek. İstinye Üniversitesi, öğrencilere ve genç profesyonellere SAS, “e-learning” platformları aracılığıyla online olarak erişim kolaylığı sağlayarak geniş kapsamlı eğitim imkânları sunmayı planlıyor. Eğitim dilinin İngilizce olması, öğrencilerin uluslararası alanda da rekabet edebilmesini sağlıyor. SAS ve İstinye Üniversitesi’nin ortaklığı, küresel pazara uygun yetkinlikler geliştirerek, bireysel gelişimden sektörel büyümeye uzanan bir vizyonla, geleceğin veri bilimcilerini yetiştirme misyonunu taşıyor.
“Veri bilimi okuryazarlığı, yakın gelecekte okuryazarlık kadar kritik bir beceri olacak”
SAS açısından bu çalışma veri bilimi alanında SAS çözümlerini kullanabilen bireylerin sayısını artırarak stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor. İstinye Üniversitesi ise teknoloji odaklı eğitim anlayışını güçlendirerek yenilikçi ve talep gören alanlarda yetkin mezunlar yetiştirmeyi hedefliyor. İş birliği kapsamında, veri bilimi eğitimine olan talebin yaygınlaşması bekleniyor. SAS Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Eğitim Hizmetleri Kıdemli Direktörü Glyn Townsend “Veri bilimi okuryazarlığı yakın gelecekte okuryazarlık kadar kritik bir beceri olacak” veri bilimi alanındaki sektörel ihtiyacı vurguladı. Ayrıca, bu çalışma yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp, bölgesel ölçekte daha geniş bir kitleye ulaşmayı ve farklı eğitim iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor. Uzun vadede, bu girişim analitik becerilere sahip bireylerin iş dünyasında güçlü bir başlangıç yapmalarını sağlayarak sektörel gelişime de katkı sağlayacak.
Lansman etkinliğinde iş birliği ve veri bilimi konuşuldu
15 Ocak Çarşamba günü İstinye Üniversitesi Vadi İstanbul Kampüsü’nde gerçekleşen lansman etkinliğinde eğitim programının tüm detayları paylaşılırken, Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Eğitim Hizmetleri ve Akademik Programlar Kıdemli Direktörü Glyn Townsend, SAS’ın sunduğu yenilikçi eğitim çözümleri ve analitik uygulamalara dair bir sunum yaptı. Tanıtım toplantısında Dr. Yasemin Yücel Karasu moderatörlüğünde bir panel de gerçekleştirildi. Etkinlikte İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Rasim Eğri, SAS Eğitim Hizmetleri ve Akademik Program Kıdemli Direktörü Glyn Townsend soruları yanıtladı.
“Veri bilimi, ülkelerin ekonomik ve sektörel dönüşümleri için itici bir güç”
SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Rasim Eğri, “Veri bilimi, yalnızca bireylerin kariyer yolculuğunu şekillendiren bir alan değil, aynı zamanda ülkelerin ekonomik büyümeleri ve sektörel dönüşümleri için de itici bir güç. İstinye Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, analitik becerilere sahip bireyler yetiştirerek hem gençlere değer katacak hem de geleceğin mesleklerine yatırım yapmamızı sağlayacak. SAS olarak, eğitimde erişilebilirlik ve yenilikçiliği önceliklendirmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sektördeki güncel ihtiyaçlara uygun bilgi ve becerilerle donatılmış nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyoruz.”
İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, “Veri analizi eğitimi, İstinye Üniversitesi’nin özellikle dijitalleşme hedeflerine doğrudan katkı sağlamaktadır. Veri bilimi ve yapay zekâ sektörü her yıl yaklaşık %30’un üzerinde bir büyüme göstermektedir ve bu büyüme öngörülere göre önümüzdeki beş yılda da devam edecektir. Bu bağlamda, eğitim, veri analizi ve yapay zekâ alanlarında nitelikli uzmanlar yetiştirmek, üniversitemizin öğrencilerinin sektördeki bu talebe yanıt verebilmesine olanak tanıyacaktır. Sektördeki güncel ihtiyaçlara uygun bilgi ve becerilerle donatılmış nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyoruz.” açıklamasında bulundu.
SAS’ın veri bilimi uzmanlığı ile İstinye Üniversitesi’nin yenilikçi ve veriye dayalı yaklaşımı bir araya gelerek eğitim programında güçlü bir temel oluşturdu. SAS ve İstinye Üniversitesi, eğitimde erişilebilirlik, kalite ve yenilikçiliği ön planda tutarak, gelecek için güçlü bir yatırım yapmayı amaçlıyor. Bu iş birliği, geleceğin veri odaklı liderlerini yetiştirme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
SAS ve İstinye Üniversitesi’nden geleceğin mesleklerine yatırım yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstinye Üniversitesi rektör yardımcılığı görevine Prof. Dr. Yasemin Gürsoy Özdemir atandı.Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir, Prof. Dr. Peyami Çelikcan ve Prof. Dr. Hatice Gülen ile birlikte rektör yardımcılığı görevini sürdürecek. Prof. Dr. Özdemir, beyin kan akımı, mikro dolaşım, kan beyin bariyeri ve tüm bu yapıların nörolojik hastalıklar özellikle demans üzerine etkileri konulu çalışmalarıyla tanınıyor.
Prof. Dr. Yasemin Gürsoy Özdemir kimdir
1968 yılında Ankara’da doğan Prof. Dr. Yasemin Gürsoy Özdemir, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldu. Aynı üniversitede Nöroloji uzmanlık eğitimini 1997 yılında ve Temel Nörolojik Bilimler doktorasını 2001 yılında tamamladı. 2001-2004 yılları arasında Fulbright bursiyeri olarak doktora sonrası çalışmalarını Harvard Üniversitesi’nde sürdürdü. 2004-2014 yılları arasında akademik hayatına Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Nörolojik Bilimler ve Psikiyatri Enstitüsü’nde devam etti. 2004 yılında Doçentlik ve 2011 yılında Profesörlük unvanını aldı. 2004-2014 yılları arasında Nörobilim doktorasının yapılandırılması, araştırma laboratuvarlarının kurulması ve Nörolojik Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2014-2024 yılları arasında Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalıştı. Koç Üniversitesi’nde Nöroloji Anabilim Dalı başkanlığı, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü ve Tıp Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Özdemir, sinirbilim alanında özellikle migren ve inme oluş mekanizmaları ve tedavileri üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Beyin kan akımı, mikro dolaşım, kan beyin bariyeri ve tüm bu yapıların nörolojik hastalıklar özellikle demans üzerine etkileri son yıllarda yoğun çalıştığı alanlardır. Bu çalışmaları Science, Nature Medicine gibi yüksek etkide dergilerde yayınlanmıştır. 2024 yılında, Bilim Akademisi asli üyesi olarak seçilmiştir. Çok sayıda TÜBİTAK ve TÜSEB proje yürütücülüğü, COST aksiyon başkan yardımcılığı vardır. TÜBİTAK Bilim Teşvik, Eczacıbaşı Bilim Teşvik, TÜBA GEBİP, Koç Üniversitesi Araştırma ödülü gibi pek çok ödül ve bursa layık görülmüştür. YÖKAK ile çalışmalarda bulunmuş, özellikle sağlık bilimleri enstitülerinin etiket süreçlerinin oluşturulması, değerlendirme kitapları ve belgelerinin hazırlanmasında ve YÖKAK değerlendiricisi olarak saha çalışmalarında yer almıştır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi rektör yardımcılığı görevine Prof. Dr. Yasemin Gürsoy Özdemir atandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu Maisam Kaanan’ın “Sacred Hole” adlı filmi, Birleşik Krallık’taki First-Time Filmmaker Sessions London, Barbados Independent Film Festival, Metropolis Film Festival Milan film festivallerinde ve İstanbul 12’nci Enternasyonal İpek Yolu Film Festivali’nde “Resmi Seçki”de yer aldı. Filistinli yönetmen Kaanan, filmin yapım sürecini ve aldığı geri bildirimleri anlattı.
“En iyi seçim, iç sesinizi ve o anki duygularınızı dinlemekten geliyor”
Yönetmen Maisam Kaanan, filmin yaratım süresini şöyle anlattı:
“Başlangıçta, mezuniyet projem için hazırlanıyordum ve aklımda birçok fikir vardı. Ancak, tecrübeli profesyonellerden öğrendiğim şey, en iyi seçimin, iç sesinizi ve o anki duygularınızı dinlemekten geldiği oldu, çünkü bu, özgün bir film yaratır. Gazze’de devam eden savaş, haberleri sürekli takip etmem ve bir Filistinli olarak kimliğim göz önüne alındığında, bu projeyi gerçekleştirme kararım kesinleşti. Ana hedefim, bu döneme ilişkin önemli sorular sorabilen ve kritik meseleleri ele alabilen belgesel dışı bir hikâye ortaya koymaktı. Filmin ismi birçok anlam taşıyor. İlk olarak, “kutsal” terimi, Filistin’in kutsal topraklarıyla yakından bağlantılı. İkinci olarak, “çukur” hem bir ölüm yeri hem de ruhların kutsallığını simgeliyor. Başlık, filmde yer alan temaları bir araya getiriyor.”
“Film, medyanın dayatmaya çalıştığı anlatıya karşı yanıtımın parçası”
Filistinli bir öğrenci olarak savaş sürecinden etkilendiğini belirten Kaanan, şunları söyledi:
“Bu, benim için inanılmaz derecede zorlu bir kişisel deneyim oldu. Bir Filistinli olarak, farkındalığınız ve kimliğiniz, savaşın çeşitli şekillerdeki sürekliliğiyle sürekli şekilleniyor. Bu, mutlaka silahlı çatışma ile sınırlı değil. Bu durum, dünyayı anlama biçiminizi de etkiliyor. Ancak, bu savaş kişisel olarak farklı şeyler hissettirdi çünkü daha olgundum, daha bilinçliydim ve durumu analiz etme ve anlama yetisine sahiptim. Beni en çok sarsan şey, Batı medyasının açıkça sergilediği taraflılık, gerçeklerin bastırılması ve bu savaşın sanki şiddetle dolu bir tarihsel kökene sahip değilmiş gibi gösterilmeye çalışılmasıydı. Medya alanındaki eğitimim sayesinde bu çarpıtmaları erken fark etmeye ve bunlara karşı mücadele etmeye başladım. Film, medyanın dayatmaya çalıştığı anlatıya karşı bir yanıtımın parçası haline geldi.”
“Beni en çok etkileyen şey, derslerin filmlere bakış açımı nasıl değiştirdiğiydi”
Yönetmen Kaanan, İSÜ’de gördüğü eğitimin katkısına da değinerek “İstinye Üniversitesi’nde eğitim almanın öne çıkan yönlerinden biri, her dönem veya yıl sonunda bir film projesi üretme geleneğidir. Bu süreç, kişisel gelişimi teşvik ederken diğer öğrencilerin çalışmalarını gözlemleyerek sağlıklı bir rekabet duygusu yaratır. Senaryo aşamasından final gösterimine kadar sürekli geri bildirim ve takip, her projenin bir öncekinden daha iyi ve daha titiz olmasını sağlar. Beni en çok etkileyen şey, derslerin filmlere bakış açımı nasıl değiştirdiğiydi. Fikirleri ve sembolleri daha net ve derinlemesine takdir etmeye başladım, bu da doğrudan Sacred Hole’un yaratıcı sürecini etkiledi” dedi.
“Yolculuk devam ediyor, çünkü önümüzde hala gösterimler var”
Sacred Hole’un uluslararası film festivallerinde sergilenmesinden mutluluk duyduğunu ifade eden Kaanan, “Bu, tuhaf ama bir o kadar da güzel bir his; emeğinizin karşılığını almak ve yeteneğinizin onaylanması gibi. Sizi tanımayan ve sizin dilinizi konuşmayan profesyonellerin filminiz aracılığıyla sizinle bağ kurabilmesi, mesajınızı anlayıp bunu seçerek ve sergileyerek desteklemesi inanılmaz bir şey. Festivaller, diğer film yapımcılarıyla tartışmalar için kapılar açmak ve onların geri bildirimlerinden değerli bilgiler edinmek için harika bir fırsat sunuyor. Bu sohbetlerden çok şey öğrendim ve yolculuk devam ediyor, çünkü önümüzde hala gösterimler var” diyerek hislerini dile getirdi.
“Başarmayı hedeflediğim misyonu gerçekleştirdiğimi hissettim”
Aldığı geri bildirimlerden memnun olduğunu belirten yönetmen, “Bir haftadan fazla süren Londra Film Festivali sırasında, aday gösterilen yönetmenler tartışmalara katılma fırsatı buldu. Filmim, güncel olaylarla olan bağlantısı nedeniyle geniş çapta tartışmalara yol açtı ve bundan büyük mutluluk duydum. Sanki başarmayı hedeflediğim misyonu gerçekleştirdiğimi hissettim. Unutulmaz anlardan biri, bir Afrikalı yönetmenin yazdığı şu cümleydi: Hikâyemi bu kadar etkileyici bir şekilde anlatmak istiyorum. Filmin başkalarıyla nasıl bir bağ kurduğunu görmek ilham verici ve derinden ödüllendiriciydi” diyerek mutluluğunu dile getirdi.
“Uzun metraj film için bir hikâye üzerinde çalışıyorum”
Uzun metraj film için bir hikâye üzerinde çalıştığı belirten Kaanan, yeni projeleriyle ilgili şunları söyledi:
“Şu an Sacred Hole ekibiyle birlikte daha deneyimli profesyonellerle iş birliği yaparak bir uzun metraj film için bir hikâye üzerinde çalışıyorum. Festivallere katılmak sadece ağımı genişletmekle kalmadı, aynı zamanda birlikte çalışmaya hevesli deneyimli kişilerle de tanışma fırsatım oldu. Başlangıçta birkaç planım vardı, ancak festivallerle olan deneyimim, bunlardan bazılarını yeniden değerlendirmemi sağladı. Artık bu etkinliklerdeki sistem ve kalıpları daha iyi anladığımı hissediyorum, bu da ilerleyen süreçte film yapma yaklaşımımı etkileyecek. Amacım her zaman bir öncekinden daha iyi bir şey yaratmak ve şimdi daha uzun bir film yapmaya odaklanıyorum, uzunluğunu hak eden bir hikâyeyle. Ekip arkadaşlarım ve ben, bu vizyonu hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi mezunu Maisam Kaanan’ın “Sacred Hole” filmi uluslararası festivallerde yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstinye Üniversitesi, dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma laboratuvarı ve bilimsel keşif merkezi olan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ndeki (CERN) ATLAS Deneyi’nde Üniversite Yüksek Enerji ve Parçacık Fiziği (YEPAF) araştırma grubu ile aktif olarak görev almaya devam ediyor. ATLAS Müon Spektrometresi algıçlarının bakım ve onarımına yönelik önemli bir sorumluluk, İstinye Üniversitesi YEPAF Araştırma Grubuna dahil olan fizik doktora ve mühendislik yüksek lisans öğrencileri ile teknik uzmanların katkılarıyla yürütülüyor.
İstinye Üniversitesi laboratuvarlarında yapılan Ar-Ge ile süreci belirlenen bakım ve onarım teknikleri, CERN ATLAS yönetimi tarafından onaylanarak ATLAS deney mağarasında, deneyin çalışmadığı dönemlerde uygulamaya geçiriliyor. İstinye Üniversitesi Araştırma Grubu, CERN Büyük Hadron Çarpıştırıcısının kapalı olacağı Kasım-Aralık 2024 ve Ocak-Mart 2025 döneminde CERN’de ATLAS Müon Spektrometresi yönetimince onaylanan bakım ve onarım çalışmalarını gerçekleştirecek. İstinye Üniversitesi ATLAS Grubu’nun deney kapsamındaki çalışmalarına önderlik eden Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali ÇETİN ve çalışmada görev alan araştırmacılar, CERN ATLAS deneyindeki deneyimlerinin geleceğe bakışlarına ve vizyonlarına katkısı ile ilgili görüşlerini paylaştılar.
“Uzun soluklu bir deneysel çalışma içerisindeyiz”
İSÜ Temel Bilimler Bölüm Başkanı ve ATLAS Deneyi Ulusal Koordinatörü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, İstinye Üniversitesi’nin CERN ATLAS Deneyindeki rolüyle ilgili aktarımda bulundu:
“İstinye Üniversitesi 2023 itibariyle ATLAS Deneyinin Türkiye’den üçüncü resmi üyesi olma onurunu taşıyor. Akademisyenlerimiz, teknik kadromuz ve aynı zamanda öğrencilerimizle birlikte yürütülen bu çalışma önemli bir kurumsal adanmışlığı gösteriyor. CERN ATLAS deneyi bilim dünyası için, önümüzdeki 15-20 yıl boyunca uluslararası arenada kritik öneme sahip bir uluslararası paydaşlık girişimi ve heyecan kaynağıdır. İstinye Üniversitesi için, sürekliliği önemli bir sorumluluk olan bu bilimsel iş birliğinde deneye katkı sağlamak evrensel bir araştırma kurumu olma yönünde ciddi bir adım oldu. Dünya genelinde onlarca ülkeden, yüzlerce enstitüden uzmanların katkı sağladığı uzun soluklu bir deneysel çalışma içerisindeyiz.”
“Evrensel bir araştırma üniversitesi olma misyonunda önemli bir adım atıyoruz”
Prof. Dr. Çetin, CERN Atlas Deneyini tecrübe etmenin öğrencilere katkılarıyla ilgili ise şöyle konuştu:
“Bizler yalnızca İstinye Üniversitesi’ndeki yüksek enerji parçacık fiziği araştırmacıları ve akademisyenleri olarak değil, aynı zamanda yetiştirdiğimiz öğrencilerle İstinye Üniversitesi’ni bu alanda temsil etmekten derin bir mutluluk duyuyoruz. Bu çerçevede, ilerleyen süreçlerde de yapılacak olan çeşitli bakım onarım ve aynı zamanda yenileme çalışmalarında da öğrencilerimiz ve teknik personelimizle birlikte yer alıyor olmak çok kıymetli. İstinye Üniversitesi’nde yüksek enerji parçacık fiziği alanında yürüttüğümüz doktora programında çok nitelikli, değerli öğrencilerimiz yetişiyor ve onların bu tecrübeyi öğrencilikleri sırasında CERN’de yaşayarak kazanmaları bizim için büyük bir avantaj oldu. Katkıda bulunduğumuz bu vizyon aynı zamanda İstinye Üniversitesi’nde bizim için büyük bir sorumluluğu beraberinde getiren araştırma üniversitesi olma misyonunun bir parçası. Bu bağlamda, evrensel bilime ve parçacık algıç teknolojilerine evrensel boyutta sürdürülebilir katkılar sağlayabilmek için hep birlikte çalışıyoruz.”
“Araştırma grubu, bilim dünyası için kritik bir sürece paydaş oldu.”
İstinye Üniversitesi’nin CERN ATLAS deneyine ilerdeki katkılarıyla ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Çetin, “ATLAS deneyinde Müon Spektrometresindeki büyük bir bakım ve onarım çalışması içinde yer almakta olan İstinye Üniversitesi araştırma grubu, teknik kadrosu, öğrencileri ve akademisyenleriyle bilim dünyası için kritik bir sürece paydaş oldu. İlerleyen süreçte, deneyde yenilenecek olan bazı algıçların kurulumunu ülkemizde İstinye Üniversitesi’nde de ilk defa yaparak daha sonra CERN’e gönderip ATLAS deneyinde çalışmaya almayı planlıyoruz. Bu deneydeki çalışmamız büyük bir yetkinlik gerektiriyor. İstinye Üniversitesi’nin uluslararası gelişimi ve bilimde öncülüğü hedefleyen vizyonuna yönelik bizler de tüm birikimimiz ile emek veriyoruz” dedi.
“Genç bilim insanı adayları olarak bizlere çok önemli bir vizyon katıyor”
İstinye Üniversitesi araştırmacılarından ilgili bakım onarım sürecinden sorumlu koordinatör, İSÜ YEPAF teknik uzmanı ve Fizik Doktora programı öğrencisi Makine Mühendisi Ahmet Renklioğlu, şunları söyledi:
“CERN ATLAS deneyi RPC grubunda gaz sistemleri sorumlusu olarak çalışıyorum. Lisansta makine mühendisliği ana dalı ile elektrik-elektronik mühendisliği yan dalını tamamladım. Lisans sürecinde fiziğe olan ilgim başladı ve fizik alanında yüksek lisans yaparken CERN ile tanıştım. CERN’ de çalışmak mükemmel bir duygu. İki yıldır CERN Atlas’ta RPC gaz sistemleri sorumluluğunu almış bulunuyorum ve hala bu sorumluluğu sürdürmekteyim. Aynı zamanda İstinye Üniversitesi’nde fizik doktorası yapıyorum. Doktora ve yüksek lisanstaki arkadaşlarımızla birlikte bakım onarım çalışmalarında hep beraber çalışıyoruz. Bu kadar büyük bir iş birliğinin parçası olabilmek genç bilim insanı adayları olarak bizlere çok önemli bir vizyon katıyor. İş birliklerinde nasıl sorumluluk almamız gerektiğini genç yaşta tanımamıza olanak sağlıyor. Bunun için de çok mutluyuz.”
“Ürettiğim robot kolla CERN ATLAS onarım çalışmalarını geliştirmemiz mümkün olacak”
Fizik doktora programı öğrencisi ve Mekotronik Mühendisi Amine İclal Akın, ise şöyle konuştu:
“Mekatronik mühendisliği öğrencisiydim; lisans eğitimimi bu alanda tamamladım ve bu konuda projeler yaparken Yüksek Enerji Parçacık Fiziği alanına büyük bir ilgi duyduğumu fark ettim. Bu alanda en ünlü laboratuvarlardan biri olduğundan dolayı lisans eğitimimi tamamladıktan sonra da İstinye Üniversitesi’nde fizik doktorasına başladım. İstinye Üniversitesi’nin CERN ATLAS’a dahil olması benim için çok değerli. Çünkü bu alanda bir mühendis olarak çalışmak istiyorum ve uygulamalı olarak Yüksek Enerji Parçacık Fiziği alanında deneyim kazanmak çok kıymetli. Bu çalışmaya dahil olmam aslında lisans yıllarımda bitirme projesi olarak bir robot kol tasarlamam ile başladı. Bu ürettiğim robot kol sayesinde CERN ATLAS onarım çalışmalarını biraz daha geliştirmemiz mümkün olacak. Tasarladığım robot kolu şubat ayında CERN ATLAS bakım onarım çalışmalarında uygulamaya alacağız.”
İstinye Üniversitesi YEPAF Araştırma Grubunun ATLAS Deneyindeki genç araştırmacı kadrosu aşağıdaki isimlerden oluşuyor:
Bakım-Onarım Koordinatörü Ahmet Renklioğlu, İSÜ TBB YEPAF teknik uzman & İSÜ Fizik Doktora Öğrencisi, İSÜ TBB YEPAF Teknik Uzman Yardımcısı Orhan Seyrek, İSÜ Fizik Doktora Öğrencisi Mehmet Tosun, İSÜ Fizik Doktora Öğrencisi Taha Batuhan İlhan, İSÜ Fizik Doktora Öğrencisi Amine İclal Akın, İSÜ Bilgisayar Müh. Y. Lisans Öğrencisi Hilal Koç, İSÜ Bilgisayar Müh. Y. Lisans Öğrencisi Tuğrul Göl, İSÜ YEPAF Grubunda Proje Araştırmacısı Elif Tuğ.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi akademisyen ve öğrencileri CERN ATLAS Deneyi’ne önemli katkılar sunuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstinye Üniversitesi ve Gülmek İyileştirir Derneği, “Spor Her Çocuğun Hakkı” diyerek tüm çocukların spora erişebilmesi için İstinye Üniversitesi Vadi Ana Kampüste yer alan spor salonunun açılışı gerçekleştirdi. Dezavantajlı çocukların spor olanaklarına erişimi için hayata geçirilen projeyle birlikte Gülmek İyileştirir Derneği her ay bir gün bu salonu kullanabilecek. Ünlü oyuncu İlker Ayrık’ın sunumunu gerçekleştirdiği açılışa, Çocuk Gelişimi Bölümü gönüllü öğrencilerinin yanı sıra, Trabzonspor eski teknik direktörü Abdullah Avcı, topluma hizmet çalışmalarıyla tanınan Monik İpekel, Gülmek İyileştirir Derneği kurucusu Aslı Bastıyalı, İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, dernek çalışanları ve çocuklar katıldı. İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş açılış konuşmasında, “Spor, sivil toplum faaliyetleri ve sosyal hizmet; bu üç hayati kavramı spor salonu açılışımız ile bir araya getiriyoruz.” sözleriyle topluma hizmetin İstinye Üniversitesi için önemini vurguladı.
Çocuklar oyunlarla eğlendi
Etkinlikte, ünlü oyuncu ve Gülmek İyileştirir Derneği’nin yöneticilerinden İlker Ayrık’ın eğlenceli sunumu eşliğinde, İstinye Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünden 35 kişilik öğrenci grubu, çocukların spor yaparak güzel bir gün geçirmeleri için destek oldu. Özel aktiviteler düzenlenen etkinlikte, miniklere top, tişört ve şapka hediye edildi. Çocuklar parkur oyunları, dans, basketbol, balon patlatma gibi etkinliklerle doyasıya eğlendi.
“Bütün dezavantajlı çocuklarımızın oyun hakkına ve spor hakkına erişebilmesini diliyorum”
Gülmek İyileştirir Derneği Kurucusu Aslı Bastıyalı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi. “Bugün burada olmak çok anlamlı. Çünkü üniversite ve STK’lar arasındaki iş birliklerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum ve şu ana kadar bu iş birliklerinin yaygın olmadığını görüyorum. O yüzden dilerim bu iş birliği diğer üniversiteler ve STK’lar için örnek teşkil eder ve dilerim daha fazlasını görürüz. Oyunun bütün çocukların hakkı olduğunu düşünüyoruz. Bütün dezavantajlı çocuklarımızın oyun hakkına ve spor hakkına erişebilmesini diliyorum.” Bastıyalı, sözleriyle İstinye Üniversitesi ile yapılan bu iş birliğinin, çocuk hakları ve topluma hizmet alanındaki önemini vurguladı.
“Üniversitelerin spor ve topluma hizmet alanlarında faaliyet göstermesi öğrencilerin gelişimi için çok kıymetli.”
Trabzonspor eski teknik direktörü Abdullah Avcı konuşmasında, “Sporun her türünün iyileştirici bir gücü var. 2015 yılından beri sporun ve eğitimin her türüyle iç içeyim. Bundan sonra da eğitim, sağlık ve spor içeren her etkinlikte var olmaya devam edeceğim.” dedi. Avcı, engelleri ne olursa olsun her çocuğun spor yapabilmesinin hedeflendiği bu çalışmada İstinye Üniversitesi’nin, spor salonunu çocuklara açmasının son derece önemli olduğunu vurguladı. “Üniversitelerin spor ve topluma hizmet alanlarında faaliyet göstermesi öğrencilerin gelişimi için çok kıymetli” sözleriyle devam etti.
Yeni açılan spor salonu, özel çocuklar için sürdürülebilir destek sunacak
Toplum sağlığı için sürdürülebilir adımlar atarak psikososyal desteği ve topluma katkıyı önceleyen İstinye Üniversitesi, 19 Aralık’ta gerçekleştirilen “Spor Her Çocuğun Hakkı” etkinliğini çocuklar için kalıcı bir faydaya dönüştürmek adına önemli bir adım attı. Donanımlı bireyler yetiştirme misyonunu sosyal sorumluluk alanına taşıyan Üniversite, toplumsal alanda farkındalığı ve rehabilitasyonu önceleyen çalışmalarını sürdürüyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi ve Gülmek İyileştirir Derneği “Spor her çocuğun hakkı” diyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>