?>
?>
Bugün hâlâ kadınlar hak ettiği eşitliği göremezken; ücret adaletsizliği, siyasal temsilde eksiklik, eğitime erişim engelleri, şiddet ve çocuk gelinler gerçeği varken her günümüz kadınlar günü olmalıdır. Her günümüz, kadınların hiçbir baskıya, zorbalığa, ayrımcılığa uğramadan yaşaması, hak ettiği hak ve özgürlüklere ulaşması için çalışma günü olmalıdır.
Büyük Önderimiz Atatürk’ün dediği gibi, “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” Biz, dünyayı borçlu olduğumuz kadınların eşit şartlarda çalıştığı, emeklerinin görünür olduğu, şiddetin, kadın cinayetlerinin, ayrımcılığın ve adaletsizliğin son bulduğu bir dünyayı, Ata’mızın izinde hep birlikte kuracağız. Bu, sadece kadınların değil, insanlığın ortak meselesidir. Çünkü bir kadının emeği sömürüldüğünde, hakları elinden alındığında, bir kadın şiddete uğradığında tüm insanlığın hayatı çalınmış demektir. Çünkü kadın hakları, insan haklarıdır.
Kadınların hak ve özgürlüklerini bir kez daha hatırlatması, kadın emeğinin her yerde var olduğunu göstermesi dileğimle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tugay: Kadının emeğinin görünür olduğu bir dünyayı hep beraber kuracağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kadıköy Belediyesi ve Kadının İnsan Hakları Derneği işbirliğiyle “Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP)” protokolü imzalandı. 5 Mart Çarşamba günü Kadıköy Belediyesi’nde düzenlenen protokol törenine Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Sevnur Yıldırım Doğan, KİHEP Koordinatörü Duygu Dokuz, KİHEP Sorumlusu Hande Yüksel, Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmet Müdür Vekili Şadiye Narin ve eğitici eğitimi alan uzman kadın personeller katıldı.
Protokol töreninde konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı “Kadıköy kadınlar ile ilgili farkındalığı yüksek bir ilçe. Kadınlar ile ilgili her çalışmada biz zaten öncü olmayı her zaman istiyoruz, hedefimiz de bu yönde. İşbirliğimizi arttırmak için çalışmalar yapalım. Kadının İnsan Hakları Eğitim programı ile sizler eğiticiler yetiştiriyorsunuz ve onlarda tüm Türkiye’yi dolaşıp kadınların hakkını tekrardan onlara hatırlatıyor. Bu çok güzel bir şey çünkü çok sorun var kadının yaşam tarzı ile ilgili, iş hayatına katılması ile ilgili, eğitim hayatına katılması ile ilgili. Biz özellikle kreşlere çok önem veriyoruz. Kreşler birçok kadını tekrar iş hayatına ya da sosyal hayata geri dönmelerini sağlıyor. Biz de buna destek oluyoruz, olmaya da devam edeceğiz.”
KİHEP EĞİTİMLERİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI
Kadıköy Belediyesi’nin kadına yönelik ayrımcılığa karşı sürdürdüğü çalışmalarından birisi olan Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP), ile bu yıl 8’incisi gerçekleşecek olan program için başvurular alınmaya başlandı. Yıl boyunca başvuru geldikçe açılacak eğitim programının 2025 yılı ilk eğitimi Mart sonunda başlıyor.
Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde sürdürülen programda konunun uzmanı eğiticilerle kadınlar farklı temalarla bir araya geliyor. Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet, iletişim, doğurganlık hakları, anayasal ve medeni haklar, toplumsal cinsiyete duyarlı çocuk eğitimi ve çocuk hakları, kadının ekonomik hakları, kadın ve cinsellik, kadın ve siyaset, feminizm ve kadın hareketi, kadın örgütlenmesi gibi başlıklarla süren programda kadınlar hem birlikte öğrenip, hem de deneyimlerini paylaşıyor. Böylece kadınlar eşit yurttaşlar olarak haklarını bilecek, geleneklerle çerçevelenmiş ‘sözlü’ yasalar değil, ulusal ve uluslararası yazılı yasalarla koruma altına alınmış haklarını öğrenecek ve bunu günlük hayata geçirecek stratejiler geliştirebilecekler.
Kadınların bir arada daha güçlü olduğunun farkında olarak haklarını bilmesi ve dayanışmacı bir bakış açısıyla, birlikte öğrenmenin ve tartışmanın değerli olduğu gerçeğinden yola çıkarak geliştirilen programa katılım için, Kadıköy Belediyesi web sitesinden başvuru yapılabilir.
Eğitim Yeri: Kadıköy Belediyesi Cinsel Sağlık/Üreme Sağlığı Bilgilendirme ve Danışmanlık Merkezi (CİSAM)
Adres: Rasimpaşa, Uzun Hafız Sk. No:100 Kat:1, 34716 Kadıköy/İstanbul
Telefon: (0216) 414 31 86
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kadıköy Belediyesi ile Kadının İnsan Hakları Derneği Protokol İmzalandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kandıra Seyitaliler mahallesinde ikamet eden İsa Ertop, yoğun bir şekilde yağan kardan dolayı yolların kapanarak hamile eşini hastaneye götürememesi üzerine, imdadına Kandıra Belediyesi Karla Mücadele Ekipleri yetişti.
Ekipler kardan dolayı kapanan yolları açarak, mahsur kalan hamile kadının güvenli bir şekilde hastaneye ulaşımını sağladı.
Vatandaşlara, karla mücadele çalışmalarının daha etkin bir şekilde yürütülebilmesi noktasında araçlarını yol kenarlarına park etmemeleri konusunda uyarılarda bulunan ekipler, kış lastiği ve zincir olmadan yüksek kesimlere çıkmamaları konusunda da uyarıda bulundular.
Kar yağışı devam ettiği sürece Kandıra Belediyesi ekiplerinin sahada olacağı ve vatandaşların güvenli bir şekilde ulaşım sağlayabilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığı bildirildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kandıra’da Kardan Mahsur Kalan Hamile Kadının İmdadına Belediye Ekipleri Yetişti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Johnna Adams’ın kaleme aldığı, Beliz Coşar’ın çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği “Gidion’un Düğümü” oyununu seyirciyle buluşturuyor. Oyun, 5 Şubat 2025 Çarşamba günü 20.30’da Müze Gazhane Meydan Sahne’de ilk gösterimini yapıyor.
Corryn Fell oğluna neden uzaklaştırma cezası verildiğini öğrenmek için okula gelir. Öğretmen veli görüşmesi, gerilim dolu bir görüşmeye dönüşür. Oyun eğitim sistemini eleştirirken, sosyal medyanın yarattığı toplumsal baskı ve şiddeti ele alır. Aile, ahlak, sanat, çocukluk ve hayal gücüne dair düşüncelerimizi sorgulamamıza neden olur. Oyun; Amerikan Eleştirmenler Birliği Ödülü ile Çağdaş Amerikan Tiyatrosu Festivali’nde (CATF) Seyirci Ödülünü almıştır.
“Çocukluk masum olmak demek değildir… Masumiyeti hızla kaybetme durumudur”
Oyunun yönetmeni Ersin Umulu, “Gidion’un Düğümü”nü şöyle anlatıyor:
“Oyun; Chicago’nun lüks bir banliyösü olan Lake Forest’deki bir devlet okulunda geçiyor. Bayan Corryn’in oğlu Gidion’un neden beş gün okuldan uzaklaştırıldığını tartışmak için, sınıf öğretmeni Heather Clark’ı ziyaret etmesiyle başlıyor.
Oyun adını, Büyük İskender’in “Gordion’un Düğümü” efsanesinden almaktadır. Yazar antik Yunan mitolojisine atıfta bulunur. Anne Corryn ortaçağ şiiri üzerine eğitim veren bir profesördür. Efsaneye göre Gordion’un Düğümünü kimse çözemez bunu duyan Büyük İskender düğümü çözmeye karar verir ama çözemez, çözemeyince öfkelenir, kılıcını çekip düğümü ikiye böler. İskender çözmenin basit bir yolunu bulmuştur. Oyun, izleyiciyi düğümlerin basitçe ikiye bölünemeyeceğini fark etmeye davet ediyor. Sizce “Gidion’un Düğümü” çözülebilecek mi?
Oyunun labirenti andıran bir olay örgüsü var. Oyunda durumu çözmeye yönelik her girişim, daha güçlü bir düğüm atıyor: Aşk, akran zorbalığı, öfke, korkaklık, sorumluluk, masumiyet, yaratıcılık, sansür, ifade özgürlüğü, pornografi, şiddet… “Gidion’un Düğümü” çoğu zaman rahatsız edici, gerginliğin hâkim olduğu, güçlü bir oyun. Oyun boyunca çocukların doğası gereği masum olmadıklarını, çok acımasız olabileceklerini ama aynı anda fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalabilecekleriyle yüzleşiyoruz. Oyun sonunda seyirciyi fazlasıyla düşündürecek ve konuşturacak bir oyun olacağını düşünüyorum. Her iki kadının kayıpla başa çıkma biçimleri ve buna eşlik eden suçluluk duyguları da çarpıcı bir tezat oluşturuyor. Gerçeğin net bir tanımının olmadığına dikkat çekiyor.
Gidion, öğretmene göre hasta ve sapkın, anne için ise yaratıcı ve şairdir. Gidion bir sanat dehası mı? Yoksa sosyopat mı? Ya da her ikisi mi? Bu iki bakış açısını izlerken, seyircimize soruyoruz sizce hangisi?”
Dramaturgisini Hatice Yurtduru’nun, müziğini Barış Manisa’nın, dekor ve kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman’ın, ışık tasarımını Fatih Mehmet Haroğlu’nun, efekt tasarımını Yunus Nalcı’nın yaptığı, fotoğraflarını Tuğçe Keçeci, Selvi Özarpak’ın çektiği oyunda Özge Özder, Özgür Kaymak rol alıyor.
Oyun, 5-8 Şubat, 12-15 Şubat 2025 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Gerçeğin Peşinde İki Kadının Hikâyesi: Gidion’un Düğümü yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>‘Tüm kazanımlar elimizden alınmak isteniyor’
Programda konuşan Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, toplumsal cinsiyet eşitliğinde gelinen olumsuz tablonun fotoğrafını çekti. İleri gidilmesi gerekirken toplumun geriye gidişe zorlandığını belirten Dr. İmamoğlu, “Cumhuriyet ve demokrasi sayesinde kavuştuğumuz tüm kazanımlar bir bir elimizden alınmak isteniyor” dedi.
‘Atatürk devrimleri Türkiye’yi ayakta tutuyor’
Eşinin ardından söz alan TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atatürk’ün yaptığı devrimlerin Türkiye’yi ayakta tuttuğunun altını çizerek “Bu ülkede fabrikalar kurup o fabrikaların teknolojisini aldığı ülkelere buradan incir, fındık yollayarak parasını ödedikleri sanayi kalkınması var. O bizi ayakta tutuyor. Har vurup harman savuruyoruz. İşte bütün bu devrimler bizi dimdik ayakta tutuyor. Bir de düşünsenize bu ülkede cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırdığımızı… Hür, özgürlük içerisinde, eşitlik içerisinde; herkese saygı duyulan… Hele hele bir düşünsenize yöneticilerin yüzde 51’i kadın. Vay anam vay. Türkiye’yi kim tutar…” ifadelerini kullandı.
‘Herkes için dönüm noktası’
Etkinlikte konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmalarının, kadınlar kadar demokrasiye ve eşitliğe inanan herkes için dönüm noktası olduğunu belirtti. Ovalıoğlu, “1934 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, kadınları hür ve eşit gören bir anlayış vardı. O anlayış, padişaha kulluktan cumhuriyet yurttaşlığına geçen bir millet için ve dünya için en cesur devrimlerden birini yaptı. Şüphesiz bu fikrin yol göstericisi, bize daima ışık tutan Atamızın eşsiz vizyonudur. Kadınların güçlenmesi, sadece bugünün değil, yarının da güçlenmesidir. Atatürk’ü eşsiz kılan da bunu dünyada pek çok liderden önce görmüş olmasıdır” diye konuştu.
‘Cam tavanları aşmak için mücadele ettik’
“Bir kadın olarak; beyin cerrahı, akademisyen ve eğitimci, bugün de belediye başkanı olabildiysem, bunu hepimiz gibi Atamıza borçluyum” diyen Ovalıoğlu, “Bu duygunun derinliğini yüreklerinizde hissettiğinizi çok iyi biliyorum. Kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesi büyük bir kazanımdı.
Ancak bu kazanım, bir anda eşit şartlara kavuştuğumuz anlamına hiç gelmedi. Hangi alanda çalışırsak çalışalım; her alanda cam tavanları aşmak için mücadele ettik” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar olarak siyasete katacağımız çok şey var’
Yerel yönetimlerdeki durumu özetleyen Ovalıoğlu, “Cumhuriyetin ilk çok partili seçim olan 1930’dan bugüne 30 bini aşkın erkek, belediye başkanı seçildi. Buna karşın, 1930’dan 2023’e yalnızca 150 kadın bu görevi üstlendi. Bu tabloyu bir karamsarlıkla değil durum tespiti yapmak için ortaya koydum. Çünkü mücadele gücümüzü asla yitirmiyoruz çünkü umudumuz var! Ekrem Başkanımızın dediği gibi ‘Gençliğimiz var!’ 2024 yerel seçimlerinde kadın belediye başkanı sayısı 75’e ulaştı. Cumhuriyet tarihi boyunca seçilen 150 kadın başkanın, yarısı kadar kadın 1 seçimde başkan oldu. Bunun gurur verici yanı, 75 kadın başkanın 34’ü CHP’li. Kadınlar olarak siyasete katacağımız çok şey var. Heyecanlıyız, çok kararlıyız ve çok çalışkanız!” diye konuştu.
‘Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz’
“Kadınların siyasette daha fazla yer alması sadece bir temsil meselesi değildir” diye konuşan Ovalıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün burada, tarihin bir dönüm noktasını kutlarken, Atamıza, Yüce Meclisin çatısı altında gelecek hayallerimizin meşalesini yakan o kıymetli akla minnettarlığımı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Her kadının onurlu, güçlü, güvende ve eşit olduğu bir dünya kurmaya kararlıyız. Ülkemizin dört bir yanında umudu yeşertene dek, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Ovalıoğlu: Kadının Güvende Ve Eşit Olduğu Bir Dünya Kurmaya Kararlıyız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çalıştayda konuşan Başkan Ovalıoğlu, “Kadınların sesi olmak, onların yanında durmak ve şiddetsiz bir toplum inşa etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Her kadının güçlü, güvende ve eşit olduğu bir dünya kurmaya kararlıyız” diyerek çalıştayı düzenleyen Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’ya teşekkür etti.
Ülkenin en büyük sorunlarından biri olan kadına yönelik şiddetin karşısında durarak her türlü çalışmanın içinde bulunan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Avcılar Belediyesi’nin düzenlediği ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Acil Eylem Çalıştayı’na katıldı. ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Şiddetle Mücadele Stratejileri, Kadın Hakları ve Yasal Güvenceler: Şiddete Uğrayan Kadınların Hukuki Korunması, Ekonomik Bağımsızlık ve Kadın Güçlendirme Politikaları, Medya, Dil Ve Toplumsal Algı: Şiddetin Normalleştirilmesine Karşı Mücadele, Yerel Yönetimlerin Rolü: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Belediyelerin Faaliyetleri, Kadın Örgütlülüğü ve Sivil Toplumun İş Birliği, Kriz Anlarında Kadınlar: Afet, Kriz Dönemi Ve Şiddetle Mücadele, Psikolojik Şiddet ve Kadınlar: Sessiz Tehdidin Yıkıcı Sonuçları’ konularının masaya yatırıldığı çalıştayda Başkan Ovalıoğlu’na Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın eşi Asiye Çaykara eşlik etti. Çalıştaya çok sayıda STK katıldı.
“Kadınların toplumun her alanında eşit, güvenli ve onurlu bir şekilde var olabilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur”
Çalıştayda konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bu anlamlı çalıştayda kadına karşı şiddet konusunda değerli katılımcılar ve uzmanlar, görüş ve önerilerini dile getirdiler. Ele alınan konular ve yaşanmakta olanlar bir kez daha gösteriyor ki, ülkemizde adeta bir cinnet hali yaşanıyor. Kadınların, kız çocuklarının ve hatta bebeklerin uğradığı şiddeti acı içinde tecrübe ediyoruz. Kadına yönelik şiddet, mücadele edilmesi gereken en temel insan hakları ihlallerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Bu sorunun merkezine daha derinlemesine inerek çözmek zorundayız. Çünkü kadına yönelik şiddet, sadece kadının yaşam hakkına yönelik bir tehdit oluşturmuyor. Aynı zamanda toplumun refahını ve geleceğini de derinden etkiliyor. Bu nedenle, kadınların toplumun her alanında eşit, güvenli ve onurlu bir şekilde var olabilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Böylesine ağır bir tabloya rağmen umudumuzu elbette koruyoruz. Çünkü artık daha çok kişiyiz. Daha adil ve eşit bir toplumu inşa etmek için artık kadın- erkek birlikte hareket etme gücümüz var. İşte Avcılar Belediye Başkanımız Sayın Utku Caner Çaykara, tam da bunu kanıtlıyor. “Birlikte Güçlüyüz” diyerek desteklediği Acil Eylem Çalıştayı, kadın-erkek demeden herkesin eşit, onurlu ve güvenli şekilde yaşadığı bir toplum için verilen samimi desteğin kanıtıdır. Başkanıma, bu mücadeleye sunduğu güçlü katkılar için teşekkür ediyorum” dedi.
“Kadına yönelik şiddetin her türüne karşı ‘sıfır tolerans’ ilkesiyle hareket ediyoruz”
“Bakırköy’de de kadına karşı şiddetle mücadele ve toplumsal eşitlik için büyük bir gayret içindeyiz” diyen Başkan Ovalıoğlu, “Göreve geldiğimiz günden bu yana, “Birlikte Yönetim” ilkesiyle hareket ediyoruz. Bu anlayışla, kadına yönelik şiddet sorununun çözümüne de katkı sunmak istiyoruz. Biliyoruz ki, şiddetle mücadele hukuki ve kurumsal bir mesele olmanın yanında toplumsal dayanışmayı gerektiren bir süreçtir. Bireylerin, ailelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının el ele vermesiyle başarıya ulaşabiliriz. Bu hassasiyetlerle kadına yönelik şiddetin her türüne karşı “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ediyoruz. Farkındalık ve bilinçlendirme sağlamak, kadınlar için “Şiddetle Mücadele Rehberi” hazırladık. Bu yayınla, kadınlarımızın haklarını öğrenmelerini ve şiddet karşısında yapabileceklerini bilmelerini istedik. Yayınımızı 25 Kasım Pazartesi günü düzenleyeceğimiz İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa çerçevesindeki konferansta kamuoyunun bilgisine sunacağız ve tüm iletişim kanallarından kadınlarımıza ulaştıracağız. Bu vesileyle, başta Utku başkanım olmak üzere tüm konukları konferansımıza davet ediyorum. Bir diğer önemli adım olarak Bakırköy Belediyesi Eşitlik Birimi’ni kurduk. Bu birimin çatısı altında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya dönük pek çok projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Çalışmalarımızı hem ilçemizle, hem de tüm İstanbullularla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
“Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak, bu küresel çabaya katkı sunmaktan elbette gurur duyuyoruz”
Kadına yönelik şiddete karşı birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam edeceklerini belirten Başkan Ovalıoğlu sözlerini şöyle noktaladı: “Kadına yönelik şiddet, bugün dünya genelinde yaşanan evrensel bir insan hakları sorunu haline gelmiş durumdadır. Bu soruna karşı dünyanın her yerinde verilen mücadelede yerel yönetimlerin üstlendiği rol hayati bir önem taşımaktadır. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak, bu küresel çabaya katkı sunmaktan elbette gurur duyuyoruz. Kadınların sesi olmak, onların yanında durmak ve şiddetsiz bir toplum inşa etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Her kadının güçlü, güvende ve eşit olduğu bir dünya kurmaya kararlıyız.”
“Bu karanlık gerçeği dönüştürmek için omuz omuza olmak güç veriyor”
Çalıştaya katılarak bir dayanışma konuşması gerçekleştiren Asiye Çaykara, “Bugün burada cesaret, direnç ve değişim isteğimizin gücüyle toplandık. Kadına karşı şiddet, yalnızca bireylerin değil; toplumun onuruna dokunan bir meseledir. Bugün burada bu karanlık gerçeği dönüştürmek için omuz omuza olmak güç veriyor. Şiddete karşı yalnız ve çaresiz olmadığımızı, birlikte daha güçlü olduğumuzu göstermek ve şiddete karşı çözüm önerileri üretebilmek için bir aradayız. Şiddetin bahanesi olmaz diyerek bugün bir kez daha İstanbul Sözleşmesi ve onun hukuki dayanağı 6284 yasasının önemini biliyor; uygulanması gerektiğine inanıyorum. Bugün bu salonda, birbirimizi güçlendirecek, yeni yollar ve çözümler üreteceğiz. Ortak aklımızı kalbimizi bugün şiddetle mücadele için birbirinden farklı alanlardan gelen mücadele eden bizlerle buluşturacağız. Bugün, birbirimizi dinleyerek, kenetlenerek, fikirlerimizi paylaşarak, dayanışmamızla bir kez daha iyi ki kadınlar var iyi ki kadın dayanışması var diyeceğiz!” dedi.
“Her gün kız çocuklarının gözlerine bakıyor ve gelecek ışığını görüyorum”
“Bir eğitimci olarak her gün kız çocuklarının gözlerine bakıyor ve gelecek ışığını görüyorum” diyen Çaykara, sözlerine şöyle devam etti: “Aydınlık yarınların habercisi olan bu ışığın sönmemesi için onlara güvenli, eşit ve adil bir dünya bırakmamız gerekiyor. Bunun yolu da bugün burada konuşulan, tartışılan ve hayata geçirilen adımlardan geçiyor. Ve bu değerli tartışmalar sonucu bugün bu kenti yeniden inşa etmenin yollarını, görevlerini çıkaracağımıza ve hep birlikte eşit bir Avcılar yaratacağımıza yürekten inanıyorum.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Ovalıoğlu: “Her kadının güçlü, güvende ve eşit olduğu bir dünya kurmaya kararlıyız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bozyaka Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen açılışta yerel üreticiler, el yapımı gıda ürünlerinden tekstil ürünlerine kadar geniş bir yelpazede ürünlerini sergilerken, vatandaşlar da kadınların emeğiyle hazırlanan ürünleri satın alma fırsatı buldu. Başkan Kınay, kadın girişimcileri daha fazla desteklemek için benzer etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
Başkan Kınay, kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve ekonomik bağımsızlıklarının sağlanması amacıyla böyle bir pazarın hayata geçirilmesinin önemine değindi. Kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek için yapılan bu tür organizasyonların, hem üretici kadınların hem de yerel ekonominin gelişimine büyük katkı sağlayacağını ifade etti.
Ayda iki kez düzenlenecek
Bozyaka Pazaryerinin ardından 27 Kasım’da Kibar Pazaryeri’nde ikincisi düzenlenecek ‘Kadın Emeği Pazarı’na da tüm üretici kadınları ve vatandaşları davet eden Kınay, “Kadınlarımızın emekleri bizler için çok değerli. Karabağlar’da kadınların her alanda daha güçlü olmasını sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Karabağlar’da Kadının Eli Var yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner adına Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis II. Başkanvekili ve Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi Emre Doğan tarafından Kadının İnsan Hakları Derneği Danışmanı Gülşah Seral arasında imzalanana protokol ile kadın girişimlerine yönelik örgütlenmenin güçlenmesi ve cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkabilmenin desteklenmesi amaçlanıyor.
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR KONUSUNDA EĞİTİMLER
Çankaya Belediyesi, KİHEP uygulamaları kapsamında kadınların haklarıyla ilgili bilgilendirici eğitimler almasına olanak sağlıyor. Dernek tarafından verilen eğitimler, kadınların haklarına ilişkin ulusal ve uluslararası metinlere, Anayasal ve medeni haklara, ekonomik, cinsellik ve doğurganlık üzerine ayrıntılı bilgilendirmelerin yanı sıra kadının sosyal ve ekonomik hakları, şiddete karşı ne yapabileceği, şiddete uğrayan bir kadına nasıl yardım edilebileceği ve nerelere başvurulabileceği konularını da içeriyor. 6 Kasım 2024 tarihinde başlayan ve 19 Şubat 2025 tarihine kadar devam edecek olan eğitimler, Çarşamba günleri 11.30-15.30 saatleri arasında, Ayrancı Çankaya Evi’nde yapılıyor. Eğitimlere katılan kadınlar program sonunda sertifika sahibi de oluyorlar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı Çankaya’da imzalandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Menopozun, yaşamın doğal bir evresi olup bu dönemde kadının hem kendine şefkat göstermesi hem de çevresinden destek görmesinin, sürecin daha sağlıklı geçmesini sağlayacağını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, “Eşler, arkadaşlar veya aile üyeleri, menopozdaki kadının ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmalı ve gerekirse profesyonel destek arayışında cesaretlendirmelidir.” dedi.
NP Feneryolu Tıp Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü dolayısıyla menopoz döneminin kadınlar üzerindeki duygusal etkilerini değerlendirerek bu sürecin nasıl yönetilebileceğine dair önemli bilgiler sundu.
Menopozda serotonin gibi duygu durumunu düzenleyen hormonlar etkileniyor
Menopozun, kadınların hayatında hormonal değişimlerin yoğun yaşandığı bir dönem olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, “Bu değişimler duygusal dengeyi önemli ölçüde etkilemektedir. Menopozda östrojen ve progesteron seviyelerinin azalması, serotonin gibi duygu durumunu düzenleyen hormonları üzerinde etkilidir.” dedi.
Menopoz döneminde kadınlarda sık görülen duygusal değişiklikler neler?
Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, menopoz döneminde kadınlarda sık görülen duygusal değişiklikleri de şöyle sıraladı:
“Duygu durum dalgalanmaları: Östrojenin azalmasıyla birlikte kadınlar ani ruh hali değişimleri yaşayabilir. Mutluluktan üzüntüye, öfkeden kaygıya geçişler hızlanabilir.
Depresyon ve Anksiyete: Hormonal değişiklikler, depresyon ve anksiyete riskini artırabilir. Özellikle daha önce bu tür sorunları olan kadınlarda risk daha fazladır.
İrritabilite (Asabiyet): Küçük şeylere aşırı tepki verme ve tahammülsüzlük menopoz sırasında yaygın olabilir.
Sıcak basmaları uykuyu bozuyor!
Uyku Sorunları: Sıcak basmaları ve gece terlemeleri gibi fiziksel belirtiler uykuyu bozarak yorgunluk ve zihinsel bulanıklığa neden olabilir, bu da duygusal dengesizliği tetikleyebilir.
Konsantrasyon Zorluğu ve Hafıza Problemleri: Beyin sisi olarak adlandırılan bu belirtiler, östrojenin sinir sistemine olan etkisi nedeniyle ortaya çıkar ve günlük yaşamda zorluklar yaratabilir.
Libido kaybı: Hormonal değişiklikler cinsel istekte azalmaya yol açabilir, bu da ilişkilerde duygusal gerilimlere neden olabilir.”
Kadının çevresinden destek görmesi önemli
Menopoz sürecinin yaşanma şeklinin, kadının kişilik özelliklerine, strese dayanıklılığına ve baş etme stratejilerine bağlı olarak büyük ölçüde değiştiğini de vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, “Bu nedenle, kişilik tipine uygun yaklaşımlar geliştirmek, menopozun duygusal etkilerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Menopoz, yaşamın doğal bir evresi olup bu dönemde kadının hem kendine şefkat göstermesi hem de çevresinden şefkatli ve anlayışlı bir destek görmesi, sürecin daha sağlıklı geçmesini sağlar.” diye konuştu.
Kadınların kendi kendilerine dikkat etmesi gereken noktalar neler?
Kadınların kendisine ve çevrelerinin onlara karşı dikkat etmesi gereken bazı hususlara da dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, kadınların kendi kendilerine dikkat etmesi gereken noktaları da şöyle sıraladı:
“Kendini dinlemek: Kadınlar, bu süreçte bedensel ve duygusal değişimlerini fark etmeli ve bu değişiklikleri kabul etmelidir. Kendine karşı anlayışlı ve sabırlı olmak bu sürecin daha rahat geçmesine yardımcı olabilir.
Stres yönetimi: Düzenli egzersiz, yoga, meditasyon gibi stres azaltıcı aktiviteler bu dönemde faydalı olabilir. Stresi yönetmek, duygusal dalgalanmalarla başa çıkmayı kolaylaştırabilir.
Dengeli bir diyet, menopoz semptomlarını hafifletebilir
Sağlıklı beslenme: Dengeli bir diyet, menopoz semptomlarını hafifletebilir. Östrojen seviyelerindeki düşüşü dengelemek için kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdalar tüketmek önemlidir.
Destek aramak: Psikolojik ya da tıbbi destek almak, menopozun duygusal ve fiziksel zorluklarını daha rahat atlatmaya yardımcı olabilir. Bir terapistle ya da menopoz konusunda uzman bir doktorla görüşmek etkili olabilir.
Uyku düzenine özen gösterme: Menopoz döneminde yaşanan uyku sorunlarına karşı düzenli uyuma saatleri belirlemek ve uyku hijyenine dikkat etmek önemlidir.
Kendine zaman ayırmak: Kişisel hobilerle ilgilenmek, sosyalleşmek ve duygusal ihtiyaçlara yönelmek, bu dönemin daha pozitif geçmesine yardımcı olabilir.”
Eleştirel yaklaşımlar yerine destekleyici tutum sergilenmeli!
Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, menopoz döneminde kadınların çevrelerinin onlara karşı dikkat etmesi gereken noktaları da şu şekilde sıraladı:
“Empati ve anlayış: Bu dönemde kadınların hormonal değişimlerden dolayı daha hassas olabileceklerini anlamak ve onlara karşı empati göstermek son derece önemlidir. Eleştirel yaklaşımlar yerine destekleyici tutum sergilenmelidir.
Sabırlı olmak: Duygu durum dalgalanmaları, sıcak basmaları ve uykusuzluk gibi sorunlar çevreyi de etkileyebilir. Ancak bu semptomların biyolojik bir süreç olduğunu unutmadan sabırlı olmak gerekir.
Onları dinlemek ve duygusal destek sağlamak bu süreçte önemli
İletişimi güçlendirmek: Açık ve dürüst bir iletişim kurmak, menopoz dönemindeki kadınlarla ilişkileri güçlendirir. Onları dinlemek ve duygusal destek sağlamak bu süreçte önemlidir.
Destekleyici olmak: Eşler, arkadaşlar veya aile üyeleri, menopozdaki kadının ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmalı ve gerekirse profesyonel destek arayışında cesaretlendirmelidir.
| Yargılamadan destek sunmak: Fiziksel ya da duygusal değişikliklere karşı yargılayıcı tutumlar yerine, her bireyin bu süreci farklı şekillerde yaşadığını kabul eden bir destek sunmak önemlidir.” |
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Menopozda kadının duygusal desteğe ihtiyacı var! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hamilelik ve doğum, karın bölgesinde sarkmalar, kilo alımı, ciltte çatlaklar ve göğüslerde hacim kaybı gibi fiziksel izler bırakabiliyor. Bu konuda çözüm olarak sunulan ve tüm dünyada özellikle son yıllarda daha çok konuşulan “annelik estetiği” konusunda Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif, Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Dr. Mert Ersan, konuyla ilgili önemli bilgiler verdi. Annelik estetiğinin, farklı estetik prosedürlerinin bir arada sunulduğu bir kombinasyon olduğunu anlatan Dr. Öğr. Ü. Ersan, bu noktada kadının ihtiyaçları, genel sağlık durumu gibi birçok noktanın değerlendirilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
İŞLEMLER TEK BAŞINA YA DA KOMBİNE ŞEKİLDE UYGULANABİLİYOR
Bu kombinasyonunun içinde, meme, karın, genital bölge ve liposuctionın yer alabildiğini ve kadının ihtiyacına göre de her birinin ya da bazılarının kombinasyonu olarak uygulanabildiğini anlatan Dr. Öğr. Ü. Ersan, sözlerine şöyle devam etti: “Gebelik ve emzirme dönemi sonrasında kadın vücudunda en fazla deformite gözlenen bölgelerin başında meme geliyor. Sıklıkla, halk arasında ‘içi boşalmış’ diye tabir edilen hacim kaybı meydana geliyor. Bu tarz durumlarda sarkma yoksa meme büyütme ameliyatı ya da bir sarkıklık varsa, meme büyütme ile beraber meme dikleştirme ameliyatı yapılabiliyor.”
“KADININ İHTİYAÇLARI BELİRLEYİCİDİR”
“Gebelik ve doğum sonrası kadınların karın ve genital bölgesinde de deformiteler oluşabiliyor” diyen Dr. Öğr. Ü. Ersan, “Doğumdan sonraki dönemde karın cildinde sarkmalar, çatlaklar veya fazlalıklar meydana gelebiliyor. Ya da özellikle sezaryen doğum sonrasında karın bölgesinde cilt toplanması yaşanabiliyor. Bu durumda karın germe ameliyatı da annelik estetiğine dahil edilebilir. Bunun yanında özellikle pubik bölgede, basenlerde ya da bel çevresinde oluşabilecek yağ artışları için de liposuction işlemi uygulanabiliyor. Genital bölgede ise vajinanın genişlemesine bağlı deformiteler ve genital dudaklarda bozulmalar meydana gelebiliyor. Bu durumda da uygun cerrahi çözümler mümkün.” diye konuştu.
“AMELİYAT İÇİN DOĞUMUN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMESİ GEREKİYOR”
Ameliyat için acele edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr.Ü. Ersan, “Kadın vücudu mucizelerle doludur. Dolayısıyla, doğumdan sonraki dönemde birçok deformite toparlıyor. Bu noktada sabırlı olmak gerekiyor. Bir müdahalede bulunacaksak bile, mutlaka doğumun üzerinden bir yıl geçmesi gerektiğini söylüyoruz. Eğer kadın emziriyorsa emzirme bittikten sonra bir yıl geçmesinde yarar var” ifadelerini kullandı.
“KADININ DOĞURGANLIĞI ETKİLENMİYOR”
Dr. Öğr. Ü. Ersan, annelik estetiğinden önce sağlıklı yaşam tarzı benimsemenin ve ideal kiloya ulaşmanın önemine vurgu yaparken, bu operasyonların doğurganlık üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını belirtti. Dr. Ersan şöyle konuştu: “Beklenmesi gereken süre geçmiş, ideal kiloya ulaşılmış, düzenli olarak aktif spor yapıyoruz ve sağlıklı besleniyoruz. Bunlara rağmen geçmeyen deformiteler varsa, o zaman annelik estetiğini öneriyoruz. Ama öncelikle sağlıklı yaşam periyodunun oturması gerekiyor. Bu ameliyatlar kadının doğurganlığına zarar veren işlemler değil. Ancak, bu ameliyatların yapılma sebebi zaten gebelik sürecinin vücutta yarattığı deformiteler. Yani tekrar hamile kalırsanız, memelerde tekrar şekil bozukluğu olabilir, karın sarkabilir, genital problemler meydana gelebilir. Bu yüzden, daha kalıcı sonuçlar elde etmek amacıyla bu ameliyatları genellikle hamilelik ve emzirme sürecini tamamlamış, ileri dönemde tekrar çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlara öneriyoruz.”
KOMBİNE AMELİYAT SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ
Birden fazla estetik müdahalenin tek bir ameliyat altında yapılmasının hasta için avantajlı olduğunu belirten Dr. Öğr. Ü. Ersan estetik ameliyatlar sonrası iyileşme süreci hakkında da bilgi verdi: “Kombine bir işlem genellikle 1-2 gün kadar hastanede yatış gerektiriyor. Ameliyat sonrası ilk birkaç gün biraz zor geçiyor, çünkü anestezi alıyoruz ve vücutta bir yorgunluk meydana geliyor. Baş dönmesi, bulantı, kusma gibi durumlar olabiliyor, ancak üçüncü günden sonra hızlı bir iyileşme süreci başlıyor. Birinci haftadan sonra hasta normal işlerine geri dönmeye başlıyor ancak tüm etkilerin geçmesi altı haftayı bulabiliyor. Ameliyat kararını vermek hasta için kolay olmasa da kombine işlemler aynı ameliyatta yapılabiliyor. Tek anestezi altında, tek ameliyat ve tek iyileşme periyodu hastanın birçok deformitesinden kurtulmasını sağlıyor. Ancak bu, ameliyat süresini uzattığı için iyileşme dönemi biraz daha zor olabiliyor.”
“İŞLEMLERİN DOĞRU ZAMANDA VE DOĞRU KİŞİYE UYGULANMASI ÖNEMLİ”
Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, son olarak kombine estetik ameliyatların her hasta için uygun olmadığını belirterek, doğru hasta seçiminin önemine dikkat çekti. Hastanın genel sağlık durumu, sigara kullanımı ve ek hastalıkların varlığının ameliyatın risklerini artırabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, “Kombine ameliyatlar her hasta için uygun değil. Hastanın genel durumu, sigara kullanımı gibi faktörleri göz önünde bulundurarak ameliyat kararını vermek gerekiyor. Ameliyat süresinin uzaması pıhtı atma riski gibi durumları artırabiliyor, bu yüzden sigara içen hastalarda dikkatli olmamız gerekiyor. Ameliyat sonrası iyileşmenin sorunsuz olması için de sigarayı bırakmak çok önemli. Nikotin, damarları etkileyerek kan akışını bozuyor ve yara iyileşmesini zorlaştırıyor. Obezite de iyileşme sürecini olumsuz etkileyen faktörlerden biri. Bu yüzden, ameliyat öncesinde ideal kiloya ulaşmak ve sağlıklı beslenmek oldukça önem taşıyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Annelik Estetiği, Kadının Doğum Sonrası İstediği Forma Girmesine Yardımcı Oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>