?>
?>
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü
tarafından yürütülen “Yarımada Kadınları Sakız Ağacına Can Katıyor” projesi kapsamında,
Urla’da yeni bir fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi.
Kadın çiftçileri destekleyerek sakız ağacı yetiştiriciliğinin yaygınlaştırmasını amaçlayan proje
kapsamında Urla, Çeşme ve Karaburun ilçelerinde kadın üreticilere eğitimler verilerek fidan
desteği sağlandı ve kapama sakız bahçeleri oluşturuldu.
Projenin devamında Urla’da yeni bir fidan dikim etkinliği daha gerçekleştirildi. Etkinliğe İl
Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, ilçe müdürleri ve belediye temsilcilerinin yanında
Gülbahçe Kadın Kooperatifi ortakları ve Karaburunlu kadın üreticiler katıldı.
Sakızın Toptan Kilosu 25 Bin TL
Etkinlikte konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, sakız ağacının önemine vurgu
yaparak, “Sakız ağacı doğayla uyumlu bir bitki. Aynı zamanda ekonomik değeri de yüksek bir
ürün. Bugünlerde 25 bin TL toptan fiyat bulduğunu görüyoruz. Bu yüzden kadın
üreticilerimizin bu projede aktif rol alması bizleri çok mutlu ediyor. Bugün burada hep
birlikte diktiğimiz fidanlar, gelecekte sizlere ve bölgemize gelir sağlayacak. Siz bu ağaçlara
sahip çıkarsanız, biz de size her türlü desteği veririz. Ülkemizin sakız üretimini birlikte
artıralım.” dedi.
Projede Urla, Çeşme ve Karaburun ilçelerinden 73 kadın üretici yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yarımada Kadınları Sakız Ağacına Can Katıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kadın emeğinin sporun her alanındaki rolünü görünür kılmayı amaçlayan beIN SPORTS, bu özel günde de yalnızca ekran önündeki değil, kamera arkasındaki kadınların katkılarını da ön plana çıkaracak. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü vurgulamak amacıyla farklı branşlardan sporcular, antrenörler, yorumcular ve yayın ekiplerinin yer aldığı içerikler beIN SPORTS ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
beIN SPORTS Daha Fazla Kadınla Ekranda
Kadın emeğini sporda ön plana çıkarmayı ilke edinen beIN SPORTS Türkiye, 8 Mart’ta daha yüksek sesle ve daha çok kadınla sporseverlere ulaşacak. beIN SPORTS HABER’de saat 13.00’te beIN SPORTS’un ekran yüzlerinden Zeynep Özdemir’in sunumuyla ekranlara gelecek Lig Merkezi’nde yorumcu olarak eski milli futbolcu Sibel Duman ve beIN SQUAD bünyesindeki kadın takımların futbolcuları yer alacak. beIN SÜPER LİG’de de yıl boyunca olduğu gibi bu hafta da programın moderatörlüğünü üstlenecek Seyhan Şaşko’ya, Türkiye Kadın A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kırağası ve Uğur Meleke yorumlarıyla eşlik edecek.
8 Mart Cumartesi günü saat 20.30’da oynanacak Trabzonspor – Hatayspor karşılaşmasının tüm detayları, Gözde Özgür’ün yönetmenliğinde ekrana gelecek. Muhabir Nur Bilge de Papara Park’tan yapacağı canlı yayınlarla hem atmosferin hem de takımların son durumunu, maç önü ve maç sonu takım röportajlarını beIN SPORTS 1 ekranlarından izleyicilere aktaracak. Karşılaşma sırasında ise Bahar Özgüvenç, maçın spikeri Murat Yenersoy’a yorumlarıyla katkı sağlayacak.
Basketbolun Kadınları da beIN SPORTS’ta
Pınar İlik Üçer’in sunumuyla ekranlara gelecek röportajlarda ise TBF Yönetim Kurulu Üyesi Gülşah Akkaya, Yunanistan Kadınlar Süper Ligi ekiplerinden PAS Giannina WBC’nin başantrenörü Selen Erdem ve Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı oyuncusu Sevgi Uzun, 8 Mart’ta beIN SPORTS ekranlarında olacak. Dört başarılı ismin röportajları saat 12:45’te beIN SPORTS 5’te yayınlanacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
beIN SPORTS’un Kadınları Sahadan Ekrana Her Yerde yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, birçok cesur kadını bünyesinde barındırıyor. Erkek meslektaşları ile omuz omuza vererek tüm zorlu görevlerin üstesinden gelen kadınlar, bu alanda çalışmak isteyen hemcinslerine ilham oluyor.
Öğretmenliği bırakıp itfaiyeci oldu
11 yıl boyunca çocuk gelişimi öğretmenliği görevini yürüten itfaiye eri 35 yaşındaki Hacer Akkuş, babası Erdal Mısırlı’dan ilham aldı. İtfaiyeden emekli olan babası nedeniyle bu mesleğe gönül veren Hacer Akkuş, “Babamın görev sonrası her eve döndüğünde bize manevi olarak hissettirdiği duygu beni çok etkiledi ve bu mesleğe yönelmemi sağladı. Bu mesleğin güzelliğini, önemini kelimelerle tarif etmek mümkün değil. Elimden geldiği kadar mesleğime katkı sunmaya çalışıyorum. İzmir İtfaiyesi’nde görev yapıyor olmaktan dolayı çok mutluyum” diye konuştu.
“Kadınlar her alanda fazlasıyla güçlü”
Erkek meslektaşları ile omuz omuza çalışmanın gurur verici olduğunu, birbirlerinden öğrendikleri çok şeyin bulunduğunu anlatan Akkuş, şunları söyledi: “Erkek meslektaşlarım, eşim çok destek oluyor. Eşim yaptığım meslekten dolayı benimle gurur duyuyor. Onun desteğini almak, beni daha da motive ediyor. Beden gücü gerektiren meslekleri sadece erkeklerin yapabileceğine inanan bir toplumda yaşıyoruz. Ama görüyorsunuz ki kadınlar da her alanda fazlasıyla güçlü. Kadınlar olarak her alanda varız, var olacağız. Korkmadan, çekinmeden meslek tercihlerini yapmalıyız. Hiçbir meslek hiçbir kadını korkutmasın. Yeter ki başarabileceklerine inansınlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: Dünyada her şey kadının eseridir.”
“Yaptığımız görevler kadınlara cesaret veriyor”
İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Şube Müdürlüğü’nde görevli paramedik (sağlık personeli) Aslısüsen Oskay (29) da itfaiyenin görev aldığı olaylarda ilk yardım hizmeti veriyor. İtfaiyeye gelen her çağrıda, insanların kendilerini umutla beklediğinin altını çizen Oskay, “Mümkün olduğunca en kısa sürede onlara ulaşıp yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz. Yurttaşlar için döktüğüm ter, verdiğim emek beni yormuyor. Yüzlerindeki gülümsemeden emeğimin karşılığını aldığımı görüyorum. Bu zamana kadar birçok işte görevlendirildim. Görevimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Kadın elinin değdiği çoğu işin daha başarılı, düzenli ve disiplinli olduğunu düşünüyorum. İşimi severek yapıyorum. Bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Yaptığımız görevlerin kadınlar için cesaret niteliği taşımasını istiyoruz. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” diye konuştu.
İtfaiyenin tek kadın şoförü rüzgar kadar hızlı
Ayet Kütükbaş da İzmir İtfaiyesi’nde itfaiye ekiplerini olay yerine en hızlı ve sorunsuz şekilde ulaştırma görevini üstlenen cesur kadınlardan. 23 yaşındaki genç kadın, itfaiyeye ait her türlü aracı kullanıyor. İtfaiyenin tek kadın şoförü, direksiyonda rüzgar kadar hızlı. İtfaiyeciliğin çocukluk hayali olduğunu ancak şartlar farklı geliştiği için şoför olduğunu ifade eden Ayet Kütükbaş, “22 metre merdivenli araçtan tutun da 15 tonluk arazöze kadar bütün araçları kullanabiliyorum. İtfaiyedeki tek kadın şoförüm. İtfaiye aracını kullandığımı görenler, çok güzel tepki veriyor. İnsanların benimle gurur duyduğunu hissediyorum. Bu çok güzel bir duygu. Olay yerine gittiğim zaman da insanların bana yardım etmeye çalıştığını görüyorum. Bu da çok hoşuma gidiyor. İş yerindeki arkadaşlarımın yanı sıra ailem ve arkadaşlarım da bana bu konuda destek veriyor” dedi.
“Kendimle gurur duyuyorum”
İşini de kullandığı araçları da çok sevdiğini vurgulayan Kütükbaş, şunları söyledi: “Araca her bindiğimde biraz endişeleniyorum. Çünkü ihbar geldiği an ilk sorumluluk bizde. Kendi can güvenliğimiz, araçtaki arkadaşlarımızın can güvenliği ve olay yerine hızlı, sağlıklı şekilde varmak bizim sorumluluğumuzda. Her şeye rağmen bir kadın olarak bu işi yaptığım için kendimle gurur duyuyorum. İsteyen herkesin de bu zorlu meslekleri yapabileceğini biliyorum. İyi bir rol modelim. Bizler toplumda varız. Zor veya kolay diye ayırt etmeden bütün meslekleri yapmaya çalışıyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir’in cesur kadınları her zorluğun üstesinden geliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kadının Gücü ve Sanatın Bütünleştirici Etkisi
Kadın, geçmişin aynasında geleceği gören bir ışıktır. Afife Jale’nin sahnesinde yankılanan cesareti, Cahide Sonku’nun sinemada açtığı yollar, Keriman Halis’in zarafetiyle dünyaya duyurduğu kudreti, Mihri Müşfik’in fırçasından taşan devrimci ruhu, Suat Derviş’in kelimelerle işlediği hakikati, Sabiha Gökçen’in gökyüzüne yazdığı özgürlüğü, Seniha Sami’nin tarihe ışık tutan çalışmaları ve Süreyya Ağaoğlu’nun hukuku adaletle yoğuran dirayeti bu sergide sanatçının yüzünde buluşuyor.
Sanatçının yüzü, onların yüzüyle birleşirken, her bir fırça darbesi şu güçlü mesajı fısıldıyor: “Ben senim. Sen de ben olabilirsin.”
Eserleri seslendirenler arasında başta Hande Ataizi’de olmak üzere, sahne sanatları, tıp, edebiyat gibi alanlardan da pek çok isim bulunmakta. Ayrıca eserlerin satışından elde edilecek gelirden Genç İnciler derneğine de katkı sağlanacak olan sergi 8 Mart-8 Nisan tarihleri arasında Nevmekan Sahil Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor olacak.
Sanatçı Ceyda Erinç Kimdir?
1978 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Ana Dalından derece ile mezun olmuş, yüksek lisans eğitimini tamamlamış ve halen Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesinde doktora eğitimini sürdürmektedir. Türkiye’nin en önemli ressamlarından Bahri Genç ile çalışmalarına devam eden Erinç, yurt içi ve yurt dışında çok sayıda karma sergiye katılmıştır. Cumhuriyetin 100. yılı onuruna yaptığı 2023 tarihli Atatürk Portresi, özel davet ile Miami Türk Başkonsolosluğu ve Florida Üniversitesi’nde sergilenmiştir.
Genç İnciler Derneği ile İş Birliği Sergi, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Genç İnciler Derneği ile ortak bir bilinç çerçevesinde desteklenmektedir. Dernek, gençlerin güçlü yanlarını fark etmelerine ve potansiyellerini açığa çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlamakta; burs, mentörlük ve kariyer planlama programları ile gençlerin eğitim hayatına katkı sağlamaktadır.
Sanatseverleri Geleceğin Öncüleriyle Buluşmaya Davet Ediyoruz! Bu sergi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; kadınların geçmişten geleceğe uzanan mücadelesine bir saygı duruşudur. 8, yalnızca bir sayı değil; sınırları aşan, yolları açan, geçmişten geleceğe uzanan sonsuzluğu simgeleyen bir döngüdür.
Sergi Açılışı: Nevmekan Sahil Galeri Tarih: 8 Mart 2025
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ceyda Erinç’in; Sekiz – Cumhuriyet Tarihinin Öncü Türk Kadınları Sergisi 8 Mart’ta açılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Sutopu Kadın Takımı, 2024 yılında tarihinde ilk kez katıldığı Challenger Kupası’nda bir kez daha finallere kaldı. İzmir ekibi 8 farklı ülkeden 12 takımla oynadığı tüm maçları kazanarak tarihindeki ikinci Avrupa şampiyonluğuna adım adım yaklaşırken, 22-23 Şubat tarihlerinde İstanbul Cemal Kamacı Spor Kompleksi’nde oynanacak dörtlü finalde mücadele edecek. Türkiye’yi temsil eden İzmir’in Avrupa Şampiyonu unvanlı kadınları kupayı bir kez daha kente getirmek istiyor. Türkiye Birinci Ligi şampiyonluğunu da üç sezondur elinde tutan İzmir temsilcisi, son şampiyon olarak katıldığı turnuvada tarih yazmak ve şampiyonluk tacını korumak için ter dökecek.
TRT Spor’dan canlı yayın
Mavi beyazlı İzmir ekibi, 22 Şubat Cumartesi akşamı saat 18.00’de Hırvat ekolünün güçlü temsilcisi Žavk Mladost ile karşılaşacak. Takım bu maçı kazanması halinde, Galatasaray Zena ile Sırbistan temsilcisi Vaterpolo Klub Vojvodina arasındaki karşılaşmanın galibiyle şampiyonluk maçına çıkacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Žavk Mladost maçı, turnuvanın en skorer iki oyuncusu Hırvat İva Rozic ile Kübra Kuş’un gol kraliçeliği mücadelesine de sahne olacak. Pazar günü saat 12.00’de başlayacak final maçını TRT Spor canlı yayınlayacak.
Yenilmez armada
Kasım ayında Sırbistan’da düzenlenen eleme turu maçlarında, İngiltere’den City Of Manchester’ı 12-6, Malta temsilcisi Sliema ASC’yi 23-2 ve Sırp ekibi VK Vojvodina’yı 13-8 mağlup ederek ilk turu yenilgisiz tamamlayan İzmir temsilcisi, Aralık ayında İstanbul’da oynanan ikinci eleme turu müsabakalarını da kayıpsız geçti. Galatasaray Zena’yı 12-10, Hırvat ekibi Jadran Split’i 12-9 ve İngiltere’den Otter Swimming Club’ı 19-4 ile geçen İzmirli kadınlar yenilgi yüzü görmeden adını dörtlü finale yazdırdı.
Son şampiyon
Tarihinde ilk kez katıldığı 2024 yılındaki Challenger Kupası’nda namağlup şampiyon olan mavi beyazlılar, Çekya’da düzenlenen eleme serisinde Portekiz’den Sport Lisboa Benfica’yı 19-10, İsveç’ten Jarfalla’yı 21-3 ve Çekya’dan AJF Strakonice’yi 24-11 yenerek grubunu yenilgisiz tamamlamış, Hırvat Žavk Mlados’u 12-9, Portekiz’den Clube Fluvial Portuense’yi 18-8 yenerek finale yükselmişti. Finalde Sırbistan’ın ZVK Kızılyıldız ekibini 10-9 mağlup eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Sutopu Kadın Takımı namağlup şampiyon olmuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir’in Avrupa Şampiyonu kadınları “duble” peşinde yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yine ülkemizde 45 yaş altındaki genç kadınlara bakıldığında rahim ağzı kanserinin jinekolojik kanserler arasında 1’inci sıraya yükseldiği belirtiliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 662 bin, ülkemizde de 2 bin 500’den fazla kadın, Human Papilloma Virüsü’nün sorumlu tutulduğu rahim ağzı kanserine yakalanıyor. Rahim ağzı kanseri ortalama görülme yaşı 50 yaş olsa da bu kanser genç kadınları da tehdit ediyor. Öyle ki her yıl dünyada 35 yaş altındaki yaklaşık 54 bin ülkemizde de 180 kadında rahim ağzı kanseri teşhis ediliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, bu nedenle hiçbir yakınma olmasa bile tarama programlarına genç yaşlarda başlamanın yaşamsal önem taşıdığını vurgulayarak, “Dolayısıyla rahim ağzı kanseri taraması olan Pap Smear testine 21 yaşından itibaren ve HPV testine 30 yaşından itibaren başlamak hayat kurtarmaktadır. Zira, tarama testleri sayesinde rahim ağzı kanserleri erken dönemlerinde, hatta henüz hücre değişimlerinin olduğu süreçte, yani kanser gelişmeden yüzde 95 oranında yakalanabilmektedir” diyor.
Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!
Rahim ağzının kanser öncüsü lezyonları genellikle herhangi bir yakınmaya neden olmuyorlar. Belirtiler ancak kanser geliştiğinde kendini gösteriyor. Lekelenme şeklinde gerçekleşen ara kanamalar, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında lekelenme ya da kanama ise en yaygın görülen sinyallerini oluşturuyor. Hastalık ilerleyince tümörün büyümesine ve enfeksiyona bağlı olarak bu sorunlara; kötü kokulu akıntı, kasıklarda veya bel bölgesinde gelişen ağrı ile bacaklarda şişme gibi belirtiler de eşlik edebiliyor. Bunların yanı sıra tümörün etkilediği bölgelere göre; idrarda kanama, rektal kanama ile kabızlık şikayetleri de gelişebiliyor.
Her 10 kadından 8’inde HPV görülüyor!
Çalışmalar, her 10 kadından 8’inin yaşamları boyunca en az bir kez Human Papilloma Virüsü ile enfekte olduğunu gösteriyor. Ancak bağışıklık sistemi, hastaların yüzde 90’ında, 2-3 yıl çerisinde, HPV enfeksiyonunu temizliyor. Hastaların yüzde 10’luk kesiminde ise virüs kalıcı oluyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, riskli grupta yer alan hastaların yakından takip edilmelerinin kanser öncüsü lezyonların erkenden teşhis ve tedavi edilmesi için çok önemli olduğuna işaret ederek, “Anormal hücre varlığı kanser öncüsü lezyon ihtimalinin arttığını göstermektedir. Ancak her HPV kansere neden olmadığı için hemen paniğe kapılmamalı. Zira HPV testinin pozitif çıkması, hastanın mutlaka rahim ağzı kanserine yakalandığı anlamına gelmemektedir. HPV testi pozitif çıktığında, hastanın enfekte olduğu virüsün tipine ve Pap Smear testindeki sonuca göre biyopsi yapılması veya hastanın yakın takip edilmesi gerekebilmektedir” diye konuşuyor.
En etkili önlem aşı olmak!
Rahim ağzı kanserinin yüzde 99’undan Onkojenik Human Papilloma Virüsleri sorumlu tutuluyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, HPV aşılarının, bu kanser türüne karşı en etkili korunma yöntemi olduğunu belirterek, “Rahim ağzı kanserine neden olan yaklaşık 14 onkolojik Human Papilloma virüsü tipi mevcut. Bunlardan biriyle karşılaşan hasta, HPV aşıları sayesinde rahim ağzı kanserinden yüzde 90 oranında korunabilmektedir. HPV aşısının 11-12 yaşlarında yaptırılması önerilmektedir. Ancak 13-26 yaşları arasında da HPV aşısı yapılabilir. 26 yaşından sonra ise özellikle 45 yaşına kadar olan kadınlarda belli durumlarda aşı uygulanabilmektedir. Etkileri HPV bulaşmadan önceki dönemde daha güçlü olmakla beraber aşılar bu enfeksiyonu geçirdikten sonra da aşı içerisinde yer alan diğer tiplere karşı koruyarak yarar sağlamaktadır” bilgisini veriyor.
Bu test 3 yılda bir mutlaka yaptırılmalı!
Aşılar sayesinde, rahim ağzı kanserine yakalanma riski büyük oranda önlense de tümüyle ortadan kalkmıyor. Bu nedenle aşı sonrasında da rutin rahim ağzı kanseri taramalarının yaptırılması yaşamsal önem taşıyor. Rahim ağzı kanserine dönüşebilecek olan hücresel değişimleri tespit eden PAP Smear testine 21 yaşında başlanması ve 65 yaşına kadar her 3 yılda bir devam edilmesi gerekiyor. 30 yaşından sonra ise Human Papilloma Virüsü testiyle tarama yapılması öneriliyor. HPV testine eş zamanlı olarak PAP Smear testi de eklenebiliyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, HPV bazlı testlerle yapılan taramalarda daha başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “PAP Smear testi kanser öncüsü lezyonları yüzde 55 oranında tespit edebilirken, tek bir HPV testi bu lezyonların yüzde 95’ini saptayabilmektedir. HPV bazlı testin sonuçları normal çıktığında bir sonraki testin 5 yılda bir yapılması önerilmektedir. Riskli durumlarda veya sonuçların riske işaret etmesi halinde ise her iki testte süreler kısalabilmektedir” diyor.
Erken evrede cerrahi yöntemle tedavi edilebiliyor!
Tarama testleriyle saptanan anormallikler sonucunda kolposkopi olarak adlandırılan yöntemle rahim ağzı daha detaylı bir şekilde inceleniyor ve biyopsiler yoluyla kansere dönüşme potansiyeli olan hücre değişiklikleri, kanser öncüsü lezyonlar saptanabiliyor. Bu durumda, bu lezyonlar rahim ağzının anormallik gösteren ince bir katmanının alınması yoluyla büyük oranda tedavi edilebiliyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, özellikle erken evrelerde yakalandığında rahim ağzı kanserinin cerrahi yaklaşımla büyük oranda başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, “Özellikle genç yaşta olup da çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda üremeyi koruyucu cerrahi yaklaşımlar mevcuttur. Bu hastalarda rahmin tamamı alınmadan sadece rahim ağzı alınarak ve gerekli durumlarda karın içerisindeki ilgili lenf bezleri de alınarak rahim ağzı kanseri başarıyla tedavi edilebilmektedir” diyor. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, hastalık erken evrelerde yakalandığında başarılı tedavi şansının yüzde 95’lerin üzerine çıktığına işaret ederek, “Ancak daha ileri evrelerde hastaların tedavisi radyoterapi ve kemoterapi uygulamalarıyla mümkün olabilmektedir” diyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rahim Ağzı Kanseri Genç Kadınları da Tehdit Ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Manisa Büyükşehir Kadınları Sosyal Hayatla Buluşturmaya Devam Ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sağlık hizmetlerinde mükemmelliği hedefleyen Memorial Sağlık Grubu, çıtasını daha da yükseğe taşımak üzere hayata geçirdiği projesi “Everest” kapsamında, çalışanları için ilham verici “Everest Söyleşileri” serisinin ikinci etkinliğini gerçekleştirdi. Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz moderatörlüğünde gerçekleşen etkinliğin ilk oturumunda Everest Maratonu’nu koşan ilk Türk Ece Vahapoğlu deneyimlerini paylaştı. Etkinliğin ikinci oturumunda ise Everest’in zirvesine ulaşan ilk Türk kadınlar; Elif Eylem Maviş, Suna Yılmaz ve Burçak Özoğlu Poçan yolculuklarını dinleyicilerle paylaştı.
Yaşadıklarımı düşündükçe gözlerimin içi doluyor
Ece Vahapoğlu, bu süreçteki zorlukları nasıl aştığını ve maratonun ona kazandırdığı farkındalıkları aktardı: “Bugüne kadar 10 kişisel gelişim kitabı yazdım. Kitaplarımda ve sosyal medyada önerdiklerimi bizzat yaşayarak paylaştım. Everest Zirvesi’nde koşmak benim için hayali gerçek olamayacak bir koşu deneyimiydi. Everest, dünyanın en yüksek ve en zorlu maratonu. Türkiye’den katılan ilk ve tek yarışçı bendim. Benim grubumda dünyadan 20 kişi, yarışa katılan da 200 kişi vardı. 2 kişi yarış başlamadan hayatını kaybetti. Bu 21 günlük dağ deneyimi hayat boyu unutamayacağım bir deneyim sundu. Dağdaki ilkel şartlar günlük konforlu hayatlarımızdan çok farklıydı. Soğukta kalmak, saatlerce yürümek, uyku tulumunda günlerce uyumak, ortak ilkel tuvalet kullanmak, yüksek irtifada oksijen azlığı gibi birçok zorlukla baş etmek… Everest Maratonu’nda kendime hep şunu söyledim: “Acı geçici, başarı ise kalıcı!”. Bir şeyi gerçekten çok istemek ve bunun için mücadeleci davranmak ve pes etmemek başarıyı getiriyor. Türk bayrağı ile koştuğum için sorumluluk da hissettim. Düşündüğümden daha kısa sürede koşarak üstelik dereceyle bitirdim. Bugün hala orada yaşadıklarımı düşündükçe gözlerimin içi doluyor, nasıl yaptığıma inanamıyorum.” dedi.
Sınırları aşan kadınlar
Fiziksel ve zihinsel sınırların nasıl aşılabileceğini, dayanışma ve ekip ruhunun başarıdaki etkisini örnekleriyle paylaşan Elif Eylem Maviş, Suna Yılmaz ve Burçak Özoğlu Poçan, bu deneyimin yalnızca bireysel bir başarı olmadığını, dayanışmanın gücüyle zirveye ulaştıklarını söyledi.
Suna Yılmaz, biz dört kadın olarak Everest’e çıktık. Hepimiz o zamanlar aynı üniversitede okuyorduk. Bir arada olmak, bu değerli deneyimi birlikte gerçekleştirmek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Dönemin koşulları tırmanışı epey zorlaştırmıştı. Her gün blog sayfamıza notlar yazardık, günlük deneyimlerimizi paylaşırdık. Yazdığımız günlükleri her gün blog sayfamızda yayınlanması da bu deneyimin daha fazla kişiye ulaşmasını sağladı. Bu etkileşim onların bizlerle birlikte aynı coşku, aynı hisleri paylaşmasını sağladı. Döndüğümüzde bizlerle beraber bu süreci yaşayan pek çok kişi olduğunu gözlemledik. Bu tırmanışta birbirimize hep destek olduk, mücadele etmekten vazgeçmedik sözleriyle dikkat çekerken, Elif Eylem Maviş, “2006 yılında Everest Türkiye Takımı olarak sınırları zorlayarak 8.850 metrelik zirveye tırmandık. Dünyanın en yüksek tepesine tırmanmanın hem fiziksel hem de zihinsel bir performans gerektiğini paylaşmak isterim. Biz takım olarak ekip tırmanışı yaptık ve birbirimize sonuç ne olursa olsun takım olarak geri döneceğiz dedik. Bu yaklaşımımız hedefimize güvenli bir şekilde ulaşmamızı sağladı. Geleceğin kadın dağcıları için bir rol model olmayı önemsiyoruz ve hala gelecek nesillere bunu aktarmak için çok önemli bir çabamız var“ dedi.
Burçak Özoğlu Poçan, zirvede hissettiklerini “Hayatta her zaman her şey istediğimiz gibi gitmiyor. Karşımıza çeşitli zorluklar çıkabiliyor burada önemli olan bu sorunlarla başa çıkabilmek. Everest’te tam olarak yaptığımız şey buydu. Bu tırmanış süresince çeşitli aksaklıklara çözüm bulabilmek, hızlı karar verebilmek çok önemliydi. Bu hikâyeyi anlatırken ileride çocuklarımızın izleyebileceğini, okuyabileceğini hayal ettik. Bu bizim en büyük motivasyonumuzdu. Yaşadığımız deneyimde en önemli olan unsur disiplinli çalışmak, sportif olmak ve takım olarak birlikte mücadele etmekti” dedi.
Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, kadınların zirveye giden hikâyelerini dinlemenin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Everest’in zirvesine ulaşan güçlü kadınlar, sadece fiziksel engelleri değil, toplumsal önyargıları da aşarak hepimize ilham verdiler. Bu oturumda paylaşılan hikâyeler, azim ve dayanıklılığın sınır tanımadığını bir kez daha gösterdi. Kadınların gücüne ve başarısına duyduğumuz inancı, Memorial’ın her adımında desteklemeyi sürdüreceğiz. Everest Projesi kapsamında ikincisi gerçekleşen “Everest Söyleşileri” ile Memorial Sağlık Grubu çalışanlarını toplumda başarıya ulaşarak rol modeli olmuş kişilerle buluşturmaya devam edeceğiz.”
Kadınların gücüne dikkat çeken bu etkinlik, kadın dostu markalar arasında yer alan Memorial Sağlık Grubu’nun çalışanları ve davetlileri için bir motivasyon kaynağı oldu. Memorial, “Memorial +” vizyonu doğrultusunda hem kurum içi kültürünü geliştirmeyi hem de toplumsal başarılara katkı sunmayı hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Memorial Everest Söyleşileri, Zirveye Dokunan Kadınları Ağırladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ünü Türkiye sınırlarını aşan, Avrupa Birliği’nin (AB) coğrafi işaret listesinde yer alan baklavanın, aslını koruyarak en iyi şekilde üretilmesi için sektöre yeni ustalar kazandırılması adına Enstitü İstanbul İSMEK, BAKTAD iş birliği ve İTO desteği ile ilki geçtiğimiz yıl düzenlenen “Kadınlar Arası En İyi Ev Baklavası Yarışması”nın ikincisi gerçekleşti. Şöhreti dünyaya yayılan baklavanın tanıtımı ve sektörün geleceğine yönelik hazırlanan projeler arasında yer alan yarışma, Enstitü İstanbul İSMEK Fırıncılık ve Pastacılık Okulu’nda 21 Aralık 2024 Cumartesi günü (dün) düzenlendi.
BAKLAVA HAMURLARI BİRİNCİLİK İÇİN AÇILDI
Enstitü İstanbul İSMEK’ten Gastronomi ve Mutfak Sanatları alanında eğitim alan kadın katılımcılar büyük jüri karşısında baklava açtı, pişirdi, şerbetledi ve jüri değerlendirmesi sonrasında ödüllerini aldı.
İSTİHDAM İMKÂNI
Yarışmanın kazananlarını belirlemek için yapılan puanlamada “hamur yoğurma, hamur açma, yağ verme, ceviz atma, dilimleme ve sunum” gibi kriterler göz önünde bulunduruldu. Yarışmanın birincisi Sema Balcı, ikincisi Nadiye Karakaş, üçüncüsü Hatice Sezgin, dördüncüsü Pakize Sağlam, beşincisi ise Hülya Önder oldu. Birincisine istihdam imkânı sunulan yarışmada tüm yarışmacılara kupa, plaket, madalya takdim edildi.
Yarışmanın ödül törenine; İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay, İBB Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürü Oktay Özten, Enstitü İstanbul İSMEK Koordinatörü Dr. Canan Aratemür Çimen; BAKTAD ve İTO temsilcileri katıldı.
“’EVDE ÜRET-SAT’ ÖNEMLİ MOTTOLARIMIZDAN BİRİ”
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay, törende yaptığı konuşmada, “Enstitü İstanbul İSMEK, ciddi bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Bu dönüşümün en başında da kadınların istihdama katkısı var. Bu sadece bir iş yeri açmak değil, ‘evde üret ve sat’ da önemli mottolarımızdan biri. Bu tip organizasyonlar esasında bizim bu yolda verdiğimiz emeklerin de taçlandırılması. O yüzden heyecanla yarışan tüm katılımcılarımıza ve onları bugünlere getiren Enstitü İstanbul İSMEK eğitmenlerine teşekkür ediyorum” dedi.
“HEDEFLEDİĞİMİZ TEK OLGU KADIN İSTİHDAMI”
İBB Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürü Oktay Özten ise, “Bu yıl BAKTAD’la birlikte ve İTO desteği ile ikincisini düzenlemiş olduğumuz bu yarışma, Enstitü İstanbul İSMEK olarak kadınların istihdamına yönelik yaptığımız çalışmalardan sadece biri. Kadınların daha güçlü olabilmeleri için 152 eğitim merkezimizde verdiğimiz ücretsiz eğitimler sayesinde istihdamda kadın sayısını yükseltmek en büyük hedefimiz. Bugün burada yarışan tüm kadın katılımcılarımıza da bundan sonraki kariyer hayatlarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enstitü İstanbul İsmek Kadınları En İyi Baklavayı Yapmak İçin Yarıştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 90’ıncı yıl dönümü nedeniyle seçilmiş kadın yöneticilerle yürüyüş düzenledi. Kentin pek çok noktasından gelen kadın muhtarlar, meclis üyeleri gibi seçilmiş kadın yöneticiler, Kültürpark Lozan kapısında buluştu. Ellerindeki pankart ve dövizlerle yürüyüş yapan kadınlara, İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu da marşlarla eşlik etti. Cumhuriyet Meydanı’na kadar süren yürüyüşü ilgiyle takip eden vatandaşlar alkışlarla destekte bulunarak o anları cep telefonları ile kaydetti. Yürüyüşün ardından Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.
“Ne mutlu Türk kadınına”
Yürüyüşe katılan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, 5 Aralık tarihinin önemini vurgulayarak “Ben Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sağladığı bu imkânla karşınızdayım. Her seçilmiş kadın için bu çok kıymetli. Ne mutlu Türk kadınına. Önümüzdeki süreçte Cumhuriyet’in değerlerini koruyan, kollayan, takip eden nice kadın belediye başkanları, nice muhtarlar, nice meclis üyeleri görmek dileği ile 90’ıncı yıl dönümümüz kutlu olsun” dedi. Yürüyüşe katılan Narlıdere Altıevler Mahallesi Muhtarı Zuhal Arabacı da “Burada olmamızın sebebi ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sağladığı imkânlardır. Onu saygı ve minnetle anıyorum” diye konuştu.
“Kadınların fiili olarak eşit yurttaş olamadıkları açıktır”
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu Başkanı Hatice Semerci, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının tanınmasının tarihsel sürecini aktardı. Semerci, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk sayesinde birçok gelişmiş ülkeden önce seçme ve seçilme hakkını elde ettiklerini vurguladı. Parlamentolararası Birlik’in 2023 verilerine göre dünyadaki parlamentoların kadın temsilinde 186 ülke arasında Türkiye’nin en alt sıralara gerilediğini kaydeden Semerci, “Nüfusun yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen kadınların fiili olarak eşit yurttaş olamadıkları açıktır. Kadının önündeki engellerin kalkması, yasal değişikliklerin yapılması, kadın erkek eşitliğini sağlayacak toplumsal dönüşümün sağlanması için dün olduğu gibi bugün de çalışmalarımıza ve mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
En genç muhtar konuştu
Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan programın ardından Tarihi Havagazı Fabrikası’nda da etkinlik yapıldı. İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılıç’ın da katıldığı toplantıda, İzmir’in en genç kadın muhtarı 27 yaşındaki Çiğli Esentepe Mahallesi Muhtarı Jale Altınova da bir konuşma yaptı. Ailesinin ve Esentepe halkının desteği ile göreve geldiğini belirten Altınova, kadın muhtar olarak insanların sorunlarına farklı bir duyarlılıkla yaklaştığını ve mahallelilerle dayanışma içinde olduğunu söyledi. İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Canan Aydemir Özkara da Türkiye’de kadınların yıllardır mücadele içinde olduğunu ifade ederek, seçme ve seçilme hakkının kadınlara verilmediğini, bu hakkın kadınlar tarafından kazanıldığını dile getirdi. Özkara, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ve kadın hareketinde mücadele veren kadınlara teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir’in “seçilmiş kadınları” sahada yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>