?>
?>
IŞIKARA’YI ANDI
Kahramanmaraş depreminin ikinci yıldönümünde Balçova’da bir seminer gerçekleştiren Moriwaki, Türkiye’nin tanınmış deprem uzmanlarından Merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’yı anarak, “Rahmetli Ahmet Mete Işıkara, ‘Deprem değil bina öldürür’ diyordu. Ben de aynı düşüncedeyim. Sağlam bina yaparsak hayatta kalabiliriz. 2020’deki İzmir depreminde yıkılan binalarda deniz kumu kullanıldığı ortaya çıktı. Kumun içinden deniz kabukları çıkmıştı. O depremde o kadar binanın yıkılmaması ve o kadar can kaybı olmaması gerekiyordu. Bu nedenle binalarımızı kauçuk sistem olarak bilinen sismik izolatörler kullanarak yapmalıyız. Bu da en fazla yüzde 15 artı inşaat maliyeti demektir. Düşünsenize, yüzde 15 daha fazla ödeyerek hayatta kalacaksınız. Bunu kim istemez” diye konuştu.
7, 7 BUÇUK ŞİDDETİNDE DEPREM OLABİLİR
Bir süredir gündemde olan ve Yunanistan’ın Santorini Adası açıklarında yaşanan depremlere de değinen Moriwaki, şunları söyledi: “Santorini açıklarında 10 günde 770’ten fazla deprem oldu. 3.4’ten, 5.3’e kadar. Bölgede 6 hafta içerisinde 7, 7.5 şiddetine kadar deprem olabilir. Burası Bodrum’un karşısında kalıyor. 171 kilometre mesafe var. Ancak böyle bir deprem Çanakkale’ye kadar hissedilir. Bodrum, Marmaris, Muğla ve Datça yoğun şekilde hisseder. Tsunami olursa da buralarda 1 metre olur. Santorini’de ise 5-7 metre arası tsunami olabilir. İzmir’e ise tsunami gelmez. İzmirlilerin tsunami konusunda tedirgin olmasına gerek yok.”
“UTANIYOR VE ÜZÜLÜYORUM”
Türkiye’nin dünyada en çok deprem olan ülkeler sıralamasında 6’ıncı sırada olduğunu belirten Moriwaki, deprem gerçeğinin kabul edilerek devletin tüm kurumları ve halkın hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizdi. 35 yıldır Türkiye’de yaşadığını ve Türk gibi hissettiğini belirten Moriwaki, şöyle devam etti: “Türk bir mimar ve mühendis olarak utanıyorum ve üzülüyorum. Türkiye’de büyük deprem olmamasına rağmen can kaybı bakımından dünyada 3’üncü sıradayız. ‘Allah korusun’ demek depremleri engellemiyor. Güneşin doğumu kadar doğal bir şekilde deprem olacak. Hep birlikte üzerimize düşeni yapmalı ve önlem almalıyız.”
TATBİKAT YAPILMALI
Şiddetli depremler yaşayan Japonya’nın cep telefonlarında deprem uyarı sistemi kullandığını anlatan Moriwaki, önceden sinyal geldiğini, doğalgaz sisteminin kapandığını ve hızlı trenlerin durduğunu belirtti. Japon halkının depremle yaşamayı öğrendiğini, şu anda okullarda ve mahallelerde ayda bir kez deprem tatbikatı yapıldığını kaydeden Moriwaki, Türkiye’de yılda bir kez dahi olsa akıllarda kalacağını dile getirdi. “Deprem Rehberi” adını taşıyan bir çizgi roman da yazdığını kaydeden Yoshinori Moriwaki, deprem ve göçük sonrası oluşması muhtemel yaşam üçgeninde su şişesi, toz maskesi, tuz, çikolata ve metal düdük bulundurulması gerektiğini hatırlattı. Deprem çantasının ise evin giriş kapısının yanına konması gerektiğini kaydetti. Deprem anında merdivenlerin kullanılmaması gerektiği uyarısında da bulunan Moriwaki, semineri Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözüyle bitirdi. Seminer sonunda Belediye Başkan Vekili Korcan Uçman tarafından Moriwaka’ya ve Japonya İzmir Kültürler Arası Dostluk Derneği temsilcisi Hatice Ekinci’ye fidan sertifikası verildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Japon uzman uyardı: “Yüzde 15 fazla ödeyerek hayatta kalın” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
VM Medical Park Ankara Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Çelebi, kalın bağırsak polipleri hakkında açıkalamalarda bulundu.
RİSK FAKTÖRLERİ
Doç. Dr. Çelebi, kalın bağırsakta polip oluşumunu artıran başlıca risk faktörlerini şu şekilde sıraladı:
HERHANGİ BİR BELİRTİ VERMEYEBİLİR
Kalın bağırsak poliplerinin büyük çoğunlukla herhangi bir belirti vermediğini belirten Doç. Dr. Çelebi, şu bilgileri paylaştı:
“Bu nedenle polipler, tarama kolonoskopileri veya başka bir nedenle yapılan radyolojik yöntemlerle tesadüfen saptanmaktadır. Ancak özellikle polip boyutu büyüdükçe dışkılama alışkanlığında değişiklikler, dışkılama esnasında mukus gelmesi, kanama ve buna bağlı kansızlık belirtileri, nadiren de karın ağrısı ile karşımıza çıkabilmektedir.”
DIŞKIDA GİZLİ KAN TESTİ TANI KONMASINDA YETERSİZDİR
Dışkıda gizli kan (GGK) testinin yaygın kullanılan bir tarama testi olmasına karşın, kalın bağırsak poliplerinin tespitinde oldukça yetersiz olduğunu belirten Doç. Dr. Çelebi, “Dışkıda gizli kan testinin negatif olması, kalın bağırsak polipi olmayacağı anlamına gelmediği gibi, testin pozitif olması da her zaman kişide kalın bağırsak polipi-kanseri olduğu anlamına gelmez” açıklamasında bulundu.
ÇOĞUNLUKLA İYİ HUYLU RAPOR EDİLMEKTEDİR
Kalın bağırsak poliplerinin, iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Çelebi, “Kolonoskopik kontrollerde saptanan poliplerin çoğunluğunun iyi huylu polipler olduğu rapor edilmektedir. Kalın bağırsak kanserlerinin en önemli sebebinin polipler olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca, iyi huylu kalın bağırsak poliplerinin bile büyük boyutlarda bağırsak tıkanıklıklarına ve kanamalara neden olabileceği, bu olguların tedavi için cerrahi yöntemlere ihtiyaç duyabileceği unutulmamalıdır” dedi.
KOLONOSKOPİ İLE TANI KONULABİLİR
Kalın bağırsak poliplerinin tespitinde en etkili yöntemin kolonoskopi olduğunu dile getiren Doç. Dr. Çelebi, “Kolonoskopi kalın bağırsak poliplerinin hem tanısında, hem de tedavisinde en etkili ve en güvenli yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte, büyük kalın bağırsak polipleri tomografi (BT) ve magnetik rezonans (MR) gibi kesitsel radyolojik görüntüleme yöntemleri ile tespit edilebilir. Ancak bu radyolojik yöntemler sadece tanı imkanı sağlayabilir, tedavi amaçlı kullanılamazlar” ifadelerini kullandı.
TEDAVİ YOLLARI
Kalın bağırsak poliplerinin nasıl tedavi edildiğine değinen Doç. Dr. Çelebi, “Kolonoskopi esnasında kalın bağırsak polipleri tespit edildiklerinde bu polipler çıkarılabilir. Özellikle küçük ve saplı poliplerin kolonoskopi esnasında çıkarılması mümkünken, büyük polipler ve sapsız geniş tabanlı (sesil) poliplerin çıkarılması ileri endoskopik tekniklere (endoskopik rezeksiyon yöntemleri) ihtiyaç duyacağı için ilave kolonoskopi seansları uygulanabilmektedir. Kalın bağırsak poliplerinin büyük bir kısmı kolonoskopi ile tedavi edilebilirken, kolonoskopik olarak çıkarılması mümkün olmayan poliplerde ameliyat gerekebilmektedir” dedi.
İYİ HUYLU VE KÖTÜ HUYLU OLMALARINA GÖRE DEĞİŞKENLİK GÖSTEREBİLİR
Kalın bağırsak poliplerinin tekrarlama riskinin, iyi huylu veya kötü huylu olmalarına göre değişkenlik gösterebileceğini anlatan Doç. Dr. Çelebi, “Literatürde kolonoskopi ile polip çıkarıldıktan sonra, 3 yıl içerisinde yüzde 40’a varan oranlarda kalın bağırsağın herhangi bir bölümünde tekrar polip oluşabildiği bildirilmektedir. Kolon polipleri çıkarıldıktan sonra gastroenteroloji uzmanının uygun gördüğü aralıklarla kolonoskopik olarak takip önerilmelidir” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kalın Bağırsak Kanserinin En Önemli Sebebi Polipler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>