?>
?>
MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı başkanlığında gerçekleştirilen 2025 yılı Nisan ayı ilçe şefleri toplantısına, Genel Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Özgür Avşar, Bülent Çamur ve Bircan Kaynak, Başkan Danışmanı Uğur Doğan, daire başkanları ile ilçe şefleri katıldı. Toplantıda, ilçelerde sürdürülen hizmetler, çalışmalar ve planlanan yatırımlar değerlendirildi. Saha ekiplerince tespit edilen eksik ve ihtiyaçların yanı sıra vatandaşların çeşitli kanallarla ilettiği talep ve şikayetler ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. Birimler arası koordinasyonun sağlanması ve hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik yapılan toplantıda hayata geçirilen hizmetlerin sıkı bir şekilde takip edilmesinin önemine değinildi.
“Daha İyi Hizmet İçin Gece Gündüz Sahadayız”
Manisa’nın 17 ilçesine daha sağlıklı ve kaliteli hizmet verebilmek adına gece gündüz sahada olduklarının altını çizen MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mimar Ferdi Zeyrek’in liderliğinde, Manisa’nın 17 ilçesinde yatırımlara hayat vermeye devam ediyoruz. Hizmet kalitemizi her geçen gün artırmak ve aynı zamanda yatırımlarımızın takipçisi olmak adına ilçe şeflerimizle koordineli olarak çalışıyoruz. Muhtarlarımızla ve vatandaşlarımızla 7/24 irtibat halinde olan ilçe şeflerimizle düzenli olarak aylık değerlendirme toplantıları gerçekleştiriyor, şeflerimizden çalışmalarımız hakkında detaylı bilgiler alıyoruz. Altyapı ihtiyacı olan bölgeler ile ilgili notlar alınıyor ve ilgili dairelerimiz konu üzerinde çalışmaya başlıyor. Yurttaşlarımıza daha hızlı ve verimli hizmet götürme noktasında mesai mefhumu gözetmeden proaktif bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
MASKİ’de Hedef Hizmet Kalitesini Arttırmak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, eşlerin birlikte uyumasının uyku kalitesine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.
Fiziksel temas huzurlu bir uyku sağlayabilir…
Uykunun, fizyolojik ve psikolojik süreçlerin etkileşim içinde olduğu, vücudun dinlenmesini ve yenilenmesini sağlayan kritik bir zaman dilimi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, “Partnerler arasındaki fiziksel temas, uykuya dalma sürecini ve uykunun kalitesini çeşitli şekillerde etkileyebilir. Çiftler arasında yatakta sarılma, el ele tutuşma veya yakın temasta bulunma gibi davranışlar, uykuya geçiş sürecini olumlu veya olumsuz yönde değiştirebilir.” dedi.
Fiziksel temasın olumlu etkileri arasında, oksitosin hormonunun artışının yer aldığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, “Oksitosin, ‘bağlanma hormonu’ olarak bilinir ve stres seviyelerini düşürerek bireyin daha rahat bir uyku deneyimi yaşamasına katkıda bulunabilir. Özellikle kaygı bozukluğu yaşayan bireylerde, eşleriyle temas halinde olmak güven hissini artırarak uykuya dalmayı kolaylaştırabilir. Ayrıca, sarılmak veya el ele tutuşmak, parasempatik sinir sistemini aktive ederek kalp ritmini yavaşlatır ve bireyin daha huzurlu bir şekilde uyumasına yardımcı olabilir.” şeklinde konuştu.
Bazıları için uykunun bölünmesine de neden olabilir!
Her çift için fiziksel temasın etkilerinin aynı olmayabileceğine de değinen Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, “Bazı bireyler için partnerle yakın temas halinde uyumak güven verici bir etki yaratırken, bazıları için bu durum uykunun sık sık bölünmesine neden olabilir. Bu nedenle, çiftlerin kendi konfor seviyelerini keşfetmeleri ve birbirlerinin ihtiyaçlarına uyum sağlamaları önemlidir. Fiziksel temasın derecesi, çiftlerin iletişimi ile belirlenebilir ve uyku kalitesini artıracak çözümler üretilebilir. Örneğin, yatakta yakın temas kurup uyumakta zorlanan çiftler için büyük yatak tercih edilmesi veya uyku esnasında temasın belirli bir sürede sınırlandırılması faydalı olabilir.” açıklamasını yaptı.
Farklı uyku alışkanlıkları uyku kalitesini doğrudan etkileyebilir…
“Eşlerin uyku alışkanlıkları birbirinden farklı olduğunda, bu durum uyku kalitesi üzerinde belirgin bir etki yaratabilir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, bireylerin biyolojik saatlerinin, uykuya geçiş süresinin, yatakta hareket etme sıklığının, uyurgezerlik ve diş gıcırdatma gibi faktörlerin, uyku ortamının huzurlu veya kesintili olmasına sebep olabileceğini bu farklılıkların da çiftlerin dinlenme sürecini doğrudan etkileyebileceğini aktardı.
Biyolojik ritimleri farklı olan bireyler arasında uyku uyumunu sağlamanın güç olabileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, “Bir partnerin erken yatıp erken kalkarken, diğer partnerin geç saatlere kadar uyanık kalmayı tercih etmesi bir tarafın uykuya dalmasını geciktirebilir. Ayrıca, bir eşin horlama, uyurgezerlik veya sık sık hareket etme gibi alışkanlıkları varsa, diğerinin uykusunun bölünmesine ve dinlenme kalitesinin düşmesine yol açabilir. Özellikle derin uykuya geçiş sürecinde bu tür dışsal faktörlerin etkisi, uyku kalitesini doğrudan etkileyerek bireyde yorgunluk hissine neden olabilir.” ifadelerini kullandı.
Birlikte uyumanın ilişkinin temel taşı olduğu fikri her birey için geçerli değil!
Birlikte uyumanın pek çok çift için duygusal yakınlık ve bağlılık göstergesi olarak algılandığına vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, “Ancak, uyku kalitesini etkileyen faktörler nedeniyle bazı çiftler ayrı yataklarda ya da ayrı odalarda uyumayı tercih edebilir. Bu durum, ilişkinin dinamiğini değiştirebilir ve bazı bireylerde duygusal mesafe hissiyatı oluşturabilir.” dedi.
Ayrı uyumanın ilişkide yarattığı etkilerin, çiftin iletişimine ve birlikte geçirdiği zamanın niteliğine bağlı olduğunu da sözlerine ekleyen Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, şöyle devam etti:
“Araştırmalar, kötü uyku deneyimlerinin çiftler arasındaki tartışmaları artırabildiğini ve bireylerin daha huzursuz hissetmesine neden olabileceğini gösteriyor. Ancak, birlikte uyumanın ilişkinin temel taşı olduğu fikri her birey için geçerli değil. Uyku düzeni bozuk olan, farklı uyku alışkanlıklarına sahip çiftler için ayrı uyumak, ilişkilerini daha sağlıklı sürdürebilmeleri adına faydalı olabilir. Bu bağlamda, ayrı uyuma düzeni tercih eden çiftlerin, gün içerisinde birlikte kaliteli zaman geçirmeye özen göstermesi önemli. Sarılma, sohbet etme gibi bağlanmayı destekleyen davranışlar sayesinde, ayrı yatakta uyumak ilişkide duygusal mesafeye neden olmadan sürdürülebilir hale gelebilir.”
Birlikte rahat uyumak için alışkanlıklarınızı senkronize etmelisiniz…
Uykunun, yalnızca bireysel bir ihtiyaç değil, aynı zamanda çiftlerin ilişkisini ve genel yaşam kalitesini etkileyen temel unsurlardan biri olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, “Yapılan araştırmalar, uyku düzeni ve uyku kalitesinin çiftler arasındaki duygusal bağ, iletişim ve stres yönetimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu gösteriyor.” dedi.
Çiftlerin daha sağlıklı ve dinlendirici uyuyabilmeleri için önerilerde bulunan Uzman Klinik Psikolog Merve Türkkol, sözlerini şöyle tamamladı:
“Mümkünse, benzer saatlerde uyuyup uyanmaya çalışın. Odanın sıcaklığı, ses seviyesi ve yatak takımlarının rahatlığı gibi unsurları birlikte belirleyerek, ikinizin de konforlu hissedeceği bir uyku alanı oluşturabilirsiniz. Fiziksel teması rutine dahil etmeye çalışın. Uyumadan önce meditasyon, nefes egzersizleri veya hafif germe hareketleri gibi birlikte yapacağınız rahatlatıcı aktiviteler, uykuya geçiş sürecini kolaylaştırabilir. Yatak odasını huzurlu bir alan olarak görmek ve olumsuz duyguları buraya taşımamak önemlidir. Eğer tekrarlayan bir şekilde uyku öncesi tartışmalar yaşıyorsanız, bu durumu fark edip gün içinde duygularınızı daha sağlıklı bir şekilde ifade etmeye çalışabilirsiniz. Uyumadan önce telefon veya televizyon yerine birlikte kitap okumak, hafif bir müzik dinlemek ya da sohbet etmek, hem uyku kalitesini artırabilir hem de ilişkinize olumlu katkılar sunabilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Eşlerin birlikte uyuması uyku kalitesini nasıl etkiliyor? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Manisa Büyükşehir Belediyesi Yazı İşleri ve Kararlar Dairesi Başkanlığı EBYS ve Arşiv Şube Müdür Vekili Gülin Karan Özkaya tarafından verilen eğitimle personelin resmi yazışma becerilerini geliştirmek, yazışmalarda daha etkin bir dil kullanımını teşvik etmek ve çalışanların mesleki gelişimine katkıda bulunmayı hedefleniyor. Eğitimde; resmi yazışmada uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik, elektronik belge yönetimi, resmi yazışma ortamları, nüsha sayısı, boyut ve yazı tipi, başlık ve logo, sayı, tarih, konu, muhatap, imza ve türleri, yetki ve imza devri gibi konular detaylı bir şekilde ele alındı.
Belirli aralıklarla gerçekleştirilen bu eğitimle Manisa Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının resmi yazışma becerilerini geliştirerek daha etkili ve doğru bir iletişim kurmalarının yanı sıra kurumsal iletişimin güçlendirilmesi ve vatandaşlara sunulan hizmetlerde daha yüksek bir standart yakalanması hedefleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir, Resmi Yazışma Eğitimiyle Hizmet Kalitesini Artırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>MASKİ’nin alt yapı hizmetlerinin kalitesini artırmak ve daha güvenli bir çalışma ortamı sağlamak amacıyla Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen eğitimler devam ediyor. Son olarak düzenlenen eğitim kapsamında, Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı personellerine yönelik ‘Kanal Açma İş Ekipmanları Operatörlüğü Eğitimi’ verildi.
17 İLÇEDE GÖREVLİ PERSONELLERE EĞİTİM
Prof. Dr. Turan Gündüz, Öğr. Gör. Zeki Diril ve Prof. Dr. Gültekin Sınır tarafından verilen eğitimler sayesinde MASKİ çalışanları, modern kanal açma ekipmanlarını etkin bir şekilde kullanmayı öğrenerek, alt yapı çalışmalarında daha verimli ve güvenli bir ortamda görev yapacak. Teorik eğitimler, Akhisar ve Salihli’de olmak üzere, toplam 17 ilçedeki tüm personelin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalışanlar, modern ekipmanlarla donatılmış eğitim alanlarında, pratik bilgilerini pekiştirme fırsatı da buldu.
Eğitim sayesinde; çalışanlar, kanal açma işlemlerinde gereken tüm becerileri kazanarak, yurttaşlara daha profesyonel bir hizmet sunacak. Modern ekipmanların doğru kullanımıyla iş kazalarının önüne geçilecek ve çalışanların güvenliği sağlanacak. Eğitim sayesinde iş süreçleri optimize edilecek ve alt yapı çalışmalarında hızlı sonuçlar alınacak. Daha iyi eğitimli personeller sayesinde yurttaşlara daha kaliteli hizmet sunulacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
MASKİ alt yapı hizmetlerinin kalitesini daha da ileri taşıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yetersiz uykunun ruhsal sağlığımızı ciddi şekilde etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Uykusuz kaldığımızda duygusal dengemiz bozulur, stresle baş etme kapasitemiz azalır ve anksiyete veya depresyon gibi sorunlarla karşılaşma riskimiz artar. Uzun süreli uykusuzluk durumunda, daha ciddi ruhsal hastalıkların gelişme riski de artar.” dedi. Modern yaşam tarzının, mavi ışık ve stres gibi faktörlerle uyku kalitesini bozduğunu söyleyen Alp, dijital ekranlardan uzak durmak ve her gün aynı saatlerde yatıp kalkmak gibi alışkanlıkların kaliteli bir uyku için faydalı olacağına vurgu yaptı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, uyku alışkanlıklarının özellikle ruhsal sağlık üzerindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Sağlıklı bir yaşam için uyku saatlerinin düzenli olması gerekir…
Sağlıklı bir uyku düzeninin, vücudumuzun biyolojik saatiyle uyumlu bir şekilde planlanması gerektiğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Genel olarak akşam 22:00 ile sabah 06:00 arasında uyumak önerilir. Çünkü vücudumuz, bu saatlerde melatonin hormonunu en verimli şekilde salgılar.” dedi.
Melatoninin, hem uykuya dalmamızı hem de kaliteli bir uyku süreci geçirmemizi sağladığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Ayrıca güneşin doğuşuyla birlikte uyanmak, hem ruhsal hem de fiziksel sağlığımız üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Elbette herkesin yaşam tarzı farklıdır, ancak uyku saatlerinin mümkün olduğunca düzenli olması sağlıklı bir yaşam için temel bir gerekliliktir.” şeklinde konuştu.
Uzun süreli uykusuzluk ciddi ruhsal hastalıkların gelişme riskini artırıyor!
Yetersiz uykunun ruhsal sağlığımızı ciddi şekilde etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, şöyle devam etti:
“Öncelikle, uykusuz kaldığımızda duygusal dengemiz bozulur. Stresle baş etme kapasitemiz azalır ve anksiyete veya depresyon gibi sorunlarla karşılaşma riskimiz artar. Bunun yanı sıra, beynimizin bilişsel işlevleri de etkilenir. Konsantrasyon eksikliği, hafıza problemleri ve karar alma zorlukları yaşayabiliriz. Ayrıca, uzun süreli uykusuzluk durumunda, daha ciddi ruhsal hastalıkların gelişme riski de artar. Düzenli ve yeterli uyku, ruhsal dayanıklılığımızın temel taşlarından biridir.”
Biyolojik saatin bozulması yorgunluk, enerji kaybı ve dikkatsizliğe neden olabiliyor!
Vücudumuzun biyolojik saatinin, gün ışığından etkilendiğini ve bu saatin uyku-uyanıklık döngümüzü düzenlediğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Beynimizdeki biyolojik saat mekanizması, sabah gün ışığını algıladığında bizi uyanmaya hazırlar, akşam karanlığı hissettiğinde ise uykuya dalmamızı destekler. Eğer biyolojik saatimiz düzenliyse, enerjimiz gün içinde dengeli olur ve gece rahatça uyuyabiliriz.” dedi.
Vardiyalı çalışma, jet lag veya gece geç saatlere kadar dijital ekranlara maruz kalmak gibi faktörlerin biyolojik saatimizi bozabileceğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, bu durumun yorgunluk, enerji kaybı ve dikkatsizlik gibi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Modern yaşam tarzı az ve kalitesiz uykuya neden oluyor!
Kaliteli bir uyku için bazı alışkanlıklar edinmenin önemli olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Öncelikle, her gün aynı saatlerde yatıp kalkmaya özen göstermek gerekir. Yatak odanızın serin, sessiz ve karanlık olması da uyku kalitesini artırır. Bunun yanı sıra, uyumadan önce dijital ekranlardan uzak durmak, melatonin hormonunun salgılanmasını destekler. Sağlıklı bir uyku için ayrıca gün içinde düzenli egzersiz yapmak, akşamları ağır yemeklerden kaçınmak ve kafein tüketimini sınırlamak da faydalı olacaktır.” dedi.
Modern yaşam tarzının, insanların uyku düzeni üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahip olduğuna da değinen Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, sözlerini şöyle tamamladı:
“Günümüzde akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve televizyonlar nedeniyle mavi ışığa maruz kalıyoruz. Bu durum, uyku düzenimizi bozan en önemli faktörlerden biri. Ayrıca, yoğun iş temposu ve stres, insanların uyku süresini kısaltıyor. Gece geç saatlere kadar sosyal medya, dizi ya da oyun gibi aktivitelere yönelmek de uyku saatlerini geciktiriyor. Sonuç olarak, modern yaşamda birçok insan hem daha az hem de daha kalitesiz uyku uyuyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mavi ışığa maruz kalmak, modern yaşam ve stres uyku kalitesini bozuyor… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul’un çiftçisini yalnız bırakmıyor. İBB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Ekim ayında başlattığı “Çiftçimizin Yanındayız” projesi ile kentin toprak verimliliğini artırmak için mobil araç ile üreticilerin tarlalarına kadar giderek toprak numunesi alıyor. Toprak analizi Asya Yakası Çevre Laboratuvarı’nda yapılıyor. Gübreleme öncesi toprak ya da bitkinin durumunu görerek besin takviyesi yapmaya gerek olup olmadığını tespit ediliyor ve üreticiye aktarılıyor.
“EKONOMİK KAYBIN ÖNÜNE GEÇMİŞ OLUYORSUNUZ”
“Çiftçimizin Yanındayız” projesinin üreticinin ekonomisine de katkı sunduğunu belirten Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler, “Çiftçimizin Yanındayız projemiz Ekim ayı itibariyle başladı. Çevre Koruma Şube Müdürlüğümüzün Anadolu Yakası’ndaki Çevre Laboratuvarı, toprak ve bitki analizleri yapıyordu. Bu analizler önemli çünkü laboratuvarımız bitki ve toprak analizleri yaparak bitkinin ve toprağın durumuna bakıp herhangi bir besin takviyesi ihtiyacı olup olmadığını gözlemleyebiliyor. Bunu da çiftçilerimize belirtiyoruz. Böylece çiftçiler yeterli miktarda ve hangi tür gübre kullanabileceğini öğrenebiliyor. Üreticilerimiz konvansiyonel yöntemlerle gübreleme yapıyor. Bu da çok fazla gübre uygulaması demek oluyor. Çok fazla gübre uyguladığınızda hem ekonomik bir kayıp yaşıyorsunuz hem de uygulanan fazla besinden dolayı bir takım tarımsal hastalıklar oluşabiliyor. Ayrıca yağmur etkisiyle bu kimyasallar yeraltı sularına kadar inebiliyor. Yani hem çevresel hem ekonomik birtakım zararları olabiliyor. Oysaki bu analizler yapıldığında tam doğru miktarda ve doğru çeşit gübreyi çok etkili bir şekilde uygulamış oluyorsunuz. Böylece kayıpların önüne geçmiş oluyorsunuz” dedi.
“TARIMDA VERİM VE KALİTEYİ ARTTIRMAYI HEDEFLİYORUZ”
“Haftada bir gün Anadolu yakasında bir gün de Avrupa yakasında olmak üzere ekiplerimiz sürekli dolaşarak numuneleri topluyorlar ve bu analizleri yapıp raporlarını çiftçilerimize ulaştırıyorlar” diyen Erdinçler, “Çitçimizin Yanındayız projesi ile tarımda verim ve kaliteyi arttırmayı hedefliyoruz. Çiftçimiz bu hizmetten faydalanmak için bize hem web sitemiz üzerinden başvurabilir hem de direkt 0216 586 50 74 numarayı arayarak başvurabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
“ÇİFTÇİMİZ İÇİN ZAMAN KAYBINI ENGELLEMİŞ OLUYORUZ”
Çevre Koruma Şube Müdürümüz Erdinç Algül ise şunları söyledi:
“Çevre Koruma Şube Müdürlüğü olarak, Anadolu Yakası’ndaki Çevre Laboratuvarımızdaki hizmetimizle beraber İstanbul’da Silivri’den başlayıp Çatalca’nın muhtelif köylerinden Şile, Beykoz tarafına kadar Çiftçimizin Yanındayız projemizle bütün numunelerini kendilerinden yerinde ve bizzat tarım yapmış oldukları yerlerden alıyoruz. Çiftçimiz için zaman kaybını engellemiş oluyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İBB, kentin üreticilerine tohum, fide desteğinin yanında toprak kalitesini ölçerek de destek oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>