?>
?>
Sembolik Anlamlar: Rüyalar, sembollerle doludur. Bir karar verememek, birçok durumda hayatınızdaki önemli bir seçimle ilgili endişelerinizi temsil eder. Tekrar tekrar aynı rüyayı görmek, o konuya odaklanmanız gerektiğini gösteriyor olabilir. Belki de içsel bir çatışma içerisindesiniz ve bu durum rüyalara yansıyor.
Karar Alma Süreci: Rüyada karar verememek, ayrıca karar alma sürecinizin karmaşık olduğunu da gösteriyor. Hayatın karmaşası içinde kaybolmak, çoğumuz için normal bir durum. Ancak bu rüyaların farkına varmak, belki de hayatınızdaki bu kararsızlıklarla yüzleşmenizin kapısını aralayabilir. Unutmayın, rüyalar sadece birer görüntü değil; aynı zamanda kendinizi anlama yolculuğunuzda rehberlik eden önemli ipuçlarıdır.
Bilinçaltınızın ipuçlarıyla dolu olduğunu biliyor muydunuz? Rüyalar bazen aklınıza bile gelmeyecek kadar karmaşık hissiyatları ortaya koyar. Örneğin, bir rüyada sürekli düşmek, kaybettiklerinize karşı duyduğunuz korkuları temsil edebilir. Rüyanızda bir kapı açıldığını görmek ise yeni fırsatların kapıda olduğunu gösterebilir. Bu durumlar, yaşadığınız olaylarla ilgili bilinçaltınızın sakladığı önemli ipuçlarıdır.
Kendinizi rüyalarınızda kaybolmuş hissediyorsanız, bu tamamen normaldir. Hayatı dolu dolu yaşarken, bazen belirsizlikler neler olduğunu ortaya çıkarmaya çalışır. Rüyalar, bu süreçte rehberlik eden bir pusula gibi kullanılabilir. Eğer rüyanızda tanıdık yüzler görüyorsanız, bu kişilerle olan ilişkinizi sorgulama zamanının geldiği anlamına gelebilir. Unutmayın ki, rüyalar birer kapıdır; içeri girdiğinizde, sizi bekleyen birçok olay ve duygu vardır.
rüyalarınıza dikkat edin. Onlar, yaşamakta olduğunuz hayatın daha derin bir görünümünü sunar. Bilinçaltınızın mesajlarını anlayarak, kendinizle olan ilişkinizi güçlendirebilir ve daha bilinçli kararlar alabilirsiniz. Rüyalar sadece uyku sırasında yaşanan hayaller değil; aynı zamanda kendi iç dünyanıza açılan kapılar olarak karşınıza çıkar. Bu kapıdan girmeye ne dersiniz?
Bir rüyada kendinizi bir seçim yaparken buluyorsunuz, ama sürekli olarak başka bir yöne itiliyorsunuz. Bu durum, uyanık hayatta yaşanan kararsızlık duygularını simgeliyor olabilir. Belki de önemli bir seçimle karşı karşıyasınız, fakat neyi seçeceğinize dair içinizde bir huzursuzluk var. İşte bu anlık belirsizlik, rüyalarınıza yansıyarak sizi kararsız bir çehreyle baş başa bırakabiliyor.
Hepimizin içinde bir içsel savaş vardır. Bir yandan istediğimiz şeyler varken, diğer yandan sosyal beklentiler ve korkular bizi duraklatabilir. Bu tür rüyalar, zihinlerin en derin köşelerine inerek, bastırılmış hislerin gün yüzüne çıkmasına neden olabilir. Mesela, bir iş teklifi alıyorsunuz ve rüyanızda sürekli olarak “acaba doğru mu yapıyorum?” diye soruyorsunuz. Bu, aslında hayatınızdaki daha büyük bir endişenin bir yansıması.
Rüyalarımızdaki bu belirsizlik, gündelik yaşamda stres ve kaygıyı artırabilir. Yeterince net kararlar veremediğimizde yaşam kalitemiz düşebilir. Dolayısıyla, rüyalarımızda karşılaştığımız kâbuslar, aslında bizlere içsel bir yolculuk yapma ve bu kararsızlıklarla yüzleşme fırsatı sunar. Rüyaların bu derin etkisini anlamak, bizi hem kendimizle yüzleşmeye hem de huzur bulmaya yönlendirebilir. Unutmayalım ki, rüyalar bazen en karmaşık duygularımızı önümüze serer ve çözüm arayışımızda bize rehberlik eder.
Rüyalar ve Düşüncelerimiz: Rüyalar, bilinçaltımızın bir yansımasıdır. Belki de günlük hayatınızda düşündüğünüz, ama cesaret edemediğiniz seçimler ve hayaller, rüyalarınızda şekil alır. Mesela, iş değiştirmeyi düşündüğünüz bir dönemdeseniz, rüyanızda yeni bir işte başarılı olma hayali kurabilirsiniz. Bu durumda rüyalar, bilinçaltınızın sizi yönlendirme çabasının bir parçası gibi gelir.
Sembollerin Gücü: Rüyalarımızda sıkça karşılaştığımız semboller, hayat seçimlerimizle ilgili ipuçları sunabilir. Bir yolculuk, yeni bir başlangıcın habercisi olabilir. Ya da kaybolmak, belirsizlik içinde hissedebileceğiniz bir dönemi temsil edebilir. Bu noktada, rüyalarınızı dikkatlice analiz ederek, kendi içsel çatışmalarınızı ve hayat yolundaki seçimlerinizi daha iyi anlayabilirsiniz.
Yararlı Düşünceler ve Sonuçlar: Rüyalar, yalnızca gözlemlenen süreçler değildir; aynı zamanda karar verme yeteneğimizi de etkileyebilir. Rüyalarınızda sık sık gördüğünüz temalar, hangi alanlarda daha fazla düşünmeye; hangi seçimlere odaklanmanız gerektiği konusunda size yol gösterebilir. Bu nedenle, rüyalarınızı yazmak, düşüncelerinizi netleştirmenin ve içgörüler edinmenin harika bir yolu olabilir. Rüyalarınızı bir günlüğe not alarak, zamanla bu sembollerin ve temaların nasıl değiştiğini görebilir, böylece hayatınızdaki seçimlerinizi daha sağlıklı bir şekilde değerlendirebilirsiniz.
Rüyalarınıza dikkat etmek, belki de hayat yolculuğunuzda yeni bir perspektif kazanmanın anahtarıdır. Unutmayın, her rüya bir mesaj taşıyabilir ve bu mesajlar, hayatınızın yönünü değiştirebilir.
Bunu şöyle düşünün: Bir yolda duraksadığınızda, gitmek istediğiniz yönü tahmin edememek sizi nasıl hissettirir? Rüyada karar verememek, benzer bir durum. İki farklı yol var ve ikisi de sizi farklı yönlere götürüyor. Burada, oynaman gereken bazı içsel oyunlar var! Hayatın karmaşası, bazen seçimlerimizi zorlaştırır, ancak bu durumun üstesinden gelmek mümkün. İçsel sesinizi dinlemek, belki de bu karar düğümünü çözmenin Anahtarı.
Kaygılar ve Hedefler: Rüyada karar verememek, hedeflerinizi ve arzularınızı sorgulamanız gerektiğine işaret edebilir. Belki de içinizdeki sesi susturuyorsunuz ve bu, rüyalarınıza yansıyor. Kendinize sormanız gereken basit bir soru var: "Bu karar gerçekten beni ne kadar etkileyecek?" İçsel huzuru sağlamak için neye önem verdiğinizi bilmek şart!
Hayat Dönüm Noktaları: Düşünün ki, bir hayat dönüm noktasındasınız. Bu rüyalar, geleceğinizi şekillendiren adımlar atmaktan çekindiğinizi gösteriyor olabilir. İkilemde kalmak, enerjinizi tüketebilir. Karar veremediğiniz her an, belirsizliğin gölgesinde kaybolmak gibidir. Bazen durup düşünmek faydalı olsa da, harekete geçmek çok daha iyidir.
Zihin ve Duygular: Son olarak, rüyalar zihin ve duyguların karıştığı bir alan. Eğer sürekli olarak karar veremediğinizi hissediyorsanız, kendi içsel huzurunuzu bulmanın yollarını arayın. Doğru karar, çoğu zaman doğru soruları sorabilmekte gizlidir.
Rüyada karar alamamak, kaygı, belirsizlik ve içsel çatışma gibi duyguları gösterir. Bu rüya, kişinin yaşamında önemli bir seçim yaparken hissettiği güvensizliği ve kararsızlığı yansıtır. Ayrıca, yaşamındaki sorumluluklar ve beklentilerin baskısı altında kalındığını da simgeler.
Rüyada karar verme süreci, kişinin bilinçaltındaki seçimler, içsel çatışmalar ve geleceğe yönelik beklentilerin yansımalarını gösterir. Rüyada karşılaşılan olaylar ve semboller, gerçek hayattaki karar alma süreçlerini etkileyebilir. Bu tür rüyalar, rüya sahibinin kendisiyle yüzleşmesine ve önemli bir seçim yapmasına yardımcı olabilir.
Rüyada kararsızlık yaşamak, kişinin bilinçaltındaki çatışmaları ve seçim yapma zorluklarını yansıtır. Bu durum gerçekteki stres, endişe veya belirsizlik hislerini artırabilir. Rüyalar, kişinin duygu durumunu yansıtarak, yaşamındaki kararsızlıklara ışık tutabilir.
Rüyada karar verememek, genellikle kişinin günlük yaşamındaki belirsizlik ve kararsızlık durumlarını simgeler. Bu rüya, hayatında önemli bir seçim yapma baskısı altında olduğunu ve bu seçimi yaparken zorlandığını gösterir. Aynı zamanda, içinde bulunduğu durumlardan kaçış arayışını veya bir sonuca ulaşma korkusunu da yansıtabilir.
Rüyada karar verememek, genellikle kaygı, belirsizlik veya içsel çatışmaların yansımasıdır. Bu durum, kişinin hayatındaki belirsizlikler, seçim yapma korkusu veya geçmişte yaşanan olumsuz deneyimlerden kaynaklanabilir. Psikolojik olarak, özgüven eksikliği ve stres de bu rüyaların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Rüyada Karar Verememek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir yaşam alanları yaratma stratejisi kapsamında başlattığı Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projeleri çok yönlü olarak sürüyor. Yapı envanteri, depremsellik-tsunami araştırması ve mikrobölgeleme etüt çalışmalarını birlikte yürüten Büyükşehir Belediyesi, tüm çalışmalardan elde edilen verilerle Deprem Master Planı’nı tamamlayacak.
Çalışmalar iki etap halinde tamamlandı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ekim 2020 İzmir depreminin en çok etkilediği Bayraklı ve Bornova’da başlattığı yapı envanteri çalışmasını iki ilçede de tamamladı. Bilimsel yöntemlerle konut niteliğindeki yapıların olası bir deprem esnasında davranışları belirlendi. Yaklaşık 100 bin yapının bina kimlik belgesi oluşturuldu. Bina kimlik belgesiyle o bina hakkındaki ruhsat, mimari proje, en yakın toplanma alanı gibi bilgilere hızlı ve doğrudan erişim sağlandı. Çalışmalar 2 etap halinde sahada görev alan yaklaşık 200 inşaat mühendisi ile sürdürüldü. Bayraklı’da 200 gün Bornova’da da 300 gün süren çalışmaların ardından, yapıların durumu belgelendi.
İleri analiz yapılması gereken binalar belirlendi
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, kentin deprem açısından riskli bir konumda olduğunu anımsatarak, “950 binin üzerinde yapı var. Bayraklı ve Bornova’da yapı stokunu inceledik. Yaklaşık 100 bin yapının incelemesini tamamladık. Bu incelemeler hem gözlemsel hem de belediyelerin arşivindeki bilgiler ışığında yapıldı. Çalışmalar kapsamında Bornova’da 2 bin 830 yapı, Bayraklı’da da 1014 yapının, diğer yapılara oranla daha öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirledik. Bu binalarda ileri analiz yapılması gerekiyor” dedi.
Yurttaşlar bundan sonra ne yapacak?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların sonuçları hakkında ilçe belediyelere yazı gönderildiğini ifade eden Eylem Ulutaş Ayatar, yurttaşların bundan sonraki süreçte izleyeceği yolu şu sözlerle anlattı: “İlçe belediyeleri, o binalarda yaşayan yurttaşlara bu konuda bilgilendirmelerini yapıyor. Apartman yönetimleri de bir araya gelerek çıkan sonuca dair karar verecek. Bizim yaptığımız çalışma, binaların önceliklendirilmesi konusundaydı. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa kapsamında belirtilen analizin birebir aynısı değil. Ama onunla uyumlu bir çalışma. Binaların taşıdığı riskler açısından, yapıların önceliklendirilmesini sağladık. Yaptığımız analizler ve gözlemsel tespitler, öncelikle kendi içerisinde bir sıralamayı ortaya koyuyor. Çalışma kapsamında ‘Bu bina riskli veya değil’ diyemeyiz. Bunu diyebilmemiz için mevzuatta tanımlı yöntemler var. Biz burada hangi yapı daha öncelikli olarak incelenmeli, bunu belirledik. Çalışmanın sonucunda yurttaşların ilgili analizleri yaptırması gerekiyor. Çünkü bir yapının güvenliğinden bahsedebilmek için ana kılavuzumuz Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa.”
Binalar güçlendirilecek veya yeniden yapılacak
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa kapsamında yapılacak çalışmalarda, binadan karot alınacak ve beton dayanıklılığı tespit edilecek. Binaya ilişkin analizler yapıldıktan sonra 6306 sayılı yasa kapsamında bina “riskli” veya “riskli değil” diye tanımlanacak. Riskli tespit edilen yapılarda yasal süreç başlayacak. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında yapılacak deprem performans analizi çalışmalarında ise bu yapıların can güvenliği açısından riskleri değerlendirilecek. Çalışmaların ardından yapıların güçlendirilmesi veya yıkılarak yeniden yapılması netlik kazanmış olacak.
“Yurttaşlar çalışmalarımızı önemsemeli ve yapılarını ileri analize tabi tutmalı”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, “Eline belge geçen hemşehrilerimiz ilgili mühendislik bürolarına başvurarak performans analizi yaptırabilir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş firmalar da var. Bu firmalara giderek yapılarını 6306 sayılı yasa kapsamında analiz ettirmeleri gerekiyor. Yapı stokumuz oldukça fazla. Deprem yönetmeliklerindeki köklü değişimlerin yanı sıra yapı denetim sisteminin belirli bir tarihten sonra yürürlüğe girmiş olması, mevcut yapılarımızın ileri analizlere tabi tutulması gerektiğini ortaya koyuyor. İzmir deprem kuşağında yer alan bir kent. Bu nedenle yapılarımızı olası bir deprem riskine karşı daha güvenli hale getirmemiz lazım. Yurttaşlarımızdan yaptığımız ön değerlendirme çalışmalarını dikkate almalarını bekliyoruz. Böylece daha güvenli yapılara kavuşacağız” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bornova’da 2 bin 830 Bayraklı’da 1014 yapı için hayati karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Belediyeler Birliği ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ile Sarıkız ve Göksu bölgelerindeki sondajlar hakkında görüştü.
Görüşmede, 1980 yılından bu yana Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından İzmir’e yapılan su tahsisi çerçevesinde, Sarıkız ve Göksu Bölgesi’nde İZSU’ya verilen sondaj açma yetkisi değerlendirildi. Başkan Zeyrek, yeraltı su kaynakları ile ilgili yetkinin DSİ ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nde olduğunu belirterek, çözüm önerileri üzerinde çalıştıklarını vurguladı.
İZSU’nun Sarıkız ve Göksu bölgelerindeki sondajları ile ilgili konuları görüşmek, yaşanan iklim krizi ve kuraklıkla ilgili çözüm yolları oluşturmak için Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Talat Postacı ile İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Manisa’da bir araya geldi. MASKİ Genel Müdürlüğü’nde yapılan görüşmelerde, mevcut durum değerlendirildi ve görüş alışverişinde bulunuldu. Buradaki temasların ardından iki kurum yetkilileri Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’i makamında ziyaret ederek görüşmede bulundu. Görüşmede, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, Genel Müdür Yardımcıları Bircan Kaynak ile Doç. Dr. Özgür Avşar da yer aldı.
Su Tahsis Yetkisi DSİ’nin
Sarıkız ve Göksu bölgelerinde İZSU tarafından kullanılan sondajlar ile ilgili iznin 1980 yılında DSİ tarafından verildiği belirtildi. Başkan Zeyrek, “1980 yılında, yani 45 yıl önce Sarıkız ve Göksu Bölgesi’nde sondaj açma ve bu suyu İZSU’nun İzmir’e taşıması için DSİ tarafından planlama yapılmış. Bu bölgelerdeki sondajlar ile ilgili yetki ve sorumluluk DSİ ve İZSU’dadır. Aynı şekilde Gördes Barajı’ndan da geçmiş yıllarda su tahsisi yapılmış ve buradan da İzmir’e su gitmektedir” dedi.
Manisa ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri birlikte yol alacak
Başkan Zeyrek, “Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle tüm dünyada temiz su kaynakları giderek azalıyor. Bir tarım kenti olan Manisa’mızda da su kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması büyük önem arz ediyor. İZSU Genel Müdürümüz Gürkan Erdoğan’ı da Manisa’ya davet ederek, çözüm önerileri üzerine görüştük. DSİ’nin İZSU’ya vermiş olduğu izne göre bölgelerden yılda 40 milyon metreküp suyu çıkarıp, İzmir’e götürme hakkı bulunuyor. Geçtiğimiz yıl 30 milyon metreküp suyu İzmir’e taşıyan İZSU, 2025 yılında da 32 milyon metreküp suyu taşımayı planlıyor. Önümüzdeki günlerde çözüm için planladığımız çalışmaları kamuoyu ile paylaşacağız” diye konuştu.
“Bulduğumuz çözüm yolları üzerine çalıştıktan sonra yeniden bir araya gelip, kamuoyunu bilgilendireceğiz”
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan da “MASKİ Genel Müdürlüğü’nün ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ferdi Zeyrek’in daveti üzerine Manisa’daki sondajlarımız ve yaşanan kuraklıkla ilgili görüşmek üzere bir araya geldik. Devlet Su İşleri, ulusal ölçekte şehirlere su temin etmek ve bunu planlamakla görevli ve sorumlu kurumdur. DSİ tarafından yapılan planlama gereği 1980 yılından beri İzmir’e Sarıkız ve Göksu Bölgesi’nden su taşınmakta. Geçmiş yıllarda açılan 11 adet sondajın veriminin düşmesi nedeniyle yeni sondajlar açıyoruz. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ferdi Zeyrek ile alternatif yollar üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Gediz Havzası’nın korunması için de birlikte hareket edeceğiz. Bulduğumuz çözüm yolları üzerine çalıştıktan sonra yeniden bir araya gelip kamuoyunu bilgilendireceğiz” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki Sulama Kooperatifleri ve Çiftçiler ile de Bir Araya Gelinecek
MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı ise “Başkanımız Sayın Ferdi Zeyrek öncülüğünde kısa bir süre içerisinde bölgedeki sulama kooperatifleri ve çiftçileri de kapsayacak şekilde çözüm için bir araya geleceğiz. Oluşturacağımız yeni yol haritası ile hem İzmir ve Manisa’ya hem de çiftçilerin avantajına olacak şekilde bir takım düzenlemeler önermeyi planlıyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yeraltı Sularındaki Karar Yetkisi DSİ’de yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, yumurta ihracatındaki 50 centlik kesintinin 1,5 dolara yükseltilmesini aceleyle alınmış ve yumurta ihracatına büyük zarar verecek bir karar olarak nitelendirdi.
Ankara’nın yumurta ihracatına getirdiği 50 cent kesintiyi “Ramazan ayına özel” diye kendileriyle paylaştığını ve Ramazan ayı bitimiyle kaldırılacağı beklentisi içinde olduklarını vurgulayan Girit, “Yumurtaya 50 cent fon gelmeden önce haftalık 160-200 TIR yumurta ihraç ediyorduk. 50 cent kesinti sonrasında 20-30 TIR’a düşmüştük, yumurta ortalama ihraç fiyatını yüzde 80 artıran bir kesintiyle ihracat olanaksız. Sadece taahhütlerini yerine getirmeye çalışacak ihracatçılarımız zararına ihracat yapmayı göze alırlarsa 5 TIR ihracat yapılabilir. İhracata fon, vergi, yasak kararları getirilirken getirisine, götürüsüne bakılarak karar verilmeli. Türkiye’de kişi başı yumurta tüketimi yıllık 220 adet, aya vurduğunuzda 18 yumurta yapar. Bir aylığına 18 yumurtayı pahalı yemek mi, ihracatı kesintiye uğratmak mı doğru karar. Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” diye konuştu.
Yumurta ihracatına 50 cent fon gelmesi sonrasında yumurta fiyatlarında bir düşüş olmadığına dikkati çeken Girit şöyle devam etti; “Yumurta fiyatları Ramazan ayının son haftasında talebe bağlı olarak artar. Bunu geçen yıllara baktığınızda görebilirsiniz. Ramazan Bayramı sonrasında da yumurta fiyatları düşüşe geçer. Ayrıca hava sıcaklıklarının artışa geçtiği bir dönemden geçiyoruz. Kışın tavuklar haftada 1-2 yumurta verirken, havalar ısınınca haftada 4-5 yumurta vermeye başlıyor, ürün bollaştığı için yumurta fiyatları da düşüşe geçiyor. Yumurta ihracatına 1,5 dolar kesinti getirilmese de fiyatlar düşecekti. Bu fon ihracatımızın durmasına neden olacak. Bir hafta sabretseydik hem iç piyasada fiyatlar düşecekti hem de ihracat yolunda gidecekti.”
Ispanak 60 TL, yumurta 70 TL
Yumurta üreticisinden 30’luk yumurta kolilelerinin 140 TL’den çıktığı bilgisini veren Girit, “30’luk yumurta kolisi 2 kilogramı geçiyor. Ispanak 60 TL, yumurta 70 TL. Yumurta marketlerde 220-230 TL’ye yumurta kolileri satılıyor. Burada yöntem ihracatın önünü kesmek yerine, böyle yüksek karlarla yumurta satan marketleri denetlemek olmalı. Böylesi kararlar alırken sektörün pozisyonunu alabilmesi için süre verilmeli, beyannamesi açılmış, parası gelmiş, Cuma günü gemiye yüklenecek ürünler var. Burada ihracatı mı kapatıyorsunuz, üreticiyi mi cezalandırıyorsunuz. Bunların doğru tahlil edilmesi gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yumurtaya getirilen 1,5 dolar fon aceleyle alınmış ihracatı durduracak bir karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Deprem kuşağında yer alan Mudanya’nın depreme dirençli bir kente dönüştürülmesi için önemli bir adım atıldı. Mudanya Belediye Meclisi, riskli yapıların mevcut kat ve metrekare sınırlarını aşmadan yerinde dönüşümüne olanak tanıyan plan notunun imar planlarına işlenmesine oybirliğiyle karar verdi.
Başkan Deniz Dalgıç yönetiminde MUDAŞ Tesislerinde gerçekleştirilen Mudanya Belediyesi Şubat Ayı Olağan Meclis toplantısında riskli yapı tespiti yaptıran hak sahiplerinin, ruhsat aldıkları tarihteki hakları korunacak şekilde emsal artışı yapmadan parsel bazında yeni yapı yapmaları talebiyle ilgili imar ve hukuk komisyonlarının hazırladığı ortak rapor gündeme geldi. Riskli yapıların ruhsat aldığı tarihteki plan durumu veya mevzuattaki çekme mesafelerine uyması, ruhsattaki inşaat alanı ve gabariyi aşmaması, emsal ve taban alanıyla ilgili ruhsat aldığı tarihteki imar yönetmeliğinde bulunan hakların korunması gibi koşullara uygun olanlara yeni yapı için ruhsat verilmesini sağlayan plan notunun imar planlarına işlenmesi oybirliğiyle kabul edildi. Rapor, onaylanmak üzere Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderildi.
YERİNDE DÖNÜŞÜM FIRSATI
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, yerinde dönüşüm sürecinde vatandaşların yönetmelikten kaynaklanan engellerle karşılaşmaması için çalıştıklarını ifade etti. Yapılacak dönüşümlerde kesinlikle yoğunluk artışı olmayacağını vurgulayan Başkan Dalgıç, “Bu karar, Mudanya’nın yapı stokunun yenilenmesi adına önemli bir başlangıç olacak” dedi. Dalgıç, şöyle konuştu:
“Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası’nın görüşlerini alarak birlikte hayata geçirdiğimiz bu çalışma riskli yapılardan kurtulma adına önemli bir adımdır. Binaları riskli yapı durumunda olan ve kendi imkanlarıyla dönüşüm yapmak isteyenler, belediyemize başvurduğunda inceleme sonrası imar planlarına düşülecek plan notu ile yerinde dönüşüm yapabilecek. Bu konuda yönetmelikten kaynaklanan sorunları çözmüş olacağız.”
TOPLUMSAL DAYANIŞMA ŞART
Başkan Dalgıç, Mudanya’nın deprem kuşağında yer aldığına dikkat çekerek, deprem gerçeğini unutmamak gerektiğini vurguladı. Kentteki yapı stokuna ilişkin verileri ve izleyecekleri yol haritasını yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını açıklayan Dalgıç, şöyle devam etti:
“Çözüm ortaya koymadıkça bu veriler insanları korkutmaktan öteye gitmeyecektir. Çözümler ortaya koymamız lazım; bunu yaparken de birbirimize güvenmek, arkasında art niyet aramamak durumundayız. Gerçekten insan yaşamını ve kentin varlığını öncelediğimizi anlamamız, birlikte bu yolda yürümemiz lazım. Bu iradeyi oluşturup toplumsal dayanışmayla bir talep yaratmamız gerekiyor. Mudanya’nın bu talebe ihtiyacı var. 6 Şubat’taki acılı günü atlatalım, ardından kendimize dönüp bakalım; yaraya pansuman yapmayı değil, yara oluşmadan ne tedbirler alabileceğimizi ortaya koymalıyız. Birinci öncelikli görevimiz bu.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mudanya’da Yerinde Dönüşüme Tarihi Karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Belediye meclisinde; Altınova Mahallesi Uygulama İmar Planı’nda yer alan “Tercihli Konut Alanı” ve “Turistik Tesis Alanı” lejantını kapsayan plan notları ile alakalı plan notu değişikliğine ait imar komisyon raporu okundu. Mevcut uygulama imar plan notlarında Turistik Tesis Alanları için yapılanma koşulları yeniden belirlendi. Hazırlanan plan değişiklikleri ve ilavelerinin meclise sunulmasına ve bu değişiklik ve ilavelerin uygulamaya alınmasına kadar turistik tesis alanı kullanımlarının plan ve plan gereği uygulamalarının durdurulmasına, katılanların oy birliği ile karar verildi.
İlgili mevzuat hükümlerine ve onaylı imar planlarının ruhuna ve amacına aykırı şekilde, karma kullanım veya tercihli alan kullanımlarında, belediyelerden turizm tesislerinin yüksek emsal ve yapılaşma koşullarından yararlanılarak yapı ruhsatı alınmasına rağmen, bu alanlarda konut kullanımına yönelik yapılar inşa edildiği ve sonrasında ise bu yapılar üzerinde devre mülk, kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurularak üçüncü kişilere bağımsız bölüm olarak konut satışı gerçekleştiriliyordu. Bu durum, onaylı imar planlarında turizm tesisi yapılmasını teşvik için daha yüksek olarak belirlenen emsal ve yapılaşma koşullarının amaca ayrı şekilde kötüye kullanımına ve haksız menfaat yaratılmasına sebep oluyordu.
Uygulama kapatılan eski Altınova Belediyesi’ne ait
Yoğunluk değerlerinin Büyükşehir uygulamasıyla kapatılan eski Altınova Belediyesi tarafından 03.07.2006 tarihli, 61 sayılı meclis kararı ile turizmi teşvik amaçlı artırıldığı ve günümüzde geçerli yoğunluk değerlerine çıkartılmıştı. Ancak 2006 tarihinden bu zamana kadar Altınova Mahallesi’nde sahil kesiminde turistik tesis alanlarında bu teşvikin amacına ulaşmadığı ve kötüye kullanıldığı görülmüştü. Bu sebeple kötüye kullanımların önüne geçilmesi için bazı tedbirler alınması gerektiği gündeme geldi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ayvalık belediye meclisinden örnek alınacak karar… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Ev İnterneti’ne özel yeni bir kararı hayata geçiriyor. Vodafone, artık sadece fiber altyapı olan yerlerde hizmet verecek. Bakır toptan altyapı hizmeti olan yerlerde yeni müşteri alımı yapmayacak. Bunun temel sebebi, toptan kiralama yoluyla hizmet verilen mevcut bakır altyapıdan kaynaklı müşteri şikayetleri. Halihazırda bakır altyapı üzerinden hizmet alan Vodafone Ev İnterneti müşterileri bu karardan etkilenmeyecek.
“Bakır altyapıyla hizmet sunmakta zorlanıyoruz”
Bakır altyapının eski bir teknoloji olduğuna dikkat çeken Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi:
“1 Nisan’dan itibaren ev internetinde DSL, başka bir deyişle bakır altyapı tabanlı internet hizmeti satışını durduruyoruz. Bundan sonra yeni müşterilerimize sadece fiber internet hizmeti vereceğiz. Bunun birinci sebebi, bize ait olmayan bakır altyapıdan kaynaklı müşteri şikayetleri. Müşteri bu üründen memnun değil; çünkü altyapıda sürekli kesinti yaşanıyor. Fiberin olmadığı bölgelerde kiralama yaptığımız bakır altyapıyla, istediğimiz ve müşterilerimizi mutlu edecek standartlarda hizmet sunmakta zorlanıyoruz. Bu olumsuz deneyimin nedenlerinden biri arıza oranı. Bakır altyapıda müşterilerimizin yaşadığı arıza oranı fibere göre 2 kat fazla. Müşterilerimizin yaklaşık %5’i her ay bir arıza kaydı oluşturuyor. Ayrıca, fiber hizmeti bulunmayan noktalarda port yetersizliği sebebiyle tüketicinin mağdur olması söz konusu. Envanter açısından da sıkıntılar var. Sistemde port var görünürken, sahaya inildiğinde port tahsisinde kayıplar yaşıyoruz. Fiber altyapı daha hızlı ve bu altyapıyla hizmet verdiğimiz müşterilerin iptal oranı daha düşük. Dolayısıyla, fiber altyapı olmayan, sadece bakır altyapı olan yerlerde yeni müşteri alımı yapmayacağız. Ev interneti müşterilerimize daha iyi hizmet vermek için bu kararı aldık. Bizim için müşterilerimizin mutluluğu ve refahı öncelikli. Müşterilerimize mutsuz olacakları bir ürünü satmamayı tercih ediyoruz. Bakır altyapı gibi eski ve kötü deneyim sunan teknolojiler satmak istemiyoruz. Bu kararımızın, yeni nesil teknolojilerin hayata geçmesi için teşvik edici bir etkisi olmasını umuyoruz.”
“Fiberi yaygınlaştıracak bir yatırım modeli geliştirilmeli”
Fiber altyapıyla daha sürdürülebilir hizmet vermenin mümkün olduğunu belirten Engin Aksoy, şöyle devam etti:
“Fiber internet bizim için önemli bir odak alanı. Bugün fiber internet, internet bağlantı kalitesi olarak en iyi ürün. BTK verilerine göre, fiber internet hizmeti alan abonelerin toplam pazar içindeki payı artmaya devam ederek %36,8’e ulaştı. Ülkemizde uzun yıllardır fiber altyapıyı genişletmek için yatırım planları yaptığımız halde bu planları düzenlemelerin uygulanmasından kaynaklı sorunlar nedeniyle gerçekleştirme imkânı bulamadık. Fiberi ülke genelinde hızla yaygınlaştıracak bir yatırım modeli geliştirilmeli. Bu anlamda, ülke kaynaklarının verimli kullanılması için ortak yatırıma imkân sağlayacak bir ortak altyapı şirketi kurulmasının ülkemizde yatırımların hızlanmasını sağlayacağını düşünüyoruz. Müşterilere daha iyi servisi daha uygun maliyetle sunabilmemiz için rekabetçi bir ortam sağlanmalı. Bu nedenle, altyapı şirketi, herhangi bir operatöre değil, perakende hizmetinden ayrışmış ve tüm operatörlere eşit mesafede duran bir yapı olmalı. Sektör olarak birlikte çalışmayı da etkinleştirerek daha büyük bir katma değer yaratabileceğimize inanıyoruz. Bakanlığımızın hazırladığı Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planı ve Cumhurbaşkanlığı Kalkınma Planı’nda belirtildiği üzere, güçlü bir dijital altyapının oluşmasını ve yaygınlaşmasını sağlamak üzere gereken adımlar kararlı bir şekilde atılmalı.”
Teknoloji ve deneyim anlamında farklılaşıyor
Vodafone, geçen yıl Eylül ayında Vodafone Ev İnterneti için teknolojik, müşterisini ön planda tutan, müşterisine yüksek hız ve kesintisiz bağlantı desteği sunan, teknoloji ve deneyim anlamında farklılaştığı bir yeniden konumlandırma rotası oluşturdu. Şirket, uçtan uca yenilediği Vodafone Ev İnterneti dünyasında yapay zekâ destekli son teknoloji ürünler, kesintisiz bağlantı çözümleri ve uzman ekipler ile müşterilerine destek oluyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vodafone’dan Bakır Altyapıya İlişkin Yeni Karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kartepe Belediyesi Ocak Ayı olağan meclis gündeminde yer alan Emekevler Mahallesi’nde ki arazinin Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’ne 25 yıllığına tahsis edilmesi maddesi üzerine açıklama yapan Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman, “Çok mutlu ve gururluyum. Hiç bu aşamaya kadar gelememiştik. İlçemizde bir kamu hastanesi yapılmasını çok arzuluyordum. Uzun yıllardır takip ediyordum. Büyüklerimizin milletvekillerimizin, bürokratlarımızın özellikle Prof.Dr.Sadettin Hülagü hocamız ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’ın destekleri ile çok ciddi bir mesafe kat ettik. Bu araziyi devlet hastanesi yapılması amacıyla Sağlık Bakanlığı’na tahsis edeceğiz” dedi.
SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN TAKİBİNDE
Sözlerine yer krokisi üzerinden devam eden Başkan Kocaman, “Burada karayollarına ait 6 dönümlük alan var. Park ve otopark olarak hizmet verebilecek durumdadır. 19 bin 100 metre kara alan Sağlık Bakanlığı’na tahsis ediliyor. Uzunçiftlik Diş Hastanesi burada vardır. Burada planlama devam ediyor. Müftülük ve düğün salonu binaları yıkılacaktır. Devlet hastanesi yapımı bitince İstasyon Mahallesi battı çıktının orada bulunan Semt Polikliniği işlevi kalmayacaktır. Buranın diş hastanesi olarak hizmet vermesi düşünülüyor. Uzunçiftlik Diş Hastanesi’nin de dahil edilmesi ile Devlet Hastanesi alanı 24 dönüme çıkmaktadır. Bunlar şuan planlama aşamasında olup Sağlık Bakanlığı yetkililerimizin kontrolü ve takibindedir” açıklamasında bulundu.
“Kartepe’nin en uygun yeri burasıdır” diyen Başkan Kocaman, “Burası D-100 ve Sapanca Yolu’na bağlantısı vardır. Eşme, İbrikdere bölgesinden buraya ulaşım vardır. Maşukiye ve çevresinin de buraya ulaşımı vardır. Otoban çıkışı bağlantısı vardır. Kartepe’nin en uygun lokasyonu burasıdır. Kartepe’ye devlet hastanesi yapılacaktır. Bu yıl sonuna doğru proje ihalesi yapılacak. Hastane 150 yataklı olacaktır. Kartepe Belediyesi Meclisimizde alınacak olan karar tarihi bir karardır. İmzası ve desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Meclis gündeminde yer alan Kartepe Belediyesi Devlet Hastanesi arazi tahsis maddesi tüm meclis üyelerinin oybirliği ile kabul edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kartepe Meclisinde Tarihi Karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Doç. Dr. Halil Tanıl ve Arş. Gör. Dr. Agah Kozan’ı makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde oluşturduğumuz bilim ekosistemi meyvelerini vermeye devam ediyor. TÜBİTAK nezdinde en çok proje başvurusu yapan ve projesi en çok kabul edilen yükseköğretim kurumu olan tam akreditasyona sahip araştırma üniversitemiz alınan proje fon tutarında da ilk dört üniversite içerisinde yer alıyor. Bir kültüre dönüşen sürdürülebilir bilim atmosferimiz içerinde nitelikli çalışmalar yürüten Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Halil Tanıl ve Arş. Gör. Dr. Agah Kozan hocalarımızın projeleri bu kapsamda desteklenmeye uygun bulundu. Hocalarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Halil Tanıl, “Halk sağlığı uzmanlarının, epidemiyologların ve ilgili devlet kurumlarının ilk kez karşılaşılacak olası salgınların erken tespit edilmesinde kullanabilecekleri bir istatistiksel karar destek sistemi oluşturulacaktır. Karar vericiler, farklı salgın senaryoları altında, olası salgının ilan edilmesi, önlemlerin alınmaya başlanılması türündeki kararlara hızlı bir şekilde varabileceklerdir. Önerilecek istatistiksel karar destek sistemi bir bilgisayar yazılımı haline getirilerek yaygın kullanım olanağı sağlanacaktır. Ülkemizde veya dünyada gelecekte ortaya çıkabilecek Covid-19 pandemisi benzeri yeni tür salgınların erken tespiti, olası ölüm sayılarının ve ekonomik kayıpların minimize edilmesini sağlayacak ve böylelikle salgınlarla ilgili olası toplumsal ve ekonomik risklerin azaltılmasında karar vericilere yardımcı olacaktır” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Küresel salgınların erken tespitine yönelik istatistiksel karar destek sistemi geliştirilecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Menemen’deki Asarlık Alevi Kültür Derneği ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ni ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Menemen İlçe Başkanı Hüseyin Özbey ve belediye meclis üyelerinin de eşlik ettiği Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, Asarlık’ta Dernek Başkanı Şenel Bozkurt ve yöneticileri tarafından çiçeklerle karşılandı. Başkan Tugay daha sonra Uğur Mumcu Mahallesi’ndeki Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne ziyarette bulundu. Burada da Dernek Başkanı Ali Onay, Başkan Vekili İsmail Polat ve dernek yöneticileri tarafından karşılanan Tugay, yurttaşların ihtiyaç, talep ve isteklerini dinledi, gerekli adımların atılacağını belirtti.
“Bir dahaki seçimde İzmir’de hiçbir ilçeyi kaybetmeyeceğiz”
Başkan Tugay, “Bu dönemi sizlerle beraber, tüm vatandaşlarımızla geçireceğiz. Sizler de benim için kıymetlisiniz. Bu dönemi uyum ve dayanışma içinde geçirelim istiyorum. Birbirimize uzak, yabancı olmayalım. Hep beraber İzmir, Menemen için ne gerekiyorsa yapalım. Menemen ile de her yer ile de özel ilgileneceğiz. Bir dahaki seçimde İzmir’de hiçbir ilçeyi kaybetmeyeceğimizi düşünüyorum. Ama Büyükşehir Belediyesi sizin, Menemen’in de belediyesi. Buradaki her türlü sıkıntınız bize emanet. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmaması için nerede ne sıkıntı varsa bize iletin. Özellikle bu konuya önem veriyorum. Bize yol gösterin” dedi.
“Siyasi bir karar, hedef İmamoğlu”
Başkan Tugay ayrıca basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in tutuklanması ve yerine kayyum atanmasıyla ilgili açıklama yapan Başkan Tugay, “Olayın oluş şekli ve şu ana kadar şeffaf olmaması hepimizi çok üzdü, rahatsız etti. Haksız bir görevden alma olduğunu düşünüyorum. Bugün İstanbul’da partimiz toplantı yapmaya karar verdi. Gideceğiz. Siyasi bir karar. Biraz CHP’yi büyük ihtimalle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan’ımızı hedef alan bir şey olduğunu düşünüyoruz. Bu hukuksuzluğun bitmesi lazım. 10 yıldır irtibatı var deyip 7 ay öncesinde seçimde aday olmasına izin verilen bir insanın elle tutulur hiçbir şey yokken bu şekilde görevinden alınması büyük bir hukuksuzluk” dedi.
“Kendilerine verilen oylara yazık”
Bazı AK Partili milletvekillerinin Körfez üzerinden kentin yerel yönetimine ilişkin eleştirilerle gündeme gelme çabasını değerlendiren Başkan Dr. Cemil Tugay, “Tamamen içi boş, şova dönük hareketler bunlar. 60-70 yıl belki daha uzun sürede oluşmuş bir kirlilikten bahsediyoruz. Çevre Şehircilik Bakanlığı da diğer bakanlıklar da İzmir’in bakanları aynı zamanda. Biz belediye olarak zaten şu an yapmamız gerekeni yapıyoruz. Bize bir şey söylemelerinin bir anlamı yok. Bu kirlenme de tamamen belediyenin hatası değil. Ama siz ne yapıyorsunuz? Yaşar Kırkpınar’a sormak lazım; 2 dönemdir milletvekilisin, bu şehir için ne yaptın? Bu şehre getirdiğin hizmeti söyle, biz de duyalım. Bizi boş boş eleştiren diğer milletvekillerine de aynısını soruyorum. Açıklarsanız seviniriz. Kendi milletvekilliğinizde ne yaptınız? Şovlarla bu şehrin sorunları çözülmüyor. Bir taraftan güldük bir taraftan üzüldük. İzmir milletvekilliğini eğer Kordon’da cansız mankeni denize atmak olarak görüyorsa hakikaten çok yazık. Kendilerine verilen oylara yazık yani” ifadelerini kullandı.
“Vali Bey’in tarafmış gibi açıklama yapmasını doğru bulmadım”
İktidar partisi mensupları ve İzmir Valisi Süleyman Elban’ın 30 Ekim 2020 İzmir Depremi’nin anma törenlerindeki açıklamalarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Başkan Tugay, “Orası afet bölgesi ilan edilmedi. Bir sürü insanın mağduriyeti giderilmedi. Orta hasarlı evleri olan insanlara ev sağlanmadı. 3 yıl sonra daireleri teslim ettiler. Bu arada epey bir mağduriyet yaşandı. Bugün için de kentsel dönüşüm için mevzuat değişikliği, kaynak gerekiyor. Biz belediyeler olarak elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz ama hükümet maalesef özellikle İzmir’in sorunlarını çözerken eli varmıyor. Atması gereken adımları atmıyor. Vali Bey’in de burada tarafmış gibi açıklama yapmasını da çok doğru bulmadım. Sorunu biz biliyoruz, çözümü için bir şey duymak istiyoruz. Çözüm için bir şeyler söylerlerse seviniriz” dedi.
“Lafla değil işle gelsinler”
Başkan Tugay iktidar partisinin İzmir milletvekilleri için “Halktan kopuk oldukları çok belli. Sahada yaptığımız çalışmaları, insanların sorunlarına birer birer getirdiğimiz çözümleri, belediyedeki iyileşmeyi, görmüyorlar ya da görmek istemiyorlar belli ki. Biraz İzmir’e alıcı gözle baksınlar. İzmir her geçen gün daha iyiye gidiyor. Çok daha da iyi olacak. Lafla değil bize işle gelsinler” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay’dan Esenyurt değerlendirmesi: “Siyasi bir karar” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>