?> ?> katılmak arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 21 Dec 2024 11:00:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png katılmak arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Derse hazırlıklı katılmak çalışma verimini yüzde 100 artırıyor! https://kocaelibasin.com.tr/derse-hazirlikli-katilmak-calisma-verimini-yuzde-100-artiriyor/ Sat, 21 Dec 2024 11:00:17 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/derse-hazirlikli-katilmak-calisma-verimini-yuzde-100-artiriyor/ Üniversite sınavında başarılı olmak için hedef belirleme ve verimli çalışmanın önemine işaret eden Uzm.

Derse hazırlıklı katılmak çalışma verimini yüzde 100 artırıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üniversite sınavında başarılı olmak için hedef belirleme ve verimli çalışmanın önemine işaret eden Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Ders çalışma esnasında ve molalarda ders verimini engelleyebileceği için televizyon, telefon, internet gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak kalmaya özen gösterilmeli.” dedi.

Odaklanma sorunu olan öğrencilerin Pomodor tekniğine (25 dakika çalışma ve ardından 5 dakika mola) göre çalışması önerisinde bulunan Akoğlan, “Derse hazırlıklı katılmak, çalışma verimini yüzde 100 arttıracaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, üniversite sınavında başarılı olmak için hedef belirleme ve verimli çalışmanın önemini değerlendirdi.

Odaklanmayı ölçen, yorum ve mantığı ölçen sorular çoğunlukta

Üniversite sınavında başarılı olmanın temelinde konu eksiklerinin doğru tespiti, bölüm ve net hedeflerin belirlenmesi, çalışma yöntemini kurgulama ve motivasyonu artırmanın önemli olduğunu kaydeden Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Son yıllarda ÖSYM soru tarzlarında değişikliğe gitti daha çok analitik düşünmeyi gerektiren odaklanmayı ölçen yorum ve mantığı ölçen soru tarzları yoğunluk kazandı.” dedi.

Verimli ders çalışma ortamı nasıl olmalı?

Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, verimli ders çalışmanın ve ortamın nasıl olması gerektiğini şöyle anlattı:

“Çalışma masasının üstünde sadece ders çalışmak için gereken materyaller olmalı. Oda çok sıcak ya da çok soğuk olmamalı. Ders çalışma esnasında ve molalarda ders verimini engelleyebileceği için televizyon, telefon, internet gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak kalmaya özen gösterilmeli. Ders çalışırken ve molalarda müzik dinlenmemeli, dinlenecekse de sadece molalarda sözsüz müzik tercih edilmesi daha uygun olur. Sürekli yemek yemek, sakız çiğnemek dikkatin yoğunluğunu azaltacaktır. Bunun yanı sıra aç ve yorgun bir şekilde ders çalışmak da çalışma verimini olumsuz etkiler. Gün sonunda mutlaka o gün çalışılan konular tekrar edilmeli. O derslerle ilgili olanaklar elverdiğince bol soru ve testler çözülmeli.”

Çalışma planı hafta sonunu da kapsamalı!

Gün içinde kişiye en zor gelen dersten en kolay derse doğru çalışmanın en verimli çalışma olacağını da kaydeden Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Çalışma planı haftanın her gününü (cumartesi, pazar dahil) kapsayacak şekilde oluşturulmalıdır. Her gün aynı saatte derse başlamak yararlı olur. Odaklanma sorunu olan öğrenciler Pomodor tekniğine (25 dakika çalışma ve ardından 5 dakika mola) göre çalışmalıdır.” diye konuştu.

Konuları biriktirmeyin!

Ders çalışma planı oluşturulurken, yapılması gereken çalışmaların listelenip öncelik sırasına göre kişiye uygun şekilde planlama oluşturulabileceğini dile getiren Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Bütün dersler işlendikçe çalışılmalı, konular biriktirilmemeli. Dersler tekrar edilirken anlaşılmayan konular tespit edilmeli, ertelemeden öğretmene sorularak öğrenilmelidir. Yanlış yapılan veya çözülemeyen soruların doğru yanıtları da anlaşılmayan konular gibi tekrar edilmelidir.” dedi.

TV karşısında çalışmayın, yerinizi değiştirmeyin! 

Verimli ders çalışmada sayısal bir dersin ardından sözel bir dersle devam edilebileceğini de ifade eden Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Sözel bir dersi çalışırken anahtar kelime ve cümlelerin renkli kalemlerle altları çizilebilir. Kesinlikle TV karşısında çalışmayın. Çalışma yerinizi değiştirmeyin. Her gün mutlaka 30 dakika kitap okuyun.” şeklinde konuştu.

Derslere hazırlık, verimi %100 artırıyor!

Verimli ders çalışma konusunda ip uçları veren Uzm. Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “Derse hazırlıklı katılmak çalışma verimini yüzde 100 arttıracaktır. Hatalarını bilen ve düzelten herkesin iyi bir çalışmayla istediği hedefi rahatlıkla yakalayabileceğini unutmayın.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Derse hazırlıklı katılmak çalışma verimini yüzde 100 artırıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Gönüllülük faaliyetlerine katılmak mutluluk seviyesini artırıyor https://kocaelibasin.com.tr/gonulluluk-faaliyetlerine-katilmak-mutluluk-seviyesini-artiriyor/ Thu, 05 Dec 2024 12:00:14 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/gonulluluk-faaliyetlerine-katilmak-mutluluk-seviyesini-artiriyor/ Gönüllülük faaliyetlerinin bireylerin mutluluk düzeyini artırmada etkili olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, başkalarına yardım etmenin dopamin ve oksitosin salgılanmasını tetiklediğini söyledi.

Gönüllülük faaliyetlerine katılmak mutluluk seviyesini artırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Gönüllülük faaliyetlerinin bireylerin mutluluk düzeyini artırmada etkili olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, başkalarına yardım etmenin dopamin ve oksitosin salgılanmasını tetiklediğini söyledi.

Gönüllülüğün genel mutluluk seviyesini artırdığına, hem psikolojik hem de sosyal birçok faydası olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, gönüllülük faaliyetleri sırasında karşılaşılan zorlukların tükenmişliğe yol açabileceği konusunda ise uyardı: “Bu süreçte zorluklarla karşılaşmak da olasıdır. En iyisi değil, en mükemmeli değil olduğu kadarını yapabilmek de kendi sınırlarımızı anlamak üzerine güzel bir fırsat sunacaktır.”

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, 5 Aralık Dünya Gönüllüler günü dolayısıyla, gönüllülük faaliyetlerine katılmanın ruh sağlığına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Bireysel mutluluğun anahtarı: Gönüllülük…

Gönüllülük faaliyetlerinin bireylerin mutluluk düzeyini artırmada oldukça etkili olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Araştırmalar, başkalarına yardım etmenin beyinde ‘iyi hissetme’ hormonu olan dopamin ve oksitosin salgılanmasını tetiklediğini gösteriyor.” dedi.

Gönüllülüğün kişinin anlamlı bir yaşam hissi geliştirmesine katkı sağladığını ve bunun da genel mutluluk seviyesini artırdığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kendini topluma yararlı hissetmek, özsaygıyı güçlendirir ve yaşam doyumunu artırır. Bireysel mutluluğu sağlar. Bireylerin sosyal bağlarını güçlendirir ve aidiyet duygusunu pekiştirir. Başkalarının zorluklarını anlamak, empati becerisini artırır. Zamanını başkalarına yardım ederek geçiren bireyler, daha düşük stres seviyeleri ve daha az kaygı bildirmektedir. Özellikle yalnız bireylerde gönüllülük, sosyal izolasyonu azaltarak depresyon riskini düşürebilir.” şeklinde konuştu.

Her yaşta psikolojik fayda sağlayabiliyor…

Yaş gruplarına göre gönüllülük faaliyetlerinin farklı etkileri olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Gençler ve ergenlerde sosyal becerilerin gelişmesi, sorumluluk duygusunun artması ve özgüven kazancı sağlar. Özellikle bu yaşlar özgüven geliştirmek için oldukça önemli yaşlardır. 30 yaş üstü bireylerde anlam arayışına katkıda bulunur ve stresle baş etmede yardımcı olabilir. Öz tamamlanma hissine destek olur. Yaşlı bireylerde yalnızlık duygusunu azaltır ve zihinsel sağlığı korumaya destek olur. Kişinin oryantasyonunu zihnini kuvvetlendirir. Aynı zamanda yaşamın son evresinde anlam ve katkı hissi sağlar.” açıklamasını yaptı.

Süreklilik, gönüllülüğün psikolojik faydalarını artırıyor…

Gönüllülük faaliyetlerinden en fazla faydayı sağlamak için önerilerde de bulunan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, şunları söyledi:

“Tutkulu olduğunuz bir alan seçin. İlginizi çeken bir konu üzerinde çalışmak, sürecin daha tatmin edici olmasını sağlar. Kendi sınırlarınızı ve duygusal dayanıklılığınızı bilmek, daha verimli bir gönüllülük süreci yaşamanıza yardımcı olur. Fazla sorumluluk alarak tükenmişlik yaşamamak için küçük görevlerden başlamak önemlidir. Sürekliliği sağlamak, gönüllülüğün psikolojik faydalarını artırır. Deneyimlerinizi paylaşmak, sosyal bağlar kurmanıza yardımcı olur. Ortak alan oluşturur.”

Gönüllülük faaliyetleri sırasında karşılaşılan zorluklar tükenmişliğe yol açabilir!

Gönüllülük sırasında bireylerin, zor durumlarla karşılaşabileceğine ve bu durumların psikolojik yük oluşturabileceğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Sürekli zorlayıcı hikayeler dinlemek, tükenmişliğe yol açabilir. Bu durumda, duygusal sınırlamalar koymak ve kişisel bakım uygulamalarına önem vermek önemlidir.” uyarısında bulundu.

Gönüllülük gruplarında deneyimleri paylaşmanın ve destek almanın, duygusal yükü azaltabileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, zorluklarla baş edemediğini hisseden bireylerin, bir terapistten destek alarak süreci daha sağlıklı bir şekilde yönetebileceklerini hatırlattı ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Gönüllülük faaliyetleri bireylerin hem kendileri hem de toplum için anlamlı katkılar sunmasını sağlar. Ancak bu süreçte zorluklarla karşılaşmak da olasıdır. Duygusal dayanıklılığı artıracak adımlar atarak ve destek alarak gönüllülüğün faydalarından iyi şekilde yararlanmak mümkündür. En iyisi değil, en mükemmeli değil olduğu kadarını yapabilmek de kendi sınırlarımızı anlamak üzerine güzel bir fırsat sunacaktır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gönüllülük faaliyetlerine katılmak mutluluk seviyesini artırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>