?>
?>
DENİZ ÇÖPLERİ BÜYÜK TEHDİT OLUŞTURUYOR
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’nde karşılaşılan ve en büyük çevresel sorunlardan biri olan deniz çöplerine yönelik ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor. Cam şişeler, metal kutular, plastik atıklar ve özellikle mikroplastikler, hem deniz canlıları hem de insan sağlığı için ciddi tehdit oluştururken, mikroplastiklerin ekosistem üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün daha fazla ortaya çıkıyor. Büyükşehir bu kirliliğin önüne geçmek için pek çok alanda çeşitli önlemler alıyor.
DENİZ ÇÖPLERİNİN TEMİZLENMESİ PROJESİ
Büyükşehir, İzmit Körfezi’nin temizliği ve ekosisteminin korunması amacıyla deniz çöplerinin denize ulaşmadan önlenmesi amacıyla geniş kapsamlı bir “Deniz Çöplerinin Temizlenmesi Projesi” geliştirdi. Bu proje kapsamında deniz çöplerinin kaynağında önlenmesi, derelere sabit bariyer sistemleri kurularak çöplerin denize ulaşmadan toplanması, kıyı ve plaj alanlarında çöplerin toplanması gibi uygulamalar hayata geçirildi.
BÜYÜKŞEHİR ÇOK SİSTEMLİ ÇALIŞIYOR
Bu çalışmaların yanı sıra denizlerden toplanan cam, metal ve plastik atıklar sıfır atık prensibine uygun şekilde geri dönüştürülerek değerlendiriliyor. Sistemli bir çalışma gerçekleştiren ve deniz yüzeyi temizleme tekneleri ile deniz yüzeyindeki çöpleri toplayan Büyükşehir, Amfibi Sulak Alan Temizleme Araçları ile hem kıyı bölgelerdeki atıkları temizliyor hem de sabit bariyer sistemi ile derelerde biriken atıkların denize ulaşmasını engelliyor.
YOSUNLAR DÜZENLİ OLARAK TOPLANIYOR
2008 yılından bu yana İzmit Körfezi’nde deniz süpürgeleri ile temizlik çalışmalarını sürdüren Büyükşehir, yağışlarla birlikte derelerden sürüklenen atıklar ile deniz tabanından kopan yosunları düzenli olarak topluyor. Dere bariyerleri ile 2016 yılından bu güne kadar 1830 m³ atık, deniz ekosistemine ulaşmadan engellendi.
ÇÖPLERİN DENİZE ULAŞMASI ENGELLENİYOR
Özellikle yağış sonrası İzmit Körfezi’ne dökülen kumla ve kiraz derelerinde, çöplerin denize ulaşmasını önlemek amacıyla sabit bariyer sistemleri kuran Büyükşehir, bu bariyerlerde biriken çöplerin toplanmasını kolaylaştırmak için ise elektrik motorlu vinç sistemleri kullanıyor.
DENİZ EKOSİSTEMİ KORUNUYOR
Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Körfez’de yürüttüğü denetim ve temizlik çalışmaları ile deniz yüzeyinde biriken yüzer atıkları, alg patlamaları ve deniz tabanından kopan yosunların ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini minimuma indiriyor. Böylece hem deniz canlıları hem de kıyı bölgeleri korunuyor.
KÖRFEZ İÇİN TOPYEKÜN MÜCADELE
Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de çevreci kimliğiyle örnek bir belediyecilik anlayışı sergiliyor. Mavi Takım Ekibi, Deniz Süpürgeleri ve Amfibi Araçlar ile sığ ve sakin sularda temizlik çalışmaları yürütülüyor. Deniz ekosisteminin korunması adına yapılan bu çalışmalar, İzmit Körfezi’nin temiz ve sağlıklı kalmasını sağlarken, bölgedeki canlı yaşamını da güvence altına alıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre politikaları çerçevesinde Körfez’in korunmasına yönelik projelerini kararlılıkla sürdürmeye devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmit Körfezi dört koldan temizleniyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Afet Koordinasyon Çalıştayı tamamlandı. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın açılışını yaptığı çalıştay, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Afet sırasında ve sonrasında yapılması gerekenlerin 5 başlık üzerinden ele alındığı çalıştaydan önemli çıktılar elde edildi. ‘İletişim ve Koordinasyon Hayat Kurtarır’ başlığı altında düzenlenen programda sivil toplum kuruluşları, büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyeleri, akademi, özel sektör ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri yer aldı.
Kurulan masalarda özel oturumlar
Çalıştayda afet koordinasyonu odaklı masalar kuruldu ve özel oturumlar düzenlendi. Program kapsamında; ‘Altyapı ve Lojistik’, ‘Koordinasyon ve İletişim’, ‘Teknolojik Araçlar ve Veri Kullanımı’, ‘İnsani Yardım’, ‘Acil Müdahale’ başlıklı beş ana tema üzerinde çalışıldı. Katılımcılar kurulan tematik masalarda; deprem odaklı temel problemleri tespit etti ve bu problemlere yönelik çözüm önerileri geliştirdi. Bunun yanı sıra, Ege Bölgesi, İlçe Belediyeleri, Basın ve İl Kriz Yönetimi, Valilik, İl Afet Acil Durum Müdürlüğü başlıkları altında oluşturulan masalarda kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve ortak proje fikirlerinin somutlaştırılması için özel oturumlar düzenledi.
Deneyimler paylaşıldı
Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, yaşanmış deneyimlerden hareketle sahada karşılaşılan zorlukları ve gönüllü koordinasyonuna ilişkin çözümleri paylaştı. Akademisyenler, teknolojik altyapı, veri analitiği ve afet yönetimi yaklaşımları hakkında güncel araştırmaların sonuçlarını aktararak çalıştaya bilimsel bir bakış açısı kazandırdı. İlçe belediyeleri, yerelde yaşanan sorunların görünümlerini vurgulayarak, ortak projelerin sahada en doğru şekilde uygulanabilmesi için iş birliği önerilerinde bulundu. Özel sektör ve teknoloji firmaları, afet sırasında kullanılabilecek inovatif çözümler ve akıllı uygulamalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. İl Kriz Yönetim Masası’ndaki Valilik ve İl Afet Acil Durum Müdürlüğü, afet sonrasında kurumsal karar alma süreçleri ve mevzuat çerçevesinde yapılması gereken düzenlemeleri tanımlayarak projelerin resmi dayanaklarını güçlendirdi.
“Çalıştay proje fikirleri için büyük katkı sağladı”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Mutlu Gürler, “Bu çalıştay, deprem ve diğer afetlere karşı kurumsal kapasitemizi güçlendirmek, ortak akılla somut projeler üretmek ve kentimizi daha dirençli hale getirmek için önemli bir adımdı. Katılan tüm paydaşların bilgi ve deneyimlerini paylaşması, kısa sürede uygulanabilir proje fikirlerinin ortaya çıkmasına büyük katkı sağladı” ifadelerini kullandı.
Yeni hedefler konuldu
Çalıştay sonrası yeni dönemde atılacak adımlar için yeni hedefler de belirlendi. Tematik masalarda oluşturulan proje önerilerinin hayata geçmesine İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında kurulan komisyonlar ve ilgili paydaş kurumlarla birlikte öncelik verilecek. Kaynak ve iş birliği arayışı kapsamında elde edilen proje fikirlerine yönelik kamu, özel sektör, ulusal ve uluslararası fonlar nezdinde kaynak yaratma çalışmaları başlatılacak. Çalıştay sonunda belirlenen projelerin uygulanması, düzenli raporlama ve izleme yöntemleriyle takip edilecek. Yeni sorun veya fırsatlar ortaya çıktığında projenin kapsamı güncellenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, afet yönetiminde sürdürülebilir yaklaşımlar geliştirme kararlılığıyla benzeri çalışmalara devam edecek. Şehrin afet sonrası müdahale kapasitesini artırmak adına tüm paydaşlarla iş birliğine açık olarak hareket edilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla yapımını sürdürdüğü Buca Metrosu’nda çalışmalar son hızıyla devam ediyor. Dört tünel açma makinesinin (TBM) aynı anda çalışmaya başladığı Buca’da, kazılarda yaklaşık yüzde 38 seviyesine gelindi. 2025 yılının sonunda tünellerin tamamlanması hedeflenirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Dairesi Başkanı Alpaslan Kara hedeflerini anlattı. Üçyol, Zafertepe, Bozyaka, General Asım Gündüz, Şirinyer, Buca Belediyesi, Kasaplar Meydanı, Hasanağa Bahçesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Koop ve Çamlıkule istasyonlarının bulunduğu Buca Metrosu, Narlıdere-Bornova Evka 3 arasında çalışan mevcut metro hattı ile Üçyol İstasyonu’nda, İZBAN hattı ile Şirinyer’de entegre olacak. Bu hat üzerinde tren setleri sürücüsüz olarak hizmet verecek. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 20 dakikanın altına düşecek.
“Günde 400 bin yolcu taşıyabilecek”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, toplam 19 bin 500 metre tünel kazılacağını belirterek “Bunun 7 bin 500 metresini tamamladık. Tünel kazılarımızın yaklaşık yüzde 38’i bitti. Buca Koop istasyonu ile Tınaztepe Kampüsü arasındaki tüm tünel çalışmaları sona erdi. Ayrıca General Asım Gündüz ile Zafertepe Üçyol arasındaki iki istasyonu birbirine bağladık. Toplam üç istasyon arasındaki tünelleri tamamlamış olduk. Kalan 12 bin metrelik tünel çalışmalarımızı da 2025 yılında bitirmeyi planlıyoruz. Bu, 13 kilometre uzunluğunda 10 istasyon ve bir giriş-çıkış yapısından oluşacak büyük bir proje. Günde 400 bin yolcu taşıma kapasitesine sahip. Bu entegre toplu ulaşım hizmetine büyük katkı demek… Buca rahatlayacak, İzmir rahatlayacak” diye konuştu.
“108 araçtan oluşan 16 setlik tren filosu planlıyoruz”
Projenin İzmirlilerle buluşması için hızla çalıştıklarını, tüm şantiyelerde toplam 750 personelin mesai yaptığını belirten Kara, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu hatta çalışacak tren setlerinin alımı için 2025’te ihaleye çıkacağız. Toplam 108 araçtan oluşan 16 setlik metro treni filosu planlıyoruz. Bu araçların bakımının yapılması için 80 bin metrekare kapalı alana sahip bir atölye ve depo alanı da inşa edilecek. İki kattan oluşan depoda bakım alanları ve ofisler bulunacak. 2027 sonu itibariyle Buca Metrosu’nda işletmeyi başlatmayı amaçlıyoruz. İzmir için çok önemli olan bu proje yaklaşık 450 milyon Euro kaynakla gerçekleştiriliyor. Bölgede oturan hemşehrilerimizin, inşaat faaliyeti nedeniyle biraz sıkıntı çektiklerinin farkındayız. Ancak çekilen zahmet, toplu ulaşımın rahatlamasıyla büyük bir konfora dönüşecek.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Buca Metrosu’nda tünel kazıları dört koldan sürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>30 Ekim 2020’de İzmir’de 117 vatandaşın yaşamını yitirmesine neden olan depremin 4. yılında bu acı olayın bir benzerinin daha yaşanmaması için kapsamlı çalışmalar devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin afetlere karşı dirençliliğini artırmak, doğayla uyumlu ve güvenli yaşam alanları oluşturmak için Deprem Master Planı çalışmalarına hız kazandırdı.
Yerleşime uygunluk haritaları ortaya çıkartılacak
Deprem Master Planı için altlık oluşturacak yapı envanteri, depremsellik-tsunami araştırması ve mikrobölgeleme etüt çalışmaları tamamlandığında güvenli bir kent için gerekli veriler elde edilmiş olacak. Tüm araştırma sonuçları entegre edilerek deprem etkisinde yapı-zemin etkileşimi en gerçekçi şekilde analiz edilecek. Deprem tehlike haritası ile yerleşime uygunluk haritaları oluşturulacak. Kıyıları etkileyecek tsunami tehlikesi modellenecek.
Kapsayıcı yöntemle oluşturuluyor
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, geçen eylül ayında “2024 İzmir Deprem Master Planı Çalıştayı”na da ev sahipliği yaparak bilimin öncülüğünde İzmir’in olası bir depreme hazırlanması için tüm paydaşları bir araya getirdi. Depremle ilgili yol haritasının konuşulduğu çalıştayda, Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı tarafından yürütülen tüm çalışmalar masaya yatırıldı. 102 kurum ve kuruluştan 250 uzmanın katılımı ile yapılan çalıştayda, 1999 yılında tamamlanan İzmir Deprem Master Planı’nı güncellemek için yeni yol haritası oluşturuldu. Master Plan için Bilim Kurulu ve Danışma Kurulu oluşturuluyor. Deprem Master Planı’nın bir yıl içinde bitirilmesi planlanıyor.
Büyükşehir 100 bin binanın envanterini çıkardı
İzmir’de yaklaşık 906 bin yapı bulunuyor. Bu yapıların yüzde 88’i 1999’daki Deprem Yönetmeliği öncesi yapılmış ve yapı denetim hizmeti almamış durumda. Buradan hareketle Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırma ve risk azaltma projelerini hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, çalışmalarına dört koldan devam ediyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapı stoku çalışmaları kapsamında İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile yaptığı protokol ile Bornova ve Bayraklı’da yaklaşık 100 bin binanın envanterini çıkardı. Bu çalışmayla yapıların deprem sırasındaki davranışları belirleniyor. Ayrıca binaya ilişkin her türlü bilginin yer aldığı kimlik belgesi oluşturuluyor. Böylece o bina hakkındaki ruhsat, mimari proje gibi belgeler ile en yakın toplanma alanı gibi bilgilere hızlı ve doğrudan erişim sağlanabiliyor. Yapı envanteri ile önceliklendirilen yapılarla bölgesel bazlı sonuçlara ulaşılarak yüksek öncelikli kentsel iyileştirme bölgeleri belirleniyor.
Bahse konu çalışmalar saha, arşiv ve analiz çalışmalarından oluşuyor. Saha ve arşiv çalışmaları uzman inşaat mühendisleri tarafından yapılıyor; elde edilen veriler ise ODTÜ akademisyenleri tarafından analiz ediliyor. Saha çalışmalarında sokak taraması ile binalar dışardan değerlendiriliyor ve örneklem düzeyinde beton çekici okuması ve röntgen taraması yapılıyor. Ardından üç boyutlu analiz çalışmaları yapılıyor. Yapı envanteri çalışmalarına Karşıyaka ilçesi ile devam edilecek. Projenin etaplar halinde kent genelindeki tüm ilçelerde tamamlanması planlanıyor.
En geniş ve kapsamlı deprem araştırma projesi İzmir’de sürüyor
Depremsellik-Tsunami Araştırması ve Mikrobölgeleme Etüt Çalışmaları kapsamında da önemli çalışmalar yürütülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu çalışmaları ODTÜ, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile yaptığı protokol ile sürdürüyor. İzmir il merkezini referans alan 100 km. yarıçaplı alanda sürdürülen “İzmir İli Depremsellik Araştırması Projesi” hala ülkemizin en geniş ve kapsamlı deprem araştırma projesi olarak biliniyor. Sadece İzmir değil Aydın ve Manisa illerinin bir bölümündeki fayları da kapsayan bu araştırma projesi tamamlandığında İzmir’in gelecekte kaç büyüklüğünde depremle karşı karşıya kalabileceğine, yapıları etkisi altına alacak deprem ivmesinin olası büyüklüğüne, depremlerin yüzey faylanması yaratma riski taşıyıp taşımadığına, kıyılarda oluşabilecek olası tsunami senaryolarına ilişkin somut bilgiler elde edilmiş olacak.
Mikrobölgeleme çalışmaları kentin tamamına yayılıyor
Mikrobölgeleme çalışmaları ile de İzmir’in zemin yapısı inceleniyor. 30 Ekim İzmir Depremi’nden en çok etkilenen Bornova baseninin (Bayraklı, Konak, Bornova İlçelerini kapsayan) zemin yapısı ve basen etkisi dâhil davranış özelliklerinin araştırılmasına yönelik çalışmalar hızla devam ediyor. Bornova mikrobölgeleme çalışması kapsamında 7 bin 12 hektarlık alanda yaklaşık 1500 adet sondaj kuyusu açıldı. Bornova baseninde, Bornova ilçesine ait yürütülen mikrobölgeleme çalışmalarının 2024 yılı sonuna kadar, Konak ve Bayraklı ilçelerindeki alanlarda yürütülecek çalışmaların ise 2025 yılı sonunda kadar tamamlanması hedefleniyor. Karşıyaka ilçesinde yaklaşık 2 bin hektarlık alanda mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması için yapım ihale süreci başlatıldı. Bayraklı, Konak ve diğer ilçelerin mikrobölgeleme şartnameleri hazırlandı. Kurum görüşleri geldikten sonra onların da yapım ihaleleri gerçekleştirilecek. 11 merkez ilçe öncelikli olmak üzere tüm ilçelerde mikrobölgeleme çalışmalarının etaplar halinde tamamlanması hedefleniyor.
Bütün çalışmalar tamamlandığında; depremsellik ve tsunami projesi ile mikrobölgeleme ve yapı envanteri araştırma sonuçları entegre edilerek deprem etkisinde yapı-zemin etkileşiminin en gerçekçi şekilde analiz edilmesi öngörülüyor.
Türkiye’de ilk kez İzmir’de yapılıyor
30 Ekim 2020 depreminin etkilediği Bornova’da zeminden alınan numuneler, Türkiye’de ilk kez İzmir’de kurulan Egeşehir Laboratuvarı’nda incelendi. Yaklaşık 30 bin deney yapıldı.
Egeşehir Laboratuvarı’nda Türkiye’de ilk ve tek olarak rezonant kolon, bender element deneyleri yapılıyor. Mühendislik olarak ise konsolidasyon, zeminde tek ve üç eksenli basınç dayanımı, kesme kutusu, kayada makaslama deneyi, kayada üç eksenli basınç dayanımı yapılıyor. Zemin (fiziksel) deneyleri ise su içeriği, kıvam limitleri, elek ve hidrometre analizi ile özgül ağırlıktan oluşuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bir daha 30 Ekimler yaşanmasın diye: Afetlere dirençli bir İzmir için dört koldan çalışma yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>