?> ?> kolektif arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Fri, 07 Feb 2025 13:21:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png kolektif arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Afetlere karşı hazırlıklı olmak kolektif korkuyu azaltıyor! https://kocaelibasin.com.tr/afetlere-karsi-hazirlikli-olmak-kolektif-korkuyu-azaltiyor/ Fri, 07 Feb 2025 13:21:12 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/afetlere-karsi-hazirlikli-olmak-kolektif-korkuyu-azaltiyor/ Bu tür afetlerden sonra kolektif bir korku gelişebildiğini kaydeden Prof.

Afetlere karşı hazırlıklı olmak kolektif korkuyu azaltıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bu tür afetlerden sonra kolektif bir korku gelişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Erdoğan, “Uzun vadede toplumun bir kısmında sürekli bir kaygı halinin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle de bu kaygıya karşı, nasıl bireysel terapiler var, bir çeşit toplumsal terapilerle bunun çözülmesi gerekiyor. Eğer biz hazırlıklı olursak o zaman bu kolektif korku zaman içinde azalabilir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin yıldönümü dolayısıyla depremlerin sosyolojik etkilerini değerlendirdi.

Geçen yıl insanlar daha öfkeliyken bu yıl bu durum aşılmış!

Prof. Dr. Barış Erdoğan, depremin 2. yıldönümünü dolayısıyla Hatay’da olduğunu ve ilk depremin meydana geldiği gece saat 04.17’de bir anma gerçekleştiğini ifade ederek, “Geçen sene de ben buradaydım. Geçen seneye göre fark ne dersiniz? Bir kayıptan sonra bir yas süreci yaşanır ya, onun da belli evreleri vardır. Geçen yıl insanlar daha öfkeliyken bu yıl artık bu durum daha aşılmış. Hala acılar tabii ki ama durumun daha kabullenildiği, artık geleceğe yönelik insanların bakmaya başladığı bir havayı açıkçası sezdiğimi söyleyebilirim.” dedi.

Depremlerle, deprem yönetmelikleriyle mücadele edilebilir

Bu değişimi değerlendiren Prof. Dr. Barış Erdoğan, şöyle devam etti:

“Öncelikle deprem dediğimiz şey bir doğal afet ve doğal afetler insanları zengin, fakir ya da şu dinden, bu dinden diye ayırmıyor. Herkese karşı aynı şekilde davranıyor. Ama bu doğal felaketleri bizlerin algılayışı toplumdan topluma, kültürden kültüre değiştiğini görüyoruz. Tabii bizim de Türk toplumu olarak kendimize has birtakım özelliklerimiz var ve biz de onu o haliyle algıladık ve algıladığımız şekilde bazen iyi yanları da oldu, kötü yanları da oldu diyebilirim. Aslında depremlerle, deprem yönetmelikleriyle mücadele edilebilir, birtakım tedbirler alınabilir. Ama insani boyut açısından baktığımızda kimi kültürlerde ‘bize bir şey olmaz’ ya da bazı yasaları gözden kaçırmak, yapmamak, etmemek, bundan ders almamız gerektiğini bir kez daha gördük.”

Halk kısa sürede örgütlenerek deprem bölgelerine hızla yardım etti

Deprem sonrasında toplumsal dayanışmanın ülkede ne kadar güçlü olduğunun bir kez daha görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Sosyal bağlarımızın kuvvetli olması sayesinde, halkımızın kısa sürede örgütlenerek deprem bölgelerine hızla yardım ettiğini gördük. Bu açıdan sevindiriciydi. Ama tabii afetler sonrasında toplumlarda görülen birtakım sorunlar da ortaya çıkıyor ya da var olan sorunlar daha da ön plana çıkabiliyor. Göç, işsizlik, bazı sosyal eşitsizliklerin ortaya çıkmış olması gibi… Ama burada esas önemli olan nokta şu: Birtakım toplumlar daha kırılgandır. Bu felaketler başlarına geldiği zaman dağılırlar, giderler ama kimi toplumlar ise birbirlerine bağlılıkları daha güçlüyse felaketler o kırılganlığı tam tersine çevirir, bağlar arasını güçlendirir. Bizde bu bağların daha güçlü olduğunu açıkçası gördük. Hiç mi sorunlar olmadı? Elbette ki sorunlar oldu. Ama işte toplumsal dayanıklılık dediğimiz konu var. Bunun güçlü olduğuna ama bunun daha da güçlendirilebileceğini bu deprem, bu felaket bize gösterdi.” diye konuştu.

Biz bir deprem ülkesindeyiz, hazırlıklı olmalıyız!

Bireysel ve toplumsal olarak yapılması gereken hazırlıklara da işaret eden Prof. Dr. Barış Erdoğan, şunları anlattı:

“Toplumun bilincinin arttırılması gerekiyor. Afet eğitiminin verilmesi, sosyal dayanışma ağlarının oluşturulması gerekiyor. Toplumsal farkındalık kampanyaları yapılmalı. Burada hem kamunun hem sivil toplum kuruluşlarının oynayacağı roller kilit rolde. Özellikle, ilkokul çağlarından itibaren çocuklar bu bilinçle yetiştirilmeli. Biz bir deprem ülkesindeyiz. Bu felaketi ülkemizin maalesef birçok yerlerinde bugün yaşamasak yarın tekrar yaşayacağız. Bütün bilim insanları, bilim bunu gösteriyor. Demek ki biz buna hazırlıklı olursak yaralarımız, alacağımız acılar bu kadar büyük olmayacak. Bu iki türlü. Bir; deprem vurduğu anda evet birtakım zararlar olacak. Belki binalar zarar görecek, insani kayıp yaşayacağız. Ama bunları minimuma indirmek mümkün. İkincisi bu yaralardan sonra hızlı bir şekilde toplanmak önemli. İşte toplumsal dayanıklılık derken bunu dile getirmek istiyorum. Dayanıklı olmalıyız. Krizler insanları kırar, toplumları kırar, bir yaradır, bir travmadır. Ama bundan hızlı şekilde çıkabilmek de önemli bir beceridir, yetenektir. Bunun için de afet öncesi bireysel hazırlıkların yapılması çok önemli. Kişi olarak kendi güvenliğimizi, ailemiz için güvenlikleri almalıyız. Deprem hazırlıklarımızı yapmalıyız. Hatta ilk 72 saatin uzmanlar çok önemli olduğunu söylüyorlar. Yani herhangi bir devlet ya da sivil toplum yardım olmadan ilk 72 saati geçirecek hazırlığımızı hepimiz yapmalıyız. Ama onun ötesinde o 72 saatten sonra da işin içine toplumsal hazırlıklar giriyor. Toplumun üyelerinin bilinçlendirilmesi, altyapı projelerinin gerçekleştirilmesi, afet plan ve yönetimin yapılması ama aynı zamanda da bunun tatbik edilmesi için de insanların bilgilendirilmesi, her an hazırlıkların yapılması çok önemli.”

Afetlere hazırlıklı olursak o zaman kolektif korku zaman içinde azalabiliyor

Bu tür afetlerden sonra yaşananlara da dikkat çeken Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Kısa vadede gördüğümüz gibi bir göç dalgası yaşandı, yaşanıyor. İnsanlar yıllardır alışık oldukları kentlerini bırakıyorlar, evlerini bırakıyorlar. Sadece bıraktığınız bir ev değil, aslında yıllarca kuşaklar boyu yarattığınız, size miras kalan bir kültürel yapıyı, dayanışma ağlarını bırakıyorsunuz. Bu insanlar üzerinde büyük bir tahribat yaratıyor ve bundan da en fazla yaşı daha büyük olanlar etkileniyor. Gençler gittikleri yerlere çok daha kolay uyum sağlayabiliyorlar. Bazen kurumlara karşı güven kaybı ortaya çıkabiliyor. Bu önemli bir sorun çünkü birbirimize güvenmek zorundayız. Diğer taraftan göç ya da kayıplarla beraber ekonomik sorunlar, işsizliğin ortaya çıkması gibi sorunlar var. Bunlar belki kısa ve orta vadede çözülebilecek sorunlar. Ama tabii ki bu depremler aynı zamanda kolektif hafızaya da kazınıyor. Bir kolektif korku da zaman içinde yaratabiliyor. Uzun vadede toplumun bir kısmında sürekli bir kaygı halinin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle de bu kaygıya karşı, nasıl bireysel terapiler var, bir çeşit toplumsal terapilerle bunun çözülmesi gerekiyor. Eğer biz hazırlıklı olursak o zaman bu kolektif korku zaman içinde azalabilir.” şeklinde konuştu.

Afet anında bizler tek başına her şeyin üstesinden gelemeyiz!

Devletin, yerel yönetimlerin, sosyal hizmetlerin, destek ağlarının toplumdaki etkilerinin de altını çizen Prof. Dr. Barış Erdoğan, şöyle konuştu:

“Biz birey olarak bir yere kadar çevremize, kendimize yardım edebiliriz. Bizler tek başına her şeyin üstesinden gelemeyiz. Bireysel olarak ben depreme karşı ya da diğer felaketlere karşı birtakım tedbirlerimi alabilirim. Evimi iyi yapabilirim. Çok mükemmel bir yerde de yaşayabilirim ama deprem olduğu zaman eğer kaliteli su yoksa, kanalizasyon sistemi gittiyse, yemek, iaşe vesaire bir yerlere ulaşmıyorsa tek başına ben kendimi kurtaramam. Bu da şunu gösteriyor ki biz depreme sadece bireysel olarak değil kurumlarla beraber katılmalıyız ve o kurumlara da güven duymalıyız. Kurumlar da bireylere güven duymalı. Bu karşılıklı bir etkileşim ve iletişim. Çünkü güvenin olduğu yerde bütün insani ilişkilerde olduğu gibi geleceğe yönelik kaygılar azalır. Kaygılar azaldığı zaman insanlar daha özgüvenle hareket ederler, elindekini daha kolay paylaşırlar, birbirlerine daha fazla yardım ederler. Çünkü kaygı varsa ya da korku varsa, insanlar çoğu zaman daha savunmacı olurlar, daha fazla içine kapanıyor ve bu da sosyal dayanışma ağlarının zayıflamasına neden olur. O yüzden hepimizin birbirimize güvenmesi ve bu güveni tesis edecek ortamın bu tip felaketler meydana gelmeden önce oluşturulması gerekiyor. Biz eğer hazırlıklıysak, birbirimize karşı güvenimiz varsa, kurumların karşı güvenimiz varsa bu felaketler sonrası acılar çok çok daha az olur ve geleceğe karşı da çok daha ümitli bakarız.”

Medya deprem öncesi ve sonrasında toplumu bilgilendirmeli

Medyanın oynadığı role de değinen Prof. Dr. Erdoğan, “Deprem öncesi ve sonrası toplumu bilgilendirme, farkındalık sağlama açısından çok önemli bir role sahip medya. Ancak özellikle bütün felaketler sonrası haberlerin abartılı veya yanlış verilmesi de toplumda paniğe ve stresin artmasına yol açabilir. O yüzden medyanın doğru ve güvenilir bilgi sağlaması kriz yönetiminde önemli bir faktör. Çünkü medyanın vereceği herhangi bir yanlış bilgi toplumun hem moralini bozabilir hem deprem ile ilgili ya da diğer felaketlerle ilgili yardım faaliyetlerinin aksamasına neden olabilir. Ana akım medyada çok büyük sorun çıkmıyor ama sosyal medyalar sorun yaratabiliyor. Çünkü buralarda hiçbir filtrelenme olmadığı için herkes istediğini istediği gibi yayabildiği için özellikle de günümüzde yapay zeka gibi teknolojilerle sahte görüntülerin yaratılarak yayılması söz konusu olabiliyor.” dedi.

Dayanışma kültürü yardımla güçleniyor

Prof. Dr. Barış Erdoğandeprem sonrası dayanışma kültürüne işaret ederek, “Dayanışma kültürü topluluk üyelerinin birbirine yardım etmesiyle güçlenir. Bu süreç de sosyal bağları kuvvetlendirir ve toplumun daha dirençli hale gelmesini sağlar. Ancak bu dayanışmanın devamlılığı güven ve iş birliğine dayalı bir sosyal yapı ile mümkün. Bu sosyal yapıyı her gün her gün yeniden inşa etmemiz gerekiyor. Yani bir gün bile bırakmamamız gerekiyor. Eğer bunları yaparsak biz felaketlere karşı, depremlere karşı çok daha toplumsal dayanıklılığı güçlü bir toplum olarak, millet olarak yolumuza devam ederiz.” şeklinde sözlerine son verdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Afetlere karşı hazırlıklı olmak kolektif korkuyu azaltıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Karşıyaka Kolektif geleceğin girişimcilerini konuk etti https://kocaelibasin.com.tr/karsiyaka-kolektif-gelecegin-girisimcilerini-konuk-etti/ Sat, 11 Jan 2025 11:30:05 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/karsiyaka-kolektif-gelecegin-girisimcilerini-konuk-etti/ Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan Kolektif Girişimcilik Merkezi, Necip Demir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerini konuk etti.

Karşıyaka Kolektif geleceğin girişimcilerini konuk etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan Kolektif Girişimcilik Merkezi, Necip Demir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerini konuk etti. Gençlere girişimcilik kültürünü aşılamak amacıyla gerçekleştirilen buluşmada, merkez faaliyetleri ve girişimleri tanıtıldı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kolektif Girişimcilik Merkezimizde gençlerimizi, yarının girişimcilerini ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Onların yenilikçi projelerle geleceğe yön vereceğine inanıyorum” dedi.
 
Girişimcilik ekosistemine katkı sağlamak ve girişimcileri desteklemek amacıyla Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan Kolektif Girişimcilik Merkezi, Necip Demir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerini ağırladı. İki kurum arasında bağ kurmayı, gençlere girişimcilik kültürünü aşılamayı ve yenilikçi projelerle ilgili farkındalık yaratmayı amaçlayan buluşmada Kolektif Girişimcilik Merkezi’nin faaliyetleri anlatıldı, girişimleri tanıtıldı.
 
KARİYER PLANLAMALARINA KATKI
Etkinliğe katılan yaklaşık 20 lise son sınıf öğrencisi, gerçek girişimcilik hikayeleri ve başarı örnekleri üzerinden bilgi edinme fırsatı buldu. Öte yandan; üniversite sınavına hazırlık ve meslek seçimi gibi kariyerleri açısından yaşamalarının önemli bir döneminde bulunan gençlere, sürdürülebilir girişimcilik modelleri, dijital inovasyon ve sosyal etki odaklı projeler hakkında bilgi verilerek kariyer planlamalarına katkıda bulunuldu. Karşıyaka Kolektif Girişimcilik Merkezi Koordinatörü Hülya Gürcaner’in merkez hakkında bilgiler verdiği sunumu gerçekleştirmesi ile başlayan etkinlik programı, sunum ve deneyim aktarımı bölümüyle devam etti. Karşıyaka Kolektif girişimlerinden Swatchloop’u girişimin kurucu ortağı Gökberk Devrim, Zero One Touch’ı girişimci Kıvılcım Berrak, Moaby Coach’u ise girişimin kurucusu Mustafa Dizdar anlattı. Girişimleri ile ilgili sunum yapan girişimciler, gençlerden gelen soruları da cevapladı.
 
“GELECEĞE YÖN VERECEKLER”
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Gençler, yarının dünyasını inşa edecek en önemli gücümüz. Kolektif Girişimcilik Merkezi’nde onların fikirlerini desteklemek ve girişimcilik vizyonlarını geliştirmek için çalışıyoruz. Yarınlara yön verecek gençlerimizin girişimciliği yakından tanıması ve bu vizyona sahip bireyler olarak yetişmesi çok önemli. Onları merkezimizde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Bu pırıl pırıl zihinlerin çok başarılı olacağına, yenilikçi projeler ile geleceğe yön vereceklerine inanıyorum. Biz de bu yolda çalışmaya, Karşıyaka’yı her alanda ileri taşımak için gençlerimizle omuz omuza ilerlemeye devam edeceğiz” diye konuştu. 
 
Etkinliğin öğrenciler için önemli katkılar sağladığını vurgulayan Necip Demir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi eğitimcileri de Karşıyaka Belediyesi’ne ve Karşıyaka Kolektif ekibine teşekkür etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karşıyaka Kolektif geleceğin girişimcilerini konuk etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Karşıyaka Kolektif Girişimcilik Merkezi’nden bir yılda örnek başarılar https://kocaelibasin.com.tr/karsiyaka-kolektif-girisimcilik-merkezinden-bir-yilda-ornek-basarilar/ Wed, 04 Dec 2024 10:29:55 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/karsiyaka-kolektif-girisimcilik-merkezinden-bir-yilda-ornek-basarilar/ Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Kolektif Girişimcilik Merkezi’ne konuk olarak yürütücü kurul üyeleri ile bir araya geldi.

Karşıyaka Kolektif Girişimcilik Merkezi’nden bir yılda örnek başarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Kolektif Girişimcilik Merkezi’ne konuk olarak yürütücü kurul üyeleri ile bir araya geldi. 2024 yılı boyunca gerçekleştirilen faaliyetlerin değerlendirildiği buluşmada konuşan Başkan Ünsal, “Karşıyaka’nın yarınlarını bugünden inşa etmeye devam edeceğiz” dedi.

 

Girişimcilik ekosistemine katkı sağlamak ve girişimcileri desteklemek amacıyla Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan Kolektif Girişimcilik Merkezi, akıllı ve sürdürülebilir şehirler için son bir yılda gerçekleştirdiği çalışmalar ile çeşitli başarı hikayelerine ev sahipliği yaptı. Kolektif Girişimcilik Merkezi’ne konuk olan Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, merkez sorumlusu Rafet Yacan ve merkezin yürütücü kurul üyeleri ile bir araya geldi. 2024 yılı faaliyet raporunun ele alındığı buluşmada, bir yıl içinde gerçekleştirilen çalışmalar değerlendirilerek 2025 yılı için hedefler belirlendi. 

 

“YARINLARI, BUGÜNDEN İNŞA EDECEĞİZ”

Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kolektif Girişimcilik Merkezimizi ilçemizin girişimcilik ekosistemini güçlendiren ve yenilikçi projelere ilham veren önemli bir yapı taşı olarak görüyoruz. Karşıyakamızda genç girişimcilere, yenilikçi fikirlere ve sosyal girişimlere destek vermek bizim öncelikli hedeflerimizden biri. Merkezimizin bu anlamda sunduğu imkanlarla daha fazla girişimciye ilham olacağına inanıyorum. Dayanışma ve kolektif çalışmanın gücüyle, Karşıyaka’nın yarınlarını bugünden inşa etmeye devam edeceğiz. Girişimcilere yol gösteren ve emek veren tüm profesyonellere, akademisyenlere ve ekibimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Karşıyaka Kolektif Girişimcilik Merkezi Sorumlusu Rafet Yacan da “Başta, kalkınma öncelikli bir yerel yönetim anlayışıyla girişimcilik ekosistemine destek veren Belediye Başkanımız Yıldız Ünsal olmak üzere; birbirinden değerli yürütücü kurul üyelerimize, bu süreçte bizlerle birlikte çalışan tüm girişimcilere, mentorlarımıza, paydaşlarımıza ve destekçilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

 

GİRİŞİMCİLER İÇİN ÇOK YÖNLÜ DESTEK

Kolektif Girişimcilik Merkezi; Yaşar Üniversitesi ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile iş birliğinde sürdürdüğü faaliyetlerle, ‘Akıllı ve Sürdürülebilir Şehirler’ teması altında çalışan, erken aşama girişimlere ön kuluçka merkezi olarak ücretsiz hizmetler sunuyor. İş fikri olanlara ortak çalışma ofisinden, mentor buluşmalarına ve finansmana erişim programlarına kadar pek çok alanda destek sağlanıyor. Ayrıca; 2024 Eylül ayı itibarıyla da girişimcilerin şirketleşme süreçlerini hızlandırması ve verimliliklerinin artırılmasına katkı sunmak amacıyla faaliyet adresi desteği sunulmaya başladı. Artık girişimciler şirketlerini kurarken adres olarak Kolektif Girişimcilik Merkezi’ni gösterebiliyor.

 

YENİ BAŞARI HİKAYELERİ YAZILDI

Akıllı ve sürdürülebilir şehirler teması çerçevesinde çalışmalarını yürüten merkeze, 2024 yılında 46 aday girişimci başvurusu yapıldı, bunların 35’i değerlendirme sürecine çağrıldı. Değerlendirme sürecinin ardından 18 girişim ve 52 girişimci, iş fikirlerini geliştirmek üzere ön kuluçka programına kabul edildi. Merkez sayesinde finansmana erişim desteği olanağı bulan girişimlerden biri yatırım almaya hak kazandı. Merkez bünyesindeki Skymod Teknoloji, Motto Games, Vessel X, Woxis Fitness, Loading Bag, Swatchloop, Motus, Akasu, Moby Coach, Psynexa, esebze ve past app girişimleri de ar-ge desteklerinden uluslararası ödüllere, marka tescillerinden prestijli platformlarda sergilenen projelere kadar pek çok alanda yeni başarı hikayelerine imza attı. Yenilikçi projelerin korunması ve ticarileşmesi yolunda atılan adımlar sonucunda; 3 girişim marka, patent ve faydalı model başvurularını başarıyla tamamladı. Karşıyaka kuluçkasından filizlenen 2 girişimin de teknoparklara transferi gerçekleştirildi. Merkezde girişimcilik eğitimlerinden hackathon ve ideathon organizasyonlarına kadar çok sayıda faaliyete de imza atıldı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karşıyaka Kolektif Girişimcilik Merkezi’nden bir yılda örnek başarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Edebiyat tutkunları için Kolektif Okuma etkinliği https://kocaelibasin.com.tr/edebiyat-tutkunlari-icin-kolektif-okuma-etkinligi/ Mon, 21 Oct 2024 14:49:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/edebiyat-tutkunlari-icin-kolektif-okuma-etkinligi/ Osmangazi Belediyesi tarafından başlatılan Kolektif Okuma etkinliğinin ilk konuğu Yazar Ahmet Şevki Şakalar, oldu.

Edebiyat tutkunları için Kolektif Okuma etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Osmangazi Belediyesi tarafından başlatılan Kolektif Okuma etkinliğinin ilk konuğu Yazar Ahmet Şevki Şakalar, oldu. Okurlarıyla buluşan Şakalar, yeni kitabı Bahtiyar Yokuşu üzerinden, ‘Bir hikâye kitabı nasıl okunur?’ temalı söyleşi gerçekleştirdi.

 

Kültür-sanat alanındaki faaliyetlere büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Osmangazi Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen Kolektif Okuma etkinliği, edebiyat tutkunlarını bir araya getirerek, samimi bir ortamda kültürel paylaşımlar yapma fırsatı sunuyor. Kedili Tekke Millet Kıraathanesi Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuğu Yazar Ahmet Şevki Şakalar, oldu. Yeni kitabı, Bahtiyar Yokuşu’nun yazılış sürecinden bahsedip, kitaptaki hikayeler hakkında ipuçları veren Şakalar, katılımcıları edebiyat dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarttı.

 

Kitapseverler tarafından büyük ilgi gören Bahtiyar Yokuşu’nun içeriği hakkında bilgi veren Şakalar,  şunları söyledi: “Bahtiyar Yokuşu, Anadolu’nun küçük çocuklarının büyük hikayesidir. Metropoldeki insanın baş döndürücü gündelik hayatını ve herkesin kendi hayatından örnekler bulabileceği sahici bir anlatı çıkınıdır. O çıkında, küçük ayrıntılarda gizli derin hikayeler, yolculuklardan taşan zaman kırıntıları, modern çağın açmazları, son tahlilde insanın bitmeyen ve dinmeyen büyük hikayesidir. Bahtiyar Yokuşu, yazarın yazı yolculuğudur, anlam arayışıdır, insanı arama ve hakikati bulma yolculuğudur.”

 

Ahmet Şevki Şakalar, bir hikayenin kitap sayfalarına girene kadar geçirdiği evrelerin yanı sıra bir yazarın yazma nedenini, arayışlarını ve çağının tanığı olup olmamakla ilgili görüşlerini katılımcılar ile paylaştı. Asıl önemli olan hikaye, roman, şiir, deneme veya sanatın herhangi bir türünde eser vermek değil; bu dünyaya güzel hatıralar bırakmaktır diyen Şakalar, iyi insan olmak ve iyi insanların arasında olmanın çok daha kıymetli bir şey olduğunu vurguladı.

 

Şakalar, program sonunda sanata ve kültüre duyarlılıkları sebebiyle Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve Kolektif Okuma etkinliğinin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Edebiyat tutkunları için Kolektif Okuma etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>