?>
?>
İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük deprem, toplumsal farkındalık ve hazırlık çabalarının odağında yer alıyor. Bu çerçevede İstanbul Bilgi Üniversitesi ile Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği (TARDE) işbirliğiyle afetlere hazırlık, müdahale ve iyileşme süreçlerini ele almak amacıyla IV. Türkiye Travmatik Stres Kongresi”nin ilk gününde “İstanbul Depreminin İlk 3 Günü Çalıştayı” düzenlendi.
Akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri, kamu yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, bilimsel veriler ışığında müdahale ve iyileşme süreçlerinin nasıl yapılandırılması gerektiği masaya yatırıldı. Çalıştayda olası bir İstanbul depreminde ilk 72 saatte yaşanabilecekler Sağlık Hizmetleri, Arama Kurtarma, Sosyal Hizmetler, Sanayi ve İşletmeler ile İletişim ve Medya gibi farklı oturumlarda ele alındı. Sağlık hizmetlerinin afet anında nasıl devreye girdiği, arama kurtarma ekiplerinin kapasitesi ve gönüllü sistemlerin önemi, afetin psikososyal etkileri, sanayi tesislerinin hazırlık düzeyi, kriz anında iletişim stratejileri ve lojistik, ulaşım ile barınma altyapısının sürekliliği gibi konular, uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde tartışıldı.
Açılış konuşmasında söz alan İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan, “Son yıllarda artan afetler, savaşlar ve pandemiler yalnızca fiziksel değil, ruhsal açıdan da derin etkiler yaratıyor. Afetlerin ekonomik yükü kadar, uzun vadeli psikososyal etkileri de bireyleri ve toplumları derinden etkiliyor. Bu durum, afetlere yalnızca mühendislik ve lojistik açıdan değil, psikososyal açıdan da bütüncül bir yaklaşımla hazırlıklı olmayı zorunlu kılıyor. Bu kongre, bilimsel bilginin ötesinde, travmalara karşı daha dirençli bir toplum inşa etme çabasına katkı sunuyor. Burada kurulan her bağ, gelecekte daha hızlı ve etkili çözümler için çok kıymetli.” dedi.
Etkinliğe katılan İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, afet yönetiminin yalnızca kurumların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Hersanlıoğlu, “İstanbul’da bir deprem yaşanırsa ilk 12 saat içinde profesyonel arama kurtarma ekiplerine ciddi ihtiyaç duyacağız. Bu nedenle üniversitelerde afet kulüplerinin kurulmasını destekliyor, gençleri afet eğitimlerine dahil etmeyi hedefliyoruz. İstanbul’da yürüttüğümüz İstanbul Risk Azaltma Planı ve Afet Müdahale Planı çerçevesinde, 39 ilçede çalışmalar yürütülüyor.” dedi. Hersanlıoğlu ayrıca, afet bilincinin erken yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, Milli Eğitim müfredatına afet konularının dahil edilmesinin bu anlamda sevindirici olduğunu belirtti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı Direktörü ve TARDE Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. A. Tamer Aker, “Depreme hazırlıksız yakalanmayı 1999 yılında ve 6 Şubat depremlerinde yaşadık. Bu sefer öyle olmamak için bu bilinci ve yapıyı yerleştirmemiz gerekiyor” dedi.
BİLGİ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, afetlere bireysel ve toplumsal düzeyde zihinsel hazırlığın hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Deprem anında ne yapacağımızı bilmek, sadece fiziksel değil, zihinsel ve bilişsel bir hazırlık gerektiriyor. ‘Şunları yaparsam hayatta kalabilirim’ diyebilecek bir farkındalık düzeyine ulaşmamız şart. Afet sonrası yaşanan şok, kontrol kaybı ve güven duygusunun sarsılması, özellikle dezavantajlı gruplar için daha derin etkiler yaratıyor. Anne babasını kaybetmiş çocuklar, yaşlılar, hastalıklarla mücadele eden bireyler gibi grupların ihtiyaçlarını önceden planlamak sosyal hizmetlerin temel sorumluluklarından biri.”
Çalıştaya katılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri Dairesi Başkanı Ergün Cebeci ise, İstanbul’un büyük bir deprem riski taşıdığına dikkat çekerek kurumlar arası koordinasyonun önemine vurgu yaptı: “Afet yönetiminin en kritik süreci olan ilk üç gün; ulaşım, sağlık, barınma, defin ve gıda gibi temel hizmetlerin organize edilmesi açısından hayati öneme sahip. İBB olarak, afetin ilk anlarında bile müdahale edebilmek için 10 yeni lojistik merkez kuruyor, afet simülasyon ve eğitim merkezlerini hayata geçiriyoruz.” Cebeci, afet eğitimlerinin yaygınlaştırılması, kriz yönetim merkezlerinin etkinleştirilmesi ve deprem parkları gibi fiziksel alanların artırılmasının da belediyenin öncelikleri arasında olduğunu belirtti.
‘Depremle ilgili bilimsel temeli olmayan rakamlar korku yaratıyor’
Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Çalıştay Başkanı Prof. Dr. Şerif Barış olası İstanbul depremine yönelik değerlendirmelerde bilgi kirliliğine dikkat çekerek, “Medyada 300 binden 4 milyona kadar yansıtılan can kaybı rakamları bilimsel bir zemine dayanmıyor. Bunlar hiçbir bilimsel çalışma yapmadan ortaya koyulan kişisel öngörülerdir. Bilim, olasılıklarla çalışır; çalışmalara göre 30 yıl içinde 7,3 ve üzeri büyüklükte bir deprem olasılığı yüzde 47 olarak belirlendi. Bu, her an deprem olacak demek değildir” dedi. Barış, medyaya da bu noktada önemli bir sorumluluk düştüğünü söyleyerek “Korkutucu değil, bilinçlendirici dil kullanılmalı” uyarısında bulundu.
‘Yırtılma doğrultusu ve zemin yapısı hasarın kaderini belirliyor’
Deprem sırasında oluşan enerjinin yeryüzüne nasıl ulaştığını açıklayan Barış, yırtılma doğrultusunun önemine de dikkat çekti: “Depremde hasar sadece büyüklüğe değil, fay hattına yakınlık ve yırtılma doğrultusuna bağlı olarak artar. İstanbul’un altından geçen aktif bir fay yok, Kuzey Marmara Fayı deniz içindedir. Bu, sarsıntının etkisini azaltan önemli bir avantaj. Ayrıca İstanbul’da kalın alüvyonlu zeminlerin az olması ve liman ile havaalanlarının fay hatlarından uzakta bulunması, olası bir afette erişim ve müdahaleyi kolaylaştıracaktır. Hatay’da bu yapılamadığı için etki çok daha yıkıcı oldu.” Barış, afet kültürünün eğitimle şekillendiğini vurgulayarak Türkiye’de en az 10 yıl boyunca okul öncesinden başlayarak uygulamalı afet eğitiminin şart olduğunun altını çizdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
BİLGİ’de ‘İstanbul Depreminin İlk 3 Günü Çalıştayı’ ve ‘IV. Türkiye Travmatik Stres Kongresi’ düzenlendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>| Türk Devletleri, Hukuk Kongresi için İstanbul’da Buluşuyor!
Türk Devletleri 1. Uluslararası Hukuk Kongresi’nde Ortak Hukuk Mirası, Hukuk Devleti İlkesi ve Geleceğe Yön Veren İş Birlikleri Masaya Yatırılacak
Türk dünyasının ortak hukuk mirasını belirlemek, mevcut iş birliklerini güçlendirmek ve geleceğe yönelik hukuki reformları şekillendirmek amacıyla düzenlenen Türk Devletleri 1. Uluslararası Hukuk Kongresi, 13-14 Mayıs 2025 tarihlerinde Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek.
Bu önemli kongre, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkeler başta olmak üzere, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Macaristan ve Türkmenistan gibi ülkelerden akademisyenler, hukukçular ve bilim insanlarını bir araya getirecek. Bunun yanı sıra Almanya, İran, Irak, Çin ve Kosova’dan da katılımcılar yer alacak.
Türk Hukuk Mirasını Geleceğe Taşıyan Kongre!
Türk Devletleri, kısa süre önce ortak alfabe kullanımına geçmeyi kararlaştırarak kültürel ve bilimsel alandaki iş birliklerini daha da güçlendirme yolunda önemli bir adım attı. Bu çerçevede, hukuk alanında ortak bir yaklaşım geliştirmek, mevcut hukuk sistemlerindeki benzerlikleri ve farklılıkları belirleyerek ortak çalışma alanları oluşturmak kongrenin temel hedefleri arasında yer alıyor.
Kongrede ele alınacak başlıca konular şunlar olacak: • Hukuk devleti ilkesi ve anayasal gelişmeler • Türk dünyasında ortak hukuk eğitimi ve müfredat önerileri • Türk Devletleri için ortak tahkim merkezi kurulması • Siber güvenlik ve dijital hukukun geleceği • Müşterek arabuluculuk ve tahkim mekanizmaları • Adli iş birlikleri ve ortak hukuki süreçler • Türk Devletleri’nin ortak hukuk mirasının tespiti ve korunması
Bu konular, alanında uzman akademisyenler, hukukçular ve bilim insanları tarafından ele alınarak geleceğe dönük somut adımların atılması hedefleniyor.
Uluslararası ve Hakemli Bir Hukuk Kongresi!
Türk Devletleri 1. Uluslararası Hukuk Kongresi, yalnızca akademik bir etkinlik olmanın ötesine geçerek, Türk dünyasının hukuki entegrasyonunu güçlendirmeyi amaçlayan somut projelere zemin hazırlamayı hedefliyor. Bu bağlamda, kongrede sunulan bildiriler değerlendirilerek, uluslararası hakemli bir kongre kitabında yayımlanacak. Ayrıca, kongre sonunda tüm katılımcılara katılım belgesi verilecek. Kongrenin Onursal Başkanı, Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan olacak. Kongre başkanları ise Prof. Dr. Feridun Yenisey, Prof. Dr. Dr. h.c Yener Ünver ve Ecem Elif Ünal olarak belirlendi. Bilim kurulu ise Türkiye, Macaristan, Kazakistan, Almanya, Özbekistan ve diğer ülkelerden çok sayıda akademisyeni ve hukukçuyu bir araya getirerek kongrenin yüksek akademik düzeyde gerçekleşmesini sağlayacak.
Kimler Katılabilir?
Bu kongre, Türk dünyasında hukukun gelişimine katkıda bulunmak, akademik ve hukuki iş birliklerini güçlendirmek ve ortak hukuki değerleri güçlendirmek isteyen akademisyenler, hukukçular, bilim insanları ve ilgili tüm uzmanlara açıktır. Bu anlamlı etkinliğe katılarak Türk dünyasında hukukun geleceğine yön veren tartışmalara dahil olmak isteyen herkes, aşağıdaki bağlantıdan detaylı bilgiye ulaşabilir: https://yeditepe.edu.tr/tr/etkinlik/turk-devletleri-1-uluslararasi-hukuk-kongresi |
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk Devletleri, Hukuk Kongresi için İstanbul’da Buluşuyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hemşirelik Fakültesi Prof. Dr. İnci Erefe Konferans Salonu’nda yapılan kongrenin açılışına EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, AKETDER Başkanı Prof. Dr. Esra Akın, fakülte yönetimi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Kongrede yaptığı açılış konuşmasında etik kavramı üzerinde duran Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, “Etik kavramını ‘Ahlakın vicdan azabı’ olarak tanımlarım, hatta etiğe, insanın nerede durması gerektiğini hatırlatan bir güç gibi bakarım. Günümüzde yaşanan olaylardan etiğin yaşamın içinde ne kadar bulunup, bulunmadığını görmekteyiz. Küreselleşme, dijitalleşme ve hızla değişen sosyal dinamikler ile birlikte toplumda etik değerlere olan ihtiyacın daha çok artırdığına şahit oluyoruz. Özellikle yapay zekâ uygulamaları ile birlikte akademik alanda, etik ihlallere karşı mücadele etmek, doğru ve güvenilir bilgi üretimini sürdürebilmek daha önemli hale geldi. Bu bağlamda, ‘Etik Hepimizin Meselesi’ ana temasıyla bir araya geldiğimiz bu kongrenin; farklı disiplinlerden, çeşitli coğrafyalardan ve farklı bakış açılarından uzmanları bir araya getirerek, akademik çalışmalarda etik standartları güçlendirme konusunda farkındalığı artıracağına inanıyorum. Etik değerlerimizin yalnızca akademide değil, hayatımızın her alanında yol gösterici olması, öğrencilerimize ve toplumumuza bırakacağımız en değerli miraslardan biri olacaktır” dedi.
“Etik değerlerin korunması toplumun sorumluluğudur”
Etik kavramının tarihsel, kültürel ve toplumsal boyutlarına değinen AKETDER Başkanı Prof. Dr. Esra Akın, “Etik değerlerin korunması ve yaygınlaştırılması, yalnızca akademik camianın değil, toplumun her kesiminin sorumluluğudur. Bu kongre, etik ilkelerin hem akademik dünyada hem de toplumsal yaşamda güçlü bir şekilde yer edinmesi için bir platform sunuyor. Her bir katılımcının katkısı, etik anlayışımızın derinleşmesine ve daha adil bir dünyaya ulaşmamıza vesile olacaktır.” diye konuştu.
Kongrenin açılış konferansını gerçekleştiren Eğitim Danışmanı Polat Doğru, “Etik Olmadan Güven, Güven Olmadan Ekip Olmaz” başlıklı bir sunum yaptı. Kongrede alanında uzman akademisyenler; “Dijital Dönüşümün Etik Boyutları”, “Bilimsel Araştırma Sürecinde Etik”, “Yapay Zekâ ve Etik”, “Sağlık Bilimleri Etik Kurulları ve Kapsam” gibi konulara değindi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ’de “AKETDER III. Uluslararası Etik Araştırmaları Kongresi” gerçekleştirildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kongrenin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Günümüzde bilim ve teknolojinin hızlı gelişimi, hayatlarımızın her alanında olduğu gibi bilimsel araştırma ortamında da önemli değişimlere yol açmıştır. Bilimin hiçbir dalını birbirinden ayrı düşünemediğimiz günümüzde disiplinler arası çalışmaların değeri her geçen gün artmaktadır. Biliyoruz ki, içinde bulunduğumuz teknoloji ve bilgi çağında ülkelerin rekabet gücünü artırabilmesi; küresel çapta esen bu değişim rüzgârının hızına ayak uydurabilmeleriyle mümkün. Uluslararası arenada ülkemizi hak ettiği noktaya taşımak ve rekabet gücümüzü artırmak için bilimsel çalışmalara ve araştırmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Ege Üniversitesi olarak bu konuda üstümüze düşen sorumluluğun farkındayız ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz.” diye konuştu.
“Sağlık temalı birçok bilimsel etkinlik yaptık”
Rektör Prof. Dr. Budak, “2019 yılından itibaren Ege Üniversitesini sağlık temalı ve öncü bir üniversite haline getirme sürecindeyiz. Son 5 yılda ortaya yeni bir anlayış ve vizyon koymaya çalışıyoruz. Bu vizyonun merkezinde ise sağlık yer alıyor. Sağlıkta yeniden yapılanmaya önem veriyoruz. İzmir’i sağlıklı yaşamın merkezi haline getirme perspektifine sahip çıkıyoruz. Bu süreçte, Ege Üniversitesini de sağlıklı yaşamın öncüsü haline nasıl getiririz vizyonunu geliştirmeye çalışıyoruz. Bu doğrultuda, ilk olarak 22 Kasım 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığımızın himayesinde, ‘Ege Üniversitesi Sağlıklı Yaşamın Geleceği Şurası’nı gerçekleştirdik. Bu şurada 600’den fazla Ege Üniversiteli bilim insanı, sağlıklı yaşamın geleceğini bir tam gün boyunca tartıştılar. Özellikle üniversitemizin çok güçlü olduğu alanı; sağlığı, ziraatı ve sporu, sağlıklı yaşam ekseninde nasıl beraber düşünebiliriz, mühendislik ve temel bilimleri bunun içine nasıl katabiliriz; toplumun sağlıklı yaşamına nasıl hizmet edebiliriz? Bu konuları etraflıca ele alarak ortak bir anlayış geliştirmeye çalıştık. Sağlıklı yaşam alanında birlikte düşünme ve iş yapma alışkanlıklarımızı geliştirmemiz oldu. Şura bu yönde çok önemli bir başlangıç oldu. Toplumda sağlıklı yaşamın farkındalığını artırmak adına 15 Aralık 2019 tarihinde halka açık olarak organize ettiğimiz ‘Sağlıklı Yaşıyoruz İzmir Buluşması’nı gerçekleştirdik. Yapay zekânın sağlık hizmetlerinin etkinliği ve erişilebilirliği konusunda üstlendiği hayati rolündeki gelişmelere yönelik 7 Şubat 2020 tarihinde Uluslararası Sağlıkta Yapay Zekâ Sempozyumunu gerçekleştirdik. 13 Mayıs 2024 tarihinde 700 öğretim elemanımızın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz Ege Üniversitesi Ar-Ge Şurasıyla Sağlık Temalı Üniversite vizyonunu taçlandırdık. Nitekim Şura sonucunda ortaya çıkan veriler ışığında Ege Üniversitesi’nin Sağlık teması etrafında Ziraat, Gıda, Spor, Fen, Mühendislik, Sosyal Bilimlerle ortak bilimsel araştırmaya yönelimi ortaya çıkmıştır.” dedi.
“İyi yaşamın merkezi İzmir, Sağlıklı Yaşamın öncüsü Ege”
Bu kongre ile farklı disiplinleri bir araya getirerek, sağlıkla ilgili en güncel konuları kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçladıklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “Bu program, sadece tıp değil, mühendislikten sosyal bilimlere kadar geniş bir yelpazede katkı sağlayan akademisyenlerin ve uzmanların katılımıyla zenginleşiyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, sağlık kavramının sadece hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığını; aynı zamanda bireylerin ve toplumların ruhsal, sosyal ve çevresel refahıyla da doğrudan ilgili olduğunu bir kez daha hatırladık. Bu nedenle, kongremizin multidisipliner yapısı, sağlığın farklı boyutlarını kapsamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi olarak, sağlık bilimleri alanı başta olmak üzere tüm alanlarda araştırma, eğitim ve toplumsal hizmet sunma misyonumuz doğrultusunda, bu kongrede elde edilecek bilgi ve bulguların geleceğe yön verecek adımlar atmamıza katkı sağlayacağına inanıyorum. İyi yaşamın merkezi İzmir, Sağlıklı Yaşamın öncüsü Ege Üniversitesi hedefine umarım sizlerin de katkılarıyla, hep birlikte ulaşacağız. Bu duygu ve düşüncelerle hepinize tekrar hoş geldiniz diyor, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.” diye konuştu.
“Gıda Güvenliği ve Sağlık İçin Öneriler”
Kongrenin ilk oturumu, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan’ın başkanlığında, “Yaşam İçinde Sağlığın Korunması ve Sürdürülebilirliği: Gıda Güvenliği ve Beslenme” teması ile gerçekleştirildi. Oturumda, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün, “Gıda Güvenliği ve Sağlık İçin Öneriler” başlıklı sunumu yaptı. Prof. Dr. İlkin Şengün, sağlık ve güvenli beslenme konularında kapsamlı bilgiler aktardı.
Onursal başkanlığını Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın, kongre başkanlığını ise Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Devrim Bozkurt’un üstlendiği bilimsel program; Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Edebiyat, Eğitim, Su Ürünleri, Sağlık Bilimleri, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık, Hemşirelik, Ziraat, Spor Bilimleri, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinin iş birliği ile düzenlendi.
İki gün sürecek olan kongre kapsamında yapılacak oturumlarda tıp ve sağlık bilimlerinin farklı alanlarında sürdürülebilirliğin önemi vurgulanacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesinde “Herkes İçin Sağlık Kongresi” başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öncülüğünde “İyi Yaşamın Merkezi İzmir, Sağlıklı Yaşamın Öncüsü Ege Üniversitesi” teması ile yapılacak olan kongre farklı disiplinlerden sağlık alanında ulusal ve uluslararası platformlarda çalışmalar yürüten araştırmacıları ve akademisyenleri bir araya getirecek.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın açılış konuşmasını yapacağı kongre, Türkiye’nin tıp eğitimindeki 70 yıllık potansiyeli, sorumluluğu ve gelecek vizyonu doğrultusunda; Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Edebiyat, Eğitim, Su Ürünleri, Sağlık Bilimleri, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık, Hemşirelik, Ziraat, Spor Bilimleri, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinin iş birliği ile düzenlenecek.
Kongre kapsamında, “Fiziksel Sağlık”, “Psikososyal Sağlık”, “Sosyal Sağlık” ana başlıklarında düzenlenecek olan oturumlarda alanlarında yetkin bilim insanları farklı konularda sunumlar yapacak. “Fiziksel Sağlık” ana başlığı altında, Yaşam İçinde Sağlığın Korunması – Sürdürülebilmesi: Gıda Güvenliği ve Beslenme; Güncel Sorunlar ve Çözümler; Çevre ve Sağlık konuları masaya yatırılırken, “Psikososyal Sağlık” teması ile Bağımlılıklar, Duygusal Sağlık konuları tartışılacak. “Sosyal Sağlık” başlıklı oturumlarda ise Yaşam Alanlarımız, Sosyal Yaşamda Değişim İhtiyacı, Herkes İçin Sağlık – Tek Sağlık konuları ele alınacak. Ayrıca kongre kapsamında farklı konularda uydu sempozyumlar ve sözel sunumlar da yapılacak. Özellikle ‘Herkes için Sağlık Herkes için Yapay Zeka’ konferansının ilgiyle karşılanması bekleniyor.
Onursal başkanlığını Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın yaptığı bilimsel programın kongre başkanlığını ise Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Devrim Bozkurt üstleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Ege Üniversitesi Herkes İçin Sağlık Kongresi” başlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sağlık eğitiminde ve hemşirelik bakım hizmetlerinde bir ekol olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 22-25 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 3. Uluslararası ve 7️. Ulusal Hemşirelik Temel Bakımı Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. DEÜ 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılış oturumuna; DEÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan ve Prof. Dr. Caner Çavdar, DEÜ akademik/idari birim yöneticileri ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Açılış konuşmasını yapan DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Caner Çavdar, iki yılda bir düzenlenen kongrenin bu yıl 29 Ekim haftasına denk geldiğini ve DEÜ ailesi olarak böyle bir haftada böylesine önemli bir kongreye ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Hemşirelik ve bakım hizmetlerinde gelişen yapay zekâ teknolojilerine değinen Prof. Dr. Çavdar, “Ben de tıp fakültesi mezunuyum, iç hastalıkları ve nefroloji uzmanıyım. Sağlık alanında, özellikle hastane ve acil servislerde belli bir stres ve adrenalin yoğunluğu var. Çünkü hem hastalar hem de hasta yakınları hızlı bir teşhis bekliyor. Bir yanda doğumların getirdiği sevinç, diğer yanda üzüntü yer alıyor. Böylesine karmaşık bir alanda, hastalara bir ekip olarak destek veriyoruz ve hemşireler bu işleyişte çok önemli bir yere sahip. Hemşirelik, büyük özveri gerektiren bir alan. Bu nedenle bakım hizmetlerinin geliştirilmesi ve yenilikçi yaklaşımların benimsenmesi büyük önem taşıyor. DEÜ olarak ülkemizin sağlık alanındaki ilerlemesine katkı sunmaktan ve her yıl onlarca mezunumuzu sağlık neferleri olarak ülkemize kazandırmaktan dolayı çok mutluyuz ve gururluyuz” dedi.
“HEMŞİRELİĞİN İLK ADIMI BAKIMDIR”
Bakım kavramının çok önemli olduğunu ve hemşirelik eğitiminin ilk adımının bakım olduğunu vurgulayan DEÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeyda Seren İntepeler, “Hemşirelik bölümüne başladığınızda, ilk yıl hemşirelik esasları ile başlar ve bakımın ne kadar önemli ve değerli olduğu öğretilir. Bütün anabilim dalları temelde bu anlayış üzerine yapılandırılarak mezun vermeyi hedefler. Meslektaşlarımız da bakım temelinde bu süreci devam ettiriyorlar. Bu nedenle, bakım kavramı ile teknolojik gelişmelerin eğitim süreçleriyle birlikte nasıl ilerlediğini ve daha fazlasının yapılabileceğini tartışabileceğimiz bu kongrenin hepimiz için verimli olmasını temenni ediyorum” ifadesinde bulundu.
PROF. DR. LEMAN BİROL UNUTULMADI
“Bakımı Erişilebilir ve Görünür Kılmak” ana temasıyla düzenlenen kongrenin açılış oturumunda, Türkiye’de ve dünyada hemşirelik mesleğinin kilometre taşlarından olan Prof. Dr. Leman Birol da anıldı. Meslek duayeni Birol’un farklı üniversitelerde akademisyenlik yapan eski öğrencileri, onun çalışma azmini, hemşirelik mesleğine katkılarını ve mesleğine olan tutkusunun kendileri ve geleceğin hemşireleri için nasıl bir ilham kaynağı olduğunu anlattılar.
4 ANA OTURUMDA 287 BİLDİRİ SUNUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Hazırlık sürecinde 300’e yakın bildirinin gönderildiği kongre kapsamında dört gün boyunca; 4 ana oturum, 5 panel ve 3 uydu sempozyumun yanı sıra 5 farklı salonda düzenlenen 20 eş zamanlı oturumda, 20’si poster sunumu olmak üzere toplam 267 sözlü bildiri sunumu gerçekleştirildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
DEÜ’de Hemşirelik Temel Bakımı Kongresi: Bakım Hizmetleri ve Teknolojik Yenilikler Masaya Yatırıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>