?>
?>
Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Nilüfer Kent Konseyi Çevre Meclisi iş birliğiyle, “17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü” kapsamında çiftçilerin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla söyleşi düzenlendi.
Pancar Deposu’nda gerçekleşen “Türkiye’de Çiftçi Örgütlenmesi ve Sorunları” başlıklı etkinliğin konuşmacıları CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Akbelen direnişiyle tanınan İkizköy Muhtarı Nejla Işık ve Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey oldu. Moderatörlüğü ise Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Fikri Gizir üstlendi.
Söyleşiye Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Bukle Erman ve Zerrin Güleş, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Semiha Öztan, NİLKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ayyılmaz, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılış konuşmalarında söz alan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, tarım nüfusunun sürdürülebilirliği üzerine dikkat çekerek, bu yapının verimli kaynaklarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Çevre Meclisi Başkanı Semiha Öztan da 17 Nisan’ın çiftçiler açısından taşıdığı önemi ifade etti.
NİLKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise tarımdaki ekonomik zorlukların çiftçileri üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Daha fazla çiftçiye ulaşmalı, çiftçi sendikalarını desteklemeliyiz. Dayanışma içinde olmalıyız” dedi.
Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman da konuşmasında, “Tarım politikalarındaki belirsizliklere rağmen üretmeye devam eden çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu mücadele geçim değil, geleceğe sahip çıkma mücadelesidir” ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmalarının ardından çiftçilerin sorunlarına yönelik söyleşi gerçekleştirildi.
“SÖZLEŞMELİ TARIM DAYATILDI”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, dünyada yaşanan savaşlar ve krizlerin tarımda dönüşüm yarattığını belirtti. Türkiye’de tarıma yeterli destek verilmediğini dile getiren Sarıbal, “Amerika, kooperatifler üzerinden planlı bir kalkınma modeli geliştirdi. Türkiye’de ise çiftçiye dayatılan sözleşmeli tarım sistemi, üreticiyi sürekli zarara uğratan bir yapıya dönüştü” dedi.
“DİRENİŞİMİZ EKMEK MÜCADELESİDİR”
İkizköy Muhtarı Nejla Işık ise Akbelen’de yürütülen çevre mücadelesinin aynı zamanda bir üretim ve yaşam mücadelesi olduğunu belirtti. “Biz büyük şirketlere karşı başımız dik durduk. Kimseye boyun eğmedik. Bu mücadele sayesinde Akbelen’i dünya duydu” diyen Işık, çiftçiliğin her geçen gün zorlaştığını ve tarıma sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey ise çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, “İlçemizde 160 bin dönüme yakın ekiliş alanı bulunuyor. Ancak bunların yalnızca yarısı resmi kayıtlarda yer alıyor. Planlı üretim için öncelikle doğru verilere ulaşmamız gerekiyor” dedi.
Etkinliğin sonunda katılımcılar konuşmacılara merak ettikleri soruları yöneltti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tarımda kriz ve mücadele Nilüfer’de tartışıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Hollanda hükümeti, ülkedeki oy verme işlemleri sırasında yaşanan kavgaların “kabul edilmez” olduğunu ve Türkiye’nin seçim gerilimini kendi ülkelerine ihraç ettiğini belirtti.
Başkent Amsterdam’da pazar günü sandıklar kapandığı sırada Türkiye kökenli seçmenler arasında kavga çıkmıştı. Amsterdam polisi, kavganın büyümesi üzerine OHAL ilan ederek bölgeye çevik kuvvet ekibi göndermişti.
Hollanda Sosyal İşler Bakanı Karien van Gennip, olaylara ilişkin Temsilciler Meclisi’ne bilgi vererek sandık başındaki gerilimi “kabul edilemez ve Hollanda değerlerine aykırı” diye niteledi. Olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığını aktaran Gennip, yabancı seçmenin ülkede oy kullanmasının temel hak olduğunu söylerken iktidardaki Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) milletvekilleri ise ülkede Türkiye kökenli seçmene “fazla alan tanındığı” eleştirisinde bulundu.
‘KAVGA EDENLERİ VATANDAŞLIKTAN ÇIKARALIM’
VVD Milletvekili Bente Becker, Türkiye kökenli Hollandalıların “Erdoğan destekçilerinin baskısı altında olduğunu” öne sürdü. Yabancı seçmenlerin postayla oy kullanması önerisinin de ele alındığı oturumda, aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) ise kavgaya karışan seçmenlerin “Hollanda vatandaşlığından çıkarılması ve ülkeden atılması” gerektiğini savundu.
Yaklaşık 287 bin Türkiye kökenli seçmenin bulunduğu Hollanda’da 7 Mayıs Pazar akşamı sona eren oy verme işlemi, 29 Nisan’dan itibaren 4 ayrı kentte kurulan sandıklarda gerçekleştirildi. Ülkede seçime katılım oranı yüzde 51 oldu.
Türkiye seçimleri Hollanda’da kriz çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İran Kültürel Miras ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ülkedeki 19 farklı tarihi bina ve yapının 22 Mayıs’tan itibaren satışa çıkacağı belirtildi. Birçok tarihi yapının internet ortamında satışa çıkacağı belirtilirken, ülkenin önde gelen tarihçilerinden Muhammed Gharipour, “Bu endişe yaratan bir karar ve açıkçası aceleyle alınmış gibi gözüküyor. Bu kararın arkasında bir araştırma yapılmamış olması korkutuyor” dedi.

İran’da satışa çıkacak tarihi yapılar arasında kaleler, kervansaraylar ve konutlar bulunuyor.
Kerman bölgesinde bulunan ve 1000 yıllık olduğu tahmin edilen Rayen Kalesi’nin de satılacağı belirtildi. İslam öncesi tarihin en önemli yapılarından biri olarak bilinen Rayen Kalesi’nin yanı sıra kervansarayların ve birçok tarihi önemi olan liderlerin konutlarının da satışta olduğu aktarıldı.
Uzmanlar, bu arsaları ve yapıları satın alan kişilerin binaları yıkabileceğine dikkat çekerek, “Eğer bu bölgeler satılırsa, bu binalar büyük bir risk içinde demektir” dedi. İran yönetimi geçmişte de benzer satışlar yaparken, birçok tarihi yapı otel ve restorana dönüştürülmüştü.
Son dönemde hem yaptırımların hem de ülkedeki baskının tetiklediği olaylarla tarihi bir krizin içinde olan İran’da enflasyon yüzde 50’nin üzerine çıkmıştı.
Ekonomik kriz içindeki ülke tarihi binaları satma kararı aldı: Sahibinden satılık kale ve kervansaray yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İngiliz Reuters haber ajansı, “Türkiye’de yaşam pahalılığı Erdoğan’ın yeniden seçilmesini tehdit ediyor” başlıklı haberde, ekonomik kriz yüzünden AKP tabanının önemli bir bölümünün de artık iktidara oy vermeyi düşünmediğini yazdı.
Haberde, Erdoğan’ın iktidarının ilk 10 yılında ekonomik büyüme sayesinde düşük gelirli muhafazakar Müslüman tabanını korumayı başardığı, ancak AKP’nin ortodoks olmayan ekonomik programıyla patlak veren krizin son bir iki yılda Erdoğan’ın popülaritesini erittiği ve 20 yıllık iktidarına en büyük seçim tehdidini yarattığı belirtildi.
Reuters, daha önce AKP’ye oy veren ancak bu seçimde Erdoğan’ı desteklemeyeceğini söyleyen seçmenlerle konuştu. İstanbul’da çalışan Hakim isimli bir berber, en basit şeyleri bile almakta zorlandığını söyleyerek krizden Erdoğan’ın ekonomi politikalarının sorumlu olduğunu ve Pazar günü ona oy vermeyeceğini belirtti. 2018’deki seçimler sonrası ekonomik nedenlerle AKP’yi ve Erdoğan’ı sorgulamaya başladığını anlatan İstanbullu berber, 2021’de oyunu Erdoğan’a vermeme kararı aldığını ifade ederek “Verdikleri hiçbir söz gerçekleşmedi” dedi.
Hakim Bey’in görüşlerinin yıllardır yüksek enflasyonla mücadele eden milyonlarca Türk’ün düşüncelerinin yansıması olduğunu yazan Reuters, gıda ve diğer ürünlerdeki fiyat artışlarına ve ekimde enflasyonun rekor düzeye ulaştığına dikkat çekti.
Faizlerin düşürülmesiyle enflasyonun giderek yükseldiğini kaydeden ajans, Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki rekabeti “bıçak sırtı seçim” olarak niteledi.
‘BU SİHİR ARTIK İŞE YARAMIYOR’Siyasi analist Birol Başkan, AKP’ye en fazla destek veren kesimin bile ekonomideki kötü gidişatı reddedemediğini aktardı. “Partisinin kazanmaya devam etmesinin nedeni seçmenine bazı maddi faydalar sağlaması. Ekonomi ve yüksek enflasyon yüzünden bu sihir artık işe yaramıyor gibi görünüyor” diyen Başkan, “Kriz halkın cebini fena yaktı ve bu nedenle bu seçimi kazanmanın garanti olmadığına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Reuters’a konuşan bazı AKP destekçileriyse, Erdoğan’ın ekonomiyi düzeltebileceğine inandıklarını söyledi.
Bazı seçmenler de muhalefetin ekonomideki sorunları hemen çözeceğinden şüphe duyduklarını kaydetti. AKP’ye hiç oy vermemiş Talat isimli bir seçmen, Erdoğan’ın gidişiyle işlerin hızla değişeceğini düşünmediğini söyleyerek “İktidara kim gelirse gelsin işleri düzeltmek 20 yıl alacak. Yine de sadece Erdoğan’ın gitmesini istiyorum” dedi.
Reuters: Erdoğan iktidarını tehdit eden kriz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İngiliz haber ajansı Reuters, adayların profillerini mercek altına alarak haber yayınlarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan için ayrı bir haber yapıldı. “Erdoğan, siyasi yaşamı için savaşmaktan kaçınmıyor” başlığının kullanıldığı haberde, “Erdoğan yüreklendirilmiş bir muhalefet karşısında zorlu bir yarışa hazırlanıyor. Yaşam maliyeti krizinin şansını azalttığı düşünülüyor” yorumu yapıldı.
“SALDIRGAN TUTUMUNA DEVAM ETTİ”
Reuters’taki haberde, “20 yıllık iktidarında Erdoğan, şu ana kadar karşılaştığı en zorlu siyasi testten kurtulmak için savaşıyor” denildi.
Anketlerde kafa kafaya sonuçlar çıktığına dikkat çekilirken Erdoğan için, “Düzinelerce seçimden zafer kazanan veteran, saldırgan tutumuna devam ederek rakiplerine saldırdı. Muhalefeti depremi fırsata çevirmeye çalışmakla suçladı” yorumuna yer verildi. Ana akım medyanın Erdoğan ve AKP ile ilgili haberlere ağırlık verdiğine ve devlet televizyonunun da Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na çok az yer verdiğine dikkat çekildi.
Reuters: Ekonomik kriz Erdoğan’ın şansını azaltıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>