?> ?> kullanımında arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Thu, 05 Dec 2024 13:19:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png kullanımında arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 İlaç kullanımında kafein tüketimine dikkat! https://kocaelibasin.com.tr/ilac-kullaniminda-kafein-tuketimine-dikkat/ Thu, 05 Dec 2024 13:19:57 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ilac-kullaniminda-kafein-tuketimine-dikkat/ Kafeinin ilaçların etkilerini şiddetlendirerek yan etkilerin ve toksisitenin artmasına yol açabilen bir uyarıcı olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç.

İlaç kullanımında kafein tüketimine dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kafeinin ilaçların etkilerini şiddetlendirerek yan etkilerin ve toksisitenin artmasına yol açabilen bir uyarıcı olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zeynep Güneş Özünal, özellikle bazı ilaçların kafein tüketimi ile birleştirilmemesi gerektiğini vurguladı. Antidepresan, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların kafein ile etkileşimleri olabileceği uyarısında bulunan Özünal, bu tür ilaçları kullanan hastaların kafein alımını sınırlaması veya kısıtlaması gerektiğini söyledi. 

Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zeynep Güneş Özünal, 5 Aralık Türk Kahvesi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kafein tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Doç. Dr. Zeynep Güneş Özünal, kafeinin dünyanın en popüler stimulant maddelerinden biri olduğunu belirterek “Kakao çekirdekleri ve çay yaprakları da dahil olmak üzere 60’tan fazla farklı bitki türü doğal olarak değişen derecelerde kafein içerir. Kafein, yapraklar, çekirdekler ve meyveler de dahil olmak üzere çeşitli bitki kısımlarında bulunabilir. Kafein bulunduğu yere bağlı olarak farklı isimler alabilir. Örneğin çay bitkilerindeki tein, mate bitkilerindeki matein gibi. Doğal olarak oluşan kafeinin yanı sıra laboratuvarlarda yapay olarak da üretilebilir” diye konuştu.

Kafein tüketince vücudumuzda neler olur?

Kafein tüketiminin vücudumuzdaki etkilerini anlatan Özünal, “Kafeinin vücutta ilgili reseptör dediğimiz almaçlara bağlanması, uyuşukluğun geçici olarak giderilmesine neden olur ve bu nedenle kafein tükettiğimizde kendimizi geçici olarak daha uyanık hissederiz. Akciğerde düz kasların gevşemesiyle solunum yollarında hava yolları açılır, bağırsak hareketlerini arttırabilir, mide asidi salgılanmasını arttırır. Fazla miktarda alındığında uykusuzluğa, kalpte çarpıntıya ve kan basıncında yüksekliğe neden olabilir. Kalsiyum emilimini azaltır. Kronik alımda kemik yoğunluğunu azaltıcı yönde etki gösterebilir” dedi.

Kemik yoğunluğunu olumsuz etkileyebilir!

Kafein tüketiminin bazı kişilerde olumsuz etkilere yol açabileceğini belirten Özünal, “Ülseri olan hastalarda şikayetlerin artmasına neden olabilir. Osteoporoz hastalarında özellikle de kalsiyum alımı düşükse kemik yoğunluğunu olumsuz etkileyebilir. Kan basıncında artışa, kalp hızında artışa neden olabilir” uyarısında bulundu. 

Çocuklar tüketmemeli, hamilelerde kafein alımı 300 mg altında olmalı!

Genel olarak herhangi bir olumsuz sağlık etkisinden kaçınmak için sağlıklı bir yetişkinin günlük kafein alımının 400 mg ile sınırlandırmasının önerildiğini belirten Özünal, “Bir fincan Türk kahvesinde 60-65 mg kafein bulunmaktadır. Çocukların kafeinin etkilerine karşı yetişkinlerden daha hassas olabileceğine dair bazı çalışmalar bulunmaktadır. Güvenli bir doz belirlenmemiş olmasına rağmen, çocuklar kilogram vücut ağırlığı başına 2,5 mg’dan fazla kafein almamalıdır. Yani 20-25 kg’dan hafif bir çocuk için bir fincan Türk kahvesi fazla olabilir. Gebelerde Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, alınan kafein miktarı günde 300 mg’ın altında olmalıdır” dedi.

Kafein zehirlenmesine yol açabilir 

Aşırı tüketimin uykusuzluk, huzursuzluk ve bazen kas kasılmaları gibi bir dizi belirtiye neden olabileceği uyarısında bulunan Özünal, “Kandaki 80 mg/ml kafein konsantrasyonunun ölümcül olduğu bildirilmiştir. Kafein zehirlenmesinin nadir görülmesine rağmen, kafeinin farklı reseptör türlerini etkileme kabiliyeti göz önüne alındığında zamanında tedavi edilmez ise potansiyel olarak ölüme bile neden olabileceği bilinmektedir” diye konuştu.

Bu ilaçlar kullanılırken kafein tüketimine dikkat!

Potansiyel olarak tehlikeli etkileşimler nedeniyle kafein tüketimi ile birleştirilmemesi gereken ilaçlar bulunduğunu vurgulayan Özünal, “Kafein, bu ilaçların etkilerini şiddetlendirerek ilacın etkilerin ve toksisitenin artmasına yol açabilen bir uyarıcıdır. Kafein ile alkol, kalp damar hastalıklarında, nöropsikiyatrik hastalıklarda kullanılan bazı ilaçlar potansiyel olarak etkileşime girebilir. Bu ilaçları kullanan hastalar, etkinliğin azalmasını veya tehlikeli sağlık sonuçlarını önlemek için kafein alımını sınırlamalı veya kesmelidir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda (DEHB) kullanılan ilaçlar ile birlikte kullanıldığında kaygıya ve kalp hızında artışa neden olabilir.  Bu ilaç gruplarını kullanan bireylerin hekimlerine danışarak ilaç etkisinin kafein yan etkilerinin değerlendirilmesi uygun olabilir” uyarısında bulundu.

Kafeinin birçok hastalıkta etkisi araştırıldı

Kafeinin çok sayıda hastalıkta etkisine dair araştırmalar yapıldığını belirten Özünal, “Diyabet hastalarında glukoz metabolizmasına olumlu etkisini destekleyen çalışmalar vardır. Kahvenin mide bağırsak ve karaciğer kanserlerinden ve koruyucu etkisine ilişkin kanıtlar bulunmaktadır.  Beyin ilişkili hastalıklarda da etkisi incelenmiştir.  Parkinson hastalığının tedavisinde kafeinin mekanizmasına benzer etkisi olan bir ilaç ABD’de 5 yıl kadar önce onaylandı. Göz içi basıncı artışı, Alzheimer, atopik dermatit, apne ve Tip II Diyabet gibi farklı hastalık risklerini hafifletebileceğine dair çalışma sonuçları bulunmaktadır” dedi. 

Diğer farmakolojik etkisi olanlar gibi kafein için de dozun önemli olduğunu vurgulayan Özünal, “Günde 1-2 kahvenin bir karaciğer kanseri türü olan hepatoselüler kanserden yüzde 35’e varan oranda koruyabileceğini gösteren çalışmalar vardır” dedi. 

Doç. Dr. Zeynep Güneş Özünal, kafein etkileşimlerinin farkında olmanın, hastaların kahve, çay, soda, enerji içecekleri ve çikolata dahil olmak üzere diyetle alınan kafein miktarını iyi değerlendirmeyi sağlayacağını söyledi. Özünal, “Hastaların mevcut ilaçlarını bırakmamaları kafein kullanımı ile ilgili hekimlerinin görüşüne başvurmaları gerekir” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İlaç kullanımında kafein tüketimine dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sorunlu teknoloji kullanımında bu belirtilere dikkat! https://kocaelibasin.com.tr/sorunlu-teknoloji-kullaniminda-bu-belirtilere-dikkat/ Tue, 15 Oct 2024 15:21:18 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sorunlu-teknoloji-kullaniminda-bu-belirtilere-dikkat/ Oyunu durduramıyor, sorumluluklarını aksatıyor ve uyku süresini azaltıyorsa önlem alınmalı   Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların kullanımında çocukların doğru şekilde yönlendirilmesi önem taşıyor.

Sorunlu teknoloji kullanımında bu belirtilere dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Oyunu durduramıyor, sorumluluklarını aksatıyor ve uyku süresini azaltıyorsa önlem alınmalı

 

Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların kullanımında çocukların doğru şekilde yönlendirilmesi önem taşıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Hale A. Kahyaoğlu Çakmakcı, teknoloji kullanımında ailenin çocuğa örnek olmasının altını çizdi. Çocukta sorunlu teknoloji kullanımı olduğu konusunda bazı işaretlerin olabileceğini belirten Çakmakcı, “Eğer bir sorun varsa çocuk oyuna başladıktan sonra oyunu durduramaz hale gelir ve daha da fazla oynama isteği yaşamaya başlar. Teknoloji kullanımı doyuma ulaşacağı belirli bir saatin altına düşmemeye başlar” uyarısında bulundu. Çocuğun oyun oynamak için zaman yaratmak adına ödevlerini yapmaması, sorumluluklarını aksatması ve uyku süresini azaltması gibi değişikliklerin mutlaka dikkate alınması gerekiyor.

 

İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Hale A. Kahyaoğlu Çakmakcı, çocukların teknoloji kullanımında ailelerin dikkat etmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

 

Erken dönemde gelişim geriliğine yol açıyor

 

Çocukluğun ilk yıllarında kesinlikle ekran kullanımı önermediklerini vurgulayan Çakmakcı, “0-2 yaş grubu bebeklik dönemi için teknoloji kullanımının herhangi bir biçimini biz uzmanlar önermiyoruz. Çocuğu sakinleştirmek, ebeveynin işlerini halledebilmesi için ona zaman kazandırmak gibi amaçlarla çocukların eline verilen telefon ve tabletler fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişiminde geriliğe yol açabiliyor. Bu dönemde yapılacak en güzel şey bakım verenin bebeğiyle kuracağı duygusal bağ, sohbetler, açık havaya çıkartılması ve birlikte oyunlar oynamalarıdır. 1,5 yaşındaki bir çocukla gülme, gıdıklama, temas etme ya da küplerle yapılar inşa etme gibi etkinlikler teknolojiyle geçirilecek zamanın alternatifi olacaktır” dedi. 

 

Günlük kullanım yaşa göre farklılık gösterir

 

Yaş gruplarına göre teknoloji kullanımının farklılık göstereceğini belirten Çakmakcı, günlük kullanımın 3-6 yaş arasında yarım saat, 6-9 yaş arasında 45 dakika, 10-15 yaş arasında 1 saat, lise döneminde ise 2 saatle sınırlı olması gerektiğini söyledi. 

 

Süre kadar içerik de önemli

 

Çocuğun telefon, tablet ve bilgisayar karşısında geçirdiği süre kadar içeriklerin de önemli olduğunu belirten Çakmakcı, “Çocuğun gördüğü, izlediği, model aldığı ve taklit edeceği içerikler önemlidir. Çocuklar gördükleri her şeyi kaydederler ve ilerde benzerini yapma eğiliminde olurlar. Çok hızlı öğrenirler ve hızlı uygulamaya koyulurlar. Seçeceğiniz oyunlar, izleteceğiniz influencer’lar gibi olmaya çalışacağını unutmamak gerekir” uyarısında bulundu. 

 

Tavsiye yeterli değil, aileler örnek olmalı

 

Teknoloji kullanımının sınırlandırılmasında ailenin tutarlı yaklaşımının önemli olduğunu belirten Çakmakcı, “Çocuklara anlayabileceği bir dilde zararları açıklanabilir ama ailelerin de tavsiye ettiği şeyleri kendilerinin uygulaması ve örnek olması gerekiyor. Çocuk model alan bir varlıktır. ‘Ödevlerin var o yüzden teknoloji kullanamazsın, bitir sonrasında izin veririm’ şeklindeki açıklama maalesef sorun kaynağını ‘ödev’ haline getirmektedir. Verilen mesaj içeriğine dikkat ederek uygun açıklama yapılmalıdır” diye konuştu.

 

Oyunu durduramıyor ve sorumluluklarını aksatıyorsa dikkat!

 

Çocukta sorunlu teknoloji kullanımı olduğu konusunda bazı işaretlerin olabileceğini belirten Çakmakcı, “Eğer bir sorun varsa çocuk oyuna başladıktan sonra oyunu durduramaz hale gelir ve daha da fazla oynama isteği yaşamaya başlar. Kullanımı doyuma ulaşacağı belirli bir saatin altına düşmemeye başlar. Çocuk oyun oynamak için zaman yaratabilmek adına ödevlerini  yapmaz ve bazen öyle ilerler ki oyun oynamak için uyku süresini azaltma, kişisel bakımı olan yıkanma ve diş fırçalama gibi sorumluluklarını yerine getirmemeye başlar. En sonunda da okula gidemez hale gelebilir” uyarısında bulunarak davranış değişikliklerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

 

Yasak ve engellemeler çözüme yardımcı olmaz

 

Sorunlu teknoloji kullanımının yasak ve engellemelerle çözülmesinin mümkün olmadığını söyleyen Çakmakcı, “Öncelikle ailenin çocuk için model olduğu unutulmamalı, teknoloji kullanımı konusunda öncelikle ebeveynler kullanım konusunda dikkatli olmalıdır. Çocuğun teknoloji kullanımına yönelik verilen büyük tepkiler, ciddi cezalar ve yasaklar durumun daha da kötüye gitmesine ve öfke tepkilerinin artmasına neden olur. İnterneti kesmek ya da tableti elinden almak gibi davranışlar yoksunluk yaratabilir ve büyük kavgalar çıkabilir. Böyle durumlarda bir uzmana başvurulmasını öneririz. Her zaman unutmamak gerekir ki çocukların en büyük ihtiyacı olan şey, her koşulda sevildiklerini hissetmektir. Çocukla durumun önemini konuşmak ve endişelerinizi paylaşmanız, birlikte kararlar almanız, ona da fikirlerini sormanız çok önemlidir” diye konuştu.

 

Altta yatan nedeni, uzman belirleyebilir

 

Sorunlu teknoloji kullanımının arkasında bazı psikolojik sorunların yatabileceğini belirten Çakmakcı, “Ergenlik dönemindeki gençlerde görülen bu tip davranışların içe kapanıklık, yalnızlık, aile bağlarında kopukluk, yüz yüze ilişkiler yerine sanal arkadaşlığı tercih etmelerinden mi kaynaklandığı, yoksa zaten bu genç bireyin içine kapalı, düşük özgüvenli, sosyal becerileri zayıf, depresif ya da yalnız olduğu için teknolojiyi sorunlu şekilde kullandığı bir uzmanın değerlendirmesiyle tespit edilecektir” dedi.

 

Dr. Öğretim Üyesi Hale A. Kahyaoğlu Çakmakcı, daha küçük yaştaki çocukların sınır konulmadan teknoloji kullanmasının da konuşma geriliğinden otistik spektrum özelliklerine kadar birçok gelişimsel soruna yol açabileceği uyarısında bulunarak “Uyarandan eksik olan çocuğun fiziksel, ruhsal, nörolojik problem geliştireceğini tahmin edebiliriz” dedi. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sorunlu teknoloji kullanımında bu belirtilere dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>