?> ?> kuruluğu arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Thu, 02 Jan 2025 14:00:51 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png kuruluğu arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Kış mevsiminde “göz kuruluğu” riskine dikkat! https://kocaelibasin.com.tr/kis-mevsiminde-goz-kurulugu-riskine-dikkat/ Thu, 02 Jan 2025 14:00:50 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kis-mevsiminde-goz-kurulugu-riskine-dikkat/ Göz yüzeyini nemli tutan gözyaşı üretiminin yeterince olmaması ya da gözyaşının kalitesinin bozulması sonucu ortaya çıkan göz kuruluğu, gözlerde yanma, batma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Kış mevsiminde “göz kuruluğu” riskine dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Göz yüzeyini nemli tutan gözyaşı üretiminin yeterince olmaması ya da gözyaşının kalitesinin bozulması sonucu ortaya çıkan göz kuruluğu, gözlerde yanma, batma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kızıltoprak, kış mevsiminde kuru ve soğuk havaların ve özellikle kapalı alanlarda kullanılan ısıtma sistemlerinin, havadaki nem oranını düşürerek gözlerin kurumasına yol açabileceğini söyledi. Kapalı alanlarda nemlendirici cihazlar kullanmak, bol su tüketmek ve suni gözyaşı damlalarıyla gözleri nemlendirmenin faydalı olabileceğini belirten Kızıltoprak, Omega-3 yağ asitlerinden zengin bir diyetin gözyaşı kalitesini iyileştirmede etkili olabileceğini kaydetti.

İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kızıltoprak, göz kuruluğunun nedenleri ve önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Göz kuruluğunun, göz yüzeyini nemli tutan gözyaşı üretiminin yeterince olmaması ya da gözyaşının kalitesinin bozulması sonucu ortaya çıkan bir durum olduğunu belirten Kızıltoprak, “Gözyaşının eksikliği veya kalitesindeki sorun, göz yüzeyinin kurumasına ve tahriş olmasına neden olur. Bu durum, gözlerde yanma, batma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi belirtilerle kendini gösterir” dedi.

Menopoz döneminde tetiklenebiliyor

Göz kuruluğunun başlıca nedenlerini uzun süre bilgisayar veya telefon ekranına bakmak, rüzgârlı veya kuru havalarda bulunmak ve yaşlanmaya bağlı olarak gözyaşı üretiminin azalması olarak sıralayan Kızıltoprak, “Ayrıca hormonal değişiklikler, özellikle menopoz döneminde kadınlarda, göz kuruluğunu sıkça tetikleyebilir. Bunun yanında antihistaminik, antidepresan veya beta bloker gibi ilaçların kullanımı da gözyaşı üretimini olumsuz etkileyebilir” uyarısında bulundu.

Uzun süre kontakt lens kullanımı da kuruluğa neden olabilir

Bazı sağlık sorunlarının da göz kuruluğuna yol açabileceğini kaydeden Kızıltoprak, “Örneğin Sjogren Sendromu, diyabet veya romatoid artrit gibi hastalıklar gözyaşı bezlerini etkileyebilir. Uzun süre kontakt lens kullanımı veya LASIK gibi cerrahi müdahaleler de kuruluğa neden olabilir. Çevresel faktörler, beslenme eksiklikleri (özellikle omega-3 yağ asitleri) ve yetersiz su tüketimi de göz kuruluğunun yaygın sebeplerindendir” diye konuştu.

Gözde yanma, batma ve kuruluk hissi oluşuyor

Göz kuruluğunun genellikle gözde yanma, batma veya kuruluk hissiyle kendini gösterdiğini ifade eden Kızıltoprak, “Bazı insanlar, gözlerinde yabancı bir cisim varmış gibi rahatsızlık hissedebilir. Özellikle ekran karşısında uzun süre vakit geçirdiğinizde veya rüzgârlı, kuru bir ortamda bulunduğunuzda bu belirtiler daha da belirginleşebilir. Gözlerde kızarıklık, bulanık görme ve ışığa karşı hassasiyet de sık karşılaşılan diğer belirtiler arasındadır” dedi.

Gözlerde sulanma da görülebilir

Göz kuruluğunda bazen gözlerde sulanma da görülebildiğini söyleyen Kızıltoprak, “İlginç bir şekilde, göz kuruluğu olan kişilerde gözlerde sulanma da görülebilir. Bu, gözlerin kuruluğa tepki olarak fazla miktarda ama yetersiz kaliteye sahip gözyaşı üretmesinden kaynaklanır. Ayrıca, göz kapaklarınız ağırlaşmış gibi hissedebilir ve kontakt lens kullanıyorsanız lenslerinizi takarken rahatsızlık duyabilirsiniz” dedi.
 
Kapalı alanlardaki ısıtma sistemlerine dikkat!

Göz kuruluğunun her mevsimde görülebildiğini ancak bazı mevsimsel faktörlerin bu durumu tetikleyebildiğini ifade eden Kızıltoprak, “Örneğin yaz aylarında sıcak hava ve rüzgâr kuruluğa neden olabilirken, kış mevsiminde kuru ve soğuk havalar, özellikle de kapalı alanlarda kullanılan ısıtma sistemleri, havadaki nem oranını düşürerek gözlerin kurumasına yol açabilir. Ayrıca kış aylarında rüzgârlı havalarda dışarıda bulunmak da gözyaşı buharlaşmasını artırabilir.
Kış mevsiminde göz kuruluğu yaşayanlar, gözlerinde yanma, batma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi belirtilerle daha sık karşılaşabilir. Kapalı alanlarda nemlendirici cihazlar kullanmak, bol su tüketmek ve suni gözyaşı damlalarıyla gözleri nemlendirmek bu dönemde oldukça faydalıdır” tavsiyesinde bulundu.

Gözyaşı miktarı ve kalitesi ölçülebiliyor

Göz kuruluğu teşhisinde genellikle bir göz doktorunun yaptığı detaylı muayenenin yeterli olduğunu belirten Kızıltoprak, şunları söyledi: “Doktor öncelikle şikayetlerinizi dinler ve belirtilerinizi değerlendirir. Göz yüzeyinizde herhangi bir tahriş veya hasar olup olmadığını incelemek için özel boyalar kullanabilir. Bu boyalar, kuruluk nedeniyle göz yüzeyinde oluşmuş hasarları daha net görmeye yardımcı olur. Ayrıca gözyaşı miktarını ve kalitesini değerlendirmek için ‘Schirmer Testi’ gibi basit testler uygulanabilir. Bu testte, gözyaşı üretimini ölçmek için göz kapaklarınıza ince bir kâğıt şerit yerleştirilir. Daha detaylı bir inceleme gerekirse, gözyaşı filminin ne kadar hızlı buharlaştığını ölçen testler de yapılabilir. Bazı durumlarda, kuruluğun altta yatan bir sağlık sorunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için başka tıbbi testler gerekebilir. Doktorunuzun yaptığı bu değerlendirmeler, doğru teşhis ve uygun tedavi planı için oldukça önemlidir.”

Suni gözyaşı damlaları kullanılabilir

Göz kuruluğunun genellikle tedavi edilebilen bir durum olduğunu ve tedavinin altta yatan nedenlere göre şekillendirildiğini kaydede Kızıltoprak, “Hafif vakalarda, suni gözyaşı damlaları kullanmak oldukça etkili bir yöntemdir. Bunlar göz yüzeyini nemlendirerek kuruluk hissini azaltır. Aynı zamanda ekran başında uzun süre vakit geçiriyorsanız, sık sık göz kırpmayı hatırlamak ve 20-20-20 kuralını uygulamak (her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 20 metre uzağa bakmak) da rahatlama sağlayabilir” diye konuştu.

Omega-3 ve ceviz gözyaşı kalitesini iyileştirmede etkili oluyor

Doç. Dr. Hasan Kızıltoprak, daha ciddi vakalarda doktorların gözyaşı üretimini artırmaya yönelik ilaçlar reçete edebildiğini ya da gözyaşının gözde daha uzun süre kalmasını sağlamak için gözyaşı kanallarını kısmen kapatma (punctal tıkaç) yöntemini önerebileceğini kaydetti. Kızıltoprak, “Omega-3 yağ asitlerinden zengin bir diyet, gözyaşı kalitesini iyileştirmede etkili olabilir ve göz sağlığınızı destekler. Bu nedenle balık, balık yağı takviyeleri, ceviz ve keten tohumu gibi besinleri tüketmeye özen gösterin. Eğer göz kuruluğunuz Sjogren sendromu, diyabet veya romatoid artrit gibi altta yatan bir hastalıktan kaynaklanıyorsa, bu hastalıkların tedavi edilmesi de göz kuruluğunun kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Tedavi sürecinizde göz doktorunuzla düzenli iletişimde olmanız oldukça önemlidir” diye konuştu.

Kornea tabakası zarar görebilir

“Göz kuruluğu tedavi edilmez veya ihmal edilirse, zamanla göz yüzeyinde daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilir” uyarısında bulunan Kızıltoprak, “Örneğin gözdeki kornea tabakası kuruluk nedeniyle zarar görebilir ve bu durum enfeksiyon riskini artırabilir. Ayrıca sürekli tahrişe bağlı olarak korneada küçük yaralar ya da ülserler oluşabilir. Bu yaralar tedavi edilmezse, görme kaybına kadar varabilecek ciddi komplikasyonlara yol açabilir” diye konuştu.

Günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir

Uzun süreli göz kuruluğunun aynı zamanda yaşam kalitesini de olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Kızıltoprak, “Gözlerde sürekli yanma, batma ve rahatsızlık hissi günlük aktiviteleri zorlaştırabilir. Bulanık görme ve ışığa hassasiyet gibi belirtiler nedeniyle okuma, bilgisayar kullanma veya araba sürme gibi işler güçleşebilir. Bu yüzden göz kuruluğu belirtilerini hafife almamak ve düzenli bir şekilde tedavi uygulamak hem göz sağlığınızı korumak hem de yaşam kalitenizi artırmak için önemlidir” diye konuştu.

Bazı basit ama etkili alışkanlıklar edinilebilir

Göz kuruluğunu önlemek için günlük yaşamda bazı basit ama etkili alışkanlıklar edinilebileceğini kaydeden Kızıltoprak, “Öncelikle bol su içmek vücudunuzu nemli tutar ve gözlerinizin kurumasını önlemeye yardımcı olur. Ayrıca gözlerinizi korumak için kuru ve rüzgârlı havalarda güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin. Ev veya ofis ortamında ise nemlendirici cihazlar kullanarak havadaki nem oranını artırabilirsiniz. Bu, özellikle kış aylarında ısıtma sistemlerinin havayı kuruttuğu durumlarda oldukça faydalıdır. Ekran başında uzun süre vakit geçiriyorsanız sık sık göz kırpmayı unutmamalısınız. Eğer gözlerinizde kuruluk hissettiğiniz anlar oluyorsa suni gözyaşı damlaları kullanmak da iyi bir önlem olacaktır. Bu basit adımlarla göz sağlığınızı koruyabilirsiniz!”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kış mevsiminde “göz kuruluğu” riskine dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Uzun süre ekrana bakmak göz kuruluğu sebebi https://kocaelibasin.com.tr/uzun-sure-ekrana-bakmak-goz-kurulugu-sebebi/ Wed, 13 Nov 2024 08:40:13 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uzun-sure-ekrana-bakmak-goz-kurulugu-sebebi/ Bilgisayarlar, televizyonlar, cep telefonları ve tabletler ekranlarından yaydıkları mavi ışık nedeniyle göz sağlığını tehdit eder.

Uzun süre ekrana bakmak göz kuruluğu sebebi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bilgisayarlar, televizyonlar, cep telefonları ve tabletler ekranlarından yaydıkları mavi ışık nedeniyle göz sağlığını tehdit eder. Günümüzde bu cihazların kullanımının artmasına bağlı olarak her geçen gün daha fazla mavi ışığa maruz kalındığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Dijital cihazları hem yakından hem de uzun süre kullanmak göz yorgunluğuna neden olabilir. Araştırmalar; insanların bu cihazları kullanırken normalden daha az göz kırpma eğiliminde olduklarını gösteriyor. Daha az göz kırpma daha az nem anlamına geldiği için; mavi ışık yayan bir ekrana uzun süre maruz kalmak kuru, yorgun, ağrılı veya tahriş olmuş gözlere ve baş ağrısına yol açıyor” dedi.

2020 yılında Hindistan Oftalmoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma, COVID-19 tecritleri sırasında çalışma popülasyonunun yüzde 32,4’ünün günde 9 ila 11 saat mavi ışık yayan bir cihaz kullandığını ortaya koyarak pandemi sırasında insanların çalışma biçimindeki değişikliklerin ekran süresinde önemli bir artışa yol açtığını gözler önüne serdi.

Mavi ışığın diğer görünür ışıkların çoğundan daha kolay dağıldığını ve bunun da mavi ışık alırken gözün odaklanmasını zorlaştırabildiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Gözünüz mavi ışığı zayıf odaklanmış görsel statik olarak sindirebilir. Kontrasttaki bu azalma, gözünüzün mavi ışığı işlemesini zorlaştırabilir ve potansiyel olarak göz yorgunluğuna katkıda bulunabilir” dedi.

Akşam saatlerinde mavi ışığa maruz kalınmamalı

Ciltteki ve gözlerdeki ışık sensörlerinin parlak gün ışığının yoğun mavi ışık dalgaları ile, günün bittiğini işaret eden daha sıcak ve kırmızı tonlar arasındaki farkı algılayabildiğini paylaşan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Etrafınızdaki ışık gün batımıyla azalmaya başladığında, gözlerinizdeki sensörler vücudunuzun uykuyu tetikleyen melatonin hormonunun depolarını serbest bırakmasını sağlar. 2015 yılında yapılan küçük bir araştırma, insanların akşam saatlerinde mavi ışığa maruz kaldıklarında vücutlarının eskisi kadar melatonin salgılamadığını ve uyku döngülerinin geciktiğini veya bozulduğunu ortaya çıkardı” diye konuştu.

Mavi ışık hafızayı ve bilişsel işlevi artırıyor

Mavi ışığa maruz kalmanın sağlık açısından birçok önemli fayda da sağladığını vurgulayan Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Mavi ışık; uyanık kalmaya, hafızayı ve bilişsel işlevi artırmaya ve bazı cilt rahatsızlıklarına yardım eder. 2018’de yapılan bir çalışma, mavi ışığa maruz kalmanın tepki sürenizi uzatabildiğini ve gün içinde performansınız düşük olsa bile uyanıklığı artırabildiğini gösteriyor. Bu nedenle yatmadan önce dijital cihazlarınızı kullanmayı bırakmak veya sarı ışık moduna geçmek en sağlıklı yoldur” şeklinde konuştu.

 

Mevsimsel depresyon da mavi ışık ile iyileşebiliyor

Mavi ışık terapisinin artık mevsimsel depresyonu hafifletmek için başvurulan tedavilerden biri olduğunun altını çizen Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Araştırmacılar bunun, özellikle antidepresan ilaçlarla birleştirildiğinde mevsimsel olmayan depresyon için de etkili bir tedavi olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Doğru reçeteyle gözlük kullanın

Gözlerin genel sağlığı açısından cihazların ekranlarına uzun süre kısık gözle bakılmasının önerilmediğini söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Görüşünüzü düzeltmek için numaralı gözlük takıyorsanız, gözleriniz ile ekranınız arasındaki mesafeye – ki bu da ideal olarak bir kol boyu mesafedir – uygun bir numaralı gözlük taktığınızdan emin olun” uyarısında bulundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uzun süre ekrana bakmak göz kuruluğu sebebi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>