?>
?>
Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde kurumsal sirketler, finans kurulusları, e-ticaret platformları ve SaaS sağlayıcıları giderek daha fazla fiziksel sunucu kapasitesine ihtiyaç duymaktadır. Bu ihtiyaç, yalnizca işlem gucu ve depolama alaniyla sınırlı kalmayip ayni zamanda güç yedekliliği, ağ bağlantisi, fiziksel güvenlik ve operasyonel süreklilik gibi çok katmanli gereksinimleri de kapsamaktadır.
Colocation hizmetlerinde en çok tercih edilen birim olan 42U tam kabin, kurumsal altyapı stratejisinin temel yapi taşıdır. Peki 42U kabin nedir, icine kac sunucu sigar, enerji dagilimi nasil planlanir ve cage çözümleri hangi senaryolarda devreye girer? Bu makalede, tam kabin kiralama süreçinin teknik, operasyonel ve finansal boyutlarini ayrintili bicimde ele alacagiz.
42U tam kabin, yüksekliği 42 rack uniteden (1U = 44,45 mm) olusan, standart 19 inc genişliğindeki sunucu dolabi birimidir. Veri merkezlerinde fiziksel ekipmanların düzenlenmesi, soğutulması ve güvenli bir sekilde barındırılması için tasarlanmis bu yapilar, endustrinin fiili standardi haline gelmistir. Bir 42U kabinin toplam dış yüksekliği yaklaşık 200 cm, derinliği ise 100-120 cm arasında değişmektedir.
Veri merkezi sektörunde 42U’nun standart olarak kabul edilmesinin birden fazla nedeni vardir:
| Özellik | 21U Yari Kabin | 42U Tam Kabin |
| Rack Yüksekliği | 21 unite (~93 cm) | 42 unite (~186 cm) |
| Maks. Sunucu (1U) | 14-18 adet | 28-38 adet |
| Tipik Güç Tüketimi | 3-5 kW | 6-15 kW |
| İdeal Kullanim | KOBi, başlangıç | Kurumsal, enterprise |
| Aylik Maliyet (ortalama) | 5.500 TL | 6.500 TL |
| Ağ Portu | 1G standart | 10G port mümkün |
| Ölçeklenebilirlik | Sınırli | Yüksek |
Bu tabloda görüldugu gibi, birim maliyet acisından 42U tam kabin, 21U’ya kiyasla çok daha verimli bir yatırımdir. MeoHost kabin kiralama hizmetinde 42U tam kabin aylık 6.500 TL’den başlamakta ve 10G port destegi standart olarak sunulmaktadır.
42U tam kabine yerleştirilebilecek sunucu sayisi, ekipmanların fiziksel boyutlarına, kablo yönetimi alanina, PDU konumlandırmasina ve soğutma bosluk gereksinimlerine bagli olarak değişir. Aşağıdaki hesaplamalar farklı senaryoları göstermektedir.
Teorik olarak 42 adet 1U sunucu yerleştirilebilir. Ancak pratikte su alanları ayirmak gerekir:
Pratik kapasite: 30-36 adet 1U sunucu
Çoğu kurumsal müşterinin tipik 42U kabin doluluğu su sekilde siralanir:
Toplam: 42U (tam dolu)
GPU sunucuları genellikle 4U veya daha fazla yer kaplar ve yüksek güç tüketimi gerektirir:
Pratik kapasite: 9 sunucu, ancak güç tüketimi 15-20 kW arasina cikabilir.
PDU (Power Distribution Unit), veri merkezi kabinlerinde elektrik enerjisinin sunuculara dağıtilmasını sağlayan kritik bileşenidir. Kurumsal ortamlarda PDU yedekliliği, kesintisiz çalışmanin temel kosullarından biridir.
Kurumsal veri merkezlerinde standart uygulama, her kabine iki bağımsız güç hatti (A feed ve B feed) cekmektir. Bu yaklasim sunları sağlar:
MeoHost veri merkezinde N+1 UPS ve 2N jeneratör yapısı kullanılmakta, bu da A+B feed yedekliligini altyapı seviyesinde desteklemektedir. Enerji birim fiyati 16 TL/kWh olarak uygulanmaktadır.
Bir 42U kabinin enerji planlaması yapilirken su adimlar izlenir:
Cage (kafes) çözümleri, veri merkezi icerisinde birden fazla kabin kullanan kurumlar için özel olarak ayrilmis, fiziksel bariyerlerle cevrili güvenlik bolmeleridir. Bu yapilar, paylaşimli veri merkezi ortamında “veri merkezi icerisinde veri merkezi” konseptini hayata gecirir.
MeoHost veri merkezinde biyometrik giriş, 7/24 CCTV izleme ve gazli söndürme sistemi gibi güvenlik katmanları standart olarak sunulmaktadır. Bu altyapı, cage çözümlerinin etkili bir sekilde uygulanmasını mümkün kilmaktadır.
Ayda 5 milyon ziyaretci alan bir e-ticaret sitesi için:
Toplam: Yaklaşık 28U kullanim, büyüme için alan mevcut.
Bu senaryoda tam kabin kiralama, birim maliyet acisından tekil U kiralama yerine %40-50 daha ekonomik bir çözüm sunmaktadır. meohost.com üzerinden detayli fiyat bilgisine ulasabilirsınız.
Yüksek işlem hacmi ve düşük gecikme suresi gerektiren bir fintech firmasinin altyapı ihtiyaçı:
Kritik gereksinimler: PCI DSS uyumluluğu, düşük gecikme, 7/24 izleme. Bu senaryo için cage çözümuyle birlikte tam kabin kiralama ideal secimdir.
Çoklu müşteriye hizmet veren bir SaaS platformu:
Büyüme projeksiyonu: 12 ay icinde ikinci kabin ihtiyaçı. Bu durumda başlangıçta tek 42U kabin ile başlanip, büyümeye paralel olarak ikinci kabin eklenmesi ve sonrasında cage çözümune geçiş planlanabilir.
Tam kabin kiralama karari verirken aşağıdaki kriterleri değerlendirmek büyük önem taşımaktadır:
10 Gbps uplink destegi, özellikle büyük veri transferi, medya akışi veya API yoğun uygulamalar için olmazsa olmazdir. MeoHost’un kabin kiralama hizmetinde 42U kabinler standart olarak 10G port ile gelmektedir. Çoklu ISP bağlantisi ve 100 Gbps fiber optik altyapı, ağ performansı acisından ek guvence sağlamaktadır.
Kurumsal müşteriler için %99,9’un altındaki uptime değerlerini kabul etmemek gerekir. Tier 3 veri merkezleri tasarim geregi %99,982 uptime sunmakta olup bu değer yıllık maksimum 1,6 saat plansiz kesintiye tekabul etmektedir.
Kendi sunucularınızı barindirirken DDoS koruması kritik bir ihtiyaçtir. 1,8 Tbit/s kapasiteli DDoS koruması, volumetrik saldırılara karsi yeterli bir kalkan oluşturmaktadır.
Fiziksel müdahale gerektiren durumlarda 7/24 Remote Hands destegi, özellikle farklı sehirlerde bulunan müşteriler için büyük kolaylık sağlar. Kablo değişimi, sunucu yeniden başlatma, görüntusel kontrol gibi işlemler uzaktan talep edilebilir.
Biyometrik giriş, 7/24 CCTV, gazli söndürme sistemi ve hassas soğutma gibi güvenlik onlemleri, kurumsal altyapı için temel gereksinimlerdir.
Colocation hizmetlerinde maliyet karşılaştirması yaparken birim maliyetleri analiz etmek önemlidir:
| Yontem | Birim Maliyet | 20U Toplam | 42U Toplam |
| 1U tekil kiralama | 3.400 TL/U | 68.000 TL/ay | 142.800 TL/ay |
| 2U tekil kiralama | 1.750 TL/U | 35.000 TL/ay | 73.500 TL/ay |
| 42U tam kabin | ~155 TL/U | – | 6.500 TL/ay |
Tablodan acikca görüldugu gibi, 42U tam kabin kiralama birim maliyet acisından dramatik bir avantaj sunmaktadır. 10 veya daha fazla U kullanan müşteriler için tam kabin kiralamak neredeyse her zaman daha ekonomiktir.
Türkiye veri merkezi pazarı 2024 yilında 161 milyon USD büyükluge ulaşırken, 2029’a kadar %19,8 CAGR ile 476 milyon USD’ye ulaşması beklenmektedir. Bu büyümenin temel suruculerinden biri, kurumsal sirketlerin kendi fiziksel altyapılarini colocation ortamlarında barındırma egiliminin artmasıdır.
İstanbul’un Avrupa-Asya koprusu konumu, DE-CIX İstanbul gibi internet değişim noktalarinin varliği ve carrier-neutral veri merkezlerinin cogalması, 42U tam kabin talebini sürekli artirmaktadır. AI ve GPU iş yukleri için yüksek yoğunluklu kabin gereksinimleri de bu trendin ivmelenmesine katki sağlamaktadır.
Teorik olarak 42 adet 1U sunucu yerleştirilebilir. Ancak PDU, patch panel, switch ve soğutma boslukları dusuldugunde pratik kapasite 30-36 adet 1U sunucu veya karisik konfigurasyonda 10-20 adet sunucudur.
Standart bir 42U kabin için 5-8 kW güç kapasitesi yeterlidir. Yüksek yoğunluklu GPU iş yukleri için bu değer 15-20 kW’a kadar cikabilir. Enerji planlaması yapilirken mevcut ekipmanin yani sira 12-24 aylık büyüme projeksiyonu da hesaba katilmalidir.
4 veya daha fazla kabin kullanan, PCI DSS veya ISO 27001 gibi uyumluluk gereksinimlerine tabi olan veya fiziksel izolasyon gerektiren özel güvenlik politikalarına sahip kurumlar için cage çözümu tavsiye edilir.
Kaliteli bir veri merkezinde 42U kabin kiralamayla birlikte gelen standart hizmetler sunlardir: A+B güç beslemesi, ağ bağlantisi (1G veya 10G), Remote Hands destegi, DDoS koruması, fiziksel güvenlik (biyometrik giriş, CCTV) ve 7/24 NOC izleme.
Mevcut ekipman miktarınız 15U’nun altindaysa ve yakin vadede büyüme planlamiyorsaniz 21U yeterli olabilir. Ancak birim maliyet, ölçeklenebilirlik ve ağ kapasitesi acisından 42U tam kabin neredeyse her zaman daha avantajlidir. MeoHost’un 42U kabinleri 6.500 TL/ay ile 10G port destegi sunarak maliyet-performans dengesini optimal kilmaktadır.
Colocation, sunucuların bir veri merkezinde barındırılması hizmetinin genel adidir ve 1U’dan başlayan seçenekleri icerir. Tam kabin kiralama ise colocation’in bir alt kategorisıdır ve tum 42U alanin tek bir müşteriye tahsis edilmesini ifade eder.
42U tam kabin kiralama, kurumsal altyapı stratejisinin en temel bileşenlerinden biridir. Birim maliyette ciddi avantaj, fiziksel alan esnekliği, güvenlik izolasyonu ve ölçeklenebilirlik acisından tekil U kiralamanin çok otesinde değer sunmaktadır.
PDU yedekliliği, enerji dagilim planlaması ve cage çözümleri gibi ileri düzey konuların doğru sekilde ele alinması, altyapınin uzun vadeli basarisini doğrudan etkiler. Kurumsal müşteriler için veri merkezi seciminde Tier seviyesi, SLA garantisi, ağ kapasitesi ve fiziksel güvenlik gibi kriterlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Türkiye’nin hizla buyuyen veri merkezi pazarında, MeoHost kabin kiralama hizmeti 42U tam kabini aylık 6.500 TL’den başlayan fiyatlarla, 10G port, 10 Gbps uplink, 1,8 Tbit/s DDoS koruması ve 7/24 Remote Hands destegiyle sunarak kurumsal müşterilerin altyapı ihtiyaçlarına kapsamli bir cevap vermektedir. Fiziksel güvenlikten enerji yedekliligine, ağ performansından operasyonel desteige kadar tum katmanlarda kurumsal standartları karşılayan bir altyapıya yatırım yapmak, dijital dönüşümün sürdürulebilirliği için kritik bir adimdir.
42U Tam Kabin Kiralama ile Kurumsal Altyapınızı Güçlendirin yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bu dev organizasyonun destekçileri arasında Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve TSYD yer alıyor. Parkurun geçtiği illerde Valilikler, Kaymakamlıklar, Belediyeler, Emniyet ve Jandarma Birimleri, Karayolları, İl Kültür ve Sağlık Birimleri önceki yıllarda olduğu gibi TUR 2025’e büyük katkı sunacak.
“Presented by” sponsoru olarak Türk Hava Yolları, 60. yılında da TUR’un en büyük destekçilerinden biri olmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra Spor Toto, Broster Bisiklet, Türk Telekom ve Shimano gibi önemli markalar da TUR 2025’in yükselen enerjisine katkı sunacak. Medya sponsorları arasında yer alan TRT, Radyo D, Dream Türk ve Lig Radyo ise TUR 2025’in heyecanını milyonlarla buluşturacak.
Yarış içi stratejilerin merkezinde yer alan prim kapıları ve sekiz etap boyunca sürecek puan mücadelesi sonunda, dört ayrı lider forması sahibini bulacak. TUR 2025 lider formaları ve sponsorları ise şöyle:
Lider Formalar ve Sponsorları:
Türk Hava Yolları’ndan Şampiyonlara Uçuş Mili Hediyesi
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Presented By ve Ana Sponsoru Türk Hava Yolları her yıl olduğu gibi şampiyonlara uçuş mili hediye edecek. 8 etap birincisine 150.000 mil, TUR sonunda Genel Klasman liderine ise 800.000 mil hediye edilecek. 60.yılda da gelenek bozulmayacak ve sporcular için Mil hediyesi etap zaferi kazanmak için ekstra motivasyon olacak.
Şimdiye kadar en fazla mil kazanan takım ve sporcular arasında; TUR2024 genel klasman lideri Frank Van Den Broek ve ünlü sprinter Fabio Jakobsen, takımlarına 5 etap zaferi ve genel klasman birinciliği kazandırarak 1.550.000 mil ile en fazla mil toplayan ekip olmuştu. Dünya bisikletinin önde gelen sprinterlerinden Jasper Philipsen (Alpecin-Deceuninck) ise, TUR2023’te elde ettiği 4 etap zaferiyle 600.000 mil kazanarak en yüksek mil ödülü alan sporculardan biri olmuştu.
Broster Bisiklet Sprinterlerin Gözdesi Yeşil Forma Sponsoru
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun, Yeşil Forma sponsoru, Eskişehir merkezli Türkiye’nin önde gelen bisiklet üreticilerinden Korel Bisiklet’in ihracat markası “Broster Bisiklet” oldu. İngilizce “Brother” ve “Sister” kelimelerinden esinlenen ismiyle dikkat çeken Broster, TUR 2025 boyunca yarışın en hızlı sprinterlerine güç vererek, heyecan dolu sprint rekabetine ortak olacak.
Yeşil forma, her etapta sprint kapılarında ve finiş çizgilerinde en fazla puanı toplayan sporcunun omuzlarında yer alacak. Toplam 8 etaptan oluşan TUR 2025 boyunca, 17 sprint primi kapısında yarışın en hızlı isimleri Broster sponsorluğundaki bu prestijli formayı giymek için mücadele edecek. TUR 2025’in sonunda, sprint kapılarında en çok puanı toplayan bisikletçi Yeşil Forma’nın sahibi olacak.
Türk Telekom’dan TUR 2025’e Yüksek Teknoloji Desteği
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na (TUR 2025) Türk Telekom’dan güçlü bir iletişim desteği geliyor.
Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, 60. yılında da bisiklet tutkusunu teknolojiyle buluşturan TUR 2025’in iletişim sponsoru olarak organizasyona katkı sunacak.
Dev organizasyon boyunca yüksek teknoloji altyapısıyla sahada yer alacak olan Türk Telekom, TUR 2025’in medya koordinasyonunu destekleyecek güçlü internet altyapısı sayesinde yarış boyunca anlık veri paylaşımı sağlayacak. Çekilen görüntüler ile grafik ve sonuçlar harmanlanarak TV ekranlarında milyonlara kesintisiz ulaşacak. Türk Telekom’un katkısıyla yarışın teknolojik altyapısı güçlenirken, organizasyonun küresel görünürlüğü de önemli ölçüde artacak.
TUR 2025’te Shimano Güvencesiyle Nötral Destek!
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda sporcular, 2008 yılından bu yana Shimano’nun nötral teknik destek hizmeti ile yola daha güvenle çıkıyor. Dünyanın dört bir yanında bisiklet organizasyonlarının en güvenilir teknik destek sağlayıcısı olan Shimano, TUR 2025 boyunca pelotona her etapta eşlik edecek.
Yarış sırasında oluşabilecek teknik arızalara anında müdahale eden Shimano nötral destek araçları ve ekipleri, tarafsız hizmet anlayışıyla tüm takımların ve sporcuların yanında olacak. Lastik değişiminden vites ayarına, acil bisiklet değişiminden mekanik arızalara kadar tüm teknik ihtiyaçlara hızlı ve profesyonel çözümler sunacak. TUR 2025’te 3 nötral destek aracı, 1 nötral motosiklet ve deneyimli Shimano teknik personeli, zorlu etaplarda yarışın her anında sporcuların güvenliğini ve performansını desteklemek için hazır bulunacak.
Bu iş birliği sayesinde sporcular; Ege ve Akdeniz’in eşsiz parkurlarında performanslarına odaklanırken, teknik ihtiyaçlarında Shimano’nun uzman ellerine emanet olacak.
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, destekçileri ve sponsorlarının katkısıyla, 27 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında bisiklet ve sporseverlere heyecan dolu anlar yaşatmaya hazırlanıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Kurumsal Destekçileri ve Sponsorları Mücadeleyi Zirveye Taşıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Güray Karacar açılış konuşmasında, kurumsal yönetim alanında uluslararası iş birliklerinin ve Orta Asya bölgesi kurumsallaşma alanındaki ortaklıklarının önemine dikkat çekerek, bu alandaki gelişmeleri yakından takip edebilmek ve değer yaratmak için birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. TKYD’nin yalnızca Türkiye’de değil, bölgesel düzeyde de önemli çalışmalara imza attığını hatırlatan Güray Karacar; Pakistan, İran, Kosova ve Türkiye’yi kapsayan özelleştirme raporları, ekonomik gazetecilik çalışmaları, sivil toplum kuruluşlarıyla ve uluslararası organizasyonlar ile yürütülen iş birlikleri ve Azerbaycan’da kurulan AKDMA – Azerbaycan Direktörler Enstitüsü gibi örneklerle bu katkıların somutlaştığını belirtti.
Orta Asya Ülkeleri ile Kurumsallaşma Know-How’ı ile Bölgesel Hedefler Görüşüldü
Toplantı kapsamında, Orta Asya’da yer alan ülkelerle kurumsal yönetim alanında bilgi ve deneyim paylaşımını mümkün kılacak bir bölgesel platformun oluşturulması hedefi temsilciler ile paylaşıldı. Bu platformun, Orta Asya bölgesinde yer alan ülkelere özgü kurumsal yönetim modellerinin geliştirilmesine katkı sağlaması, ilgili kurumların kurumsallaşma alanında kapasitesinin artırılması, sürekli iletişim ve ortak projeler aracılığıyla bölgede kurumsal yönetim kültürünün güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Toplantıda, TKYD’nin 2022 yılında kurduğu TKYD Uluslararası Kurumsal Yönetim Enstitüsü’nün çalışmaları da aktarıldı. Bugüne kadar 174 mezun veren Yönetim Kurulu Üyeliği Sertifika Programı ve halihazırda devam eden ESG Sertifika Programı gibi eğitimlerle TKYD, kurumsal yönetim alanındaki bilgi birikimini bölgeye aktarmayı sürdürüyor. Ayrıca TKYD’nin Kurumsal Yönetim Kütüphanesi ve Kurumsal Yönetim Öz Değerlendirme aracı ile kurumların şeffaflık, hesap verebilirlik, iç denetim, sürdürülebilirlik ve etik değerler gibi alanlarda gelişim göstermeleri destekleniyor.
Hergüner Bilgen Üçer Avukatlık Ortaklığı ev sahipliğinde 16 Nisan 2025 tarihinde düzenlenen Orta Asya Kurumsal Yönetim Ağı Toplantısı’na; TKYD Yönetim Kurulu Üyesi ve Hergüner Bilgen Üçer Avukatlık Ortaklığı Ortağı Av. Senem Denktaş, Hergüner Bilgen Üçer Avukatlık Ortaklığı Av. Tolga Danışman, Kazakistan Bağımsız Direktörler Derneği (QID) İcra Direktörü Elnura Abakanova, Tacikistan Finansal Kurumlar Derneği Denetim Kurulu Başkanı Shoira
Sodiqova, Kırgızistan Bağımsız Direktörler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zhanna Toktosunova, Litvanya merkezli Baltık Kurumsal Yönetim Enstitüsü ve Avrupa Direktörler Konfederasyonu (ecoDa) Başkanı Rytis Ambrazevičius, Avrupa İşletme Yönetimi Enstitüsü (INSEAD)’de Girişimcilik ve Aile Şirketleri Bölümünde Profesör Stanislav Shekshnia gibi önemli kurumlardan temsilciler katıldı. Toplantıya çevrim içi olarak katılan Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Asya ve Türkiye ESG Takım Lideri Adalyat Abdumanapova da IFC’nin bölgedeki kurumsal yönetim çalışmalarına katkılarını paylaştı. TKYD’yi temsilen ise TKYD Genel Sekreteri Güray Karacar, TKYD Genel Sekreter Yardımcısı Hande Gürtepe ve TKYD Dış İlişkiler ve Projeler Müdürü Zeynep Edis toplantıya katıldı.
TKYD Genel Sekreteri Güray Karacar, TKYD’nin her yıl düzenlediği Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi’ne katılımlarından dolayı hem de toplantıya verdikleri destek nedeniyle katılımcılara teşekkür etti. Güray Karacar, özellikle ecoDa Başkanı Rytis Ambrazevičius ve IFC temsilcisi Adalyat Abdumanapova’nın katkılarının bu tür çok taraflı platformların başarısı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Toplantıya katılım sağlayan uluslararası kurumların temsilcileri, kurumlarını tanıtarak önümüzdeki dönemde ortaklaşa yürütülebilecek projeler hakkında fikir alışverişinde bulundular.
TKYD, Orta Asya ülkeleriyle kurumsal yönetim alanında yeni bir dönemin kapılarını aralarken, bölgesel düzeyde sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunacak çok taraflı bir iş birliği mekanizmasının temellerini de atmış oldu. Kurumsal yönetimin geleceği için stratejik bir adım niteliğindeki bu toplantı, önümüzdeki yıllarda gerçekleştirilecek ortak projelerin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
TKYD’den Orta Asya’da Kurumsal Yönetim İçin Yeni Bölgesel İş Birliği Girişimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Zirvenin açılış konuşmalarını TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan gerçekleştirdi.
Kurumsal yönetimin sadece bir yönetim modeli değil, şirketlerin sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir yapı taşı olduğunu vurgulayan Dr. Tamer Saka açılış konuşmasında şunları söyledi: “Dünya, tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik kırılganlıklar, dijitalleşme, iklim krizi ve demografik değişimler tüm kurumları daha dayanıklı, daha çevik, daha hesap verebilir yapılar kurmaya zorluyor. Kurumlar için “iyi yönetilmek” artık sadece rekabet avantajı değil, varoluş koşulu haline geldi.”
Saka, bu yeni düzende yönetim kurullarının, sadece şirketin finansal performansından sorumlu yapılar olmadığını; aynı zamanda kültürün taşıyıcısı, stratejinin şekillendiricisi ve kurumsal itibarı yöneten ana unsur olduğunu belirtti.
Saka şöyle konuştu:
“Riskin arttığı yerde, sorumluluk ve rehberlik ihtiyacı da artar. Bu nedenle kurumsal yönetim, günümüzün en stratejik gündemlerinden biri haline gelmiştir.Bu yılki zirve temamız olan İnsan Odaklı Kurumsal Yönetim: Yönetim Kurulu Perspektifinden Yeteneği Cezbetmek ve Elde Tutmak, kurumların sürdürülebilir başarıları için en kritik başlığa ışık tutuyor.Artık şirketlerin değeri yalnızca bilanço ile değil, kurumun değerleriyle, yetenekli insanları nasıl yönettiğiyle, onları nasıl elde tuttuğu ve nasıl gelişim alanı sunduğuyla ölçülüyor.Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği olarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz. Kurumsal yönetim ilkelerinin insanı önceleyen, çeşitliliği benimseyen ve fırsat eşitliğini temel alan bir yapıya evrilmesini hem izliyor hem de şekillendiriyoruz.”
Yetenek yönetiminin sadece bireysel şirketlerin değil, ülke ekonomisinin sürdürülebilir kalkınması açısından da kritik önem taşıdığını belirten TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ise konuşmasında; “Yeteneklerden bahsederken, ülkemizin büyük bir potansiyelini de konuşmamız gerekiyor. Biliyoruz ki kadın ve erkeğin potansiyelini birlikte harekete geçirdiğimizde hem daha üretken hem de yarattığı değeri, daha adil bölüşen bir ülke olabiliriz. Bunun için, kadınların sadece çalışma hayatına katılımı değil, çalışma hayatının her kademesinde eşit temsiline de odaklanmamız gerekiyor” dedi.
Pek çok araştırmaya göre yönetim kademelerinde kadınların eşit temsili, kurumların daha etkin yönetimi ve başarısı için de fark yaratığına değinen Turan, “bu hem eşitlik, hem de iyi yönetim meselesi. Bu kapsamda, TÜSİAD olarak 2024 yılında, iş dünyasını, yönetim kurulları başta olmak üzere, tüm yönetim kademelerinde kadın temsilini artırmaya, yönetim kurullarındaki kadın üye oranını iki yıl içinde %25’e, beş yıl içinde %33’e çıkarmaya ve güncel verilerini açıklamaya davet ettik. Bu konuyu her yıl takibe devam ediyoruz. XVI. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi’nin; şirketlerimizin insanı odağa alarak, kadın-erkek tüm yetkinliklere yatırım yapması ve yetkin insan kaynağını elinde tutabilmesi konusunda hepimize ilham vermesini diliyorum. “
XV. Kurumsal Yönetim Ödülleri Sahiplerini Buldu
Zirve kapsamında gerçekleştirilen XV. Kurumsal Yönetim Ödülleri Töreni ile kurumsal yönetim ilkelerini en iyi şekilde uygulayan şirketler ödüllendirildi. Ödül alan kurumlar, şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik ve sorumluluk kriterleri doğrultusunda değerlendirildi.
Bu yıl ödüle layık görülen kuruluşlar;
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde En Yüksek Nota Sahip Kuruluş
Garanti BBVA
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde En Yüksek Nota Sahip Kuruluşlar
Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. ve Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde En Yüksek Nota Sahip 3. Kuruluş
Aksa Akrilik Kimya Sanayi A.Ş.
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde Notunu En Çok Artıran Kuruluş
Consus Enerji İşletmeciliği ve Hizmetleri A.Ş.
Yönetim Kurulu Kategorisinde En Yüksek Nota Sahip Kuruluş
Garanti BBVA
Reel Sektör Şirketi Kategorisinde En Yüksek Nota Sahip Halka Açık Olmayan Kuruluş
SÜTAŞ
Finans Şirketi Kategorisinde En Yüksek Nota Sahip Halka Açık Olmayan Kuruluş
Garanti BBVA Emeklilik
En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip Sivil Toplum Kuruluşu
Darüşşafaka Cemiyeti
En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip 2. Sivil Toplum Kuruluşu
Türk Eğitim Vakfı
En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip 3. Sivil Toplum Kuruluşu
Türkiye İç Denetim Enstitüsü
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi’nin Odağı “İnsan Odaklı Kurumsal Yönetim” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye İstanbul’da brokerları ve kurumsal acenteleriyle bir araya geldi. 2024 yılına dair değerlendirmelerle birlikte önümüzdeki dönem hedef ve stratejilerinin paylaşıldığı Kurumsal Kanallar Strateji Toplantısı’nda, değişen dinamikler ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik de karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu.
Toplantının açılış konuşmasında Allianz Türkiye’nin sektördeki konumunu değerlendiren Satış ve Dağıtım Kanalları Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Yücenur, “Dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinden Allianz Grubu’nun bir parçası olarak faaliyet gösteren Allianz Türkiye, 2008’den bu yana gerçekleştirdiği 1 milyar euroluk yatırım ile sektörde öne çıkıyor ve geniş ekosistemi ve paydaşlarıyla birlikte toplamda 8,3 milyon müşterisine hizmet veriyor. Ülkemizde yapılan yatırımların bir kısmı Allianz Teknik, Allianz Kampüs gibi bu ülkeye değer katan yatırımlar olmakla birlikte müşteri ve satış kanallarımızın dijitalleşme sürecine yaptığımız ciddi yatırımlarla da sektörümüzde fark yaratıyoruz. Değişen müşteri beklentilerini karşılayabilmek ve her türlü koşulda hizmet vermeye devam edebilmek için son 5 yılda 200 milyon euroluk teknoloji yatırımı yaptık ve dijital altyapımızla tüm kanallarımızda müşteri isteklerini uçtan uca karşılar hale geldik” dedi. Yücenur, önümüzdeki dönemde de güvenilir, mali açıdan güçlü ve istikrarlı bir partner olarak kurumsal müşterilerine uzun vadeli değer, teknik uzmanlık ve inovatif çözümler sunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Hem güncel uygulamalar hem de geleceğe yönelik stratejik planlamalar üzerine merak edilen konuların ele alındığı toplantı, katılımcıların sorularını doğrudan yöneltebildiği interaktif bir soru-cevap oturumuyla sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Allianz Türkiye kurumsal sigortalarda 2025 hedeflerini paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>| Allianz İklim Krizi ve Kurumsal Değerleme Raporu 2025:
İş dünyası iklim krizinin artan etkilerini proaktif risk yönetimi ile azaltabilir
Dünyanın güçlü sigorta şirketlerinden Allianz, yayımladığı son raporla iklim krizinin çok yönlü etkileriyle karşı karşıya kalan iş dünyasını yeni dönemde nelerin beklediğini mercek altına alıyor. Raporda özellikle gayrimenkul, otomotiv, tarım, enerji ve ağır sanayi sektörlerinin yeni standartlar, düzenlemeler ve hızlı teknolojik değişimlerin etkisiyle daha kırılgan hale geldiğine işaret ediliyor ve yatırımcılara hızla büyüyen yeşil ekonominin sunduğu fırsatlardan yararlanmaları tavsiye ediliyor.
Dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden Allianz, iş dünyasının önümüzdeki dönemde daha çok yüzleşmek durumunda kalacağı iklim krizinin çok yönlü etkilerini analiz ettiği yeni raporunu yayımladı. İklim Krizi ve Kurumsal Değerleme Raporu’na göre, yatırımcılar günümüzde hem sürdürülebilir ekonomiye geçiş sürecinden hem de iklim olaylarının artan fiziksel etkilerinden kaynaklanan risklerle karşı karşıya. Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde hızlı politika değişiklikleri, teknolojik yenilikler ve değişen piyasa davranışları gibi riskler varken, fiziksel riskler arasında aşırı hava olaylarının, yükselen deniz seviyelerinin, uzun süreli kuraklıkların veya üretkenlik kayıplarının yıkıcı etkileri gösteriliyor. Bu risklerin bir araya gelmesi ise varlıkların değer kaybını hızlandırarak şirketlerin dayanıklılığını azaltıyor ve iş sürekliliğini tehdit ediyor.
Gayrimenkul, tarım ve otomotiv sektörü daha savunmasız Allianz’ın analizlerine göre gayrimenkul, otomotiv, tarım ve ağır sanayi sektörleri, daha sıkı enerji standartları, hızlı teknolojik gelişmeler ve çeşitli düzenlemeler nedeniyle giderek daha savunmasız hale geliyor. Raporda genel olarak, teknoloji ve sağlık sektörlerinin hem ABD’de hem de Avrupa’da tüm iklim geçiş senaryolarında dayanıklılık gösterdiğini, enerji sektörünün ise artan operasyonel maliyetler ve sıkı düzenlemeler nedeniyle artan bir kırılganlıkla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Avrupa’da yapılan değerlendirmelere göre, gayrimenkul sektöründe şirket değerlemelerinde yüzde 40’a varan kayıplar öngörülüyor. Buna göre iş dünyasının sadece kârlılık açısından değil, güvenlik ve sürdürülebilirlik açısından da yeni bir döneme hazırlanmasının elzem olduğunun altı çiziliyor.
Kapsamlı risk analizleri uzun vadede direnci artırıyor Allianz’ın değerlendirmelerine göre, iklim krizinin etkisini artırdığı günümüzde yatırımcıların uzun vadeli portföy değerini korumak için proaktif risk yönetimi yapması gerekiyor. Kapsamlı senaryo analizleriyle belirlenen uygulanabilir stratejilerin erken benimsenmesi, yatırımcıların varlık kaybı risklerini azaltmalarına yardımcı olabilir. Raporda; yatırımcıların portföylerini iklim politikalarına ve piyasa dinamiklerine hızla yanıt verecek şekilde konumlandırarak hem potansiyel kayıpları sınırlayabileceğine hem de büyüyen yeşil ekonominin sunduğu fırsatlardan yararlanabileceğine dikkat çekiliyor. Özellikle “Net Sıfır 2050” senaryosu, birçok sektör için değerlemelerde geçiş sürecinde kayıplara yol açsa da uzun vadede ekonomik dayanıklılık sağlıyor. Sağlık ve zorunlu tüketim malları gibi sektörler de uzun vadede direncini artırarak daha sağlam bir konumda yer alacak sektörler olarak öne çıkıyor.
|
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Allianz İklim Krizi ve Kurumsal Değerleme Raporu 2025 yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İş hayatı içinde çeşitli olumsuz özelliklere sahip olan kimseleri Kurumsal Yılan olarak adlandıran Yüksel, on farklı hikâyeden oluşan bu kitabı yazarak, kurumsal hayatta bu kişiler tarafından mağdur edilen pek çok insanın sesi olmaya aday.
Yazar, 2019’dan bu yana Türkiye’de ilk kez yapılan şarkılı kitap projesi ile de adından söz ettirmekte. Okurların kitaplarını içselleştirmesi adına her kitap özelinde yaptığı ve stüdyoda bizzat seslendirdiği şarkılar, müzik listelerinde de üst sıralarda yer almakta. Yeni kitabı Kurumsal Yılanlar için de eğlenceli ritimleri ve nüktedan sözleri ile dikkat çeken ‘’Ah Yılanlar’’ şarkısını besteleyen ve seslendiren yazar, bu single’ı da Purpleandmore Production etiketiyle tüm dijital platformlarda müzikseverlerin beğenisine sundu. Yazar ayrıca, tüm okur ve müzikseverlere ‘’Bu şarkıyı kızgın, kırgın ve stresli olduğunuz zamanlarda dinlemenizi öneririm. Özellikle oyun havası kısmında kurumsal hayatın tüm olumsuzluklarını protesto etmek için kalkıp oynamanızı da… Çünkü delirmemek için bazen delirmek gerekebilir’’ diyerek nüktedan bir mesaj da vermekte.
Dr. Banu Yüksel Kimdir?
Banu Yüksel 1975 yılında Çerkes bir ailenin ortanca çocuğu olarak İstanbul Kadıköy’de dünyaya gelmiştir. Uludağ Üniversitesi İşletme ve İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümlerinde lisans eğitimi, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi Anabilim Dalı ile Mersin Üniversitesi Kadın Araştırmaları Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimi almıştır. Ardından Conley Üniversitesi’nde Davranış Bilimleri doktorasını tamamlamıştır. 1996 yılından beri kurumsal hayatın içinde yönetim danışmanı, eğitmen ve yönetim sistemleri baş denetçisi olarak görev yapmış olan Yüksel, bu konuların yanı sıra kamu ve özel sektöre yönelik olarak Liderlik, Stratejik Yönetim, Kurumsallaşma, Performans Yönetimi ve Kişisel Gelişim alanlarında eğitimler vermekte ve danışmanlık yapmaktadır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Banu Yüksel’in Dördüncü Kitabı ‘Kurumsal Yılanlar’ Raflarda yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2024 yılında Türk bankaları arasında uluslararası piyasalardan en çok taze kaynağı Türkiye’ye getiren banka olan VakıfBank, 2025 yılında gerçekleştirdiği ilk yurt dışı borçlanma işlemiyle, ilk 4 yılı anapara ödemesiz toplam 10 yıl vadeli seküritizasyon işlemini başarıyla tamamladı. Bu işlemle, uluslararası piyasalarda Türk bankalarına duyulan güveni bir kez daha teyit eden VakıfBank, kurumsal nitelikli yatırımcılara yönelik olarak gerçekleştirilen en büyük DPR işlemine imza attı.
“Kurumsal Nitelikli Yatırımcılarla Yapılan En Büyük Tutarlı DPR İşlemi”
Seküritizasyon programı kapsamındaki işleme ilişkin açıklamada bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, işlemin önemine dair yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:
“Hatırlayacağınız üzere kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, DPR programımızın notunu 2024 yılının Eylül ayında yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmişti. Bu durum, söz konusu programa özellikle kurumsal nitelikli yatırımcıların da ilgisini artırdı. Uzun yıllar sonra ilk defa özellikle Amerika ve İngiltere’de yerleşik kurumsal nitelikli yatırımcıların yoğun ilgisi sonucu, 10 yıl vadeli 700 milyon dolar tutarındaki işlemi başarıyla gerçekleştirdik. Söz konusu işlem kurumsal nitelikli yatırımcılarla yapılan en büyük tutarlı ve en uzun vadeli DPR seküritizasyon işlemi olma özelliğiyle dikkat çekmektedir. Böylece uluslararası piyasalarda Türkiye ve VakıfBank’a duyulan güven bir kez daha teyit edilmiş oldu.”
“Bu işlem en büyük DPR bakiyesine sahip banka konumumuzu perçinledi”
VakıfBank’ın dış ticaret alanındaki güçlü konumunun ve yüksek pazar payının bu başarıyı desteklediğini de vurgulayan Üstünsalih, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin en büyük ikinci bankası olarak, ülkenin önde gelen ihracatçı firmalarıyla dış ticaret işlemlerine aracılık ediyoruz. Bu alanda son 5 yıla baktığımızda, pazar payımızın ciddi oranda arttığını görüyoruz. Bu vesileyle aracılık ettiğimiz dış ticaret işlemlerinden gelen nakit akışları, DPR seküritizasyon programımızın kapasitesini her geçen gün artırıyor. Bu işlem sayesinde, en yüksek DPR seküritizasyon bakiyesine sahip banka olarak lider konumumuzu perçinledik. Uzun vadeli, sürdürülebilir ve uygun maliyetli finansman stratejimiz doğrultusunda, dış ticaret nakit akışlarından sağladığımız gücü uluslararası piyasalarda değerlendirerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de DPR dahil diğer uzun vadeli ve uygun maliyetli yurt dışı fonlama alternatiflerini değerlendirerek uluslararası piyasalardaki en aktif Türk bankalarından biri olmayı sürdüreceğiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
VakıfBank’tan Kurumsal Nitelikli Yatırımcılara Yönelik 700 Milyon Dolar Tutarında Seküritizasyon İşlemi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Teknoloji hızla gelişirken inovasyon da şirketlerin günümüzün rekabetçi ortamında etkin bir rol alması için hayati derecede önem taşıyor.
“EcoTank’le baskı sektöründe devrim yarattık”
Uyguladıkları tüm aksiyonlarda Epson’un misyonu ekseninde hareket ettiklerinin ve verimli, kompakt inovatif stratejiler yoluyla daha iyi bir dünya yaratmaya yardımcı olmayı hedeflediklerinin altını çizen Epson META-CWA Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Suat Özsoy, “Amacımız, tüketicilerden gelen taleplere doğru çözümler sunmak. Bu kapsamda; canlı, doğal renkler sunan, enerji tasarrufu sağlayan ve eşsiz bir performans sergileyen 3 çipli LCD (3LCD) projektörler gibi inovatif ürünlere imza atmayı sürdürüyoruz. 2010’da yeniden doldurulabilir mürekkep tanklarına sahip, kartuşsuz, yenilikçi bir çözüm olan EcoTank yazıcılarımızla da baskı sektöründe devrim yarattık. Bu yenilikle, tek kullanımlık mürekkep kartuşlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırarak plastik atığı azalttık ve tüketicilere üç yıla kadar yetecek mürekkep sağlarken önemli ölçüde maliyet tasarrufu sunduk. İnovatif çözümümüzle, milyonlarca pound değerindeki plastiğin çöpe atılmasını önleyerek müşterilerimize hem çevresel hem de ekonomik açıdan daha sürdürülebilir bir seçenek geliştirdik.” diyor.
“Şirketler, kurumsal bir inovasyon kültürü oluşturmalı”
Rekabet, hızlı teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici beklentilerinin inovasyondaki temel itici güçler olduğunu belirten Suat Özsoy, “Rekabette söz sahibi olmak için şirketler, yapay zekâ gibi teknolojileri benimsemeli ve müşterileriyle olan iletişimlerini güçlendirmeliler. Ayrıca, kurumların Ar-Ge’ye yatırım yapmaları ve kurumsal bir inovasyon kültürü oluşturmaları da büyük önem taşıyor. İşletmeler, yeniliklere yatırım yaparken kaynak kısıtlamaları, risk faktörü ve değişime karşı piyasa direnci gibi zorluklarla sıklıkla karşı karşıya kalabiliyor. Bu engeller, güçlü bir inovasyon stratejisi, liderlik yaklaşımı ve ‘hesaplanmış riskler’ alma isteğiyle aşılabilir.” açıklamasında bulundu.
“Ar-Ge’ye günde 1,14 milyon euro yatırım yapıyoruz”
Epson META-CWA’da misyonlarının inovasyon ekseninde müşterilere daha iyi hizmet eden yaratıcı ürünler sunmak olduğunun altını çizen Özsoy, “Yaratıcılığa açık inovatif yaklaşımları benimsemek markamızın kimliğinde önemli bir konumda bulunuyor. Epson olarak globalde, Ar-Ge’ye günde yaklaşık 1,14 milyon euro ve sürdürülebilirliği daha da ileriye taşımak, 2050 yılına kadar karbon-negatif ve yeraltı kaynaklarından arınmış hale gelmek için 770 milyon euronun üzerinde yatırım yapmaktayız. Kurumumuz, 2024 Red Dot Tasarım Ödülleri’nde, insanların hayatlarını ve toplumu zenginleştiren tasarımlar sunan ‘Ürün Tasarım Kategorisinde’, ‘En İyinin En İyisi Ödülü’ de dahil olmak üzere birden fazla ödüle layık görüldü. Yatırımlarımızın karşılığını almak bizleri çok mutlu ediyor.” dedi.
“Dünyamızı koruyan, sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz”
Yeniliğe odaklanmanın yalnızca tüketiciler için değil aynı zamanda dünyamız için de uzun vadeli hedeflere ulaşmak anlamında çok önemli olduğunu vurgulayan Epson META-CWA Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Suat Özsoy, “Japon kültüründen ilham alan köklerimiz, Sho-Sho-Sei (kompakt, hassas ve verimli) ve Monozukuri (üretim sanatı ve bilimi) ortak felsefelerimize bağlı kalarak sınırlı kaynaklardan sıra dışı ürünler üretme geleneğine dayanıyor. Ürün inovasyon stratejimizin temel taşı olarak sürdürülebilirliği benimsiyoruz. Bugüne dek çevresel etkiyle ilgili sorunlara çözümler ürettik ve tüketicilerin çevre bilincine sahip teknoloji çözümlerine olan talebini karşıladık. ‘Micro Piezo’ teknolojimizle çalışan ısısız mürekkep püskürtmeli yazıcılarımız lazer teknolojisine kıyasla enerji tüketimini ve karbondioksit emisyonlarını yüzde 83’e kadar azaltıyor. Mürekkep enjeksiyon sürecinden kaynaklanan ısıyı ortadan kaldırarak enerji kullanımını azaltan çözümümüz, güvenilirliği artırırken baskı süresini de hızlandırıyor. Isısız teknoloji, atığı en aza indirirken çeşitli malzemeler üzerinde yüksek kaliteli baskı yapılmasını sağlayarak evlerde, iş yerlerinde sürdürülebilir ve verimli baskı için yeni bir standart belirliyor.” şeklinde sözlerini sürdürdü.
“Globalde faaliyet gösteren kurumlar arasında sürdürülebilirlikte en iyi yüzde 1 arasındayız”
Epson tarafından geliştirilen tüm ürünlerin hem bireylerin hem de işletmelerin beklentilerini karşılarken markanın sürdürülebilirlik hedeflerine de uyum sağladığını belirten Özsoy, “Bu stratejimiz paralelinde kısa süre önce EcoVadis’ten sürdürülebilirlik konusunda platinum derecesi aldık. Bu derece bizi sürdürülebilirlik alanında sektörümüzde faaliyet gösteren şirketler arasında globalde en iyi yüzde 1’i arasına yerleştirdi. Müşterilerimizin daha sağlıklı bir çevre inşa etme taahhüdümüze destek olarak bizi tercih etmelerinden gurur duyuyoruz. Çeşitli şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği yaparak açık inovasyonu aktif olarak desteklemeyi sürdürüyoruz. Topluma ve insanların hayatına değer katmak ve daha iyi bir dünya inşa etmeye yardımcı olmak için inovasyonun gücüne inanıyoruz; bu nedenle teknolojinin tüketiciler, işletmeler ve dünyamız için yapabileceklerini hayal etmeye devam ediyoruz. Rekabette öne çıkmak isteyen şirketler, inovasyonu müşteri odaklı, dinamik bir süreç olarak benimsemeli. Tüketici ihtiyaçları ve teknolojik gelişmeler hızla değişiyor ve gelişiyor. Böylesine aktif bir ortamda inovasyona öncelik veren şirketler geleceği şekillendirmede öncü bir rol üstlenecek.” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnovasyon geleceği şekillendirecek; şirketler, kurumsal bir inovasyon kültürü oluşturmalı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşlarından Darüşşafaka Cemiyeti, tam 161 yıldır “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 2013 yılından bu yana kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporu hazırlatarak yönetiminin şeffaflığını, hesap verebilirliğini ve sürdürülebilirliğini belgeleyen Darüşşafaka Cemiyeti, bu yıl da notunu 9,89’a yükselterek yine zirvenin tek sahibi oldu.
Kobirate Uluslararası Kredi Derecelendirme ve Kurumsal Yönetim Hizmetleri A.Ş. tarafından gerçekleştirilen derecelendirmenin metodolojisi; “pay sahipleri”, “kamuyu aydınlatma” ve “şeffaflık”, “menfaat sahipleri” ile “yönetim kurulu” başlıkları altında yapılan değerlendirmelere dayanıyor. Bu başlıklar altında yer alan 302 kriterin analizi sonucunda, ilgili kuruluşların kurumsal yönetim derecelendirme notları 10 üzerinden değerlendiriliyor.
Darüşşafaka Cemiyeti söz konusu derecelendirmeye her yıl tabi olarak, her yaştan binlerce bağışçısına karşı şeffaflığı en büyük sorumluluk olarak görüyor ve bu ilkelere önemli ölçüde uyum sağladığını ortaya koyuyor. Maddi durumu yetersiz, babası ve/veya annesi hayatta olmayan başarılı çocukların geleceğine ışık tutan Cemiyet, güvenilir ve sürdürülebilir yönetim anlayışıyla, ülkemize ve topluma katkıda bulunmaya devam etmeyi hedefliyor.
En yüksek nota sahip STK
Türkiye’nin kurumsal yönetim derecelendirme çalışması yaptıran ilk sivil toplum kuruluşu olmanın ve her yıl notunu yükseltmenin haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç, “Darüşşafaka Cemiyeti olarak, ‘şeffaflık’, ‘hesap verebilirlik’ ve ‘sürdürülebilirlik’ ilkelerini benimsiyor; bu ilkelerin getirdiği sorumluluk bilinciyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hayırsever milletimizin Cemiyetimize yaptığı her kuruş bağışı, ülkemizin toplumsal kalkınmasına ve çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olmasına yönelik en doğru şekilde değerlendirmeyi en önemli görevimiz olarak görüyoruz. 2013 yılında 8,40 puanla başlayan kurumsal derecelendirme yolculuğumuzda, bu yıl notumuzu 9,89’a yükselterek zirvedeki yerimizi korumanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’de şu anda en yüksek nota sahip sivil toplum kuruluşu olsak da bununla yetinmiyoruz. Bu başarıyı her yıl daha da yukarıya taşımak için üzerimize düşeni yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Darüşşafaka Cemiyeti, kurumsal derecelendirme notuyla yine zirvenin sahibi oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>