?>
?>
Yetişkin ve çocuk kıyafetlerinden ayakkabılara kadar geniş bir yelpazeye sahip olan tekstil ürünlerini, ihtiyaç sahibi vatandaşlar 2. El Giysi Bankası’na gelerek temin edebiliyor. Narlıdere Belediyesi, bu projeyle hem ekonomik zorluklarla mücadele eden yurttaşlara destek oluyor hem de israfın önüne geçerek sürdürülebilir bir sosyal destek ağı oluşturuyor.
2. El Giysi Bankası’na destek vermek isteyen vatandaşlar, kullanılabilir durumdaki ikinci el ya da yeni kıyafetleri Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi içerisinde bulunan Pakize Ateş Kadın Danışma Merkezi’ne teslim edebiliyor. Detaylı bilgi almak isteyenler ise 0232 239 73 00 numaralı telefonu arayarak gerekli yönlendirmelere ulaşabiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Narlıdere Belediyesi, 2. El Giysi Bankası ile ihtiyaç sahipleriyle duyarlı vatandaşlar arasında dayanışma köprüsü kuruyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Hyundai ayrıca, fabrikalarını simüle etmek için fiziksel AI ve dijital uygulamaları geliştirmek amacıyla NVIDIA Omniverse platformunu kullanacak. Bu sayede üretim verimliliğini ve kalitesini iyileştirecek olan Hyundai ayrıca maliyetleri düşürmeye de ağırlık verecek. Bu ortaklıkta AI robotlarını geliştirmek ve güvenli bir şekilde konuşlandırmak için NVIDIA Isaac robot geliştirme platformu da kullanılacak. Her iki taraf da güvenli ve güvenilir otonom sürüş teknolojisi ve robotik sistemleri için sanal simülasyon ortamları oluşturmak üzere yakın bir şekilde çalışacak. Bu ortaklıkla beraber daha güvenli ve daha akıllı araçların hazırlanması sağlanırken aynı zamanda üretimde de daha yüksek verimlilik ve kalite ön planda tutulacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hyundai Geleceğin Mobilitesi için NVIDIA ile Ortaklık Kuruyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kış mevsiminin gelişiyle birlikte gözlerde; yanma, batma, yabancı cisim hissi, kızarıklık, sulanma, gün içinde bulanık görme veya göz yorgunluğu gibi göz kuruluğu şikayetlerinin arttığını belirten Dünyagöz Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “Havaların soğumasıyla birlikte kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirmeye başlıyoruz. Bulunduğumuz ortamlarda da klima, kalorifer gibi ısıtıcıların etkisiyle nem oranı düşüyor. Dışarıda geçirdiğimiz süre azalmakla birlikte açık alanlarda vakit geçirsek dahi çoğunlukla yüzümüze ve gözlerimize direkt etkisi olan ısıtıcılar altında zaman geçiriyoruz. Bu ısıtıcılar da göz yüzeyimizi kaplayan göz yaşı film tabakamızın hızla buharlaşmasına neden oluyor. Soğuk ve rüzgarın da buharlaşmayı arttırıcı etkisi olduğunu biliyoruz. Yine kış aylarında daha az terliyoruz, daha az sıvı harcıyoruz ve susama mekanizmamız daha az çalışıyor. Bu da az su içmemize ve vücudumuzun su oranının azalmasına neden oluyor. Nasıl az sıvı tükettiğimizde cildimiz kuruyorsa göz yaşımızın da su içeriği azalarak gözlerimizin kuruma riski artıyor” diyerek sözlerine devam etti.
“Kış ayında güneş gözlüğü kullanımı önemli”
Göz kuruluğundan korunmak için alınması gereken önlemleri belirten Dünyagöz Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “Bulunduğumuz ortamın nem oranını düzenlemek; göz kuruluğunu önlemek için en önemli faktörlerden birisi. Kalorifer peteklerine takılan nemlendirici cihazlar veya ortam nemlendiriciler bu konuda oldukça faydalı. Özellikle gece uyuduğumuz odanın nem oranı; sabah oluşabilecek göz kuruluğu şikayetlerini önlemek açısından önemli. Gün içinde su tüketimine dikkat etmeli, en az 2 litre su içmeye özen göstermeliyiz. Kış aylarında da dışarıda güneş gözlüğü takmak alınabilecek diğer önlemlerden bir tanesi. Güneş gözlüğü takmak hem güneşin kış aylarında da var olan ultraviyole hasarı oluşturma potansiyelini azaltmakta hem de rüzgâr ve soğuğa karşı bir bariyer etkisi oluşturarak göz yaşının buharlaşmasını engellemektedir. Bisiklet ve motosiklet kullanıcılarında rüzgâr maruziyetine bağlı; sulanma başta olmak üzere kuru göz şikayetlerinin çok arttığını gözlemliyoruz. Bu şikayetlerin azalması için mutlaka kask kullanılması ve seyir halindeyken vizörün kapalı olması da önem arz etmekte” dedi.
Göz sağlığında muayene şart
Tüm bunların yanında hali hazırda bir kuru göz teşhisi aldıysak ve kullandığımız ilaçlar mevcutsa kış döneminde de bunların ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Hacıağaoğlu, “İlaç kullanımına rağmen şikayetlerde artış olduysa suni göz yaşı damlaların daha sık damlatılması, gözlerin sık dinlendirilmesi, ekran maruziyetinin azaltılması alabileceğimiz diğer önlemlerden. Ancak tüm bu önlemlere rağmen göz kuruluğu şikayetleri başladıysa veya artıyorsa mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurmalı detaylı muayene olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Havaların Soğumasıyla Birlikte Göz Yaşımız Kuruyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>6 Şubat tarihindeki Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkımın meydana geldiği Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde Emrah-Zeynep Şenen çiftinin tek katlı müstakil evleri de zarar gördü. Deprem gecesi aile 4 çocuklarıyla birlikte panikle dışarı kaçtı. Bu sırada bahçede yaklaşık 3 metre yüksekliğindeki bahçe duvarı 13 yaşındaki 7. sınıf öğrencisi İbrahim Halil Şenen’in üzerine yıkıldı. Yıkıntıların arasından çıkarılan çocuk, ancak birkaç gün sonra bir sağlık kuruluşuna götürülebildi. Yapılan tedavide bel bölgesinde kırıklar oluşan Şenen’e, korse takılarak tekerlekli sandalye verildi. Tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren Şenen, desteksiz sadece birkaç adım atabiliyor. Gününün büyük çoğunluğunu tekerlekli sandalyede geçiren Şenen, yeniden arkadaşları gibi koşup oynamak ve okula gidebilmek için tedavi yardımı bekliyor.
Oğlunu yalnız bırakmayan anne Zeynep Şenen, depremden yaklaşık bir ay önce safra kesesinden ameliyat olan İbrahim’in o gece uyuyamadığını hatırlattı.
“Uzun süredir tedavi ettiremiyoruz”
6 Şubat’ta sallantıyla uyandıklarını anlatan Şenen, “Sarsıntı durmadı eşim ve ben çocuklarımızı dışarı çıkarmaya çalıştık. Eşimin üzerine kapı kapanınca İbrahim’in elini bırakıp geriye gittiğimde, dışarı yönelen oğlumun üzerine duvar çöktü. Oğlumu kurtardık 3 gün boyunca yaralı şekilde arabada yattık. Adana’ya gittik, daha sonra Samsun’a sevk edildik. 25 gün çelik korse ile İbrahim hastanede yattı. Riskli olduğu için ameliyata almadılar. 4-5 ay sırt üstü yatarsa kaynama olacağını söylediler. Oğlumun okul hayatı yarım kaldı. Oğlumun tedavisi için gerekli bir şey yapamıyoruz. Uzun süredir tetkiklerini yaptıramadık. Belinde ağrılar var. İmkanlarımız kısıtlı” dedi.
Şenen, oğlunun iyi bir tedavi olup, eskisi gibi yürüyüp koşmasını istediğini sözlerine ekledi.
“Yürümek istiyorum”
Arkadaşlarını uzaktan izleyen İbrahim Halil Şenen, “Deprem gecesi dışarı çıkarken, hava birden aydınlandı. Savruldum ve duvar üstüme yıkıldı. Annemler beni çıkardı, yürüyemiyordum. Belim ve ayağımda ağrılar vardı, alnımdan kan akıyordu. Dışarı çıktık her yer kötüydü. Şimdi zor oturuyorum, yürüyemiyorum. Eskisi gibi yürüyüp, koşmak, top oynamak, arkadaşlarımla gezmek istiyorum. Okuluma da geri dönmek istiyorum” ifadelerini kullandı. – HATAY
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel