?>
?>
Nevşehir Belediyesi ve hayırseverlerin katkılarıyla düzenlenen Gönül Sofrası organizasyonunda binlerce kişilik iftar sofraları kurulurken iftar çadırı her kesimden insanı ağırlamaya devam ediyor.
Bugün düzenlenen hayr yemeğine katkı sağlayan hayırsevere Gönül Sofrasına verdiği katkıdan dolayı teşekkür eden Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı “Ramazan, sadece iftar saatini beklemek değil; iyiliği çoğaltmak, gönülleri buluşturmak ve sofraları kardeşlikle donatmaktır. Bu güzel sofralarda bir araya gelmemize vesile olan her el, aslında büyük bir iyiliğin parçasıdır. Bu iyiliğe katkı sunan Ethem Kurt’a teşekkür ediyorum. Varsın sofralar kurulsun, ekmekler bölünsün, dualar hep birlikte yükselsin” diye konuştu.
300 Paket Lokma Tatlısı Dağıtıldı
Nevşehir Belediyesi ekipleri tarafından 2000 Evler Mahallesi ve Cevher Dudayev Mahallesi’nde Ramazan ayının manevi iklimine uygun lokma tatlısı ikramı yapıldı. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın talimatları doğrultusunda 2000 Evler Mahallesi’nde bulunan First Class kahvehanesi ve pazaryeri içinde bulunan kahvehane ile Cevher Dudayev Mahallesi’nde bulunan Eczacılar Lokali’nde özenle paketlenmiş olarak Nevşehirli vatandaşlara lokma ikramı yapıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ramazan Ayı’nın Manevi İklimi Doyasıya Yaşanıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı “Teravih Buluşmaları” kapsamında Yazır
Mahallesi Beyazıt Camii’nde vatandaşlarla buluştu.
Selçuklu’da Ramazan Ayı’nın manevi coşkusu “Teravih Buluşmaları” ile yaşanmaya devam ediyor.
Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Yazır Mahallesi Beyazıd Camii’nde kılınan Teravih
namazı sonrası vatandaşlarla bir araya geldi.
Vatandaşların Ramazan Ayını tebrik eden Başkan Pekyatırmacı, onlardan gelen istek ve önerileri
dinledi. Başkan Pekyatırmacı’ya AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı da eşlik etti.
Başkan Pekyatırmacı,“ Ramazan Ayı’nın güzelliklerini hep birlikte yaşıyoruz”
Ramazan’ın rahmet, bereket ve kurtuluş ayı olduğunu söyleyen Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet
Pekyatırmacı, “Allah’a olan kulluk şuurunu derinden hissettiğimiz, milli birlik ve beraberliğimizin
pekiştiği bir ay olan Ramazan’da sabrın ve yardımlaşmanın en güzel örneklerini yaşıyoruz. Ramazan
ayında Konyamızda büyük bir coşku yaşanır ve yardımlaşma duyguları en üst seviyeye ulaşır.
Hamdolsun bu coşku evlerde, işyerlerinde, ibadethanelerde ve şehrin her yerinde hissediliyor ve bu
mübarek ayın manevi atmosferi her yıl olduğu gibi bu yıl da tüm şehri sarıyor. Şehir olarak oruç ile
sabrın ve şükrün; iftar sofraları ile bereketin ve paylaşmanın; teravih namazları ise birliğin ve
beraberliğin en güzel örneklerini yaşıyoruz. Bizler de her gün farklı bir mahallede Teravih Namazını
birlikte kıldığımız hemşehrilerimizin Ramazan bereketine ortak oluyor, aramızdaki dayanışma ruhunu
daha da güçlendiriyoruz. Bu mübarek ayın, maneviyatımıza ve gönül dünyamıza güzellik katmasını,
birlik, beraberlik ve kardeşliğimize katkı sunmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Selçuklu’da ramazan’ın manevi çoşkusu teravih buluşmalarıyla yaşanmaya devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ekonomik zorluk yaşayan vatandaşlara destek olmaya devam eden Büyükşehir Belediyesi, Halk Kart, beslenme yardımı, kırtasiye yardımı, emeklilere nakdi yardım, sağlık giderleri yardımı, okul kıyafeti yardımı ve afet yardımı gibi çeşitli aynî ve nakdî yardımlarla vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi son üç ayda 7 Milyon 312 Bin TL sosyal destek sağlayarak vatandaşların ekonomilerine katkı sağladı. Ayrıca çocuklar için gündüz bakımevleri, yaşlılar için 100 Yaş Evleri, engelliler için kısa mola ve çeşitli atölye hizmetleri de sunulmaya devam ediliyor.
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin son üç ayda yaptığı sosyal yardımlar, toplam 47 Milyon 504 bin 413 TL’ye ulaştı.
Buna göre yardımların dağılım ise şöyle:
Ayrıca mahalle muhtarlarıyla düzenli olarak yapılan bilgilendirme toplantıları sayesinde sosyal yardımların ihtiyaç sahibi vatandaşlara daha hızlı ulaşması sağlanıyor.
Büyükşehirden 65 Yaş ve Üzeri Vatandaşlara 40 Milyon TL Ulaşım Desteği
Muğla Büyükşehir Belediyesi, son üç ayda Muğla ili genelinde toplu taşıma desteğini genişleterek önemli bir sosyal yardım gerçekleştirdi. Belediye, MUTTAŞ (Muğla Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma Anonim Şirketi) ve Özel Toplu Taşıma Araçları (ÖTTA) ortaklığında 65 yaş ve üzeri vatandaşlar ile 60-65 yaş aralığındaki vatandaşlar ve öğretmenler için toplamda 40 Milyon 470 Bin 186 TL değerinde ulaşım desteği sağladı.
Belediyenin başlattığı bu uygulama, toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli yararlanarak yaşlı vatandaşların ve öğretmenlerin şehir içi ulaşım ihtiyaçlarını desteklemeyi amaçlıyor. Özellikle Muğla genelinde artan toplu taşıma talebine yönelik yapılan bu destek ile sosyal yardım ve hizmetleri geliştirme hedefleniyor.
Büyükşehrin Atölyelerinden 1883 Vatandaş Faydalandı
Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki sosyal hizmet atölyeleri vatandaşlara farklı alanlarda kurs imkânı sunuyor. Engelli bireylerin sosyal hayata katılımını artırmak amacıyla ailelere kısa mola desteği ve engelli vatandaşlara araçla nakil hizmeti veriliyor. Menteşe, Fethiye ve Yatağan’da açılan 0-6 yaş arası çocukların faydalanabileceği gündüz bakımevleri ile eğitim desteği sağlanıyor. 60 yaş üstü vatandaşların sosyalleşebileceği 100 Yaş Evleri ise vatandaşlara çeşitli kurslarla keyifli vakit geçirme imkânı sağlıyor. Son üç ayda kadınlar ve çocuklar için düzenlenen atölyelerden toplam 1883 vatandaş yararlandı.
Başkan Aras: “Vatandaşlarımıza sosyal desteğimizi artırarak devam ettireceğiz”
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yardımların sosyal belediyecilik anlayışının bir gereği olduğunu belirterek, “Enflasyonist bir ortamda vatandaşlarımız geçim sıkıntısı çekiyor. Biz de vatandaşlarımıza destek olmak için tüm imkânlarımızı kullanıyoruz. Eğitimden sağlığa, beslenmeden barınmaya kadar Büyükşehir Belediyesi olarak ihtiyaç sahibi ailelerimizin, öğrencilerimizin, emeklimizin, engelli kardeşlerimizin her anında yanında olmaya, onların yüzlerini güldürmeye devam edeceğiz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Aras; “Vatandaşlarımızın Maddi Manevi Yanındayız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Prof. Dr. Reşat Öngören:
“Sağlık kurumlarında yakınlarının yanında olamadığı durumlarda hiç olmasa bir din görevlisinin hastaya refakat etmesi ve onu dualarla, tevhitlerle uğurlaması güzel olur. Bu hususta hukuki bir düzenleme yapılmalı.”
Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, ölüm ve yas konusunu değerlendirdi.
Kur’an-ı Kerim insanın dünyaya geliş sebebini anlatıyor…
İnsanın dünyadaki gelişiminin kendi iradesinin dışında ve ölümün kaçınılmaz bir olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Reşat Öngören, “İnsanoğlu kendi isteğine bağlı olmadan dünyaya gelmekte ve belli bir süre yaşadıktan sonra ölümü tatmaktadır. Kur’an-ı Kerim insanın dünyaya geliş sebebini güzel kulluk ile sonsuz hayat için hazırlık ve sınav olarak açıklar. Bu dünyada iyilik yapanlar ahirette iyilikle, kötüler ise sıkıntılı bir yaşamla karşılaşacaktır. Peygamber Efendimiz ölen insanlardan inançlı ve iyilik sahibi olanları ‘istirahate çekilenler’, kötüleri ise ‘ölümü sebebiyle insanların rahata erdiği kimseler’ şeklinde ikiye ayırmış ve ‘Mümin öldüğü andan itibaren dünyanın meşakkati, elem ve eziyetlerinden kurtulmuş olur. Kâfir veya kötülükte ısrarcı olan kimse öldüğünde ise insanlar, ülkeler, çevre ve bütün canlılar onun şerrinden kurtulmuş olur’ buyurmuştur.” dedi.
“Bazıları ölmeden cennetteki yerini görüp sevinirler!”
Kötülükten sakınıp iyilik ve güzellikleri yaşayarak ve yaşatarak “Allah dostu” olma özelliğini kazananlar için ölümün korkulacak bir durum olmaktan çıktığını anlatan Prof. Dr. Reşat Öngören, “Hatta ölümle Dosta kavuşacak olmanın sevincini gönüllerinde hissetmeye başlarlar. Bunlardan bazıları ölürken tebessüm eder, bazıları sevincinden uçacakmış gibi coşar, bazıları vefat ettikten sonra hayat belirtileri gösterir, bazıları ölmeden cennetteki yerini görüp sevinirler. O yüzden Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî gibi birçok Allah dostu ölmeyi ‘şeb-i arûs’ olarak, yani düğün gecesi sevgiliye kavuşma şeklinde ifade etmişlerdir. Böyle bir ölüm esasen yeni bir doğum anlamına gelmektedir.” diye konuştu.
Ölmek üzere olan kimsenin son anlarını huzur içinde geçirmesi için ne yapmalı?
Prof. Dr. Reşat Öngören, ölmek üzere olan kimsenin son anlarını huzur içinde geçirmesiyle ilgili şunları dile getirdi:
“Ölmek üzere olan kimsenin son anlarını huzur içinde geçirmesi için gerekli ortamın hazırlanması gerekir. Allah’a kavuşmak üzere olduğundan ölüm döşeğinde iken yanında sevdiği kişilerin bulunması, yumuşak ve hafif bir sesle kelime-i tevhidin (Lâ ilâhe illallah) tekrar edilmesi tavsiye edilmiştir. Bununla birlikte pek çok kişinin evinde sevdiklerinin yanında değil de sağlık kurumlarında ruhunu teslim ettikleri bilinmektedir. O yüzden sağlık kurumlarında yakınlarının yanında olamadığı durumlarda hiç olmasa bir din görevlisinin hastaya refakat etmesi ve onu dualarla, tevhitlerle uğurlaması güzel olur. Bu hususta hukuki bir düzenlemenin yapılmasına şiddetle ihtiyaç olduğunu belirtmeliyim.”
Yas süreci nasıl olmalı?
Dinimizin bizden ölüm ve benzeri musibetler karşısında sabırlı ve metanetli olmamızı istediğini dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Doğum ve yaşam gibi ölümü de tabii karşılayarak takdire rıza göstermek ve ölüm hâdisesinden ahiret için ders çıkarmak gerekir. İnsan sevdiği bir kimseyi kaybedince tabii ki üzülür; inleyip sızlayarak ağlar. Ancak feryat ve figanlarla taşkınlık yapmak uygun değildir. Peygamber Efendimiz hüzünlenerek ağlamanın normal insanî bir tavır olduğunu, yanaklarını dövmek, yakalarını yırtmak gibi aşırılıkların doğru olmadığını belirtmiştir. O yüzden ağlarken saçları yolma, üst baş yırtma, yüz göğüs paralama, başa kül savurma, diz dövme, karalar giyme, feleğe küfretme gibi hal ve hareketler günah sayılarak yasaklanmıştır.” şeklinde konuştu.
Tâziyede nasıl baş sağlığı dilenir?
Taziye konusuna da değinen Prof. Dr. Reşat Öngören, şunları dile getirdi:
“Tâziye, yakını vefat eden kimseleri sabır ve metanet göstermeye teşvik etmeyi, baş sağlığı dilemeyi, onları teselli edip acılarını paylaşmayı ifade eder. Hz. Peygamber’in (a.s.) yakını ölenleri ‘Veren de alan da Allah’tır; O’nun katında her şeyin belli bir vakti vardır’ şeklinde teselli ettiği bilinmektedir. Ölen hakkında, ‘Allah rahmet eylesin; mekânı cennet olsun, Allah kusurlarını bağışlasın’ gibi sözlerle dua edilmelidir. Ayrıca ‘Geride kalanların başı sağ olsun; Allah sabırlar versin; kalanlara Allah hayırlı uzun ömürler versin; Allah başka acı göstermesin; ölenle ölünmez er geç hepimiz öleceğiz; Allah iman nasip etsin’ gibi cümlelerle ölenin yakınları da teselli edilir.”
Ölenin hakkında çirkin sözler söylenmemeli!
Prof. Dr. Reşat Öngören, ölenlerin Peygamber Efendimizin emrine uyarak güzel hâtıralarıyla ve iyilikleriyle yâd edilmesi ve hakkında çirkin sözler söylenmemesi gerektiğine de işaret ederek, “Yine Peygamber Efendimizin tavsiyesi gereği cenaze evine yemek götürülmelidir. Ölünün ardından tasavvuf büyüklerinin yetmiş bin adet tevhid (Lâ ilâhe illallah) okuyarak ‘tevhid hatmi’ yaptıkları ve sevabını ölüye bağışladıkları bilinmektedir. Ayrıca dualar etmek, Kur’an okumak ve okutmak oldukça sevap ve ölü için yararlı olmakla birlikte bunların özellikle yedinci, kırkıncı ve elli ikinci gününde yemek vererek, helva dağıtarak yapılması sonradan ortaya çıkmış şeylerdir.” şeklinde de sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık kurumlarında ölüm anında manevi destek verilmeli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>