?>
?>
YOĞUN KATILIM VARDI
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Hz. Mevlana’nın vuslatının 751. yıldönümü münasebetiyle “Yâd-ı Mevlana” programı düzenledi. Uluslararası Mevlana Vakfı ile Süleyman Demirel Kültür Merkezi Büyük Sahne’de ortaklaşa gerçekleştirilen programa vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Murat Yavuz, Hz. Mevlâna’nın 23. kuşak torunu ve Uluslararası Mevlâna Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Azra Çelebi Kumcuoğlu ve çok sayıda Kocaelili programa katılım sağladı.
SEMA MUKABELESİ YAPILDI
Azra Çelebi Kumcuoğlu’nun mukabele ve gerçekleştirilecek ritüellerle ilgili bilgi aktarımı yaptığı programda Mevlevi dervişlerinin katılımı ile aslına uygun sema mukabelesi gerçekleştirildi. Sema mukabelesinin bir dua olduğunu ve gösteride alkış olmamasını isteyen Kumcuoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ev sahipliği yapmasından dolayı teşekkür etti.
“ANADOLU GÖNÜL İNSANLARININ YURDUDUR”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ise, “Anadolu’muz, erenlerin, âriflerin, âlimlerin, ozanların, abdalların, şairlerin, gönül insanlarının yurdudur. Gönül insanlarının bol ve bereketli olarak yetiştiği bu topraklar, insanlık düşün tarihine çok ciddi katkılar sunmuş, faziletin, erdemin, merhametin, sevginin ve aşkın ne olduğunu, nasıl olduğunu, yaşayarak ve yaşatarak göstermiştir” dedi.
“İNSANİ DEĞERLERİMİZİ YAŞATIYORUZ”
Berna Abiş ayrıca, “Sadece kendi çıkarı için yaşayan modern insan, insani değerlerden uzaklaştıkça aslında kendi kuyusunu kazımakta, kendi hazin sonuna yaklaşmaktadır. İşte tam da bu noktada bizim Mevlana’mız, Yunus’umuz, Hacı Bektaş’ımız ve Anadolu irfanımız devreye girmekte, insana insan olduğunu hatırlatmaktadır. Yaratılanı Yaratan’dan ötürü seven bir medeniyetin evlatları olarak, insani değerlerimizi tıpkı yüzyıllar öncesinde olduğu gibi bu gün de yaşıyor, yaşatıyoruz” ifadelerini kullandı.
“MİLLİ MANEVİ DEĞERLERİ ÖNCELİYORUZ”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak milli manevi değerleri önceleyerek çalıştıklarını söyleyen Abiş, “Bu yöndeki tüm çalışmaları da destekliyoruz. Bu vesile ile tüm Anadolu erenlerini rahmet ve minnetle anıyorum. Vefatının 751. yılında Mevlana Celaleddin-i Rumi’yi anma etkinliği kapsamında programa emek veren tüm arkadaşlarımızı kutluyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mevlana aşkı salona sığmadı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Himmet Konur’un yaptığı panelde konuşmacı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Gökbulut, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamide Ulupınar, EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nuriye İnci yer aldı.
Etkinlik, Hafız Eray Çakmak tarafından gerçekleştirilen Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından, EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu, Arş. Gör. Yakup Selim Şenel yönetiminde tasavvuf müziği dinletisi gerçekleştirildi.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, “Öncelikle, herkese Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın selam ve saygılarını iletiyorum. Hz. Mevlana, söylenmesi gereken pek çok şeyi Mesnevi eserinde bizlere iletmiştir. Şeb-i Arus, her sene ülkemizin çeşitli noktalarında anılıyor ve bu vesile ile Hz. Mevlana’nın fikirleri, duyguları ve düşünceleri bizlere iletiliyor. Bizler de Ege Üniversitesi olarak bu etkinlikte Mevlana’yı anıyoruz. Panelin düzenlenmesinde emeği geçen tüm hocalarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.
“Bizi medeniyetin ön saflarına taşıyan kişi Mevlana’dır”
Panel moderatörü Prof. Dr. Himmet Konur, “Geriye dönüp baktığımızda biz insanlık tarihinde medeniyet yarışında hep ileride olduğumuzu görürüz. Bugün arzu ettiğimiz yerde değilsek de o yarıştan hiçbir zaman kopmadık, yine yarışa devam ediyoruz ve ön sıralarda yer alabilmek için de elimizden geldiğince çaba sarf ediyoruz. O günlerde bizi medeniyetin ön saflarına taşıyan en önemli şahsiyetlerden birisidir Mevlana. Dolayısıyla onun, bizim inşa edecek olduğumuz medeniyetin temellerinde önemli bir yeri vardır” diye konuştu.
Mevlana’nın hayatını çeşitli görüşlerinin felsefesiyle anlatan Prof. Dr. Süleyman Gökbulut, “Kendi hayat hikâyesini üç kelimeye sığdıran Mevlana, ‘Ömrümün özeti üç kelimeden fazla değil; hamdım, piştim, yandım’ demiştir. Bu üç kelime aslında onun hayat hikâyesini, tasavvufi olgunluğunu, manevi kemalini anlatmaya yetiyor.” dedi.
“Mevlana dinin dinamik özünü bize tanıtır”
Dr. Öğretim Üyesi Nuriye İnci, “Şüphesiz Mevlana gibi şahsiyetlerin mesajlarının çağları aşarak bugüne ulaşmasının nedeni; onların insan, kainat ve Allah arasındaki ilişkiyi özgür bir şekilde yorumlayabilmeleri ve söylediklerini insanların ortak hissiyatına dayandırmayı başarabilmeleridir. Diğer yandan Mevlana’nın, dini, sadece kalıplarıyla değil gerçekten dinamik özüyle de bizlere tanıtmış olması önemli bir yönüdür” diye söyledi.
Mevlevi geleneğinde önemli bir yeri olan ‘semâ’nın, içerisinde birçok manayı barındıran bir zikir olduğunu belirten Prof. Dr. Hamide Ulupınar, “Mevlana, devrinde belli bir icra planına bağlı olarak değil de daha çok doğaçlama tarzda semâlar yapılmıştır. Mevlana, ahenkli bir ses işittiğinde, güzel bir name duyduğunda veya dini toplantılarda semâ etmiştir yani zikretmeye başlamıştır. Sema, Mevleviliğe ait bir ibadet türü ve zikirdir” dedi.
Panelin sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan tarafından Prof. Dr. Himmet Konur, Prof. Dr. Süleyman Gökbulut, Prof. Dr. Hamide Ulupınar, Dr. Öğr. Üyesi Nuriye İnci, Arş. Gör. Yakup Selim Şenel’e teşekkür belgesi takdim edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mevlana Celaleddin-i Rumi vefatının 751’inci Yılında Ege Üniversitesinde anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Panelin moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Himmet Konur üstlenecek. Panel kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Gökbulut “Üç kelimeye Sığan Bir Ömür: Mevlânâ’nın hayat Hikayesi”, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamide Ulupınar, “Tasavvufi Sembolizm Açısından Mevlevi Sema Ayini”, EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nuriye İnci ise “Eles’ten Evet’e: Mevlana’nın İnsan ve Varlık Tasavvuru” başlıklı sunumlarını gerçekleştirecek.
Etkinlikte ayrıca EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından, Arş. Gör. Yakup Selim Şenel yönetiminde bir müzik dinletisi gerçekleştirilecek.
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, 1207-1273 yılları arasında yaşamış din alimi, tasavvufçu, ilahiyatçı ve şair Mevlânâ bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan ülkesinin Belh şehrinde dünyaya geldi. Hazreti Mevlânâ, babası Horasan’ın büyük alimlerinden olan Bahaeddin Veled, annesi Mümine Hatun, kız kardeşi Fatıma Hatun, ağabeyi Alaaddin Muhammed ile yaklaşan Moğol istilası ve dönemin siyasi olayları nedeniyle Belh’ten ayrılarak Konya’da son bulacak yolculuğuna başladı. Konya’ya gelene dek Mekke, Medine, Şam, Erzincan, Anadolu’nun muhtelif şehirleri ve son olarak da Karaman’da bir süre yaşayan Mevlânâ, 1240 yılından itibaren Konya’da halkı irşat etmeye, dini ilimleri öğretmeye başladı. Konya’da tanıştığı Şems-i Tebrizi adında bir derviş, onun hayatında büyük etki yarattı ve hayatının geri kalan bölümünü şiire, musikiye ve semaya ayırdı. Mevlana, ömrünün son 10-15 yıllık kısmında, kendisine büyük sevgiyle bağlı sırdaşı Çelebi Hüsamettin’in tavsiyesi üzerine en bilinen eseri Mesnevi’yi ortaya çıkardı. Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleriyle özetleyen Mevlana, 17 Aralık 1273’te hayata gözlerini yumdu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mevlana Celaleddin-i Rumi vefatının 751’inci yılında Ege Üniversitesinde anılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
17 Aralık Salı günü saat 20.00’de Antalya Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda gerçekleşecek Şeb-i Arûs Töreni’nde katılımcılar, semâ ve tasavvuf musikisinin mistik atmosferinde Mevlânâ’nın insanlığa sunduğu barış, sevgi ve hoşgörü mesajlarını yeniden keşfedecek. Bu etkinlik, aynı zamanda Mevlânâ’nın felsefesini derinden hissetme ve onun öğretilerinden ilham alma fırsatı sunacak.
ÖZENLE HAZIRLANILDI
Bu yılki etkinlikte, Mevlevîlik geleneğinin en önemli ritüellerinden biri olan “Semâ Töreni’nde Hüseyin Fahreddîn Dede’nin “Acemaşîran Mevlevî Âyîn-i Şerîfi” İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından büyük bir özenle ve aslına uygun olarak icra edilecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek bu anlamlı geceye, Mevlânâ’nın “Gel, ne olursan ol, yine gel!” çağrısına kulak veren tüm Antalyalılar davetli.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mevlânâ Celaleddin-i Rumi vuslatının 751. yılında anılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Vefatının üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen en çok bilinen ve okunan şairler arasında yer alan Mevlana Celaleddin Rumi, hoşgörü sultanı olarak kabul edilir. Başta mesnevi olmak üzere bütün eserlerinde hoşgörüyü erdemlerin en yücesi atfeden Mevlana Celaleddin Rumi, bütün insanlığı, dil, din ve ırk ayrımı yapmaksızın seven ve kucaklayan bir anlayışa sahipti. Osmangazi Belediyesi, Bursa Konyalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin katkılarıyla Hazreti Mevlana’yı vuslatının 751. yıl dönümünde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde, düzenlediği anma etkinliğiyle yad etti. Düzenlenen etkinliğe Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sinan Nergiz, Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Cemile Yılgör ve Osmangazili vatandaşlar katıldı. Tasavvuf musiki konseriyle başlayan Şeb-i Arus programı, semazen gösterisiyle son buldu.
Şeb-i Arus sema programına katılan vatandaşlar, böyle güzel bir programda kendilerini bir araya getiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Ayrıca Osmangazi Belediyesi, düzenlediği “Mevlana İnsanlığa Ne Söylüyor” söyleyişisiyle Hazreti Mevlana’nın bütün insanlığı, dil, din ve ırk ayrımı yapmaksızın seven ve kucaklayan bir anlayışla verdiği mesajları anlamaya çalışıldı.
‘Mevlana Etkinlik Haftası” Etkinleri kapsamında Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşide Prof. Dr. Mustafa Kara, Mevlana Celaleddin Rumi’nin insanlığa verdiği hoşgörü dolu mesajlarını anlattı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mevlana, vuslatının 751. yıl dönümünde Osmangazi’de anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bereket Sofrası buluşmaları kapsamında Mevlana Camisinde Osmaniye Mahallesi sakinleriyle bir araya gelen Belediye Başkanı Alper Taban, altyapı çalışmalarına ilişkin bilgiler verdi. Başkan Taban, “Büyükşehir Belediyemize yapılan bu çalışma için teşekkür ediyoruz ama bir taraftan da bu çalışmaları daha hızlı, daha kısa etaplar halinde bir alanı kapattıktan sonra yeni bir alana geçip çalışma yapma noktasında tavsiyelerimizi paylaştık. Bu tavsiyelerimizi geçen dönem de paylaşmıştık. Alinur Aktaş Başkanımız bunları dikkate aldı” dedi.
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın göreve geldiği günden bu yana kış dönemlerinde gerçekleştirdiği Bereket Sofrası buluşmaları yaz döneminde verilen aranın ardından Kasım ayında yeniden başlamıştı. Her hafta Cuma sabahı farklı bir camide düzenlenen Bereket Sofrası halk günleri buluşmaları bu sabah Mevlana Camiinde gerçekleştirildi. Birlik ve beraberliğin artması ve vatandaşlar ile kucaklaşma adına düzenlenen Bereket Sofrası buluşmaları kapsamında Başkan Alper Taban ve beraberindeki heyet, Osmaniye Mahallesi sakinleriyle buluştu.
VATANDAŞLARIN TALEPLERİ MASAYA YATIRILDI
Belediye Başkanı Alper Taban ile beraberindeki AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Durmuş, Belediye Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri, AK Partili yöneticiler ve Kent Konseyi Başkanı Bülent Temelli’nin katılımıyla gerçekleşen Bereket Sofrası etkinliğinde, sabah namazının kılınmasının ardından cemaatle birlikte kahvaltı sofrasına geçildi. Zeytin, peynir ve simitle yapılan kahvaltı sonrası mahallenin ve bölgenin sorunları dinlenerek birlikte ortak çözüm yolları üzerine istişareler yapıldı.
SORUNLARI HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ
Burada vatandaşlara hitaben konuşan Belediye Başkanı Alper Taban, Bereket Sofrası buluşmalarının amacını anlattı. Taban, “İnegöl Belediyesi olarak her hafta farklı bir mahallemizde, camimizde bereket sofrası buluşması gerçekleştiriyoruz. Bu vesileyle hem sizlerle bir araya geliyor hem mahallemizin sorunlarını yerinde konuşuyoruz. İlçe Başkanımızla, yöneticilerimizle, Başkan Yardımcılarımızla, meclis üyelerimizle, Kent Konseyi Başkanımızla sizleri dinlemeye geldik. Burada daha çok vatandaşlarımızın bizlere iletmek istediği konuları duymaya geldik. Normal şartlarda 153 hatlarımızdan da bizlere ulaşıyorsunuz ancak bu vesileyle istişare de etmiş oluyoruz. Şehrimizin sorunlarını hep birlikte aşmaya çalışıyoruz. Bu şehri birlikte yönetmek en akıllıcası. Evet bir Belediye Başkanı seçiliyor o çalışacak ancak sizin gözünüzle mahallenizde, caddenizde, sokağınızda tespit ettikleriniz, aksayan konular ya da öneri ve tavsiyeler varsa bunlar bizim için çok kıymetli. Bizim şehrimizde şu anda yapmaya devam ettiğimiz altyapı ve üstyapı işleri, sporla ilgili, kentsel dönüşümle ilgili, eğitimle ilgili, sağlıkla ilgili birçok çalışma var. Eksiklerimizi gidermek için de bir yandan devam ediyoruz” dedi.
BU TAVSİYELERİMİZİ GEÇEN DÖNEM DE PAYLAŞTIK
Konuşmasında altyapı çalışmalarına da değinen Başkan Taban, “Şu anda bizleri en çok yoran, vatandaşlarımızı en çok zahmete sokan altyapı çalışmaları. Onunla ilgili de geçen dönem içme suyu hatlarımızın yenilenmesini talep ettik Alinur Aktaş Başkanımızdan. Sağ olsun o da bizleri kırmadı yatırım planına aldı ve başlattı. Bu dönemde de bu çalışmalar kaldığı yerden devam ediyor. Allah nasip ederse de 2025 yılının ortaları veya en geç sonu gibi içme suyu hattı çalışmalarının bitirilmesi hedefleniyor. Bu esnada da ister istemez bu kazılarla ilgili bazı aksaklıklar ve eksikler yaşanabiliyor. Bir taraftan biz Büyükşehir Belediyemize yapılan bu çalışma için teşekkür ediyoruz ama bir taraftan da bu çalışmaları daha hızlı, daha kısa etaplar halinde bir alanı kapattıktan sonra yeni bir alana geçip çalışma yapma noktasında tavsiyelerimizi paylaştık. Bu tavsiyelerimizi geçen dönem de paylaşmıştık. Alinur Aktaş Başkanımız bunları dikkate aldı ve belli muhitleri bitirip ondan sonra devam etmeye çalıştı. Şu anda yaklaşık 42 kilometrelik alan kazılmış vaziyette. Bunları bir yandan da kapatmaya çalışıyorlar” ifadelerinde bulundu.
AMAÇ ÇEŞMELERDEN KAYNAK SUYUNU AKITMAK
Taban, yapılan çalışmalarda amacın çeşmelerden kaynak suyunu akıtmak olduğuna da vurgu yaparak şöyle devam etti: “İçme suyunda amacımız hazır sulardan ziyade evlerde çeşmelerden kaynak suyunun akabilmesiydi. İnşallah Allah nasip ederse bunu da başaracağız. Çünkü Uludağ’da çok kıymetli kaynaklarımız var. Ulupınar hattından gelen ve diğer hatlardan toplanan kaynaklar bu şehrin ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte. Ancak isale hatlarımız ve şebeke hatlarımız eski olduğu için suyu borularda tutamıyoruz ve yüzde 70’i israf oluyor. Bunlar inşallah şimdi yenilenmiş oluyor. Yenilendiğinde de direk kaynak suyu ile buluşturmuş olacağız vatandaşlarımızı. Bir de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bölgemizde bir içme suyu barajı yapımı var. Hocaköy içme suyu barajı. Bunlar çok büyük yatırımlar. Belediye bütçesiyle yapılacak yatırımlar değil. Ama Allah razı olsun oraya da her yıl bütçe aktarılarak inşallah 4-5 yılda bitirilip İnegöl’ün su ihtiyacı karşılanmış olacak.”
Konuşmanın ardından mahalle sakinlerine de söz verildi. Vatandaşların İnegöl ve yaşadıkları mahalle özelinde sorunları dinlenirken, talep ve ihtiyaçlar üzerine istişareler yapıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bereket Sofrası Mevlana Camiinde Kuruldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>