?>
?>
Ataklar saatler, hatta günlerce sürebiliyor!
Baş ağrısına neden olabilecek ve hayatı tehdit edebilen enfeksiyon, tümör, kanama gibi nedenlerin olmadığı, baş ağrısının bizzat hastalığın kendisi olduğu duruma “primer” baş ağrısı deniliyor. Migren de gerilim tipi baş ağrısından sonra en sık görülen “primer” baş ağrısı hastalığı olarak karşımıza çıkıyor. Başın bir tarafında, zonklayıcı ve şiddetli baş ağrısı şeklinde görülen migren atakları 4 saat ila 3 gün kadar sürebiliyor. Baş ağrısına bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti eşlik edebiliyor. Ataklardan önce “aura” adı verilen görsel ve duyusal belirtiler gözlemlenebiliyor.
Ülkemizde yaklaşık 13 milyon kişi migren hastası!
Özellikle 20-50 yaş arasındaki bireylerde daha sık ortaya çıkan migren, yaşattığı zorluklar nedeniyle okul, çalışma ve sosyal yaşamda ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ülkemizde yaklaşık 13 milyon kişiye tanı konulduğundan hareketle migren hastalığının toplumda yüzde 16,4 oranında görüldüğü söylenebiliyor. Gerçekte bu oranın daha yüksek olduğu, ancak hastaların bir bölümünün hasta olduklarını fark etmedikleri varsayılıyor.
Görülme yaşı düşüyor, hastalar artıyor
Son yıllarda dünyada ve ülkemizde migren görülme yaşının düştüğüne ve görülme sıklığının arttığına dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi “Kesin yıllık tanı oranları açıklanmamış olsa da her yıl yüz binlerce kişinin migren tanısı aldığı tahmin ediliyor. Migrenin görülme yaşı konusunda düşüş ve vaka artışı, artan dijitalleşme, stres ve çevresel faktörlerle ilişkilendiriliyor. Migren hastalarının yüzde 90’ı stres ve düzensiz uyku gibi faktörlerin atağı tetiklediğini ifade ediyor. Oysa migren tedavi edilebilir bir hastalıktır, ancak hastalığın kronikleşmemesi için uzmana başvurmak çok önemlidir” diyor.
Açlık, susuzluk, uykusuzluk gibi durumlar tetikliyor
Migren ataklarını tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişmekle birlikte en sık görülen migren tetikleyiciler “Açlık ya da öğün atlamak, uykusuzluk ya da tam tersine rutin süreden fazla uyumak, duygusal stres, yorgunluk adet dönemlerinde hormonlar, doğum kontrol hapları, kırmızı şarap ve bira gibi mayalı içecekler, kafein alımının artması, monosodyum glutamat içeren gıdalar, yapay tatlandırıcılar, badana boya kokuları, bazı parfümler, hava basıncında değişiklikler, ani rakım değişiklikleri, lodos, yeterince su içmemek” olarak sıralanıyor. Tetikleyicilerin bir arada daha güçlü olduğunu vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi “Birkaç tetikleyici bir araya gelince şiddetli bir migren atağı gelişiyor. Örneğin lodos var ve o gün aç kaldınız ya da uykusuzdunuz veya o gün az su içtiniz gibi. Bu nedenle atak sıklığını azaltmak için tetikleyicileri bilmek ve dikkat etmek gerekiyor” sözleriyle uyarıda bulunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kış Aylarında Migren Atakları Artıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzman Prof. Dr. Sultan Tarlacı, migren tedavisinde kullanılan botoks hakkında bilgi verdi ve alternatif tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Migren botoksu uzman hekimler tarafından uygulanmalı…
Migren hastalığının nörolojik bir hastalık olduğuna vurgu yapan Nöroloji Uzman Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Migren nöroloji hekimleri tarafından takibinin ve tedavi izleminin yapılması gereken bir hastalıktır.” dedi.
Özellikle kırışıklıkları gidermek için uygulanan estetik botoks sırasında migren botoksu adı altında da uygulama yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bazıları estetik botoks sırasında ‘benim migrenim var’ deyip başın farklı bölgelerine botoks yaptırabiliyor. Migrende uygulanan botoksun uygulama noktaları, uygulama şekli, kırışıklıklarda uygulanan dozlardan çok farklıdır. Hastanın uygun şekilde tedavi edilip, uygun şekilde takip edilmesi gerekiyor. Migrende herhangi bir şekilde bu tür bir uygulama yapılacaksa etik, yasal ve hukuksal olarak bunu nöroloji uzmanlarının ya da uzmanlık alanı bu konu olan hekimlerin uygulaması gerekiyor.” uyarısında bulundu.
Akupunktur alternatif bir tedavi olabilir, ancak yine de nöroloji hekimine danışılmalı!
Migren hastalığının kronik bir hastalık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Hastalar genellikle ağrılar dayanılmaz ve kontrol edilemez hale geldiği zaman çözüm aramaya başlıyorlar. Bazen hekimlerden umudu kesebiliyorlar ve bu nedenle alternatif tedavi arayışlarına giriyorlar.” dedi.
Her durumda yine de nöroloji hekimine ya da ağrıyla ilgilenen ağrı polikliniklerine başvurulması gerektiğinin altınını çizen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hastalığın uzmanlarca değerlendirilmesi gerekiyor. Böylece en uygun tedavi seçeneğine ulaşılabilir. Bilinen alternatif tedaviler içerisinde uygulanabilecek en akılcı yaklaşımın akupunktur uygulaması olduğunu söyleyebiliriz. Birçok çalışmada uygun şekilde, belirli bir düzen içinde ve uzmanlar tarafından akupunktur uygulandığında baş ağrısının sıklığının ve süresinin azalabildiği görülüyor. Dolayısıyla alternatif tedaviler içinde bunu sayabiliriz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Migren botoksu ile estetik botoks uygulaması aynı değil! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>