?>
?>
23 Nisan 2025 tarihinde İstanbul genelinde etkili olan 6,2 büyüklüğündeki deprem, afetlerle ilgili çalışmaların önemini bir kez daha hatırlattı. Afetle mücadele çalışmalarıyla örnek olan Beylikdüzü Belediyesi, kenti daha dirençli hale getirmek için çalışmalarını “Afet Öncesi-Afet Anı ve Afet Sonrası” olmak üzere 3 ana başlıkta ele alarak Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli’ni oluşturdu. Bu kapsamda bir yandan gerekli tüm hazırlıkları tamamlarken bir yandan da yenilikçi yaklaşımlarla çözümler üreten Belediye, ilçeye 4 merkez kazandırdı. Bu merkezlerden ilki olan Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde her türlü afetle mücadelenin ilgili diğer kurumlarla koordineli bir şekilde yürütülmesi sağlanıyor. Tesiste ayrıca afetlere hazırlık eğitimleri de veriliyor. Afet anındaki tüm operasyonel ihtiyaçların karşılandığı Beylikdüzü Afet Anı ve Lojistik Merkezi ile aynı noktada bulunan bin metrekarelik Beylikdüzü Mutfak ise 7 gün 24 saat, 200 bin kişiye çorba ve ekmek ile 10 bin kişiye 2 öğün yemek çıkarma kapasitesine sahip. 23 bin metrekarelik inşaat alanına sahip, 3 kattan oluşan, olası afet durumlarında ilçe ve şehir dışından gelecek lojistik malzemelerin depolanacağı ve dağıtımın yapılacağı Afet Sonrası Lojistik Destek Merkezi ve Kapalı Barınma Alanı ise barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçların karşılanacağı bir tesis olarak tasarlandı.
Afet Bilgi Sistemi devreye alındı
Belediye tarafından ayrıca ilçedeki doğa olaylarının bir afete dönüşmemesi için risk ve kriz süreçlerinde koordinasyonu ve birimler arası eşgüdümü sağlamak amacıyla GIS Tabanlı Afet Yönetim Sistemi devreye alındı. Bu uygulamayla vatandaşlar toplanma alanlarına ve ihtiyaç noktalarına yönlendirilebiliyor. Uygulamayla aynı zamanda olumsuz hava koşullarında da çalışmalar anlık olarak takip edilebiliyor. Öte yandan Belediye, afetlere hazırlık ve müdahale süreçlerini daha etkin yönetmek amacıyla “Beylikdüzü Hazır” internet sitesini yenileyerek kullanıcıların hizmetine sundu. Yeni tasarımı ve zengin içerikleriyle dikkat çeken platform, vatandaşların afet farkındalığını artırmayı ve olası afet durumlarında hızlı bilgi akışı sağlamayı hedefliyor.
Nefes Arama Kurtarma Ekibi kuruldu
Çalışmalar kapsamında aynı zamanda, afet anında ihtiyaç duyulması halinde arama kurtarma çalışmalarını ivedi şekilde gerçekleştirmek amacıyla Nefes Arama Kurtarma Ekibi kuruldu ve son teknolojik ekipmanlarla donatılmış 2 adet ilk müdahale öncü aracı ile 1 adet orta düzey kurtarma aracı Belediye bünyesine katıldı. Araçlar, Beylikdüzü Nefes Arama Kurtarma Ekipleri ile birlikte afet bölgesine intikal ederek kurtarma çalışmalarında görev alacak. Bununla birlikte, Beylikdüzü’nde bulunan 192 adet afet toplanma alanında görev alacak personellerin görevlendirmeleri de yapıldı.
10 mahallede Afet ve Acil Durum Müdahale İstasyonları
Beylikdüzü Belediyesi’nin ortaya koyduğu Afet Yönetim Modeli kapsamında hayata geçirdiği yenilikçi projelerden bir tanesi de Afet ve Acil Durum Müdahale İstasyonu oldu. Olası afet ve acil durumlarda gerek Nefes Arama Kurtarma Ekibi’nin gerekse il dışından gelecek arama kurtarma ekiplerinin konaklayabileceği ve arama kurtarma çalışmalarında ihtiyaç duyacakları ekipmanları bulacakları istasyonlar,10 mahalleye yerleştirildi. Afet ve Acil Durum Müdahale İstasyonu’nda arama-kurtarma ekiplerinin dinlenmesi için 9 kişilik yatakhane ve wc-duş bulunuyor. Bunun yanı sıra arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılmak üzere elektrikli ağır kırıcılar, benzinli beton kesiciler, elektrikli ve manuel demir kesiciler, manuel kırıcı deliciler, elektrikli ısıtıcılar, aydınlatma ekipmanları, el fenerleri, yangın söndürme ekipmanları, kurtarma ekipmanları, aşı muhafaza dolabı, yangın battaniyeleri, solunum tüpleri, sedyeler, serum üniteleri, sabit telsiz ve haberleşme cihazları da yer alıyor. Ayrıca istasyon içerisinde çevrim dışı da çalışma imkanı veren ve dışarıdan yardıma gelen ekipler için Beylikdüzü’ne dair haritalar, nüfus verileri, afet merkezleri gibi verileri içeren tablet ve Afet Yönetici El Rehberi de yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli” afetle mücadele çalışmalarına örnek oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Mersin Yenişehir Belediyesi ve Mersin Üniversitesi iş birliğiyle Yenişehir’de “0-6
Yaş Sağlık Gelişim Planı Modeli” oluşturulacak. Proje kapsamında düzenlenecek
panellerden ilki olan ve alanında uzman bilim insanların konuşmacı olarak
katıldığı “Sağlıklı Anneler Sağlıklı Nesiller” paneli yapıldı.
Mersin Üniversitesi(MEÜ) ile birlikte 32 mahallenin tamamında “Kent Sağlığı
Araştırması” yürüterek, 8 farklı ana başlık altında Yenişehir’in “Kent Sağlık
Profili”ni hazırlayan Yenişehir Belediyesi, MEÜ ile yeni bir projeye imza attı.
Proje kapsamında çocuk sağlığına yönelik Yenişehir Kent Ölçeği 0-6 Yaş Sağlık
Gelişim Planı Modeli oluşturulacak.
Yenişehir Belediyesi eğitimde olduğu gibi sağlık gelişim modeli de oluşturacak
Eğitim ve sağlık konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Yenişehir
Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, “0- 6 yaş arası çocuklara yönelik
başlattığımız ve modeli haline gelen eğitim projemizin yanında şimdi de 0-6
yaş için sağlık alanında bir projeyi hayata geçiriyoruz.” dedi. Mersin
Üniversitesine ve projede gönüllü olarak yer alan bilim insanlarına katkılarından
dolayı teşekkür eden Başkan Özyiğit, proje ile ilgili şunları söyledi: “Bu proje ile
gebelikten başlayarak 0-6 yaş arasında çocukları olan ailelerin çocuklarının
sağlığı ile ilgili izleyecekleri yolu adım adım alanında uzman bilim insanlarıyla
ortaya koyacağız. Halka yönelik 4, sağlık çalışanlarına yönelik 1 panel
düzenleyeceğiz. İlk panelimiz olan ‘Sağlıklı Anneler Sağlıklı Nesiller Paneli’mizi
Cumartesi günü gerçekleştirdik. Bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma
çalışmaları yürüteceğiz. Yine aileler için bir kitap hazırlanacak ve dağıtımı
yapılacak. Bu ölçeği uluslararası yayına dönüştürmeyi ve Dünya Sağlık
Örgütü’nün, 0-6 yaş yaşam kalitesi ölçeği olarak kullanılmasını hedefliyoruz.”
7 bilim insanı anne ve çocuk sağlığını anlattı
Proje kapsamında yapılan ilk panel olan “Sağlıklı Anneler Sağlıklı Nesiller Paneli”
Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde düzenlendi. Moderatörlüğünü
Proje Koordinatörü Prof. Dr. Derya Karpuz’un yaptığı panelde, anne ve bebek
sağlığına dair önemli konular ele alındı. Doç. Dr. Gülen Güler, anne-bebek
ilişkisini ve aileye uyum sürecini değerlendirirken, Doç. Dr. Hüseyin Durukan,
gebelik sürecinde annenin ve bebeğin sağlığıyla ilgili dikkat edilmesi gereken
noktaları anlattı.
Bebeklerin doğum sonrası süreçte yaşadığı gelişimlere dikkat çeken Doç. Dr.
Derya Duman, “ilk nefes ve ilk kalp atışlarım” başlıklı bir sunum yaptı. Doç. Dr.
Ayşen Orman ise bebeklerin ilk 40 gününe dair bilinmesi gerekenleri aktardı.
Hamilelik döneminde sağlıklı beslenmenin önemine değinen Uzman Dr. Fadime
İlten, anne adaylarının doğru beslenme alışkanlıkları edinmesi gerektiğini
belirtti. Uzman Dr. Pelin Gülen ise anne sütünü artıran yöntemler ve emzirme
süreci hakkında bilgi verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yenişehir Belediyesi ve MEÜ “0-6 Yaş Sağlık Gelişim Planı Modeli” oluşturacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yeni nesil Da Vinci X cihazının kullanımının ilk vakasında EÜTF Hastanesini ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün, Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Devrim Bozkurt ile birlikte bütün cerrahi birimlerin Anabilim Dalı başkanları ve cerrahları ile buluştu. Ziyarette konuşan Prof. Dr. Budak, “Tıp Fakültemizde daha verimli çalışma ortamının sağlanması adına hocalarımızın talep ettikleri son model cihazları hastanemize kazandırıyoruz. Yeni nesil Da Vinci cihazımız, tüm cerrahi birimlerimizin kullanımına açık olarak hizmet verecek. Cihazımız, genç hekimlerimizin de çok ciddi bir tecrübe kazanmasına vesile olacak. Bunun yanında yakın zamanda hizmete girecek Merkezi Ameliyathane binasında multimedya sisteminin bulunduğu, canlı cerrahilerin üst düzey teknoloji ile uygulanabileceği bir Robotik Cerrahi Salonu hazırlandı. Bu salon tüm branşlara hizmet verecek. Hali hazırda Üroloji, Genel Cerrahi, Çocuk Cerrahisinde kullanılan Da Vinci teknolojisi; Kadın Doğum, Kalp Damar Cerrahisi ve Göğüs Cerrahisi alanlarında hizmet vermeye başlayacak. Bu sayede yıllık vaka sayımızı iki kat artırabileceğiz. Üstelik robotik cerrahiyi özel hastanelerden çok daha ucuza uyguluyoruz. Diğer yandan robotik cerrahi alanında ulusal ve uluslararası çapta verdiğimiz eğitimlerle de önemli bir referans merkezi konumundayız. Ürolojik Robotik Cerrahi Eğitimleri başta olmak üzere çeşitli eğitimlerle ülkemizde cerrahinin yeni teknolojilerle gelişmesine önemli katkılar sağlıyoruz. Üniversitemize ve özellikle hastanemize hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Yeni cihazımızın Üniversitemize, Bölgemize ve Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
“Ülkemizin sağlık alanında Ar-Ge mutfağı olacağız”
Prof. Dr. Budak, “Hastanemiz, A Plus statüsünü sürdürmeye devam ediyor. Bunun yanında, Tıp Fakültesindeki hocalarımızın gerçekleştirdiği akademik çalışmalarda, Ar-Ge performanslarında ve yayın kalitesinde geçtiğimiz yıllara oranla hiç olmadığı kadar bir yükselme mevcut. Geçtiğimiz yıl TÜSEB’e 34 proje yaptık ve bu bir rekor oldu. Sağlık Bakanlığımıza da sağlık alanında Ülkemizin Ar-Ge anlamında mutfağı olmak istediğimizi dile getirdik. Bu kapsamda da TÜBİTAK’a 152 kişilik bir ekiple sağlık temalı dev bir proje sunduk. Türkiye Yüzyılında üniversitemizi sağlık alanında öne çıkartarak, dünyanın referans aldığı bir sağlık merkezi haline getirmek için çalışıyoruz. Tam akredite bir araştırma üniversitesi olarak sağlık temalı çalışmalarımızı tüm birimlerimizle multidisipliner bir şekilde sürdüreceğiz.” dedi.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yeni robotik cerrahi ameliyathanesinde ilk operasyon Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fuat Kızılay ve ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Da Vinci X Robotik Cerrahi Sistemi”nin son jenerasyon modeli EÜTF Hastanesine kazandırıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal’ın ev sahipliğinde ilçedeki mahalle muhtarlarıyla buluştu. Bayraklı Belediyesi’nin meclis salonunda düzenlenen toplantıda, 24 muhtarı tek tek dinleyen Tugay, yapacakları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Belediyelerin üzerinde ciddi baskıların bulunduğunu, buna rağmen hizmetlerin aksamadan sürmesi adına çalıştıklarını anlatan Tugay, “Arkadaşlarımızla kentte geçmişten gelen birçok sorunu çözmek için çabalıyoruz. Sizden de beklentimiz, pozitif anlamda iş birliği. Sorunların üstüne birlikte gidelim. Hepimiz kamu hizmeti yapıyoruz. Eğer sizin taleplerinizi yerine getirmezsek, ‘Bunu söylediniz ve yapmadınız’ diye bizi eleştirin. Haklısınız” diye konuştu.
“Birbirimize yardımcı olalım”
Çeşitli suçlamalara ve iftiralara da maruz kaldıklarını belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, “Olumsuz algı kampanyaları yürütülüyor. Bizler çalışkan, temiz, namuslu, işini yapmak için sahada mücadele eden insanlarız. Şehirleri, tüm ülkeyi mahvettiler. Bütün bunlarla başa çıkmaya çalışıyoruz. Yerel seçim yapıldı. Sizler muhtar oldunuz. Ben belediye başkanı oldum. Önümüzdeki 4 yıl boyunca birlikte şehrimizin sorunları ile ilgili çalışacağız. Birbirimize yardımcı olmayı amaçlayan bir tavırla bu yolu yürüyelim. Buna ihtiyacımız var” dedi.
Tanzim satışlar başlayacak
Halkın Bakkalı’nı geçmişteki tanzim satış modeline uygun bir hale getireceklerini belirten Başkan Tugay, “Tanzim satışları yeniden kurmak için çalışıyoruz. Yakında eski Tansaş modelini yeniden başlatacağız. Et ve diğer ürünler piyasaya göre daha uygun satılacak. Şunu da bilmek lazım. Esnafı öldürecek uygulama yapamayız” dedi.
“Yardıma ihtiyacı olanları bildirin”
Halk Ekmek’te ekmek fiyatının 8 lira olmasıyla ilgili de konuşan Başkan Tugay, “Çok da direndik ama esnaftan çok eleştiri aldık. Fırıncılar isyan ediyor. 12,5 lira yaptılar, bizden de artış sözü aldılar. Ülkenin ekonomisi esnafla da yürüyen bir şey. Her şeyi biz yapalım dersek bu sürdürülemez. Bizim görevimiz, piyasayı regüle edecek, denge sağlayacak durumda olmak” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi insanlara yardım eli uzattığını da belirten Tugay, “Yardıma ihtiyacı olan insanları bize bildirmeniz halinde gereken çalışmaları yaparız” dedi.
“Söylenenlere bakmayın”
İzmir’in güzel bir şehir olduğunu, var olan sorunlar hızla çözülürse kentin daha da yüksek bir katma değere sahip olacağını söyleyen Tugay, “Ne kadar kötülerse kötülesinler, Türkiye’nin birçok kentinden yurttaşlar buraya gelmek istiyor. Burası bizim yuvamız. Hepimizin yaşam alanı. Buraya sahip çıkacağız ve sorunlardan kaçmayacağız. Aksine bunların üstüne gideceğiz. Bu dönemde İzmir halkına sözümüz var. Burada iyi bir yönetim göstermek için kararlıyız. Dimdik duruyoruz. Sakın yazılan, çizilen, söylenenlere bakmayın. Burada sizden destek ve iş birliği bekliyoruz” dedi.
Süt Kuzusu 27 Ocak’ta dağıtıma başlayacak
Toplantıda İzmir’de çocuklara süt içme alışkanlığı kazandırmak ve üreticiyi desteklemek amacıyla başlatılan ve Türkiye’ye örnek olan Süt Kuzusu Projesi’nin yeni dağıtımlarının da 27 Ocak’ta başlayacağı açıklandı. İhtiyaç sahibi ailelerin 2-5 yaş arasında olan çocukları için başvuruların da https://bizvariz.izmir.bel.tr/ üzerinden sürdüğü belirtildi.
Başkan Tugay kavşağı inceledi
Başkan Dr. Cemil Tugay, 75. Yıl Mahalle Muhtarı Selma Tortoç’un 1620/45 ile 1621/41 sokaklarında bulunan kavşakta yaşanan trafik sorunu için çözüm istemesi üzerine, mahallede inceleme yaptı. Bürokratlarla birlikte sorunu yerinde incelen Tugay, konuya dair çalışacaklarını ifade etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir’e Tansaş modeli geliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Geleceği Bugünden Yaşa” mottosuyla müşterilerini sıra dışı bir yolculuğa davet eden Ford’un geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelen premium modeli F-150 Supercab XLT’den sonra iki yeni model daha Ford Store bayilerinde yerini alıyor: Güçlü arazi aracı görünümünü şehirli hatlarla güncelleyen yeni nesil SUV Bronco Sport ile akıllı AWD sistemi ve 2.0L EcoBoost motora sahip Ford Edge.
Şehirli ve maceraperest: Yeni nesil Bronco Sport
Güçlü arazi aracı görünümünü şehirli hatlarla güncelleyen Bronco Sport, Türkiye’de SUV araç sınıfına yeni bir soluk getiriyor.
Performans açısından etkileyici olan Bronco Sport gelişmiş motor teknolojileriyle, 1.5L EcoBoost motoru ve 8 ileri otomatik şanzımanı ile 258 Nm tork üreterek güçlü ve akıcı bir sürüş sunuyor. Her türlü arazide konforlu ve pratik bir sürüş deneyimi için geliştirilen SUV, ‘G.O.A.T’ modunu (‘Goes Over Any Terrain’-Her Arazide Gider) fazlasıyla hak ediyor. Çeşitli arazi ve hava koşullarına uyum sağlayarak beş farklı sürüş modu arasında geçiş yapabilen araç; Normal, Eko, Spor seçeneklerinin yanı sıra kumlu ve kaygan zeminlerde üstün performans göstermesi için tasarlandı.
Nefes kesen Bronco Sport; Big Bend ve Outer Banks seri seçenekleriyle birlikte geliyor
Zorlu arazi koşullarına daha kolay uyum sağlaması için kare şeklinde tasarlanan Bronco Sport Big Bend, geniş siyah renkli ön ızgarası ve LED farlarıyla her türlü maceraya göz kırpıyor. Arazi maceralarının yanı sıra şehir içindeki günlük rutinlere de eşlik edebilen ferah ve işlevsel iç mekanı; ısıtmalı ön koltuklar, 8 yönlü otomatik ayarlı sürücü koltuğu, 4 yönlü manuel ayarlı yolcu koltuğu ve deri direksiyonuyla rahat bir sürüş deneyimi sağlıyor. Ön koltuk arkasındaki esnek eşya tutma kayışları ise küçük boyutlardaki eşyaları düzenli ve kolayca erişilebilir tutuyor. Bagaj çerçevesine entegre şişe açacağı, bagaj kapağı kamp ışıkları gibi akıllıca düşünülmüş detaylar fonksiyonelliği artırırken özellikle açık hava etkinlikleri ve kamp gezileri sırasında kullanım kolaylığı sunuyor.
8 inçlik ekrana sahip SYNC 3 bilgi-eğlence sistemi, 4.2 inçlik dijital yol bilgisayarıyla birleşerek sürüş sırasında ihtiyaç duyulan tüm bilgileri ve eğlence seçeneklerini parmaklarınızın ucuna getiriyor. Bu sistemler, yolculuğu daha keyifli hale getirirken Apple CarPlay ve Android Auto uygulamaları her an bağlantıda kalmayı sağlıyor.
Tavanda ve öz ızgarada siyahın hakim olduğu Bronco Sport Outer Banks ise tüm bunlara ek olarak, yolculuk keyfini artıracak 10 hoparlörlü Bang&Olufsen ses sistemi, çift bölgeli otomatik klima, ambiyans LED ışıklandırma ve ısıtmalı deri direksiyonla birlikte geliyor.
Her iki seri de Çapraz Trafik Uyarılı Kör Nokta Uyarı Sistemi, Şerit Takip Sistemi, Trafik Levhası Tanıma Sistemi, Otomatik Dur/Kalk Sistemi, Yokuş Kalkış Desteği ve Ön/Arka Disk Frenler gibi gelişmiş sürücü destek özellikleriyle donatılmış durumda.
Lüks ve gücün buluşması: Ford Edge ile üstün sürüş deneyimi
Performansı lüks tasarımla desteklemek isteyenlerin tercihi Ford Edge, üstün bir sürüş deneyimi sunmak için tasarlanan ve 4×4 akıllı AWD sistemi ile 2.0L EcoBoost motora sahip. 8 ileri otomatik şanzımanla 380 Nm tork sağlayan Ford Edge, ayrıca ön ve arka bağımsız süspansiyon sistemi sayesinde her tekerleğin bağımsız hareket etmesini sağlayarak sürüş konforunu ve yol tutuşunu artırıyor.
Güvenlik açısından da donanımlı olan bu model, Çapraz Trafik Uyarılı Kör Nokta Sistemi, Şerit Takip Sistemi, , Otomatik Dur/Kalk Sistemi, Yokuş Kalkış Desteği, Arka Park Sensörü, Adaptif Hız Kontrolü ve Geri Görüş Kamerası gibi önemli özelliklerle sürüş deneyimini daha verimli hale getiriyor.
Ford Edge, SEL ve Titanium olmak üzere iki farklı seri seçeneğiyle sunuluyor
Ford Edge SEL dış tasarımında açılabilir panoramik cam tavanı, petek tasarımlı ön ızgarası, 18 inç alüminyum jantlarıyla fark yaratırken; aracın işlevselliği LED farlar, gündüz yanan ayarlı LED farlar, elektrikli yan aynalar, akıllı bagaj kapağı ile bir üst seviyeye taşınıyor. Ayrıca kullanım kolaylığını arttıran anahtarsız giriş ve çalıştırma özelliği Ford Edge SEL donanımında standart sunuluyor.,
Üstün bir stilden izler taşıyan iç tasarımda ise teknoloji ve konfor öne çıkıyor. Farklı yönlere otomatik olarak ayarlanabilen ön yolcu ve sürücü koltukları, ısıtmalı ön koltuklar, deri direksiyon detaylara verilen özeni gösteriyor. 12 inçlik ekrana sahip SYNC 4A bilgi-eğlence sistemi, 4.2 inçlik yol bilgisayarıyla destekleniyor ve sürüş sırasında ihtiyacınız olan tüm bilgileri kolayca erişilebilir kılıyor. Kullanıcılar Apple CarPlay ve Android Auto sayesinde telefonlarındaki uygulamalara araç ekranından rahatça erişebiliyor. Kablosuz şarj özelliği ile elektronik cihazlar yolculuk esnasında kolaylıkla şarj edilebiliyor.
Ford Edge Titanium ise stil detayları ve donanımıyla bu lüks tasarımı bir adım ileri taşıyor. Krom çıtalı öz ızgarası, 20 inç jantlarıyla çarpıcı bir dış görünüme sahip olan Ford Edge Titanium paketi aynı zamanda Yağmur Sensörü, Ön Park Sensörü ile hafızalı, elektrikli, katlanabilen ve sinyalli yan aynalarıyla son derece pratik bir sürüş sağlıyor. Ford Edge SEL paketine ek olarak ayrıca iç mekânda ambiyans LED ışıklandırma, , yol keyfine eşlik eden 12 hoparlörlü Bang&Olufsen ses sistemi ile konfor ve lüksü bir arada sunuyor.
Yeni Ford Bronco Sport 2.950.000 TL’den başlayan fiyatlarla ve Edge ise 3.950.000 TL’den başlayan fiyatlarla Ford Store bayilerinde satışa sunuluyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ford’un Sıra Dışı İki Yeni Modeli Bronco Sport ve Edge Şimdi Türkiye’de yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Günlük kullanımda uzun ömürlü ve güvenilir bir deneyim sunmak için dayanıklı materyallerle tasarlanan OPPO A3, En Üst Düzey Şok Direnci (MIL-STD 810H), IP54 suya ve toza karşı dayanıklılık sertifikalarıyla kullanıcılara her koşulda güven veriyor. A3’ün çift temperli cam ve dayanıklı kasa yapıları, düşmelere ve darbelere karşı yüksek koruma sağlıyor.
OPPO A3’ün Islak Dokunma özelliği, ekranın ıslak olduğu durumlarda dahi hızlı ve hassas tepki verirken; kahve, çorba veya su gibi sıvılara karşı sağlam koruma sunuyor. Parlak Siyah ve Yıldız Beyazı renk seçenekleriyle gelen akıllı telefon, OPPO’nun üst seviye tasarım anlayışını yansıtıyor.
Gelişmiş batarya teknolojisi ve hızlı şarj
Yeni OPPO A3, 5.100 mAh batarya kapasitesiyle uzun süreli kullanım sunuyor. Ayrıca, A3’ün bataryası 1.600 şarj döngüsünden sonra bile yüzde 80 kapasiteyle çalışmaya devam ediyor. Bu sayede, ortalama bir kullanıcı için dört yıl boyunca optimum batarya performansı sağlanıyor. 45W SUPERVOOCTM Hızlı Şarj teknolojisiyle OPPO A3, sadece 30 dakikada yüzde 50, 75 dakikada ise yüzde 100 şarj olabiliyor. Akıllı Şarj teknolojisi ise bataryanın ömrünü uzatarak daha güvenli ve verimli bir şarj deneyimi sunuyor.
Olağanüstü oyun deneyimi ve güçlü donanım
OPPO A3, Snapdragon® 6s 4G Gen1 mobil platformu ile güçlü performans sunarken, 8GB RAM 128GB depolama alanı sunuyor. RAM genişletme teknolojisi ile OPPO A3, ihtiyaca göre 8GB RAM’e kadar destek sunabiliyor. ColorOS 14’ün Trinity Engine özelliği, kullanıcı deneyimini optimize ederek oyun ve çoklu görev performansını artırıyor.
90Hz yenileme hızına sahip 6.67 inç LCD ile her türlü içerik için akıcı bir görüntü deneyimi sunabilen OPPO A3’ün ekranı ayrıca, 1.000 nit parlaklıkla dış mekanlarda bile net ve canlı bir görüntü sağlıyor.
Yüksek performanslı ses ve kamera özellikleri
Yüksek kaliteli ses deneyimi için Ultra Ses Modu’na sahip olan OPPO A3, bu özellik ile hoparlör sesini yüzde 300’e kadar artırarak yoğun ortamlarda bile seslerin net bir şekilde duyulmasını sağlıyor.
Kamera tarafında ise, OPPO A3’ün 50MP Ultra-Net ana kamera ve 5MP selfie kamerası, AI Portre Rötuşlama, Çift Görünüm Video gibi gelişmiş özelliklerle kullanıcıların doğal görünümlü fotoğraflar ve videolar çekmesine olanak tanıyor. Video çekimlerinde de, video rötuşlama ve AI destekli iyileştirmeler sayesinde her anı profesyonel kalitede yakalamak mümkün hale geliyor.
Fiyat ve Satış Tarihi
OPPO A3, Aralık ayından itibaren Türkiye’de satışa sunulacak. Parlak Siyah ve Yıldız Beyazı renk seçenekleriyle 9,999 TL fiyatla satışa çıkacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yeni OPPO A3 modeli geliyor: Dayanıklılık, güvenilirlik ve olağanüstü oyun deneyimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) tarafından düzenlenen, 7. ÇEDBİK Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi’24 Swissotel The Bosphorus İstanbul’da yapılan törenle başladı. Zirveye Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, konuşmacı olarak katıldı. Zirvede binaların ve şehirlerin insan merkezli bir yaklaşımla nasıl daha yaşanabilir ve çevre dostu hâle getirilebileceğine dair güncel çözümler mercek altına alınacak. “Sıfırın İnşası: İnsanca Yaşam” temasıyla düzenlenen zirvede, “İnsanca Bir Yaşam için Sürdürülebilirlik”, “Yeşil Binalar Nereye Gidiyor?”, “Sürdürülebilirliğin Finansmanı”, “Binalarda Teknoloji”, “Sürdürülebilir Kentler” ve “Gayrimenkulde ESG” gibi 6 kritik konu masaya yatırılacak.
‘Yıkıcı sonuçları görüyoruz’
7. ÇEDBİK Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi’24 Zirvesinin açılış töreninde konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Şehirlerimizin ve dünyamızın geleceği için son derece anlamlı bir çabaya eşlik ediyor olmanın memnuniyetiyle hepinizi selamlıyorum. Dünya genelindeki duruma baktığımızda, insanın bu eşsiz oluşuma -her anlamda- ne kadar “zalimce” davrandığını yaşadığımız acı deneyimlerden ve yıkıcı sonuçlardan görebiliyoruz” dedi.
‘2 yıl içinde Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’nı (SECAP) hazırlayacağız’
Bakırköy özelinde atılan ve hedeflenen adımları özetleyen Ovalıoğlu, “Bakırköy, kuruluşu Bizans öncesine dayanan kadim bir yerleşim. İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan miktarı en yüksek ilçelerden biri. İlçemizin avantajlarını değerlendirerek, sürdürülebilir enerji ve iklim politikalarıyla çevresel ve sosyal açıdan daha dirençli bir kent oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, 57 ülkeden 9 bini aşkın şehir ve bölgesel otoritenin bir araya geldiği Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi’ne (Covenant of Mayors) katılıyoruz. Meclisimizin onayıyla ‘imzacı taraf’ olarak bu sürece dahil olacağız.Bu sözleşmeyle sera gazı emisyonlarını azaltmayı; iklim değişikliğine uyum sağlamaya yönelik dirençli yapılar ve sistemler geliştirmeyi; sürdürülebilir enerji için yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik etmeyi ve temiz enerji çözümlerine yönelmeyi planlıyoruz. Bu sayede sürdürülebilir enerji ve iklim politikalarını bir adım öteye taşımayı ve ilçemizi iklim değişikliğiyle mücadelede daha sağlam bir temele oturtmayı hedefliyoruz. Bu hedefler doğrultusunda, 2 yıl içinde Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’nı (SECAP) hazırlayacağız. Bu plan, Bakırköy’de iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmada kritik bir rehber olacak” şeklinde konuştu.
‘Yeni bir fırsat kapısı’
Ovalıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Ayrıca, sözleşmedeki taahhütlerimiz doğrultusunda Plan’ın düzenli izlenmesi ve kamuoyuyla paylaşılması, şeffaflık ve hesap verebilirlik vaadimizin de somutlaşmış bir başka örneği olacak. Diğer yandan ikinci bir adım olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin dahil olduğu Avrupa Birliği NetZeroCities (NZC) İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu çerçevesinde imzalanan Taahhütler Dokümanına biz de katılıyoruz. İBB’nin İstanbul’u iklim nötr bir şehir haline getirme hedefinin ve bu doğrultuda enerjide ulaşıma pek çok alanı içeren taahhütlerin, Bakırköy özelindeki kısmını üstleniyor olacağız. Öte yandan ilçemizde, yeşil binalar ve sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyan bir süreç başladı. Bakırköy kentsel dönüşümle yenileniyor. Başlattığımız kentsel dönüşüm sürecinde tartışmasız bir şekilde çevresel sürdürülebilirlik önceliğimiz olacak. Dönüşüm sürecini sadece güvenli yapıların inşası olarak değil, aynı zamanda çevreye duyarlı bir kentsel yapılaşmanın fırsatı olarak değerlendiriyoruz. Bilimsel veriler, enerji tüketimimizin ve karbon salınımımızın önemli bir kısmının bina ve yapı sektöründen kaynaklandığını gösteriyor. Dolayısıyla tüm dönüşüm projelerimizde, çevreyle, doğayla ve yerel dokuyla uyumlu yeni yaşam alanları oluşturma konusunda titizlikle hareket edeceğiz. Nihai amacımız, iklim değişikliğine uyumlu, afetlere karşı dayanıklı, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği en üst seviyede olan bir kent modeli geliştirmek. Son olarak, bu zirvenin isminden ötürü kutlamak istiyorum: Sıfırın İnşası. 0’ı yokluk olarak değerlendirenlerden değilim. Derinlemesine düşündüğümüzde Sıfır, bir başlangıç olarak büyük bir değer taşıyor ve yeni bir fırsat kapısı açıyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Ovalıoğlu: Nihai amacımız, iklim değişikliğine uyumlu bir kent modeli geliştirmek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediyesi, 31 ilçedeki muhtarların katılımıyla eğitim programı düzenledi.
Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa; Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ilçe belediye başkanları, muhtar derneklerinin başkanları ve muhtarlar katıldı.
Programda konuşan Konya Muhtarlar Derneği Başkanı ve Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkan Vekili Hamdi Demir, muhtarlığın yerel yönetimlerin en küçük yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, “Bizler, mahallelerimizin sesi, vatandaşlarımızın temsilcisi ve sorunların çözümünde köprü vazifesi gören birer neferiz. Her birimiz görev yaptığımız mahallelerde lideriz. Bu sorumluluğun bilincindeyiz ve bunu layıkıyla yerine getirmek için çaba sarf ediyoruz” dedi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a destekleri için teşekkür eden Demir, “Konya belediyeciliği yatırım, hizmet, yerel yönetimlere model olmak demektir. Rabbim şehrimizdeki bu birlik ve beraberlik tablosunu inşallah bozmasın” ifadelerini kullandı.
“KONYA ŞEHİRLERDEN BİR ŞEHİR DEĞİL, KONYA ÖZEL BİR ŞEHİR”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, konuşmasının başında Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkan Vekilliği görevine seçilen Hamdi Demir’e başarılar diledi.
Konya’ya hep birlikte hizmet ettiklerini ifade eden Başkan Altay, “Konya, şehirlerden bir şehir değil, Konya özel bir şehir. Hazreti Mevlana’nın şehri. 200 yıl Selçuklu’ya başkentlik yapmış bir şehirde bulunuyoruz. 1017’de başlayan yolculuğumuz 1096’da Konya’nın başkent olması ve 1308’de görevi Osmanlı’ya devredene kadar şerefle yapılmış bir şehirde hep birlikte görev yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Konya’nın yerel yönetimler bakımından da çok kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Altay, “Konya bir bakıma yerel yönetimlerin de göz bebeği. Çünkü bu büyük coğrafyada hizmet etmek çok zor, çok zahmetli, meşakkatli ama bir taraftan da çok keyifli” dedi.
“BİRLİKTE KONYA’YIZ, BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ”
Başkan Altay, Yeni Büyükşehir Yasası’yla bazı yeniliklerin yapıldığını anımsatarak, “2014 yılından sonra biz ilk defa merkezin dışındaki ilçelere, mahallelere, köylere gitmeye başladık. Şunu biliyoruz ki ilimiz, ilçelerimiz, mahallelerimiz iyiye doğru gidiyor ve iyiye doğru gitmeye devam edecek. O gün herkes diyordu ki; ‘Konya bu işi nasıl başaracak?’ 42 bin kilometrekarelik alan, bin 200 civarında mahalle, merkez dışındaki 28 ilçe. Bir ucundan bir ucuna 440 kilometre mesafe. Ama bugün gelinen noktada Büyükşehir Yasası’nın farkındalığını şehrimizin her caddesinde her sokağında her mahallesinde görüyoruz ve hep birlikte görmeye devam edeceğiz. Çünkü biz birlikte çalışmanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar söylediğimiz şey ‘Birlikte Konya’yız, birlikte başaracağız’ oldu. Biz birlikte olmanın bereketine, gücüne inanıyoruz ve mahallelerimizde bizi temsil eden muhtarlarımızın Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘Uç beylerimiz’ olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“HİZMET EDERKEN YAKAMIZA TÜRK BAYRAĞINI TAKIYORUZ VE GÖREV YAPIYORUZ”
Seçimden sonra belediye başkanları olarak parti rozetini bırakarak hizmet ettiklerinin altını çizen Başkan Altay, “Hepimizin bir siyasi kimliği var ve devam ediyor, devam da edecek. Ama hizmet ederken yakamıza Türk bayrağını takıyoruz ve bütün hemşehrilerimizin seçtiği belediye başkanları olarak görev yapıyoruz. Aynı sorumluluk muhtarlarımız için de var. Seçimde yaşananları bir kenara bırakıp hiçbir ayrım yapmadan herkese hizmet etmek zorundayız. Aynı şey hükümetimiz için de var. Sayın Valimiz liderliğinde hükümetimiz her şehre nüfusuna göre, ekonomisine göre hizmet üretiyor. Bu birlikteliğin en güzel örneklerinden birisini de merkezi hükümetle yürütüyoruz” diye konuştu.
“ULUSLARARASI ALANDA KONYA’YI TEMSİL EDİYORUZ”
Konyalılar adına birçok temsil görevi olduğuna da değinerek konuşmasını sürdüren Başkan Altay şunları kaydetti:
“Dünya Belediyeler Birliği. Merkezi Barselona’da bulunan 240 binden fazla üyesi olan ve tüm dünyadaki belediyelerin Birleşmiş Milletler nezdinde temsil edilen bir birliğin başkanlığını yapıyorum. Orada da sandıktan çıkmak çok zor ama Sayın Cumhurbaşkanımızdan aldığımız cesaretle belediyeler adına liderlik yapmaya çalışıyorum. Aynı zamanda merkezi İstanbul’da bulunan Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) başkanlığını yürütüyorum. Moğolistan’dan Bosna-Hersek’e kadar 1.200 belediyenin bulunduğu bir birliğe başkanlık yapıyorum. Merkezi Mekke’de bulunan İslam Şehirleri ve Başkentleri Birliği’nin dönem başkanlığını yürütüyorum. Merkezi Japonya’da bulunan Dünya Tarihi Kentler Birliği’nin başkanvekilliğini yürütüyorum ve merkezi Konya’da bulunan Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği’nin başkanlığını yürütüyorum. Bu kadar işi nasıl yapıyoruz? Bu salondan aldığımız güçle yapıyoruz. Gittiğimiz yerlerde ülkemizi temsil ediyoruz. Dünyada belediyecilik nereye gidiyor, ne tür imkanlar var, ne tür fırsatlar var ve bu fırsatları Konya’da nasıl kullanabilirizin çalışmasını yapmak için gidiyoruz. Bazı seyahatlere 24 saatliğine gidiyorum. Son iki haftada iki seyahat yaptım. Birisinin uçuş süresi 5 saat, birisinin uçuş süresi 3.5 saat. Toplam gidiş-geliş, konaklama, toplantı 24 saat. Nasıl siz görevinizin başına sabahleyin gidip aşkla çalışıyorsunuz. Biz de ‘Aşkla çalışan yorulmaz’ diyoruz. Biz de bu görevimizi Konya’ya acaba yeni bir fırsat, yeni bir proje, yeni bir imkan oluşturabilir miyiz diye büyük bir çaba sarf ediyoruz. İnşallah Konya’nın bundan çok faydalandığını da hep birlikte göreceğiz.”
“BİZ HİÇ YIKMAYA ÇALIŞMADIK, HEP ÜSTÜNE NE YAPABİLİRİZ, ÜZERİNE NE KOYABİLİRİZ DİYE UĞRAŞTIK”
2018 yılında şu anda milletvekilliği yapan Tahir Akyürek’ten görevi aldıkları günden bugüne birlikte çalıştıklarını dile getirerek, Akyürek’e teşekkür eden Başkan Altay, “2014-2018 arasında Büyükşehir Yasasının uygulanmasıyla ilgili o zor dönemde çok önemli bir görev üstlendi ve ilçelerimizde çok önemli işler yürüttü. Bizi güçlü kılan şey de bu aslında. Biz hiç yıkmaya çalışmadık. Biz hep üstüne ne yapabiliriz, üzerine ne koyabiliriz diye uğraştık. Konya’nın bugün önce merkezde başlayan sonra ilçelerde ortaya çıkan başarı hikayesinin nedeni bu. Geçmişi kötülemeden önümüze bakma kültürü. Bayrağı aldığımız yerden daha yukarıya taşımak için çaba sarf ediyoruz, gayret ediyoruz. Allah’ın izniyle bizden sonra görev alanların da bizden aldıkları bayrağı daha yukarıya taşımak için çaba sarf edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.
“3 TEMEL HEDEF İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Başkan Altay yola çıkarken kendilerine 3 temel hedef koyduklarını vurgulayarak konuşmasına şöyle devam etti: “Merkezde zaten uzun süredir birlikte çalışmaktan kaynaklı olarak bir değer oluştu. Sorunların çok az olduğu, sosyal hayatın güçlü olduğu, altyapı eksiklerinin tamamlandığı bir dönem yaşadık. Ve doğal olarak merkezin dışındaki ilçeleri derleyip toparlamamız gerekiyordu. 3 temel hedef koyduk kendimize. Birincisi, altyapısı tamamlanmış ilçeler. Başta su, kanalizasyon, arıtma tesisi olmak üzere mahalle yolları, sıcak asfalt çalışmalarıyla altyapıyı gün geçtikçe ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. İkincisi, sosyal hayatın merkezdeki markalarını ilçelerimize taşımak. İlçelerimiz şehir konaklarıyla tanıştı. İlçelerimiz yüzme havuzlarıyla, meslek edindirme kurslarıyla tanıştı. İlçelerimiz ortaöğretimde hizmet verdiğimiz Bilgehanelerle, Lise Medeniyet Akademileriyle tanıştı. Ve eksiklerimizi tamamlamak için çaba sarf ediyoruz. Spor okullarımız, tiyatro gösterilerimiz, oyun alanları, yeşil alanlarla ilçelerimizi donatmaya gayret ediyoruz. Üçüncüsü de kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın gelirini artırmak, sosyal ihtiyacı olanlara sosyal destekte bulunmaktı. Çünkü Konya, kırsalda hala tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir şehir. Onun için tarımsal destekler konusunda yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Fidan, fide, tarım makinesi desteğinde bulunuyoruz. Yeni ürünlerin ortaya çıkması için çaba sarf ediyoruz. Hüyük’te çilekte yaşadığımız başarıyı, zeytinle, Antep fıstığıyla ve diğer ürünlerle, vatandaşlarımıza gelir getirecek ürünlerle çeşitlendirmeye çalışıyoruz. Arıcılığı destekliyoruz. Ekipmanla yapılacak işlerde destek olmaya gayret ediyoruz. Ve sosyal destekler konusunda açta açıkta kimse kalmasın diye muhtarlarımızın da desteğiyle vatandaşlarımıza sosyal destekte bulunuyoruz.”
BÜYÜKŞEHİR 5 YILDA İLÇELERE 28 MİLYAR TL YATIRIM YAPTI
5 yılda merkez dışındaki ilçelere toplam 28 milyar liralık yatırım yaptıklarını vurgulayan Başkan Altay, “Aslında Büyükşehir Yasasıyla birlikte oluşan değerin çok daha üzerinde yatırım yapıyoruz. Küçük ilçelerde, yani nüfusu 10 binin altında olan ilçelerde neredeyse bire karşılık 4-5 oranında yatırım yapıyoruz. 10 bin ile 50 bin arasında ilçelerde bire karşılık 2-3-4 yatırım yapıyoruz. 50 binin üzerindeki ilçelerde bire karşılık 2 yatırım yapıyoruz. Her şeyi tamamladık mı, tamamlamadık. Ama ihtiyaç önceliklerine göre söz verdiğimiz her şeyi yapmaya devam ediyoruz” cümlelerini kullandı.
“BELEDİYECİLİK KONUŞMAYA, HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bazı belediye başkanlarının gerektiği belediyecilik yerine başka işler yaptığına dikkati çeken Başkan Altay, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’de belediyecilikle ilgili temel bir sorun yaşıyoruz. Belediye başkanlarımız, belediye başkanlığının haricinde ve şehirlerinin haricinde her işle ilgili gündem oluyorlar. Herkesin siyasi hedefleri ve beklentileri olabilir ama şunu asla unutamayız: Bizi vatandaş hizmet etmek için seçti. Bize bu emaneti kendi kariyerimizi planlamak için vermiyor. Bize bu imkanları kendi piarımızı yapmak için vermiyor. Bize bu imkanları vatandaşa kullandıralım diye veriyor ve hepimizin belediyecilik konuşması lazım. Daha seçime çok uzun süre var. Şehirlerimiz kaybediyor. Biz nasıl sabah Konya ile kalkıp Konya ile yatıyorsak bütün belediye başkanlarımızın bu hassasiyette olması lazım. Onun için belediye başkanlarımıza belediyecilik konuşmayı hatırlatmak da herhalde en çok muhtarlarımıza yakışır. Enerjimizi, mahallemizin sorunlarını çözmeye harcamamız lazım. Nasıl hepimiz sandıkta verdiğimiz sözleri yerine getirmek için çaba sarf ediyorsak, hesap veriyorsak; dönemin sonunda ‘ben şunları vaat ettim, bunları yaptım, bunları da yapamadım, gerekçeleri bu’ diye söylememiz lazım ama son 5 yıldır kimse belediyecilik konuşmuyor. Herkesin farklı bir gündemi var ama biz belediyecilik konuşmaya, hizmet etmeye, Konya’yı hep birlikte öne çıkarmaya devam edeceğiz. Allah’ın izniyle bundan kimsenin şüphesi olmasın.”
“KONYA’NIN İMAJI BİZİM AÇIMIZDAN ÇOK ÖNEMLİ”
Konya’nın insanlara doğru şekilde anlatılmadığını dile getiren Başkan Altay, “Konya’ya gelen herkes şaşkınlığını ifade ediyor. ‘Konya anlatıldığı gibi bir şehir değil, Konya ne kadar farklı bir yere gitmiş’ diyorlar. Niye? Konya için yatırım yapıyoruz. Başarı hikayemizin temelinde de insanları Konya’ya getirmek var. Bu turizm pastasından hepimiz pay almak zorundayız. Konya’nın turizm potansiyeli inanılmaz yüksek. Sanayide, tarımda üreterek kazandığımız paranın yanına mutlaka turizmden kazandığımız parayı eklemek zorundayız. Bunu sadece merkez için söylemiyorum. Bazı ilçelerimizin turizm potansiyeli çok yüksek. Şehir zenginleştiğinde hepimiz fayda sağlayacağız. Dolayısıyla Konya’nın imajı bizim açımızdan çok önemli. Bazen fevri işler oluyor ve maalesef ki Konya’da yaşananlar, birileri tarafından adeta üzerine benzin dökülerek köpürtülüyor. Ya, bırakın şu Konya ile uğraşmayı. Konya muhafazakar bir şehir. Konya desteğini her zaman belli eden bir şehir ve biz bundan mutluyuz. Konya’da farklı sesler yok mu? Var. Bundan da rahatsız değiliz. Farklı siyasi görüşte belediye başkanlarımız var ama biz demokrasiye inanıyoruz. Vatandaşımız sandıktan kimi seçtiyse biz onunla çalışıyoruz. Ama konu Konya olunca adeta hakaret etmek için sırada bekleyen bir güruh var. Onun için Konya’yı hep birlikte savunmamız lazım. Bu güzel şehri hep birlikte marka yapmamız lazım. Eksiklerimiz olmasına rağmen çok iyi bir yere geldik. Ama şimdi bir adım daha ileri gideceğiz” dedi.
BAŞKAN ALTAY SU TASARRUFU KONUSUNA VURGU YAPTI
Konuşmasında su tasarrufu ve su kıtlığının hayati bir önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Altay, “Konya, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek şehir ve bizim riskimiz ne taşkınlar, ne deprem, ne sel. Bizim riskimiz kuraklık. Riskimizin kaynağı da tarımla iştigal ediyor olmamız. Hayvancılıkla iştigal ediyor olmamız. Bir süre sonra kazancımıza etki edecek kadar suyla ilgili sorun yaşama riskimiz var. Onun için her damlayı doğru kullanmak zorundayız. Biz şehirlerimizin susuz kalmaması için çok çaba sarf ediyoruz. Ama bu yıl neredeyse hiç yağış yok. KOP kapsamında 440 milyon metreküp su almamız lazım. İnşallah son bir tünel kaldı o da bitecek ama 100 milyon metreküp su alamıyoruz şu an. Baraj yapmanız da bir şey ifade etmiyor. Tünel yapmanız da bir şey ifade etmiyor, gölet yapmanız da bir şey ifade etmiyor. Rahmet olmazsa bunların hepsi boş. Onun için su tasarrufu, su kullanımı konusunda lütfen bizimle beraber hareket edin. Konya’nın en büyük riski su kıtlığı. Biz de bunun etkilerini bertaraf edebilmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla, uluslararası finansmanla çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu.
“BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ ARTIK EN KÜÇÜK BİRİME KADAR KENDİNİ HİSSETTİRİYOR”
Konya’da iyi bir rüzgar yakaladıklarını kaydeden Başkan Altay, “Konya’da birlik beraberlik içerisinde çalışma kültürü artık en küçük birime kadar kendini hissettiriyor. Şimdi yeni bir dönemdeyiz. Muhtarlarımızla, belediye başkanlarımızla, merkezi hükümetimizle, milletvekillerimizle, bakanlarımızla, ki Konya çok güçlü bir temsille şu anda 4 bakanımızla kabinede temsil ediliyor. Birlik içinde hükümetimizin gücünü de arkamıza alarak, bugüne kadar edindiğimiz deneyimlerle, sizlerin destek ve yardımlarıyla inşallah Konya’da yeni bir başarı hikayesi yazacağız. ‘Konya Modeli Belediyecilik’ diye ifade ettiğimiz konuyu tüm Türkiye gıpta ile izleyecek. Bu konuda en büyük destekçimiz sizlersiniz. Demokrasinin en önemli bireyleri olarak sizleri yanımızda hissetmek istiyoruz. İnşallah bunu başaracak bilgi birikime, güce, kültüre inancımız var. Hepinize görev süreniz boyunca başarılar diliyorum. İnşallah birlikte yürüdüğümüz yolda hepimizin hayrına, şehrimizin hayrına bir yolculuk olmasını temenni ediyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi bozmasın” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“KONYALI HEMŞEHRİLERİMİZE HEP BİRLİKTE HİZMET EDİYORUZ”
Konya Valisi İbrahim Akın ise, 27 Eylül’de Konya’da göreve başladığını hatırlatarak, “Selçuklu’nun başkenti, Hazreti Mevla’nın şehri, huzur kenti Konya’ya vali olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Konya’ya ve Konyalı hemşehrilerimize hizmet etmek bir şefertir, onurdur” ifadelerini kullandı.
Konya’da mobil uygulamalar üzerinden etkin bir iletişim ağı oluşturulduğunu gördüğünü belirten Vali Akın, “Mahallelerimizin sorunlarının birçoğu yerel müdahalelerle ilgili. Onlara en hızlı şekilde bu sorunların aktarımı noktasında gerekli sistemler oluşturulmuş ve iletişim kanalları oluşmuş. Bizler de sizler görevinizi yaparken elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Biriz, beraberiz. Konyalı hemşehrilerimize hep birlikte hizmet ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hep birlikte omuz omuza vatandaşlarımıza hizmet etme yükümlülüğünü yerine getirme gayreti içerisinde olacağız. Bizlerin her zaman sizlerin yanınızda olduğumuzu bilmenizi isteriz” açıklamalarını yaptı.
Konuşmaların ardından Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından muhtarlara yönelik, Muhtarlık Bilgi Sistemi MUBİS, KOSKİ Mobil Muhtarlık Hizmetleri, su tasarrufu ve afet bilinci başlıklarında uzmanlar tarafından eğitim verildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay: “Konya Modeli Belediyeciliği Tüm Türkiye Gıpta İle İzleyecek” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tüm ülkede saat 14:00’te eş zamanlı olarak başlayan buluşmalar kapsamında İzmir’de, toplamda 253 köyde 3 bin 500 üreticiye ulaşılarak, yeni modelin ayrıntıları aktarıldı.
Yeni Destekleme Modeli ile çok sayıda değişiklik üreticilere sunuluyor:
Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni modelle birlikte tarım sektörünü planlı bir yapıya kavuşturarak Türkiye tarımını yeni bir döneme taşımayı hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir’de 3 Bin 500 Üreticiye Yeni Destekleme Modeli Tanıtıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığı Kütüphaneler Şube Müdürlüğü, Birlikte Tasarlıyoruz: Çocuk Kütüphaneleri Projesi’ni başlattı. Uzman kişilerden oluşan ekibin yürüttüğü projede, İzmir’de açılması planlanan çocuk kütüphanelerinin çocuklarla birlikte tasarlanması, çocuk kütüphanelerinin sayısı ve niteliğinin artırılması, yaşam boyu öğrenme ve bilgi okuryazarlığı becerileri ile donatılmış çocukların gelişimsel süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Çalışmaların sonucunda çocukların sürece bizzat dâhil olduğu “Yeni Nesil Çocuk Kütüphanesi” modeli sunulması hedefleniyor.
Atölye çalışmaları yapıldı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında atölye çalışmalarına başlanan proje Aliağa, Çeşme, Dikili ve Bergama ilçelerinde yaklaşık 150 çocuğun katılımıyla gerçekleştirildi. Atölyelerde, çocukların tasarım üzerinde birlikte düşünmelerinin sağlanması, çocuklar için klasik/geleneksel kütüphane formatlarının yanı sıra nitelikli ve çocuk dostu kütüphanelerin tasarlanması için bir çerçeve sunulması amaçlandı. Proje kapsamında İzmir’in farklı ilçelerinde farklı çocuk gruplarıyla atölye uygulamalarının devam etmesi planlanıyor.
Paydaş buluşmaları yapılacak
Yeni nesil kütüphanecilik anlayışıyla “Daha iyi bir çocuk kütüphanesi nasıl olabilir?” sorusunu tartışmaya açan Kütüphaneler Şube Müdürlüğü, bu doğrultuda paydaş buluşmaları da gerçekleştirmeyi planlıyor. Projenin devamında kütüphanecilik, mimarlık ve çocuk eğitimi alanlarındaki akademisyenlerin, mimarların, kütüphanecilerin, psikologların, sosyologların, sosyal hizmet uzmanlarının, şehir ve bölge plancılarının, öğretmenlerin ve yazarların, kamu ve özel sektör kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanacağı buluşmalar yapılacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den “Yeni Nesil Çocuk Kütüphanesi” modeli yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>